Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
countryside; bush; uninhabited land; field; landholding; property; territory; soil
Dilbilgisel yapı: edat (belirli artikel içerir) + isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 25 kez
Teknik kod
HRd/NcmsaTORA’DA KELİME
tarla; kır; arazi
Bu İbranice biçim Tora’da 32 kez, 31 farklı ayette görülür.
Vayomer kayin el hevel ahiv vayehi bihyotam basade vayakom kayin el hevel ahiv vayahargeu.
וַיֹּ֥אמֶר קַ֖יִן אֶל־הֶ֣בֶל אָחִ֑יו וַֽיְהִי֙ בִּהְיוֹתָ֣ם בַּשָּׂדֶ֔ה וַיָּ֥קָם קַ֛יִן אֶל־הֶ֥בֶל אָחִ֖יו וַיַּהַרְגֵֽהוּ׃
Kayin kardeşi Hevel’le konuştu. Kırdayken Kayin kardeşi Hevel’e saldırdı ve onu öldürdü.
Vayakom sede efron aşer bamahpela aşer lifne mamre hasade vehameara aşer bo vehol haets aşer basade aşer behol gevulo saviv.
וַיָּ֣קָם ׀ שְׂדֵ֣ה עֶפְר֗וֹן אֲשֶׁר֙ בַּמַּכְפֵּלָ֔ה אֲשֶׁ֖ר לִפְנֵ֣י מַמְרֵ֑א הַשָּׂדֶה֙ וְהַמְּעָרָ֣ה אֲשֶׁר־בּ֔וֹ וְכָל־הָעֵץ֙ אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה אֲשֶׁ֥ר בְּכָל־גְּבֻל֖וֹ סָבִֽיב׃
Efron’un Mamre’nin karşısındaki Mahpela’da bulunan tarlası, içindeki mağara ve tarlanın çevresindeki bütün sınırlar içinde yer alan bütün ağaçlar,
Vayetse yitshak lasuah basade lifnot arev vayisa enav vayar vehine gemalim baim.
וַיֵּצֵ֥א יִצְחָ֛ק לָשׂ֥וּחַ בַּשָּׂדֶ֖ה לִפְנ֣וֹת עָ֑רֶב וַיִּשָּׂ֤א עֵינָיו֙ וַיַּ֔רְא וְהִנֵּ֥ה גְמַלִּ֖ים בָּאִֽים׃
Yitshak akşama doğru kırda dua etmeye çıktı. Gözlerini kaldırıp baktı; işte, develer geliyordu.
Vatomer el haeved mi haiş halaze haholeh basade likratenu vayomer haeved u adoni vatikah hatsaif vatitkas.
וַתֹּ֣אמֶר אֶל־הָעֶ֗בֶד מִֽי־הָאִ֤ישׁ הַלָּזֶה֙ הַהֹלֵ֤ךְ בַּשָּׂדֶה֙ לִקְרָאתֵ֔נוּ וַיֹּ֥אמֶר הָעֶ֖בֶד ה֣וּא אֲדֹנִ֑י וַתִּקַּ֥ח הַצָּעִ֖יף וַתִּתְכָּֽס׃
Hizmetkâra, “Kırda bize doğru yürüyen şu adam kim?” diye sordu. Hizmetkâr, “O benim efendim” dedi. Bunun üzerine Rivka örtüsünü alıp örtündü.
Vayar vehine veer basade vehine şam şeloşa edre tson rovetsim aleha ki min habeer hahi yaşku haadarim vehaeven gedola al pi habeer.
וַיַּ֞רְא וְהִנֵּ֧ה בְאֵ֣ר בַּשָּׂדֶ֗ה וְהִנֵּה־שָׁ֞ם שְׁלֹשָׁ֤ה עֶדְרֵי־צֹאן֙ רֹבְצִ֣ים עָלֶ֔יהָ כִּ֚י מִן־הַבְּאֵ֣ר הַהִ֔וא יַשְׁק֖וּ הָעֲדָרִ֑ים וְהָאֶ֥בֶן גְּדֹלָ֖ה עַל־פִּ֥י הַבְּאֵֽר׃
Baktı ve kırda bir kuyu gördü. Yanında üç küçükbaş hayvan sürüsü yatıyordu; çünkü sürüler o kuyudan sulanırdı. Kuyunun ağzında büyük bir taş vardı.
Vayeleh reuven bime ketsir hitim vayimtsa dudaim basade vayave otam el lea imo vatomer rahel el lea teni na li midudae beneh.
וַיֵּ֨לֶךְ רְאוּבֵ֜ן בִּימֵ֣י קְצִיר־חִטִּ֗ים וַיִּמְצָ֤א דֽוּדָאִים֙ בַּשָּׂדֶ֔ה וַיָּבֵ֣א אֹתָ֔ם אֶל־לֵאָ֖ה אִמּ֑וֹ וַתֹּ֤אמֶר רָחֵל֙ אֶל־לֵאָ֔ה תְּנִי־נָ֣א לִ֔י מִדּוּדָאֵ֖י בְּנֵֽךְ׃
Buğday hasadı günlerinde Reuven kıra çıktı, adamotları bulup annesi Lea’ya getirdi. Rahel, Lea’ya, “Oğlunun adamotlarından bana da verir misin?” dedi.
Veyaakov şama ki time et dina vito uvanav hayu et mikneu basade veheheriş yaakov ad boam.
וְיַעֲקֹ֣ב שָׁמַ֗ע כִּ֤י טִמֵּא֙ אֶת־דִּינָ֣ה בִתּ֔וֹ וּבָנָ֛יו הָי֥וּ אֶת־מִקְנֵ֖הוּ בַּשָּׂדֶ֑ה וְהֶחֱרִ֥שׁ יַעֲקֹ֖ב עַד־בֹּאָֽם׃
Yaakov, Şehem’in kızı Dina’yı kirlettiğini duydu. Oğulları hayvanlarıyla kırdaydı. Yaakov onlar gelinceye kadar sessiz kaldı.
Et tsonam veet bekaram veet hamorehem veet aşer bair veet aşer basade lakahu.
אֶת־צֹאנָ֥ם וְאֶת־בְּקָרָ֖ם וְאֶת־חֲמֹרֵיהֶ֑ם וְאֵ֧ת אֲשֶׁר־בָּעִ֛יר וְאֶת־אֲשֶׁ֥ר בַּשָּׂדֶ֖ה לָקָֽחוּ׃
Küçükbaş hayvanlarını, sığırlarını, eşeklerini, kentte ve kırda bulunan her şeyi aldılar.
Vayamot huşam vayimloh tahtav hadad ben bedad hamake et midyan bisde moav veşem iro avit.
וַיָּ֖מָת חֻשָׁ֑ם וַיִּמְלֹ֨ךְ תַּחְתָּ֜יו הֲדַ֣ד בֶּן־בְּדַ֗ד הַמַּכֶּ֤ה אֶת־מִדְיָן֙ בִּשְׂדֵ֣ה מוֹאָ֔ב וְשֵׁ֥ם עִיר֖וֹ עֲוִֽית׃
Huşam öldü; yerine Moav kırlarında Midyan’ı bozguna uğratan Bedad’ın oğlu Hadad kral oldu. Kentinin adı Avit’ti.
Vayimtsaeu iş vehine toe basade vayişaleu haiş lemor ma tevakeş.
וַיִּמְצָאֵ֣הוּ אִ֔ישׁ וְהִנֵּ֥ה תֹעֶ֖ה בַּשָּׂדֶ֑ה וַיִּשְׁאָלֵ֧הוּ הָאִ֛ישׁ לֵאמֹ֖ר מַה־תְּבַקֵּֽשׁ׃
Kırda yolunu şaşırmış dolaşırken bir adam ona rastladı. Adam, “Ne arıyorsun?” diye sordu.
Vayetsav otam vayomer alehem ani neesaf el ami kivru oti el avotay el hameara aşer bisde efron hahiti.
וַיְצַ֣ו אוֹתָ֗ם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ אֲנִי֙ נֶאֱסָ֣ף אֶל־עַמִּ֔י קִבְר֥וּ אֹתִ֖י אֶל־אֲבֹתָ֑י אֶל־הַ֨מְּעָרָ֔ה אֲשֶׁ֥ר בִּשְׂדֵ֖ה עֶפְר֥וֹן הַֽחִתִּֽי׃
Onlara şu buyruğu verdi: “Ben halkıma katılmak üzereyim. Beni atalarımın yanına, Hiti Efron’un tarlasındaki mağaraya gömün.
Bameara aşer bisde hamahpela aşer al pene mamre beerets kenaan aşer kana avraham et hasade meet efron hahiti laahuzat kaver.
בַּמְּעָרָ֞ה אֲשֶׁ֨ר בִּשְׂדֵ֧ה הַמַּכְפֵּלָ֛ה אֲשֶׁ֥ר עַל־פְּנֵי־מַמְרֵ֖א בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן אֲשֶׁר֩ קָנָ֨ה אַבְרָהָ֜ם אֶת־הַשָּׂדֶ֗ה מֵאֵ֛ת עֶפְרֹ֥ן הַחִתִּ֖י לַאֲחֻזַּת־קָֽבֶר׃
Kenaan ülkesinde, Mamre’nin karşısındaki Mahpela tarlasında bulunan mağaraya. Avraam o tarlayı mezar yeri olarak Hiti Efron’dan satın almıştı.
Vayemareru et hayehem baavoda kaşa behomer uvilvenim uvehol avoda basade et kol avodatam aşer avedu vahem befareh.
וַיְמָרְר֨וּ אֶת־חַיֵּיהֶ֜ם בַּעֲבֹדָ֣ה קָשָׁ֗ה בְּחֹ֙מֶר֙ וּבִלְבֵנִ֔ים וּבְכָל־עֲבֹדָ֖ה בַּשָּׂדֶ֑ה אֵ֚ת כָּל־עֲבֹ֣דָתָ֔ם אֲשֶׁר־עָבְד֥וּ בָהֶ֖ם בְּפָֽרֶךְ׃
Harç ve kerpiç işlerinde, tarlalardaki her türlü ağır işte hayatlarını acıya boğdular. Yaptırdıkları bütün işlerde onları acımasızca çalıştırıyorlardı.
Hine yad Adonay hoya bemikneha aşer basade basusim bahamorim bagemalim babakar uvatson dever kaved meod.
הִנֵּ֨ה יַד־יְהוָ֜ה הוֹיָ֗ה בְּמִקְנְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה בַּסּוּסִ֤ים בַּֽחֲמֹרִים֙ בַּגְּמַלִּ֔ים בַּבָּקָ֖ר וּבַצֹּ֑אן דֶּ֖בֶר כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃
Adonay’ın eli kırdaki hayvanlarının, atların, eşeklerin, develerin, sığırların ve davarların üzerine gelecek; çok ağır bir salgın hastalık olacak.
Bu ayette 2 kez
Veata şelah haez et mikneha veet kol aşer leha basade kol haadam vehabehema aşer yimatse vasade velo yeasef habayta veyarad alehem habarad vametu.
וְעַתָּ֗ה שְׁלַ֤ח הָעֵז֙ אֶֽת־מִקְנְךָ֔ וְאֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר לְךָ֖ בַּשָּׂדֶ֑ה כָּל־הָאָדָ֨ם וְהַבְּהֵמָ֜ה אֲשֶֽׁר־יִמָּצֵ֣א בַשָּׂדֶ֗ה וְלֹ֤א יֵֽאָסֵף֙ הַבַּ֔יְתָה וְיָרַ֧ד עֲלֵהֶ֛ם הַבָּרָ֖ד וָמֵֽתוּ׃
Şimdi haber gönder, hayvanlarını ve kırda sana ait ne varsa hepsini korunaklı yerlere toplat. Kırda kalıp içeri alınmayan bütün insanların ve hayvanların üzerine dolu yağacak; hepsi ölecek.’”
Vaaşer lo sam libo el devar Adonay vayaazov et avadav veet mikneu basade.
וַאֲשֶׁ֥ר לֹא־שָׂ֛ם לִבּ֖וֹ אֶל־דְּבַ֣ר יְהוָ֑ה וַֽיַּעֲזֹ֛ב אֶת־עֲבָדָ֥יו וְאֶת־מִקְנֵ֖הוּ בַּשָּׂדֶֽה׃ (פ)
Adonay’ın sözünü önemsemeyenler ise hizmetkârlarını ve hayvanlarını kırda bıraktılar.
Vayah habarad behol erets mitsrayim et kol aşer basade meadam vead behema veet kol esev hasade hika habarad veet kol ets hasade şiber.
וַיַּ֨ךְ הַבָּרָ֜ד בְּכָל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם אֵ֚ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר בַּשָּׂדֶ֔ה מֵאָדָ֖ם וְעַד־בְּהֵמָ֑ה וְאֵ֨ת כָּל־עֵ֤שֶׂב הַשָּׂדֶה֙ הִכָּ֣ה הַבָּרָ֔ד וְאֶת־כָּל־עֵ֥ץ הַשָּׂדֶ֖ה שִׁבֵּֽר׃
Dolu, bütün Mısır ülkesinde kırda ne varsa, insanları da hayvanları da vurdu. Kırdaki bütün bitkileri vurdu ve bütün ağaçları kırdı.
Vayomer moşe ihluu hayom ki şabat hayom ladonay hayom lo timtsauu basade.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אִכְלֻ֣הוּ הַיּ֔וֹם כִּֽי־שַׁבָּ֥ת הַיּ֖וֹם לַיהוָ֑ה הַיּ֕וֹם לֹ֥א תִמְצָאֻ֖הוּ בַּשָּׂדֶֽה׃
Moşe, “Onu bugün yiyin” dedi. “Çünkü bugün Adonay için Şabat’tır. Bugün kırda bulamayacaksınız.
Ki yaver iş sade o herem veşilah et beiro uvier bisde aher metav sadeu umetav karmo yeşalem.
כִּ֤י יַבְעֶר־אִישׁ֙ שָׂדֶ֣ה אוֹ־כֶ֔רֶם וְשִׁלַּח֙ אֶת־בעירה [בְּעִיר֔וֹ] וּבִעֵ֖ר בִּשְׂדֵ֣ה אַחֵ֑ר מֵיטַ֥ב שָׂדֵ֛הוּ וּמֵיטַ֥ב כַּרְמ֖וֹ יְשַׁלֵּֽם׃ (ס)
Bir adam hayvanını tarla ya da bağda otlatırken serbest bırakır ve hayvan başkasının tarlasında otlarsa, adam kendi tarlasının ve bağının en iyisiyle zararı ödeyecek.
Veanşe kodeş tihyun li uvasar basade terefa lo tohelu lakelev taşlihun oto.
וְאַנְשֵׁי־קֹ֖דֶשׁ תִּהְי֣וּן לִ֑י וּבָשָׂ֨ר בַּשָּׂדֶ֤ה טְרֵפָה֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ לַכֶּ֖לֶב תַּשְׁלִכ֥וּן אֹתֽוֹ׃ (ס)
Benim için kutsal insanlar olacaksınız. Kırda parçalanmış bir hayvanın etini yemeyecek, onu köpeğe atacaksınız.
Vehag hakatsir bikure maaseha aşer tizra basade vehag haasif betset haşana beasepeha et maaseha min hasade.
וְחַ֤ג הַקָּצִיר֙ בִּכּוּרֵ֣י מַעֲשֶׂ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּזְרַ֖ע בַּשָּׂדֶ֑ה וְחַ֤ג הָֽאָסִף֙ בְּצֵ֣את הַשָּׁנָ֔ה בְּאָסְפְּךָ֥ אֶֽת־מַעֲשֶׂ֖יךָ מִן־הַשָּׂדֶֽה׃
Tarlaya ektiğin emeğinin ilk ürünleriyle Hasat Bayramı’nı ve yılın sonunda, emeğinin ürünlerini tarladan topladığında Ürün Toplama Bayramı’nı kutlayacaksın.
Nabera na veartseha lo naavor besade uveherem velo nişte me veer dereh hameleh neleh lo nite yamin usemovl ad aşer naavor gevuleha.
נַעְבְּרָה־נָּ֣א בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נַעֲבֹר֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם וְלֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר דֶּ֧רֶךְ הַמֶּ֣לֶךְ נֵלֵ֗ךְ לֹ֤א נִטֶּה֙ יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֔אול עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבוּלֶֽךָ׃
Lütfen ülkenden geçelim. Tarladan ya da bağdan geçmeyecek, kuyu suyu içmeyeceğiz. Kral yolundan yürüyeceğiz; sınırını geçene kadar sağa sola sapmayacağız.”
Umibamot hagay aşer bisde moav roş hapisga venişkafa al pene hayeşimon.
וּמִבָּמ֗וֹת הַגַּיְא֙ אֲשֶׁר֙ בִּשְׂדֵ֣ה מוֹאָ֔ב רֹ֖אשׁ הַפִּסְגָּ֑ה וְנִשְׁקָ֖פָה עַל־פְּנֵ֥י הַיְשִׁימֹֽן׃ (פ)
Bamot’tan da Moav kırlarındaki vadiye, ıssızlığa bakan Pisga tepesine gittiler.
Ebera veartseha lo nite besade uveherem lo nişte me veer bedereh hameleh neleh ad aşer naavor gevuleha.
אֶעְבְּרָ֣ה בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נִטֶּה֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם לֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר בְּדֶ֤רֶךְ הַמֶּ֙לֶךְ֙ נֵלֵ֔ךְ עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבֻלֶֽךָ׃
“Ülkenden geçmeme izin ver. Tarlaya ya da bağa sapmayacağız, kuyu suyu içmeyeceğiz. Sınırından çıkıncaya kadar Kral Yolu’ndan gideceğiz.”
Vatere haaton et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vatet haaton min hadereh vateleh basade vayah bilam et haaton lehatotah hadareh.
וַתֵּ֣רֶא הָאָתוֹן֩ אֶת־מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה נִצָּ֣ב בַּדֶּ֗רֶךְ וְחַרְבּ֤וֹ שְׁלוּפָה֙ בְּיָד֔וֹ וַתֵּ֤ט הָֽאָתוֹן֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ וַתֵּ֖לֶךְ בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֤ךְ בִּלְעָם֙ אֶת־הָ֣אָת֔וֹן לְהַטֹּתָ֖הּ הַדָּֽרֶךְ׃
Dişi eşek, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü. Yoldan sapıp tarlaya girdi. Bilam onu yola döndürmek için dövdü.
Ki yimatse halal baadama aşer Adonay eloheha noten leha leriştah nofel basade lo noda mi hikau.
כִּי־יִמָּצֵ֣א חָלָ֗ל בָּאֲדָמָה֙ אֲשֶׁר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ נֹתֵ֤ן לְךָ֙ לְרִשְׁתָּ֔הּ נֹפֵ֖ל בַּשָּׂדֶ֑ה לֹ֥א נוֹדַ֖ע מִ֥י הִכָּֽהוּ׃
Tanrın Adonay'ın mülk edinmen için sana verdiği toprakta, kırda yatmakta olan öldürülmüş birinin cesedi bulunur ve onu kimin öldürdüğü bilinmezse,
Veim basade yimtsa haiş et hanaara hameorasa vehehezik bah haiş veşahav imah umet haiş aşer şahav imah levado.
וְֽאִם־בַּשָּׂדֶ֞ה יִמְצָ֣א הָאִ֗ישׁ אֶת־הנער [הַֽנַּעֲרָה֙] הַמְאֹ֣רָשָׂ֔ה וְהֶחֱזִֽיק־בָּ֥הּ הָאִ֖ישׁ וְשָׁכַ֣ב עִמָּ֑הּ וּמֵ֗ת הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־שָׁכַ֥ב עִמָּ֖הּ לְבַדּֽוֹ׃
Ama adam nişanlı genç kadına kırda rastlar, onu zorla tutup onunla yatarsa, yalnız onunla yatan adam ölecek.
Ki vasade metsaah tsaaka hanaara hameorasa veen moşia lah.
כִּ֥י בַשָּׂדֶ֖ה מְצָאָ֑הּ צָעֲקָ֗ה הנער [הַֽנַּעֲרָה֙] הַמְאֹ֣רָשָׂ֔ה וְאֵ֥ין מוֹשִׁ֖יעַ לָֽהּ׃ (ס)
Çünkü onu kırda bulmuştur; nişanlı genç kadın bağırmış, ama onu kurtaracak kimse olmamıştır.
Ki tiktsor ketsireha vesadeha veşahahta omer basade lo taşuv lekahto lager layatom velaalmana yihye lemaan yevarehha Adonay eloheha behol maase yadeha.
כִּ֣י תִקְצֹר֩ קְצִֽירְךָ֨ בְשָׂדֶ֜ךָ וְשָֽׁכַחְתָּ֧ עֹ֣מֶר בַּשָּׂדֶ֗ה לֹ֤א תָשׁוּב֙ לְקַחְתּ֔וֹ לַגֵּ֛ר לַיָּת֥וֹם וְלָאַלְמָנָ֖ה יִהְיֶ֑ה לְמַ֤עַן יְבָרֶכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּכֹ֖ל מַעֲשֵׂ֥ה יָדֶֽיךָ׃
Tarlanın ekinini biçerken tarlada bir demet unutursan onu almak için geri dönmeyeceksin. Yabancıya, yetime ve dula kalacak. Böylece Tanrın Adonay elinin bütün işlerinde seni bereketlendirecek.
Baruh ata bair uvaruh ata basade.
בָּר֥וּךְ אַתָּ֖ה בָּעִ֑יר וּבָר֥וּךְ אַתָּ֖ה בַּשָּׂדֶֽה׃
Kentte bereketli olacaksın, kırda bereketli olacaksın.
Arur ata bair vearur ata basade.
אָר֥וּר אַתָּ֖ה בָּעִ֑יר וְאָר֥וּר אַתָּ֖ה בַּשָּׂדֶֽה׃
Kentte lanetli olacaksın, kırda lanetli olacaksın.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
countryside; bush; uninhabited land; field; landholding; property; territory; soil
Dilbilgisel yapı: edat (belirli artikel içerir) + isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 25 kez
HRd/Ncmsacountryside; bush; uninhabited land; field; landholding; property; territory; soil
Dilbilgisel yapı: edat + isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 5 kez
HR/Ncmsccountryside; bush; uninhabited land; field; landholding; property; territory; soil
Dilbilgisel yapı: edat + isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 2 kez
HR/NcmsaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.