TORA’DA KELİME
שלחני
göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak
Bu İbranice biçim Tora’da 10 kez, 10 farklı ayette görülür.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit4 kullanım4 ayet
- Şemot4 kullanım4 ayet
- Bamidbar2 kullanım2 ayet
Geçtiği ayetler
Vayohelu vayiştu u vehaanaşim aşer imo vayalinu vayakumu vaboker vayomer şalehuni ladoni.
וַיֹּאכְל֣וּ וַיִּשְׁתּ֗וּ ה֛וּא וְהָאֲנָשִׁ֥ים אֲשֶׁר־עִמּ֖וֹ וַיָּלִ֑ינוּ וַיָּק֣וּמוּ בַבֹּ֔קֶר וַיֹּ֖אמֶר שַׁלְּחֻ֥נִי לַֽאדֹנִֽי׃
Kendisi ve yanındaki adamlar yiyip içtiler; geceyi orada geçirdiler. Sabah kalkınca, “Beni efendime gönderin” dedi.
Vayehi kaaşer yaleda rahel et yosef vayomer yaakov el lavan şaleheni veeleha el mekomi uleartsi.
וַיְהִ֕י כַּאֲשֶׁ֛ר יָלְדָ֥ה רָחֵ֖ל אֶת־יוֹסֵ֑ף וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־לָבָ֔ן שַׁלְּחֵ֙נִי֙ וְאֵ֣לְכָ֔ה אֶל־מְקוֹמִ֖י וּלְאַרְצִֽי׃
Rahel, Yosef’i doğurduktan sonra Yaakov, Lavan’a, “Beni gönder de kendi yerime, ülkeme gideyim” dedi.
Vayomer şaleheni ki ala haşahar vayomer lo aşalehaha ki im berahtani.
וַיֹּ֣אמֶר שַׁלְּחֵ֔נִי כִּ֥י עָלָ֖ה הַשָּׁ֑חַר וַיֹּ֙אמֶר֙ לֹ֣א אֲשַֽׁלֵּחֲךָ֔ כִּ֖י אִם־בֵּרַכְתָּֽנִי׃
Adam, “Bırak beni, gün ağarıyor” dedi. Yaakov, “Beni kutsamadıkça seni bırakmam” diye cevap verdi.
Veata al teatsevu veal yihar beenehem ki mehartem oti hena ki lemiheya şelahani Elohim lifnehem.
וְעַתָּ֣ה ׀ אַל־תֵּעָ֣צְב֗וּ וְאַל־יִ֙חַר֙ בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם כִּֽי־מְכַרְתֶּ֥ם אֹתִ֖י הֵ֑נָּה כִּ֣י לְמִֽחְיָ֔ה שְׁלָחַ֥נִי אֱלֹהִ֖ים לִפְנֵיכֶֽם׃
Şimdi beni buraya sattığınız için üzülmeyin, kendinize kızmayın. Çünkü Tanrı hayat kurtarmak için beni sizden önce gönderdi.
Vayomer moşe el haelohim hine anohi va el bene yisrael veamarti lahem elohe avotehem şelahani alehem veameru li ma şemo ma omar alehem.
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶל־הָֽאֱלֹהִ֗ים הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֣י בָא֮ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וְאָמַרְתִּ֣י לָהֶ֔ם אֱלֹהֵ֥י אֲבוֹתֵיכֶ֖ם שְׁלָחַ֣נִי אֲלֵיכֶ֑ם וְאָֽמְרוּ־לִ֣י מַה־שְּׁמ֔וֹ מָ֥ה אֹמַ֖ר אֲלֵהֶֽם׃
Moşe, Tanrı’ya, “İsrael oğullarına gidip, ‘Atalarınızın Tanrısı beni size gönderdi’ dersem, bana ‘Adı nedir?’ diye soracaklar” dedi. “Onlara ne söyleyeyim?”
Vayomer Elohim el moşe eheye aşer eheye vayomer ko tomar livne yisrael eheye şelahani alehem.
וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה אֶֽהְיֶ֖ה אֲשֶׁ֣ר אֶֽהְיֶ֑ה וַיֹּ֗אמֶר כֹּ֤ה תֹאמַר֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֶֽהְיֶ֖ה שְׁלָחַ֥נִי אֲלֵיכֶֽם׃
Tanrı, Moşe’ye, “Olacağım gibi olacağım” dedi. Ardından, “İsrael oğullarına şöyle söyle: ‘Beni size Olacağım gönderdi’” dedi.
Vayomer od Elohim el moşe ko tomar el bene yisrael Adonay elohe avotehem elohe avraham elohe yitshak velohe yaakov şelahani alehem ze şemi leolam veze zihri ledor dor.
וַיֹּאמֶר֩ ע֨וֹד אֱלֹהִ֜ים אֶל־מֹשֶׁ֗ה כֹּֽה־תֹאמַר֮ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֣י אֲבֹתֵיכֶ֗ם אֱלֹהֵ֨י אַבְרָהָ֜ם אֱלֹהֵ֥י יִצְחָ֛ק וֵאלֹהֵ֥י יַעֲקֹ֖ב שְׁלָחַ֣נִי אֲלֵיכֶ֑ם זֶה־שְּׁמִ֣י לְעֹלָ֔ם וְזֶ֥ה זִכְרִ֖י לְדֹ֥ר דֹּֽר׃
Tanrı, Moşe’ye ayrıca şöyle dedi: “İsrael oğullarına şöyle söyle: ‘Atalarınızın Tanrısı Adonay, Avraam’ın Tanrısı, Yitshak’ın Tanrısı ve Yaakov’un Tanrısı beni size gönderdi.’ Sonsuza dek adım budur; kuşaktan kuşağa böyle anılacağım.
Veamarta elav Adonay elohe haivrim şelahani eleha lemor şalah et ami veyaavduni bamidbar vehine lo şamata ad ko.
וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י הָעִבְרִים֙ שְׁלָחַ֤נִי אֵלֶ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר שַׁלַּח֙ אֶת־עַמִּ֔י וְיַֽעַבְדֻ֖נִי בַּמִּדְבָּ֑ר וְהִנֵּ֥ה לֹא־שָׁמַ֖עְתָּ עַד־כֹּֽה׃
Ona şöyle söyle: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay beni sana gönderip, Halkımı salıver, çölde bana kulluk etsinler, dedi. Ama sen şimdiye kadar dinlemedin.
Vayomer moşe bezot tedeun ki Adonay şelahani laasot et kol hamaasim haele ki lo milibi.
וַיֹּאמֶר֮ מֹשֶׁה֒ בְּזֹאת֙ תֵּֽדְע֔וּן כִּֽי־יְהוָ֣ה שְׁלָחַ֔נִי לַעֲשׂ֕וֹת אֵ֥ת כָּל־הַֽמַּעֲשִׂ֖ים הָאֵ֑לֶּה כִּי־לֹ֖א מִלִּבִּֽי׃
Moşe şöyle dedi: “Bütün bu işleri yapmak için beni Adonay’ın gönderdiğini, bunları kendi isteğimle yapmadığımı şundan bileceksiniz:
İm kemot kol haadam yemutun ele ufekudat kol haadam yipaked alehem lo Adonay şelahani.
אִם־כְּמ֤וֹת כָּל־הָֽאָדָם֙ יְמֻת֣וּן אֵ֔לֶּה וּפְקֻדַּת֙ כָּל־הָ֣אָדָ֔ם יִפָּקֵ֖ד עֲלֵיהֶ֑ם לֹ֥א יְהוָ֖ה שְׁלָחָֽנִי׃
Eğer bunlar bütün insanların öldüğü gibi ölür ve herkesin başına gelen onların da başına gelirse beni Adonay göndermemiştir.
Kelimenin yapısı
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone)
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 7 kez
Teknik kod
HVqp3ms/Sp1csKaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone)
Dilbilgisel yapı: fiil, Piel, emir, 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 2 kez
Teknik kod
HVpv2ms/Sp1csKaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone)
Dilbilgisel yapı: fiil, Piel, emir, 2. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 1 kez
Teknik kod
HVpv2mp/Sp1csVeri ve yöntem
Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.