Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
time; moment; period; season; age; always; now; this time next year
Dilbilgisel yapı: edat (belirli artikel içerir) + isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 18 kez
Teknik kod
HRd/NcbsaTORA’DA KELİME
zaman; vakit
Bu İbranice biçim Tora’da 20 kez, 20 farklı ayette görülür.
Vayehi baet hahi vayomer avimeleh ufihol sar tsevao el avraham lemor Elohim imeha behol aşer ata ose.
וַֽיְהִי֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא וַיֹּ֣אמֶר אֲבִימֶ֗לֶךְ וּפִיכֹל֙ שַׂר־צְבָא֔וֹ אֶל־אַבְרָהָ֖ם לֵאמֹ֑ר אֱלֹהִ֣ים עִמְּךָ֔ בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־אַתָּ֖ה עֹשֶֽׂה׃
O sırada Avimeleh ve ordusunun komutanı Pihol Avraam’a şöyle dediler: “Yaptığın her şeyde Tanrı seninle.
Vayehi beet yahem hatson vaesa enay vaere bahalom vehine haatudim haolim al hatson akudim nekudim uverudim.
וַיְהִ֗י בְּעֵת֙ יַחֵ֣ם הַצֹּ֔אן וָאֶשָּׂ֥א עֵינַ֛י וָאֵ֖רֶא בַּחֲל֑וֹם וְהִנֵּ֤ה הָֽעַתֻּדִים֙ הָעֹלִ֣ים עַל־הַצֹּ֔אן עֲקֻדִּ֥ים נְקֻדִּ֖ים וּבְרֻדִּֽים׃
Sürünün çiftleşme zamanında bir rüyada gözlerimi kaldırıp baktım. Dişilerin üzerine çıkan tekeler çizgili, benekli ve kırçıllıydı.
Vayehi baet hahi vayered yehuda meet ehav vayet ad iş adulami uşemo hira.
וַֽיְהִי֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא וַיֵּ֥רֶד יְהוּדָ֖ה מֵאֵ֣ת אֶחָ֑יו וַיֵּ֛ט עַד־אִ֥ישׁ עֲדֻלָּמִ֖י וּשְׁמ֥וֹ חִירָֽה׃
O sıralarda Yehuda kardeşlerinden ayrılıp aşağıya indi. Adullamlı, Hira adında bir adamın yanına yerleşti.
Vayehi beet lidtah vehine teomim bevitnah.
וַיְהִ֖י בְּעֵ֣ת לִדְתָּ֑הּ וְהִנֵּ֥ה תְאוֹמִ֖ים בְּבִטְנָֽהּ׃
Doğum zamanı geldiğinde rahminde ikizler olduğu görüldü.
Vayomer moav el zikne midyan ata yelahahu hakahal et kol sevivotenu kilhoh haşor et yerek hasade uvalak ben tsipor meleh lemoav baet hahi.
וַיֹּ֨אמֶר מוֹאָ֜ב אֶל־זִקְנֵ֣י מִדְיָ֗ן עַתָּ֞ה יְלַחֲכ֤וּ הַקָּהָל֙ אֶת־כָּל־סְבִ֣יבֹתֵ֔ינוּ כִּלְחֹ֣ךְ הַשּׁ֔וֹר אֵ֖ת יֶ֣רֶק הַשָּׂדֶ֑ה וּבָלָ֧ק בֶּן־צִפּ֛וֹר מֶ֥לֶךְ לְמוֹאָ֖ב בָּעֵ֥ת הַהִֽוא׃
Moav, Midyan’ın ileri gelenlerine şöyle dedi: “Şimdi bu topluluk, öküzün tarlanın yeşilliğini yalayıp bitirdiği gibi çevremizdeki her şeyi silip süpürecek.” O sırada Tsippor oğlu Balak, Moav kralıydı.
Vaomar alehem baet hahi lemor lo uhal levadi seet ethem.
וָאֹמַ֣ר אֲלֵכֶ֔ם בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר לֹא־אוּכַ֥ל לְבַדִּ֖י שְׂאֵ֥ת אֶתְכֶֽם׃
O sırada size şöyle dedim: ‘Sizi tek başıma taşıyamam.
Vaatsave et şofetehem baet hahi lemor şamoa ben ahehem uşefattem tsedek ben iş uven ahiv uven gero.
וָאֲצַוֶּה֙ אֶת־שֹׁ֣פְטֵיכֶ֔ם בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר שָׁמֹ֤עַ בֵּין־אֲחֵיכֶם֙ וּשְׁפַטְתֶּ֣ם צֶ֔דֶק בֵּֽין־אִ֥ישׁ וּבֵין־אָחִ֖יו וּבֵ֥ין גֵּרֽוֹ׃
O sırada yargıçlarınıza şöyle buyurdum: ‘Kardeşlerinizin arasındaki davaları dinleyin. Bir adamla kardeşi ya da aranızdaki yabancı arasında adaletle hükmedin.
Vaatsave ethem baet hahi et kol hadevarim aşer taasun.
וָאֲצַוֶּ֥ה אֶתְכֶ֖ם בָּעֵ֣ת הַהִ֑וא אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֽׂוּן׃
O sırada yapmanız gereken her şeyi size buyurdum.
Vanilkod et kol arav baet hahi vanaharem et kol ir metim vehanaşim vehataf lo hişarnu sarid.
וַנִּלְכֹּ֤ד אֶת־כָּל־עָרָיו֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא וַֽנַּחֲרֵם֙ אֶת־כָּל־עִ֣יר מְתִ֔ם וְהַנָּשִׁ֖ים וְהַטָּ֑ף לֹ֥א הִשְׁאַ֖רְנוּ שָׂרִֽיד׃
O sırada bütün şehirlerini ele geçirdik. Her şehri, erkekleri, kadınları ve çocuklarıyla tamamen yok ettik; sağ kalan bırakmadık.
Vanilkod et kol arav baet hahi lo hayeta kirya aşer lo lakahnu meitam şişim ir kol hevel argov mamlehet og babaşan.
וַנִּלְכֹּ֤ד אֶת־כָּל־עָרָיו֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא לֹ֤א הָֽיְתָה֙ קִרְיָ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־לָקַ֖חְנוּ מֵֽאִתָּ֑ם שִׁשִּׁ֥ים עִיר֙ כָּל־חֶ֣בֶל אַרְגֹּ֔ב מַמְלֶ֥כֶת ע֖וֹג בַּבָּשָֽׁן׃
O sırada bütün şehirlerini ele geçirdik. Onlardan almadığımız hiçbir şehir kalmadı: Altmış şehir, Argov bölgesinin tamamı, Og’un Başan’daki krallığı.
Vanikah baet hahi et haarets miyad şene malhe haemori aşer beever hayarden minahal arnon ad har hermon.
וַנִּקַּ֞ח בָּעֵ֤ת הַהִוא֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ מִיַּ֗ד שְׁנֵי֙ מַלְכֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֖ר בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֑ן מִנַּ֥חַל אַרְנֹ֖ן עַד־הַ֥ר חֶרְמֽוֹן׃
O sırada Yarden’in ötesindeki iki Amori kralının elinden, Arnon Vadisi’nden Hermon Dağı’na kadar ülkeyi aldık.
Veet haarets hazot yaraşnu baet hahi mearoer aşer al nahal arnon vahatsi har hagilad vearav natati laruuveni velagadi.
וְאֶת־הָאָ֧רֶץ הַזֹּ֛את יָרַ֖שְׁנוּ בָּעֵ֣ת הַהִ֑וא מֵעֲרֹעֵ֞ר אֲשֶׁר־עַל־נַ֣חַל אַרְנֹ֗ן וַחֲצִ֤י הַֽר־הַגִּלְעָד֙ וְעָרָ֔יו נָתַ֕תִּי לָרֻֽאוּבֵנִ֖י וְלַגָּדִֽי׃
O sırada bu ülkeyi ele geçirdik. Arnon Vadisi kıyısındaki Aroer’den başlayarak Gilad dağlık bölgesinin yarısını ve şehirlerini Reuven ve Gad kabilelerine verdim.
Vaatsav ethem baet hahi lemor Adonay elohehem natan lahem et haarets hazot leriştah halutsim taavru lifne ahehem bene yisrael kol bene hayil.
וָאֲצַ֣ו אֶתְכֶ֔ם בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֗ם נָתַ֨ן לָכֶ֜ם אֶת־הָאָ֤רֶץ הַזֹּאת֙ לְרִשְׁתָּ֔הּ חֲלוּצִ֣ים תַּֽעַבְר֗וּ לִפְנֵ֛י אֲחֵיכֶ֥ם בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל כָּל־בְּנֵי־חָֽיִל׃
O sırada size şöyle buyurdum: ‘Tanrınız Adonay bu ülkeyi size mülk edinmeniz için verdi. Bütün yiğit adamlarınız silahlı olarak kardeşleriniz İsraeloğullarının önünde geçecek.
Veet yehoşua tsiveti baet hahi lemor eneha haroot et kol aşer asa Adonay elohehem lişne hamelahim haele ken yaase Adonay lehol hamamlahot aşer ata over şama.
וְאֶת־יְהוֹשׁ֣וּעַ צִוֵּ֔יתִי בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר עֵינֶ֣יךָ הָרֹאֹ֗ת אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֜ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֵיכֶם֙ לִשְׁנֵי֙ הַמְּלָכִ֣ים הָאֵ֔לֶּה כֵּֽן־יַעֲשֶׂ֤ה יְהוָה֙ לְכָל־הַמַּמְלָכ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֖ה עֹבֵ֥ר שָֽׁמָּה׃
O sırada Yeoşua’ya şöyle buyurdum: ‘Tanrınız Adonay’ın bu iki krala yaptığı her şeyi gözlerinle gördün. Adonay, geçeceğin bütün krallıklara da böyle yapacak.
Vaethanan el Adonay baet hahi lemor.
וָאֶתְחַנַּ֖ן אֶל־יְהוָ֑ה בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹֽר׃
O sırada Adonay’a yalvarıp şöyle dedim:
Veoti tsiva Adonay baet hahi lelamed ethem hukim umişpatim laasotehem otam baarets aşer atem overim şama leriştah.
וְאֹתִ֞י צִוָּ֤ה יְהוָה֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא לְלַמֵּ֣ד אֶתְכֶ֔ם חֻקִּ֖ים וּמִשְׁפָּטִ֑ים לַעֲשֹׂתְכֶ֣ם אֹתָ֔ם בָּאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם עֹבְרִ֥ים שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
O sırada Adonay bana da, geçip mülk edineceğiniz ülkede uygulamanız için size kurallar ve hükümler öğretmemi buyurdu.
Anohi omed ben Adonay uvenehem baet hahi lehagid lahem et devar Adonay ki yeretem mipene haeş velo alitem bahar lemor.
אָ֠נֹכִי עֹמֵ֨ד בֵּין־יְהוָ֤ה וּבֵֽינֵיכֶם֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא לְהַגִּ֥יד לָכֶ֖ם אֶת־דְּבַ֣ר יְהוָ֑ה כִּ֤י יְרֵאתֶם֙ מִפְּנֵ֣י הָאֵ֔שׁ וְלֹֽא־עֲלִיתֶ֥ם בָּהָ֖ר לֵאמֹֽר׃ (ס)
O sırada Adonay’ın sözünü size bildirmek için Adonay ile sizin aranızda duruyordum. Çünkü ateşten korktunuz ve dağa çıkmadınız. Şöyle dedi:
Uveaharon hitanaf Adonay meod lehaşmido vaetpalel gam bead aharon baet hahi.
וּֽבְאַהֲרֹ֗ן הִתְאַנַּ֧ף יְהוָ֛ה מְאֹ֖ד לְהַשְׁמִיד֑וֹ וָֽאֶתְפַּלֵּ֛ל גַּם־בְּעַ֥ד אַהֲרֹ֖ן בָּעֵ֥ת הַהִֽוא
Adonay, Aaron’u da yok edecek kadar ona öfkelendi. O sırada Aaron için de dua ettim.
Baet hahi amar Adonay elay pesal leha şene luvhot avanim karişonim vaale elay hahara veasita leha aron ets.
בָּעֵ֨ת הַהִ֜וא אָמַ֧ר יְהוָ֣ה אֵלַ֗י פְּסָל־לְךָ֞ שְׁנֵֽי־לֻוחֹ֤ת אֲבָנִים֙ כָּרִ֣אשֹׁנִ֔ים וַעֲלֵ֥ה אֵלַ֖י הָהָ֑רָה וְעָשִׂ֥יתָ לְּךָ֖ אֲר֥וֹן עֵֽץ׃
O sırada Adonay bana şöyle dedi: ‘Kendine öncekiler gibi iki taş levha yont ve dağa, Benim yanıma çık. Kendine ahşap bir sandık da yap.
Baet hahi hivdil Adonay et şevet halevi laset et aron berit Adonay laamod lifne Adonay leşareto ulevareh bişmo ad hayom haze.
בָּעֵ֣ת הַהִ֗וא הִבְדִּ֤יל יְהוָה֙ אֶת־שֵׁ֣בֶט הַלֵּוִ֔י לָשֵׂ֖את אֶת־אֲר֣וֹן בְּרִית־יְהוָ֑ה לַעֲמֹד֩ לִפְנֵ֨י יְהוָ֤ה לְשָֽׁרְתוֹ֙ וּלְבָרֵ֣ךְ בִּשְׁמ֔וֹ עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃
O sırada Adonay, Adonay’ın Antlaşma Sandığı’nı taşımak, O’na hizmet etmek için Adonay’ın önünde durmak ve O’nun adıyla kutsamak üzere Levi kabilesini ayırdı. Bugün de böyledir.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
time; moment; period; season; age; always; now; this time next year
Dilbilgisel yapı: edat (belirli artikel içerir) + isim, iki cins, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 18 kez
HRd/Ncbsatime; moment; period; season; age; always; now; this time next year
Dilbilgisel yapı: edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 2 kez
HR/NcbscKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.