TORA’DA TEMEL KELİME
עָלָה
yukarı çıkmak, yükselmek; çıkarmak/yükseltmek; yaklaşmak; ortaya çıkmak; artmak; kurban olarak sunmak; dikmek/kurmak; büyütmek; akla gelmek
Bu temel kelime (lemma) Tora’da 201 kez, 187 farklı ayette görülür.
- Kök
- עלה
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit51 kullanım48 ayet
- Şemot62 kullanım59 ayet
- Vayikra14 kullanım13 ayet
- Bamidbar42 kullanım37 ayet
- Devarim32 kullanım30 ayet
Geçtiği ayetler
Bereşit 2:6
Veed yaale min haarets vehişka et kol pene haadama.
וְאֵ֖ד יַֽעֲלֶ֣ה מִן־הָאָ֑רֶץ וְהִשְׁקָ֖ה אֶֽת־כָּל־פְּנֵֽי־הָֽאֲדָמָֽה׃
Yerden bir buğu yükseliyor ve toprağın bütün yüzünü suluyordu.
Bereşit 8:20
Vayiven noah mizbeah ladonay vayikah mikol habehema hatehora umikol haof hatahor vayaal olot bamizbeah.
וַיִּ֥בֶן נֹ֛חַ מִזְבֵּ֖חַ לַֽיהוָ֑ה וַיִּקַּ֞ח מִכֹּ֣ל ׀ הַבְּהֵמָ֣ה הַטְּהוֹרָ֗ה וּמִכֹּל֙ הָע֣וֹף הַטָּהֹ֔ר וַיַּ֥עַל עֹלֹ֖ת בַּמִּזְבֵּֽחַ׃
Noah, Adonay’a bir sunak yaptı. Temiz hayvanların ve temiz kuşların her türünden alarak sunakta yakmalık sunular sundu.
Bereşit 13:1
Vayaal avram mimitsrayim u veişto vehol aşer lo velot imo hanegba.
וַיַּעַל֩ אַבְרָ֨ם מִמִּצְרַ֜יִם ה֠וּא וְאִשְׁתּ֧וֹ וְכָל־אֲשֶׁר־ל֛וֹ וְל֥וֹט עִמּ֖וֹ הַנֶּֽגְבָּה׃
Avram, karısı, sahip olduğu her şey ve yanındaki Lot ile Mısır’dan Negev’e çıktı.
Bereşit 17:22
Vayehal ledaber ito vayaal Elohim meal avraham.
וַיְכַ֖ל לְדַבֵּ֣ר אִתּ֑וֹ וַיַּ֣עַל אֱלֹהִ֔ים מֵעַ֖ל אַבְרָהָֽם׃
Tanrı onunla konuşmasını bitirdi ve Avraam’ın yanından yükseldi.
Bereşit 19:15
Uhemo haşahar ala vayaitsu hamalahim belot lemor kum kah et işteha veet şete venoteha hanimtsaot pen tisafe baavon hair.
וּכְמוֹ֙ הַשַּׁ֣חַר עָלָ֔ה וַיָּאִ֥יצוּ הַמַּלְאָכִ֖ים בְּל֣וֹט לֵאמֹ֑ר קוּם֩ קַ֨ח אֶֽת־אִשְׁתְּךָ֜ וְאֶת־שְׁתֵּ֤י בְנֹתֶ֙יךָ֙ הַנִּמְצָאֹ֔ת פֶּן־תִּסָּפֶ֖ה בַּעֲוֺ֥ן הָעִֽיר׃
Şafak sökünce melekler Lot’u acele ettirdiler: “Kalk! Karını ve yanındaki iki kızını al ki kentin suçu yüzünden yok olmayasın!”
Bereşit 19:28
Vayaşkef al pene sedom vaamora veal kol pene erets hakikar vayar vehine ala kitor haarets kekitor hakivşan.
וַיַּשְׁקֵ֗ף עַל־פְּנֵ֤י סְדֹם֙ וַעֲמֹרָ֔ה וְעַֽל־כָּל־פְּנֵ֖י אֶ֣רֶץ הַכִּכָּ֑ר וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֤ה עָלָה֙ קִיטֹ֣ר הָאָ֔רֶץ כְּקִיטֹ֖ר הַכִּבְשָֽׁן׃
Sedom’a, Amora’ya ve bütün ova ülkesine baktı. İşte, ülkenin dumanı bir fırının dumanı gibi yükseliyordu.
Bereşit 19:30
Vayaal lot mitsoar vayeşev bahar uşete venotav imo ki yare laşevet betsoar vayeşev bameara u uşete venotav.
וַיַּעַל֩ ל֨וֹט מִצּ֜וֹעַר וַיֵּ֣שֶׁב בָּהָ֗ר וּשְׁתֵּ֤י בְנֹתָיו֙ עִמּ֔וֹ כִּ֥י יָרֵ֖א לָשֶׁ֣בֶת בְּצ֑וֹעַר וַיֵּ֙שֶׁב֙ בַּמְּעָרָ֔ה ה֖וּא וּשְׁתֵּ֥י בְנֹתָֽיו׃
Lot Tsoar’da kalmaktan korktuğu için oradan dağa çıktı ve iki kızıyla birlikte oraya yerleşti. Kendisi ve iki kızı bir mağarada yaşadılar.
Bereşit 22:2
Vayomer kah na et binha et yehideha aşer ahavta et yitshak veleh leha el erets hamoriya vehaaleu şam leola al ahad heharim aşer omar eleha.
וַיֹּ֡אמֶר קַח־נָ֠א אֶת־בִּנְךָ֨ אֶת־יְחִֽידְךָ֤ אֲשֶׁר־אָהַ֙בְתָּ֙ אֶת־יִצְחָ֔ק וְלֶךְ־לְךָ֔ אֶל־אֶ֖רֶץ הַמֹּרִיָּ֑ה וְהַעֲלֵ֤הוּ שָׁם֙ לְעֹלָ֔ה עַ֚ל אַחַ֣ד הֶֽהָרִ֔ים אֲשֶׁ֖ר אֹמַ֥ר אֵלֶֽיךָ׃
Tanrı, “Lütfen oğlunu, biricik oğlunu, sevdiğin Yitshak’ı al” dedi. “Moriya ülkesine git. Orada, sana söyleyeceğim dağlardan birinde onu yakmalık sunu olarak sun.”
Bereşit 22:13
Vayisa avraham et enav vayar vehine ayil ahar neehaz basevah bekarnav vayeleh avraham vayikah et haayil vayaaleu leola tahat beno.
וַיִּשָּׂ֨א אַבְרָהָ֜ם אֶת־עֵינָ֗יו וַיַּרְא֙ וְהִנֵּה־אַ֔יִל אַחַ֕ר נֶאֱחַ֥ז בַּסְּבַ֖ךְ בְּקַרְנָ֑יו וַיֵּ֤לֶךְ אַבְרָהָם֙ וַיִּקַּ֣ח אֶת־הָאַ֔יִל וַיַּעֲלֵ֥הוּ לְעֹלָ֖ה תַּ֥חַת בְּנֽוֹ׃
Avraam gözlerini kaldırıp baktı. İşte, arkasında boynuzları çalılığa takılmış bir koç vardı. Avraam gidip koçu aldı ve oğlunun yerine yakmalık sunu olarak sundu.
Bereşit 24:16
Vehanaara tovat mare meod betula veiş lo yedaah vatered haayna vatemale hadah vataal.
וְהַֽנַּעֲרָ֗ טֹבַ֤ת מַרְאֶה֙ מְאֹ֔ד בְּתוּלָ֕ה וְאִ֖ישׁ לֹ֣א יְדָעָ֑הּ וַתֵּ֣רֶד הָעַ֔יְנָה וַתְּמַלֵּ֥א כַדָּ֖הּ וַתָּֽעַל׃
Genç kız çok güzel görünüşlüydü; bakireydi, hiçbir erkekle birlikte olmamıştı. Pınara inip testisini doldurdu ve yukarı çıktı.
Bereşit 26:23
וַיַּ֥עַל מִשָּׁ֖ם בְּאֵ֥ר שָֽׁבַע׃
Oradan Beer-Şeva’ya çıktı.
Bereşit 28:12
Vayahalom vehine sulam mutsav artsa veroşo magia haşamayema vehine malahe Elohim olim veyoredim bo.
וַֽיַּחֲלֹ֗ם וְהִנֵּ֤ה סֻלָּם֙ מֻצָּ֣ב אַ֔רְצָה וְרֹאשׁ֖וֹ מַגִּ֣יעַ הַשָּׁמָ֑יְמָה וְהִנֵּה֙ מַלְאֲכֵ֣י אֱלֹהִ֔ים עֹלִ֥ים וְיֹרְדִ֖ים בּֽוֹ׃
Bir rüya gördü: Yere bir merdiven kurulmuştu; tepesi göğe ulaşıyordu. Tanrı’nın melekleri onun üzerinde çıkıp iniyordu.
Bereşit 31:10
Vayehi beet yahem hatson vaesa enay vaere bahalom vehine haatudim haolim al hatson akudim nekudim uverudim.
וַיְהִ֗י בְּעֵת֙ יַחֵ֣ם הַצֹּ֔אן וָאֶשָּׂ֥א עֵינַ֛י וָאֵ֖רֶא בַּחֲל֑וֹם וְהִנֵּ֤ה הָֽעַתֻּדִים֙ הָעֹלִ֣ים עַל־הַצֹּ֔אן עֲקֻדִּ֥ים נְקֻדִּ֖ים וּבְרֻדִּֽים׃
Sürünün çiftleşme zamanında bir rüyada gözlerimi kaldırıp baktım. Dişilerin üzerine çıkan tekeler çizgili, benekli ve kırçıllıydı.
Bereşit 31:12
Vayomer sa na eneha uree kol haatudim haolim al hatson akudim nekudim uverudim ki raiti et kol aşer lavan ose lah.
וַיֹּ֗אמֶר שָׂא־נָ֨א עֵינֶ֤יךָ וּרְאֵה֙ כָּל־הָֽעַתֻּדִים֙ הָעֹלִ֣ים עַל־הַצֹּ֔אן עֲקֻדִּ֥ים נְקֻדִּ֖ים וּבְרֻדִּ֑ים כִּ֣י רָאִ֔יתִי אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר לָבָ֖ן עֹ֥שֶׂה לָּֽךְ׃
Şöyle dedi: ‘Gözlerini kaldır da bak! Dişilerin üzerine çıkan bütün tekeler çizgili, benekli ve kırçıllı. Çünkü Lavan’ın sana yaptıklarının hepsini gördüm.
Bereşit 32:25
Vayivater yaakov levado vayeavek iş imo ad alot haşahar.
וַיִּוָּתֵ֥ר יַעֲקֹ֖ב לְבַדּ֑וֹ וַיֵּאָבֵ֥ק אִישׁ֙ עִמּ֔וֹ עַ֖ד עֲל֥וֹת הַשָּֽׁחַר׃
Yaakov yalnız kaldı. Bir adam gün ağarıncaya kadar onunla güreşti.
Bereşit 32:27
Vayomer şaleheni ki ala haşahar vayomer lo aşalehaha ki im berahtani.
וַיֹּ֣אמֶר שַׁלְּחֵ֔נִי כִּ֥י עָלָ֖ה הַשָּׁ֑חַר וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֲשַֽׁלֵּחֲךָ֔ כִּ֖י אִם־בֵּרַכְתָּֽנִי׃
Adam, “Bırak beni, gün ağarıyor” dedi. Yaakov, “Beni kutsamadıkça seni bırakmam” diye cevap verdi.
Bereşit 35:1
Vayomer Elohim el yaakov kum ale vet el veşev şam vaase şam mizbeah lael hanire eleha bevarehaha mipene esav ahiha.
וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶֽל־יַעֲקֹ֔ב ק֛וּם עֲלֵ֥ה בֵֽית־אֵ֖ל וְשֶׁב־שָׁ֑ם וַעֲשֵׂה־שָׁ֣ם מִזְבֵּ֔חַ לָאֵל֙ הַנִּרְאֶ֣ה אֵלֶ֔יךָ בְּבָרְחֲךָ֔ מִפְּנֵ֖י עֵשָׂ֥ו אָחִֽיךָ׃
Tanrı, Yaakov’a, “Kalk, Bet-El’e çık ve orada yaşa” dedi. “Kardeşin Esav’dan kaçarken sana görünen Tanrı’ya orada bir sunak yap.”
Bereşit 35:3
Venakuma venaale bet el veeese şam mizbeah lael haone oti beyom tsarati vayehi imadi badereh aşer halaheti.
וְנָק֥וּמָה וְנַעֲלֶ֖ה בֵּֽית־אֵ֑ל וְאֶֽעֱשֶׂה־שָּׁ֣ם מִזְבֵּ֗חַ לָאֵ֞ל הָעֹנֶ֤ה אֹתִי֙ בְּי֣וֹם צָֽרָתִ֔י וַיְהִי֙ עִמָּדִ֔י בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר הָלָֽכְתִּי׃
Kalkıp Bet-El’e çıkalım. Sıkıntılı günümde bana cevap veren, yürüdüğüm yolda benimle olan Tanrı’ya orada bir sunak yapacağım.”
Bereşit 35:13
Vayaal mealav Elohim bamakom aşer diber ito.
וַיַּ֥עַל מֵעָלָ֖יו אֱלֹהִ֑ים בַּמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אִתּֽוֹ׃
Tanrı onunla konuştuğu yerden, yanından yükseldi.
Bereşit 37:28
Vayaavru anaşim midyanim soharim vayimşehu vayaalu et yosef min habor vayimkeru et yosef layişmeelim beesrim kasef vayaviu et yosef mitsrayema.
וַיַּֽעַבְרוּ֩ אֲנָשִׁ֨ים מִדְיָנִ֜ים סֹֽחֲרִ֗ים וַֽיִּמְשְׁכוּ֙ וַיַּֽעֲל֤וּ אֶת־יוֹסֵף֙ מִן־הַבּ֔וֹר וַיִּמְכְּר֧וּ אֶת־יוֹסֵ֛ף לַיִּשְׁמְעֵאלִ֖ים בְּעֶשְׂרִ֣ים כָּ֑סֶף וַיָּבִ֥יאוּ אֶת־יוֹסֵ֖ף מִצְרָֽיְמָה׃
Midyanlı tüccarlar geçerken kardeşleri Yosef’i çukurdan çekip çıkardılar ve yirmi gümüş karşılığında Yişmaellilere sattılar. Onlar da Yosef’i Mısır’a götürdüler.
Bereşit 38:12
Vayirbu hayamim vatamot bat şua eşet yehuda vayinahem yehuda vayaal al gozaze tsono u vehira reeu haadulami timnata.
וַיִּרְבּוּ֙ הַיָּמִ֔ים וַתָּ֖מָת בַּת־שׁ֣וּעַ אֵֽשֶׁת־יְהוּדָ֑ה וַיִּנָּ֣חֶם יְהוּדָ֗ה וַיַּ֜עַל עַל־גֹּֽזֲזֵ֤י צֹאנוֹ֙ ה֗וּא וְחִירָ֛ה רֵעֵ֥הוּ הָעֲדֻלָּמִ֖י תִּמְנָֽתָה׃
Uzun bir zaman geçti. Yehuda’nın eşi, Şua’nın kızı öldü. Yehuda yasını tamamlayınca Adullamlı arkadaşı Hira ile sürüsünü kırkanların yanına, Timna’ya çıktı.
Bereşit 38:13
Vayugad letamar lemor hine hamih ole timnata lagoz tsono.
וַיֻּגַּ֥ד לְתָמָ֖ר לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֥ה חָמִ֛יךְ עֹלֶ֥ה תִמְנָ֖תָה לָגֹ֥ז צֹאנֽוֹ׃
Tamar’a, “Kayınpederin sürüsünü kırkmak için Timna’ya çıkıyor” diye haber verildi.
Bereşit 40:10
Uvagefen şeloşa sarigim vehi heforahat aleta nitsah hivşilu aşkeloteha anavim.
וּבַגֶּ֖פֶן שְׁלֹשָׁ֣ה שָׂרִיגִ֑ם וְהִ֤יא כְפֹרַ֙חַת֙ עָלְתָ֣ה נִצָּ֔הּ הִבְשִׁ֥ילוּ אַשְׁכְּלֹתֶ֖יהָ עֲנָבִֽים׃
“Asmanın üç dalı vardı. Tomurcuklanır tomurcuklanmaz çiçek açtı, salkımları üzüm verip olgunlaştı.
Bereşit 41:2
Vehine min hayeor olot şeva parot yefot mare uveriot basar vatirena baahu.
וְהִנֵּ֣ה מִן־הַיְאֹ֗ר עֹלֹת֙ שֶׁ֣בַע פָּר֔וֹת יְפ֥וֹת מַרְאֶ֖ה וּבְרִיאֹ֣ת בָּשָׂ֑ר וַתִּרְעֶ֖ינָה בָּאָֽחוּ׃
Irmakta güzel görünüşlü, semiz yedi inek belirdi. Sudan çıkıp sazlıkta otlamaya başladılar.
Bereşit 41:3
Vehine şeva parot aherot olot aharehen min hayeor raot mare vedakot basar vataamodena etsel haparot al sefat hayeor.
וְהִנֵּ֞ה שֶׁ֧בַע פָּר֣וֹת אֲחֵר֗וֹת עֹל֤וֹת אַחֲרֵיהֶן֙ מִן־הַיְאֹ֔ר רָע֥וֹת מַרְאֶ֖ה וְדַקּ֣וֹת בָּשָׂ֑ר וַֽתַּעֲמֹ֛דְנָה אֵ֥צֶל הַפָּר֖וֹת עַל־שְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר׃
Ardından çirkin görünüşlü, cılız yedi inek daha ırmaktan çıktı. Irmak kıyısında öteki ineklerin yanında durdular.
Bereşit 41:5
Vayişan vayahalom şenit vehine şeva şibolim olot bekane ehad beriot vetovot.
וַיִּישָׁ֕ן וַֽיַּחֲלֹ֖ם שֵׁנִ֑ית וְהִנֵּ֣ה ׀ שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֗ים עֹל֛וֹת בְּקָנֶ֥ה אֶחָ֖ד בְּרִיא֥וֹת וְטֹבֽוֹת׃
Yeniden uyuyup ikinci bir rüya gördü. Tek sapta dolgun ve güzel yedi başak büyüyordu.
Bereşit 41:18
Vehine min hayeor olot şeva parot beriot basar vifot toar vatirena baahu.
וְהִנֵּ֣ה מִן־הַיְאֹ֗ר עֹלֹת֙ שֶׁ֣בַע פָּר֔וֹת בְּרִיא֥וֹת בָּשָׂ֖ר וִיפֹ֣ת תֹּ֑אַר וַתִּרְעֶ֖ינָה בָּאָֽחוּ׃
Irmakta semiz, güzel yapılı yedi inek belirdi. Sudan çıkıp sazlıkta otlamaya başladılar.
Bereşit 41:19
Vehine şeva parot aherot olot aharehen dalot veraot toar meod verakot basar lo raiti hahena behol erets mitsrayim laroa.
וְהִנֵּ֞ה שֶֽׁבַע־פָּר֤וֹת אֲחֵרוֹת֙ עֹל֣וֹת אַחֲרֵיהֶ֔ן דַּלּ֨וֹת וְרָע֥וֹת תֹּ֛אַר מְאֹ֖ד וְרַקּ֣וֹת בָּשָׂ֑ר לֹֽא־רָאִ֧יתִי כָהֵ֛נָּה בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לָרֹֽעַ׃
Ardından zayıf, çok çirkin görünüşlü, cılız yedi inek daha çıktı. Bütün Mısır ülkesinde onlar kadar kötü görünen inekler görmedim.
Bereşit 41:22
Vaere bahalomi vehine şeva şibolim olot bekane ehad meleot vetovot.
וָאֵ֖רֶא בַּחֲלֹמִ֑י וְהִנֵּ֣ה ׀ שֶׁ֣בַע שִׁבֳּלִ֗ים עֹלֹ֛ת בְּקָנֶ֥ה אֶחָ֖ד מְלֵאֹ֥ת וְטֹבֽוֹת׃
Rüyamda ayrıca tek sapta büyüyen dolu, güzel yedi başak gördüm.
Bereşit 41:27
Veşeva haparot harakot veharaot haolot aharehen şeva şanim hena veşeva haşibolim harekot şedufot hakadim yihyu şeva şene raav.
וְשֶׁ֣בַע הַ֠פָּרוֹת הָֽרַקּ֨וֹת וְהָרָעֹ֜ת הָעֹלֹ֣ת אַחֲרֵיהֶ֗ן שֶׁ֤בַע שָׁנִים֙ הֵ֔נָּה וְשֶׁ֤בַע הַֽשִׁבֳּלִים֙ הָרֵק֔וֹת שְׁדֻפ֖וֹת הַקָּדִ֑ים יִהְי֕וּ שֶׁ֖בַע שְׁנֵ֥י רָעָֽב׃
Onların ardından çıkan cılız, çirkin yedi inek yedi yıldır. Doğu rüzgârıyla kavrulmuş, boş yedi başak da yedi kıtlık yılı olacaktır.
Bereşit 44:17
Vayomer halila li measot zot haiş aşer nimtsa hagavia beyado u yihye li aved veatem alu leşalom el avihem.
וַיֹּ֕אמֶר חָלִ֣ילָה לִּ֔י מֵעֲשׂ֖וֹת זֹ֑את הָאִ֡ישׁ אֲשֶׁר֩ נִמְצָ֨א הַגָּבִ֜יעַ בְּיָד֗וֹ ה֚וּא יִהְיֶה־לִּ֣י עָ֔בֶד וְאַתֶּ֕ם עֲל֥וּ לְשָׁל֖וֹם אֶל־אֲבִיכֶֽם׃ (פ)
Yosef, “Böyle bir şey yapmam!” dedi. “Yalnız kâse kendisinde bulunan adam benim kölem olacak. Siz esenlikle babanıza dönün.”
Bereşit 44:24
Vayehi ki alinu el avdeha avi vanaged lo et divre adoni.
וַיְהִי֙ כִּ֣י עָלִ֔ינוּ אֶֽל־עַבְדְּךָ֖ אָבִ֑י וַנַּ֨גֶּד־ל֔וֹ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י אֲדֹנִֽי׃
Kulun olan babamıza döndüğümüzde efendimin sözlerini ona anlattık.
Bereşit 44:33
Veata yeşev na avdeha tahat hanaar eved ladoni vehanaar yaal im ehav.
וְעַתָּ֗ה יֵֽשֶׁב־נָ֤א עַבְדְּךָ֙ תַּ֣חַת הַנַּ֔עַר עֶ֖בֶד לַֽאדֹנִ֑י וְהַנַּ֖עַר יַ֥עַל עִם־אֶחָֽיו׃
Şimdi lütfen delikanlının yerine ben kulun, efendimin kölesi olarak kalayım. Delikanlı kardeşleriyle birlikte dönsün.
Bereşit 44:34
Ki eh eele el avi vehanaar enenu iti pen ere vara aşer yimtsa et avi.
כִּי־אֵיךְ֙ אֶֽעֱלֶ֣ה אֶל־אָבִ֔י וְהַנַּ֖עַר אֵינֶ֣נּוּ אִתִּ֑י פֶּ֚ן אֶרְאֶ֣ה בָרָ֔ע אֲשֶׁ֥ר יִמְצָ֖א אֶת־אָבִֽי׃
Delikanlı yanımda olmadan babama nasıl dönebilirim? Babamın başına gelecek felaketi görmeye dayanamam.”
Bereşit 45:9
Maharu vaalu el avi vaamartem elav ko amar binha yosef samani Elohim leadon lehol mitsrayim reda elay al taamod.
מַהֲרוּ֮ וַעֲל֣וּ אֶל־אָבִי֒ וַאֲמַרְתֶּ֣ם אֵלָ֗יו כֹּ֤ה אָמַר֙ בִּנְךָ֣ יוֹסֵ֔ף שָׂמַ֧נִי אֱלֹהִ֛ים לְאָד֖וֹן לְכָל־מִצְרָ֑יִם רְדָ֥ה אֵלַ֖י אַֽל־תַּעֲמֹֽד׃
Çabuk babama gidin ve ona şöyle söyleyin: ‘Oğlun Yosef diyor ki: Tanrı beni bütün Mısır’ın efendisi yaptı. Hiç oyalanmadan yanıma gel.
Bereşit 45:25
Vayaalu mimitsrayim vayavou erets kenaan el yaakov avihem.
וַֽיַּעֲל֖וּ מִמִּצְרָ֑יִם וַיָּבֹ֙אוּ֙ אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן אֶֽל־יַעֲקֹ֖ב אֲבִיהֶֽם׃
Mısır’dan çıkıp Kenaan ülkesine, babaları Yaakov’un yanına geldiler.
Bereşit 46:4
Bu ayette 2 eşleşme
Anohi ered imeha mitsrayma veanohi aalha gam alo veyosef yaşit yado al eneha.
אָנֹכִ֗י אֵרֵ֤ד עִמְּךָ֙ מִצְרַ֔יְמָה וְאָנֹכִ֖י אַֽעַלְךָ֣ גַם־עָלֹ֑ה וְיוֹסֵ֕ף יָשִׁ֥ית יָד֖וֹ עַל־עֵינֶֽיךָ׃
Seninle birlikte Mısır’a ineceğim; seni oradan kesinlikle çıkaracağım. Gözlerini Yosef kapatacak.”
Bereşit 46:29
Vayesor yosef merkavto vayaal likrat yisrael aviv goşena vayera elav vayipol al tsavarav vayevk al tsavarav od.
וַיֶּאְסֹ֤ר יוֹסֵף֙ מֶרְכַּבְתּ֔וֹ וַיַּ֛עַל לִקְרַֽאת־יִשְׂרָאֵ֥ל אָבִ֖יו גֹּ֑שְׁנָה וַיֵּרָ֣א אֵלָ֗יו וַיִּפֹּל֙ עַל־צַוָּארָ֔יו וַיֵּ֥בְךְּ עַל־צַוָּארָ֖יו עֽוֹד׃
Yosef arabasını hazırlatıp babası İsrael’i karşılamaya Goşen’e gitti. Babasının karşısına çıkınca boynuna sarıldı ve uzun süre boynunda ağladı.
Bereşit 46:31
Vayomer yosef el ehav veel bet aviv eele veagida lefaro veomera elav ahay uvet avi aşer beerets kenaan bau elay.
וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֤ף אֶל־אֶחָיו֙ וְאֶל־בֵּ֣ית אָבִ֔יו אֶעֱלֶ֖ה וְאַגִּ֣ידָה לְפַרְעֹ֑ה וְאֹֽמְרָ֣ה אֵלָ֔יו אַחַ֧י וּבֵית־אָבִ֛י אֲשֶׁ֥ר בְּאֶֽרֶץ־כְּנַ֖עַן בָּ֥אוּ אֵלָֽי׃
Yosef kardeşlerine ve babasının ev halkına şöyle dedi: “Gidip Firavun’a haber vereceğim. Ona, ‘Kenaan ülkesindeki kardeşlerim ve babamın ev halkı yanıma geldiler’ diyeceğim.
Bereşit 49:4
Bu ayette 2 eşleşme
Pahaz kamayim al totar ki alita mişkeve aviha az hilalta yetsui ala.
פַּ֤חַז כַּמַּ֙יִם֙ אַל־תּוֹתַ֔ר כִּ֥י עָלִ֖יתָ מִשְׁכְּבֵ֣י אָבִ֑יךָ אָ֥ז חִלַּ֖לְתָּ יְצוּעִ֥י עָלָֽה׃ (פ)
Ama su gibi taşkınsın; üstünlüğünü koruyamayacaksın. Çünkü babanın yatağına çıktın, o zaman yatağımı kirlettin. Yatağıma çıktı!
Bereşit 49:9
Gur arye yehuda miteref beni alita kara ravats kearye uhelavi mi yekimenu.
גּ֤וּר אַרְיֵה֙ יְהוּדָ֔ה מִטֶּ֖רֶף בְּנִ֣י עָלִ֑יתָ כָּרַ֨ע רָבַ֧ץ כְּאַרְיֵ֛ה וּכְלָבִ֖יא מִ֥י יְקִימֶֽנּוּ׃
Yehuda bir aslan yavrusudur. Avdan döndün, oğlum. Aslan gibi, dişi aslan gibi çömelip yattı; onu kim kaldırmaya cesaret eder?
Bereşit 50:5
Avi hişbiani lemor hine anohi met bekivri aşer kariti li beerets kenaan şama tikbereni veata eele na veekbera et avi veaşuva.
אָבִ֞י הִשְׁבִּיעַ֣נִי לֵאמֹ֗ר הִנֵּ֣ה אָנֹכִי֮ מֵת֒ בְּקִבְרִ֗י אֲשֶׁ֨ר כָּרִ֤יתִי לִי֙ בְּאֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן שָׁ֖מָּה תִּקְבְּרֵ֑נִי וְעַתָּ֗ה אֶֽעֱלֶה־נָּ֛א וְאֶקְבְּרָ֥ה אֶת־אָבִ֖י וְאָשֽׁוּבָה׃
‘Babam bana yemin ettirerek, Ben ölmek üzereyim; beni Kenaan ülkesinde kendim için kazdığım mezara göm, dedi. Şimdi lütfen gidip babamı gömeyim, sonra geri döneceğim.’”
Bereşit 50:6
Vayomer paro ale ukevor et aviha kaaşer hişbieha.
וַיֹּ֖אמֶר פַּרְעֹ֑ה עֲלֵ֛ה וּקְבֹ֥ר אֶת־אָבִ֖יךָ כַּאֲשֶׁ֥ר הִשְׁבִּיעֶֽךָ׃
Firavun, “Git, sana yemin ettirdiği gibi babanı göm” dedi.
Bereşit 50:7
Bu ayette 2 eşleşme
Vayaal yosef likbor et aviv vayaalu ito kol avde faro zikne veto vehol zikne erets mitsrayim.
וַיַּ֥עַל יוֹסֵ֖ף לִקְבֹּ֣ר אֶת־אָבִ֑יו וַיַּֽעֲל֨וּ אִתּ֜וֹ כָּל־עַבְדֵ֤י פַרְעֹה֙ זִקְנֵ֣י בֵית֔וֹ וְכֹ֖ל זִקְנֵ֥י אֶֽרֶץ־מִצְרָֽיִם׃
Yosef babasını gömmek üzere yola çıktı. Firavun’un bütün görevlileri, sarayının ileri gelenleri ve Mısır ülkesinin bütün ileri gelenleri de onunla gitti.
Bereşit 50:9
Vayaal imo gam rehev gam paraşim vayehi hamahane kaved meod.
וַיַּ֣עַל עִמּ֔וֹ גַּם־רֶ֖כֶב גַּם־פָּרָשִׁ֑ים וַיְהִ֥י הַֽמַּחֲנֶ֖ה כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃
Savaş arabaları ve atlılar da onunla gitti. Çok büyük bir topluluk oluştu.
Bereşit 50:14
Vayaşov yosef mitsrayma u veehav vehol haolim ito likbor et aviv ahare kavero et aviv.
וַיָּ֨שָׁב יוֹסֵ֤ף מִצְרַ֙יְמָה֙ ה֣וּא וְאֶחָ֔יו וְכָל־הָעֹלִ֥ים אִתּ֖וֹ לִקְבֹּ֣ר אֶת־אָבִ֑יו אַחֲרֵ֖י קָבְר֥וֹ אֶת־אָבִֽיו׃
Yosef babasını gömdükten sonra kardeşleriyle ve babasını gömmek için kendisiyle gelenlerin hepsiyle birlikte Mısır’a döndü.
Bereşit 50:24
Vayomer yosef el ehav anohi met velohim pakod yifkod ethem veheela ethem min haarets hazot el haarets aşer nişba leavraham leyitshak uleyaakov.
וַיֹּ֤אמֶר יוֹסֵף֙ אֶל־אֶחָ֔יו אָנֹכִ֖י מֵ֑ת וֵֽאלֹהִ֞ים פָּקֹ֧ד יִפְקֹ֣ד אֶתְכֶ֗ם וְהֶעֱלָ֤ה אֶתְכֶם֙ מִן־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֛ע לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹֽב׃
Yosef kardeşlerine, “Ben ölmek üzereyim” dedi. “Ama Tanrı sizi mutlaka hatırlayıp yardımınıza gelecek. Sizi bu ülkeden çıkarıp Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a yeminle söz verdiği ülkeye götürecek.”
Bereşit 50:25
Vayaşba yosef et bene yisrael lemor pakod yifkod Elohim ethem vehaalitem et atsmotay mize.
וַיַּשְׁבַּ֣ע יוֹסֵ֔ף אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר פָּקֹ֨ד יִפְקֹ֤ד אֱלֹהִים֙ אֶתְכֶ֔ם וְהַעֲלִתֶ֥ם אֶת־עַצְמֹתַ֖י מִזֶּֽה׃
Yosef, İsrael oğullarına yemin ettirerek şöyle dedi: “Tanrı sizi mutlaka hatırlayıp yardımınıza gelecek. O zaman kemiklerimi buradan götürün.”
Şemot 1:10
Hava nitehakema lo pen yirbe vehaya ki tikrena milhama venosaf gam u al soneenu venilham banu veala min haarets.
הָ֥בָה נִֽתְחַכְּמָ֖ה ל֑וֹ פֶּן־יִרְבֶּ֗ה וְהָיָ֞ה כִּֽי־תִקְרֶ֤אנָה מִלְחָמָה֙ וְנוֹסַ֤ף גַּם־הוּא֙ עַל־שֹׂ֣נְאֵ֔ינוּ וְנִלְחַם־בָּ֖נוּ וְעָלָ֥ה מִן־הָאָֽרֶץ׃
“Gelin, onlara karşı akıllıca önlem alalım. Yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa düşmanlarımıza katılıp bizimle savaşır, ülkeden çıkar giderler.”
Şemot 2:23
Vayehi vayamim harabim hahem vayamot meleh mitsrayim vayeanehu vene yisrael min haavoda vayizaku vataal şavatam el haelohim min haavoda.
וַיְהִי֩ בַיָּמִ֨ים הָֽרַבִּ֜ים הָהֵ֗ם וַיָּ֙מָת֙ מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם וַיֵּאָנְח֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל מִן־הָעֲבֹדָ֖ה וַיִּזְעָ֑קוּ וַתַּ֧עַל שַׁוְעָתָ֛ם אֶל־הָאֱלֹהִ֖ים מִן־הָעֲבֹדָֽה׃
Aradan uzun zaman geçti. Mısır kralı öldü. İsrael oğulları kölelik yüzünden inleyip feryat ettiler. Kölelikten doğan yardım çığlıkları Tanrı’ya yükseldi.
Kelimenin yapısı ve biçimleri
Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar
Yazılı biçimler
- וְיַ֖עַל 26 kullanım
- עָלָ֣ה 22 kullanım
- וַיַּעֲל֥וּ 14 kullanım
- יַעֲלֶ֣ה 8 kullanım
- אַעֲלֶ֣ה 7 kullanım
- נַעֲלָה֙ 7 kullanım
- עָל֥וּ 6 kullanım
- וַתַּ֧עַל 5 kullanım
- עֲל֥וֹת 5 kullanım
- הָעֹלִ֣ים 4 kullanım
- הֶעֱלִיתָ֣נוּ 4 kullanım
- יַעֲל֖וּ 4 kullanım
- לַעֲלֹ֖ת 4 kullanım
- מַעֲלֵ֨ה 4 kullanım
- הֶעֱלֵ֖יתָ 3 kullanım
- וְהֶֽעֱלָה֙ 3 kullanım
- וְנַעֲלָ֧ה 3 kullanım
- וְעָלִ֥יתָ 3 kullanım
- מַעֲלַ֥ת 3 kullanım
- עֹלֹת֙ 3 kullanım
- תַעֲלֶ֥ה 3 kullanım
- תַעֲל֥וּ 3 kullanım
- הֶעֱל֖וּךָ 2 kullanım
- הֶֽעֱלָ֨נוּ֙ 2 kullanım
- הֵעָלֹ֤ת 2 kullanım
- וָאַ֛עַל 2 kullanım
- וְהַ֥עַל 2 kullanım
- וְהַעֲלֵיתָ֖ 2 kullanım
- וַֽיַּעֲלֵ֖הוּ 2 kullanım
- וְעָלָ֥ה 2 kullanım
- וְעָלוּ֙ 2 kullanım
- לְהַעֲלֹ֥ת 2 kullanım
- לַעֲל֣וֹת 2 kullanım
- מִֽמַּעֲלֵי֙ 2 kullanım
- עֹלִ֗ים 2 kullanım
- עָלִ֖יתָ 2 kullanım
- אַֽעַלְךָ֣ 1 kullanım
- בְּהַעֲלֹֽתְךָ֙ 1 kullanım
- בַּעֲלֹתִ֣י 1 kullanım
- בַּעֲלֹֽתְךָ֗ 1 kullanım
- הַֽמַּעֲלֶ֤ה 1 kullanım
- הַמַּֽעַלְךָ֖ 1 kullanım
- הַ֚עַל 1 kullanım
- הֶעֱלָ֖ה 1 kullanım
- הֵֽעָלוּ֙ 1 kullanım
- הֵעָלֹתֽוֹ 1 kullanım
- וּבְהֵעָל֤וֹת 1 kullanım
- וּבְהַעֲלֹ֨ת 1 kullanım
- וּבְהֵעָלֹת֖וֹ 1 kullanım
- וְהַעֲלֵ֤הוּ 1 kullanım
- וְהַעֲלִיתֶ֧ם 1 kullanım
- וְהַעֲלִתֶ֥ם 1 kullanım
- וּֽלְהַעֲלֹתוֹ֮ 1 kullanım
- וַנַּ֔עַל 1 kullanım
- וְעָלִ֛ינוּ 1 kullanım
- וַעֲלִיתֶ֖ם 1 kullanım
- וְעָלְתָה֩ 1 kullanım
- וַתַּעֲל֥וּ 1 kullanım
- יַ֥עַל 1 kullanım
- יַעְלֵ֤ם 1 kullanım
- עֲלִ֥י 1 kullanım
- עָלִ֔ינוּ 1 kullanım
- עֲלִיתֶ֥ם 1 kullanım
- עָלְתָ֣ה 1 kullanım
- תַּעֲלֵ֖נוּ 1 kullanım
Türkçe okunuş biçimleri
- Vayaal 25 kullanım
- vayaalu 13 kullanım
- ala 9 kullanım
- ale 9 kullanım
- yaale 7 kullanım
- alu 6 kullanım
- eele 6 kullanım
- laalot 6 kullanım
- naale 6 kullanım
- olot 6 kullanım
- vataal 5 kullanım
- haolim 4 kullanım
- yaalu 4 kullanım
- maalat 3 kullanım
- maale 3 kullanım
- taale 3 kullanım
- taalu 3 kullanım
- vealita 3 kullanım
- veheela 3 kullanım
- alita 2 kullanım
- alo 2 kullanım
- alot 2 kullanım
- heelanu 2 kullanım
- heelita 2 kullanım
- heelitanu 2 kullanım
- heelitunu 2 kullanım
- heeluha 2 kullanım
- lehaalot 2 kullanım
- mimaale 2 kullanım
- ole 2 kullanım
- olim 2 kullanım
- vaaal 2 kullanım
- vayaaleu 2 kullanım
- vehaal 2 kullanım
- vehaalitem 2 kullanım
- venaala 2 kullanım
- aale 1 kullanım
- aalha 1 kullanım
- aleta 1 kullanım
- ali 1 kullanım
- alinu 1 kullanım
- alitem 1 kullanım
- baaloteha 1 kullanım
- Baaloti 1 kullanım
- behaaloteha 1 kullanım
- haal 1 kullanım
- hamaale 1 kullanım
- hamaalha 1 kullanım
- haolot 1 kullanım
- healot 1 kullanım
- healoto 1 kullanım
- healu 1 kullanım
- heela 1 kullanım
- heeleta 1 kullanım
- maala 1 kullanım
- naala 1 kullanım
- taalenu 1 kullanım
- ulehaaloto 1 kullanım
- Uvehaalot 1 kullanım
- Uvehealot 1 kullanım
- uvehealoto 1 kullanım
- vaale 1 kullanım
- vaalitem 1 kullanım
- vaalu 1 kullanım
- vanaal 1 kullanım
- vataalu 1 kullanım
- Vayealu 1 kullanım
- veala 1 kullanım
- vealeta 1 kullanım
- vealinu 1 kullanım
- vealu 1 kullanım
- vehaaleta 1 kullanım
- vehaaleu 1 kullanım
- vehaalita 1 kullanım
- venaale 1 kullanım
- veyaal 1 kullanım
- yaal 1 kullanım
- yalem 1 kullanım
- yeale 1 kullanım
Dilbilgisel yapılar
- bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (19 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw3ms - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (9 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw3mp - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (9 kullanım)
Teknik kod
HVqp3ms - fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (9 kullanım)
Teknik kod
HVqv2ms - bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (6 kullanım)
Teknik kod
HC/Vhw3ms - edat + fiil, Kal, mastar yapılı (6 kullanım)
Teknik kod
HR/Vqc - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (6 kullanım)
Teknik kod
HVqi1cp - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (6 kullanım)
Teknik kod
HVqi3ms - fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (6 kullanım)
Teknik kod
HVqrfpa - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (5 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw3fs - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (5 kullanım)
Teknik kod
HVqi1cs - bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
Teknik kod
HC/Vhw3mp - belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (4 kullanım)
Teknik kod
HTd/Vqrmpa - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
Teknik kod
HVqi3mp - bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HC/Vhq3ms - fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
Teknik kod
HVhp2ms - fiil, Hifil, etken ortaç, f. kişi (3 kullanım)
Teknik kod
HVhrfsc - fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi (3 kullanım)
Teknik kod
HVhrmsc - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
Teknik kod
HVqp3cp - fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (3 kullanım)
Teknik kod
HVqv2mp - bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HC/VNq3ms - bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Vhq2mp - bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Vhq2ms - bağlaç + fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Vhv2ms - bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Vhw3ms/Sp3ms - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq2ms - edat + fiil, Hifil, mastar yapılı (2 kullanım)
Teknik kod
HR/Vhc - edat + fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
Teknik kod
HR/Vhrmpc - fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HVhi2ms - fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
Teknik kod
HVhp2mp/Sp1cp - fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
Teknik kod
HVhp2ms/Sp1cp - fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HVhp3cp/Sp2ms - fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
Teknik kod
HVhp3ms/Sp1cp - fiil, Kal, mastar mutlak (2 kullanım)
Teknik kod
HVqa - fiil, Kal, mastar yapılı (2 kullanım)
Teknik kod
HVqc - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
Teknik kod
HVqp2ms - fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
Teknik kod
HVqrmpa - fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
Teknik kod
HVqrmsa - bağlaç + edat + fiil, Nifal, mastar yapılı (1 kullanım)
Teknik kod
HC/R/VNc - bağlaç + edat + fiil, Nifal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/R/VNc/Sp3ms - bağlaç + edat + fiil, Hifil, mastar yapılı (1 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Vhc - bağlaç + edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/R/Vhc/Sp3ms - bağlaç + fiil, Nifal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/VNw3mp - bağlaç + fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vhv2ms/Sp3ms - bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vhw1cs - bağlaç + fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqh1cp - bağlaç + fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqj3ms - bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqp1cp - bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqp2ms - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq2mp - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq3cp - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq3fs - bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqq3ms - bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqv2mp - bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqv2ms - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw1cp - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw1cs - bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HC/Vqw2mp - edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Vhc/Sp2ms - edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Vqc/Sp1cs - edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HR/Vqc/Sp2ms - belirli artikel + fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
Teknik kod
HTd/Vhrmsa - belirli artikel + fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HTd/Vhrmsc/Sp2ms - belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım)
Teknik kod
HTd/Vqrfpa - fiil, Nifal, mastar yapılı (1 kullanım)
Teknik kod
HVNc - fiil, Nifal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVNc/Sp3ms - fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVNi3ms - fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVNp3ms - fiil, Nifal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HVNv2mp - fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVhi1cs - fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVhi1cs/Sp2ms - fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HVhi2mp - fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVhi3ms - fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HVhi3ms/Sp3mp - fiil, Hifil, jussif, 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HVhj2ms/Sp1cp - fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVhp3ms - fiil, Hifil, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım)
Teknik kod
HVhrfsa - fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVhv2ms - fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVqh1cs - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HVqi2mp - fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVqi2ms - fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HVqj2mp - fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVqj3ms - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HVqp1cp - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
Teknik kod
HVqp2mp - fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVqp3fs - fiil, Kal, emir, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
Teknik kod
HVqv2fs
Veri ve yöntem
UBS kaynak sözlük anlamları: to go up; to rise up; to make rise up; to ascend; to make ascend; to climb up; to mount; to bring up; to withdraw; to raise up; to attack; to put in; to come over; to cover; to wear; to appear; to make appear; to spring up; to rise (in status); to come; to approach; to bring upon; to come up; to chew the cud; to rise; to increase; to go forward; to stir up; to vanish; to be sacrificed; to offer; to sacrifice; to mate; to stand up; to take position; to cause to rear; to grow; to sprout; to make to come up; to make grow; to rear; to set up; to erect; to become an object of gossip; to consider; to come to mind; to set (one's) mind (on something); to come; to pass; to be entered
Kelime türü teknik kodu: V
Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.