İçeriğe geç

TORA KELİME DİZİNİ

צאן

Bu yazılı biçim Tora’da 27 kez, 26 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit18 kullanım17 ayet
  • Şemot4 kullanım4 ayet
  • Bamidbar3 kullanım3 ayet
  • Devarim2 kullanım2 ayet

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Lemma צֹאן

Kök — שורש (şoreş, kök) צאן

Biçim: isim, iki cins, tekil, mutlak

Bu çözümleme: 20 kullanım

Teknik kodHNcbsa

Lemma צֹאן

Kök — שורש (şoreş, kök) צאן

Biçim: isim, iki cins, tekil, tamlayan

Bu çözümleme: 7 kullanım

Teknik kodHNcbsc

Morfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.

Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 4:2

    וַתֹּ֣סֶף לָלֶ֔דֶת אֶת־אָחִ֖יו אֶת־הָ֑בֶל וַֽיְהִי־הֶ֙בֶל֙ רֹ֣עֵה צֹ֔אן וְקַ֕יִן הָיָ֖ה עֹבֵ֥ד אֲדָמָֽה׃

    Sonra Kayin’in kardeşi Hevel’i doğurdu. Hevel sürü çobanı oldu; Kayin ise toprağı işliyordu.

  2. Bereşit 12:16

    וּלְאַבְרָ֥ם הֵיטִ֖יב בַּעֲבוּרָ֑הּ וַֽיְהִי־ל֤וֹ צֹאן־וּבָקָר֙ וַחֲמֹרִ֔ים וַעֲבָדִים֙ וּשְׁפָחֹ֔ת וַאֲתֹנֹ֖ת וּגְמַלִּֽים׃

    Onun yüzünden Avram’a iyi davranıldı. Avram’ın koyunları, keçileri, sığırları, erkek eşekleri, köleleri, cariyeleri, dişi eşekleri ve develeri oldu.

  3. Bereşit 13:5

    וְגַם־לְל֔וֹט הַהֹלֵ֖ךְ אֶת־אַבְרָ֑ם הָיָ֥ה צֹאן־וּבָקָ֖ר וְאֹהָלִֽים׃

    Avram’la birlikte giden Lot’un da koyunları, keçileri, sığırları ve çadırları vardı.

  4. Bereşit 20:14

    וַיִּקַּ֨ח אֲבִימֶ֜לֶךְ צֹ֣אן וּבָקָ֗ר וַעֲבָדִים֙ וּשְׁפָחֹ֔ת וַיִּתֵּ֖ן לְאַבְרָהָ֑ם וַיָּ֣שֶׁב ל֔וֹ אֵ֖ת שָׂרָ֥ה אִשְׁתּֽוֹ׃

    Avimeleh koyun, keçi, sığır, köle ve cariyeler alıp Avraam’a verdi. Karısı Sara’yı da ona geri verdi.

  5. Bereşit 21:27

    וַיִּקַּ֤ח אַבְרָהָם֙ צֹ֣אן וּבָקָ֔ר וַיִּתֵּ֖ן לַאֲבִימֶ֑לֶךְ וַיִּכְרְת֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם בְּרִֽית׃

    Avraam koyun, keçi ve sığırlar alıp Avimeleh’e verdi. İkisi antlaşma yaptılar.

  6. Bereşit 24:35

    וַיהוָ֞ה בֵּרַ֧ךְ אֶת־אֲדֹנִ֛י מְאֹ֖ד וַיִּגְדָּ֑ל וַיִּתֶּן־ל֞וֹ צֹ֤אן וּבָקָר֙ וְכֶ֣סֶף וְזָהָ֔ב וַעֲבָדִם֙ וּשְׁפָחֹ֔ת וּגְמַלִּ֖ים וַחֲמֹרִֽים׃

    “Adonay efendimi çok kutsadı; o da büyük bir kişi oldu. Ona koyunlar, keçiler, sığırlar, gümüş, altın, köleler, cariyeler, develer ve eşekler verdi.

  7. Bereşit 26:14

    וַֽיְהִי־ל֤וֹ מִקְנֵה־צֹאן֙ וּמִקְנֵ֣ה בָקָ֔ר וַעֲבֻדָּ֖ה רַבָּ֑ה וַיְקַנְא֥וּ אֹת֖וֹ פְּלִשְׁתִּֽים׃

    Koyun ve keçi sürüleri, sığır sürüleri ve çok sayıda hizmetkârı vardı. Peliştiler onu kıskandı.

  8. Bereşit 29:2

    וַיַּ֞רְא וְהִנֵּ֧ה בְאֵ֣ר בַּשָּׂדֶ֗ה וְהִנֵּה־שָׁ֞ם שְׁלֹשָׁ֤ה עֶדְרֵי־צֹאן֙ רֹבְצִ֣ים עָלֶ֔יהָ כִּ֚י מִן־הַבְּאֵ֣ר הַהִ֔וא יַשְׁק֖וּ הָעֲדָרִ֑ים וְהָאֶ֥בֶן גְּדֹלָ֖ה עַל־פִּ֥י הַבְּאֵֽר׃

    Baktı ve kırda bir kuyu gördü. Yanında üç küçükbaş hayvan sürüsü yatıyordu; çünkü sürüler o kuyudan sulanırdı. Kuyunun ağzında büyük bir taş vardı.

  9. Bereşit 29:10

    Bu ayette 2 kez

    וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁר֩ רָאָ֨ה יַעֲקֹ֜ב אֶת־רָחֵ֗ל בַּת־לָבָן֙ אֲחִ֣י אִמּ֔וֹ וְאֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֣י אִמּ֑וֹ וַיִּגַּ֣שׁ יַעֲקֹ֗ב וַיָּ֤גֶל אֶת־הָאֶ֙בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וַיַּ֕שְׁקְ אֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֥י אִמּֽוֹ׃

    Yaakov, dayısı Lavan’ın kızı Rahel’i ve dayısı Lavan’ın sürüsünü görünce yaklaşıp kuyunun ağzındaki taşı yuvarladı ve dayısı Lavan’ın sürüsünü suladı.

  10. Bereşit 30:36

    וַיָּ֗שֶׂם דֶּ֚רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֔ים בֵּינ֖וֹ וּבֵ֣ין יַעֲקֹ֑ב וְיַעֲקֹ֗ב רֹעֶ֛ה אֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן הַנּוֹתָרֹֽת׃

    Kendisiyle Yaakov arasına üç günlük yol koydu. Yaakov, Lavan’ın geride kalan sürüsünü güdüyordu.

  11. Bereşit 30:40

    וְהַכְּשָׂבִים֮ הִפְרִ֣יד יַעֲקֹב֒ וַ֠יִּתֵּן פְּנֵ֨י הַצֹּ֧אן אֶל־עָקֹ֛ד וְכָל־ח֖וּם בְּצֹ֣אן לָבָ֑ן וַיָּֽשֶׁת־ל֤וֹ עֲדָרִים֙ לְבַדּ֔וֹ וְלֹ֥א שָׁתָ֖ם עַל־צֹ֥אן לָבָֽן׃

    Yaakov kuzuları ayırdı; sürünün yüzünü Lavan’ın sürüsündeki çizgili ve bütün koyu renkli hayvanlara çevirdi. Kendisi için ayrı sürüler oluşturdu, onları Lavan’ın sürüsüne katmadı.

  12. Bereşit 30:43

    וַיִּפְרֹ֥ץ הָאִ֖ישׁ מְאֹ֣ד מְאֹ֑ד וַֽיְהִי־לוֹ֙ צֹ֣אן רַבּ֔וֹת וּשְׁפָחוֹת֙ וַעֲבָדִ֔ים וּגְמַלִּ֖ים וַחֲמֹרִֽים׃

    Yaakov çok büyük bir servete kavuştu. Çok sayıda küçükbaş hayvanı, kadın ve erkek hizmetkârı, devesi ve eşeği oldu.

  13. Bereşit 32:6

    וַֽיְהִי־לִי֙ שׁ֣וֹר וַחֲמ֔וֹר צֹ֖אן וְעֶ֣בֶד וְשִׁפְחָ֑ה וָֽאֶשְׁלְחָה֙ לְהַגִּ֣יד לַֽאדֹנִ֔י לִמְצֹא־חֵ֖ן בְּעֵינֶֽיךָ׃

    Sığırlarım, eşeklerim, küçükbaş hayvanlarım, erkek ve kadın hizmetkârlarım oldu. Gözünde beğeni bulmak için efendime haber gönderiyorum.’”

  14. Bereşit 37:12

    וַיֵּלְכ֖וּ אֶחָ֑יו לִרְע֛וֹת אֶׄתׄ־צֹ֥אן אֲבִיהֶ֖ם בִּשְׁכֶֽם׃

    Kardeşleri babalarının sürüsünü otlatmak için Şehem’e gittiler.

  15. Bereşit 46:32

    וְהָאֲנָשִׁים֙ רֹ֣עֵי צֹ֔אן כִּֽי־אַנְשֵׁ֥י מִקְנֶ֖ה הָי֑וּ וְצֹאנָ֧ם וּבְקָרָ֛ם וְכָל־אֲשֶׁ֥ר לָהֶ֖ם הֵבִֽיאוּ׃

    ‘Bu adamlar davar çobanıdır; hayvan yetiştirirler. Davarlarını, sığırlarını ve sahip oldukları her şeyi getirdiler.’

  16. Bereşit 46:34

    וַאֲמַרְתֶּ֗ם אַנְשֵׁ֨י מִקְנֶ֜ה הָי֤וּ עֲבָדֶ֙יךָ֙ מִנְּעוּרֵ֣ינוּ וְעַד־עַ֔תָּה גַּם־אֲנַ֖חְנוּ גַּם־אֲבֹתֵ֑ינוּ בַּעֲב֗וּר תֵּשְׁבוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן כִּֽי־תוֹעֲבַ֥ת מִצְרַ֖יִם כָּל־רֹ֥עֵה צֹֽאן׃

    ‘Biz kulların gençliğimizden bugüne kadar hayvan yetiştiririz; atalarımız da böyle yapardı’ deyin. Böylece Goşen bölgesinde oturabilirsiniz. Çünkü Mısırlılar bütün davar çobanlarını iğrenç sayar.”

  17. Bereşit 47:3

    וַיֹּ֧אמֶר פַּרְעֹ֛ה אֶל־אֶחָ֖יו מַה־מַּעֲשֵׂיכֶ֑ם וַיֹּאמְר֣וּ אֶל־פַּרְעֹ֗ה רֹעֵ֥ה צֹאן֙ עֲבָדֶ֔יךָ גַּם־אֲנַ֖חְנוּ גַּם־אֲבוֹתֵֽינוּ׃

    Firavun, Yosef’in kardeşlerine, “İşiniz nedir?” diye sordu. “Biz kulların davar çobanıyız” dediler. “Atalarımız da öyleydi.”

  18. Şemot 2:16

    וּלְכֹהֵ֥ן מִדְיָ֖ן שֶׁ֣בַע בָּנ֑וֹת וַתָּבֹ֣אנָה וַתִּדְלֶ֗נָה וַתְּמַלֶּ֙אנָה֙ אֶת־הָ֣רְהָטִ֔ים לְהַשְׁק֖וֹת צֹ֥אן אֲבִיהֶֽן׃

    Midyan rahibinin yedi kızı vardı. Geldiler, su çekip babalarının davarlarını sulamak için yalakları doldurdular.

  19. Şemot 3:1

    וּמֹשֶׁ֗ה הָיָ֥ה רֹעֶ֛ה אֶת־צֹ֛אן יִתְר֥וֹ חֹתְנ֖וֹ כֹּהֵ֣ן מִדְיָ֑ן וַיִּנְהַ֤ג אֶת־הַצֹּאן֙ אַחַ֣ר הַמִּדְבָּ֔ר וַיָּבֹ֛א אֶל־הַ֥ר הָאֱלֹהִ֖ים חֹרֵֽבָה׃

    Moşe, Midyan rahibi olan kayınpederi Yitro’nun davarlarını güdüyordu. Sürüyü çölün ötesine götürüp Tanrı’nın dağı Horev’e geldi.

  20. Şemot 12:21

    וַיִּקְרָ֥א מֹשֶׁ֛ה לְכָל־זִקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֑ם מִֽשְׁכ֗וּ וּקְח֨וּ לָכֶ֥ם צֹ֛אן לְמִשְׁפְּחֹתֵיכֶ֖ם וְשַׁחֲט֥וּ הַפָּֽסַח׃

    Moşe, İsrael’in bütün ileri gelenlerini çağırıp şöyle dedi: “Ailelerinize göre davarlarınızdan hayvan seçip alın ve Pesah kurbanını kesin.

  21. Şemot 21:37

    כִּ֤י יִגְנֹֽב־אִישׁ֙ שׁ֣וֹר אוֹ־שֶׂ֔ה וּטְבָח֖וֹ א֣וֹ מְכָר֑וֹ חֲמִשָּׁ֣ה בָקָ֗ר יְשַׁלֵּם֙ תַּ֣חַת הַשּׁ֔וֹר וְאַרְבַּע־צֹ֖אן תַּ֥חַת הַשֶּֽׂה׃

    Bir adam öküz ya da davar çalıp onu keser veya satarsa, öküz karşılığında beş sığır, davar karşılığında dört davar ödeyecek.

  22. Bamidbar 31:32

    וַיְהִי֙ הַמַּלְק֔וֹחַ יֶ֣תֶר הַבָּ֔ז אֲשֶׁ֥ר בָּזְז֖וּ עַ֣ם הַצָּבָ֑א צֹ֗אן שֵׁשׁ־מֵא֥וֹת אֶ֛לֶף וְשִׁבְעִ֥ים אֶ֖לֶף וַחֲמֵֽשֶׁת־אֲלָפִֽים׃

    Askerlerin yağmaladığı ganimetten geriye kalan canlı ganimet şuydu: Altı yüz yetmiş beş bin davar,

  23. Bamidbar 32:16

    וַיִּגְּשׁ֤וּ אֵלָיו֙ וַ֣יֹּאמְר֔וּ גִּדְרֹ֥ת צֹ֛אן נִבְנֶ֥ה לְמִקְנֵ֖נוּ פֹּ֑ה וְעָרִ֖ים לְטַפֵּֽנוּ׃

    Ona yaklaşıp şöyle dediler: “Burada sürülerimiz için ağıllar, çocuklarımız için şehirler yapalım.

  24. Bamidbar 32:36

    וְאֶת־בֵּ֥ית נִמְרָ֖ה וְאֶת־בֵּ֣ית הָרָ֑ן עָרֵ֥י מִבְצָ֖ר וְגִדְרֹ֥ת צֹֽאן׃

    Bet-Nimra’yı ve Bet-Haran’ı yeniden yaptılar; surlu şehirler ve davar ağılları kurdular.

  25. Devarim 16:2

    וְזָבַ֥חְתָּ פֶּ֛סַח לַיהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ צֹ֣אן וּבָקָ֑ר בַּמָּקוֹם֙ אֲשֶׁר־יִבְחַ֣ר יְהוָ֔ה לְשַׁכֵּ֥ן שְׁמ֖וֹ שָֽׁם׃

    Adonay'ın Adını barındırmak için seçeceği yerde, Tanrın Adonay için Pesah kutlamasında davar ve sığır kurban edeceksin.

  26. Devarim 32:14

    חֶמְאַ֨ת בָּקָ֜ר וַחֲלֵ֣ב צֹ֗אן עִם־חֵ֨לֶב כָּרִ֜ים וְאֵילִ֤ים בְּנֵֽי־בָשָׁן֙ וְעַתּוּדִ֔ים עִם־חֵ֖לֶב כִּלְי֣וֹת חִטָּ֑ה וְדַם־עֵנָ֖ב תִּשְׁתֶּה־חָֽמֶר׃

    İnek kaymağı, davar sütü, besili kuzular, Başan koçları ve tekeler, dolgun buğday taneleri verdi. Üzümün kanını, köpüren şarabı içtin.