Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to say; to speak; to tell; to command; to think; to call; to mention; to assign
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 11 kez
Teknik kod
HVqp1csTORA’DA KELİME
söylemek, konuşmak, anlatmak; buyurmak; düşünmek; adlandırmak, çağırmak; anmak; ilan etmek, bildirmek
amarti okunuşu Tora’da 11 kez, 11 farklı ayette görülür.
Vayomer avraham ki amarti rak en yirat Elohim bamakom haze vaharaguni al devar işti.
וַיֹּ֙אמֶר֙ אַבְרָהָ֔ם כִּ֣י אָמַ֗רְתִּי רַ֚ק אֵין־יִרְאַ֣ת אֱלֹהִ֔ים בַּמָּק֖וֹם הַזֶּ֑ה וַהֲרָג֖וּנִי עַל־דְּבַ֥ר אִשְׁתִּֽי׃
Avraam, “Bu yerde Tanrı korkusu hiç yok; karım yüzünden beni öldürürler diye düşündüm” dedi.
Vayikra avimeleh leyitshak vayomer ah hine işteha hi veeh amarta ahoti hi vayomer elav yitshak ki amarti pen amut aleha.
וַיִּקְרָ֨א אֲבִימֶ֜לֶךְ לְיִצְחָ֗ק וַיֹּ֙אמֶר֙ אַ֣ךְ הִנֵּ֤ה אִשְׁתְּךָ֙ הִ֔וא וְאֵ֥יךְ אָמַ֖רְתָּ אֲחֹ֣תִי הִ֑וא וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ יִצְחָ֔ק כִּ֣י אָמַ֔רְתִּי פֶּן־אָמ֖וּת עָלֶֽיהָ׃
Avimeleh, Yitshak’ı çağırıp, “O senin karınmış! Nasıl ‘Kız kardeşimdir’ dedin?” diye sordu. Yitshak ona, “Onun yüzünden öldürülebileceğimi düşündüm” dedi.
Vayaan yaakov vayomer lelavan ki yareti ki amarti pen tigzol et benoteha meimi.
וַיַּ֥עַן יַעֲקֹ֖ב וַיֹּ֣אמֶר לְלָבָ֑ן כִּ֣י יָרֵ֔אתִי כִּ֣י אָמַ֔רְתִּי פֶּן־תִּגְזֹ֥ל אֶת־בְּנוֹתֶ֖יךָ מֵעִמִּֽי׃
Yaakov, Lavan’a şöyle cevap verdi: “Korktum. Kızlarını zorla elimden alabileceğini düşündüm.
Vayaan reuven otam lemor halo amarti alehem lemor al tehetu vayeled velo şematem vegam damo hine nidraş.
וַיַּעַן֩ רְאוּבֵ֨ן אֹתָ֜ם לֵאמֹ֗ר הֲלוֹא֩ אָמַ֨רְתִּי אֲלֵיכֶ֧ם ׀ לֵאמֹ֛ר אַל־תֶּחֶטְא֥וּ בַיֶּ֖לֶד וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֑ם וְגַם־דָּמ֖וֹ הִנֵּ֥ה נִדְרָֽשׁ׃
Reuven, “Size ‘Çocuğa karşı suç işlemeyin’ demedim mi?” diye karşılık verdi. “Ama dinlemediniz. Şimdi onun kanının hesabı da soruluyor.”
Uvehol aşer amarti alehem tişameru veşem Elohim aherim lo tazkiru lo yişama al piha.
וּבְכֹ֛ל אֲשֶׁר־אָמַ֥רְתִּי אֲלֵיכֶ֖ם תִּשָּׁמֵ֑רוּ וְשֵׁ֨ם אֱלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ לֹ֣א תַזְכִּ֔ירוּ לֹ֥א יִשָּׁמַ֖ע עַל־פִּֽיךָ׃
Size söylediğim her şeyi dikkatle gözetin. Başka ilahların adını anmayın; ağzınızdan duyulmasın.
Zehor leavraham leyitshak uleyisrael avadeha aşer nişbata lahem bah vatedaber alehem arbe et zarahem kehoheve haşamayim vehol haarets hazot aşer amarti eten lezarahem venahalu leolam.
זְכֹ֡ר לְאַבְרָהָם֩ לְיִצְחָ֨ק וּלְיִשְׂרָאֵ֜ל עֲבָדֶ֗יךָ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֣עְתָּ לָהֶם֮ בָּךְ֒ וַתְּדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם אַרְבֶּה֙ אֶֽת־זַרְעֲכֶ֔ם כְּכוֹכְבֵ֖י הַשָּׁמָ֑יִם וְכָל־הָאָ֨רֶץ הַזֹּ֜את אֲשֶׁ֣ר אָמַ֗רְתִּי אֶתֵּן֙ לְזַרְעֲכֶ֔ם וְנָחֲל֖וּ לְעֹלָֽם׃
Kulların Avraam’ı, Yitshak’ı ve İsrael’i hatırla. Onlara kendi üzerine ant içerek, ‘Soyunuzu göklerin yıldızları kadar çoğaltacağım. Sözünü ettiğim bu ülkenin tamamını soyunuza vereceğim; sonsuza dek onu mülk edinecekler’ dedin.”
Al ken amarti livne yisrael kol nefeş mikem lo tohal dam vehager hagar betohehem lo yohal dam.
עַל־כֵּ֤ן אָמַ֙רְתִּי֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כָּל־נֶ֥פֶשׁ מִכֶּ֖ם לֹא־תֹ֣אכַל דָּ֑ם וְהַגֵּ֛ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶ֖ם לֹא־יֹ֥אכַל דָּֽם׃ (ס)
Bu nedenle İsraeloğullarına, ‘Hiçbiriniz kan yemeyecek; aranızda yaşayan yabancı da kan yemeyecek’ dedim.
Ki et masar bene yisrael aşer yarimu ladonay teruma natati lalviyim lenahala al ken amarti lahem betoh bene yisrael lo yinhalu nahala.
כִּ֞י אֶת־מַעְשַׂ֣ר בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר יָרִ֤ימוּ לַֽיהוָה֙ תְּרוּמָ֔ה נָתַ֥תִּי לַלְוִיִּ֖ם לְנַחֲלָ֑ה עַל־כֵּן֙ אָמַ֣רְתִּי לָהֶ֔ם בְּתוֹךְ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א יִנְחֲל֖וּ נַחֲלָֽה׃ (פ)
Çünkü İsraeloğullarının Adonay’a pay olarak ayırdığı ondalığı Leviler’e miras verdim. Bu yüzden onlar için, ‘İsraeloğullarının arasında toprak mirası almayacaklar’ dedim.”
Veata berah leha el mekomeha amarti kabed ahabedha vehine menaaha Adonay mikavod.
וְעַתָּ֖ה בְּרַח־לְךָ֣ אֶל־מְקוֹמֶ֑ךָ אָמַ֙רְתִּי֙ כַּבֵּ֣ד אֲכַבֶּדְךָ֔ וְהִנֵּ֛ה מְנָעֲךָ֥ יְהוָ֖ה מִכָּבֽוֹד׃
Şimdi hemen kendi yerine kaç! Seni çok onurlandıracağımı söylemiştim; ama işte Adonay seni onurdan yoksun bıraktı.”
Veheşiveha Adonay mitsrayim booniyot badereh aşer amarti leha lo tosif od lirotah vehitmakartem şam leoyeveha laavadim velişfahot veen kone.
וֶֽהֱשִֽׁיבְךָ֨ יְהוָ֥ה ׀ מִצְרַיִם֮ בָּאֳנִיּוֹת֒ בַּדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣רְתִּֽי לְךָ֔ לֹא־תֹסִ֥יף ע֖וֹד לִרְאֹתָ֑הּ וְהִתְמַכַּרְתֶּ֨ם שָׁ֧ם לְאֹיְבֶ֛יךָ לַעֲבָדִ֥ים וְלִשְׁפָח֖וֹת וְאֵ֥ין קֹנֶֽה׃ (ס)
Adonay seni, 'Bir daha görmeyeceksin' dediğim yoldan gemilerle Mısır'a geri götürecek. Orada kendinizi düşmanlarına erkek ve kadın köleler olarak satmaya çalışacaksınız; ama satın alan olmayacak.
Amarti afehem aşbita meenoş zihram.
אָמַ֖רְתִּי אַפְאֵיהֶ֑ם אַשְׁבִּ֥יתָה מֵאֱנ֖וֹשׁ זִכְרָֽם׃
"Onları dört bir yana savuracağım, anılarını insanların arasından sileceğim" dedim.
Dilbilgisel çözümleme
to say; to speak; to tell; to command; to think; to call; to mention; to assign
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 11 kez
HVqp1csOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.