İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

otoאֹת֑וֹ

doğrudan nesne belirteci; belirli nesneyi işaretleyen, Türkçede çoğu kez ayrı bir sözcükle çevrilmeyen parçacık

oto okunuşu Tora’da 248 kez, 218 farklı ayette görülür.

Temel kelime (lemma)
אֵת
Kök
אות

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit62 kullanım53 ayet
  • Şemot51 kullanım48 ayet
  • Vayikra62 kullanım57 ayet
  • Bamidbar49 kullanım39 ayet
  • Devarim24 kullanım21 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:27

    Vayivra Elohim et haadam betsalmo betselem Elohim bara oto zahar unekeva bara otam.

    וַיִּבְרָ֨א אֱלֹהִ֤ים ׀ אֶת־הָֽאָדָם֙ בְּצַלְמ֔וֹ בְּצֶ֥לֶם אֱלֹהִ֖ים בָּרָ֣א אֹת֑וֹ זָכָ֥ר וּנְקֵבָ֖ה בָּרָ֥א אֹתָֽם׃

    Tanrı insanı Kendi suretinde yarattı; onu Tanrı’nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı.

  2. Bereşit 2:3

    Vayevareh Elohim et yom haşevii vayekadeş oto ki vo şavat mikol melahto aşer bara Elohim laasot.

    וַיְבָ֤רֶךְ אֱלֹהִים֙ אֶת־י֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י וַיְקַדֵּ֖שׁ אֹת֑וֹ כִּ֣י ב֤וֹ שָׁבַת֙ מִכָּל־מְלַאכְתּ֔וֹ אֲשֶׁר־בָּרָ֥א אֱלֹהִ֖ים לַעֲשֽׂוֹת׃ (פ)

    Tanrı yedinci günü kutsadı ve onu kutsal kıldı; çünkü yaratıp yaptığı bütün işlere o gün son vermişti.

  3. Bereşit 4:15

    Vayomer lo Adonay lahen kol horeg kayin şivatayim yukam vayasem Adonay lekayin ot levilti hakot oto kol motseo.

    וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ יְהוָ֗ה לָכֵן֙ כָּל־הֹרֵ֣ג קַ֔יִן שִׁבְעָתַ֖יִם יֻקָּ֑ם וַיָּ֨שֶׂם יְהוָ֤ה לְקַ֙יִן֙ א֔וֹת לְבִלְתִּ֥י הַכּוֹת־אֹת֖וֹ כָּל־מֹצְאֽוֹ׃

    Adonay ona, “Bu yüzden Kayin’i öldüren kim olursa olsun, ondan yedi kat öç alınacak” dedi. Adonay, onu bulan birinin öldürmesini önlemek için Kayin’e bir işaret koydu.

  4. Bereşit 5:1

    Ze sefer toledot adam beyom bero Elohim adam bidmut Elohim asa oto.

    זֶ֣ה סֵ֔פֶר תּוֹלְדֹ֖ת אָדָ֑ם בְּי֗וֹם בְּרֹ֤א אֱלֹהִים֙ אָדָ֔ם בִּדְמ֥וּת אֱלֹהִ֖ים עָשָׂ֥ה אֹתֽוֹ׃

    Bu, Adam’ın soyunun kaydıdır. Tanrı insanı yarattığında onu Tanrı’ya benzer olarak yaptı.

  5. Bereşit 5:24

    Vayithaleh hanoh et haelohim veenenu ki lakah oto Elohim.

    וַיִּתְהַלֵּ֥ךְ חֲנ֖וֹךְ אֶת־הָֽאֱלֹהִ֑ים וְאֵינֶ֕נּוּ כִּֽי־לָקַ֥ח אֹת֖וֹ אֱלֹהִֽים׃ (פ)

    Hanoh Tanrı ile yürüdü; sonra ortadan kayboldu, çünkü Tanrı onu almıştı.

  6. Bereşit 6:22

    Vayaas noah kehol aşer tsiva oto Elohim ken asa.

    וַיַּ֖עַשׂ נֹ֑חַ כְּ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֥ה אֹת֛וֹ אֱלֹהִ֖ים כֵּ֥ן עָשָֽׂה׃ (ס)

    Noah, Tanrı’nın kendisine buyurduğu her şeyi yaptı; aynen öyle yaptı.

  7. Bereşit 7:16

    Vehabaim zahar unekeva mikol basar bau kaaşer tsiva oto Elohim vayisgor Adonay baado.

    וְהַבָּאִ֗ים זָכָ֨ר וּנְקֵבָ֤ה מִכָּל־בָּשָׂר֙ בָּ֔אוּ כַּֽאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה אֹת֖וֹ אֱלֹהִ֑ים וַיִּסְגֹּ֥ר יְהוָ֖ה בַּֽעֲדֽוֹ׃

    Girenler, Tanrı’nın ona buyurduğu gibi, bütün canlılardan erkek ve dişi olarak girdiler. Adonay onun ardından kapıyı kapattı.

  8. Bereşit 12:20

    Vayetsav alav paro anaşim vayeşalehu oto veet işto veet kol aşer lo.

    וַיְצַ֥ו עָלָ֛יו פַּרְעֹ֖ה אֲנָשִׁ֑ים וַֽיְשַׁלְּח֥וּ אֹת֛וֹ וְאֶת־אִשְׁתּ֖וֹ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־לֽוֹ׃

    Firavun, Avram hakkında adamlarına buyruk verdi. Onu, karısını ve sahip olduğu her şeyi gönderdiler.

  9. Bereşit 15:5

    Vayotse oto hahutsa vayomer habet na haşamayma usefor hakohavim im tuhal lispor otam vayomer lo ko yihye zareha.

    וַיּוֹצֵ֨א אֹת֜וֹ הַח֗וּצָה וַיֹּ֙אמֶר֙ הַבֶּט־נָ֣א הַשָּׁמַ֗יְמָה וּסְפֹר֙ הַכּ֣וֹכָבִ֔ים אִם־תּוּכַ֖ל לִסְפֹּ֣ר אֹתָ֑ם וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ כֹּ֥ה יִהְיֶ֖ה זַרְעֶֽךָ׃

    Onu dışarı çıkarıp, “Göğe bak; sayabilirsen yıldızları say” dedi. Sonra ona, “Senin soyun böyle olacak” dedi.

  10. Bereşit 17:20

    Bu ayette 3 kez

    Uleyişmael şematiha hine berahti oto vehifreti oto vehirbeti oto bimod meod şenem asar nesiim yolid unetativ legoy gadol.

    וּֽלְיִשְׁמָעֵ֘אל שְׁמַעְתִּיךָ֒ הִנֵּ֣ה ׀ בֵּרַ֣כְתִּי אֹת֗וֹ וְהִפְרֵיתִ֥י אֹת֛וֹ וְהִרְבֵּיתִ֥י אֹת֖וֹ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֑ד שְׁנֵים־עָשָׂ֤ר נְשִׂיאִם֙ יוֹלִ֔יד וּנְתַתִּ֖יו לְג֥וֹי גָּדֽוֹל׃

    Yişmael konusunda da seni duydum. İşte, onu kutsadım; onu verimli kılıp çok, pek çok çoğaltacağım. On iki önderin babası olacak; onu büyük bir halk yapacağım.

  11. Bereşit 18:7

    Veel habakar rats avraham vayikah ben bakar rah vatov vayiten el hanaar vayemaher laasot oto.

    וְאֶל־הַבָּקָ֖ר רָ֣ץ אַבְרָהָ֑ם וַיִּקַּ֨ח בֶּן־בָּקָ֜ר רַ֤ךְ וָטוֹב֙ וַיִּתֵּ֣ן אֶל־הַנַּ֔עַר וַיְמַהֵ֖ר לַעֲשׂ֥וֹת אֹתֽוֹ׃

    Avraam sığırlara koştu. Körpe ve iyi bir buzağı seçip hizmetkâra verdi. Hizmetkâr onu hazırlamak için acele etti.

  12. Bereşit 21:2

    Vatahar vateled sara leavraham ben lizkunav lamoed aşer diber oto Elohim.

    וַתַּהַר֩ וַתֵּ֨לֶד שָׂרָ֧ה לְאַבְרָהָ֛ם בֵּ֖ן לִזְקֻנָ֑יו לַמּוֹעֵ֕ד אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אֹת֖וֹ אֱלֹהִֽים׃

    Sara gebe kalıp Avraam’a yaşlılığında, Tanrı’nın ona söylediği belirli zamanda bir oğul doğurdu.

  13. Bereşit 21:4

    Vayamal avraham et yitshak beno ben şemonat yamim kaaşer tsiva oto Elohim.

    וַיָּ֤מָל אַבְרָהָם֙ אֶת־יִצְחָ֣ק בְּנ֔וֹ בֶּן־שְׁמֹנַ֖ת יָמִ֑ים כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה אֹת֖וֹ אֱלֹהִֽים׃

    Avraam oğlu Yitshak’ı, Tanrı’nın kendisine buyurduğu gibi, sekiz günlükken sünnet etti.

  14. Bereşit 22:9

    Vayavou el hamakom aşer amar lo haelohim vayiven şam avraham et hamizbeah vayaaroh et haetsim vayaakod et yitshak beno vayasem oto al hamizbeah mimaal laetsim.

    וַיָּבֹ֗אוּ אֶֽל־הַמָּקוֹם֮ אֲשֶׁ֣ר אָֽמַר־ל֣וֹ הָאֱלֹהִים֒ וַיִּ֨בֶן שָׁ֤ם אַבְרָהָם֙ אֶת־הַמִּזְבֵּ֔חַ וַֽיַּעֲרֹ֖ךְ אֶת־הָעֵצִ֑ים וַֽיַּעֲקֹד֙ אֶת־יִצְחָ֣ק בְּנ֔וֹ וַיָּ֤שֶׂם אֹתוֹ֙ עַל־הַמִּזְבֵּ֔חַ מִמַּ֖עַל לָעֵצִֽים׃

    Tanrı’nın kendisine söylediği yere geldiler. Avraam orada sunağı yaptı, odunları dizdi; oğlu Yitshak’ı bağlayıp sunağın üzerine, odunların üstüne koydu.

  15. Bereşit 25:9

    Vayikberu oto yitshak veyişmael banav el mearat hamahpela el sede efron ben tsohar hahiti aşer al pene mamre.

    וַיִּקְבְּר֨וּ אֹת֜וֹ יִצְחָ֤ק וְיִשְׁמָעֵאל֙ בָּנָ֔יו אֶל־מְעָרַ֖ת הַמַּכְפֵּלָ֑ה אֶל־שְׂדֵ֞ה עֶפְרֹ֤ן בֶּן־צֹ֙חַר֙ הַֽחִתִּ֔י אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י מַמְרֵֽא׃

    Oğulları Yitshak ve Yişmael onu, Mamre’nin karşısındaki Hiti Tsohar oğlu Efron’un tarlasındaki Mahpela Mağarası’na gömdüler.

  16. Bereşit 26:14

    Vayehi lo mikne tson umikne vakar vaavuda raba vayekanu oto peliştim.

    וַֽיְהִי־ל֤וֹ מִקְנֵה־צֹאן֙ וּמִקְנֵ֣ה בָקָ֔ר וַעֲבֻדָּ֖ה רַבָּ֑ה וַיְקַנְא֥וּ אֹת֖וֹ פְּלִשְׁתִּֽים׃

    Koyun ve keçi sürüleri, sığır sürüleri ve çok sayıda hizmetkârı vardı. Peliştiler onu kıskandı.

  17. Bereşit 28:1

    Vayikra yitshak el yaakov vayevareh oto vayetsaveu vayomer lo lo tikah işa mibenot kenaan.

    וַיִּקְרָ֥א יִצְחָ֛ק אֶֽל־יַעֲקֹ֖ב וַיְבָ֣רֶךְ אֹת֑וֹ וַיְצַוֵּ֙הוּ֙ וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ לֹֽא־תִקַּ֥ח אִשָּׁ֖ה מִבְּנ֥וֹת כְּנָֽעַן׃

    Yitshak, Yaakov’u çağırıp kutsadı ve ona şu buyruğu verdi: “Kenaan kızlarından eş almayacaksın.

  18. Bereşit 28:6

    Bu ayette 2 kez

    Vayar esav ki verah yitshak et yaakov veşilah oto padena aram lakahat lo mişam işa bevaraho oto vayetsav alav lemor lo tikah işa mibenot kenaan.

    וַיַּ֣רְא עֵשָׂ֗ו כִּֽי־בֵרַ֣ךְ יִצְחָק֮ אֶֽת־יַעֲקֹב֒ וְשִׁלַּ֤ח אֹתוֹ֙ פַּדֶּ֣נָֽה אֲרָ֔ם לָקַֽחַת־ל֥וֹ מִשָּׁ֖ם אִשָּׁ֑ה בְּבָרֲכ֣וֹ אֹת֔וֹ וַיְצַ֤ו עָלָיו֙ לֵאמֹ֔ר לֹֽא־תִקַּ֥ח אִשָּׁ֖ה מִבְּנ֥וֹת כְּנָֽעַן׃

    Esav, Yitshak’ın Yaakov’u kutsayıp oradan bir eş alması için Padan-Aram’a gönderdiğini gördü. Onu kutsarken, “Kenaan kızlarından eş almayacaksın” diye emrettiğini de öğrendi.

  19. Bereşit 31:23

    Vayikah et ehav imo vayirdof aharav dereh şivat yamim vayadbek oto behar hagilad.

    וַיִּקַּ֤ח אֶת־אֶחָיו֙ עִמּ֔וֹ וַיִּרְדֹּ֣ף אַחֲרָ֔יו דֶּ֖רֶךְ שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים וַיַּדְבֵּ֥ק אֹת֖וֹ בְּהַ֥ר הַגִּלְעָֽד׃

    Lavan akrabalarını yanına aldı, yedi günlük yol boyunca onun peşinden gitti ve Gilad dağlarında ona yetişti.

  20. Bereşit 32:12

    Hatsileni na miyad ahi miyad esav ki yare anohi oto pen yavo vehikani em al banim.

    הַצִּילֵ֥נִי נָ֛א מִיַּ֥ד אָחִ֖י מִיַּ֣ד עֵשָׂ֑ו כִּֽי־יָרֵ֤א אָנֹכִי֙ אֹת֔וֹ פֶּן־יָב֣וֹא וְהִכַּ֔נִי אֵ֖ם עַל־בָּנִֽים׃

    Lütfen beni kardeşimin elinden, Esav’ın elinden kurtar. Çünkü gelip bana, annelere ve çocuklara saldırmasından korkuyorum.

  21. Bereşit 32:20

    Vayetsav gam et haşeni gam et haşelişi gam et kol haholehim ahare haadarim lemor kadavar haze tedaberun el esav bemotsaahem oto.

    וַיְצַ֞ו גַּ֣ם אֶת־הַשֵּׁנִ֗י גַּ֚ם אֶת־הַשְּׁלִישִׁ֔י גַּ֚ם אֶת־כָּל־הַהֹ֣לְכִ֔ים אַחֲרֵ֥י הָעֲדָרִ֖ים לֵאמֹ֑ר כַּדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ תְּדַבְּר֣וּן אֶל־עֵשָׂ֔ו בְּמֹצַאֲכֶ֖ם אֹתֽוֹ׃

    İkinciye, üçüncüye ve sürülerin ardından giden herkese de, “Esav’la karşılaşınca ona aynı şeyi söyleyin” diye buyurdu.

  22. Bereşit 32:30

    Vayişal yaakov vayomer hagida na şemeha vayomer lama ze tişal lişmi vayevareh oto şam.

    וַיִּשְׁאַ֣ל יַעֲקֹ֗ב וַיֹּ֙אמֶר֙ הַגִּֽידָה־נָּ֣א שְׁמֶ֔ךָ וַיֹּ֕אמֶר לָ֥מָּה זֶּ֖ה תִּשְׁאַ֣ל לִשְׁמִ֑י וַיְבָ֥רֶךְ אֹת֖וֹ שָֽׁם׃

    Yaakov, “Lütfen adını söyle” dedi. Adam, “Neden adımı soruyorsun?” diye cevap verdi ve onu orada kutsadı.

  23. Bereşit 35:9

    Vayera Elohim el yaakov od bevoo mipadan aram vayevareh oto.

    וַיֵּרָ֨א אֱלֹהִ֤ים אֶֽל־יַעֲקֹב֙ ע֔וֹד בְּבֹא֖וֹ מִפַּדַּ֣ן אֲרָ֑ם וַיְבָ֖רֶךְ אֹתֽוֹ׃

    Tanrı, Padan-Aram’dan dönüşünde Yaakov’a bir kez daha görünüp onu kutsadı.

  24. Bereşit 35:29

    Vayigva yitshak vayamot vayeasef el amav zaken useva yamim vayikberu oto esav veyaakov banav.

    וַיִּגְוַ֨ע יִצְחָ֤ק וַיָּ֙מָת֙ וַיֵּאָ֣סֶף אֶל־עַמָּ֔יו זָקֵ֖ן וּשְׂבַ֣ע יָמִ֑ים וַיִּקְבְּר֣וּ אֹת֔וֹ עֵשָׂ֥ו וְיַעֲקֹ֖ב בָּנָֽיו׃ (פ)

    Yitshak yaşlı ve günlere doymuş olarak son nefesini verip öldü, halkına katıldı. Oğulları Esav ile Yaakov onu gömdüler.

  25. Bereşit 37:4

    Bu ayette 2 kez

    Vayiru ehav ki oto ahav avihem mikol ehav vayisneu oto velo yahelu dabero leşalom.

    וַיִּרְא֣וּ אֶחָ֗יו כִּֽי־אֹת֞וֹ אָהַ֤ב אֲבִיהֶם֙ מִכָּל־אֶחָ֔יו וַֽיִּשְׂנְא֖וּ אֹת֑וֹ וְלֹ֥א יָכְל֖וּ דַּבְּר֥וֹ לְשָׁלֹֽם׃

    Kardeşleri babalarının onu bütün kardeşlerinden daha çok sevdiğini görünce ondan nefret ettiler. Onunla dostça konuşamıyorlardı.

  26. Bereşit 37:5

    Vayahalom yosef halom vayaged leehav vayosifu od seno oto.

    וַיַּחֲלֹ֤ם יוֹסֵף֙ חֲל֔וֹם וַיַּגֵּ֖ד לְאֶחָ֑יו וַיּוֹסִ֥פוּ ע֖וֹד שְׂנֹ֥א אֹתֽוֹ׃

    Yosef bir rüya gördü ve kardeşlerine anlattı. Ondan daha da çok nefret ettiler.

  27. Bereşit 37:8

    Vayomeru lo ehav hamaloh timloh alenu im maşol timşol banu vayosifu od seno oto al halomotav veal devarav.

    וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ אֶחָ֔יו הֲמָלֹ֤ךְ תִּמְלֹךְ֙ עָלֵ֔ינוּ אִם־מָשׁ֥וֹל תִּמְשֹׁ֖ל בָּ֑נוּ וַיּוֹסִ֤פוּ עוֹד֙ שְׂנֹ֣א אֹת֔וֹ עַל־חֲלֹמֹתָ֖יו וְעַל־דְּבָרָֽיו׃

    Kardeşleri ona, “Sen gerçekten üzerimize kral mı olacaksın? Bize hüküm mü süreceksin?” dediler. Rüyalarından ve sözlerinden dolayı ondan daha da çok nefret ettiler.

  28. Bereşit 37:9

    Vayahalom od halom aher vayesaper oto leehav vayomer hine halamti halom od vehine haşemeş vehayareah veahad asar kohavim mişetahavim li.

    וַיַּחֲלֹ֥ם עוֹד֙ חֲל֣וֹם אַחֵ֔ר וַיְסַפֵּ֥ר אֹת֖וֹ לְאֶחָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֨ה חָלַ֤מְתִּֽי חֲלוֹם֙ ע֔וֹד וְהִנֵּ֧ה הַשֶּׁ֣מֶשׁ וְהַיָּרֵ֗חַ וְאַחַ֤ד עָשָׂר֙ כּֽוֹכָבִ֔ים מִֽשְׁתַּחֲוִ֖ים לִֽי׃

    Yosef başka bir rüya daha gördü ve kardeşlerine anlattı. “Bir rüya daha gördüm” dedi. “Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğiliyordu.”

  29. Bereşit 37:18

    Bu ayette 2 kez

    Vayiru oto merahok uveterem yikrav alehem vayitenakelu oto lahamito.

    וַיִּרְא֥וּ אֹת֖וֹ מֵרָחֹ֑ק וּבְטֶ֙רֶם֙ יִקְרַ֣ב אֲלֵיהֶ֔ם וַיִּֽתְנַכְּל֥וּ אֹת֖וֹ לַהֲמִיתֽוֹ׃

    Onu uzaktan gördüler. Henüz yanlarına yaklaşmadan onu öldürmek için plan kurdular.

  30. Bereşit 37:22

    Bu ayette 2 kez

    Vayomer alehem reuven al tişpehu dam haşlihu oto el habor haze aşer bamidbar veyad al tişlehu vo lemaan hatsil oto miyadam lahaşivo el aviv.

    וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֣ם ׀ רְאוּבֵן֮ אַל־תִּשְׁפְּכוּ־דָם֒ הַשְׁלִ֣יכוּ אֹת֗וֹ אֶל־הַבּ֤וֹר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר וְיָ֖ד אַל־תִּשְׁלְחוּ־ב֑וֹ לְמַ֗עַן הַצִּ֤יל אֹתוֹ֙ מִיָּדָ֔ם לַהֲשִׁיב֖וֹ אֶל־אָבִֽיו׃

    “Kan dökmeyin. Onu şu ıssız yerdeki çukura atın, ama ona el kaldırmayın.” Bunu Yosef’i ellerinden kurtarıp babasına geri götürmek için söylüyordu.

  31. Bereşit 37:24

    Vayikahuu vayaşlihu oto habora vehabor rek en bo mayim.

    וַיִּ֨קָּחֻ֔הוּ וַיַּשְׁלִ֥כוּ אֹת֖וֹ הַבֹּ֑רָה וְהַבּ֣וֹר רֵ֔ק אֵ֥ין בּ֖וֹ מָֽיִם׃

    Onu alıp çukura attılar. Çukur boştu; içinde su yoktu.

  32. Bereşit 37:35

    Vayakumu hol banav vehol benotav lenahamo vayemaen lehitnahem vayomer ki ered el beni avel şeola vayevk oto aviv.

    וַיָּקֻמוּ֩ כָל־בָּנָ֨יו וְכָל־בְּנֹתָ֜יו לְנַחֲמ֗וֹ וַיְמָאֵן֙ לְהִתְנַחֵ֔ם וַיֹּ֕אמֶר כִּֽי־אֵרֵ֧ד אֶל־בְּנִ֛י אָבֵ֖ל שְׁאֹ֑לָה וַיֵּ֥בְךְּ אֹת֖וֹ אָבִֽיו׃

    Bütün oğulları ve kızları onu teselli etmek için kalktılar. Ama o teselli kabul etmedi. “Oğlumun yanına, ölüler diyarına yas içinde ineceğim” dedi. Babası onun için ağladı.

  33. Bereşit 37:36

    Vehamedanim maheru oto el mitsrayim lefotifar seris paro sar hatabahim.

    וְהַ֨מְּדָנִ֔ים מָכְר֥וּ אֹת֖וֹ אֶל־מִצְרָ֑יִם לְפֽוֹטִיפַר֙ סְרִ֣יס פַּרְעֹ֔ה שַׂ֖ר הַטַּבָּחִֽים׃ (פ)

    Medanlılar Yosef’i Mısır’da, Firavun’un görevlisi, muhafızların başı Potifar’a sattılar.

  34. Bereşit 38:5

    Vatosef od vateled ben vatikra et şemo şela vehaya vihziv belidtah oto.

    וַתֹּ֤סֶף עוֹד֙ וַתֵּ֣לֶד בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שֵׁלָ֑ה וְהָיָ֥ה בִכְזִ֖יב בְּלִדְתָּ֥הּ אֹתֽוֹ׃

    Bir oğul daha doğurdu; ona Şela adını verdi. Kadın onu doğurduğunda Yehuda Keziv’deydi.

  35. Bereşit 38:10

    Vayera beene Adonay aşer asa vayamet gam oto.

    וַיֵּ֛רַע בְּעֵינֵ֥י יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה וַיָּ֖מֶת גַּם־אֹתֽוֹ׃

    Yaptığı Adonay’ın gözünde kötüydü. Onu da öldürdü.

  36. Bereşit 39:4

    Vayimtsa yosef hen beenav vayeşaret oto vayafkideu al beto vehol yeş lo natan beyado.

    וַיִּמְצָ֨א יוֹסֵ֥ף חֵ֛ן בְּעֵינָ֖יו וַיְשָׁ֣רֶת אֹת֑וֹ וַיַּפְקִדֵ֙הוּ֙ עַל־בֵּית֔וֹ וְכָל־יֶשׁ־ל֖וֹ נָתַ֥ן בְּיָדֽוֹ׃

    Yosef efendisinin gözünde beğeni buldu ve ona hizmet etti. Efendisi onu evinin başına koydu; sahip olduğu her şeyi onun eline verdi.

  37. Bereşit 39:5

    Vayehi meaz hifkid oto beveto veal kol aşer yeş lo vayevareh Adonay et bet hamitsri biglal yosef vayehi birkat Adonay behol aşer yeş lo babayit uvasade.

    וַיְהִ֡י מֵאָז֩ הִפְקִ֨יד אֹת֜וֹ בְּבֵית֗וֹ וְעַל֙ כָּל־אֲשֶׁ֣ר יֶשׁ־ל֔וֹ וַיְבָ֧רֶךְ יְהוָ֛ה אֶת־בֵּ֥ית הַמִּצְרִ֖י בִּגְלַ֣ל יוֹסֵ֑ף וַיְהִ֞י בִּרְכַּ֤ת יְהוָה֙ בְּכָל־אֲשֶׁ֣ר יֶשׁ־ל֔וֹ בַּבַּ֖יִת וּבַשָּׂדֶֽה׃

    Onu evinin ve sahip olduğu her şeyin başına koyduğu andan itibaren Adonay, Yosef yüzünden Mısırlının evini kutsadı. Adonay’ın bereketi, evde ve kırda sahip olduğu her şeyin üzerindeydi.

  38. Bereşit 39:20

    Vayikah adone yosef oto vayiteneu el bet hasohar mekom aşer asire hameleh asurim vayehi şam bevet hasohar.

    וַיִּקַּח֩ אֲדֹנֵ֨י יוֹסֵ֜ף אֹת֗וֹ וַֽיִּתְּנֵ֙הוּ֙ אֶל־בֵּ֣ית הַסֹּ֔הַר מְק֕וֹם אֲשֶׁר־אסורי [אֲסִירֵ֥י] הַמֶּ֖לֶךְ אֲסוּרִ֑ים וַֽיְהִי־שָׁ֖ם בְּבֵ֥ית הַסֹּֽהַר׃

    Yosef’in efendisi onu alıp kralın tutsaklarının tutulduğu zindana koydu. Yosef orada, zindanda kaldı.

  39. Bereşit 40:8

    Vayomeru elav halom halamnu ufoter en oto vayomer alehem yosef halo lelohim pitronim saperu na li.

    וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֔יו חֲל֣וֹם חָלַ֔מְנוּ וּפֹתֵ֖ר אֵ֣ין אֹת֑וֹ וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֜ם יוֹסֵ֗ף הֲל֤וֹא לֵֽאלֹהִים֙ פִּתְרֹנִ֔ים סַפְּרוּ־נָ֖א לִֽי׃

    “Birer rüya gördük, ama yorumlayacak kimse yok” dediler. Yosef, “Yorumlar Tanrı’ya ait değil mi?” dedi. “Lütfen bana anlatın.”

  40. Bereşit 41:15

    Bu ayette 2 kez

    Vayomer paro el yosef halom halamti ufoter en oto vaani şamati aleha lemor tişma halom liftor oto.

    וַיֹּ֤אמֶר פַּרְעֹה֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף חֲל֣וֹם חָלַ֔מְתִּי וּפֹתֵ֖ר אֵ֣ין אֹת֑וֹ וַאֲנִ֗י שָׁמַ֤עְתִּי עָלֶ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר תִּשְׁמַ֥ע חֲל֖וֹם לִפְתֹּ֥ר אֹתֽוֹ׃

    Firavun, Yosef’e, “Bir rüya gördüm; onu yorumlayan yok” dedi. “Senin hakkında, bir rüya duyduğunda onu yorumlayabildiğini işittim.”

  41. Bereşit 41:42

    Vayasar paro et tabato meal yado vayiten otah al yad yosef vayalbeş oto bigde şeş vayasem revid hazahav al tsavaro.

    וַיָּ֨סַר פַּרְעֹ֤ה אֶת־טַבַּעְתּוֹ֙ מֵעַ֣ל יָד֔וֹ וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֖הּ עַל־יַ֣ד יוֹסֵ֑ף וַיַּלְבֵּ֤שׁ אֹתוֹ֙ בִּגְדֵי־שֵׁ֔שׁ וַיָּ֛שֶׂם רְבִ֥ד הַזָּהָ֖ב עַל־צַוָּארֽוֹ׃

    Mühür yüzüğünü elinden çıkarıp Yosef’in eline taktı. Ona ince keten giysiler giydirdi, boynuna altın bir zincir taktı.

  42. Bereşit 41:43

    Bu ayette 2 kez

    Vayarkev oto bemirkevet hamişne aşer lo vayikreu lefanav avreh venaton oto al kol erets mitsrayim.

    וַיַּרְכֵּ֣ב אֹת֗וֹ בְּמִרְכֶּ֤בֶת הַמִּשְׁנֶה֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ וַיִּקְרְא֥וּ לְפָנָ֖יו אַבְרֵ֑ךְ וְנָת֣וֹן אֹת֔וֹ עַ֖ל כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Onu kendisinin ikinci arabasına bindirdi. Önünden, “Diz çökün!” diye seslendiler. Böylece onu bütün Mısır ülkesinin başına getirdi.

  43. Bereşit 42:24

    Vayisov mealehem vayevk vayaşov alehem vayedaber alehem vayikah meitam et şimon vayeesor oto leenehem.

    וַיִּסֹּ֥ב מֵֽעֲלֵיהֶ֖ם וַיֵּ֑בְךְּ וַיָּ֤שָׁב אֲלֵהֶם֙ וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיִּקַּ֤ח מֵֽאִתָּם֙ אֶת־שִׁמְע֔וֹן וַיֶּאֱסֹ֥ר אֹת֖וֹ לְעֵינֵיהֶֽם׃

    Yosef onlardan uzaklaşıp ağladı. Sonra geri dönüp onlarla konuştu. Aralarından Şimon’u aldı ve gözlerinin önünde bağlattı.

  44. Bereşit 42:37

    Vayomer reuven el aviv lemor et şene vanay tamit im lo avienu eleha tena oto al yadi vaani aşivenu eleha.

    וַיֹּ֤אמֶר רְאוּבֵן֙ אֶל־אָבִ֣יו לֵאמֹ֔ר אֶת־שְׁנֵ֤י בָנַי֙ תָּמִ֔ית אִם־לֹ֥א אֲבִיאֶ֖נּוּ אֵלֶ֑יךָ תְּנָ֤ה אֹתוֹ֙ עַל־יָדִ֔י וַאֲנִ֖י אֲשִׁיבֶ֥נּוּ אֵלֶֽיךָ׃

    Reuven babasına, “Onu sana geri getirmezsem iki oğlumu öldürebilirsin” dedi. “Onu bana emanet et; sana geri getireceğim.”

  45. Bereşit 43:21

    Vayehi ki vanu el hamalon vanifteha et amtehotenu vehine hesef befi amtahto kaspenu bemişkalo vanaşev oto beyadenu.

    וַֽיְהִ֞י כִּי־בָ֣אנוּ אֶל־הַמָּל֗וֹן וַֽנִּפְתְּחָה֙ אֶת־אַמְתְּחֹתֵ֔ינוּ וְהִנֵּ֤ה כֶֽסֶף־אִישׁ֙ בְּפִ֣י אַמְתַּחְתּ֔וֹ כַּסְפֵּ֖נוּ בְּמִשְׁקָל֑וֹ וַנָּ֥שֶׁב אֹת֖וֹ בְּיָדֵֽנוּ׃

    Konakladığımız yere varıp torbalarımızı açtığımızda, her birimizin parası kendi torbasının ağzındaydı. Paramızın ağırlığı eksiksizdi. Onu geri getirdik.

  46. Bereşit 45:3

    Vayomer yosef el ehav ani yosef haod avi hay velo yahelu ehav laanot oto ki nivhalu mipanav.

    וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֤ף אֶל־אֶחָיו֙ אֲנִ֣י יוֹסֵ֔ף הַע֥וֹד אָבִ֖י חָ֑י וְלֹֽא־יָכְל֤וּ אֶחָיו֙ לַעֲנ֣וֹת אֹת֔וֹ כִּ֥י נִבְהֲל֖וּ מִפָּנָֽיו׃

    Yosef kardeşlerine, “Ben Yosef’im!” dedi. “Babam hâlâ yaşıyor mu?” Kardeşleri ona cevap veremedi; karşısında dehşete düşmüşlerdi.

  47. Bereşit 45:27

    Vayedaberu elav et kol divre yosef aşer diber alehem vayar et haagalot aşer şalah yosef laset oto vatehi ruah yaakov avihem.

    וַיְדַבְּר֣וּ אֵלָ֗יו אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֤י יוֹסֵף֙ אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיַּרְא֙ אֶת־הָ֣עֲגָל֔וֹת אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יוֹסֵ֖ף לָשֵׂ֣את אֹת֑וֹ וַתְּחִ֕י ר֖וּחַ יַעֲקֹ֥ב אֲבִיהֶֽם׃

    Yosef’in kendilerine söylediği bütün sözleri ona anlattılar. Babaları Yaakov, Yosef’in kendisini taşımak için gönderdiği arabaları görünce yeniden canlandı.

  48. Bereşit 46:5

    Vayakom yaakov mibeer şava vayisu vene yisrael et yaakov avihem veet tapam veet neşehem baagalot aşer şalah paro laset oto.

    וַיָּ֥קָם יַעֲקֹ֖ב מִבְּאֵ֣ר שָׁ֑בַע וַיִּשְׂא֨וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־יַעֲקֹ֣ב אֲבִיהֶ֗ם וְאֶת־טַפָּם֙ וְאֶת־נְשֵׁיהֶ֔ם בָּעֲגָל֕וֹת אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח פַּרְעֹ֖ה לָשֵׂ֥את אֹתֽוֹ׃

    Yaakov Beer Şeva’dan ayrıldı. İsrael’in oğulları, babaları Yaakov’u, çocuklarını ve eşlerini, Firavun’un onu taşımak için gönderdiği arabalara bindirdiler.

  49. Bereşit 47:21

    Veet haam heevir oto learim miktse gevul mitsrayim vead katseu.

    וְאֶ֨ת־הָעָ֔ם הֶעֱבִ֥יר אֹת֖וֹ לֶעָרִ֑ים מִקְצֵ֥ה גְבוּל־מִצְרַ֖יִם וְעַד־קָצֵֽהוּ׃

    Yosef, Mısır’ın bir ucundan öbür ucuna bütün halkı kentlere taşıdı.

  50. Bereşit 50:3

    Vayimleu lo arbaim yom ki ken yimleu yeme hahanutim vayivku oto mitsrayim şivim yom.

    וַיִּמְלְאוּ־לוֹ֙ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם כִּ֛י כֵּ֥ן יִמְלְא֖וּ יְמֵ֣י הַחֲנֻטִ֑ים וַיִּבְכּ֥וּ אֹת֛וֹ מִצְרַ֖יִם שִׁבְעִ֥ים יֽוֹם׃

    Bunun için kırk gün geçti; mumyalama bu kadar gün sürerdi. Mısırlılar onun için yetmiş gün ağladılar.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

mattock; with; together with; -

Dilbilgisel yapı: doğrudan nesne belirteci + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 248 kez

Teknik kodHTo/Sp3ms
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.