İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

vatirena

Bu okunuş biçimi Tora’da 3 kez, 3 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit2 kullanım2 ayet
  • Şemot1 kullanım1 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim וַתִּרְעֶ֖ינָה

Lemma רָעָה

Kök — שורש (şoreş, kök) רעה

Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): pasture

Biçim: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, çoğul

Bu çözümleme: 2 kullanım

Teknik kodHC/Vqw3fp

İbranice biçim וַתִּירֶ֤אןָ

Lemma יָרֵא

Kök — שורש (şoreş, kök) ירא

Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): fear

Biçim: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, çoğul

Bu çözümleme: 1 kullanım

Teknik kodHC/Vqw3fp

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 41:2

    Vehine min hayeor olot şeva parot yefot mare uveriot basar vatirena baahu.

    וְהִנֵּ֣ה מִן־הַיְאֹ֗ר עֹלֹת֙ שֶׁ֣בַע פָּר֔וֹת יְפ֥וֹת מַרְאֶ֖ה וּבְרִיאֹ֣ת בָּשָׂ֑ר וַתִּרְעֶ֖ינָה בָּאָֽחוּ׃

    Irmakta güzel görünüşlü, semiz yedi inek belirdi. Sudan çıkıp sazlıkta otlamaya başladılar.

  2. Bereşit 41:18

    Vehine min hayeor olot şeva parot beriot basar vifot toar vatirena baahu.

    וְהִנֵּ֣ה מִן־הַיְאֹ֗ר עֹלֹת֙ שֶׁ֣בַע פָּר֔וֹת בְּרִיא֥וֹת בָּשָׂ֖ר וִיפֹ֣ת תֹּ֑אַר וַתִּרְעֶ֖ינָה בָּאָֽחוּ׃

    Irmakta semiz, güzel yapılı yedi inek belirdi. Sudan çıkıp sazlıkta otlamaya başladılar.

  3. Şemot 1:17

    Vatirena hameyaledot et haelohim velo asu kaaşer diber alehen meleh mitsrayim vatehayena et hayeladim.

    וַתִּירֶ֤אןָ הַֽמְיַלְּדֹת֙ אֶת־הָ֣אֱלֹהִ֔ים וְלֹ֣א עָשׂ֔וּ כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר אֲלֵיהֶ֖ן מֶ֣לֶךְ מִצְרָ֑יִם וַתְּחַיֶּ֖יןָ אֶת־הַיְלָדִֽים׃

    Ama ebeler Tanrı’dan korktular ve Mısır kralının kendilerine söylediğini yapmadılar. Erkek çocukları sağ bıraktılar.