TORA’DA KELİME
ויביאו—vayaviu
gelmek, gitmek, varmak, girmek; getirmek, götürmek; bir gruba katılmak; evlenmek veya antlaşmaya girmek; meydana gelmek; ulaştırmak, yerleştirmek; cinsel ilişkiye girmek gibi bağlama bağlı kullanımlar
Bu İbranice biçim Tora’da 10 kez, 10 farklı ayette görülür.
- Temel kelime (lemma)
- בּוֹא
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit5 kullanım5 ayet
- Şemot3 kullanım3 ayet
- Vayikra1 kullanım1 ayet
- Bamidbar1 kullanım1 ayet
Geçtiği ayetler
Vayişlehu haanaşim et yadam vayaviu et lot alehem habayeta veet hadelet sagaru.
וַיִּשְׁלְח֤וּ הָֽאֲנָשִׁים֙ אֶת־יָדָ֔ם וַיָּבִ֧יאוּ אֶת־ל֛וֹט אֲלֵיהֶ֖ם הַבָּ֑יְתָה וְאֶת־הַדֶּ֖לֶת סָגָֽרוּ׃
İçerideki adamlar ellerini uzatıp Lot’u yanlarına, evin içine çektiler ve kapıyı kapattılar.
Vayaavru anaşim midyanim soharim vayimşehu vayaalu et yosef min habor vayimkeru et yosef layişmeelim beesrim kasef vayaviu et yosef mitsrayema.
וַיַּֽעַבְרוּ֩ אֲנָשִׁ֨ים מִדְיָנִ֜ים סֹֽחֲרִ֗ים וַֽיִּמְשְׁכוּ֙ וַיַּֽעֲל֤וּ אֶת־יוֹסֵף֙ מִן־הַבּ֔וֹר וַיִּמְכְּר֧וּ אֶת־יוֹסֵ֛ף לַיִּשְׁמְעֵאלִ֖ים בְּעֶשְׂרִ֣ים כָּ֑סֶף וַיָּבִ֥יאוּ אֶת־יוֹסֵ֖ף מִצְרָֽיְמָה׃
Midyanlı tüccarlar geçerken kardeşleri Yosef’i çukurdan çekip çıkardılar ve yirmi gümüş karşılığında Yişmaellilere sattılar. Onlar da Yosef’i Mısır’a götürdüler.
Vayeşalehu et ketonet hapasim vayaviu el avihem vayomeru zot matsanu haker na haketonet binha hi im lo.
וַֽיְשַׁלְּח֞וּ אֶת־כְּתֹ֣נֶת הַפַּסִּ֗ים וַיָּבִ֙יאוּ֙ אֶל־אֲבִיהֶ֔ם וַיֹּאמְר֖וּ זֹ֣את מָצָ֑אנוּ הַכֶּר־נָ֗א הַכְּתֹ֧נֶת בִּנְךָ֛ הִ֖וא אִם־לֹֽא׃
Süslü entariyi babalarına gönderip ulaştırdılar. “Bunu bulduk” dediler. “Bir bak, oğlunun entarisi mi, değil mi?”
Vayavo yosef habayta vayaviu lo et haminha aşer beyadam habayeta vayiştahavu lo aretsa.
וַיָּבֹ֤א יוֹסֵף֙ הַבַּ֔יְתָה וַיָּבִ֥יאּוּ ל֛וֹ אֶת־הַמִּנְחָ֥ה אֲשֶׁר־בְּיָדָ֖ם הַבָּ֑יְתָה וַיִּשְׁתַּחֲווּ־ל֖וֹ אָֽרְצָה׃
Yosef eve gelince getirdikleri armağanı içeride ona sundular ve önünde yere kapandılar.
Vayaviu et miknehem el yosef vayiten lahem yosef lehem basusim uvemikne hatson uvemikne habakar uvahamorim vayenahalem balehem behol miknehem başana hahi.
וַיָּבִ֣יאוּ אֶת־מִקְנֵיהֶם֮ אֶל־יוֹסֵף֒ וַיִּתֵּ֣ן לָהֶם֩ יוֹסֵ֨ף לֶ֜חֶם בַּסּוּסִ֗ים וּבְמִקְנֵ֥ה הַצֹּ֛אן וּבְמִקְנֵ֥ה הַבָּקָ֖ר וּבַחֲמֹרִ֑ים וַיְנַהֲלֵ֤ם בַּלֶּ֙חֶם֙ בְּכָל־מִקְנֵהֶ֔ם בַּשָּׁנָ֖ה הַהִֽוא׃
Hayvanlarını Yosef’e getirdiler. Yosef atlar, davar sürüleri, sığır sürüleri ve eşekler karşılığında onlara yiyecek verdi. O yıl bütün hayvanları karşılığında onları yiyecekle geçindirdi.
Vayitpareku kol haam et nizme hazahav aşer beoznehem vayaviu el aharon.
וַיִּתְפָּֽרְקוּ֙ כָּל־הָעָ֔ם אֶת־נִזְמֵ֥י הַזָּהָ֖ב אֲשֶׁ֣ר בְּאָזְנֵיהֶ֑ם וַיָּבִ֖יאוּ אֶֽל־אַהֲרֹֽן׃
Bütün halk kulaklarındaki altın küpeleri çıkarıp Aaron’a getirdi.
Vehol işa hahmat lev beyadeha tavu vayaviu matve et hatehelet veet haargaman et tolaat haşani veet haşeş.
וְכָל־אִשָּׁ֥ה חַכְמַת־לֵ֖ב בְּיָדֶ֣יהָ טָו֑וּ וַיָּבִ֣יאוּ מַטְוֶ֗ה אֶֽת־הַתְּכֵ֙לֶת֙ וְאֶת־הָֽאַרְגָּמָ֔ן אֶת־תּוֹלַ֥עַת הַשָּׁנִ֖י וְאֶת־הַשֵּֽׁשׁ׃
Usta yürekli bütün kadınlar elleriyle iplik eğirdiler. Eğirdikleri mavi, erguvan ve kırmızı yünle ince keten ipliklerini getirdiler.
Vayaviu et hamişkan el moşe et haohel veet kol kelav kerasav keraşav berihav veamudav vaadanav.
וַיָּבִ֤יאוּ אֶת־הַמִּשְׁכָּן֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אֶת־הָאֹ֖הֶל וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו קְרָסָ֣יו קְרָשָׁ֔יו בריחו [בְּרִיחָ֖יו] וְעַמֻּדָ֥יו וַאֲדָנָֽיו׃
Mişkan’ı Moşe’ye getirdiler: Çadırı ve bütün gereçlerini, kopçalarını, tahtalarını, bağlantı çubuklarını, direklerini ve tabanlarını;
Vayikov ben haişa hayisreelit et haşem vayekalel vayaviu oto el moşe veşem imo şelomit bat divri lemate dan.
וַ֠יִּקֹּב בֶּן־הָֽאִשָּׁ֨ה הַיִּשְׂרְאֵלִ֤ית אֶת־הַשֵּׁם֙ וַיְקַלֵּ֔ל וַיָּבִ֥יאוּ אֹת֖וֹ אֶל־מֹשֶׁ֑ה וְשֵׁ֥ם אִמּ֛וֹ שְׁלֹמִ֥ית בַּת־דִּבְרִ֖י לְמַטֵּה־דָֽן׃
İsraelli kadının oğlu Tanrısal Ad’ı söyleyerek lanet etti. Onu Moşe’ye getirdiler. Annesinin adı Dan kabilesinden Divri’nin kızı Şelomit’ti.
Vayaviu et korbanam lifne Adonay şeş eglot tsav uşene asar bakar agala al şene hanesiim veşor leehad vayakrivu otam lifne hamişkan.
וַיָּבִ֨יאוּ אֶת־קָרְבָּנָ֜ם לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה שֵׁשׁ־עֶגְלֹ֥ת צָב֙ וּשְׁנֵ֣י עָשָׂ֣ר בָּקָ֔ר עֲגָלָ֛ה עַל־שְׁנֵ֥י הַנְּשִׂאִ֖ים וְשׁ֣וֹר לְאֶחָ֑ד וַיַּקְרִ֥יבוּ אוֹתָ֖ם לִפְנֵ֥י הַמִּשְׁכָּֽן׃
Adonay’ın huzuruna armağanlarını getirdiler: Altı kapalı araba ve on iki sığır; iki öndere bir araba ve her öndere bir sığır. Bunları Mişkan’ın önüne getirdiler.
Kelimenin yapısı
Dilbilgisel çözümleme
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to come in; to go, to arrive; to reach; to enter; to come; to go; to bring; to lead)
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 10 kez
Teknik kod
HC/Vhw3mpVeri ve yöntem
Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.