İbranice biçim עֲנָבִֽים
Lemma עֵנָב
Kök — שורש (şoreş, kök) ענב
Kaynak anlam (İngilizce): grape
Biçim: isim, eril, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 6 kullanım
Teknik kod
HNcmpaTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 6 kez, 6 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim עֲנָבִֽים
Lemma עֵנָב
Kök — שורש (şoreş, kök) ענב
Kaynak anlam (İngilizce): grape
Biçim: isim, eril, çoğul, mutlak
Bu çözümleme: 6 kullanım
HNcmpaOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Uvagefen şeloşa sarigim vehi heforahat aleta nitsah hivşilu aşkeloteha anavim.
וּבַגֶּ֖פֶן שְׁלֹשָׁ֣ה שָׂרִיגִ֑ם וְהִ֤יא כְפֹרַ֙חַת֙ עָלְתָ֣ה נִצָּ֔הּ הִבְשִׁ֥ילוּ אַשְׁכְּלֹתֶ֖יהָ עֲנָבִֽים׃
“Asmanın üç dalı vardı. Tomurcuklanır tomurcuklanmaz çiçek açtı, salkımları üzüm verip olgunlaştı.
Oseri lagefen iro velasoreka beni atono kibes bayayin levuşo uvedam anavim suto.
אֹסְרִ֤י לַגֶּ֙פֶן֙ עירה [עִיר֔וֹ] וְלַשֹּׂרֵקָ֖ה בְּנִ֣י אֲתֹנ֑וֹ כִּבֵּ֤ס בַּיַּ֙יִן֙ לְבֻשׁ֔וֹ וּבְדַם־עֲנָבִ֖ים סותה [סוּתֽוֹ׃]
Sıpasını asmaya, eşeğinin yavrusunu seçkin asma dalına bağlar. Giysisini şarapta, elbisesini üzümlerin kanında yıkar.
Miyayin veşehar yazir homets yayin vehomets şehar lo yişte vehol mişrat anavim lo yişte vaanavim lahim viveşim lo yohel.
מִיַּ֤יִן וְשֵׁכָר֙ יַזִּ֔יר חֹ֥מֶץ יַ֛יִן וְחֹ֥מֶץ שֵׁכָ֖ר לֹ֣א יִשְׁתֶּ֑ה וְכָל־מִשְׁרַ֤ת עֲנָבִים֙ לֹ֣א יִשְׁתֶּ֔ה וַעֲנָבִ֛ים לַחִ֥ים וִיבֵשִׁ֖ים לֹ֥א יֹאכֵֽל׃
Yeni ve yıllanmış şaraptan uzak duracak. Yeni ya da yıllanmış şaraptan yapılmış sirke içmeyecek. Üzümün bekletildiği hiçbir sıvıyı içmeyecek; yaş ya da kuru üzüm yemeyecek.
Uma haarets haşemena hi im raza hayeş bah ets im ayin vehithazaktem ulekahtem miperi haarets vehayamim yeme bikure anavim.
וּמָ֣ה הָ֠אָרֶץ הַשְּׁמֵנָ֨ה הִ֜וא אִם־רָזָ֗ה הֲיֵֽשׁ־בָּ֥הּ עֵץ֙ אִם־אַ֔יִן וְהִ֨תְחַזַּקְתֶּ֔ם וּלְקַחְתֶּ֖ם מִפְּרִ֣י הָאָ֑רֶץ וְהַ֨יָּמִ֔ים יְמֵ֖י בִּכּוּרֵ֥י עֲנָבִֽים׃
Toprak nasıl; verimli mi verimsiz mi? Orada ağaç var mı, yok mu? Cesur olun ve ülkenin meyvelerinden getirin.” O günler ilk üzümlerin olgunlaştığı zamandı.
Vayavou ad nahal eşkol vayihretu mişam zemora veeşkol anavim ehad vayisauu vamot bişnayim umin harimonim umin hateenim.
וַיָּבֹ֜אוּ עַד־נַ֣חַל אֶשְׁכֹּ֗ל וַיִּכְרְת֨וּ מִשָּׁ֤ם זְמוֹרָה֙ וְאֶשְׁכּ֤וֹל עֲנָבִים֙ אֶחָ֔ד וַיִּשָּׂאֻ֥הוּ בַמּ֖וֹט בִּשְׁנָ֑יִם וּמִן־הָרִמֹּנִ֖ים וּמִן־הַתְּאֵנִֽים׃
Eşkol Vadisi’ne geldiler. Oradan üzerinde bir üzüm salkımı bulunan bir dal kestiler ve onu iki kişi bir sırıkta taşıdılar. Nar ve incirlerden de aldılar.
Ki tavo beherem reeha veahalta anavim kenafşeha saveeha veel kelyeha lo titen.
כִּ֤י תָבֹא֙ בְּכֶ֣רֶם רֵעֶ֔ךָ וְאָכַלְתָּ֧ עֲנָבִ֛ים כְּנַפְשְׁךָ֖ שָׂבְעֶ֑ךָ וְאֶֽל־כֶּלְיְךָ֖ לֹ֥א תִתֵּֽן׃ (ס)
Komşunun bağına girdiğinde canının istediği kadar üzüm yiyip doyabilirsin; ama kabına koymayacaksın.