İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

עלינו

üzerinde, üstünde; üzerine, yukarıda · yukarı çıkmak, yükselmek; çıkarmak/yükseltmek; yaklaşmak; ortaya çıkmak; artmak; kurban olarak sunmak; dikmek/kurmak; büyütmek; akla gelmek

Bu İbranice biçim Tora’da 14 kez, 13 farklı ayette görülür.

Türkçe okunuş biçimleri
alenualinu
Temel kelimeler (lemmalar)
עַלעָלָה
Kök
עלה

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit6 kullanım5 ayet
  • Şemot5 kullanım5 ayet
  • Bamidbar2 kullanım2 ayet
  • Devarim1 kullanım1 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 19:31

    Vatomer habehira el hatseira avinu zaken veiş en baarets lavo alenu kedereh kol haarets.

    וַתֹּ֧אמֶר הַבְּכִירָ֛ה אֶל־הַצְּעִירָ֖ה אָבִ֣ינוּ זָקֵ֑ן וְאִ֨ישׁ אֵ֤ין בָּאָ֙רֶץ֙ לָב֣וֹא עָלֵ֔ינוּ כְּדֶ֖רֶךְ כָּל־הָאָֽרֶץ׃

    Büyük kız küçüğüne, “Babamız yaşlı” dedi. “Yeryüzünde herkesin yaptığı gibi bizimle birlikte olacak bir erkek yok.

  2. Bereşit 26:10

    Vayomer avimeleh ma zot asita lanu kimat şahav ahad haam et işteha veheveta alenu aşam.

    וַיֹּ֣אמֶר אֲבִימֶ֔לֶךְ מַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לָּ֑נוּ כִּ֠מְעַט שָׁכַ֞ב אַחַ֤ד הָעָם֙ אֶת־אִשְׁתֶּ֔ךָ וְהֵבֵאתָ֥ עָלֵ֖ינוּ אָשָֽׁם׃

    Avimeleh, “Bize bu yaptığın nedir?” dedi. “Az kalsın halktan biri karınla yatacaktı. Bizi suçlu duruma düşürecektin.”

  3. Bereşit 37:8

    Vayomeru lo ehav hamaloh timloh alenu im maşol timşol banu vayosifu od seno oto al halomotav veal devarav.

    וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ אֶחָ֔יו הֲמָלֹ֤ךְ תִּמְלֹךְ֙ עָלֵ֔ינוּ אִם־מָשׁ֥וֹל תִּמְשֹׁ֖ל בָּ֑נוּ וַיּוֹסִ֤פוּ עוֹד֙ שְׂנֹ֣א אֹת֔וֹ עַל־חֲלֹמֹתָ֖יו וְעַל־דְּבָרָֽיו׃

    Kardeşleri ona, “Sen gerçekten üzerimize kral mı olacaksın? Bize hüküm mü süreceksin?” dediler. Rüyalarından ve sözlerinden dolayı ondan daha da çok nefret ettiler.

  4. Bereşit 43:18

    Bu ayette 2 kez

    Vayireu haanaşim ki huveu bet yosef vayomeru al devar hakesef haşav beamtehotenu batehila anahnu muvaim lehitgolel alenu ulehitnapel alenu velakahat otanu laavadim veet hamorenu.

    וַיִּֽירְא֣וּ הָֽאֲנָשִׁ֗ים כִּ֣י הֽוּבְאוּ֮ בֵּ֣ית יוֹסֵף֒ וַיֹּאמְר֗וּ עַל־דְּבַ֤ר הַכֶּ֙סֶף֙ הַשָּׁ֤ב בְּאַמְתְּחֹתֵ֙ינוּ֙ בַּתְּחִלָּ֔ה אֲנַ֖חְנוּ מֽוּבָאִ֑ים לְהִתְגֹּלֵ֤ל עָלֵ֙ינוּ֙ וּלְהִתְנַפֵּ֣ל עָלֵ֔ינוּ וְלָקַ֧חַת אֹתָ֛נוּ לַעֲבָדִ֖ים וְאֶת־חֲמֹרֵֽינוּ׃

    Adamlar Yosef’in evine götürüldükleri için korktular. “İlk gelişimizde torbalarımıza geri konan para yüzünden bizi buraya getiriyorlar” dediler. “Bize suç yükleyip üzerimize saldıracaklar; bizi köle yapıp eşeklerimizi de alacaklar.”

  5. Bereşit 44:24

    Vayehi ki alinu el avdeha avi vanaged lo et divre adoni.

    וַיְהִי֙ כִּ֣י עָלִ֔ינוּ אֶֽל־עַבְדְּךָ֖ אָבִ֑י וַנַּ֨גֶּד־ל֔וֹ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י אֲדֹנִֽי׃

    Kulun olan babamıza döndüğümüzde efendimin sözlerini ona anlattık.

  6. Şemot 2:14

    Vayomer mi sameha leiş sar veşofet alenu haleharegeni ata omer kaaşer haragta et hamitsri vayira moşe vayomar ahen noda hadavar.

    וַ֠יֹּאמֶר מִ֣י שָֽׂמְךָ֞ לְאִ֨ישׁ שַׂ֤ר וְשֹׁפֵט֙ עָלֵ֔ינוּ הַלְהָרְגֵ֙נִי֙ אַתָּ֣ה אֹמֵ֔ר כַּאֲשֶׁ֥ר הָרַ֖גְתָּ אֶת־הַמִּצְרִ֑י וַיִּירָ֤א מֹשֶׁה֙ וַיֹּאמַ֔ר אָכֵ֖ן נוֹדַ֥ע הַדָּבָֽר׃

    Adam, “Seni başımıza yönetici ve yargıç kim koydu?” dedi. “Mısırlıyı öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun?” Moşe korktu. “Demek olay duyulmuş!” diye düşündü.

  7. Şemot 3:18

    Veşameu lekoleha uvata ata vezikne yisrael el meleh mitsrayim vaamartem elav Adonay elohe haivriyim nikra alenu veata nelaha na dereh şeloşet yamim bamidbar venizbeha ladonay elohenu.

    וְשָׁמְע֖וּ לְקֹלֶ֑ךָ וּבָאתָ֡ אַתָּה֩ וְזִקְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־מֶ֣לֶךְ מִצְרַ֗יִם וַאֲמַרְתֶּ֤ם אֵלָיו֙ יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י הָֽעִבְרִיִּים֙ נִקְרָ֣ה עָלֵ֔ינוּ וְעַתָּ֗ה נֵֽלֲכָה־נָּ֞א דֶּ֣רֶךְ שְׁלֹ֤שֶׁת יָמִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וְנִזְבְּחָ֖ה לַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ׃

    Sözünü dinleyecekler. Sen ve İsrael’in ileri gelenleri Mısır kralına gidip ona şöyle diyeceksiniz: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay bizimle karşılaştı. Lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Adonay’a kurban sunalım.’

  8. Şemot 5:3

    Vayomeru elohe haivrim nikra alenu nelaha na dereh şeloşet yamim bamidbar venizbeha ladonay elohenu pen yifgaenu badever o veharev.

    וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֱלֹהֵ֥י הָעִבְרִ֖ים נִקְרָ֣א עָלֵ֑ינוּ נֵ֣לֲכָה נָּ֡א דֶּרֶךְ֩ שְׁלֹ֨שֶׁת יָמִ֜ים בַּמִּדְבָּ֗ר וְנִזְבְּחָה֙ לַֽיהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ פֶּ֨ן־יִפְגָּעֵ֔נוּ בַּדֶּ֖בֶר א֥וֹ בֶחָֽרֶב׃

    Onlar, “İbranilerin Tanrısı bizimle karşılaştı” dediler. “Lütfen çölde üç günlük yol gidelim ve Tanrımız Adonay’a kurban sunalım. Yoksa bizi salgın hastalıkla ya da kılıçla vurabilir.”

  9. Şemot 16:7

    Uvoker ureitem et kevod Adonay beşameo et telunotehem al Adonay venahnu ma ki talinu alenu.

    וּבֹ֗קֶר וּרְאִיתֶם֙ אֶת־כְּב֣וֹד יְהוָ֔ה בְּשָׁמְע֥וֹ אֶת־תְּלֻנֹּתֵיכֶ֖ם עַל־יְהוָ֑ה וְנַ֣חְנוּ מָ֔ה כִּ֥י תלונו [תַלִּ֖ינוּ] עָלֵֽינוּ׃

    Sabah da Adonay’ın görkemini göreceksiniz; çünkü Adonay’a karşı söylenmelerinizi duydu. Biz kimiz ki bize karşı söyleniyorsunuz?”

  10. Şemot 16:8

    Vayomer moşe betet Adonay lahem baerev basar leehol velehem baboker lisboa bişmoa Adonay et telunotehem aşer atem malinim alav venahnu ma lo alenu telunotehem ki al Adonay.

    וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה בְּתֵ֣ת יְהוָה֩ לָכֶ֨ם בָּעֶ֜רֶב בָּשָׂ֣ר לֶאֱכֹ֗ל וְלֶ֤חֶם בַּבֹּ֙קֶר֙ לִשְׂבֹּ֔עַ בִּשְׁמֹ֤עַ יְהוָה֙ אֶת־תְּלֻנֹּ֣תֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם מַלִּינִ֖ם עָלָ֑יו וְנַ֣חְנוּ מָ֔ה לֹא־עָלֵ֥ינוּ תְלֻנֹּתֵיכֶ֖ם כִּ֥י עַל־יְהוָֽה׃

    Moşe şöyle dedi: “Adonay size akşam yiyecek et, sabah doyacağınız kadar ekmek verecek; çünkü kendisine karşı söylenmelerinizi duydu. Biz kimiz? Söylenmeleriniz bize karşı değil, Adonay’a karşıdır.”

  11. Bamidbar 12:11

    Vayomer aharon el moşe bi adoni al na taşet alenu hatat aşer noalnu vaaşer hatanu.

    וַיֹּ֥אמֶר אַהֲרֹ֖ן אֶל־מֹשֶׁ֑ה בִּ֣י אֲדֹנִ֔י אַל־נָ֨א תָשֵׁ֤ת עָלֵ֙ינוּ֙ חַטָּ֔את אֲשֶׁ֥ר נוֹאַ֖לְנוּ וַאֲשֶׁ֥ר חָטָֽאנוּ׃

    Aaron Moşe’ye, “Lütfen efendim, aptallık ederek işlediğimiz günahı üzerimize yükleme” dedi.

  12. Bamidbar 16:13

    Hameat ki heelitanu meerets zavat halav udevaş lahamitenu bamidbar ki tistarer alenu gam histarer.

    הַמְעַ֗ט כִּ֤י הֶֽעֱלִיתָ֙נוּ֙ מֵאֶ֨רֶץ זָבַ֤ת חָלָב֙ וּדְבַ֔שׁ לַהֲמִיתֵ֖נוּ בַּמִּדְבָּ֑ר כִּֽי־תִשְׂתָּרֵ֥ר עָלֵ֖ינוּ גַּם־הִשְׂתָּרֵֽר׃

    “Bizi çölde öldürmek için süt ve bal akan bir ülkeden çıkarman yetmedi mi? Bir de üzerimize hükmedip duruyorsun!

  13. Devarim 26:6

    Vayareu otanu hamitsrim vayeanunu vayitenu alenu avoda kaşa.

    וַיָּרֵ֧עוּ אֹתָ֛נוּ הַמִּצְרִ֖ים וַיְעַנּ֑וּנוּ וַיִּתְּנ֥וּ עָלֵ֖ינוּ עֲבֹדָ֥ה קָשָֽׁה׃

    Mısırlılar bize kötülük ettiler, bizi ezdiler ve üzerimize ağır işler yüklediler.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Temel kelime (lemma) עַל

Türkçe anlam: üzerinde, üstünde; üzerine, yukarıda

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

above

Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul

Bu yapının kullanımı: 13 kez

Teknik kodHR/Sp1cp

Temel kelime (lemma) עָלָה

Türkçe anlam: yukarı çıkmak, yükselmek; çıkarmak/yükseltmek; yaklaşmak; ortaya çıkmak; artmak; kurban olarak sunmak; dikmek/kurmak; büyütmek; akla gelmek

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to go up; to rise up; to make rise up; to ascend; to make ascend; to climb up; to mount; to bring up

Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHVqp1cp
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.