İbranice biçim לַֽיהוָֽה
Lemma יהוה
Kök — שורש (şoreş, kök) הוה
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): Jehovah
Biçim: edat + özel ad
Bu çözümleme: 255 kullanım
Teknik kod
HR/NpTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 257 kez, 242 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim לַֽיהוָֽה
Lemma יהוה
Kök — שורש (şoreş, kök) הוה
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): Jehovah
Biçim: edat + özel ad
Bu çözümleme: 255 kullanım
HR/Npİbranice biçim לַֽאדֹנָי֙
Lemma אֲדֹנָי
Kök — שורש (şoreş, kök) אדן
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): lord
Biçim: edat + isim, eril, çoğul, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil
Bu çözümleme: 2 kullanım
HR/Ncmpc/Sp1csOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayehi mikets yamim vayave kayin miperi haadama minha ladonay.
וַֽיְהִ֖י מִקֵּ֣ץ יָמִ֑ים וַיָּבֵ֨א קַ֜יִן מִפְּרִ֧י הָֽאֲדָמָ֛ה מִנְחָ֖ה לַֽיהוָֽה׃
Bir süre sonra Kayin toprağın ürünlerinden Adonay’a bir sunu getirdi.
Vayiven noah mizbeah ladonay vayikah mikol habehema hatehora umikol haof hatahor vayaal olot bamizbeah.
וַיִּ֥בֶן נֹ֛חַ מִזְבֵּ֖חַ לַֽיהוָ֑ה וַיִּקַּ֞ח מִכֹּ֣ל ׀ הַבְּהֵמָ֣ה הַטְּהוֹרָ֗ה וּמִכֹּל֙ הָע֣וֹף הַטָּהֹ֔ר וַיַּ֥עַל עֹלֹ֖ת בַּמִּזְבֵּֽחַ׃
Noah, Adonay’a bir sunak yaptı. Temiz hayvanların ve temiz kuşların her türünden alarak sunakta yakmalık sunular sundu.
Vayera Adonay el avram vayomer lezaraha eten et haarets hazot vayiven şam mizbeah ladonay hanire elav.
וַיֵּרָ֤א יְהוָה֙ אֶל־אַבְרָ֔ם וַיֹּ֕אמֶר לְזַ֨רְעֲךָ֔ אֶתֵּ֖ן אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את וַיִּ֤בֶן שָׁם֙ מִזְבֵּ֔חַ לַיהוָ֖ה הַנִּרְאֶ֥ה אֵלָֽיו׃
Adonay Avram’a görünüp, “Bu ülkeyi senin soyuna vereceğim” dedi. Avram orada, kendisine görünen Adonay’a bir sunak yaptı.
Vayatek mişam hahara mikedem levet el vayet oholo bet el miyam vehaay mikedem vayiven şam mizbeah ladonay vayikra beşem Adonay.
וַיַּעְתֵּ֨ק מִשָּׁ֜ם הָהָ֗רָה מִקֶּ֛דֶם לְבֵֽית־אֵ֖ל וַיֵּ֣ט אָהֳלֹ֑ה בֵּֽית־אֵ֤ל מִיָּם֙ וְהָעַ֣י מִקֶּ֔דֶם וַיִּֽבֶן־שָׁ֤ם מִזְבֵּ֙חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וַיִּקְרָ֖א בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה׃
Oradan Bet-El’in doğusundaki dağlık bölgeye geçti ve çadırını kurdu. Bet-El batıda, Ay doğudaydı. Orada Adonay’a bir sunak yaptı ve Adonay’ın adıyla yakardı.
Veanşe sedom raim vehataim ladonay meod.
וְאַנְשֵׁ֣י סְדֹ֔ם רָעִ֖ים וְחַטָּאִ֑ים לַיהוָ֖ה מְאֹֽד׃
Sedom halkı çok kötüydü; Adonay’a karşı büyük günahlar işliyordu.
Vayeehal avram vayavo vayeşev beelone mamre aşer behevron vayiven şam mizbeah ladonay.
וַיֶּאֱהַ֣ל אַבְרָ֗ם וַיָּבֹ֛א וַיֵּ֛שֶׁב בְּאֵלֹנֵ֥י מַמְרֵ֖א אֲשֶׁ֣ר בְּחֶבְר֑וֹן וַיִּֽבֶן־שָׁ֥ם מִזְבֵּ֖חַ לַֽיהוָֽה׃ (פ)
Avram çadırını taşıdı. Hevron’daki Mamre meşelerine gelip oraya yerleşti. Orada Adonay’a bir sunak yaptı.
Vayomer al na yihar ladonay vaadabera ulay yimatseun şam şeloşim vayomer lo eese im emtsa şam şeloşim.
וַ֠יֹּאמֶר אַל־נָ֞א יִ֤חַר לַֽאדֹנָי֙ וַאֲדַבֵּ֔רָה אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם שְׁלֹשִׁ֑ים וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֶֽעֱשֶׂ֔ה אִם־אֶמְצָ֥א שָׁ֖ם שְׁלֹשִֽׁים׃
Avraam, “Efendim öfkelenmesin; konuşayım” dedi. “Belki orada otuz kişi bulunur.” Adonay, “Orada otuz kişi bulursam bunu yapmayacağım” dedi.
Vayomer al na yihar ladonay vaadabera ah hapaam ulay yimatseun şam asara vayomer lo aşhit baavur haasara.
וַ֠יֹּאמֶר אַל־נָ֞א יִ֤חַר לַֽאדֹנָי֙ וַאֲדַבְּרָ֣ה אַךְ־הַפַּ֔עַם אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם עֲשָׂרָ֑ה וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אַשְׁחִ֔ית בַּעֲב֖וּר הָעֲשָׂרָֽה׃
Avraam, “Efendim öfkelenmesin; yalnız bu kez daha konuşayım” dedi. “Belki orada on kişi bulunur.” Adonay, “On kişinin hatırına yok etmeyeceğim” dedi.
Vayikod haiş vayiştahu ladonay.
וַיִּקֹּ֣ד הָאִ֔ישׁ וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לַֽיהוָֽה׃
Adam eğilip Adonay’ın önünde yere kapandı.
Vaekod vaeştahave ladonay vaavareh et Adonay elohe adoni avraham aşer hinhani bedereh emet lakahat et bat ahi adoni livno.
וָאֶקֹּ֥ד וָֽאֶשְׁתַּחֲוֶ֖ה לַיהוָ֑ה וָאֲבָרֵ֗ךְ אֶת־יְהוָה֙ אֱלֹהֵי֙ אֲדֹנִ֣י אַבְרָהָ֔ם אֲשֶׁ֤ר הִנְחַ֙נִי֙ בְּדֶ֣רֶךְ אֱמֶ֔ת לָקַ֛חַת אֶת־בַּת־אֲחִ֥י אֲדֹנִ֖י לִבְנֽוֹ׃
Eğilip Adonay’ın önünde yere kapandım. Efendimin kardeşinin kızını oğluna almak için beni doğru yolda yönelten, efendim Avraam’ın Tanrısı Adonay’a övgüler sundum.
Vayehi kaaşer şama eved avraham et divrehem vayiştahu artsa ladonay.
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֛ע עֶ֥בֶד אַבְרָהָ֖ם אֶת־דִּבְרֵיהֶ֑ם וַיִּשְׁתַּ֥חוּ אַ֖רְצָה לַֽיהוָֽה׃
Avraam’ın hizmetkârı onların sözlerini duyunca Adonay’ın önünde yere kapandı.
Vayetar yitshak ladonay lenohah işto ki akara hi vayeater lo Adonay vatahar rivka işto.
וַיֶּעְתַּ֨ר יִצְחָ֤ק לַֽיהוָה֙ לְנֹ֣כַח אִשְׁתּ֔וֹ כִּ֥י עֲקָרָ֖ה הִ֑וא וַיֵּעָ֤תֶר לוֹ֙ יְהוָ֔ה וַתַּ֖הַר רִבְקָ֥ה אִשְׁתּֽוֹ׃
Karısı kısır olduğu için Yitshak, onun karşısında Adonay’a yakardı. Adonay onun yakarışını kabul etti ve karısı Rivka hamile kaldı.
Veşameu lekoleha uvata ata vezikne yisrael el meleh mitsrayim vaamartem elav Adonay elohe haivriyim nikra alenu veata nelaha na dereh şeloşet yamim bamidbar venizbeha ladonay elohenu.
וְשָׁמְע֖וּ לְקֹלֶ֑ךָ וּבָאתָ֡ אַתָּה֩ וְזִקְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֗יִם וַאֲמַרְתֶּ֤ם אֵלָיו֙ יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י הָֽעִבְרִיִּים֙ נִקְרָ֣ה עָלֵ֔ינוּ וְעַתָּ֗ה נֵֽלֲכָה־נָּ֞א דֶּ֣רֶךְ שְׁלֹ֤שֶׁת יָמִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וְנִזְבְּחָ֖ה לַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃
Sözünü dinleyecekler. Sen ve İsrael’in ileri gelenleri Mısır kralına gidip ona şöyle diyeceksiniz: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay bizimle karşılaştı. Lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Adonay’a kurban sunalım.’
Vayomeru elohe haivrim nikra alenu nelaha na dereh şeloşet yamim bamidbar venizbeha ladonay elohenu pen yifgaenu badever o veharev.
וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֱלֹהֵ֥י הָעִבְרִ֖ים נִקְרָ֣א עָלֵ֑ינוּ נֵ֣לֲכָה נָּ֡א דֶּרֶךְ֩ שְׁלֹ֨שֶׁת יָמִ֜ים בַּמִּדְבָּ֗ר וְנִזְבְּחָה֙ לַֽיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ פֶּ֨ן־יִפְגָּעֵ֔נוּ בַּדֶּ֖בֶר א֥וֹ בֶחָֽרֶב׃
Onlar, “İbranilerin Tanrısı bizimle karşılaştı” dediler. “Lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Adonay’a kurban sunalım. Yoksa bizi salgın hastalıkla ya da kılıçla vurabilir.”
Vayomer nirpim atem nirpim al ken atem omerim neleha nizbeha ladonay.
וַיֹּ֛אמֶר נִרְפִּ֥ים אַתֶּ֖ם נִרְפִּ֑ים עַל־כֵּן֙ אַתֶּ֣ם אֹֽמְרִ֔ים נֵלְכָ֖ה נִזְבְּחָ֥ה לַֽיהוָֽה׃
Firavun, “Tembelsiniz, tembel!” dedi. “Bu yüzden, ‘Gidip Adonay’a kurban sunalım’ diyorsunuz.
Vayikra faro lemoşe uleaharon vayomer hatiru el Adonay veyaser hatsefardeim mimeni umeami vaaşaleha et haam veyizbehu ladonay.
וַיִּקְרָ֨א פַרְעֹ֜ה לְמֹשֶׁ֣ה וּֽלְאַהֲרֹ֗ן וַיֹּ֙אמֶר֙ הַעְתִּ֣ירוּ אֶל־יְהוָ֔ה וְיָסֵר֙ הַֽצְפַרְדְּעִ֔ים מִמֶּ֖נִּי וּמֵֽעַמִּ֑י וַאֲשַׁלְּחָה֙ אֶת־הָעָ֔ם וְיִזְבְּח֖וּ לַיהוָֽה׃
Firavun, Moşe ile Aaron’u çağırıp, “Adonay’a yakarın da kurbağaları benden ve halkımdan uzaklaştırsın” dedi. “Halkı salıvereceğim; Adonay’a kurban sunsunlar.”
Vayomer moşe lo nahon laasot ken ki toavat mitsrayim nizbah ladonay elohenu hen nizbah et toavat mitsrayim leenehem velo yiskelunu.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה לֹ֤א נָכוֹן֙ לַעֲשׂ֣וֹת כֵּ֔ן כִּ֚י תּוֹעֲבַ֣ת מִצְרַ֔יִם נִזְבַּ֖ח לַיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ הֵ֣ן נִזְבַּ֞ח אֶת־תּוֹעֲבַ֥ת מִצְרַ֛יִם לְעֵינֵיהֶ֖ם וְלֹ֥א יִסְקְלֻֽנוּ׃
Moşe şöyle karşılık verdi: “Böyle yapmak doğru olmaz. Çünkü Tanrımız Adonay’a kurban sunmamız, Mısırlıların iğrenç saydığı bir iştir. Gözlerinin önünde iğrenç saydıkları şeyi yapıp kurban sunarsak bizi taşlamazlar mı?
Dereh şeloşet yamim neleh bamidbar vezavahnu ladonay elohenu kaaşer yomar elenu.
דֶּ֚רֶךְ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֔ים נֵלֵ֖ךְ בַּמִּדְבָּ֑ר וְזָבַ֙חְנוּ֙ לַֽיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ כַּאֲשֶׁ֖ר יֹאמַ֥ר אֵלֵֽינוּ׃
Çölde üç günlük yol gideceğiz ve bize buyuracağı gibi Tanrımız Adonay’a kurban sunacağız.”
Vayomer paro anohi aşalah ethem uzevahtem ladonay elohehem bamidbar rak harhek lo tarhiku lalehet hatiru baadi.
וַיֹּ֣אמֶר פַּרְעֹ֗ה אָנֹכִ֞י אֲשַׁלַּ֤ח אֶתְכֶם֙ וּזְבַחְתֶּ֞ם לַיהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר רַ֛ק הַרְחֵ֥ק לֹא־תַרְחִ֖יקוּ לָלֶ֑כֶת הַעְתִּ֖ירוּ בַּעֲדִֽי׃
Firavun, “Sizi salıvereceğim; çölde Tanrınız Adonay’a kurban sunun” dedi. “Yalnız çok uzağa gitmeyin. Benim için de yakarın.”
Vayomer moşe hine anohi yotse meimah vehatarti el Adonay vesar hearov miparo meavadav umeamo mahar rak al yosef paro hatel levilti şalah et haam lizboah ladonay.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י יוֹצֵ֤א מֵֽעִמָּךְ֙ וְהַעְתַּרְתִּ֣י אֶל־יְהוָ֔ה וְסָ֣ר הֶעָרֹ֗ב מִפַּרְעֹ֛ה מֵעֲבָדָ֥יו וּמֵעַמּ֖וֹ מָחָ֑ר רַ֗ק אַל־יֹסֵ֤ף פַּרְעֹה֙ הָתֵ֔ל לְבִלְתִּי֙ שַׁלַּ֣ח אֶת־הָעָ֔ם לִזְבֹּ֖חַ לַֽיהוָֽה׃
Moşe şöyle dedi: “Yanından çıkar çıkmaz Adonay’a yakaracağım. Yırtıcı ve zehirli hayvanlar yarın Firavun’dan, görevlilerinden ve halkından uzaklaşacak. Yalnız Firavun, halkın Adonay’a kurban sunmak için gitmesine izin vermeyerek bizi yine aldatmasın.”
Vayomer elav moşe ketseti et hair efros et kapay el Adonay hakolot yehdalun vehabarad lo yiheye od lemaan teda ki ladonay haarets.
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ מֹשֶׁ֔ה כְּצֵאתִי֙ אֶת־הָעִ֔יר אֶפְרֹ֥שׂ אֶת־כַּפַּ֖י אֶל־יְהוָ֑ה הַקֹּל֣וֹת יֶחְדָּל֗וּן וְהַבָּרָד֙ לֹ֣א יִֽהְיֶה־ע֔וֹד לְמַ֣עַן תֵּדַ֔ע כִּ֥י לַיהוָ֖ה הָאָֽרֶץ׃
Moşe ona şöyle dedi: “Kentten çıkar çıkmaz ellerimi Adonay’a açacağım. Gök gürültüleri kesilecek ve artık dolu yağmayacak. Böylece yeryüzünün Adonay’a ait olduğunu bileceksin.
Vayemaher paro likro lemoşe uleaharon vayomer hatati ladonay elohehem velahem.
וַיְמַהֵ֣ר פַּרְעֹ֔ה לִקְרֹ֖א לְמֹשֶׁ֣ה וּֽלְאַהֲרֹ֑ן וַיֹּ֗אמֶר חָטָ֛אתִי לַיהוָ֥ה אֱלֹֽהֵיכֶ֖ם וְלָכֶֽם׃
Firavun, Moşe ile Aaron’u aceleyle çağırıp, “Tanrınız Adonay’a ve size karşı günah işledim” dedi.
Veata sa na hatati ah hapaam vehatiru ladonay elohehem veyaser mealay rak et hamavet haze.
וְעַתָּ֗ה שָׂ֣א נָ֤א חַטָּאתִי֙ אַ֣ךְ הַפַּ֔עַם וְהַעְתִּ֖ירוּ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם וְיָסֵר֙ מֵֽעָלַ֔י רַ֖ק אֶת־הַמָּ֥וֶת הַזֶּֽה׃
“Lütfen bu kez olsun günahımı bağışla. Tanrınız Adonay’a yakarın da şu ölümü üzerimden kaldırsın.”
Vayomer moşe gam ata titen beyadenu zevahim veolot veasinu ladonay elohenu.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה גַּם־אַתָּ֛ה תִּתֵּ֥ן בְּיָדֵ֖נוּ זְבָחִ֣ים וְעֹל֑וֹת וְעָשִׂ֖ינוּ לַיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃
Moşe, “Sen de bize kurbanlar ve bütünüyle yakılan sunular vereceksin; onları Tanrımız Adonay’a sunacağız” dedi.
Vehaha tohelu oto motnehem hagurim naalehem beraglehem umakelhem beyedhem vaahaltem oto behipazon pesah u ladonay.
וְכָכָה֮ תֹּאכְל֣וּ אֹתוֹ֒ מָתְנֵיכֶ֣ם חֲגֻרִ֔ים נַֽעֲלֵיכֶם֙ בְּרַגְלֵיכֶ֔ם וּמַקֶּלְכֶ֖ם בְּיֶדְכֶ֑ם וַאֲכַלְתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ בְּחִפָּז֔וֹן פֶּ֥סַח ה֖וּא לַיהוָֽה׃
Onu şöyle yiyin: Beliniz kuşanmış, ayakkabılarınız ayağınızda ve değneğiniz elinizde olsun. Onu aceleyle yiyin; bu, Adonay için Pesah kurbanıdır.
Vehaya hayom haze lahem lezikaron vehagotem oto hag ladonay ledorotehem hukat olam tehaguu.
וְהָיָה֩ הַיּ֨וֹם הַזֶּ֤ה לָכֶם֙ לְזִכָּר֔וֹן וְחַגֹּתֶ֥ם אֹת֖וֹ חַ֣ג לַֽיהוָ֑ה לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם חֻקַּ֥ת עוֹלָ֖ם תְּחָגֻּֽהוּ׃
Bu gün sizin için bir anma günü olacak. Onu Adonay için bayram olarak kutlayacaksınız. Kuşaklarınız boyunca, kalıcı bir yasa olarak onu kutlayacaksınız.
Vaamartem zevah pesah u ladonay aşer pasah al bate vene yisrael bemitsrayim benagepo et mitsrayim veet batenu hitsil vayikod haam vayişetahavu.
וַאֲמַרְתֶּ֡ם זֶֽבַח־פֶּ֨סַח ה֜וּא לַֽיהוָ֗ה אֲשֶׁ֣ר פָּ֠סַח עַל־בָּתֵּ֤י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בְּמִצְרַ֔יִם בְּנָגְפּ֥וֹ אֶת־מִצְרַ֖יִם וְאֶת־בָּתֵּ֣ינוּ הִצִּ֑יל וַיִּקֹּ֥ד הָעָ֖ם וַיִּֽשְׁתַּחֲוּֽוּ׃
şöyle söyleyin: ‘Bu, Adonay için Pesah kurbanıdır. Mısır’ı vurduğunda Mısır’daki İsrael oğullarının evlerinin üzerinden geçti ve evlerimizi kurtardı.’” Halk eğilip yere kapandı.
Bu ayette 2 kez
Lel şimurim u ladonay lehotsiam meerets mitsrayim u halayla haze ladonay şimurim lehol bene yisrael ledorotam.
לֵ֣יל שִׁמֻּרִ֥ים הוּא֙ לַֽיהוָ֔ה לְהוֹצִיאָ֖ם מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם הֽוּא־הַלַּ֤יְלָה הַזֶּה֙ לַֽיהוָ֔ה שִׁמֻּרִ֛ים לְכָל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לְדֹרֹתָֽם׃ (פ)
Bu, onları Mısır ülkesinden çıkarmak için Adonay’ın gözettiği geceydi. Bu gece, kuşakları boyunca bütün İsrael oğullarının Adonay için gözetecekleri gecedir.
Vehi yagur iteha ger veasa fesah ladonay himol lo hol zahar veaz yikrav laasoto vehaya keezrah haarets vehol arel lo yohal bo.
וְכִֽי־יָג֨וּר אִתְּךָ֜ גֵּ֗ר וְעָ֣שָׂה פֶסַח֮ לַיהוָה֒ הִמּ֧וֹל ל֣וֹ כָל־זָכָ֗ר וְאָז֙ יִקְרַ֣ב לַעֲשֹׂת֔וֹ וְהָיָ֖ה כְּאֶזְרַ֣ח הָאָ֑רֶץ וְכָל־עָרֵ֖ל לֹֽא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ׃
Yanında yaşayan bir yabancı Adonay için Pesah kurbanı sunmak isterse, ona ait bütün erkekler sünnet edilmelidir. O zaman onu sunmak için yaklaşabilir ve ülkenin yerlisi gibi olur. Sünnetsiz hiç kimse ondan yemeyecek.
Şivat yamim tohal matsot uvayom haşevii hag ladonay.
שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים תֹּאכַ֣ל מַצֹּ֑ת וּבַיּוֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔י חַ֖ג לַיהוָֽה׃
Yedi gün mayasız ekmek yiyeceksin. Yedinci gün Adonay için bayram olacak.
Bu ayette 2 kez
Vehaavarta hol peter rehem ladonay vehol peter şeger behema aşer yihye leha hazeharim ladonay.
וְהַעֲבַרְתָּ֥ כָל־פֶּֽטֶר־רֶ֖חֶם לַֽיהֹוָ֑ה וְכָל־פֶּ֣טֶר ׀ שֶׁ֣גֶר בְּהֵמָ֗ה אֲשֶׁ֨ר יִהְיֶ֥ה לְךָ֛ הַזְּכָרִ֖ים לַיהוָֽה׃
rahmi ilk açan her doğanı Adonay’a ayıracaksın. Sana ait hayvanların ilk yavrularından erkek olanlar Adonay’a aittir.
Vayehi ki hikşa faro leşalehenu vayaharog Adonay kol behor beerets mitsrayim mibehor adam vead behor behema al ken ani zoveah ladonay kol peter rehem hazeharim vehol behor banay efde.
וַיְהִ֗י כִּֽי־הִקְשָׁ֣ה פַרְעֹה֮ לְשַׁלְּחֵנוּ֒ וַיַּהֲרֹ֨ג יְהֹוָ֤ה כָּל־בְּכוֹר֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם מִבְּכֹ֥ר אָדָ֖ם וְעַד־בְּכ֣וֹר בְּהֵמָ֑ה עַל־כֵּן֩ אֲנִ֨י זֹבֵ֜חַ לַֽיהוָ֗ה כָּל־פֶּ֤טֶר רֶ֙חֶם֙ הַזְּכָרִ֔ים וְכָל־בְּכ֥וֹר בָּנַ֖י אֶפְדֶּֽה׃
Firavun bizi salıvermemekte direnince Adonay, insandan hayvana kadar Mısır ülkesindeki bütün ilk doğanları öldürdü. Bu yüzden rahmi ilk açan bütün erkek hayvanları Adonay’a kurban sunuyorum; oğullarımın her ilk doğanının ise karşılığını verip onu kurtarıyorum.’
Bu ayette 2 kez
Az yaşir moşe uvene yisrael et haşira hazot ladonay vayomeru lemor aşira ladonay ki gao gaa sus verohevo rama vayam.
אָ֣ז יָשִֽׁיר־מֹשֶׁה֩ וּבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־הַשִּׁירָ֤ה הַזֹּאת֙ לַֽיהוָ֔ה וַיֹּאמְר֖וּ לֵאמֹ֑ר אָשִׁ֤ירָה לַֽיהוָה֙ כִּֽי־גָאֹ֣ה גָּאָ֔ה ס֥וּס וְרֹכְב֖וֹ רָמָ֥ה בַיָּֽם׃
O zaman Moşe ile İsrael oğulları, Adonay’a şu ezgiyi söylediler: “Adonay’a ezgi söyleyeceğim; çünkü O yüceler yücesidir. Atı ve binicisini denize attı.
Vataan lahem miryam şiru ladonay ki gao gaa sus verohevo rama vayam.
וַתַּ֥עַן לָהֶ֖ם מִרְיָ֑ם שִׁ֤ירוּ לַֽיהוָה֙ כִּֽי־גָאֹ֣ה גָּאָ֔ה ס֥וּס וְרֹכְב֖וֹ רָמָ֥ה בַיָּֽם׃ (ס)
Miryam onlara karşılık vererek şöyle söyledi: “Adonay’a ezgi söyleyin; çünkü O yüceler yücesidir. Atı ve binicisini denize attı.”
Vayomer alehem u aşer diber Adonay şabaton şabat kodeş ladonay mahar et aşer tofu efu veet aşer tevaşelu başelu veet kol haodef hanihu lahem lemişmeret ad haboker.
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם ה֚וּא אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה שַׁבָּת֧וֹן שַׁבַּת־קֹ֛דֶשׁ לַֽיהוָ֖ה מָחָ֑ר אֵ֣ת אֲשֶׁר־תֹּאפ֞וּ אֵפ֗וּ וְאֵ֤ת אֲשֶֽׁר־תְּבַשְּׁלוּ֙ בַּשֵּׁ֔לוּ וְאֵת֙ כָּל־הָ֣עֹדֵ֔ף הַנִּ֧יחוּ לָכֶ֛ם לְמִשְׁמֶ֖רֶת עַד־הַבֹּֽקֶר׃
Moşe onlara şöyle dedi: “Adonay’ın söylediği budur: Yarın tam dinlenme günü, Adonay için kutsal Şabat’tır. Fırında pişireceğinizi pişirin, haşlayacağınızı haşlayın. Artanların hepsini sabaha kadar saklayın.”
Vayomer moşe ihluu hayom ki şabat hayom ladonay hayom lo timtsauu basade.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אִכְלֻ֣הוּ הַיּ֔וֹם כִּֽי־שַׁבָּ֥ת הַיּ֖וֹם לַיהוָ֑ה הַיּ֕וֹם לֹ֥א תִמְצָאֻ֖הוּ בַּשָּׂדֶֽה׃
Moşe, “Onu bugün yiyin” dedi. “Çünkü bugün Adonay için Şabat’tır. Bugün kırda bulamayacaksınız.
Vayomer ki yad al kes yah milhama ladonay baamalek midor dor.
וַיֹּ֗אמֶר כִּֽי־יָד֙ עַל־כֵּ֣ס יָ֔הּ מִלְחָמָ֥ה לַיהוָ֖ה בַּֽעֲמָלֵ֑ק מִדֹּ֖ר דֹּֽר׃ (פ)
Şöyle dedi: “Çünkü el, Yah’ın tahtı üzerindedir. Adonay’ın Amalek’e karşı savaşı kuşaktan kuşağa sürecektir.”
Veyom haşevii şabat ladonay eloheha lo taase hol melaha ata uvinha uviteha avdeha vaamateha uvehemteha vegereha aşer bişareha.
וְי֙וֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔֜י שַׁבָּ֖֣ת ׀ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑֗יךָ לֹֽ֣א־תַעֲשֶׂ֣֨ה כָל־מְלָאכָ֡֜ה אַתָּ֣ה ׀ וּבִנְךָֽ֣־וּ֠בִתֶּ֗ךָ עַבְדְּךָ֤֨ וַאֲמָֽתְךָ֜֙ וּבְהֶמְתֶּ֔֗ךָ וְגֵרְךָ֖֙ אֲשֶׁ֥֣ר בִּשְׁעָרֶֽ֔יךָ
Ama yedinci gün Tanrın Adonay için Şabat’tır. Sen, oğlun, kızın, kölen, cariyen, hayvanın ve kapılarının içinde yaşayan yabancın hiçbir iş yapmayacaksınız.
Zoveah laelohim yohoram bilti ladonay levado.
זֹבֵ֥חַ לָאֱלֹהִ֖ים יָֽחֳרָ֑ם בִּלְתִּ֥י לַיהוָ֖ה לְבַדּֽוֹ׃
Adonay’dan başka ilahlara kurban sunan kişi yok edilmeye mahkûm olacaktır.
Vayişlah et naare bene yisrael vayaalu olot vayizbehu zevahim şelamim ladonay parim.
וַיִּשְׁלַ֗ח אֶֽת־נַעֲרֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיַּֽעֲל֖וּ עֹלֹ֑ת וַֽיִּזְבְּח֞וּ זְבָחִ֧ים שְׁלָמִ֛ים לַיהוָ֖ה פָּרִֽים׃
İsrael oğullarının gençlerini gönderdi. Onlar bütünüyle yakılan sunular sundular ve Adonay için esenlik kurbanı olarak boğalar kestiler.
Veasita tsits zahav tahor ufitahta alav pituhe hotam kodeş ladonay.
וְעָשִׂ֥יתָ צִּ֖יץ זָהָ֣ב טָה֑וֹר וּפִתַּחְתָּ֤ עָלָיו֙ פִּתּוּחֵ֣י חֹתָ֔ם קֹ֖דֶשׁ לַֽיהוָֽה׃
Saf altından bir alın levhası yapacak, üzerine mühür oyar gibi ‘Adonay’a kutsaldır’ sözlerini işleyeceksin.
Bu ayette 2 kez
Vehiktarta et kol haayil hamizbeha ola u ladonay reah nihoah işe ladonay u.
וְהִקְטַרְתָּ֤ אֶת־כָּל־הָאַ֙יִל֙ הַמִּזְבֵּ֔חָה עֹלָ֥ה ה֖וּא לַֽיהוָ֑ה רֵ֣יחַ נִיח֔וֹחַ אִשֶּׁ֥ה לַיהוָ֖ה הֽוּא׃
Koçun tamamını sunakta yakacaksın. Bu, Adonay için bütünüyle yakılan bir sunu, hoş bir koku, Adonay’a ateşle sunulan bir sunudur.
Velakahta otam miyadam vehiktarta hamizbeha al haola lereah nihoah lifne Adonay işe u ladonay.
וְלָקַחְתָּ֤ אֹתָם֙ מִיָּדָ֔ם וְהִקְטַרְתָּ֥ הַמִּזְבֵּ֖חָה עַל־הָעֹלָ֑ה לְרֵ֤יחַ נִיח֙וֹחַ֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה אִשֶּׁ֥ה ה֖וּא לַיהוָֽה׃
Bunları ellerinden alıp sunakta, bütünüyle yakılan sununun üzerinde, Adonay’ın önünde hoş bir koku olarak yakacaksın. Bu, Adonay’a ateşle sunulan bir sunudur.
Vehaya leaharon ulevanav lehok olam meet bene yisrael ki teruma u uteruma yihye meet bene yisrael mizivhe şalmehem terumatam ladonay.
וְהָיָה֩ לְאַהֲרֹ֨ן וּלְבָנָ֜יו לְחָק־עוֹלָ֗ם מֵאֵת֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֥י תְרוּמָ֖ה ה֑וּא וּתְרוּמָ֞ה יִהְיֶ֨ה מֵאֵ֤ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מִזִּבְחֵ֣י שַׁלְמֵיהֶ֔ם תְּרוּמָתָ֖ם לַיהוָֽה׃
Bu, İsrael oğullarından Aaron’a ve oğullarına kalıcı bir kural olarak verilecek pay olacak; çünkü ayrılmış bir sunudur. İsrael oğullarının esenlik kurbanlarından ayrılan, Adonay’a sundukları pay olacak.
Veet hakeves haşeni taase ben haarbayim keminhat haboker uheniskah taase lah lereah nihoah işe ladonay.
וְאֵת֙ הַכֶּ֣בֶשׂ הַשֵּׁנִ֔י תַּעֲשֶׂ֖ה בֵּ֣ין הָעַרְבָּ֑יִם כְּמִנְחַ֨ת הַבֹּ֤קֶר וּכְנִסְכָּהּ֙ תַּֽעֲשֶׂה־לָּ֔הּ לְרֵ֣יחַ נִיחֹ֔חַ אִשֶּׁ֖ה לַיהוָֽה׃
İkinci kuzuyu öğleden sonra, akşama doğru sunacaksın. Sabahki gibi tahıl sunusu ve dökme sunusuyla birlikte, hoş bir koku olarak, Adonay’a ateşle sunulan bir sunu yapacaksın.
Vehiper aharon al karnotav ahat başana midam hatat hakipurim ahat başana yehaper alav ledorotehem kodeş kadaşim u ladonay.
וְכִפֶּ֤ר אַהֲרֹן֙ עַל־קַרְנֹתָ֔יו אַחַ֖ת בַּשָּׁנָ֑ה מִדַּ֞ם חַטַּ֣את הַכִּפֻּרִ֗ים אַחַ֤ת בַּשָּׁנָה֙ יְכַפֵּ֤ר עָלָיו֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם קֹֽדֶשׁ־קָֽדָשִׁ֥ים ה֖וּא לַיהוָֽה׃ (פ)
Aaron yılda bir kez onun boynuzları üzerinde kefaret işlemini yapacak. Kuşaklarınız boyunca yılda bir kez, kefaret için sunulan günah sunusunun kanıyla onun üzerinde kefaret işlemini yapacak. O, Adonay için en kutsaldır.”
Ki tisa et roş bene yisrael lifkudehem venatenu iş kofer nafşo ladonay bifkod otam velo yihye vahem negef bifkod otam.
כִּ֣י תִשָּׂ֞א אֶת־רֹ֥אשׁ בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לִפְקֻדֵיהֶם֒ וְנָ֨תְנ֜וּ אִ֣ישׁ כֹּ֧פֶר נַפְשׁ֛וֹ לַיהוָ֖ה בִּפְקֹ֣ד אֹתָ֑ם וְלֹא־יִהְיֶ֥ה בָהֶ֛ם נֶ֖גֶף בִּפְקֹ֥ד אֹתָֽם׃
“İsrael oğullarının sayısını belirlemek için onları saydığında, her biri sayım sırasında Adonay’a canı için bir bedel verecek. Böylece sayıldıklarında aralarında bir felaket olmayacak.
Ze yitenu kol haover al hapekudim mahatsit haşekel beşekel hakodeş esrim gera haşekel mahatsit haşekel teruma ladonay.
זֶ֣ה ׀ יִתְּנ֗וּ כָּל־הָעֹבֵר֙ עַל־הַפְּקֻדִ֔ים מַחֲצִ֥ית הַשֶּׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ עֶשְׂרִ֤ים גֵּרָה֙ הַשֶּׁ֔קֶל מַחֲצִ֣ית הַשֶּׁ֔קֶל תְּרוּמָ֖ה לַֽיהוָֽה׃
Sayılanlar arasına giren herkes şunu verecek: Kutsal şekel ölçüsüne göre yarım şekel. Bir şekel yirmi geradır. Adonay’a ayrılan sunu yarım şekeldir.
Bevoam el ohel moed yirhatsu mayim velo yamutu o vegiştam el hamizbeah leşaret lehaktir işe ladonay.
בְּבֹאָ֞ם אֶל־אֹ֧הֶל מוֹעֵ֛ד יִרְחֲצוּ־מַ֖יִם וְלֹ֣א יָמֻ֑תוּ א֣וֹ בְגִשְׁתָּ֤ם אֶל־הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ לְשָׁרֵ֔ת לְהַקְטִ֥יר אִשֶּׁ֖ה לַֽיהוָֽה׃
Buluşma Çadırı’na girdiklerinde ya da Adonay’a ateşle sunu yakarak hizmet etmek için sunağa yaklaştıklarında suyla yıkanacaklar ki ölmesinler.
Vehaketoret aşer taase bematkuntah lo taasu lahem kodeş tihye leha ladonay.
וְהַקְּטֹ֙רֶת֙ אֲשֶׁ֣ר תַּעֲשֶׂ֔ה בְּמַ֨תְכֻּנְתָּ֔הּ לֹ֥א תַעֲשׂ֖וּ לָכֶ֑ם קֹ֛דֶשׁ תִּהְיֶ֥ה לְךָ֖ לַיהוָֽה׃
Yapacağın bu tütsünün aynı bileşimde olanını kendiniz için yapmayacaksınız. Senin için Adonay’a ait kutsal bir şey olacak.