Vatosef laledet et ahiv et havel vayehi hevel roe tson vekayin haya oved adama.
וַתֹּ֣סֶף לָלֶ֔דֶת אֶת־אָחִ֖יו אֶת־הָ֑בֶל וַֽיְהִי־הֶ֙בֶל֙ רֹ֣עֵה צֹ֔אן וְקַ֕יִן הָיָ֖ה עֹבֵ֥ד אֲדָמָֽה׃
Sonra Kayin’in kardeşi Hevel’i doğurdu. Hevel sürü çobanı oldu; Kayin ise toprağı işliyordu.
Vayomer arur kenaan eved avadim yiheye leehav.
וַיֹּ֖אמֶר אָר֣וּר כְּנָ֑עַן עֶ֥בֶד עֲבָדִ֖ים יִֽהְיֶ֥ה לְאֶחָֽיו׃
Şöyle dedi: “Kenaan lanetli olsun! Kardeşlerine kölelerin kölesi olsun!”
Vayomer baruh Adonay elohe şem vihi henaan eved lamo.
וַיֹּ֕אמֶר בָּר֥וּךְ יְהֹוָ֖ה אֱלֹ֣הֵי שֵׁ֑ם וִיהִ֥י כְנַ֖עַן עֶ֥בֶד לָֽמוֹ׃
Sonra şöyle dedi: “Şem’in Tanrısı Adonay’a övgüler olsun! Kenaan onlara köle olsun.
Yaft Elohim leyefet veyişkon beohole şem vihi henaan eved lamo.
יַ֤פְתְּ אֱלֹהִים֙ לְיֶ֔פֶת וְיִשְׁכֹּ֖ן בְּאָֽהֳלֵי־שֵׁ֑ם וִיהִ֥י כְנַ֖עַן עֶ֥בֶד לָֽמוֹ׃
Tanrı, Yefet’e genişlik versin; Şem’in çadırlarında yaşasın. Kenaan onlara köle olsun.”
Vayomar eved avraham anohi.
וַיֹּאמַ֑ר עֶ֥בֶד אַבְרָהָ֖ם אָנֹֽכִי׃
“Ben Avraam’ın hizmetkârıyım” dedi.
Vayehi kaaşer şama eved avraham et divrehem vayiştahu artsa ladonay.
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֛ע עֶ֥בֶד אַבְרָהָ֖ם אֶת־דִּבְרֵיהֶ֑ם וַיִּשְׁתַּ֥חוּ אַ֖רְצָה לַֽיהוָֽה׃
Avraam’ın hizmetkârı onların sözlerini duyunca Adonay’ın önünde yere kapandı.
Vayeşalehu et rivka ahotam veet meniktah veet eved avraham veet anaşav.
וַֽיְשַׁלְּח֛וּ אֶת־רִבְקָ֥ה אֲחֹתָ֖ם וְאֶת־מֵנִקְתָּ֑הּ וְאֶת־עֶ֥בֶד אַבְרָהָ֖ם וְאֶת־אֲנָשָֽׁיו׃
Kız kardeşleri Rivka’yı, onun sütannesini, Avraam’ın hizmetkârını ve adamlarını gönderdiler.
Veşam itanu naar ivri eved lesar hatabahim vanesaper lo vayiftar lanu et halomotenu iş kahalomo patar.
וְשָׁ֨ם אִתָּ֜נוּ נַ֣עַר עִבְרִ֗י עֶ֚בֶד לְשַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֔ים וַנְּ֨סַפֶּר־ל֔וֹ וַיִּפְתָּר־לָ֖נוּ אֶת־חֲלֹמֹתֵ֑ינוּ אִ֥ישׁ כַּחֲלֹמ֖וֹ פָּתָֽר׃
Orada bizimle birlikte muhafızların başının kölesi olan genç bir İbrani vardı. Ona anlattık; rüyalarımızı yorumladı. Her birimize kendi rüyasına göre yorum yaptı.
Vayomer gam ata hedivrehem ken u aşer yimatse ito yihye li aved veatem tihyu nekiyim.
וַיֹּ֕אמֶר גַּם־עַתָּ֥ה כְדִבְרֵיכֶ֖ם כֶּן־ה֑וּא אֲשֶׁ֨ר יִמָּצֵ֤א אִתּוֹ֙ יִהְיֶה־לִּ֣י עָ֔בֶד וְאַתֶּ֖ם תִּהְי֥וּ נְקִיִּֽם׃
Adam, “Öyle olsun” dedi. “Ama kimde bulunursa yalnız o benim kölem olacak. Siz suçsuz sayılacaksınız.”
Vayomer halila li measot zot haiş aşer nimtsa hagavia beyado u yihye li aved veatem alu leşalom el avihem.
וַיֹּ֕אמֶר חָלִ֣ילָה לִּ֔י מֵעֲשׂ֖וֹת זֹ֑את הָאִ֡ישׁ אֲשֶׁר֩ נִמְצָ֨א הַגָּבִ֜יעַ בְּיָד֗וֹ ה֚וּא יִהְיֶה־לִּ֣י עָ֔בֶד וְאַתֶּ֕ם עֲל֥וּ לְשָׁל֖וֹם אֶל־אֲבִיכֶֽם׃ (פ)
Yosef, “Böyle bir şey yapmam!” dedi. “Yalnız kâse kendisinde bulunan adam benim kölem olacak. Siz esenlikle babanıza dönün.”
Veata yeşev na avdeha tahat hanaar eved ladoni vehanaar yaal im ehav.
וְעַתָּ֗ה יֵֽשֶׁב־נָ֤א עַבְדְּךָ֙ תַּ֣חַת הַנַּ֔עַר עֶ֖בֶד לַֽאדֹנִ֑י וְהַנַּ֖עַר יַ֥עַל עִם־אֶחָֽיו׃
Şimdi lütfen delikanlının yerine ben kulun, efendimin kölesi olarak kalayım. Delikanlı kardeşleriyle birlikte dönsün.
Vayar menuha ki tov veet haarets ki naema vayet şihmo lisbol vayehi lemas oved.
וַיַּ֤רְא מְנֻחָה֙ כִּ֣י ט֔וֹב וְאֶת־הָאָ֖רֶץ כִּ֣י נָעֵ֑מָה וַיֵּ֤ט שִׁכְמוֹ֙ לִסְבֹּ֔ל וַיְהִ֖י לְמַס־עֹבֵֽד׃ (ס)
Dinlenecek yerin iyi, ülkenin güzel olduğunu gördü. Yük taşımak için omzunu eğdi ve zorunlu hizmete boyun eğdi.
Vehol eved iş miknat kasef umalta oto az yohal bo.
וְכָל־עֶ֥בֶד אִ֖ישׁ מִקְנַת־כָּ֑סֶף וּמַלְתָּ֣ה אֹת֔וֹ אָ֖ז יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Parayla satın aldığın köleyi sünnet edeceksin; o zaman ondan yiyebilir.
Halo ze hadavar aşer dibarnu eleha vemitsrayim lemor hadal mimenu venaavda et mitsrayim ki tov lanu avod et mitsrayim mimutenu bamidbar.
הֲלֹא־זֶ֣ה הַדָּבָ֗ר אֲשֶׁר֩ דִּבַּ֨רְנוּ אֵלֶ֤יךָ בְמִצְרַ֙יִם֙ לֵאמֹ֔ר חֲדַ֥ל מִמֶּ֖נּוּ וְנַֽעַבְדָ֣ה אֶת־מִצְרָ֑יִם כִּ֣י ט֥וֹב לָ֙נוּ֙ עֲבֹ֣ד אֶת־מִצְרַ֔יִם מִמֻּתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּֽר׃
Mısır’da sana, ‘Bizi rahat bırak da Mısırlılara hizmet edelim’ demedik mi? Mısırlılara hizmet etmek bizim için çölde ölmekten daha iyidir.”
Ki tikne eved ivri şeş şanim yaavod uvaşeviit yetse lahofşi hinam.
כִּ֤י תִקְנֶה֙ עֶ֣בֶד עִבְרִ֔י שֵׁ֥שׁ שָׁנִ֖ים יַעֲבֹ֑ד וּבַ֨שְּׁבִעִ֔ת יֵצֵ֥א לַֽחָפְשִׁ֖י חִנָּֽם׃
İbrani bir köle satın aldığında altı yıl hizmet edecek; yedinci yıl hiçbir bedel ödemeden özgür olarak çıkacak.
İm eved yigah haşor o ama kesef şeloşim şekalim yiten ladonav vehaşor yisakel.
אִם־עֶ֛בֶד יִגַּ֥ח הַשּׁ֖וֹר א֣וֹ אָמָ֑ה כֶּ֣סֶף ׀ שְׁלֹשִׁ֣ים שְׁקָלִ֗ים יִתֵּן֙ לַֽאדֹנָ֔יו וְהַשּׁ֖וֹר יִסָּקֵֽל׃ (ס)
Öküz bir köleyi ya da cariyeyi boynuzlarsa sahibi, kölenin efendisine otuz şekel gümüş verecek; öküz taşlanacak.
Vehi yamuh ahiha imah venimkar lah lo taavod bo avodat aved.
וְכִֽי־יָמ֥וּךְ אָחִ֛יךָ עִמָּ֖ךְ וְנִמְכַּר־לָ֑ךְ לֹא־תַעֲבֹ֥ד בּ֖וֹ עֲבֹ֥דַת עָֽבֶד׃
Yanındaki kardeşin yoksullaşıp sana satılırsa onu köle gibi çalıştırmayacaksın.
Ki avaday hem aşer hotseti otam meerets mitsrayim lo yimaheru mimkeret aved.
כִּֽי־עֲבָדַ֣י הֵ֔ם אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתִי אֹתָ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם לֹ֥א יִמָּכְר֖וּ מִמְכֶּ֥רֶת עָֽבֶד׃
Çünkü onlar Mısır ülkesinden çıkardığım kullarımdır. Köle satışı gibi satılmayacaklar.
Veavdeha vaamateha aşer yihyu lah meet hagoyim aşer sevivotehem mehem tiknu eved veama.
וְעַבְדְּךָ֥ וַאֲמָתְךָ֖ אֲשֶׁ֣ר יִהְיוּ־לָ֑ךְ מֵאֵ֣ת הַגּוֹיִ֗ם אֲשֶׁר֙ סְבִיבֹ֣תֵיכֶ֔ם מֵהֶ֥ם תִּקְנ֖וּ עֶ֥בֶד וְאָמָֽה׃
Sahip olacağın erkek ve kadın köleleri çevrenizdeki uluslardan alabilirsiniz; onlardan erkek ve kadın köle satın alacaksınız.
Vezaharta ki eved hayita beerets mitsrayim vayotsiaha Adonay eloheha mişam beyad hazaka uvizroa netuya al ken tsiveha Adonay eloheha laasot et yom haşabat.
וְזָכַרְתָּ֞֗ כִּ֣י־עֶ֤֥בֶד הָיִ֣֙יתָ֙ ׀ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔֗יִם וַיֹּצִ֨אֲךָ֜֩ יְהוָ֤֨ה אֱלֹהֶ֤֙יךָ֙ מִשָּׁ֔ם֙ בְּיָ֤֥ד חֲזָקָ֖ה֙ וּבִזְרֹ֣עַ נְטוּיָ֑֔ה עַל־כֵּ֗ן צִוְּךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לַעֲשׂ֖וֹת אֶת־י֥וֹם הַשַׁבָּֽת׃ (ס)
Mısır ülkesinde köle olduğunu ve Tanrın Adonay’ın seni oradan güçlü bir elle, uzanmış bir kolla çıkardığını hatırla. Bu yüzden Tanrın Adonay sana Şabat gününü yerine getirmeni buyurdu.
Vezaharta ki eved hayita beerets mitsrayim vayifdeha Adonay eloheha al ken anohi metsaveha et hadavar haze hayom.
וְזָכַרְתָּ֗ כִּ֣י עֶ֤בֶד הָיִ֙יתָ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַֽיִּפְדְּךָ֖ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ עַל־כֵּ֞ן אָנֹכִ֧י מְצַוְּךָ֛ אֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה הַיּֽוֹם׃
Mısır ülkesinde köle olduğunu ve Tanrın Adonay'ın seni kurtardığını hatırla. Bu yüzden bugün sana bunu buyuruyorum.
Velakahta et hamartsea venatata veozno uvadelet vehaya leha eved olam veaf laamateha taase ken.
וְלָקַחְתָּ֣ אֶת־הַמַּרְצֵ֗עַ וְנָתַתָּ֤ה בְאָזְנוֹ֙ וּבַדֶּ֔לֶת וְהָיָ֥ה לְךָ֖ עֶ֣בֶד עוֹלָ֑ם וְאַ֥ף לַאֲמָתְךָ֖ תַּעֲשֶׂה־כֵּֽן׃
bir biz alıp kulağını kapıya dayayarak deleceksin; sana sürekli köle olacak. Kadın köleni de aynı şekilde armağanlarla göndereceksin.
Vezaharta ki eved hayita bemitsrayim veşamarta veasita et hahukim haele.
וְזָ֣כַרְתָּ֔ כִּי־עֶ֥בֶד הָיִ֖יתָ בְּמִצְרָ֑יִם וְשָׁמַרְתָּ֣ וְעָשִׂ֔יתָ אֶת־הַֽחֻקִּ֖ים הָאֵֽלֶּה׃ (פ)
Mısır'da köle olduğunu hatırla; bu hükümleri özenle yerine getir.
Vehaya hair hakerova el hehalal velakehu zikne hair hahi eglat bakar aşer lo ubad bah aşer lo maşeha beol.
וְהָיָ֣ה הָעִ֔יר הַקְּרֹבָ֖ה אֶל־הֶחָלָ֑ל וְלָֽקְח֡וּ זִקְנֵי֩ הָעִ֨יר הַהִ֜וא עֶגְלַ֣ת בָּקָ֗ר אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־עֻבַּד֙ בָּ֔הּ אֲשֶׁ֥ר לֹא־מָשְׁכָ֖ה בְּעֹֽל׃
Cesede en yakın kentin ileri gelenleri, hiç çalıştırılmamış, boyunduruk çekmemiş genç bir inek alacaklar.
Lo tasgir eved el adonav aşer yinatsel eleha meim adonav.
לֹא־תַסְגִּ֥יר עֶ֖בֶד אֶל־אֲדֹנָ֑יו אֲשֶׁר־יִנָּצֵ֥ל אֵלֶ֖יךָ מֵעִ֥ם אֲדֹנָֽיו׃
Efendisinden kaçıp sana sığınan köleyi efendisine teslim etmeyeceksin.
Vezaharta ki eved hayita bemitsrayim vayifdeha Adonay eloheha mişam al ken anohi metsaveha laasot et hadavar haze.
וְזָכַרְתָּ֗ כִּ֣י עֶ֤בֶד הָיִ֙יתָ֙ בְּמִצְרַ֔יִם וַֽיִּפְדְּךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ מִשָּׁ֑ם עַל־כֵּ֞ן אָנֹכִ֤י מְצַוְּךָ֙ לַעֲשׂ֔וֹת אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּֽה׃ (ס)
Mısır'da köle olduğunu ve Tanrın Adonay'ın seni oradan kurtardığını hatırla. Bu yüzden sana bunu yapmanı buyuruyorum.
Vezaharta ki eved hayita beerets mitsrayim al ken anohi metsaveha laasot et hadavar haze.
וְזָ֣כַרְתָּ֔ כִּי־עֶ֥בֶד הָיִ֖יתָ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם עַל־כֵּ֞ן אָנֹכִ֤י מְצַוְּךָ֙ לַעֲשׂ֔וֹת אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּֽה׃ (ס)
Mısır ülkesinde köle olduğunu hatırla. Bu yüzden sana bunu yapmanı buyuruyorum.
Vayamot şam moşe eved Adonay beerets moav al pi Adonay.
וַיָּ֨מָת שָׁ֜ם מֹשֶׁ֧ה עֶֽבֶד־יְהוָ֛ה בְּאֶ֥רֶץ מוֹאָ֖ב עַל־פִּ֥י יְהוָֽה׃
Adonay'ın kulu Moşe, Adonay'ın sözü üzerine orada, Moav ülkesinde öldü.