İbranice biçim גָּד֥וֹל
Lemma גָּדוֹל
Kök — שורש (şoreş, kök) גדל
Kaynak anlam (İngilizce): great
Biçim: sıfat, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 30 kullanım
Teknik kod
HAamsaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 31 kez, 31 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim גָּד֥וֹל
Lemma גָּדוֹל
Kök — שורש (şoreş, kök) גדל
Kaynak anlam (İngilizce): great
Biçim: sıfat, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 30 kullanım
HAamsaİbranice biçim גָּדֹ֑ל
Lemma גָּדוֹל
Kök — שורש (şoreş, kök) גדל
Kaynak anlam (İngilizce): great
Biçim: sıfat, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 1 kullanım
HAamsaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayomer kayin el Adonay gadol avoni mineso.
וַיֹּ֥אמֶר קַ֖יִן אֶל־יְהוָ֑ה גָּד֥וֹל עֲוֺנִ֖י מִנְּשֹֽׂא׃
Kayin Adonay’a, “Cezam taşıyabileceğimden ağır” dedi.
Veeesha legoy gadol vaavarehha vaagadela şemeha vehye beraha.
וְאֶֽעֶשְׂךָ֙ לְג֣וֹי גָּד֔וֹל וַאֲבָ֣רֶכְךָ֔ וַאֲגַדְּלָ֖ה שְׁמֶ֑ךָ וֶהְיֵ֖ה בְּרָכָֽה׃
Seni büyük bir halk yapacağım, seni kutsayacağım ve adını yücelteceğim. Bir bereket kaynağı ol.
Vegam et hagoy aşer yaavodu dan anohi veahare hen yetseu birhuş gadol.
וְגַ֧ם אֶת־הַגּ֛וֹי אֲשֶׁ֥ר יַעֲבֹ֖דוּ דָּ֣ן אָנֹ֑כִי וְאַחֲרֵי־כֵ֥ן יֵצְא֖וּ בִּרְכֻ֥שׁ גָּדֽוֹל׃
Hizmet edecekleri halkı da Ben yargılayacağım. Bundan sonra büyük bir servetle çıkacaklar.
Uleyişmael şematiha hine berahti oto vehifreti oto vehirbeti oto bimod meod şenem asar nesiim yolid unetativ legoy gadol.
וּֽלְיִשְׁמָעֵ֘אל שְׁמַעְתִּיךָ֒ הִנֵּ֣ה ׀ בֵּרַ֣כְתִּי אֹת֗וֹ וְהִפְרֵיתִ֥י אֹת֛וֹ וְהִרְבֵּיתִ֥י אֹת֖וֹ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֑ד שְׁנֵים־עָשָׂ֤ר נְשִׂיאִם֙ יוֹלִ֔יד וּנְתַתִּ֖יו לְג֥וֹי גָּדֽוֹל׃
Yişmael konusunda da seni duydum. İşte, onu kutsadım; onu verimli kılıp çok, pek çok çoğaltacağım. On iki önderin babası olacak; onu büyük bir halk yapacağım.
Veavraham hayo yiheye legoy gadol veatsum venivrehu vo kol goye haarets.
וְאַ֨בְרָהָ֔ם הָי֧וֹ יִֽהְיֶ֛ה לְג֥וֹי גָּד֖וֹל וְעָצ֑וּם וְנִ֨בְרְכוּ ב֔וֹ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ׃
Avraam mutlaka büyük ve güçlü bir halk olacak; yeryüzünün bütün halkları onun aracılığıyla kutsanacak.
Veet haanaşim aşer petah habayit hiku basanverim mikaton vead gadol vayilu limtso hapatah.
וְֽאֶת־הָאֲנָשִׁ֞ים אֲשֶׁר־פֶּ֣תַח הַבַּ֗יִת הִכּוּ֙ בַּסַּנְוֵרִ֔ים מִקָּטֹ֖ן וְעַד־גָּד֑וֹל וַיִּלְא֖וּ לִמְצֹ֥א הַפָּֽתַח׃
Evin girişindeki adamları küçüğünden büyüğüne körlükle vurdular. Adamlar kapıyı arayıp bulamayarak bitkin düştüler.
Vayigdal hayeled vayigamal vayaas avraham mişte gadol beyom higamel et yitshak.
וַיִּגְדַּ֥ל הַיֶּ֖לֶד וַיִּגָּמַ֑ל וַיַּ֤עַשׂ אַבְרָהָם֙ מִשְׁתֶּ֣ה גָד֔וֹל בְּי֖וֹם הִגָּמֵ֥ל אֶת־יִצְחָֽק׃
Çocuk büyüdü ve sütten kesildi. Avraam, Yitshak’ın sütten kesildiği gün büyük bir şölen verdi.
Kumi sei et hanaar vehahaziki et yadeh bo ki legoy gadol asimenu.
ק֚וּמִי שְׂאִ֣י אֶת־הַנַּ֔עַר וְהַחֲזִ֥יקִי אֶת־יָדֵ֖ךְ בּ֑וֹ כִּֽי־לְג֥וֹי גָּד֖וֹל אֲשִׂימֶֽנּוּ׃
Kalk, çocuğu kaldır ve elinden tut. Çünkü onu büyük bir halk yapacağım.”
Vayomer hen od hayom gadol lo et heasef hamikne haşku hatson ulehu reu.
וַיֹּ֗אמֶר הֵ֥ן עוֹד֙ הַיּ֣וֹם גָּד֔וֹל לֹא־עֵ֖ת הֵאָסֵ֣ף הַמִּקְנֶ֑ה הַשְׁק֥וּ הַצֹּ֖אן וּלְכ֥וּ רְעֽוּ׃
Yaakov, “Günün bitmesine daha çok var” dedi. “Hayvanları toplama zamanı değil. Sürüyü sulayın, gidip otlatın.”
Enenu gadol babayit haze mimeni velo hasah mimeni meuma ki im otah baaşer at işto veeh eese haraa hagedola hazot vehatati lelohim.
אֵינֶ֨נּוּ גָד֜וֹל בַּבַּ֣יִת הַזֶּה֮ מִמֶּנִּי֒ וְלֹֽא־חָשַׂ֤ךְ מִמֶּ֙נִּי֙ מְא֔וּמָה כִּ֥י אִם־אוֹתָ֖ךְ בַּאֲשֶׁ֣ר אַתְּ־אִשְׁתּ֑וֹ וְאֵ֨יךְ אֶֽעֱשֶׂ֜ה הָרָעָ֤ה הַגְּדֹלָה֙ הַזֹּ֔את וְחָטָ֖אתִי לֵֽאלֹהִֽים׃
Bu evde benden daha yetkili değil. Senden başka hiçbir şeyi benden esirgemedi; çünkü sen onun karısısın. Nasıl böyle büyük bir kötülük yapıp Tanrı’ya karşı günah işlerim?”
Vatikra leanşe vetah vatomer lahem lemor reu hevi lanu iş ivri letsahek banu ba elay lişkav imi vaekra bekol gadol.
וַתִּקְרָ֞א לְאַנְשֵׁ֣י בֵיתָ֗הּ וַתֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ לֵאמֹ֔ר רְא֗וּ הֵ֥בִיא לָ֛נוּ אִ֥ישׁ עִבְרִ֖י לְצַ֣חֶק בָּ֑נוּ בָּ֤א אֵלַי֙ לִשְׁכַּ֣ב עִמִּ֔י וָאֶקְרָ֖א בְּק֥וֹל גָּדֽוֹל׃
ev halkını çağırıp onlara şöyle dedi: “Bakın! Kocam bizi aşağılasın diye şu İbrani adamı getirdi. Benimle yatmak için yanıma geldi; ben de yüksek sesle bağırdım.
Hine şeva şanim baot sava gadol behol erets mitsrayim.
הִנֵּ֛ה שֶׁ֥בַע שָׁנִ֖ים בָּא֑וֹת שָׂבָ֥ע גָּד֖וֹל בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Bütün Mısır ülkesinde büyük bolluk yaşanacak yedi yıl geliyor.
Vayomer anohi hael elohe aviha al tira mereda mitsrayma ki legoy gadol asimeha şam.
וַיֹּ֕אמֶר אָנֹכִ֥י הָאֵ֖ל אֱלֹהֵ֣י אָבִ֑יךָ אַל־תִּירָא֙ מֵרְדָ֣ה מִצְרַ֔יְמָה כִּֽי־לְג֥וֹי גָּד֖וֹל אֲשִֽׂימְךָ֥ שָֽׁם׃
Tanrı, “Ben Tanrı’yım, babanın Tanrısı’yım” dedi. “Mısır’a inmekten korkma; çünkü seni orada büyük bir ulus yapacağım.
Vayavou ad goren haatad aşer beever hayarden vayispedu şam misped gadol vehaved meod vayaas leaviv evel şivat yamim.
וַיָּבֹ֜אוּ עַד־גֹּ֣רֶן הָאָטָ֗ד אֲשֶׁר֙ בְּעֵ֣בֶר הַיַּרְדֵּ֔ן וַיִּ֨סְפְּדוּ־שָׁ֔ם מִסְפֵּ֛ד גָּד֥וֹל וְכָבֵ֖ד מְאֹ֑ד וַיַּ֧עַשׂ לְאָבִ֛יו אֵ֖בֶל שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים׃
Yarden’in öte yakasındaki Goren Haatad’a geldiler. Orada çok büyük ve acı bir ağıt yaktılar. Yosef babası için yedi gün yas tuttu.
Vayiten Adonay et hen haam beene mitsrayim gam haiş moşe gadol meod beerets mitsrayim beene avde faro uveene haam.
וַיִּתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־חֵ֥ן הָעָ֖ם בְּעֵינֵ֣י מִצְרָ֑יִם גַּ֣ם ׀ הָאִ֣ישׁ מֹשֶׁ֗ה גָּד֤וֹל מְאֹד֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּעֵינֵ֥י עַבְדֵֽי־פַרְעֹ֖ה וּבְעֵינֵ֥י הָעָֽם׃ (ס)
Adonay, Mısırlıların halka iyi gözle bakmasını sağladı. Moşe de Mısır ülkesinde, Firavun’un görevlilerinin ve halkın gözünde çok saygın bir kişiydi.
Ata yadati ki gadol Adonay mikol haelohim ki vadavar aşer zadu alehem.
עַתָּ֣ה יָדַ֔עְתִּי כִּֽי־גָד֥וֹל יְהוָ֖ה מִכָּל־הָאֱלֹהִ֑ים כִּ֣י בַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר זָד֖וּ עֲלֵיהֶֽם׃
Şimdi Adonay’ın bütün ilahlardan büyük olduğunu biliyorum; çünkü Mısırlıların onlara karşı küstahça kullandıkları şey, kendi başlarına geldi.”
Veata haniha li veyihar api vahem vaahalem veeese oteha legoy gadol.
וְעַתָּה֙ הַנִּ֣יחָה לִּ֔י וְיִֽחַר־אַפִּ֥י בָהֶ֖ם וַאֲכַלֵּ֑ם וְאֶֽעֱשֶׂ֥ה אוֹתְךָ֖ לְג֥וֹי גָּדֽוֹל׃
“Şimdi Beni bırak; onlara karşı öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Seni ise büyük bir ulus yapacağım.”
Vayehal moşe et pene Adonay elohav vayomer lama Adonay yehere apeha beameha aşer hotseta meerets mitsrayim behoah gadol uveyad hazaka.
וַיְחַ֣ל מֹשֶׁ֔ה אֶת־פְּנֵ֖י יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר לָמָ֤ה יְהוָה֙ יֶחֱרֶ֤ה אַפְּךָ֙ בְּעַמֶּ֔ךָ אֲשֶׁ֤ר הוֹצֵ֙אתָ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּכֹ֥חַ גָּד֖וֹל וּבְיָ֥ד חֲזָקָֽה׃
Moşe, Tanrısı Adonay’a yalvararak şöyle dedi: “Adonay, büyük bir güçle ve güçlü bir elle Mısır ülkesinden çıkardığın halkına karşı öfken neden alevlensin?
Lo taasu avel bamişpat lo tisa fene dal velo tehdar pene gadol betsedek tişpot amiteha.
לֹא־תַעֲשׂ֥וּ עָ֙וֶל֙ בַּמִּשְׁפָּ֔ט לֹא־תִשָּׂ֣א פְנֵי־דָ֔ל וְלֹ֥א תֶהְדַּ֖ר פְּנֵ֣י גָד֑וֹל בְּצֶ֖דֶק תִּשְׁפֹּ֥ט עֲמִיתֶֽךָ׃
Yargıda haksızlık yapmayacaksınız. Yoksulu kayırmayacak, güçlüye ayrıcalık tanımayacaksın. Başkasını adaletle yargılayacaksın.
Akenu vadever veorişenu veeese oteha legoy gadol veatsum mimenu.
אַכֶּ֥נּוּ בַדֶּ֖בֶר וְאוֹרִשֶׁ֑נּוּ וְאֶֽעֱשֶׂה֙ אֹֽתְךָ֔ לְגוֹי־גָּד֥וֹל וְעָצ֖וּם מִמֶּֽנּוּ׃
Onları salgınla vurup mirastan yoksun bırakacağım. Senden, onlardan daha büyük ve güçlü bir ulus yapacağım.”
Ana anahnu olim ahenu hemasu et levavenu lemor am gadol varam mimenu arim gedolot uvetsurot başamayim vegam bene anakim rainu şam.
אָנָ֣ה ׀ אֲנַ֣חְנוּ עֹלִ֗ים אַחֵינוּ֩ הֵמַ֨סּוּ אֶת־לְבָבֵ֜נוּ לֵאמֹ֗ר עַ֣ם גָּד֤וֹל וָרָם֙ מִמֶּ֔נּוּ עָרִ֛ים גְּדֹלֹ֥ת וּבְצוּרֹ֖ת בַּשָּׁמָ֑יִם וְגַם־בְּנֵ֥י עֲנָקִ֖ים רָאִ֥ינוּ שָֽׁם׃
Nereye çıkıyoruz? Kardeşlerimiz, “Halk bizden daha büyük ve daha uzun boylu; şehirler büyük, surları göğe uzanıyor. Orada Anaklıların oğullarını da gördük” diyerek yüreğimizi erittiler.’
Haemim lefanim yaşevu vah am gadol verav varam kaanakim.
הָאֵמִ֥ים לְפָנִ֖ים יָ֣שְׁבוּ בָ֑הּ עַ֣ם גָּד֥וֹל וְרַ֛ב וָרָ֖ם כָּעֲנָקִֽים׃
Önceden orada Emimler yaşıyordu; Anaklılar gibi iri, kalabalık ve uzun boylu bir halktı.
Am gadol verav varam kaanakim vayaşmidem Adonay mipenehem vayiraşum vayeşevu tahtam.
עַ֣ם גָּד֥וֹל וְרַ֛ב וָרָ֖ם כָּעֲנָקִ֑ים וַיַּשְׁמִידֵ֤ם יְהוָה֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם וַיִּירָשֻׁ֖ם וַיֵּשְׁב֥וּ תַחְתָּֽם׃
Anaklılar gibi iri, kalabalık ve uzun boylu bir halktı. Adonay onları Ammonluların önünden yok etti; Ammonlular onları yerlerinden edip yerlerine yerleştiler.
Ki mi goy gadol aşer lo Elohim kerovim elav kadonay elohenu bekol kareenu elav.
כִּ֚י מִי־ג֣וֹי גָּד֔וֹל אֲשֶׁר־ל֥וֹ אֱלֹהִ֖ים קְרֹבִ֣ים אֵלָ֑יו כַּיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ בְּכָּל־קָרְאֵ֖נוּ אֵלָֽיו׃
Kendisine her seslendiğimizde Tanrımız Adonay’ın bize yakın olduğu gibi, tanrısı kendisine yakın olan hangi büyük ulus vardır?
Umi goy gadol aşer lo hukim umişpatim tsadikim kehol hatora hazot aşer anohi noten lifnehem hayom.
וּמִי֙ גּ֣וֹי גָּד֔וֹל אֲשֶׁר־ל֛וֹ חֻקִּ֥ים וּמִשְׁפָּטִ֖ים צַדִּיקִ֑ם כְּכֹל֙ הַתּוֹרָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י נֹתֵ֥ן לִפְנֵיכֶ֖ם הַיּֽוֹם׃
Bugün önünüze koyduğum bu Tora’nın bütünü kadar adil kurallara ve hükümlere sahip hangi büyük ulus vardır?
Et hadevarim haele diber Adonay el kol kehalehem bahar mitoh haeş heanan vehaarafel kol gadol velo yasaf vayihtevem al şene luhot avanim vayitenem elay.
אֶֽת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֡לֶּה דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה אֶל־כָּל־קְהַלְכֶ֜ם בָּהָ֗ר מִתּ֤וֹךְ הָאֵשׁ֙ הֶֽעָנָ֣ן וְהָֽעֲרָפֶ֔ל ק֥וֹל גָּד֖וֹל וְלֹ֣א יָסָ֑ף וַֽיִּכְתְּבֵ֗ם עַל־שְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת אֲבָנִ֔ים וַֽיִּתְּנֵ֖ם אֵלָֽי׃
Adonay bu sözleri dağda ateşin, bulutun ve koyu sisin içinden bütün topluluğunuza büyük bir sesle söyledi ve daha fazlasını eklemedi. Onları iki taş levhaya yazıp bana verdi.
Lo taarots mipenehem ki Adonay eloheha bekirbeha el gadol venora.
לֹ֥א תַעֲרֹ֖ץ מִפְּנֵיהֶ֑ם כִּֽי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ בְּקִרְבֶּ֔ךָ אֵ֥ל גָּד֖וֹל וְנוֹרָֽא׃
Onlardan ürkme. Çünkü arandaki Tanrın Adonay, büyük ve heybetli Tanrı’dır.
Am gadol varam bene anakim aşer ata yadata veata şamata mi yityatsev lifne bene anak.
עַֽם־גָּד֥וֹל וָרָ֖ם בְּנֵ֣י עֲנָקִ֑ים אֲשֶׁ֨ר אַתָּ֤ה יָדַ֙עְתָּ֙ וְאַתָּ֣ה שָׁמַ֔עְתָּ מִ֣י יִתְיַצֵּ֔ב לִפְנֵ֖י בְּנֵ֥י עֲנָֽק׃
İri ve uzun boylu bir halk, Anaklıların oğulları! Sen onları biliyorsun; ‘Anak oğullarının önünde kim durabilir?’ sözünü de duydun.
Veanita veamarta lifne Adonay eloheha arami oved avi vayered mitsrayma vayagar şam bimte meat vayehi şam legoy gadol atsum varav.
וְעָנִ֨יתָ וְאָמַרְתָּ֜ לִפְנֵ֣י ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֲרַמִּי֙ אֹבֵ֣ד אָבִ֔י וַיֵּ֣רֶד מִצְרַ֔יְמָה וַיָּ֥גָר שָׁ֖ם בִּמְתֵ֣י מְעָ֑ט וַֽיְהִי־שָׁ֕ם לְג֥וֹי גָּד֖וֹל עָצ֥וּם וָרָֽב׃
Tanrın Adonay'ın önünde yüksek sesle şöyle diyeceksin: 'Bir Aramlı atamı yok etmek istedi. Atam Mısır'a indi ve orada az sayıda insanla yabancı olarak yaşadı. Orada büyük, güçlü ve kalabalık bir ulus oldu.
Vayotsienu Adonay mimitsrayim beyad hazaka uvizroa netuya uvemora gadol uveotot uvemofetim.
וַיּוֹצִאֵ֤נוּ יְהוָה֙ מִמִּצְרַ֔יִם בְּיָ֤ד חֲזָקָה֙ וּבִזְרֹ֣עַ נְטוּיָ֔ה וּבְמֹרָ֖א גָּדֹ֑ל וּבְאֹת֖וֹת וּבְמֹפְתִֽים׃
Adonay bizi güçlü bir elle, uzanmış bir kolla, büyük bir dehşetle, belirtilerle ve harikalarla Mısır'dan çıkardı.
Vayiteşem Adonay meal admatam beaf uvehema uveketsef gadol vayaşlihem el erets aheret kayom haze.
וַיִּתְּשֵׁ֤ם יְהוָה֙ מֵעַ֣ל אַדְמָתָ֔ם בְּאַ֥ף וּבְחֵמָ֖ה וּבְקֶ֣צֶף גָּד֑וֹל וַיַּשְׁלִכֵ֛ם אֶל־אֶ֥רֶץ אַחֶ֖רֶת כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃
Adonay onları öfke, gazap ve büyük kızgınlıkla topraklarından söküp attı; bugün olduğu gibi başka bir ülkeye savurdu."