Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to make; to create; to produce; to build; to do; to perform; to commit; to practice
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 13 kez
Teknik kod
HVqp1csTORA’DA KELİME
yapmak, etmek; meydana getirmek, üretmek, yaratmak, inşa etmek; uygulamak, yerine getirmek, kutlamak, korumak; gerçekleştirmek, sebep olmak; hazırlamak, atamak; elde etmek; ürün vermek; planlamak, kararlaştırmak
asiti okunuşu Tora’da 13 kez, 13 farklı ayette görülür.
Ki leyamim od şiva anohi mamtir al haarets arbaim yom vearbaim layla umahiti et kol hayekum aşer asiti meal pene haadama.
כִּי֩ לְיָמִ֨ים ע֜וֹד שִׁבְעָ֗ה אָֽנֹכִי֙ מַמְטִ֣יר עַל־הָאָ֔רֶץ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה וּמָחִ֗יתִי אֶֽת־כָּל־הַיְקוּם֙ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי מֵעַ֖ל פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה׃
Çünkü yedi gün sonra yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdıracağım; yaptığım bütün varlıkları toprağın yüzünden sileceğim.”
Vayarah Adonay et reah hanihoah vayomer Adonay el libo lo osif lekalel od et haadama baavur haadam ki yetser lev haadam ra mineurav velo osif od lehakot et kol hay kaaşer asiti.
וַיָּ֣רַח יְהוָה֮ אֶת־רֵ֣יחַ הַנִּיחֹחַ֒ וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־לִבּ֗וֹ לֹֽא־אֹ֠סִף לְקַלֵּ֨ל ע֤וֹד אֶת־הָֽאֲדָמָה֙ בַּעֲב֣וּר הָֽאָדָ֔ם כִּ֠י יֵ֣צֶר לֵ֧ב הָאָדָ֛ם רַ֖ע מִנְּעֻרָ֑יו וְלֹֽא־אֹסִ֥ף ע֛וֹד לְהַכּ֥וֹת אֶת־כָּל־חַ֖י כַּֽאֲשֶׁ֥ר עָשִֽׂיתִי׃
Adonay hoşnutluk veren kokuyu duydu ve içinden şöyle dedi: “İnsanın yüzünden toprağı bir daha lanetlemeyeceğim. Çünkü insanın yüreğinin eğilimi gençliğinden beri kötüdür. Yaptığım gibi bütün canlıları bir daha vurmayacağım.
Halo u amar li ahoti hi vehi gam hi amera ahi u betom levavi uvenikyon kapay asiti zot.
הֲלֹ֨א ה֤וּא אָֽמַר־לִי֙ אֲחֹ֣תִי הִ֔וא וְהִֽיא־גַם־הִ֥וא אָֽמְרָ֖ה אָחִ֣י ה֑וּא בְּתָם־לְבָבִ֛י וּבְנִקְיֹ֥ן כַּפַּ֖י עָשִׂ֥יתִי זֹֽאת׃
“O bana ‘Bu benim kız kardeşim’ demedi mi? Kendisi de ‘O benim erkek kardeşim’ dedi. Bunu temiz bir yürekle ve suçsuz ellerle yaptım.”
Veata hişavea li velohim hena im tişkor li ulenini ulenehdi kahesed aşer asiti imeha taase imadi veim haarets aşer garta bah.
וְעַתָּ֗ה הִשָּׁ֨בְעָה לִּ֤י בֵֽאלֹהִים֙ הֵ֔נָּה אִם־תִּשְׁקֹ֣ר לִ֔י וּלְנִינִ֖י וּלְנֶכְדִּ֑י כַּחֶ֜סֶד אֲשֶׁר־עָשִׂ֤יתִי עִמְּךָ֙ תַּעֲשֶׂ֣ה עִמָּדִ֔י וְעִם־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־גַּ֥רְתָּה בָּֽהּ׃
Şimdi burada Tanrı adına bana ant iç: Bana, oğluma ve torunuma hainlik etmeyeceksin. Ben sana nasıl iyilik gösterdiysem sen de bana ve yabancı olarak yaşadığın ülkeye öyle davranacaksın.”
Vayomer yaakov el aviv anohi esav behoreha asiti kaaşer dibarta elay kum na şeva veohla mitsedi baavur tevarahani nafşeha.
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֜ב אֶל־אָבִ֗יו אָנֹכִי֙ עֵשָׂ֣ו בְּכֹרֶ֔ךָ עָשִׂ֕יתִי כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ אֵלָ֑י קֽוּם־נָ֣א שְׁבָ֗ה וְאָכְלָה֙ מִצֵּידִ֔י בַּעֲב֖וּר תְּבָרֲכַ֥נִּי נַפְשֶֽׁךָ׃
Yaakov babasına, “Ben ilk oğlun Esav’ım” dedi. “Bana söylediğini yaptım. Lütfen kalk, otur ve av etimden ye ki beni gönülden kutsayasın.”
Vehine anohi imah uşemartiha behol aşer teleh vahaşivotiha el haadama hazot ki lo eezaveha ad aşer im asiti et aşer dibarti lah.
וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י עִמָּ֗ךְ וּשְׁמַרְתִּ֙יךָ֙ בְּכֹ֣ל אֲשֶׁר־תֵּלֵ֔ךְ וַהֲשִׁ֣בֹתִ֔יךָ אֶל־הָאֲדָמָ֖ה הַזֹּ֑את כִּ֚י לֹ֣א אֶֽעֱזָבְךָ֔ עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר אִם־עָשִׂ֔יתִי אֵ֥ת אֲשֶׁר־דִּבַּ֖רְתִּי לָֽךְ׃
İşte, ben seninleyim. Gittiğin her yerde seni koruyacak ve bu toprağa geri getireceğim. Sana söylediklerimi yerine getirinceye kadar seni bırakmayacağım.”
Ki gunov gunavti meerets haivrim vegam po lo asiti meuma ki samu oti babor.
כִּֽי־גֻנֹּ֣ב גֻּנַּ֔בְתִּי מֵאֶ֖רֶץ הָעִבְרִ֑ים וְגַם־פֹּה֙ לֹא־עָשִׂ֣יתִֽי מְא֔וּמָה כִּֽי־שָׂמ֥וּ אֹתִ֖י בַּבּֽוֹר׃
Çünkü ben İbranilerin ülkesinden kaçırıldım. Burada da beni bu çukura koymalarını gerektiren hiçbir şey yapmadım.”
Atem reitem aşer asiti lemitsrayim vaesa ethem al kanfe neşarim vaavi ethem elay.
אַתֶּ֣ם רְאִיתֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתִי לְמִצְרָ֑יִם וָאֶשָּׂ֤א אֶתְכֶם֙ עַל־כַּנְפֵ֣י נְשָׁרִ֔ים וָאָבִ֥א אֶתְכֶ֖ם אֵלָֽי׃
‘Mısır’a ne yaptığımı gördünüz. Sizi kartal kanatları üzerinde taşıyıp kendime getirdim.
Vayomer Adonay el moşe ad ana yenaatsuni haam haze vead ana lo yaaminu vi behol haotot aşer asiti bekirbo.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עַד־אָ֥נָה יְנַאֲצֻ֖נִי הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה וְעַד־אָ֙נָה֙ לֹא־יַאֲמִ֣ינוּ בִ֔י בְּכֹל֙ הָֽאֹת֔וֹת אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתִי בְּקִרְבּֽוֹ׃
Adonay Moşe’ye, “Bu halk Beni daha ne zamana kadar küçümseyecek?” dedi. “Aralarında yaptığım bütün belirtilere rağmen Bana daha ne zamana kadar güvenmeyecekler?
Ki hol haanaşim haroim et kevodi veet ototay aşer asiti vemitsrayim uvamidbar vayenasu oti ze eser peamim velo şameu bekoli.
כִּ֣י כָל־הָאֲנָשִׁ֗ים הָרֹאִ֤ים אֶת־כְּבֹדִי֙ וְאֶת־אֹ֣תֹתַ֔י אֲשֶׁר־עָשִׂ֥יתִי בְמִצְרַ֖יִם וּבַמִּדְבָּ֑ר וַיְנַסּ֣וּ אֹתִ֗י זֶ֚ה עֶ֣שֶׂר פְּעָמִ֔ים וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ בְּקוֹלִֽי׃
Görkemimi, Mısır’da ve çölde yaptığım belirtileri gördükleri hâlde Beni on kez sınayan ve sesimi dinlemeyen bütün bu adamlar,
Vayiftah Adonay et pi haaton vatomer levilam me asiti leha ki hikitani ze şaloş regalim.
וַיִּפְתַּ֥ח יְהוָ֖ה אֶת־פִּ֣י הָאָת֑וֹן וַתֹּ֤אמֶר לְבִלְעָם֙ מֶה־עָשִׂ֣יתִֽי לְךָ֔ כִּ֣י הִכִּיתַ֔נִי זֶ֖ה שָׁלֹ֥שׁ רְגָלִֽים׃
Adonay dişi eşeğin ağzını açtı. Eşek Bilam’a, “Sana ne yaptım da beni üç kez dövdün?” dedi.
Vaefen vaered min hahar vaasim et haluhot baaron aşer asiti vayihyu şam kaaşer tsivani Adonay.
וָאֵ֗פֶן וָֽאֵרֵד֙ מִן־הָהָ֔ר וָֽאָשִׂם֙ אֶת־הַלֻּחֹ֔ת בָּאָר֖וֹן אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑יתִי וַיִּ֣הְיוּ שָׁ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר צִוַּ֖נִי יְהוָֽה׃
Dönüp dağdan indim ve levhaları yaptığım sandığa koydum. Adonay’ın bana buyurduğu gibi orada kaldılar.
Lo ahalti veoni mimenu velo viarti mimenu betame velo natati mimenu lemet şamati bekol Adonay elohay asiti kehol aşer tsivitani.
לֹא־אָכַ֨לְתִּי בְאֹנִ֜י מִמֶּ֗נּוּ וְלֹא־בִעַ֤רְתִּי מִמֶּ֙נּוּ֙ בְּטָמֵ֔א וְלֹא־נָתַ֥תִּי מִמֶּ֖נּוּ לְמֵ֑ת שָׁמַ֗עְתִּי בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י עָשִׂ֕יתִי כְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר צִוִּיתָֽנִי׃
Yastayken ondan yemedim, arınmamış durumda ondan ayırmadım, ölü için ondan vermedim. Tanrım Adonay'ın sesini dinledim; bana buyurduğun her şeyi yaptım.
Dilbilgisel çözümleme
to make; to create; to produce; to build; to do; to perform; to commit; to practice
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 13 kez
HVqp1csOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.