İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

beyado

Bu okunuş biçimi Tora’da 16 kez, 16 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit9 kullanım9 ayet
  • Şemot3 kullanım3 ayet
  • Bamidbar4 kullanım4 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim בְּיָד֣וֹ

Lemma יָד

Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.

Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): hand

Biçim: edat + isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 16 kullanım

Teknik kodHR/Ncbsc/Sp3ms

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 19:16

    Vayitmahmah vayahaziku haanaşim beyado uveyad işto uveyad şete venotav behemlat Adonay alav vayotsiuu vayanihuu mihuts lair.

    וַֽיִּתְמַהְמָ֓הּ ׀ וַיַּחֲזִ֨קוּ הָאֲנָשִׁ֜ים בְּיָד֣וֹ וּבְיַד־אִשְׁתּ֗וֹ וּבְיַד֙ שְׁתֵּ֣י בְנֹתָ֔יו בְּחֶמְלַ֥ת יְהוָ֖ה עָלָ֑יו וַיֹּצִאֻ֥הוּ וַיַּנִּחֻ֖הוּ מִח֥וּץ לָעִֽיר׃

    Lot ağırdan alınca adamlar onun, karısının ve iki kızının elinden tuttular. Adonay ona acıdığı için onları çıkarıp kentin dışına bıraktılar.

  2. Bereşit 22:6

    Vayikah avraham et atse haola vayasem al yitshak beno vayikah beyado et haeş veet hamaahelet vayelehu şenehem yahdav.

    וַיִּקַּ֨ח אַבְרָהָ֜ם אֶת־עֲצֵ֣י הָעֹלָ֗ה וַיָּ֙שֶׂם֙ עַל־יִצְחָ֣ק בְּנ֔וֹ וַיִּקַּ֣ח בְּיָד֔וֹ אֶת־הָאֵ֖שׁ וְאֶת־הַֽמַּאֲכֶ֑לֶת וַיֵּלְכ֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם יַחְדָּֽו׃

    Avraam yakmalık sununun odunlarını alıp oğlu Yitshak’ın üzerine koydu. Ateşi ve bıçağı da kendi eline aldı. İkisi birlikte yürüdüler.

  3. Bereşit 24:10

    Vayikah haeved asara gemalim migemale adonav vayeleh vehol tuv adonav beyado vayakom vayeleh el aram naharayim el ir nahor.

    וַיִּקַּ֣ח הָ֠עֶבֶד עֲשָׂרָ֨ה גְמַלִּ֜ים מִגְּמַלֵּ֤י אֲדֹנָיו֙ וַיֵּ֔לֶךְ וְכָל־ט֥וּב אֲדֹנָ֖יו בְּיָד֑וֹ וַיָּ֗קָם וַיֵּ֛לֶךְ אֶל־אֲרַ֥ם נַֽהֲרַ֖יִם אֶל־עִ֥יר נָחֽוֹר׃

    Hizmetkâr, efendisinin develerinden on deve alıp yola çıktı. Efendisinin her türlü değerli malından yanında vardı. Kalkıp Aram-Naharayim’e, Nahor’un kentine gitti.

  4. Bereşit 39:3

    Vayar adonav ki Adonay ito vehol aşer u ose Adonay matsliah beyado.

    וַיַּ֣רְא אֲדֹנָ֔יו כִּ֥י יְהוָ֖ה אִתּ֑וֹ וְכֹל֙ אֲשֶׁר־ה֣וּא עֹשֶׂ֔ה יְהוָ֖ה מַצְלִ֥יחַ בְּיָדֽוֹ׃

    Efendisi, Adonay’ın onunla olduğunu ve yaptığı her işi başarıya ulaştırdığını gördü.

  5. Bereşit 39:4

    Vayimtsa yosef hen beenav vayeşaret oto vayafkideu al beto vehol yeş lo natan beyado.

    וַיִּמְצָ֨א יוֹסֵ֥ף חֵ֛ן בְּעֵינָ֖יו וַיְשָׁ֣רֶת אֹת֑וֹ וַיַּפְקִדֵ֙הוּ֙ עַל־בֵּית֔וֹ וְכָל־יֶשׁ־ל֖וֹ נָתַ֥ן בְּיָדֽוֹ׃

    Yosef efendisinin gözünde beğeni buldu ve ona hizmet etti. Efendisi onu evinin başına koydu; sahip olduğu her şeyi onun eline verdi.

  6. Bereşit 39:23

    En sar bet hasohar roe et kol meuma beyado baaşer Adonay ito vaaşer u ose Adonay matsliah.

    אֵ֣ין ׀ שַׂ֣ר בֵּית־הַסֹּ֗הַר רֹאֶ֤ה אֶֽת־כָּל־מְא֙וּמָה֙ בְּיָד֔וֹ בַּאֲשֶׁ֥ר יְהוָ֖ה אִתּ֑וֹ וַֽאֲשֶׁר־ה֥וּא עֹשֶׂ֖ה יְהוָ֥ה מַצְלִֽיחַ׃ (ס)

    Zindan yöneticisi Yosef’e emanet ettiği hiçbir işi denetlemiyordu. Çünkü Adonay onunla birlikteydi ve yaptığı işleri başarıya ulaştırıyordu.

  7. Bereşit 40:13

    Beod şeloşet yamim yisa faro et roşeha vahaşiveha al kaneha venatata hos paro beyado kamişpat harişon aşer hayita maşkeu.

    בְּע֣וֹד ׀ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים יִשָּׂ֤א פַרְעֹה֙ אֶת־רֹאשֶׁ֔ךָ וַהֲשִֽׁיבְךָ֖ עַל־כַּנֶּ֑ךָ וְנָתַתָּ֤ כוֹס־פַּרְעֹה֙ בְּיָד֔וֹ כַּמִּשְׁפָּט֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר הָיִ֖יתָ מַשְׁקֵֽהוּ׃

    Üç gün içinde Firavun başını kaldıracak ve seni görevine geri getirecek. Eskiden ona sakilik yaptığın zamanki gibi Firavun’un kadehini eline vereceksin.

  8. Bereşit 44:16

    Vayomer yehuda ma nomar ladoni ma nedaber uma nitstadak haelohim matsa et avon avadeha hinenu avadim ladoni gam anahnu gam aşer nimtsa hagavia beyado.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָ֗ה מַה־נֹּאמַר֙ לַֽאדֹנִ֔י מַה־נְּדַבֵּ֖ר וּמַה־נִּצְטַדָּ֑ק הָאֱלֹהִ֗ים מָצָא֙ אֶת־עֲוֺ֣ן עֲבָדֶ֔יךָ הִנֶּנּ֤וּ עֲבָדִים֙ לַֽאדֹנִ֔י גַּם־אֲנַ֕חְנוּ גַּ֛ם אֲשֶׁר־נִמְצָ֥א הַגָּבִ֖יעַ בְּיָדֽוֹ׃

    Yehuda, “Efendimize ne diyebiliriz?” dedi. “Ne söyleyebilir, kendimizi nasıl haklı çıkarabiliriz? Tanrı kullarının suçunu ortaya çıkardı. İşte, biz de kâse kendisinde bulunan da efendimizin köleleriyiz.”

  9. Bereşit 44:17

    Vayomer halila li measot zot haiş aşer nimtsa hagavia beyado u yihye li aved veatem alu leşalom el avihem.

    וַיֹּ֕אמֶר חָלִ֣ילָה לִּ֔י מֵעֲשׂ֖וֹת זֹ֑את הָאִ֡ישׁ אֲשֶׁר֩ נִמְצָ֨א הַגָּבִ֜יעַ בְּיָד֗וֹ ה֚וּא יִהְיֶה־לִּ֣י עָ֔בֶד וְאַתֶּ֕ם עֲל֥וּ לְשָׁל֖וֹם אֶל־אֲבִיכֶֽם׃ (פ)

    Yosef, “Böyle bir şey yapmam!” dedi. “Yalnız kâse kendisinde bulunan adam benim kölem olacak. Siz esenlikle babanıza dönün.”

  10. Şemot 4:20

    Vayikah moşe et işto veet banav vayarkivem al hahamor vayaşov artsa mitsrayim vayikah moşe et mate haelohim beyado.

    וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה אֶת־אִשְׁתּ֣וֹ וְאֶת־בָּנָ֗יו וַיַּרְכִּבֵם֙ עַֽל־הַחֲמֹ֔ר וַיָּ֖שָׁב אַ֣רְצָה מִצְרָ֑יִם וַיִּקַּ֥ח מֹשֶׁ֛ה אֶת־מַטֵּ֥ה הָאֱלֹהִ֖ים בְּיָדֽוֹ׃

    Moşe karısını ve oğullarını alıp eşeğe bindirdi, Mısır ülkesine doğru yola çıktı. Tanrı’nın değneğini de eline aldı.

  11. Şemot 32:15

    Vayifen vayered moşe min hahar uşene luhot haedut beyado luhot ketuvim mişene evrehem mize umize hem ketuvim.

    וַיִּ֜פֶן וַיֵּ֤רֶד מֹשֶׁה֙ מִן־הָהָ֔ר וּשְׁנֵ֛י לֻחֹ֥ת הָעֵדֻ֖ת בְּיָד֑וֹ לֻחֹ֗ת כְּתֻבִים֙ מִשְּׁנֵ֣י עֶבְרֵיהֶ֔ם מִזֶּ֥ה וּמִזֶּ֖ה הֵ֥ם כְּתֻבִֽים׃

    Moşe dönüp dağdan indi. Elinde iki Tanıklık levhası vardı. Levhaların iki yüzüne de yazılmıştı; hem bu yüzünde hem öbür yüzünde yazı vardı.

  12. Şemot 34:4

    Vayifsol şene luhot avanim karişonim vayaşkem moşe vaboker vayaal el har sinay kaaşer tsiva Adonay oto vayikah beyado şene luhot avanim.

    וַיִּפְסֹ֡ל שְׁנֵֽי־לֻחֹ֨ת אֲבָנִ֜ים כָּרִאשֹׁנִ֗ים וַיַּשְׁכֵּ֨ם מֹשֶׁ֤ה בַבֹּ֙קֶר֙ וַיַּ֙עַל֙ אֶל־הַ֣ר סִינַ֔י כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֹת֑וֹ וַיִּקַּ֣ח בְּיָד֔וֹ שְׁנֵ֖י לֻחֹ֥ת אֲבָנִֽים׃

    Moşe öncekiler gibi iki taş levha yonttu. Sabah erkenden kalktı ve Adonay’ın kendisine buyurduğu gibi Sinay Dağı’na çıktı. İki taş levhayı eline aldı.

  13. Bamidbar 22:23

    Vatere haaton et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vatet haaton min hadereh vateleh basade vayah bilam et haaton lehatotah hadareh.

    וַתֵּ֣רֶא הָאָתוֹן֩ אֶת־מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה נִצָּ֣ב בַּדֶּ֗רֶךְ וְחַרְבּ֤וֹ שְׁלוּפָה֙ בְּיָד֔וֹ וַתֵּ֤ט הָֽאָתוֹן֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ וַתֵּ֖לֶךְ בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֤ךְ בִּלְעָם֙ אֶת־הָ֣אָת֔וֹן לְהַטֹּתָ֖הּ הַדָּֽרֶךְ׃

    Dişi eşek, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü. Yoldan sapıp tarlaya girdi. Bilam onu yola döndürmek için dövdü.

  14. Bamidbar 22:31

    Vayegal Adonay et ene vilam vayar et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vayikod vayiştahu leapav.

    וַיְגַ֣ל יְהוָה֮ אֶת־עֵינֵ֣י בִלְעָם֒ וַיַּ֞רְא אֶת־מַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ נִצָּ֣ב בַּדֶּ֔רֶךְ וְחַרְבּ֥וֹ שְׁלֻפָ֖ה בְּיָד֑וֹ וַיִּקֹּ֥ד וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לְאַפָּֽיו׃

    Adonay Bilam’ın gözlerini açtı. Bilam, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü; eğilip yüzüstü yere kapandı.

  15. Bamidbar 25:7

    Vayar pinehas ben elazar ben aharon hakohen vayakom mitoh haeda vayikah romah beyado.

    וַיַּ֗רְא פִּֽינְחָס֙ בֶּן־אֶלְעָזָ֔ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵ֑ן וַיָּ֙קָם֙ מִתּ֣וֹךְ הָֽעֵדָ֔ה וַיִּקַּ֥ח רֹ֖מַח בְּיָדֽוֹ׃

    Kohen Aaron’un oğlu Elazar’ın oğlu Pinhas bunu gördü. Topluluğun arasından kalkıp eline bir mızrak aldı.

  16. Bamidbar 31:6

    Vayişlah otam moşe elef lamate latsava otam veet pinehas ben elazar hakohen latsava uhele hakodeş vahatsotserot haterua beyado.

    וַיִּשְׁלַ֨ח אֹתָ֥ם מֹשֶׁ֛ה אֶ֥לֶף לַמַּטֶּ֖ה לַצָּבָ֑א אֹ֠תָם וְאֶת־פִּ֨ינְחָ֜ס בֶּן־אֶלְעָזָ֤ר הַכֹּהֵן֙ לַצָּבָ֔א וּכְלֵ֥י הַקֹּ֛דֶשׁ וַחֲצֹצְר֥וֹת הַתְּרוּעָ֖ה בְּיָדֽוֹ׃

    Moşe onları, her kabileden bin kişiyi, kohen Elazar’ın oğlu Pinhas’la birlikte savaşa gönderdi. Kutsal eşyalar ve işaret boruları Pinhas’ın elindeydi.