İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

עָלָה

yukarı çıkmak, yükselmek; çıkarmak/yükseltmek; yaklaşmak; ortaya çıkmak; artmak; kurban olarak sunmak; dikmek/kurmak; büyütmek; akla gelmek

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 201 kez, 187 farklı ayette görülür.

Kök
עלה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit51 kullanım48 ayet
  • Şemot62 kullanım59 ayet
  • Vayikra14 kullanım13 ayet
  • Bamidbar42 kullanım37 ayet
  • Devarim32 kullanım30 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Şemot 3:8

    Vaered lehatsilo miyad mitsrayim ulehaaloto min haarets hahi el erets tova urehava el erets zavat halav udevaş el mekom hakenaani vehahiti vehaemori vehaperizi vehahivi vehayevusi.

    וָאֵרֵ֞ד לְהַצִּיל֣וֹ ׀ מִיַּ֣ד מִצְרַ֗יִם וּֽלְהַעֲלֹתוֹ֮ מִן־הָאָ֣רֶץ הַהִוא֒ אֶל־אֶ֤רֶץ טוֹבָה֙ וּרְחָבָ֔ה אֶל־אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָ֑שׁ אֶל־מְק֤וֹם הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַ֣חִתִּ֔י וְהָֽאֱמֹרִי֙ וְהַפְּרִזִּ֔י וְהַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִֽי׃

    Onları Mısırlıların elinden kurtarmak, o ülkeden çıkarıp iyi ve geniş bir ülkeye, süt ve bal akan bir ülkeye götürmek için indim: Kenaanlıların, Hitilerin, Emorilerin, Perizilerin, Hivilerin ve Yevusilerin yaşadığı yere.

  2. Şemot 3:17

    Vaomar aale ethem meoni mitsrayim el erets hakenaani vehahiti vehaemori vehaperizi vehahivi vehayevusi el erets zavat halav udevaş.

    וָאֹמַ֗ר אַעֲלֶ֣ה אֶתְכֶם֮ מֵעֳנִ֣י מִצְרַיִם֒ אֶל־אֶ֤רֶץ הַֽכְּנַעֲנִי֙ וְהַ֣חִתִּ֔י וְהָֽאֱמֹרִי֙ וְהַפְּרִזִּ֔י וְהַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִ֑י אֶל־אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָֽשׁ׃

    Sizi Mısır’da çektiğiniz eziyetten çıkarıp Kenaanlıların, Hitilerin, Emorilerin, Perizilerin, Hivilerin ve Yevusilerin ülkesine, süt ve bal akan bir ülkeye götürmeye karar verdim.’

  3. Şemot 7:28

    Veşarats hayeor tsefardeim vealu uvau beveteha uvahadar mişkaveha veal mitateha uvevet avadeha uveameha uvetanureha uvemişaroteha.

    וְשָׁרַ֣ץ הַיְאֹר֮ צְפַרְדְּעִים֒ וְעָלוּ֙ וּבָ֣אוּ בְּבֵיתֶ֔ךָ וּבַחֲדַ֥ר מִשְׁכָּבְךָ֖ וְעַל־מִטָּתֶ֑ךָ וּבְבֵ֤ית עֲבָדֶ֙יךָ֙ וּבְעַמֶּ֔ךָ וּבְתַנּוּרֶ֖יךָ וּבְמִשְׁאֲרוֹתֶֽיךָ׃

    Nil kurbağalarla dolup taşacak. Çıkıp evine, yatak odana, yatağına, görevlilerinin evlerine, halkının arasına, fırınlarına ve hamur teknelerine girecekler.

  4. Şemot 7:29

    Uveha uveameha uvehol avadeha yaalu hatsefardeim.

    וּבְכָ֥ה וּֽבְעַמְּךָ֖ וּבְכָל־עֲבָדֶ֑יךָ יַעֲל֖וּ הַֽצְפַרְדְּעִֽים׃

    Kurbağalar senin, halkının ve bütün görevlilerinin üzerine çıkacaklar.’”

  5. Şemot 8:1

    Vayomer Adonay el moşe emor el aharon nete et yadeha bemateha al haneharot al hayeorim veal haagamim vehaal et hatsefardeim al erets mitsrayim.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוָה֮ אֶל־מֹשֶׁה֒ אֱמֹ֣ר אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן נְטֵ֤ה אֶת־יָדְךָ֙ בְּמַטֶּ֔ךָ עַל־הַ֨נְּהָרֹ֔ת עַל־הַיְאֹרִ֖ים וְעַל־הָאֲגַמִּ֑ים וְהַ֥עַל אֶת־הַֽצְפַרְדְּעִ֖ים עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Aaron’a söyle: ‘Elindeki değneği ırmakların, kanalların ve gölcüklerin üzerine uzat; kurbağaları Mısır ülkesinin üzerine çıkar.’”

  6. Şemot 8:2

    Vayet aharon et yado al meme mitsrayim vataal hatsefardea vatehas et erets mitsrayim.

    וַיֵּ֤ט אַהֲרֹן֙ אֶת־יָד֔וֹ עַ֖ל מֵימֵ֣י מִצְרָ֑יִם וַתַּ֙עַל֙ הַצְּפַרְדֵּ֔עַ וַתְּכַ֖ס אֶת־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Aaron elini Mısır’ın suları üzerine uzattı. Kurbağalar çıkıp Mısır ülkesini kapladı.

  7. Şemot 8:3

    Vayaasu hen hahartumim belatehem vayaalu et hatsefardeim al erets mitsrayim.

    וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵ֥ן הַֽחֲרְטֻמִּ֖ים בְּלָטֵיהֶ֑ם וַיַּעֲל֥וּ אֶת־הַֽצְפַרְדְּעִ֖ים עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Büyü ustaları da büyüleriyle aynısını yaptılar; Mısır ülkesinin üzerine kurbağalar çıkardılar.

  8. Şemot 10:12

    Vayomer Adonay el moşe nete yadeha al erets mitsrayim baarbe veyaal al erets mitsrayim veyohal et kol esev haarets et kol aşer hişir habarad.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה נְטֵ֨ה יָדְךָ֜ עַל־אֶ֤רֶץ מִצְרַ֙יִם֙ בָּֽאַרְבֶּ֔ה וְיַ֖עַל עַל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְיֹאכַל֙ אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב הָאָ֔רֶץ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הִשְׁאִ֖יר הַבָּרָֽד׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Çekirgeler için elini Mısır ülkesinin üzerine uzat. Ülkeyi kaplasınlar; yerdeki bütün bitkileri, dolunun bıraktığı her şeyi yesinler.”

  9. Şemot 10:14

    Vayaal haarbe al kol erets mitsrayim vayanah behol gevul mitsrayim kaved meod lefanav lo haya hen arbe kamou veaharav lo yiheye ken.

    וַיַּ֣עַל הָֽאַרְבֶּ֗ה עַ֚ל כָּל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיָּ֕נַח בְּכֹ֖ל גְּב֣וּל מִצְרָ֑יִם כָּבֵ֣ד מְאֹ֔ד לְ֠פָנָיו לֹא־הָ֨יָה כֵ֤ן אַרְבֶּה֙ כָּמֹ֔הוּ וְאַחֲרָ֖יו לֹ֥א יִֽהְיֶה־כֵּֽן׃

    Çekirgeler bütün Mısır ülkesini kapladı; Mısır’ın her yerine kondular. Öylesine çoktular ki daha önce böylesi görülmemişti, bundan sonra da görülmeyecekti.

  10. Şemot 12:38

    Vegam erev rav ala itam vetson uvakar mikne kaved meod.

    וְגַם־עֵ֥רֶב רַ֖ב עָלָ֣ה אִתָּ֑ם וְצֹ֣אן וּבָקָ֔ר מִקְנֶ֖ה כָּבֵ֥ד מְאֹֽד׃

    Onlarla birlikte karışık, büyük bir topluluk da çıktı. Çok sayıda davar ve sığır, çok büyük hayvan sürüleri de vardı.

  11. Şemot 13:18

    Vayasev Elohim et haam dereh hamidbar yam suf vahamuşim alu vene yisrael meerets mitsrayim.

    וַיַּסֵּ֨ב אֱלֹהִ֧ים ׀ אֶת־הָעָ֛ם דֶּ֥רֶךְ הַמִּדְבָּ֖ר יַם־ס֑וּף וַחֲמֻשִׁ֛ים עָל֥וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Tanrı halkı Sazlık Denizi yönündeki çöl yolundan dolaştırdı. İsrael oğulları Mısır ülkesinden silahlı olarak çıktılar.

  12. Şemot 13:19

    Vayikah moşe et atsmot yosef imo ki haşbea hişbia et bene yisrael lemor pakod yifkod Elohim ethem vehaalitem et atsmotay mize itehem.

    וַיִּקַּ֥ח מֹשֶׁ֛ה אֶת־עַצְמ֥וֹת יוֹסֵ֖ף עִמּ֑וֹ כִּי֩ הַשְׁבֵּ֨עַ הִשְׁבִּ֜יעַ אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר פָּקֹ֨ד יִפְקֹ֤ד אֱלֹהִים֙ אֶתְכֶ֔ם וְהַעֲלִיתֶ֧ם אֶת־עַצְמֹתַ֛י מִזֶּ֖ה אִתְּכֶֽם׃

    Moşe, Yosef’in kemiklerini de yanına aldı. Çünkü Yosef, “Tanrı sizinle kesinlikle ilgilenecek; o zaman kemiklerimi de buradan yanınızda götüreceksiniz” diyerek İsrael oğullarına sıkıca ant içirmişti.

  13. Şemot 16:13

    Vayehi vaerev vataal haselav vatehas et hamahane uvaboker hayeta şihvat hatal saviv lamahane.

    וַיְהִ֣י בָעֶ֔רֶב וַתַּ֣עַל הַשְּׂלָ֔ו וַתְּכַ֖ס אֶת־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וּבַבֹּ֗קֶר הָֽיְתָה֙ שִׁכְבַ֣ת הַטַּ֔ל סָבִ֖יב לַֽמַּחֲנֶֽה׃

    Akşam bıldırcınlar gelip ordugâhı kapladı. Sabah ordugâhın çevresinde bir çiy tabakası vardı.

  14. Şemot 16:14

    Vataal şihvat hatal vehine al pene hamidbar dak mehuspas dak kakefor al haarets.

    וַתַּ֖עַל שִׁכְבַ֣ת הַטָּ֑ל וְהִנֵּ֞ה עַל־פְּנֵ֤י הַמִּדְבָּר֙ דַּ֣ק מְחֻסְפָּ֔ס דַּ֥ק כַּכְּפֹ֖ר עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Çiy tabakası kalkınca çölün yüzeyinde, yerdeki kırağı gibi ince, tanecikli bir şey belirdi.

  15. Şemot 17:3

    Vayitsma şam haam lamayim vayalen haam al moşe vayomer lama ze heelitanu mimitsrayim lehamit oti veet banay veet miknay batsama.

    וַיִּצְמָ֨א שָׁ֤ם הָעָם֙ לַמַּ֔יִם וַיָּ֥לֶן הָעָ֖ם עַל־מֹשֶׁ֑ה וַיֹּ֗אמֶר לָ֤מָּה זֶּה֙ הֶעֱלִיתָ֣נוּ מִמִּצְרַ֔יִם לְהָמִ֥ית אֹתִ֛י וְאֶת־בָּנַ֥י וְאֶת־מִקְנַ֖י בַּצָּמָֽא׃

    Halk orada susuz kalmıştı. Moşe’ye karşı söylenerek, “Beni, çocuklarımı ve hayvanlarımı susuzluktan öldürmek için mi bizi Mısır’dan çıkardın?” dedi.

  16. Şemot 17:10

    Vayaas yehoşua kaaşer amar lo moşe lehilahem baamalek umoşe aharon vehur alu roş hagiva.

    וַיַּ֣עַשׂ יְהוֹשֻׁ֗עַ כַּאֲשֶׁ֤ר אָֽמַר־לוֹ֙ מֹשֶׁ֔ה לְהִלָּחֵ֖ם בַּעֲמָלֵ֑ק וּמֹשֶׁה֙ אַהֲרֹ֣ן וְח֔וּר עָל֖וּ רֹ֥אשׁ הַגִּבְעָֽה׃

    Yeoşua, Moşe’nin kendisine söylediği gibi Amalek’le savaştı. Moşe, Aaron ve Hur tepenin başına çıktılar.

  17. Şemot 19:3

    Umoşe ala el haelohim vayikra elav Adonay min hahar lemor ko tomar levet yaakov vetaged livne yisrael.

    וּמֹשֶׁ֥ה עָלָ֖ה אֶל־הָאֱלֹהִ֑ים וַיִּקְרָ֨א אֵלָ֤יו יְהוָה֙ מִן־הָהָ֣ר לֵאמֹ֔ר כֹּ֤ה תֹאמַר֙ לְבֵ֣ית יַעֲקֹ֔ב וְתַגֵּ֖יד לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Moşe, Tanrı’nın huzuruna çıktı. Adonay dağdan ona şöyle seslendi: “Yaakov evine şöyle söyle, İsrael oğullarına şunları bildir:

  18. Şemot 19:12

    Vehigbalta et haam saviv lemor hişameru lahem alot bahar unegoa bekatseu kol hanogea bahar mot yumat.

    וְהִגְבַּלְתָּ֤ אֶת־הָעָם֙ סָבִ֣יב לֵאמֹ֔ר הִשָּׁמְר֥וּ לָכֶ֛ם עֲל֥וֹת בָּהָ֖ר וּנְגֹ֣עַ בְּקָצֵ֑הוּ כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בָּהָ֖ר מ֥וֹת יוּמָֽת׃

    Halk için çevreye sınır koy ve şöyle söyle: ‘Sakın dağa çıkmayın, eteğine de dokunmayın. Dağa dokunan herkes kesinlikle öldürülecektir.

  19. Şemot 19:13

    Lo tiga bo yad ki sakol yisakel o yaro yiyare im behema im lo yihye bimşoh hayovel hema yaalu vahar.

    לֹא־תִגַּ֨ע בּ֜וֹ יָ֗ד כִּֽי־סָק֤וֹל יִסָּקֵל֙ אוֹ־יָרֹ֣ה יִיָּרֶ֔ה אִם־בְּהֵמָ֥ה אִם־אִ֖ישׁ לֹ֣א יִחְיֶ֑ה בִּמְשֹׁךְ֙ הַיֹּבֵ֔ל הֵ֖מָּה יַעֲל֥וּ בָהָֽר׃

    Ona el sürülmeyecek; mutlaka taşlanacak ya da aşağı atılacaktır. Hayvan da olsa insan da olsa yaşamayacaktır.’ Koçboynuzunun sesi uzayıp gittiğinde dağa çıkabilirler.”

  20. Şemot 19:18

    Vehar sinay aşan kulo mipene aşer yarad alav Adonay baeş vayaal aşano keeşen hakivşan vayeherad kol hahar meod.

    וְהַ֤ר סִינַי֙ עָשַׁ֣ן כֻּלּ֔וֹ מִ֠פְּנֵי אֲשֶׁ֨ר יָרַ֥ד עָלָ֛יו יְהוָ֖ה בָּאֵ֑שׁ וַיַּ֤עַל עֲשָׁנוֹ֙ כְּעֶ֣שֶׁן הַכִּבְשָׁ֔ן וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָהָ֖ר מְאֹֽד׃

    Sinay Dağı’nın her yanından duman çıkıyordu; çünkü Adonay onun üzerine ateş içinde inmişti. Dumanı bir fırının dumanı gibi yükseliyordu ve bütün dağ şiddetle titriyordu.

  21. Şemot 19:20

    Vayered Adonay al har sinay el roş hahar vayikra Adonay lemoşe el roş hahar vayaal moşe.

    וַיֵּ֧רֶד יְהוָ֛ה עַל־הַ֥ר סִינַ֖י אֶל־רֹ֣אשׁ הָהָ֑ר וַיִּקְרָ֨א יְהוָ֧ה לְמֹשֶׁ֛ה אֶל־רֹ֥אשׁ הָהָ֖ר וַיַּ֥עַל מֹשֶֽׁה׃

    Adonay, Sinay Dağı’na, dağın tepesine indi. Moşe’yi dağın tepesine çağırdı; Moşe çıktı.

  22. Şemot 19:23

    Vayomer moşe el Adonay lo yuhal haam laalot el har sinay ki ata haedota banu lemor hagbel et hahar vekidaşto.

    וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־יְהוָ֔ה לֹא־יוּכַ֣ל הָעָ֔ם לַעֲלֹ֖ת אֶל־הַ֣ר סִינָ֑י כִּֽי־אַתָּ֞ה הַעֵדֹ֤תָה בָּ֙נוּ֙ לֵאמֹ֔ר הַגְבֵּ֥ל אֶת־הָהָ֖ר וְקִדַּשְׁתּֽוֹ׃

    Moşe, Adonay’a, “Halk Sinay Dağı’na çıkamaz” dedi. “Çünkü sen bizi, ‘Dağın çevresine sınır koy ve onu kutsal kıl’ diye uyardın.”

  23. Şemot 19:24

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer elav Adonay leh red vealita ata veaharon imah vehakohanim vehaam al yehersu laalot el Adonay pen yifrats bam.

    וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֤יו יְהוָה֙ לֶךְ־רֵ֔ד וְעָלִ֥יתָ אַתָּ֖ה וְאַהֲרֹ֣ן עִמָּ֑ךְ וְהַכֹּהֲנִ֣ים וְהָעָ֗ם אַל־יֶֽהֶרְס֛וּ לַעֲלֹ֥ת אֶל־יְהוָ֖ה פֶּן־יִפְרָץ־בָּֽם׃

    Adonay ona, “Git, aşağı in” dedi. “Sonra sen Aaron’la birlikte çık. Ama kâhinler ve halk Adonay’a çıkmak için sınırı aşmasınlar; yoksa onları vurur.”

  24. Şemot 20:23

    Velo taale vemaalot al mizbehi aşer lo tigale ervateha alav.

    וְלֹֽא־תַעֲלֶ֥ה בְמַעֲלֹ֖ת עַֽל־מִזְבְּחִ֑י אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־תִגָּלֶ֥ה עֶרְוָתְךָ֖ עָלָֽיו׃ (פ)

    Sunağıma basamaklarla çıkmayacaksın; üzerinde çıplaklığın görünmesin.’”

  25. Şemot 24:1

    Veel moşe amar ale el Adonay ata veaharon nadav vaaviu veşivim mizikne yisrael vehiştahavitem merahok.

    וְאֶל־מֹשֶׁ֨ה אָמַ֜ר עֲלֵ֣ה אֶל־יְהוָ֗ה אַתָּה֙ וְאַהֲרֹן֙ נָדָ֣ב וַאֲבִיה֔וּא וְשִׁבְעִ֖ים מִזִּקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְהִשְׁתַּחֲוִיתֶ֖ם מֵרָחֹֽק׃

    Moşe’ye şöyle dedi: “Sen, Aaron, Nadav, Avihu ve İsrael’in ileri gelenlerinden yetmiş kişi Adonay’a çıkın; uzaktan yere kapanın.

  26. Şemot 24:2

    Venigaş moşe levado el Adonay vehem lo yigaşu vehaam lo yaalu imo.

    וְנִגַּ֨שׁ מֹשֶׁ֤ה לְבַדּוֹ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהֵ֖ם לֹ֣א יִגָּ֑שׁוּ וְהָעָ֕ם לֹ֥א יַעֲל֖וּ עִמּֽוֹ׃

    Yalnız Moşe Adonay’a yaklaşacak; ötekiler yaklaşmayacak. Halk da onunla birlikte çıkmayacak.”

  27. Şemot 24:5

    Vayişlah et naare bene yisrael vayaalu olot vayizbehu zevahim şelamim ladonay parim.

    וַיִּשְׁלַ֗ח אֶֽת־נַעֲרֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיַּֽעֲל֖וּ עֹלֹ֑ת וַֽיִּזְבְּח֞וּ זְבָחִ֧ים שְׁלָמִ֛ים לַיהוָ֖ה פָּרִֽים׃

    İsrael oğullarının gençlerini gönderdi. Onlar bütünüyle yakılan sunular sundular ve Adonay için esenlik kurbanı olarak boğalar kestiler.

  28. Şemot 24:9

    Vayaal moşe veaharon nadav vaaviu veşivim mizikne yisrael.

    וַיַּ֥עַל מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹ֑ן נָדָב֙ וַאֲבִיה֔וּא וְשִׁבְעִ֖ים מִזִּקְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    Moşe, Aaron, Nadav, Avihu ve İsrael’in ileri gelenlerinden yetmiş kişi yukarı çıktı.

  29. Şemot 24:12

    Vayomer Adonay el moşe ale elay hahara vehye şam veetena leha et luhot haeven vehatora vehamitsva aşer katavti lehorotam.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה עֲלֵ֥ה אֵלַ֛י הָהָ֖רָה וֶהְיֵה־שָׁ֑ם וְאֶתְּנָ֨ה לְךָ֜ אֶת־לֻחֹ֣ת הָאֶ֗בֶן וְהַתּוֹרָה֙ וְהַמִּצְוָ֔ה אֲשֶׁ֥ר כָּתַ֖בְתִּי לְהוֹרֹתָֽם׃

    Adonay, Moşe’ye, “Dağa, yanıma çık ve orada kal” dedi. “Onlara öğretmek için yazdığım taş levhaları, yasayı ve buyruğu sana vereceğim.”

  30. Şemot 24:13

    Vayakom moşe vihoşua meşareto vayaal moşe el har haelohim.

    וַיָּ֣קָם מֹשֶׁ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ מְשָׁרְת֑וֹ וַיַּ֥עַל מֹשֶׁ֖ה אֶל־הַ֥ר הָאֱלֹהִֽים׃

    Moşe ile yardımcısı Yeoşua kalktılar. Moşe, Tanrı’nın dağına çıktı.

  31. Şemot 24:15

    Vayaal moşe el hahar vayehas heanan et hahar.

    וַיַּ֥עַל מֹשֶׁ֖ה אֶל־הָהָ֑ר וַיְכַ֥ס הֶעָנָ֖ן אֶת־הָהָֽר׃

    Moşe dağa çıktı; bulut dağı kapladı.

  32. Şemot 24:18

    Vayavo moşe betoh heanan vayaal el hahar vayehi moşe bahar arbaim yom vearbaim layla.

    וַיָּבֹ֥א מֹשֶׁ֛ה בְּת֥וֹךְ הֶעָנָ֖ן וַיַּ֣עַל אֶל־הָהָ֑ר וַיְהִ֤י מֹשֶׁה֙ בָּהָ֔ר אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָֽיְלָה׃ (פ)

    Moşe bulutun içine girip dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.

  33. Şemot 25:37

    Veasita et neroteha şiva veheela et neroteha veheir al ever paneha.

    וְעָשִׂ֥יתָ אֶת־נֵרֹתֶ֖יהָ שִׁבְעָ֑ה וְהֶֽעֱלָה֙ אֶת־נֵ֣רֹתֶ֔יהָ וְהֵאִ֖יר עַל־עֵ֥בֶר פָּנֶֽיהָ׃

    Onun yedi kandilini yapacaksın. Kandilleri, ön tarafını aydınlatacak biçimde yakacaklar.

  34. Şemot 27:20

    Veata tetsave et bene yisrael veyikhu eleha şemen zayit zah katit lamaor lehaalot ner tamid.

    וְאַתָּ֞ה תְּצַוֶּ֣ה ׀ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וְיִקְח֨וּ אֵלֶ֜יךָ שֶׁ֣מֶן זַ֥יִת זָ֛ךְ כָּתִ֖ית לַמָּא֑וֹר לְהַעֲלֹ֥ת נֵ֖ר תָּמִֽיד׃

    “Sen de İsrael oğullarına buyur: Kandilin düzenli olarak yakılması için sana aydınlatmaya uygun, dövülmüş zeytinden elde edilen duru zeytinyağı getirsinler.

  35. Şemot 30:8

    Uvehaalot aharon et hanerot ben haarbayim yaktirena ketoret tamid lifne Adonay ledorotehem.

    וּבְהַעֲלֹ֨ת אַהֲרֹ֧ן אֶת־הַנֵּרֹ֛ת בֵּ֥ין הָעֲרְבַּ֖יִם יַקְטִירֶ֑נָּה קְטֹ֧רֶת תָּמִ֛יד לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה לְדֹרֹתֵיכֶֽם׃

    Aaron öğleden sonra, akşama doğru kandilleri yakarken de tütsü yakacak. Bu, kuşaklarınız boyunca Adonay’ın önünde düzenli tütsü olacak.

  36. Şemot 30:9

    Lo taalu alav ketoret zara veola uminha veneseh lo tisehu alav.

    לֹא־תַעֲל֥וּ עָלָ֛יו קְטֹ֥רֶת זָרָ֖ה וְעֹלָ֣ה וּמִנְחָ֑ה וְנֵ֕סֶךְ לֹ֥א תִסְּכ֖וּ עָלָֽיו׃

    Üzerinde başka bir tütsü, bütünüyle yakılan bir sunu ya da tahıl sunusu sunmayacaksınız. Üzerine dökme sunusu dökmeyeceksiniz.

  37. Şemot 32:1

    Vayar haam ki voşeş moşe laredet min hahar vayikahel haam al aharon vayomeru elav kum ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.

    וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם כִּֽי־בֹשֵׁ֥שׁ מֹשֶׁ֖ה לָרֶ֣דֶת מִן־הָהָ֑ר וַיִּקָּהֵ֨ל הָעָ֜ם עַֽל־אַהֲרֹ֗ן וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ ק֣וּם ׀ עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֗ים אֲשֶׁ֤ר יֵֽלְכוּ֙ לְפָנֵ֔ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃

    Halk Moşe’nin dağdan inmekte geciktiğini görünce Aaron’un çevresine toplandı. Ona, “Kalk, önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz” dediler.

  38. Şemot 32:4

    Vayikah miyadam vayatsar oto baheret vayaaseu egel maseha vayomeru ele eloheha yisrael aşer heeluha meerets mitsrayim.

    וַיִּקַּ֣ח מִיָּדָ֗ם וַיָּ֤צַר אֹתוֹ֙ בַּחֶ֔רֶט וַֽיַּעֲשֵׂ֖הוּ עֵ֣גֶל מַסֵּכָ֑ה וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵ֤לֶּה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר הֶעֱל֖וּךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Aaron altınları ellerinden aldı, bir oyma aletiyle biçim vererek dökme bir buzağı yaptı. “Ey İsrael, seni Mısır ülkesinden çıkaran ilahların bunlardır!” dediler.

  39. Şemot 32:6

    Vayaşkimu mimohorat vayaalu olot vayagişu şelamim vayeşev haam leehol veşato vayakumu letsahek.

    וַיַּשְׁכִּ֙ימוּ֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיַּעֲל֣וּ עֹלֹ֔ת וַיַּגִּ֖שׁוּ שְׁלָמִ֑ים וַיֵּ֤שֶׁב הָעָם֙ לֶֽאֱכֹ֣ל וְשָׁת֔וֹ וַיָּקֻ֖מוּ לְצַחֵֽק׃ (פ)

    Ertesi gün erkenden kalkıp bütünüyle yakılan sunular sundular ve esenlik kurbanları getirdiler. Halk yiyip içmek için oturdu, sonra eğlenmek için kalktı.

  40. Şemot 32:7

    Vayedaber Adonay el moşe leh red ki şihet ameha aşer heeleta meerets mitsrayim.

    וַיְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֑ה לֶךְ־רֵ֕ד כִּ֚י שִׁחֵ֣ת עַמְּךָ֔ אֲשֶׁ֥ר הֶעֱלֵ֖יתָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Adonay Moşe’ye, “Git, aşağı in!” dedi. “Çünkü Mısır ülkesinden çıkardığın halkın bozuldu.

  41. Şemot 32:8

    Saru maher min hadereh aşer tsivitim asu lahem egel maseha vayiştahavu lo vayizbehu lo vayomeru ele eloheha yisrael aşer heeluha meerets mitsrayim.

    סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֙רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּיתִ֔ם עָשׂ֣וּ לָהֶ֔ם עֵ֖גֶל מַסֵּכָ֑ה וַיִּשְׁתַּֽחֲווּ־לוֹ֙ וַיִּזְבְּחוּ־ל֔וֹ וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵ֤לֶּה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר הֶֽעֱל֖וּךָ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Onlara buyurduğum yoldan çabucak ayrıldılar. Kendilerine dökme bir buzağı yaptılar; ona eğildiler ve kurban sundular. ‘Ey İsrael, seni Mısır ülkesinden çıkaran ilahların bunlardır!’ dediler.”

  42. Şemot 32:23

    Vayomeru li ase lanu Elohim aşer yelehu lefanenu ki ze moşe haiş aşer heelanu meerets mitsrayim lo yadanu me haya lo.

    וַיֹּ֣אמְרוּ לִ֔י עֲשֵׂה־לָ֣נוּ אֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יֵלְכ֖וּ לְפָנֵ֑ינוּ כִּי־זֶ֣ה ׀ מֹשֶׁ֣ה הָאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר הֶֽעֱלָ֙נוּ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם לֹ֥א יָדַ֖עְנוּ מֶה־הָ֥יָה לֽוֹ׃

    Bana, ‘Önümüzden gidecek ilahlar yap bize. Çünkü bizi Mısır ülkesinden çıkaran bu Moşe denen adama ne olduğunu bilmiyoruz’ dediler.

  43. Şemot 32:30

    Vayehi mimohorat vayomer moşe el haam atem hatatem hataa gedola veata eele el Adonay ulay ahapera bead hatathem.

    וַיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־הָעָ֔ם אַתֶּ֥ם חֲטָאתֶ֖ם חֲטָאָ֣ה גְדֹלָ֑ה וְעַתָּה֙ אֶֽעֱלֶ֣ה אֶל־יְהוָ֔ה אוּלַ֥י אֲכַפְּרָ֖ה בְּעַ֥ד חַטַּאתְכֶֽם׃

    Ertesi gün Moşe halka, “Büyük bir günah işlediniz” dedi. “Şimdi Adonay’a çıkacağım; belki günahınız için kefaret sağlayabilirim.”

  44. Şemot 33:1

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayedaber Adonay el moşe leh ale mize ata vehaam aşer heelita meerets mitsrayim el haarets aşer nişbati leavraham leyitshak uleyaakov lemor lezaraha etenena.

    וַיְדַבֵּ֨ר יְהוָ֤ה אֶל־מֹשֶׁה֙ לֵ֣ךְ עֲלֵ֣ה מִזֶּ֔ה אַתָּ֣ה וְהָעָ֔ם אֲשֶׁ֥ר הֶֽעֱלִ֖יתָ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֣ר נִ֠שְׁבַּעְתִּי לְאַבְרָהָ֨ם לְיִצְחָ֤ק וּֽלְיַעֲקֹב֙ לֵאמֹ֔ר לְזַרְעֲךָ֖ אֶתְּנֶֽנָּה׃

    Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Sen ve Mısır ülkesinden çıkardığın halk buradan yola çıkın. Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a, ‘Soyuna vereceğim’ diye ant içtiğim ülkeye gidin.

  45. Şemot 33:3

    El erets zavat halav udevaş ki lo eele bekirbeha ki am keşe oref ata pen ahelha badareh.

    אֶל־אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָ֑שׁ כִּי֩ לֹ֨א אֶֽעֱלֶ֜ה בְּקִרְבְּךָ֗ כִּ֤י עַם־קְשֵׁה־עֹ֙רֶף֙ אַ֔תָּה פֶּן־אֲכֶלְךָ֖ בַּדָּֽרֶךְ׃

    Süt ve bal akan ülkeye gidin. Ama Ben aranızda gitmeyeceğim. Çünkü siz dik başlı bir halksınız; yolda sizi yok edebilirim.”

  46. Şemot 33:5

    Vayomer Adonay el moşe emor el bene yisrael atem am keşe oref rega ehad eele vekirbeha vehilitiha veata hored edyeha mealeha veedea ma eese lah.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֱמֹ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אַתֶּ֣ם עַם־קְשֵׁה־עֹ֔רֶף רֶ֧גַע אֶחָ֛ד אֶֽעֱלֶ֥ה בְקִרְבְּךָ֖ וְכִלִּיתִ֑יךָ וְעַתָּ֗ה הוֹרֵ֤ד עֶדְיְךָ֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְאֵדְעָ֖ה מָ֥ה אֶֽעֱשֶׂה־לָּֽךְ׃

    Adonay Moşe’ye şöyle demişti: “İsrael oğullarına söyle: ‘Siz dik başlı bir halksınız. Bir an aranıza gelsem sizi yok ederim. Şimdi üzerinizdeki süsleri çıkarın; size ne yapacağımı belirleyeceğim.’”

  47. Şemot 33:12

    Vayomer moşe el Adonay ree ata omer elay haal et haam haze veata lo hodatani et aşer tişlah imi veata amarta yedatiha veşem vegam matsata hen beenay.

    וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־יְהוָ֗ה רְ֠אֵה אַתָּ֞ה אֹמֵ֤ר אֵלַי֙ הַ֚עַל אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה וְאַתָּה֙ לֹ֣א הֽוֹדַעְתַּ֔נִי אֵ֥ת אֲשֶׁר־תִּשְׁלַ֖ח עִמִּ֑י וְאַתָּ֤ה אָמַ֙רְתָּ֙ יְדַעְתִּ֣יךָֽ בְשֵׁ֔ם וְגַם־מָצָ֥אתָ חֵ֖ן בְּעֵינָֽי׃

    Moşe Adonay’a şöyle dedi: “Bak, bana ‘Bu halkı götür’ diyorsun, ama benimle kimi göndereceğini bildirmedin. Oysa ‘Seni adınla tanıyorum, gözümde de lütuf buldun’ demiştin.

  48. Şemot 33:15

    Vayomer elav im en paneha holehim al taalenu mize.

    וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑יו אִם־אֵ֤ין פָּנֶ֙יךָ֙ הֹלְכִ֔ים אַֽל־תַּעֲלֵ֖נוּ מִזֶּֽה׃

    Moşe O’na, “Bizzat Sen gitmeyeceksen bizi buradan çıkarma” dedi.

  49. Şemot 34:2

    Vehye nahon laboker vealita vaboker el har sinay venitsavta li şam al roş hahar.

    וֶהְיֵ֥ה נָכ֖וֹן לַבֹּ֑קֶר וְעָלִ֤יתָ בַבֹּ֙קֶר֙ אֶל־הַ֣ר סִינַ֔י וְנִצַּבְתָּ֥ לִ֛י שָׁ֖ם עַל־רֹ֥אשׁ הָהָֽר׃

    Sabaha hazır ol. Sabah Sinay Dağı’na çık ve orada, dağın tepesinde önümde dur.

  50. Şemot 34:3

    Veiş lo yaale imah vegam al yera behol hahar gam hatson vehabakar al yiru el mul hahar hau.

    וְאִישׁ֙ לֹֽא־יַעֲלֶ֣ה עִמָּ֔ךְ וְגַם־אִ֥ישׁ אַל־יֵרָ֖א בְּכָל־הָהָ֑ר גַּם־הַצֹּ֤אן וְהַבָּקָר֙ אַל־יִרְע֔וּ אֶל־מ֖וּל הָהָ֥ר הַהֽוּא׃

    Seninle kimse çıkmasın; dağın hiçbir yerinde kimse görünmesin. O dağın karşısında koyun, keçi ve sığır da otlamasın.”

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (19 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (9 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3mp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (9 kullanım)
    Teknik kodHVqp3ms
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (9 kullanım)
    Teknik kodHVqv2ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (6 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3ms
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı (6 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (6 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (6 kullanım)
    Teknik kodHVqi3ms
  • fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (6 kullanım)
    Teknik kodHVqrfpa
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw3fs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (5 kullanım)
    Teknik kodHVqi1cs
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3mp
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (4 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrmpa
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (4 kullanım)
    Teknik kodHVqi3mp
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq3ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım)
    Teknik kodHVhp2ms
  • fiil, Hifil, etken ortaç, f. kişi (3 kullanım)
    Teknik kodHVhrfsc
  • fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi (3 kullanım)
    Teknik kodHVhrmsc
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHVqp3cp
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHVqv2mp
  • bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/VNq3ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq2mp
  • bağlaç + fiil, Hifil, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhq2ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhv2ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw3ms/Sp3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2ms
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc
  • edat + fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhrmpc
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVhi2ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVhp2mp/Sp1cp
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVhp2ms/Sp1cp
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVhp3cp/Sp2ms
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım)
    Teknik kodHVhp3ms/Sp1cp
  • fiil, Kal, mastar mutlak (2 kullanım)
    Teknik kodHVqa
  • fiil, Kal, mastar yapılı (2 kullanım)
    Teknik kodHVqc
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım)
    Teknik kodHVqp2ms
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHVqrmpa
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım)
    Teknik kodHVqrmsa
  • bağlaç + edat + fiil, Nifal, mastar yapılı (1 kullanım)
    Teknik kodHC/R/VNc
  • bağlaç + edat + fiil, Nifal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/R/VNc/Sp3ms
  • bağlaç + edat + fiil, Hifil, mastar yapılı (1 kullanım)
    Teknik kodHC/R/Vhc
  • bağlaç + edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/R/Vhc/Sp3ms
  • bağlaç + fiil, Nifal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/VNw3mp
  • bağlaç + fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhv2ms/Sp3ms
  • bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vhw1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqh1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqj3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqp2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3cp
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3fs
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqq3ms
  • bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqv2mp
  • bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqv2ms
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw1cp
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw1cs
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/Vqw2mp
  • edat + fiil, Hifil, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vhc/Sp2ms
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp1cs
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Vqc/Sp2ms
  • belirli artikel + fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vhrmsa
  • belirli artikel + fiil, Hifil, etken ortaç, m. kişi + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vhrmsc/Sp2ms
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHTd/Vqrfpa
  • fiil, Nifal, mastar yapılı (1 kullanım)
    Teknik kodHVNc
  • fiil, Nifal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNc/Sp3ms
  • fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNi3ms
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVNp3ms
  • fiil, Nifal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVNv2mp
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi1cs
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi1cs/Sp2ms
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi2mp
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi3ms
  • fiil, Hifil, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhi3ms/Sp3mp
  • fiil, Hifil, jussif, 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVhj2ms/Sp1cp
  • fiil, Hifil, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhp3ms
  • fiil, Hifil, etken ortaç, f. kişi (1 kullanım)
    Teknik kodHVhrfsa
  • fiil, Hifil, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVhv2ms
  • fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqh1cs
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi2mp
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqi2ms
  • fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqj2mp
  • fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqj3ms
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp1cp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp2mp
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqp3fs
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHVqv2fs
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: to go up; to rise up; to make rise up; to ascend; to make ascend; to climb up; to mount; to bring up; to withdraw; to raise up; to attack; to put in; to come over; to cover; to wear; to appear; to make appear; to spring up; to rise (in status); to come; to approach; to bring upon; to come up; to chew the cud; to rise; to increase; to go forward; to stir up; to vanish; to be sacrificed; to offer; to sacrifice; to mate; to stand up; to take position; to cause to rear; to grow; to sprout; to make to come up; to make grow; to rear; to set up; to erect; to become an object of gossip; to consider; to come to mind; to set (one's) mind (on something); to come; to pass; to be entered

Kelime türü teknik kodu: V

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.