Temel kelime (lemma) הֵנָּה
Türkçe anlam: onlar; kendileri (dişil)
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
themselves
Dilbilgisel yapı: kişi zamiri, 3. kişi, dişil, çoğul
Bu yapının kullanımı: 13 kez
Teknik kod
HPp3fpTORA’DA KELİME
onlar; kendileri (dişil) · buraya; bu yana
hena okunuşu Tora’da 22 kez, 20 farklı ayette görülür.
Vayiru vene haelohim et benot haadam ki tovot hena vayikhu lahem naşim mikol aşer baharu.
וַיִּרְא֤וּ בְנֵי־הָֽאֱלֹהִים֙ אֶת־בְּנ֣וֹת הָֽאָדָ֔ם כִּ֥י טֹבֹ֖ת הֵ֑נָּה וַיִּקְח֤וּ לָהֶם֙ נָשִׁ֔ים מִכֹּ֖ל אֲשֶׁ֥ר בָּחָֽרוּ׃
Yöneticilerin oğulları, insanların kızlarının güzel olduğunu gördüler ve beğendikleri kadınlardan kendilerine eşler aldılar.
Bu ayette 2 kez
Vedor revii yaşuvu hena ki lo şalem avon haemori ad hena.
וְד֥וֹר רְבִיעִ֖י יָשׁ֣וּבוּ הֵ֑נָּה כִּ֧י לֹא־שָׁלֵ֛ם עֲוֺ֥ן הָאֱמֹרִ֖י עַד־הֵֽנָּה׃
Dördüncü kuşak buraya dönecek; çünkü Emorilerin suçunun ölçüsü henüz dolmadı.”
Veata hişavea li velohim hena im tişkor li ulenini ulenehdi kahesed aşer asiti imeha taase imadi veim haarets aşer garta bah.
וְעַתָּ֗ה הִשָּׁ֨בְעָה לִּ֤י בֵֽאלֹהִים֙ הֵ֔נָּה אִם־תִּשְׁקֹ֣ר לִ֔י וּלְנִינִ֖י וּלְנֶכְדִּ֑י כַּחֶ֜סֶד אֲשֶׁר־עָשִׂ֤יתִי עִמְּךָ֙ תַּעֲשֶׂ֣ה עִמָּדִ֔י וְעִם־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁר־גַּ֥רְתָּה בָּֽהּ׃
Şimdi burada Tanrı adına bana ant iç: Bana, oğluma ve torunuma hainlik etmeyeceksin. Ben sana nasıl iyilik gösterdiysem sen de bana ve yabancı olarak yaşadığın ülkeye öyle davranacaksın.”
Vayomer avimeleh el avraham ma hena şeva kevasot haele aşer hitsavta levadana.
וַיֹּ֥אמֶר אֲבִימֶ֖לֶךְ אֶל־אַבְרָהָ֑ם מָ֣ה הֵ֗נָּה שֶׁ֤בַע כְּבָשֹׂת֙ הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר הִצַּ֖בְתָּ לְבַדָּֽנָה׃
Avimeleh Avraam’a, “Ayrı koyduğun bu yedi dişi kuzunun anlamı ne?” diye sordu.
Vatigaşna haşefahot hena veyaldehen vatişetahavena.
וַתִּגַּ֧שְׁןָ הַשְּׁפָח֛וֹת הֵ֥נָּה וְיַלְדֵיהֶ֖ן וַתִּֽשְׁתַּחֲוֶֽיןָ׃
Hizmetkâr kadınlar çocuklarıyla yaklaşıp eğildiler.
Bu ayette 2 kez
Şeva parot hatovot şeva şanim hena veşeva haşibolim hatovot şeva şanim hena halom ehad u.
שֶׁ֧בַע פָּרֹ֣ת הַטֹּבֹ֗ת שֶׁ֤בַע שָׁנִים֙ הֵ֔נָּה וְשֶׁ֤בַע הַֽשִּׁבֳּלִים֙ הַטֹּבֹ֔ת שֶׁ֥בַע שָׁנִ֖ים הֵ֑נָּה חֲל֖וֹם אֶחָ֥ד הֽוּא׃
Yedi güzel inek yedi yıldır. Yedi güzel başak da yedi yıldır. İkisi aynı rüyadır.
Veşeva haparot harakot veharaot haolot aharehen şeva şanim hena veşeva haşibolim harekot şedufot hakadim yihyu şeva şene raav.
וְשֶׁ֣בַע הַ֠פָּרוֹת הָֽרַקּ֨וֹת וְהָרָעֹ֜ת הָעֹלֹ֣ת אַחֲרֵיהֶ֗ן שֶׁ֤בַע שָׁנִים֙ הֵ֔נָּה וְשֶׁ֤בַע הַֽשִׁבֳּלִים֙ הָרֵק֔וֹת שְׁדֻפ֖וֹת הַקָּדִ֑ים יִהְי֕וּ שֶׁ֖בַע שְׁנֵ֥י רָעָֽב׃
Onların ardından çıkan cılız, çirkin yedi inek yedi yıldır. Doğu rüzgârıyla kavrulmuş, boş yedi başak da yedi kıtlık yılı olacaktır.
Bezot tibahenu he faro im tetseu mize ki im bevo ahihem hakaton hena.
בְּזֹ֖את תִּבָּחֵ֑נוּ חֵ֤י פַרְעֹה֙ אִם־תֵּצְא֣וּ מִזֶּ֔ה כִּ֧י אִם־בְּב֛וֹא אֲחִיכֶ֥ם הַקָּטֹ֖ן הֵֽנָּה׃
“Sizi şöyle sınayacağım: Firavun’un yaşamı üzerine yemin ederim, en küçük kardeşiniz buraya gelmedikçe buradan çıkamayacaksınız.
Vayetse haehad meiti vaomar ah tarof toraf velo reitiv ad hena.
וַיֵּצֵ֤א הָֽאֶחָד֙ מֵֽאִתִּ֔י וָאֹמַ֕ר אַ֖ךְ טָרֹ֣ף טֹרָ֑ף וְלֹ֥א רְאִיתִ֖יו עַד־הֵֽנָּה׃
Biri yanımdan ayrıldı. Kesinlikle yırtıcı bir hayvan onu parçaladı, dedim. O zamandan beri onu görmedim.
Veata al teatsevu veal yihar beenehem ki mehartem oti hena ki lemiheya şelahani Elohim lifnehem.
וְעַתָּ֣ה ׀ אַל־תֵּעָ֣צְב֗וּ וְאַל־יִ֙חַר֙ בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם כִּֽי־מְכַרְתֶּ֥ם אֹתִ֖י הֵ֑נָּה כִּ֣י לְמִֽחְיָ֔ה שְׁלָחַ֥נִי אֱלֹהִ֖ים לִפְנֵיכֶֽם׃
Şimdi beni buraya sattığınız için üzülmeyin, kendinize kızmayın. Çünkü Tanrı hayat kurtarmak için beni sizden önce gönderdi.
Veata lo atem şelahtem oti hena ki haelohim vayesimeni leav lefaro uleadon lehol beto umoşel behol erets mitsrayim.
וְעַתָּ֗ה לֹֽא־אַתֶּ֞ם שְׁלַחְתֶּ֤ם אֹתִי֙ הֵ֔נָּה כִּ֖י הָאֱלֹהִ֑ים וַיְשִׂימֵ֨נִֽי לְאָ֜ב לְפַרְעֹ֗ה וּלְאָדוֹן֙ לְכָל־בֵּית֔וֹ וּמֹשֵׁ֖ל בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Beni buraya gönderen siz değilsiniz, Tanrı’dır. Beni Firavun’a bir baba gibi, bütün evinin efendisi ve tüm Mısır ülkesinin yöneticisi yaptı.
Vehigadtem leavi et kol kevodi bemitsrayim veet kol aşer reitem umihartem vehoradtem et avi hena.
וְהִגַּדְתֶּ֣ם לְאָבִ֗י אֶת־כָּל־כְּבוֹדִי֙ בְּמִצְרַ֔יִם וְאֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר רְאִיתֶ֑ם וּמִֽהַרְתֶּ֛ם וְהוֹרַדְתֶּ֥ם אֶת־אָבִ֖י הֵֽנָּה׃
Mısır’da sahip olduğum bütün itibarı ve gördüğünüz her şeyi babama anlatın. Çabuk davranıp babamı buraya getirin.”
Vatomarna hameyaledot el paro ki lo hanaşim hamitsriyot haivriyot ki hayot hena beterem tavo alehen hameyaledet veyaladu.
וַתֹּאמַ֤רְןָ הַֽמְיַלְּדֹת֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה כִּ֣י לֹ֧א כַנָּשִׁ֛ים הַמִּצְרִיֹּ֖ת הָֽעִבְרִיֹּ֑ת כִּֽי־חָי֣וֹת הֵ֔נָּה בְּטֶ֨רֶם תָּב֧וֹא אֲלֵהֶ֛ן הַמְיַלֶּ֖דֶת וְיָלָֽדוּ׃
Ebeler Firavun’a, “İbrani kadınlar Mısırlı kadınlar gibi değil” dediler. “Onlar güçlüdür; ebe daha yanlarına varmadan doğuruyorlar.”
Vehahita vehakusemet lo nuku ki afilot hena.
וְהַחִטָּ֥ה וְהַכֻּסֶּ֖מֶת לֹ֣א נֻכּ֑וּ כִּ֥י אֲפִילֹ֖ת הֵֽנָּה׃
Buğday ve kavuzlu buğday ise zarar görmemişti; çünkü daha geç gelişirler.
Vehaavanim al şemot bene yisrael hena şetem esre al şemotam pituhe hotam iş al şemo lişnem asar şavet.
וְ֠הָאֲבָנִים עַל־שְׁמֹ֨ת בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֥ל הֵ֛נָּה שְׁתֵּ֥ים עֶשְׂרֵ֖ה עַל־שְׁמֹתָ֑ם פִּתּוּחֵ֤י חֹתָם֙ אִ֣ישׁ עַל־שְׁמ֔וֹ לִשְׁנֵ֥ים עָשָׂ֖ר שָֽׁבֶט׃
Taşlar, İsrael oğullarının adlarına göre on iki taneydi. On iki kabile için her birinin adı, bir mühür oyması gibi bir taşa işlenmişti.
Ervat bat binha o vat biteha lo tegale ervatan ki ervateha hena.
עֶרְוַ֤ת בַּת־בִּנְךָ֙ א֣וֹ בַֽת־בִּתְּךָ֔ לֹ֥א תְגַלֶּ֖ה עֶרְוָתָ֑ן כִּ֥י עֶרְוָתְךָ֖ הֵֽנָּה׃ (ס)
Oğlunun kızının ya da kızının kızının çıplaklığını açmayacaksın; çünkü onların çıplaklığı senin çıplaklığındır.
Ervat işa uvitah lo tegale et bat benah veet bat bitah lo tikah legalot ervatah şaara hena zima hi.
עֶרְוַ֥ת אִשָּׁ֛ה וּבִתָּ֖הּ לֹ֣א תְגַלֵּ֑ה אֶֽת־בַּת־בְּנָ֞הּ וְאֶת־בַּת־בִּתָּ֗הּ לֹ֤א תִקַּח֙ לְגַלּ֣וֹת עֶרְוָתָ֔הּ שַׁאֲרָ֥ה הֵ֖נָּה זִמָּ֥ה הִֽוא
Bir kadının ve kızının çıplaklığını açmayacaksın. Oğlunun kızını ya da kızının kızını, çıplaklığını açmak için almayacaksın. Onlar yakın akrabadır; bu ahlaksızlıktır.
Selah na laavon haam haze kegodel hasdeha vehaaşer nasata laam haze mimitsrayim vead hena.
סְלַֽח־נָ֗א לַעֲוֺ֛ן הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה כְּגֹ֣דֶל חַסְדֶּ֑ךָ וְכַאֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֙אתָה֙ לָעָ֣ם הַזֶּ֔ה מִמִּצְרַ֖יִם וְעַד־הֵֽנָּה׃
Lütfen bu halkın suçunu büyük sevgine göre bağışla. Mısır’dan buraya kadar bu halkı bağışladığın gibi yine bağışla.”
Hen hena hayu livne yisrael bidvar bilam limsar maal badonay al devar peor vatehi hamagefa baadat Adonay.
הֵ֣ן הֵ֜נָּה הָי֨וּ לִבְנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ בִּדְבַ֣ר בִּלְעָ֔ם לִמְסָר־מַ֥עַל בַּיהוָ֖ה עַל־דְּבַר־פְּע֑וֹר וַתְּהִ֥י הַמַּגֵּפָ֖ה בַּעֲדַ֥ת יְהוָֽה׃
Bilam’ın sözüyle Peor olayında İsraeloğullarının Adonay’a ihanet etmesine neden olanlar bunlardı. Bu yüzden Adonay’ın topluluğunda salgın çıkmıştı.
Ken taase lehol hearim harehokot mimeha meod aşer lo meare hagoyim haele hena.
כֵּ֤ן תַּעֲשֶׂה֙ לְכָל־הֶ֣עָרִ֔ים הָרְחֹקֹ֥ת מִמְּךָ֖ מְאֹ֑ד אֲשֶׁ֛ר לֹא־מֵעָרֵ֥י הַגּֽוֹיִם־הָאֵ֖לֶּה הֵֽנָּה׃
Bu ulusların kentlerinden olmayıp senden çok uzakta bulunan bütün kentlere böyle yapacaksın.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice biçimlere veya dilbilgisel yapılara karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
Bu okunuşa bağlı kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
Temel kelime (lemma) הֵנָּה
Türkçe anlam: onlar; kendileri (dişil)
themselves
Dilbilgisel yapı: kişi zamiri, 3. kişi, dişil, çoğul
Bu yapının kullanımı: 13 kez
HPp3fpTemel kelime (lemma) הֵ֫נָּה
Türkçe anlam: buraya; bu yana
they; here; this ... and that ...; here and there; to and fro; thus far
Dilbilgisel yapı: zarf
Bu yapının kullanımı: 9 kez
HDOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.