İbranice biçim הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙
Lemma שֶׁ֫מֶשׁ
Kök — שורש (şoreş, kök) שמש
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): sun
Biçim: belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 16 kullanım
Teknik kod
HTd/NcbsaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 16 kez, 16 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙
Lemma שֶׁ֫מֶשׁ
Kök — שורש (şoreş, kök) שמש
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): sun
Biçim: belirli artikel + isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 16 kullanım
HTd/NcbsaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayehi haşemeş lavo vetardema nafela al avram vehine ema haşeha gedola nofelet alav.
וַיְהִ֤י הַשֶּׁ֙מֶשׁ֙ לָב֔וֹא וְתַרְדֵּמָ֖ה נָפְלָ֣ה עַל־אַבְרָ֑ם וְהִנֵּ֥ה אֵימָ֛ה חֲשֵׁכָ֥ה גְדֹלָ֖ה נֹפֶ֥לֶת עָלָֽיו׃
Güneş batmak üzereyken Avram derin bir uykuya daldı. İşte, üzerine dehşet ve büyük bir karanlık çöktü.
Vayehi haşemeş baa vaalata haya vehine tanur aşan velapid eş aşer avar ben hagezarim haele.
וַיְהִ֤י הַשֶּׁ֙מֶשׁ֙ בָּ֔אָה וַעֲלָטָ֖ה הָיָ֑ה וְהִנֵּ֨ה תַנּ֤וּר עָשָׁן֙ וְלַפִּ֣יד אֵ֔שׁ אֲשֶׁ֣ר עָבַ֔ר בֵּ֖ין הַגְּזָרִ֥ים הָאֵֽלֶּה׃
Güneş batıp karanlık çöktüğünde, işte, duman tüten bir fırın ve alevli bir meşale bu parçaların arasından geçti.
Haşemeş yatsa al haarets velot ba tsoara.
הַשֶּׁ֖מֶשׁ יָצָ֣א עַל־הָאָ֑רֶץ וְל֖וֹט בָּ֥א צֹֽעֲרָה׃
Lot Tsoar’a vardığında güneş yeryüzüne doğmuştu.
Vayifga bamakom vayalen şam ki va haşemeş vayikah meavne hamakom vayasem meraaşotav vayişkav bamakom hau.
וַיִּפְגַּ֨ע בַּמָּק֜וֹם וַיָּ֤לֶן שָׁם֙ כִּי־בָ֣א הַשֶּׁ֔מֶשׁ וַיִּקַּח֙ מֵאַבְנֵ֣י הַמָּק֔וֹם וַיָּ֖שֶׂם מְרַֽאֲשֹׁתָ֑יו וַיִּשְׁכַּ֖ב בַּמָּק֥וֹם הַהֽוּא׃
Bir yere vardı ve güneş battığı için orada geceledi. Oradaki taşlardan alıp başının yanına koydu ve o yerde yattı.
Vayizerah lo haşemeş kaaşer avar et penuel veu tsolea al yereho.
וַיִּֽזְרַֽח־ל֣וֹ הַשֶּׁ֔מֶשׁ כַּאֲשֶׁ֥ר עָבַ֖ר אֶת־פְּנוּאֵ֑ל וְה֥וּא צֹלֵ֖עַ עַל־יְרֵכֽוֹ׃
Penuel’i geçerken güneş onun üzerine doğdu. Kalçasından dolayı aksıyordu.
Vayahalom od halom aher vayesaper oto leehav vayomer hine halamti halom od vehine haşemeş vehayareah veahad asar kohavim mişetahavim li.
וַיַּחֲלֹ֥ם עוֹד֙ חֲל֣וֹם אַחֵ֔ר וַיְסַפֵּ֥ר אֹת֖וֹ לְאֶחָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֨ה חָלַ֤מְתִּֽי חֲלוֹם֙ ע֔וֹד וְהִנֵּ֧ה הַשֶּׁ֣מֶשׁ וְהַיָּרֵ֗חַ וְאַחַ֤ד עָשָׂר֙ כּֽוֹכָבִ֔ים מִֽשְׁתַּחֲוִ֖ים לִֽי׃
Yosef başka bir rüya daha gördü ve kardeşlerine anlattı. “Bir rüya daha gördüm” dedi. “Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğiliyordu.”
Vayilketu oto baboker baboker iş kefi ohlo veham haşemeş venamas.
וַיִּלְקְט֤וּ אֹתוֹ֙ בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֔קֶר אִ֖ישׁ כְּפִ֣י אָכְל֑וֹ וְחַ֥ם הַשֶּׁ֖מֶשׁ וְנָמָֽס׃
Her sabah herkes yiyeceği kadar topluyordu. Güneş ısınınca yerdeki eriyordu.
İm zareha haşemeş alav damim lo şalem yeşalem im en lo venimkar bignevato.
אִם־זָרְחָ֥ה הַשֶּׁ֛מֶשׁ עָלָ֖יו דָּמִ֣ים ל֑וֹ שַׁלֵּ֣ם יְשַׁלֵּ֔ם אִם־אֵ֣ין ל֔וֹ וְנִמְכַּ֖ר בִּגְנֵבָתֽוֹ׃
Ama güneş onun üzerine doğmuşsa kan dökmekten sorumlu tutulur. Hırsız mutlaka karşılığını ödemelidir; ödeyecek bir şeyi yoksa çaldığının karşılığı olarak satılacaktır.
İm havol tahbol salmat reeha ad bo haşemeş teşivenu lo.
אִם־חָבֹ֥ל תַּחְבֹּ֖ל שַׂלְמַ֣ת רֵעֶ֑ךָ עַד־בֹּ֥א הַשֶּׁ֖מֶשׁ תְּשִׁיבֶ֥נּוּ לֽוֹ׃
Komşunun giysisini rehin alırsan güneş batmadan ona geri vereceksin.
Uva haşemeş vetaher veahar yohal min hakodaşim ki lahmo u.
וּבָ֥א הַשֶּׁ֖מֶשׁ וְטָהֵ֑ר וְאַחַר֙ יֹאכַ֣ל מִן־הַקֳּדָשִׁ֔ים כִּ֥י לַחְמ֖וֹ הֽוּא׃
Güneş batınca arınmış olacak; bundan sonra kutsal sunulardan yiyebilir, çünkü onun yiyeceği budur.
Ufen tisa eneha haşamayma veraita et haşemeş veet hayareah veet hakohavim kol tseva haşamayim venidahta vehiştahavita lahem vaavadtam aşer halak Adonay eloheha otam lehol haamim tahat kol haşamayim.
וּפֶן־תִּשָּׂ֨א עֵינֶ֜יךָ הַשָּׁמַ֗יְמָה וְֽ֠רָאִיתָ אֶת־הַשֶּׁ֨מֶשׁ וְאֶת־הַיָּרֵ֜חַ וְאֶת־הַכּֽוֹכָבִ֗ים כֹּ֚ל צְבָ֣א הַשָּׁמַ֔יִם וְנִדַּחְתָּ֛ וְהִשְׁתַּחֲוִ֥יתָ לָהֶ֖ם וַעֲבַדְתָּ֑ם אֲשֶׁ֨ר חָלַ֜ק יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֹתָ֔ם לְכֹל֙ הָֽעַמִּ֔ים תַּ֖חַת כָּל־הַשָּׁמָֽיִם׃
Gözlerini göğe kaldırıp güneşi, ayı ve yıldızları, göğün bütün ordusunu görünce sürüklenip onlara eğilme ve kulluk etme. Tanrın Adonay bunları bütün göğün altındaki bütün halklara paylaştırmıştır.
Halo hema beever hayarden ahare dereh mevo haşemeş beerets hakenaani hayoşev baarava mul hagilgal etsel elone more.
הֲלֹא־הֵ֜מָּה בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֗ן אַֽחֲרֵי֙ דֶּ֚רֶךְ מְב֣וֹא הַשֶּׁ֔מֶשׁ בְּאֶ֙רֶץ֙ הַֽכְּנַעֲנִ֔י הַיֹּשֵׁ֖ב בָּעֲרָבָ֑ה מ֚וּל הַגִּלְגָּ֔ל אֵ֖צֶל אֵלוֹנֵ֥י מֹרֶֽה׃
Onlar Yarden’in ötesinde, gün batısı yolunun ardında, Arava’da yaşayan Kenaanlıların ülkesinde, Gilgal’ın karşısında, More meşelerinin yanında değil mi?
Ki im el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha leşaken şemo şam tizbah et hapesah baarev kevo haşemeş moed tseteha mimitsrayim.
כִּ֠י אִֽם־אֶל־הַמָּק֞וֹם אֲשֶׁר־יִבְחַ֨ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ לְשַׁכֵּ֣ן שְׁמ֔וֹ שָׁ֛ם תִּזְבַּ֥ח אֶת־הַפֶּ֖סַח בָּעָ֑רֶב כְּב֣וֹא הַשֶּׁ֔מֶשׁ מוֹעֵ֖ד צֵֽאתְךָ֥ מִמִּצְרָֽיִם׃
Ancak Tanrın Adonay'ın Adını barındırmak için seçeceği yerde, akşam, güneş batarken, Mısır'dan çıktığın vakitte Pesah kurbanını keseceksin.
Vehaya lifnot erev yirhats bamayim uhevo haşemeş yavo el toh hamahane.
וְהָיָ֥ה לִפְנֽוֹת־עֶ֖רֶב יִרְחַ֣ץ בַּמָּ֑יִם וּכְבֹ֣א הַשֶּׁ֔מֶשׁ יָבֹ֖א אֶל־תּ֥וֹךְ הַֽמַּחֲנֶה׃
Akşama doğru suyla yıkanacak; güneş battığında ordugâha girebilecek.
Haşev taşiv lo et haavot kevo haşemeş veşahav besalmato uveraheka uleha tihye tsedaka lifne Adonay eloheha.
הָשֵׁב֩ תָּשִׁ֨יב ל֤וֹ אֶֽת־הַעֲבוֹט֙ כְּבֹ֣א הַשֶּׁ֔מֶשׁ וְשָׁכַ֥ב בְּשַׂלְמָת֖וֹ וּבֵֽרֲכֶ֑ךָּ וּלְךָ֙ תִּהְיֶ֣ה צְדָקָ֔ה לִפְנֵ֖י יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃ (ס)
Güneş batarken rehni ona mutlaka geri vereceksin ki kendi giysisine sarınıp uyusun ve sana bereket duası etsin. Bu, Tanrın Adonay'ın önünde senin için doğru bir davranış sayılacak.
Beyomo titen seharo velo tavo alav haşemeş ki ani u veelav u nose et nafşo velo yikra aleha el Adonay vehaya veha het.
בְּיוֹמוֹ֩ תִתֵּ֨ן שְׂכָר֜וֹ וְֽלֹא־תָב֧וֹא עָלָ֣יו הַשֶּׁ֗מֶשׁ כִּ֤י עָנִי֙ ה֔וּא וְאֵלָ֕יו ה֥וּא נֹשֵׂ֖א אֶת־נַפְשׁ֑וֹ וְלֹֽא־יִקְרָ֤א עָלֶ֙יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהָיָ֥ה בְךָ֖ חֵֽטְא׃ (ס)
Ücretini gününde, güneş batmadan vereceksin. Çünkü o yoksuldur, bütün umudunu o ücrete bağlamıştır. Sana karşı Adonay'a seslenmesin; yoksa günah işlemiş olursun.