TORA KELİME DİZİNİ
תעמד
Bu yazılı biçim Tora’da 8 kez, 8 ayette geçer.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit3 kullanım3 ayet
- Vayikra4 kullanım4 ayet
- Devarim1 kullanım1 ayet
Türkçe okunuş biçimleri
Bu İbranice yazılı biçime doğrulanmış kelime sırası üzerinden bağlı okunuşlar:
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Lemma עָמַד
Kök — שורש (şoreş, kök) עמד
Kaynak anlam (İngilizce): to stand; to stand still; to stop; to cause to stand; to present; to station; to live; to survive
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 3 kullanım
Teknik kod
HVqi2msLemma עָמַד
Kök — שורש (şoreş, kök) עמד
Kaynak anlam (İngilizce): to stand; to stand still; to stop; to cause to stand; to present; to station; to live; to survive
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil
Bu çözümleme: 3 kullanım
Teknik kod
HVqi3fsLemma עָמַד
Kök — שורש (şoreş, kök) עמד
Kaynak anlam (İngilizce): to stand; to stand still; to stop; to cause to stand; to present; to station; to live; to survive
Biçim: fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 2 kullanım
Teknik kod
HVqj2msMorfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.
Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.
Geçtiği ayetler
וַיְהִי֩ כְהוֹצִיאָ֨ם אֹתָ֜ם הַח֗וּצָה וַיֹּ֙אמֶר֙ הִמָּלֵ֣ט עַל־נַפְשֶׁ֔ךָ אַל־תַּבִּ֣יט אַחֲרֶ֔יךָ וְאַֽל־תַּעֲמֹ֖ד בְּכָל־הַכִּכָּ֑ר הָהָ֥רָה הִמָּלֵ֖ט פֶּן־תִּסָּפֶֽה׃
Onları dışarı çıkarınca biri, “Canını kurtarmak için kaç!” dedi. “Arkana bakma; ovanın hiçbir yerinde durma. Dağa kaç ki yok olmayasın!”
וַיֹּ֕אמֶר בּ֖וֹא בְּר֣וּךְ יְהוָ֑ה לָ֤מָּה תַעֲמֹד֙ בַּח֔וּץ וְאָנֹכִי֙ פִּנִּ֣יתִי הַבַּ֔יִת וּמָק֖וֹם לַגְּמַלִּֽים׃
“Adonay’ın kutsadığı kişi, gel!” dedi. “Neden dışarıda duruyorsun? Evi ve develer için yeri hazırladım.”
מַהֲרוּ֮ וַעֲל֣וּ אֶל־אָבִי֒ וַאֲמַרְתֶּ֣ם אֵלָ֗יו כֹּ֤ה אָמַר֙ בִּנְךָ֣ יוֹסֵ֔ף שָׂמַ֧נִי אֱלֹהִ֛ים לְאָד֖וֹן לְכָל־מִצְרָ֑יִם רְדָ֥ה אֵלַ֖י אַֽל־תַּעֲמֹֽד׃
Çabuk babama gidin ve ona şöyle söyleyin: ‘Oğlun Yosef diyor ki: Tanrı beni bütün Mısır’ın efendisi yaptı. Hiç oyalanmadan yanıma gel.
וְאִם־תַּחְתֶּ֜יהָ תַּעֲמֹ֤ד הַבַּהֶ֙רֶת֙ לֹ֣א פָשָׂ֔תָה צָרֶ֥בֶת הַשְּׁחִ֖ין הִ֑וא וְטִהֲר֖וֹ הַכֹּהֵֽן׃ (ס)
Parlak leke yerinde kalır, yayılmazsa bu çıbanın izidir. Kâhin o kişinin arınmış olduğuna hükmedecek.
וְאִם־תַּחְתֶּיהָ֩ תַעֲמֹ֨ד הַבַּהֶ֜רֶת לֹא־פָשְׂתָ֤ה בָעוֹר֙ וְהִ֣וא כֵהָ֔ה שְׂאֵ֥ת הַמִּכְוָ֖ה הִ֑וא וְטִֽהֲרוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן כִּֽי־צָרֶ֥בֶת הַמִּכְוָ֖ה הִֽוא׃ (פ)
Parlak leke yerinde kalır, deriye yayılmaz ve solarsa bu yanığın kabartısıdır. Kâhin o kişinin arınmış olduğuna hükmedecek; çünkü bu yanığın izidir.
וּבְכָל־בְּהֵמָ֛ה לֹא־תִתֵּ֥ן שְׁכָבְתְּךָ֖ לְטָמְאָה־בָ֑הּ וְאִשָּׁ֗ה לֹֽא־תַעֲמֹ֞ד לִפְנֵ֧י בְהֵמָ֛ה לְרִבְעָ֖הּ תֶּ֥בֶל הֽוּא׃
Hiçbir hayvanla cinsel ilişkide bulunup kendini kirletmeyeceksin. Bir kadın da çiftleşmek için hayvanın önüne geçmeyecek. Bu sapkınlıktır.
לֹא־תֵלֵ֤ךְ רָכִיל֙ בְּעַמֶּ֔יךָ לֹ֥א תַעֲמֹ֖ד עַל־דַּ֣ם רֵעֶ֑ךָ אֲנִ֖י יְהוָֽה׃
Halkının arasında laf taşıyarak dolaşmayacaksın. Başkasının canı tehlikedeyken seyirci kalmayacaksın. Ben Adonay’ım.
בַּח֖וּץ תַּעֲמֹ֑ד וְהָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר אַתָּה֙ נֹשֶׁ֣ה ב֔וֹ יוֹצִ֥יא אֵלֶ֛יךָ אֶֽת־הַעֲב֖וֹט הַחֽוּצָה׃
Dışarıda duracaksın; borç verdiğin kişi rehni sana dışarıya çıkaracak.