Temel kelime (lemma) בְּאֵר
Türkçe anlam: kuyu
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
well; watering place; spring; tar pit; bitumen pit; pit; Beer; Beersheba
Dilbilgisel yapı: isim, dişil, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 8 kez
Teknik kod
HNcfsaTORA’DA KELİME
kuyu · açıklamak; açıkça ortaya koymak
Bu İbranice biçim Tora’da 22 kez, 22 farklı ayette görülür.
Al ken kara labeer beer lahay roi hine ven kadeş uven bared.
עַל־כֵּן֙ קָרָ֣א לַבְּאֵ֔ר בְּאֵ֥ר לַחַ֖י רֹאִ֑י הִנֵּ֥ה בֵין־קָדֵ֖שׁ וּבֵ֥ין בָּֽרֶד׃
Bu yüzden kuyuya Beer-Lahay-Roi adı verildi. İşte, Kadeş ile Bered arasındadır.
Vayaşkem avraham baboker vayikah lehem vehemat mayim vayiten el hagar sam al şihmah veet hayeled vayeşaleheha vateleh vateta bemidbar beer şava.
וַיַּשְׁכֵּ֣ם אַבְרָהָ֣ם ׀ בַּבֹּ֡קֶר וַיִּֽקַּֽח־לֶחֶם֩ וְחֵ֨מַת מַ֜יִם וַיִּתֵּ֣ן אֶל־הָ֠גָר שָׂ֧ם עַל־שִׁכְמָ֛הּ וְאֶת־הַיֶּ֖לֶד וַֽיְשַׁלְּחֶ֑הָ וַתֵּ֣לֶךְ וַתֵּ֔תַע בְּמִדְבַּ֖ר בְּאֵ֥ר שָֽׁבַע׃
Avraam sabah erkenden kalktı; ekmek ve bir tulum su alıp Hagar’a verdi, omzuna koydu. Çocuğu da ona verip onu gönderdi. Hagar gidip Beer-Şeva çölünde yolunu kaybetti.
Vayifkah Elohim et eneha vatere beer mayim vateleh vatemale et hahemet mayim vataşk et hanaar.
וַיִּפְקַ֤ח אֱלֹהִים֙ אֶת־עֵינֶ֔יהָ וַתֵּ֖רֶא בְּאֵ֣ר מָ֑יִם וַתֵּ֜לֶךְ וַתְּמַלֵּ֤א אֶת־הַחֵ֙מֶת֙ מַ֔יִם וַתַּ֖שְׁקְ אֶת־הַנָּֽעַר׃
Tanrı Hagar’ın gözlerini açtı; bir su kuyusu gördü. Gidip tulumu suyla doldurdu ve çocuğa içirdi.
Vehohiah avraham et avimeleh al odot beer hamayim aşer gazelu avde avimeleh.
וְהוֹכִ֥חַ אַבְרָהָ֖ם אֶת־אֲבִימֶ֑לֶךְ עַל־אֹדוֹת֙ בְּאֵ֣ר הַמַּ֔יִם אֲשֶׁ֥ר גָּזְל֖וּ עַבְדֵ֥י אֲבִימֶֽלֶךְ׃
Avraam, Avimeleh’in hizmetkârlarının zorla aldığı su kuyusu yüzünden Avimeleh’e sitem etti.
Al ken kara lamakom hau beer şava ki şam nişbeu şenehem.
עַל־כֵּ֗ן קָרָ֛א לַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בְּאֵ֣ר שָׁ֑בַע כִּ֛י שָׁ֥ם נִשְׁבְּע֖וּ שְׁנֵיהֶֽם׃
Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi; çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.
Vayaşov avraham el nearav vayakumu vayelehu yahdav el beer şava vayeşev avraham biver şava.
וַיָּ֤שָׁב אַבְרָהָם֙ אֶל־נְעָרָ֔יו וַיָּקֻ֛מוּ וַיֵּלְכ֥וּ יַחְדָּ֖ו אֶל־בְּאֵ֣ר שָׁ֑בַע וַיֵּ֥שֶׁב אַבְרָהָ֖ם בִּבְאֵ֥ר שָֽׁבַע׃ (פ)
Avraam hizmetkârlarının yanına döndü. Kalkıp birlikte Beer-Şeva’ya gittiler. Avraam Beer-Şeva’da yaşadı.
Vayavreh hagemalim mihuts lair el beer hamayim leet erev leet tset haşoavot.
וַיַּבְרֵ֧ךְ הַגְּמַלִּ֛ים מִח֥וּץ לָעִ֖יר אֶל־בְּאֵ֣ר הַמָּ֑יִם לְעֵ֣ת עֶ֔רֶב לְעֵ֖ת צֵ֥את הַשֹּׁאֲבֹֽת׃
Akşam vakti, kadınların su çekmeye çıktığı saatte develeri kentin dışındaki su kuyusunun yanında çöktürdü.
Veyitshak ba mibo beer lahay roi veu yoşev beerets hanegev.
וְיִצְחָק֙ בָּ֣א מִבּ֔וֹא בְּאֵ֥ר לַחַ֖י רֹאִ֑י וְה֥וּא יוֹשֵׁ֖ב בְּאֶ֥רֶץ הַנֶּֽגֶב׃
Yitshak, Beer-Lahay-Roi tarafından geliyordu. Negev ülkesinde yaşıyordu.
Vayehi ahare mot avraham vayevareh Elohim et yitshak beno vayeşev yitshak im beer lahay roi.
וַיְהִ֗י אַחֲרֵי֙ מ֣וֹת אַבְרָהָ֔ם וַיְבָ֥רֶךְ אֱלֹהִ֖ים אֶת־יִצְחָ֣ק בְּנ֑וֹ וַיֵּ֣שֶׁב יִצְחָ֔ק עִם־בְּאֵ֥ר לַחַ֖י רֹאִֽי׃ (ס)
Avraam’ın ölümünden sonra Tanrı oğlu Yitshak’ı kutsadı. Yitshak Beer-Lahay-Roi yakınında yaşadı.
Vayahperu avde yitshak banahal vayimtseu şam beer mayim hayim.
וַיַּחְפְּר֥וּ עַבְדֵֽי־יִצְחָ֖ק בַּנָּ֑חַל וַיִּ֨מְצְאוּ־שָׁ֔ם בְּאֵ֖ר מַ֥יִם חַיִּֽים׃
Yitshak’ın hizmetkârları vadide kazı yaparken orada kaynak suyu çıkan bir kuyu buldular.
Vayahperu beer aheret vayarivu gam aleha vayikra şemah sitna.
וַֽיַּחְפְּרוּ֙ בְּאֵ֣ר אַחֶ֔רֶת וַיָּרִ֖יבוּ גַּם־עָלֶ֑יהָ וַיִּקְרָ֥א שְׁמָ֖הּ שִׂטְנָֽה׃
Başka bir kuyu kazdılar. Onun için de çekiştiler. Bu kuyuya Sitna adını verdi.
Vayatek mişam vayahpor beer aheret velo ravu aleha vayikra şemah rehovot vayomer ki ata hirhiv Adonay lanu ufarinu vaarets.
וַיַּעְתֵּ֣ק מִשָּׁ֗ם וַיַּחְפֹּר֙ בְּאֵ֣ר אַחֶ֔רֶת וְלֹ֥א רָב֖וּ עָלֶ֑יהָ וַיִּקְרָ֤א שְׁמָהּ֙ רְחֹב֔וֹת וַיֹּ֗אמֶר כִּֽי־עַתָּ֞ה הִרְחִ֧יב יְהוָ֛ה לָ֖נוּ וּפָרִ֥ינוּ בָאָֽרֶץ׃
Oradan uzaklaşıp başka bir kuyu kazdı. Bunun için çekişmediler. Ona Rehovot adını verdi ve “Artık Adonay bize geniş bir yer açtı; bu ülkede çoğalacağız” dedi.
וַיַּ֥עַל מִשָּׁ֖ם בְּאֵ֥ר שָֽׁבַע׃
Oradan Beer-Şeva’ya çıktı.
Vayiven şam mizbeah vayikra beşem Adonay vayet şam oholo vayihru şam avde yitshak beer.
וַיִּ֧בֶן שָׁ֣ם מִזְבֵּ֗חַ וַיִּקְרָא֙ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֔ה וַיֶּט־שָׁ֖ם אָהֳל֑וֹ וַיִּכְרוּ־שָׁ֥ם עַבְדֵי־יִצְחָ֖ק בְּאֵֽר׃
Yitshak orada bir sunak yaptı, Adonay’ın adıyla seslendi ve çadırını oraya kurdu. Yitshak’ın hizmetkârları orada bir kuyu kazdılar.
Vayikra otah şiva al ken şem hair beer şeva ad hayom haze.
וַיִּקְרָ֥א אֹתָ֖הּ שִׁבְעָ֑ה עַל־כֵּ֤ן שֵׁם־הָעִיר֙ בְּאֵ֣ר שֶׁ֔בַע עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃ (ס)
Kuyuya Şiva adını verdi. Bu yüzden kentin adı bugüne kadar Beer-Şeva’dır.
Vayar vehine veer basade vehine şam şeloşa edre tson rovetsim aleha ki min habeer hahi yaşku haadarim vehaeven gedola al pi habeer.
וַיַּ֞רְא וְהִנֵּ֧ה בְאֵ֣ר בַּשָּׂדֶ֗ה וְהִנֵּה־שָׁ֞ם שְׁלֹשָׁ֤ה עֶדְרֵי־צֹאן֙ רֹבְצִ֣ים עָלֶ֔יהָ כִּ֚י מִן־הַבְּאֵ֣ר הַהִ֔וא יַשְׁק֖וּ הָעֲדָרִ֑ים וְהָאֶ֥בֶן גְּדֹלָ֖ה עַל־פִּ֥י הַבְּאֵֽר׃
Baktı ve kırda bir kuyu gördü. Yanında üç küçükbaş hayvan sürüsü yatıyordu; çünkü sürüler o kuyudan sulanırdı. Kuyunun ağzında büyük bir taş vardı.
Nabera na veartseha lo naavor besade uveherem velo nişte me veer dereh hameleh neleh lo nite yamin usemovl ad aşer naavor gevuleha.
נַעְבְּרָה־נָּ֣א בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נַעֲבֹר֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם וְלֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר דֶּ֧רֶךְ הַמֶּ֣לֶךְ נֵלֵ֗ךְ לֹ֤א נִטֶּה֙ יָמִ֣ין וּשְׂמֹ֔אול עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבוּלֶֽךָ׃
Lütfen ülkenden geçelim. Tarladan ya da bağdan geçmeyecek, kuyu suyu içmeyeceğiz. Kral yolundan yürüyeceğiz; sınırını geçene kadar sağa sola sapmayacağız.”
Az yaşir yisrael et haşira hazot ali veer enu lah.
אָ֚ז יָשִׁ֣יר יִשְׂרָאֵ֔ל אֶת־הַשִּׁירָ֖ה הַזֹּ֑את עֲלִ֥י בְאֵ֖ר עֱנוּ־לָֽהּ׃
O zaman İsrael şu şarkıyı söyledi: “Yüksel, ey kuyu! Ona karşılık vererek şarkı söyleyin!
Beer hafaruha sarim karuha nedive haam bimhokek bemişanotam umimidbar matana.
בְּאֵ֞ר חֲפָר֣וּהָ שָׂרִ֗ים כָּר֙וּהָ֙ נְדִיבֵ֣י הָעָ֔ם בִּמְחֹקֵ֖ק בְּמִשְׁעֲנֹתָ֑ם וּמִמִּדְבָּ֖ר מַתָּנָֽה׃
Önderlerin kazdığı, halkın ileri gelenlerinin asalarıyla, değnekleriyle açtığı kuyu!” Çölden Mattana’ya gittiler.
Ebera veartseha lo nite besade uveherem lo nişte me veer bedereh hameleh neleh ad aşer naavor gevuleha.
אֶעְבְּרָ֣ה בְאַרְצֶ֗ךָ לֹ֤א נִטֶּה֙ בְּשָׂדֶ֣ה וּבְכֶ֔רֶם לֹ֥א נִשְׁתֶּ֖ה מֵ֣י בְאֵ֑ר בְּדֶ֤רֶךְ הַמֶּ֙לֶךְ֙ נֵלֵ֔ךְ עַ֥ד אֲשֶֽׁר־נַעֲבֹ֖ר גְּבֻלֶֽךָ׃
“Ülkenden geçmeme izin ver. Tarlaya ya da bağa sapmayacağız, kuyu suyu içmeyeceğiz. Sınırından çıkıncaya kadar Kral Yolu’ndan gideceğiz.”
Beever hayarden beerets moav hoil moşe beer et hatora hazot lemor.
בְּעֵ֥בֶר הַיַּרְדֵּ֖ן בְּאֶ֣רֶץ מוֹאָ֑ב הוֹאִ֣יל מֹשֶׁ֔ה בֵּאֵ֛ר אֶת־הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּ֖את לֵאמֹֽר׃
Yarden’in ötesinde, Moav ülkesinde Moşe bu Tora’yı açıklamaya başladı. Şöyle dedi:
Vehatavta al haavanim et kol divre hatora hazot baer hetev.
וְכָתַבְתָּ֣ עַל־הָאֲבָנִ֗ים אֶֽת־כָּל־דִּבְרֵ֛י הַתּוֹרָ֥ה הַזֹּ֖את בַּאֵ֥ר הֵיטֵֽב׃ (ס)
Taşların üzerine bu Tora'nın bütün sözlerini çok açık biçimde yazacaksın.'
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Temel kelime (lemma) בְּאֵר
Türkçe anlam: kuyu
well; watering place; spring; tar pit; bitumen pit; pit; Beer; Beersheba
Dilbilgisel yapı: isim, dişil, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 8 kez
HNcfsaDilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 5 kez
HNpTemel kelime (lemma) בְּאֵר
Türkçe anlam: kuyu
well; watering place; spring; tar pit; bitumen pit; pit; Beer; Beersheba
Dilbilgisel yapı: isim, dişil, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 4 kez
HNcfscDilbilgisel yapı: özel ad
Bu yapının kullanımı: 3 kez
HNpTemel kelime (lemma) בָּאַר
Türkçe anlam: açıklamak; açıkça ortaya koymak
to make clear
Dilbilgisel yapı: fiil, Piel, mastar mutlak
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HVpaTemel kelime (lemma) בָּאַר
Türkçe anlam: açıklamak; açıkça ortaya koymak
to make clear
Dilbilgisel yapı: fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HVpp3msKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.