TORA’DA KELİME
הבה—Hava
vermek; sunmak
Bu İbranice biçim Tora’da 8 kez, 8 farklı ayette görülür.
- Temel kelime (lemma)
- יָהַב
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit7 kullanım7 ayet
- Şemot1 kullanım1 ayet
Geçtiği ayetler
Vayomeru iş el reeu hava nilbena levenim venisrefa lisrefa vatehi lahem halevena leaven vehahemar haya lahem lahomer.
וַיֹּאמְר֞וּ אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֗הוּ הָ֚בָה נִלְבְּנָ֣ה לְבֵנִ֔ים וְנִשְׂרְפָ֖ה לִשְׂרֵפָ֑ה וַתְּהִ֨י לָהֶ֤ם הַלְּבֵנָה֙ לְאָ֔בֶן וְהַ֣חֵמָ֔ר הָיָ֥ה לָהֶ֖ם לַחֹֽמֶר׃
Birbirlerine, “Gelin, tuğla yapıp onları iyice pişirelim” dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.
Vayomeru hava nivne lanu ir umigdal veroşo vaşamayim venaase lanu şem pen nafuts al pene hol haarets.
וַיֹּאמְר֞וּ הָ֣בָה ׀ נִבְנֶה־לָּ֣נוּ עִ֗יר וּמִגְדָּל֙ וְרֹאשׁ֣וֹ בַשָּׁמַ֔יִם וְנַֽעֲשֶׂה־לָּ֖נוּ שֵׁ֑ם פֶּן־נָפ֖וּץ עַל־פְּנֵ֥י כָל־הָאָֽרֶץ׃
“Gelin, kendimize bir kent ve tepesi göklere uzanan bir kule yapalım. Kendimize bir ad kazandıralım ki bütün yeryüzüne dağılmayalım” dediler.
Hava nereda venavela şam sefatam aşer lo yişmeu iş sefat reeu.
הָ֚בָה נֵֽרְדָ֔ה וְנָבְלָ֥ה שָׁ֖ם שְׂפָתָ֑ם אֲשֶׁר֙ לֹ֣א יִשְׁמְע֔וּ אִ֖ישׁ שְׂפַ֥ת רֵעֵֽהוּ׃
Gelin, inelim ve orada dillerini karıştıralım ki birbirlerinin dilini anlamasınlar.”
Vayomer yaakov el lavan hava et işti ki maleu yamay veavoa eleha.
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֤ב אֶל־לָבָן֙ הָבָ֣ה אֶת־אִשְׁתִּ֔י כִּ֥י מָלְא֖וּ יָמָ֑י וְאָב֖וֹאָה אֵלֶֽיהָ׃
Yaakov, Lavan’a, “Sürem doldu” dedi. “Eşimi ver de onunla birlikte olayım.”
Vatere rahel ki lo yaleda leyaakov vatekane rahel baahotah vatomer el yaakov hava li vanim veim ayin meta anohi.
וַתֵּ֣רֶא רָחֵ֗ל כִּ֣י לֹ֤א יָֽלְדָה֙ לְיַעֲקֹ֔ב וַתְּקַנֵּ֥א רָחֵ֖ל בַּאֲחֹתָ֑הּ וַתֹּ֤אמֶר אֶֽל־יַעֲקֹב֙ הָֽבָה־לִּ֣י בָנִ֔ים וְאִם־אַ֖יִן מֵתָ֥ה אָנֹֽכִי׃
Rahel, Yaakov’a çocuk doğuramadığını görünce ablasını kıskandı. Yaakov’a, “Bana çocuk ver; yoksa öleceğim!” dedi.
Vayet eleha el hadereh vayomer hava na avo elayih ki lo yada ki halato hi vatomer ma titen li ki tavo elay.
וַיֵּ֨ט אֵלֶ֜יהָ אֶל־הַדֶּ֗רֶךְ וַיֹּ֙אמֶר֙ הָֽבָה־נָּא֙ אָב֣וֹא אֵלַ֔יִךְ כִּ֚י לֹ֣א יָדַ֔ע כִּ֥י כַלָּת֖וֹ הִ֑וא וַתֹּ֙אמֶר֙ מַה־תִּתֶּן־לִּ֔י כִּ֥י תָב֖וֹא אֵלָֽי׃
Yoldan onun yanına yönelip, “İzin ver, seninle birlikte olayım” dedi. Onun gelini olduğunu bilmiyordu. Tamar, “Benimle birlikte olman için bana ne vereceksin?” diye sordu.
Vayitom hakesef meerets mitsrayim umeerets kenaan vayavou hol mitsrayim el yosef lemor hava lanu lehem velama namut negdeha ki afes kasef.
וַיִּתֹּ֣ם הַכֶּ֗סֶף מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֮ וּמֵאֶ֣רֶץ כְּנַעַן֒ וַיָּבֹאוּ֩ כָל־מִצְרַ֨יִם אֶל־יוֹסֵ֤ף לֵאמֹר֙ הָֽבָה־לָּ֣נוּ לֶ֔חֶם וְלָ֥מָּה נָמ֖וּת נֶגְדֶּ֑ךָ כִּ֥י אָפֵ֖ס כָּֽסֶף׃
Mısır ve Kenaan ülkelerinde para tükenince bütün Mısırlılar Yosef’e gelip, “Bize yiyecek ver!” dediler. “Paramız bitti diye gözünün önünde neden ölelim?”
Hava nitehakema lo pen yirbe vehaya ki tikrena milhama venosaf gam u al soneenu venilham banu veala min haarets.
הָ֥בָה נִֽתְחַכְּמָ֖ה ל֑וֹ פֶּן־יִרְבֶּ֗ה וְהָיָ֞ה כִּֽי־תִקְרֶ֤אנָה מִלְחָמָה֙ וְנוֹסַ֤ף גַּם־הוּא֙ עַל־שֹׂ֣נְאֵ֔ינוּ וְנִלְחַם־בָּ֖נוּ וְעָלָ֥ה מִן־הָאָֽרֶץ׃
“Gelin, onlara karşı akıllıca önlem alalım. Yoksa daha da çoğalırlar; bir savaş çıkarsa düşmanlarımıza katılıp bizimle savaşır, ülkeden çıkar giderler.”
Kelimenin yapısı
Dilbilgisel çözümleme
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to give; to give (someone) children; to hand over; to deliver in the hands (of someone else); to give account; to be accountable; to give up (one's) body; to grant help
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil + paragogik he
Bu yapının kullanımı: 8 kez
Teknik kod
HVqv2ms/ShVeri ve yöntem
Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.