İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

vayaviu

gelmek, gitmek, varmak, girmek; getirmek, götürmek; bir gruba katılmak; evlenmek veya antlaşmaya girmek; meydana gelmek; ulaştırmak, yerleştirmek; cinsel ilişkiye girmek gibi bağlama bağlı kullanımlar

vayaviu okunuşu Tora’da 12 kez, 12 farklı ayette görülür.

İbranice karşılıklar
וַיָּבִ֧יאוּוַיָּבִ֡אוּ
Temel kelime (lemma)
בּוֹא
Kök
בוא

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit5 kullanım5 ayet
  • Şemot3 kullanım3 ayet
  • Vayikra1 kullanım1 ayet
  • Bamidbar3 kullanım3 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 19:10

    Vayişlehu haanaşim et yadam vayaviu et lot alehem habayeta veet hadelet sagaru.

    וַיִּשְׁלְח֤וּ הָֽאֲנָשִׁים֙ אֶת־יָדָ֔ם וַיָּבִ֧יאוּ אֶת־ל֛וֹט אֲלֵיהֶ֖ם הַבָּ֑יְתָה וְאֶת־הַדֶּ֖לֶת סָגָֽרוּ׃

    İçerideki adamlar ellerini uzatıp Lot’u yanlarına, evin içine çektiler ve kapıyı kapattılar.

  2. Bereşit 37:28

    Vayaavru anaşim midyanim soharim vayimşehu vayaalu et yosef min habor vayimkeru et yosef layişmeelim beesrim kasef vayaviu et yosef mitsrayema.

    וַיַּֽעַבְרוּ֩ אֲנָשִׁ֨ים מִדְיָנִ֜ים סֹֽחֲרִ֗ים וַֽיִּמְשְׁכוּ֙ וַיַּֽעֲל֤וּ אֶת־יוֹסֵף֙ מִן־הַבּ֔וֹר וַיִּמְכְּר֧וּ אֶת־יוֹסֵ֛ף לַיִּשְׁמְעֵאלִ֖ים בְּעֶשְׂרִ֣ים כָּ֑סֶף וַיָּבִ֥יאוּ אֶת־יוֹסֵ֖ף מִצְרָֽיְמָה׃

    Midyanlı tüccarlar geçerken kardeşleri Yosef’i çukurdan çekip çıkardılar ve yirmi gümüş karşılığında Yişmaellilere sattılar. Onlar da Yosef’i Mısır’a götürdüler.

  3. Bereşit 37:32

    Vayeşalehu et ketonet hapasim vayaviu el avihem vayomeru zot matsanu haker na haketonet binha hi im lo.

    וַֽיְשַׁלְּח֞וּ אֶת־כְּתֹ֣נֶת הַפַּסִּ֗ים וַיָּבִ֙יאוּ֙ אֶל־אֲבִיהֶ֔ם וַיֹּאמְר֖וּ זֹ֣את מָצָ֑אנוּ הַכֶּר־נָ֗א הַכְּתֹ֧נֶת בִּנְךָ֛ הִ֖וא אִם־לֹֽא׃

    Süslü entariyi babalarına gönderip ulaştırdılar. “Bunu bulduk” dediler. “Bir bak, oğlunun entarisi mi, değil mi?”

  4. Bereşit 43:26

    Vayavo yosef habayta vayaviu lo et haminha aşer beyadam habayeta vayiştahavu lo aretsa.

    וַיָּבֹ֤א יוֹסֵף֙ הַבַּ֔יְתָה וַיָּבִ֥יאּוּ ל֛וֹ אֶת־הַמִּנְחָ֥ה אֲשֶׁר־בְּיָדָ֖ם הַבָּ֑יְתָה וַיִּשְׁתַּחֲווּ־ל֖וֹ אָֽרְצָה׃

    Yosef eve gelince getirdikleri armağanı içeride ona sundular ve önünde yere kapandılar.

  5. Bereşit 47:17

    Vayaviu et miknehem el yosef vayiten lahem yosef lehem basusim uvemikne hatson uvemikne habakar uvahamorim vayenahalem balehem behol miknehem başana hahi.

    וַיָּבִ֣יאוּ אֶת־מִקְנֵיהֶם֮ אֶל־יוֹסֵף֒ וַיִּתֵּ֣ן לָהֶם֩ יוֹסֵ֨ף לֶ֜חֶם בַּסּוּסִ֗ים וּבְמִקְנֵ֥ה הַצֹּ֛אן וּבְמִקְנֵ֥ה הַבָּקָ֖ר וּבַחֲמֹרִ֑ים וַיְנַהֲלֵ֤ם בַּלֶּ֙חֶם֙ בְּכָל־מִקְנֵהֶ֔ם בַּשָּׁנָ֖ה הַהִֽוא׃

    Hayvanlarını Yosef’e getirdiler. Yosef atlar, davar sürüleri, sığır sürüleri ve eşekler karşılığında onlara yiyecek verdi. O yıl bütün hayvanları karşılığında onları yiyecekle geçindirdi.

  6. Şemot 32:3

    Vayitpareku kol haam et nizme hazahav aşer beoznehem vayaviu el aharon.

    וַיִּתְפָּֽרְקוּ֙ כָּל־הָעָ֔ם אֶת־נִזְמֵ֥י הַזָּהָ֖ב אֲשֶׁ֣ר בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיָּבִ֖יאוּ אֶֽל־אַהֲרֹֽן׃

    Bütün halk kulaklarındaki altın küpeleri çıkarıp Aaron’a getirdi.

  7. Şemot 35:25

    Vehol işa hahmat lev beyadeha tavu vayaviu matve et hatehelet veet haargaman et tolaat haşani veet haşeş.

    וְכָל־אִשָּׁ֥ה חַכְמַת־לֵ֖ב בְּיָדֶ֣יהָ טָו֑וּ וַיָּבִ֣יאוּ מַטְוֶ֗ה אֶֽת־הַתְּכֵ֙לֶת֙ וְאֶת־הָֽאַרְגָּמָ֔ן אֶת־תּוֹלַ֥עַת הַשָּׁנִ֖י וְאֶת־הַשֵּֽׁשׁ׃

    Usta yürekli bütün kadınlar elleriyle iplik eğirdiler. Eğirdikleri mavi, erguvan ve kırmızı yünle ince keten ipliklerini getirdiler.

  8. Şemot 39:33

    Vayaviu et hamişkan el moşe et haohel veet kol kelav kerasav keraşav berihav veamudav vaadanav.

    וַיָּבִ֤יאוּ אֶת־הַמִּשְׁכָּן֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אֶת־הָאֹ֖הֶל וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו קְרָסָ֣יו קְרָשָׁ֔יו בריחו [בְּרִיחָ֖יו] וְעַמֻּדָ֥יו וַאֲדָנָֽיו׃

    Mişkan’ı Moşe’ye getirdiler: Çadırı ve bütün gereçlerini, kopçalarını, tahtalarını, bağlantı çubuklarını, direklerini ve tabanlarını;

  9. Vayikra 24:11

    Vayikov ben haişa hayisreelit et haşem vayekalel vayaviu oto el moşe veşem imo şelomit bat divri lemate dan.

    וַ֠יִּקֹּב בֶּן־הָֽאִשָּׁ֨ה הַיִּשְׂרְאֵלִ֤ית אֶת־הַשֵּׁם֙ וַיְקַלֵּ֔ל וַיָּבִ֥יאוּ אֹת֖וֹ אֶל־מֹשֶׁ֑ה וְשֵׁ֥ם אִמּ֛וֹ שְׁלֹמִ֥ית בַּת־דִּבְרִ֖י לְמַטֵּה־דָֽן׃

    İsraelli kadının oğlu Tanrısal Ad’ı söyleyerek lanet etti. Onu Moşe’ye getirdiler. Annesinin adı Dan kabilesinden Divri’nin kızı Şelomit’ti.

  10. Bamidbar 7:3

    Vayaviu et korbanam lifne Adonay şeş eglot tsav uşene asar bakar agala al şene hanesiim veşor leehad vayakrivu otam lifne hamişkan.

    וַיָּבִ֨יאוּ אֶת־קָרְבָּנָ֜ם לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה שֵׁשׁ־עֶגְלֹ֥ת צָב֙ וּשְׁנֵ֣י עָשָׂ֣ר בָּקָ֔ר עֲגָלָ֛ה עַל־שְׁנֵ֥י הַנְּשִׂאִ֖ים וְשׁ֣וֹר לְאֶחָ֑ד וַיַּקְרִ֥יבוּ אוֹתָ֖ם לִפְנֵ֥י הַמִּשְׁכָּֽן׃

    Adonay’ın huzuruna armağanlarını getirdiler: Altı kapalı araba ve on iki sığır; iki öndere bir araba ve her öndere bir sığır. Bunları Mişkan’ın önüne getirdiler.

  11. Bamidbar 31:12

    Vayaviu el moşe veel elazar hakohen veel adat bene yisrael et haşevi veet hamalkoah veet haşalal el hamahane el arevot moav aşer al yarden yereho.

    וַיָּבִ֡אוּ אֶל־מֹשֶׁה֩ וְאֶל־אֶלְעָזָ֨ר הַכֹּהֵ֜ן וְאֶל־עֲדַ֣ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל אֶת־הַשְּׁבִ֧י וְאֶת־הַמַּלְק֛וֹחַ וְאֶת־הַשָּׁלָ֖ל אֶל־הַֽמַּחֲנֶ֑ה אֶל־עַֽרְבֹ֣ת מוֹאָ֔ב אֲשֶׁ֖ר עַל־יַרְדֵּ֥ן יְרֵחֽוֹ׃ (ס)

    Esirleri, ele geçirilen hayvanları ve ganimeti, Yeriho’nun karşısında Yarden kıyısındaki Moav ovalarında bulunan ordugâha; Moşe’ye, kohen Elazar’a ve İsraeloğulları topluluğuna getirdiler.

  12. Bamidbar 31:54

    Vayikah moşe veelazar hakohen et hazahav meet sare haalafim vehameot vayaviu oto el ohel moed zikaron livne yisrael lifne Adonay.

    וַיִּקַּ֨ח מֹשֶׁ֜ה וְאֶלְעָזָ֤ר הַכֹּהֵן֙ אֶת־הַזָּהָ֔ב מֵאֵ֛ת שָׂרֵ֥י הָאֲלָפִ֖ים וְהַמֵּא֑וֹת וַיָּבִ֤אוּ אֹתוֹ֙ אֶל־אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד זִכָּר֥וֹן לִבְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃ (פ)

    Moşe ve kohen Elazar, binliklerin ve yüzlüklerin başlarından altını aldılar. Adonay’ın önünde İsraeloğulları için bir anımsatıcı olsun diye onu Buluşma Çadırı’na getirdiler.

Kelimenin yapısı ve anlamı

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim וַיָּבִ֧יאוּ

Temel kelime (lemma) בּוֹא

Kök — שורש (şoreş) בוא

Türkçe anlam: gelmek, gitmek, varmak, girmek; getirmek, götürmek; bir gruba katılmak; evlenmek veya antlaşmaya girmek; meydana gelmek; ulaştırmak, yerleştirmek; cinsel ilişkiye girmek gibi bağlama bağlı kullanımlar

Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul

Bu yapının kullanımı: 10 kez

Teknik kodHC/Vhw3mp

İbranice biçim וַיָּבִ֡אוּ

Temel kelime (lemma) בּוֹא

Kök — שורש (şoreş) בוא

Türkçe anlam: gelmek, gitmek, varmak, girmek; getirmek, götürmek; bir gruba katılmak; evlenmek veya antlaşmaya girmek; meydana gelmek; ulaştırmak, yerleştirmek; cinsel ilişkiye girmek gibi bağlama bağlı kullanımlar

Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul

Bu yapının kullanımı: 2 kez

Teknik kodHC/Vhw3mp
Veri ve yöntem

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.