Vadonay amar el avram ahare hipared lot meimo sa na eneha uree min hamakom aşer ata şam tsafona vanegba vakedema vayama.
וַֽיהוָ֞ה אָמַ֣ר אֶל־אַבְרָ֗ם אַחֲרֵי֙ הִפָּֽרֶד־ל֣וֹט מֵֽעִמּ֔וֹ שָׂ֣א נָ֤א עֵינֶ֙יךָ֙ וּרְאֵ֔ה מִן־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה שָׁ֑ם צָפֹ֥נָה וָנֶ֖גְבָּה וָקֵ֥דְמָה וָיָֽמָּה׃
Lot ondan ayrıldıktan sonra Adonay Avram’a şöyle dedi: “Gözlerini kaldır ve bulunduğun yerden kuzeye, güneye, doğuya ve batıya bak.
Veata haşev eşet haiş ki navi u veyitpalel baadha veheye veim eneha meşiv da ki mot tamut ata vehol aşer lah.
וְעַתָּ֗ה הָשֵׁ֤ב אֵֽשֶׁת־הָאִישׁ֙ כִּֽי־נָבִ֣יא ה֔וּא וְיִתְפַּלֵּ֥ל בַּֽעַדְךָ֖ וֶֽחְיֵ֑ה וְאִם־אֵֽינְךָ֣ מֵשִׁ֗יב דַּ֚ע כִּי־מ֣וֹת תָּמ֔וּת אַתָּ֖ה וְכָל־אֲשֶׁר־לָֽךְ׃
Şimdi adamın karısını geri ver. Çünkü o bir peygamberdir; senin için dua eder ve yaşarsın. Geri vermezsen kesinlikle öleceğini bil; sen ve sana ait olan herkes.”
Vayifkah Elohim et eneha vatere beer mayim vateleh vatemale et hahemet mayim vataşk et hanaar.
וַיִּפְקַ֤ח אֱלֹהִים֙ אֶת־עֵינֶ֔יהָ וַתֵּ֖רֶא בְּאֵ֣ר מָ֑יִם וַתֵּ֜לֶךְ וַתְּמַלֵּ֤א אֶת־הַחֵ֙מֶת֙ מַ֔יִם וַתַּ֖שְׁקְ אֶת־הַנָּֽעַר׃
Tanrı Hagar’ın gözlerini açtı; bir su kuyusu gördü. Gidip tulumu suyla doldurdu ve çocuğa içirdi.
Vatisa rivka et eneha vatere et yitshak vatipol meal hagamal.
וַתִּשָּׂ֤א רִבְקָה֙ אֶת־עֵינֶ֔יהָ וַתֵּ֖רֶא אֶת־יִצְחָ֑ק וַתִּפֹּ֖ל מֵעַ֥ל הַגָּמָֽל׃
Rivka gözlerini kaldırıp Yitshak’ı gördü ve deveden indi.
Vayomer sa na eneha uree kol haatudim haolim al hatson akudim nekudim uverudim ki raiti et kol aşer lavan ose lah.
וַיֹּ֗אמֶר שָׂא־נָ֨א עֵינֶ֤יךָ וּרְאֵה֙ כָּל־הָֽעַתֻּדִים֙ הָעֹלִ֣ים עַל־הַצֹּ֔אן עֲקֻדִּ֥ים נְקֻדִּ֖ים וּבְרֻדִּ֑ים כִּ֣י רָאִ֔יתִי אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר לָבָ֖ן עֹ֥שֶׂה לָּֽךְ׃
Şöyle dedi: ‘Gözlerini kaldır da bak! Dişilerin üzerine çıkan bütün tekeler çizgili, benekli ve kırçıllı. Çünkü Lavan’ın sana yaptıklarının hepsini gördüm.
Vayehi ahar hadevarim haele vatisa eşet adonav et eneha el yosef vatomer şihva imi.
וַיְהִ֗י אַחַר֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וַתִּשָּׂ֧א אֵֽשֶׁת־אֲדֹנָ֛יו אֶת־עֵינֶ֖יהָ אֶל־יוֹסֵ֑ף וַתֹּ֖אמֶר שִׁכְבָ֥ה עִמִּֽי׃
Bu olaylardan sonra efendisinin karısı Yosef’e göz koydu. “Benimle yat” dedi.
Veim eneha meşaleah lo nered ki haiş amar elenu lo tiru fanay bilti ahihem itehem.
וְאִם־אֵינְךָ֥ מְשַׁלֵּ֖חַ לֹ֣א נֵרֵ֑ד כִּֽי־הָאִ֞ישׁ אָמַ֤ר אֵלֵ֙ינוּ֙ לֹֽא־תִרְא֣וּ פָנַ֔י בִּלְתִּ֖י אֲחִיכֶ֥ם אִתְּכֶֽם׃
Ama göndermezsen inmeyiz. Çünkü adam bize, ‘Kardeşiniz yanınızda olmadan karşıma çıkmayın!’ dedi.”
Anohi ered imeha mitsrayma veanohi aalha gam alo veyosef yaşit yado al eneha.
אָנֹכִ֗י אֵרֵ֤ד עִמְּךָ֙ מִצְרַ֔יְמָה וְאָנֹכִ֖י אַֽעַלְךָ֣ גַם־עָלֹ֑ה וְיוֹסֵ֕ף יָשִׁ֥ית יָד֖וֹ עַל־עֵינֶֽיךָ׃
Seninle birlikte Mısır’a ineceğim; seni oradan kesinlikle çıkaracağım. Gözlerini Yosef kapatacak.”
Ki im eneha meşaleah et ami hinni maşliah beha uvaavadeha uveameha uvevateha et hearov umaleu bate mitsrayim et hearov vegam haadama aşer hem aleha.
כִּ֣י אִם־אֵינְךָ֮ מְשַׁלֵּ֣חַ אֶת־עַמִּי֒ הִנְנִי֩ מַשְׁלִ֨יחַ בְּךָ֜ וּבַעֲבָדֶ֧יךָ וּֽבְעַמְּךָ֛ וּבְבָתֶּ֖יךָ אֶת־הֶעָרֹ֑ב וּמָ֨לְא֜וּ בָּתֵּ֤י מִצְרַ֙יִם֙ אֶת־הֶ֣עָרֹ֔ב וְגַ֥ם הָאֲדָמָ֖ה אֲשֶׁר־הֵ֥ם עָלֶֽיהָ׃
Halkımı salıvermezsen senin, görevlilerinin, halkının ve evlerinin üzerine türlü türlü yırtıcı ve zehirli hayvan salacağım. Mısırlıların evleri ve üzerinde yaşadıkları toprak bu hayvanlarla dolacak.
Vehaya leha leot al yadeha ulezikaron ben eneha lemaan tihye torat Adonay befiha ki beyad hazaka hotsiaha Adonay mimitsrayim.
וְהָיָה֩ לְךָ֨ לְא֜וֹת עַל־יָדְךָ֗ וּלְזִכָּרוֹן֙ בֵּ֣ין עֵינֶ֔יךָ לְמַ֗עַן תִּהְיֶ֛ה תּוֹרַ֥ת יְהוָ֖ה בְּפִ֑יךָ כִּ֚י בְּיָ֣ד חֲזָקָ֔ה הוֹצִֽאֲךָ֥ יְהֹוָ֖ה מִמִּצְרָֽיִם׃
Bu, Adonay’ın Torası ağzında olsun diye elinin üzerinde bir işaret, gözlerinin arasında bir anma olacak. Çünkü Adonay seni güçlü bir elle Mısır’dan çıkardı.
Vehaya leot al yadeha uletotafot ben eneha ki behozek yad hotsianu Adonay mimitsrayim.
וְהָיָ֤ה לְאוֹת֙ עַל־יָ֣דְכָ֔ה וּלְטוֹטָפֹ֖ת בֵּ֣ין עֵינֶ֑יךָ כִּ֚י בְּחֹ֣זֶק יָ֔ד הוֹצִיאָ֥נוּ יְהוָ֖ה מִמִּצְרָֽיִם׃ (ס)
Bu, elinin üzerinde bir işaret, gözlerinin arasında bir alın bağı olacak. Çünkü Adonay bizi güçlü bir elle Mısır’dan çıkardı.”
Veet yehoşua tsiveti baet hahi lemor eneha haroot et kol aşer asa Adonay elohehem lişne hamelahim haele ken yaase Adonay lehol hamamlahot aşer ata over şama.
וְאֶת־יְהוֹשׁ֣וּעַ צִוֵּ֔יתִי בָּעֵ֥ת הַהִ֖וא לֵאמֹ֑ר עֵינֶ֣יךָ הָרֹאֹ֗ת אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֜ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֵיכֶם֙ לִשְׁנֵי֙ הַמְּלָכִ֣ים הָאֵ֔לֶּה כֵּֽן־יַעֲשֶׂ֤ה יְהוָה֙ לְכָל־הַמַּמְלָכ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר אַתָּ֖ה עֹבֵ֥ר שָֽׁמָּה׃
O sırada Yeoşua’ya şöyle buyurdum: ‘Tanrınız Adonay’ın bu iki krala yaptığı her şeyi gözlerinle gördün. Adonay, geçeceğin bütün krallıklara da böyle yapacak.
Ale roş hapisga vesa eneha yama vetsafona vetemana umizraha uree veeneha ki lo taavor et hayarden haze.
עֲלֵ֣ה ׀ רֹ֣אשׁ הַפִּסְגָּ֗ה וְשָׂ֥א עֵינֶ֛יךָ יָ֧מָּה וְצָפֹ֛נָה וְתֵימָ֥נָה וּמִזְרָ֖חָה וּרְאֵ֣ה בְעֵינֶ֑יךָ כִּי־לֹ֥א תַעֲבֹ֖ר אֶת־הַיַּרְדֵּ֥ן הַזֶּֽה׃
Pisga’nın tepesine çık. Gözlerini batıya, kuzeye, güneye ve doğuya kaldır; kendi gözlerinle gör. Çünkü bu Yarden’i geçmeyeceksin.
Rak hişamer leha uşemor nafşeha meod pen tişkah et hadevarim aşer rau eneha ufen yasuru milevaveha kol yeme hayeha vehodatam levaneha velivne vaneha.
רַ֡ק הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֩ וּשְׁמֹ֨ר נַפְשְׁךָ֜ מְאֹ֗ד פֶּן־תִּשְׁכַּ֨ח אֶת־הַדְּבָרִ֜ים אֲשֶׁר־רָא֣וּ עֵינֶ֗יךָ וּפֶן־יָס֙וּרוּ֙ מִלְּבָ֣בְךָ֔ כֹּ֖ל יְמֵ֣י חַיֶּ֑יךָ וְהוֹדַעְתָּ֥ם לְבָנֶ֖יךָ וְלִבְנֵ֥י בָנֶֽיךָ׃
Yalnız dikkat et ve canını çok iyi koru. Gözlerinle gördüğün şeyleri unutma; yaşadığın bütün günler boyunca yüreğinden silinmesinler. Onları çocuklarına ve çocuklarının çocuklarına bildir.
Ufen tisa eneha haşamayma veraita et haşemeş veet hayareah veet hakohavim kol tseva haşamayim venidahta vehiştahavita lahem vaavadtam aşer halak Adonay eloheha otam lehol haamim tahat kol haşamayim.
וּפֶן־תִּשָּׂ֨א עֵינֶ֜יךָ הַשָּׁמַ֗יְמָה וְֽ֠רָאִיתָ אֶת־הַשֶּׁ֨מֶשׁ וְאֶת־הַיָּרֵ֜חַ וְאֶת־הַכּֽוֹכָבִ֗ים כֹּ֚ל צְבָ֣א הַשָּׁמַ֔יִם וְנִדַּחְתָּ֛ וְהִשְׁתַּחֲוִ֥יתָ לָהֶ֖ם וַעֲבַדְתָּ֑ם אֲשֶׁ֨ר חָלַ֜ק יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ אֹתָ֔ם לְכֹל֙ הָֽעַמִּ֔ים תַּ֖חַת כָּל־הַשָּׁמָֽיִם׃
Gözlerini göğe kaldırıp güneşi, ayı ve yıldızları, göğün bütün ordusunu görünce sürüklenip onlara eğilme ve kulluk etme. Tanrın Adonay bunları bütün göğün altındaki bütün halklara paylaştırmıştır.
Ukeşartam leot al yadeha vehayu letotafot ben eneha.
וּקְשַׁרְתָּ֥ם לְא֖וֹת עַל־יָדֶ֑ךָ וְהָי֥וּ לְטֹטָפֹ֖ת בֵּ֥ין עֵינֶֽיךָ׃
Onları elinin üzerine bir işaret olarak bağlayacaksın; gözlerinin arasında alın bağı olacaklar.
Veahalta et kol haamim aşer Adonay eloheha noten lah lo tahos eneha alehem velo taavod et elohehem ki mokeş u lah.
וְאָכַלְתָּ֣ אֶת־כָּל־הָֽעַמִּ֗ים אֲשֶׁ֨ר יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ נֹתֵ֣ן לָ֔ךְ לֹא־תָחֹ֥ס עֵֽינְךָ֖ עֲלֵיהֶ֑ם וְלֹ֤א תַעֲבֹד֙ אֶת־אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּֽי־מוֹקֵ֥שׁ ה֖וּא לָֽךְ׃ (ס)
Tanrın Adonay’ın sana verdiği bütün halkları yok edeceksin. Gözün onlara acımayacak. Tanrılarına kulluk etmeyeceksin; çünkü bu senin için bir tuzaktır.
Hamasot hagedolot aşer rau eneha vehaotot vehamofetim vehayad hahazaka vehazeroa hanetuya aşer hotsiaha Adonay eloheha ken yaase Adonay eloheha lehol haamim aşer ata yare mipenehem.
הַמַּסֹּ֨ת הַגְּדֹלֹ֜ת אֲשֶׁר־רָא֣וּ עֵינֶ֗יךָ וְהָאֹתֹ֤ת וְהַמֹּֽפְתִים֙ וְהַיָּ֤ד הַחֲזָקָה֙ וְהַזְּרֹ֣עַ הַנְּטוּיָ֔ה אֲשֶׁ֥ר הוֹצִֽאֲךָ֖ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ כֵּֽן־יַעֲשֶׂ֞ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ לְכָל־הָ֣עַמִּ֔ים אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה יָרֵ֖א מִפְּנֵיהֶֽם׃
Gözlerinle gördüğün büyük sınamaları, işaretleri, mucizeleri, Tanrın Adonay’ın seni çıkardığı güçlü eli ve uzanmış kolu hatırla. Tanrın Adonay, korktuğun bütün halklara da böyle yapacak.
U tehilateha veu eloheha aşer asa iteha et hagedolot veet hanoraot haele aşer rau eneha.
ה֥וּא תְהִלָּתְךָ֖ וְה֣וּא אֱלֹהֶ֑יךָ אֲשֶׁר־עָשָׂ֣ה אִתְּךָ֗ אֶת־הַגְּדֹלֹ֤ת וְאֶת־הַנּֽוֹרָאֹת֙ הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר רָא֖וּ עֵינֶֽיךָ׃
Övgün O’dur, Tanrın O’dur. Gözlerinle gördüğün bu büyük ve heybetli işleri senin için yapan O’dur.
Lo tove lo velo tişma elav velo tahos eneha alav velo tahmol velo tehase alav.
לֹא־תֹאבֶ֣ה ל֔וֹ וְלֹ֥א תִשְׁמַ֖ע אֵלָ֑יו וְלֹא־תָח֤וֹס עֵֽינְךָ֙ עָלָ֔יו וְלֹֽא־תַחְמֹ֥ל וְלֹֽא־תְכַסֶּ֖ה עָלָֽיו׃
Ona razı olmayacak, onu dinlemeyeceksin. Gözün ona acımayacak; onu esirgemeyecek ve gizlemeyeceksin.
Hişamer leha pen yihye davar im levaveha veliyaal lemor kareva şenat haşeva şenat haşemita veraa eneha beahiha haevyon velo titen lo vekara aleha el Adonay vehaya veha het.
הִשָּׁ֣מֶר לְךָ֡ פֶּן־יִהְיֶ֣ה דָבָר֩ עִם־לְבָבְךָ֨ בְלִיַּ֜עַל לֵאמֹ֗ר קָֽרְבָ֣ה שְׁנַֽת־הַשֶּׁבַע֮ שְׁנַ֣ת הַשְּׁמִטָּה֒ וְרָעָ֣ה עֵֽינְךָ֗ בְּאָחִ֙יךָ֙ הָֽאֶבְי֔וֹן וְלֹ֥א תִתֵּ֖ן ל֑וֹ וְקָרָ֤א עָלֶ֙יךָ֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְהָיָ֥ה בְךָ֖ חֵֽטְא׃
Sakın yüreğinde, 'Yedinci yıl, borçları bırakma yılı yaklaştı' diye kötü bir düşünce doğmasın; yoksul kardeşine kötü gözle bakıp ona vermekten kaçınmayasın. Sana karşı Adonay'a seslenirse günah işlemiş olursun.
Lo tahos eneha alav uviarta dam hanaki miyisrael vetov lah.
לֹא־תָח֥וֹס עֵֽינְךָ֖ עָלָ֑יו וּבִֽעַרְתָּ֧ דַֽם־הַנָּקִ֛י מִיִּשְׂרָאֵ֖ל וְט֥וֹב לָֽךְ׃ (ס)
Ona acımayacaksın. İsrael'den suçsuz kanı dökme suçunu ortadan kaldıracaksın ki senin için iyi olsun.
Velo tahos eneha nefeş benefeş ayin beayin şen beşen yad beyad regel beragel.
וְלֹ֥א תָח֖וֹס עֵינֶ֑ךָ נֶ֣פֶשׁ בְּנֶ֗פֶשׁ עַ֤יִן בְּעַ֙יִן֙ שֵׁ֣ן בְּשֵׁ֔ן יָ֥ד בְּיָ֖ד רֶ֥גֶל בְּרָֽגֶל׃ (ס)
Acımayacaksın: Cana can, göze göz, dişe diş, ele el, ayağa ayak.
Vekatsota et kapah lo tahos eneha.
וְקַצֹּתָ֖ה אֶת־כַּפָּ֑הּ לֹ֥א תָח֖וֹס עֵינֶֽךָ׃ (ס)
onun elini keseceksin; acımayacaksın.
Vehayita meşuga mimare eneha aşer tire.
וְהָיִ֖יתָ מְשֻׁגָּ֑ע מִמַּרְאֵ֥ה עֵינֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה׃
Gözlerinin gördüğü manzaralar yüzünden aklını yitireceksin.
Baboker tomar mi yiten erev uvaerev tomar mi yiten boker mipahad levaveha aşer tifhad umimare eneha aşer tire.
בַּבֹּ֤קֶר תֹּאמַר֙ מִֽי־יִתֵּ֣ן עֶ֔רֶב וּבָעֶ֥רֶב תֹּאמַ֖ר מִֽי־יִתֵּ֣ן בֹּ֑קֶר מִפַּ֤חַד לְבָֽבְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּפְחָ֔ד וּמִמַּרְאֵ֥ה עֵינֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה׃
Yüreğini dolduran korku ve gözlerinin gördüğü manzaralar yüzünden sabah, 'Keşke akşam olsa!' diyeceksin; akşam da, 'Keşke sabah olsa!'
Hamasot hagedolot aşer rau eneha haotot vehamofetim hagedolim hahem.
הַמַּסּוֹת֙ הַגְּדֹלֹ֔ת אֲשֶׁ֥ר רָא֖וּ עֵינֶ֑יךָ הָאֹתֹ֧ת וְהַמֹּפְתִ֛ים הַגְּדֹלִ֖ים הָהֵֽם׃
Gözlerinin gördüğü büyük sınamaları, o büyük belirtileri ve harikaları gördün.