İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

עבדיךavadeha

köle, hizmetkâr; görevli/memur; tebaa, bağlı kişi; bağlama göre kutsal hizmet görevlisi

Bu İbranice biçim Tora’da 18 kez, 18 farklı ayette görülür.

Temel kelime (lemma)
עֶ֫בֶד
Kök
עבד

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit9 kullanım9 ayet
  • Şemot6 kullanım6 ayet
  • Bamidbar3 kullanım3 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 42:11

    Kulanu bene iş ehad nahenu kenim anahnu lo hayu avadeha meragelim.

    כֻּלָּ֕נוּ בְּנֵ֥י אִישׁ־אֶחָ֖ד נָ֑חְנוּ כֵּנִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ לֹא־הָי֥וּ עֲבָדֶ֖יךָ מְרַגְּלִֽים׃

    Hepimiz aynı babanın oğullarıyız. Dürüst insanlarız; biz kulların casus değiliz.”

  2. Bereşit 42:13

    Vayomeru şenem asar avadeha ahim anahnu bene iş ehad beerets kenaan vehine hakaton et avinu hayom vehaehad enenu.

    וַיֹּאמְר֗וּ שְׁנֵ֣ים עָשָׂר֩ עֲבָדֶ֨יךָ אַחִ֧ים ׀ אֲנַ֛חְנוּ בְּנֵ֥י אִישׁ־אֶחָ֖ד בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְהִנֵּ֨ה הַקָּטֹ֤ן אֶת־אָבִ֙ינוּ֙ הַיּ֔וֹם וְהָאֶחָ֖ד אֵינֶֽנּוּ׃

    Onlar, “Biz kulların on iki kardeşiz” dediler. “Kenaan ülkesinde yaşayan bir adamın oğullarıyız. En küçüğümüz şimdi babamızın yanında; birimizse artık yok.”

  3. Bereşit 44:16

    Vayomer yehuda ma nomar ladoni ma nedaber uma nitstadak haelohim matsa et avon avadeha hinenu avadim ladoni gam anahnu gam aşer nimtsa hagavia beyado.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֗ה מַה־נֹּאמַר֙ לַֽאדֹנִ֔י מַה־נְּדַבֵּ֖ר וּמַה־נִּצְטַדָּ֑ק הָאֱלֹהִ֗ים מָצָא֙ אֶת־עֲוֺ֣ן עֲבָדֶ֔יךָ הִנֶּנּ֤וּ עֲבָדִים֙ לַֽאדֹנִ֔י גַּם־אֲנַ֕חְנוּ גַּ֛ם אֲשֶׁר־נִמְצָ֥א הַגָּבִ֖יעַ בְּיָדֽוֹ׃

    Yehuda, “Efendimize ne diyebiliriz?” dedi. “Ne söyleyebilir, kendimizi nasıl haklı çıkarabiliriz? Tanrı kullarının suçunu ortaya çıkardı. İşte, biz de kâse kendisinde bulunan da efendimizin köleleriyiz.”

  4. Bereşit 44:21

    Vatomer el avadeha horiduu elay veasima eni alav.

    וַתֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עֲבָדֶ֔יךָ הוֹרִדֻ֖הוּ אֵלָ֑י וְאָשִׂ֥ימָה עֵינִ֖י עָלָֽיו׃

    Kullarına, ‘Onu buraya, yanıma getirin; onu görmek istiyorum’ dedin.

  5. Bereşit 44:23

    Vatomer el avadeha im lo yered ahihem hakaton itehem lo tosifun lirot panay.

    וַתֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עֲבָדֶ֔יךָ אִם־לֹ֥א יֵרֵ֛ד אֲחִיכֶ֥ם הַקָּטֹ֖ן אִתְּכֶ֑ם לֹ֥א תֹסִפ֖וּן לִרְא֥וֹת פָּנָֽי׃

    Ama kullarına, ‘En küçük kardeşiniz sizinle gelmezse bir daha karşıma çıkmayın’ dedin.

  6. Bereşit 44:31

    Vehaya kiroto ki en hanaar vamet vehoridu avadeha et sevat avdeha avinu beyagon şeola.

    וְהָיָ֗ה כִּרְאוֹת֛וֹ כִּי־אֵ֥ין הַנַּ֖עַר וָמֵ֑ת וְהוֹרִ֨ידוּ עֲבָדֶ֜יךָ אֶת־שֵׂיבַ֨ת עַבְדְּךָ֥ אָבִ֛ינוּ בְּיָג֖וֹן שְׁאֹֽלָה׃

    delikanlının gelmediğini görünce ölür. Böylece biz kulların, kulun olan babamızın ak saçlı başını keder içinde Şeol’e indirmiş oluruz.

  7. Bereşit 46:34

    Vaamartem anşe mikne hayu avadeha mineurenu vead ata gam anahnu gam avotenu baavur teşevu beerets goşen ki toavat mitsrayim kol roe tson.

    וַאֲמַרְתֶּ֗ם אַנְשֵׁ֨י מִקְנֶ֜ה הָי֤וּ עֲבָדֶ֙יךָ֙ מִנְּעוּרֵ֣ינוּ וְעַד־עַ֔תָּה גַּם־אֲנַ֖חְנוּ גַּם־אֲבֹתֵ֑ינוּ בַּעֲב֗וּר תֵּשְׁבוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן כִּֽי־תוֹעֲבַ֥ת מִצְרַ֖יִם כָּל־רֹ֥עֵה צֹֽאן׃

    ‘Biz kulların gençliğimizden bugüne kadar hayvan yetiştiririz; atalarımız da böyle yapardı’ deyin. Böylece Goşen bölgesinde oturabilirsiniz. Çünkü Mısırlılar bütün davar çobanlarını iğrenç sayar.”

  8. Bereşit 47:3

    Vayomer paro el ehav ma maasehem vayomeru el paro roe tson avadeha gam anahnu gam avotenu.

    וַיֹּ֧אמֶר פַּרְעֹ֛ה אֶל־אֶחָ֖יו מַה־מַּעֲשֵׂיכֶ֑ם וַיֹּאמְר֣וּ אֶל־פַּרְעֹ֗ה רֹעֵ֥ה צֹאן֙ עֲבָדֶ֔יךָ גַּם־אֲנַ֖חְנוּ גַּם־אֲבוֹתֵֽינוּ׃

    Firavun, Yosef’in kardeşlerine, “İşiniz nedir?” diye sordu. “Biz kulların davar çobanıyız” dediler. “Atalarımız da öyleydi.”

  9. Bereşit 47:4

    Vayomeru el paro lagur baarets banu ki en mire latson aşer laavadeha ki haved haraav beerets kenaan veata yeşevu na avadeha beerets goşen.

    וַיֹּאמְר֣וּ אֶל־פַּרְעֹ֗ה לָג֣וּר בָּאָרֶץ֮ בָּאנוּ֒ כִּי־אֵ֣ין מִרְעֶ֗ה לַצֹּאן֙ אֲשֶׁ֣ר לַעֲבָדֶ֔יךָ כִּֽי־כָבֵ֥ד הָרָעָ֖ב בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְעַתָּ֛ה יֵֽשְׁבוּ־נָ֥א עֲבָדֶ֖יךָ בְּאֶ֥רֶץ גֹּֽשֶׁן׃

    Firavun’a şöyle dediler: “Bu ülkede bir süre kalmaya geldik. Çünkü Kenaan ülkesinde kıtlık çok ağır; kullarının davarlarına otlak kalmadı. Lütfen kullarının Goşen bölgesinde oturmasına izin ver.”

  10. Şemot 5:16

    Teven en nitan laavadeha ulevenim omerim lanu asu vehine avadeha mukim vehatat ameha.

    תֶּ֗בֶן אֵ֤ין נִתָּן֙ לַעֲבָדֶ֔יךָ וּלְבֵנִ֛ים אֹמְרִ֥ים לָ֖נוּ עֲשׂ֑וּ וְהִנֵּ֧ה עֲבָדֶ֛יךָ מֻכִּ֖ים וְחָטָ֥את עַמֶּֽךָ׃

    Kullarına saman verilmiyor ama bize ‘Kerpiç yapın!’ deniliyor. Üstelik kulların dövülüyor. Oysa suç senin halkında!”

  11. Şemot 7:28

    Veşarats hayeor tsefardeim vealu uvau beveteha uvahadar mişkaveha veal mitateha uvevet avadeha uveameha uvetanureha uvemişaroteha.

    וְשָׁרַ֣ץ הַיְאֹר֮ צְפַרְדְּעִים֒ וְעָלוּ֙ וּבָ֣אוּ בְּבֵיתֶ֔ךָ וּבַחֲדַ֥ר מִשְׁכָּבְךָ֖ וְעַל־מִטָּתֶ֑ךָ וּבְבֵ֤ית עֲבָדֶ֙יךָ֙ וּבְעַמֶּ֔ךָ וּבְתַנּוּרֶ֖יךָ וּבְמִשְׁאֲרוֹתֶֽיךָ׃

    Nil kurbağalarla dolup taşacak. Çıkıp evine, yatak odana, yatağına, görevlilerinin evlerine, halkının arasına, fırınlarına ve hamur teknelerine girecekler.

  12. Şemot 7:29

    Uveha uveameha uvehol avadeha yaalu hatsefardeim.

    וּבְכָ֥ה וּֽבְעַמְּךָ֖ וּבְכָל־עֲבָדֶ֑יךָ יַעֲל֖וּ הַֽצְפַרְדְּעִֽים׃

    Kurbağalar senin, halkının ve bütün görevlilerinin üzerine çıkacaklar.’”

  13. Şemot 10:6

    Umaleu vateha uvate hol avadeha uvate hol mitsrayim aşer lo rau avoteha vaavot avoteha miyom heyotam al haadama ad hayom haze vayifen vayetse meim paro.

    וּמָלְא֨וּ בָתֶּ֜יךָ וּבָתֵּ֣י כָל־עֲבָדֶיךָ֮ וּבָתֵּ֣י כָל־מִצְרַיִם֒ אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־רָא֤וּ אֲבֹתֶ֙יךָ֙ וַאֲב֣וֹת אֲבֹתֶ֔יךָ מִיּ֗וֹם הֱיוֹתָם֙ עַל־הָ֣אֲדָמָ֔ה עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וַיִּ֥פֶן וַיֵּצֵ֖א מֵעִ֥ם פַּרְעֹֽה׃

    Evlerin, bütün görevlilerinin evleri ve bütün Mısırlıların evleri çekirgelerle dolacak. Babaların ve ataların, yeryüzünde var olduklarından bugüne kadar böylesini görmediler.” Sonra Moşe dönüp Firavun’un yanından çıktı.

  14. Şemot 11:8

    Veyaredu hol avadeha ele elay vehiştahavu li lemor tse ata vehol haam aşer beragleha veahare hen etse vayetse meim paro bohori af.

    וְיָרְד֣וּ כָל־עֲבָדֶיךָ֩ אֵ֨לֶּה אֵלַ֜י וְהִשְׁתַּֽחֲוּוּ־לִ֣י לֵאמֹ֗ר צֵ֤א אַתָּה֙ וְכָל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־בְּרַגְלֶ֔יךָ וְאַחֲרֵי־כֵ֖ן אֵצֵ֑א וַיֵּצֵ֥א מֵֽעִם־פַּרְעֹ֖ה בָּחֳרִי־אָֽף׃ (ס)

    Bütün bu görevlilerin yanıma inip önümde eğilerek, ‘Sen de peşinden gelen bütün halk da çıkın’ diyecekler. İşte o zaman çıkacağım.” Moşe büyük bir öfkeyle Firavun’un yanından çıktı.

  15. Şemot 32:13

    Zehor leavraham leyitshak uleyisrael avadeha aşer nişbata lahem bah vatedaber alehem arbe et zarahem kehoheve haşamayim vehol haarets hazot aşer amarti eten lezarahem venahalu leolam.

    זְכֹ֡ר לְאַבְרָהָם֩ לְיִצְחָ֨ק וּלְיִשְׂרָאֵ֜ל עֲבָדֶ֗יךָ אֲשֶׁ֨ר נִשְׁבַּ֣עְתָּ לָהֶם֮ בָּךְ֒ וַתְּדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם אַרְבֶּה֙ אֶֽת־זַרְעֲכֶ֔ם כְּכוֹכְבֵ֖י הַשָּׁמָ֑יִם וְכָל־הָאָ֨רֶץ הַזֹּ֜את אֲשֶׁ֣ר אָמַ֗רְתִּי אֶתֵּן֙ לְזַרְעֲכֶ֔ם וְנָחֲל֖וּ לְעֹלָֽם׃

    Kulların Avraam’ı, Yitshak’ı ve İsrael’i hatırla. Onlara kendi üzerine ant içerek, ‘Soyunuzu göklerin yıldızları kadar çoğaltacağım. Sözünü ettiğim bu ülkenin tamamını soyunuza vereceğim; sonsuza dek onu mülk edinecekler’ dedin.”

  16. Bamidbar 31:49

    Vayomeru el moşe avadeha naseu et roş anşe hamilhama aşer beyadenu velo nifkad mimenu iş.

    וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה עֲבָדֶ֣יךָ נָֽשְׂא֗וּ אֶת־רֹ֛אשׁ אַנְשֵׁ֥י הַמִּלְחָמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר בְּיָדֵ֑נוּ וְלֹא־נִפְקַ֥ד מִמֶּ֖נּוּ אִֽישׁ׃

    Moşe’ye şöyle dediler: “Kulların, elimizin altındaki savaşçıları saydı; aramızdan tek bir kişi bile eksik değil.

  17. Bamidbar 32:25

    Vayomer bene gad uvene reuven el moşe lemor avadeha yaasu kaaşer adoni metsave.

    וַיֹּ֤אמֶר בְּנֵי־גָד֙ וּבְנֵ֣י רְאוּבֵ֔ן אֶל־מֹשֶׁ֖ה לֵאמֹ֑ר עֲבָדֶ֣יךָ יַעֲשׂ֔וּ כַּאֲשֶׁ֥ר אֲדֹנִ֖י מְצַוֶּֽה׃

    Gad ve Reuven oğulları Moşe’ye şöyle dediler: “Kulların efendimizin buyurduğu gibi yapacak.

  18. Bamidbar 32:31

    Vayaanu vene gad uvene reuven lemor et aşer diber Adonay el avadeha ken naase.

    וַיַּֽעֲנ֧וּ בְנֵי־גָ֛ד וּבְנֵ֥י רְאוּבֵ֖ן לֵאמֹ֑ר אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה אֶל־עֲבָדֶ֖יךָ כֵּ֥ן נַעֲשֶֽׂה׃

    Gad ve Reuven oğulları şöyle cevap verdiler: “Adonay kullarına ne söylediyse öyle yapacağız.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

slave; servant; officer; official; subject; vassal; slaves of Solomon; servants of Solomon

Dilbilgisel yapı: isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 18 kez

Teknik kodHNcmpc/Sp2ms
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.