Lemma בַּעַל
Kök — שורש (şoreş, kök) בעל
Kaynak anlam (İngilizce): master; owner; possessor; husband; Baal; Baal-Zebub; bird; horned animal
Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 6 kullanım
Teknik kod
HNcmscTORA KELİME DİZİNİ
Bu yazılı biçim Tora’da 19 kez, 19 ayette geçer.
Bu İbranice yazılı biçime doğrulanmış kelime sırası üzerinden bağlı okunuşlar:
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Lemma בַּעַל
Kök — שורש (şoreş, kök) בעל
Kaynak anlam (İngilizce): master; owner; possessor; husband; Baal; Baal-Zebub; bird; horned animal
Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 6 kullanım
HNcmscLemma בַּעַל
Kök — שורש (şoreş, kök) בעל
Kaynak anlam (İngilizce): master; owner; possessor; husband; Baal; Baal-Zebub; bird; horned animal
Biçim: isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 4 kullanım
HNcmsaKök Kaynakta açık kök kaydı yok
Biçim: özel ad
Bu çözümleme: 3 kullanım
HNpKök Kaynakta açık kök kaydı yok
Biçim: özel ad
Bu çözümleme: 2 kullanım
HNpKök Kaynakta açık kök kaydı yok
Biçim: özel ad
Bu çözümleme: 1 kullanım
HNpKök Kaynakta açık kök kaydı yok
Biçim: özel ad
Bu çözümleme: 1 kullanım
HNpLemma בָּמוֹת
Kök Kaynakta açık kök kaydı yok
Kaynak anlam (İngilizce): Bamoth
Biçim: özel ad
Bu çözümleme: 1 kullanım
HNpLemma עֹל
Kök — שורש (şoreş, kök) עלל
Kaynak anlam (İngilizce): yoke; oppression; bondage
Biçim: edat + isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 1 kullanım
HR/NcmsaMorfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.
Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.
וַיָּבֹ֧א אֱלֹהִ֛ים אֶל־אֲבִימֶ֖לֶךְ בַּחֲל֣וֹם הַלָּ֑יְלָה וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ הִנְּךָ֥ מֵת֙ עַל־הָאִשָּׁ֣ה אֲשֶׁר־לָקַ֔חְתָּ וְהִ֖וא בְּעֻ֥לַת בָּֽעַל׃
Tanrı gece bir düşte Avimeleh’e gelip, “Aldığın kadın yüzünden öleceksin; çünkü o evli bir kadın” dedi.
וַיָּ֖מָת שָׁא֑וּל וַיִּמְלֹ֣ךְ תַּחְתָּ֔יו בַּ֥עַל חָנָ֖ן בֶּן־עַכְבּֽוֹר׃
Şaul öldü; yerine Ahbor’un oğlu Baal-Hanan kral oldu.
וַיָּמָת֮ בַּ֣עַל חָנָ֣ן בֶּן־עַכְבּוֹר֒ וַיִּמְלֹ֤ךְ תַּחְתָּיו֙ הֲדַ֔ר וְשֵׁ֥ם עִיר֖וֹ פָּ֑עוּ וְשֵׁ֨ם אִשְׁתּ֤וֹ מְהֵֽיטַבְאֵל֙ בַּת־מַטְרֵ֔ד בַּ֖ת מֵ֥י זָהָֽב׃
Ahbor’un oğlu Baal-Hanan öldü; yerine Hadar kral oldu. Kentinin adı Pau’ydu. Eşinin adı Mehetavel’di; Me-Zahav’ın torunu, Matred’in kızıydı.
וַיֹּאמְר֖וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו הִנֵּ֗ה בַּ֛עַל הַחֲלֹמ֥וֹת הַלָּזֶ֖ה בָּֽא׃
Birbirlerine, “İşte şu rüyacı geliyor!” dediler.
דַּבֵּר֮ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וְיָשֻׁ֗בוּ וְיַחֲנוּ֙ לִפְנֵי֙ פִּ֣י הַחִירֹ֔ת בֵּ֥ין מִגְדֹּ֖ל וּבֵ֣ין הַיָּ֑ם לִפְנֵי֙ בַּ֣עַל צְפֹ֔ן נִכְח֥וֹ תַחֲנ֖וּ עַל־הַיָּֽם׃
“İsrael oğullarına söyle, geri dönüp Pi Hahirot’un önünde, Migdol ile deniz arasında, Baal Tsefon’un karşısında konaklasınlar. Onun karşısında, deniz kıyısında konaklayacaksınız.
וַיִּרְדְּפ֨וּ מִצְרַ֜יִם אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיַּשִּׂ֤יגוּ אוֹתָם֙ חֹנִ֣ים עַל־הַיָּ֔ם כָּל־סוּס֙ רֶ֣כֶב פַּרְעֹ֔ה וּפָרָשָׁ֖יו וְחֵיל֑וֹ עַל־פִּי֙ הַֽחִירֹ֔ת לִפְנֵ֖י בַּ֥עַל צְפֹֽן׃
Mısırlılar peşlerinden gittiler. Firavun’un bütün savaş arabası atları, atlıları ve ordusu, deniz kıyısında, Pi Hahirot yanında, Baal Tsefon’un karşısında konaklayan İsrael oğullarına yetişti.
אִם־בְּגַפּ֥וֹ יָבֹ֖א בְּגַפּ֣וֹ יֵצֵ֑א אִם־בַּ֤עַל אִשָּׁה֙ ה֔וּא וְיָצְאָ֥ה אִשְׁתּ֖וֹ עִמּֽוֹ׃
Tek başına geldiyse tek başına çıkacak. Evliyse eşi de onunla birlikte çıkacak.
וְכִֽי־יִנָּצ֣וּ אֲנָשִׁ֗ים וְנָ֨גְפ֜וּ אִשָּׁ֤ה הָרָה֙ וְיָצְא֣וּ יְלָדֶ֔יהָ וְלֹ֥א יִהְיֶ֖ה אָס֑וֹן עָנ֣וֹשׁ יֵעָנֵ֗שׁ כַּֽאֲשֶׁ֨ר יָשִׁ֤ית עָלָיו֙ בַּ֣עַל הָֽאִשָּׁ֔ה וְנָתַ֖ן בִּפְלִלִֽים׃
Adamlar dövüşürken hamile bir kadına çarpar ve kadın çocuklarını düşürürse, ama başka bir ölüm olmazsa, kadının kocasının talep ettiği tazminat ödenecektir; ödeme yargıçların kararına göre yapılacaktır.
בַּ֤עַל הַבּוֹר֙ יְשַׁלֵּ֔ם כֶּ֖סֶף יָשִׁ֣יב לִבְעָלָ֑יו וְהַמֵּ֖ת יִֽהְיֶה־לּֽוֹ׃ (ס)
çukurun sahibi zararı ödeyecek; hayvanın sahibine para verecek. Ölü hayvan ise zarar gören sahibine kalacak.
אִם־לֹ֤א יִמָּצֵא֙ הַגַּנָּ֔ב וְנִקְרַ֥ב בַּֽעַל־הַבַּ֖יִת אֶל־הָֽאֱלֹהִ֑ים אִם־לֹ֥א שָׁלַ֛ח יָד֖וֹ בִּמְלֶ֥אכֶת רֵעֵֽהוּ׃
Hırsız bulunmazsa evin sahibi, komşusunun malına el uzatıp uzatmadığının belirlenmesi için yargıçların önüne gelecek.
וְאֶל־הַזְּקֵנִ֤ים אָמַר֙ שְׁבוּ־לָ֣נוּ בָזֶ֔ה עַ֥ד אֲשֶׁר־נָשׁ֖וּב אֲלֵיכֶ֑ם וְהִנֵּ֨ה אַהֲרֹ֤ן וְחוּר֙ עִמָּכֶ֔ם מִי־בַ֥עַל דְּבָרִ֖ים יִגַּ֥שׁ אֲלֵהֶֽם׃
İleri gelenlere, “Size dönünceye kadar burada bizi bekleyin” demişti. “Aaron ile Hur yanınızda. Meselesi olan onlara başvursun.”
לֹ֥א יִטַּמָּ֖א בַּ֣עַל בְּעַמָּ֑יו לְהֵ֖חַלּֽוֹ׃
Koca olan kâhin, halkı arasında kendisini kutsallıktan düşüren eşi için arınmamış duruma gelmesin.
וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וַיִּקַּ֤ח בָּלָק֙ אֶת־בִּלְעָ֔ם וַֽיַּעֲלֵ֖הוּ בָּמ֣וֹת בָּ֑עַל וַיַּ֥רְא מִשָּׁ֖ם קְצֵ֥ה הָעָֽם׃
Sabah olunca Balak, Bilam’ı alıp Bamot-Baal’e çıkardı. Bilam oradan halkın bir ucunu gördü.
וְאֶת־נְב֞וֹ וְאֶת־בַּ֧עַל מְע֛וֹן מֽוּסַבֹּ֥ת שֵׁ֖ם וְאֶת־שִׂבְמָ֑ה וַיִּקְרְא֣וּ בְשֵׁמֹ֔ת אֶת־שְׁמ֥וֹת הֶעָרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בָּנֽוּ׃
Adları değiştirilen Nevo ve Baal-Meon’u, bir de Sivma’yı yeniden yaptılar. Yaptıkları şehirlere adlar verdiler.
וַיִּסְעוּ֙ מֵֽאֵתָ֔ם וַיָּ֙שָׁב֙ עַל־פִּ֣י הַחִירֹ֔ת אֲשֶׁ֥ר עַל־פְּנֵ֖י בַּ֣עַל צְפ֑וֹן וַֽיַּחֲנ֖וּ לִפְנֵ֥י מִגְדֹּֽל׃
Etam’dan yola çıkıp Baal-Tsefon’un karşısındaki Pi-Hahirot’a döndüler ve Migdol’un önünde konakladılar.
עֵֽינֵיכֶם֙ הָֽרֹאֹ֔ת אֵ֛ת אֲשֶׁר־עָשָׂ֥ה יְהוָ֖ה בְּבַ֣עַל פְּע֑וֹר כִּ֣י כָל־הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הָלַךְ֙ אַחֲרֵ֣י בַֽעַל־פְּע֔וֹר הִשְׁמִיד֛וֹ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ מִקִּרְבֶּֽךָ׃
Adonay’ın Baal-Peor’da yaptığını gözlerinizle gördünüz. Tanrın Adonay, Baal-Peor’un ardından giden herkesi aranızdan yok etti.
וְזֶה֮ דְּבַ֣ר הַשְּׁמִטָּה֒ שָׁמ֗וֹט כָּל־בַּ֙עַל֙ מַשֵּׁ֣ה יָד֔וֹ אֲשֶׁ֥ר יַשֶּׁ֖ה בְּרֵעֵ֑הוּ לֹֽא־יִגֹּ֤שׂ אֶת־רֵעֵ֙הוּ֙ וְאֶת־אָחִ֔יו כִּֽי־קָרָ֥א שְׁמִטָּ֖ה לַֽיהוָֽה׃
Borçları bırakmanın kuralı şudur: Her alacaklı, komşusuna verdiği borç üzerindeki hakkını bırakacak. Komşusundan ve kardeşinden ödeme istemeyecek; çünkü Adonay için borçları bırakma yılı ilan edilmiştir.
וְהָיָ֣ה הָעִ֔יר הַקְּרֹבָ֖ה אֶל־הֶחָלָ֑ל וְלָֽקְח֡וּ זִקְנֵי֩ הָעִ֨יר הַהִ֜וא עֶגְלַ֣ת בָּקָ֗ר אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־עֻבַּד֙ בָּ֔הּ אֲשֶׁ֥ר לֹא־מָשְׁכָ֖ה בְּעֹֽל׃
Cesede en yakın kentin ileri gelenleri, hiç çalıştırılmamış, boyunduruk çekmemiş genç bir inek alacaklar.
כִּֽי־יִמָּצֵ֨א אִ֜ישׁ שֹׁכֵ֣ב ׀ עִם־אִשָּׁ֣ה בְעֻֽלַת־בַּ֗עַל וּמֵ֙תוּ֙ גַּם־שְׁנֵיהֶ֔ם הָאִ֛ישׁ הַשֹּׁכֵ֥ב עִם־הָאִשָּׁ֖ה וְהָאִשָּׁ֑ה וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִיִּשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
Bir adam evli bir kadınla yatarken bulunursa, hem kadınla yatan adam hem de kadın, ikisi de ölecek. Böylece İsrael'den kötülüğü ortadan kaldıracaksın.