Temel kelime (lemma) מִזְבֵּחַ
Kök — שורש (şoreş) זבח
Türkçe anlam: sunak, mezbah
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 34 kez
Teknik kod
HNcmscTORA’DA KELİME
sunak, mezbah
Bu İbranice biçim Tora’da 53 kez, 49 farklı ayette görülür.
וַיִּ֥בֶן נֹ֛חַ מִזְבֵּ֖חַ לַֽיהוָ֑ה וַיִּקַּ֞ח מִכֹּ֣ל ׀ הַבְּהֵמָ֣ה הַטְּהוֹרָ֗ה וּמִכֹּל֙ הָע֣וֹף הַטָּהֹ֔ר וַיַּ֥עַל עֹלֹ֖ת בַּמִּזְבֵּֽחַ׃
Noah, Adonay’a bir sunak yaptı. Temiz hayvanların ve temiz kuşların her türünden alarak sunakta yakmalık sunular sundu.
וַיֵּרָ֤א יְהוָה֙ אֶל־אַבְרָ֔ם וַיֹּ֕אמֶר לְזַ֨רְעֲךָ֔ אֶתֵּ֖ן אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את וַיִּ֤בֶן שָׁם֙ מִזְבֵּ֔חַ לַיהוָ֖ה הַנִּרְאֶ֥ה אֵלָֽיו׃
Adonay Avram’a görünüp, “Bu ülkeyi senin soyuna vereceğim” dedi. Avram orada, kendisine görünen Adonay’a bir sunak yaptı.
וַיַּעְתֵּ֨ק מִשָּׁ֜ם הָהָ֗רָה מִקֶּ֛דֶם לְבֵֽית־אֵ֖ל וַיֵּ֣ט אָהֳלֹ֑ה בֵּֽית־אֵ֤ל מִיָּם֙ וְהָעַ֣י מִקֶּ֔דֶם וַיִּֽבֶן־שָׁ֤ם מִזְבֵּ֙חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וַיִּקְרָ֖א בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה׃
Oradan Bet-El’in doğusundaki dağlık bölgeye geçti ve çadırını kurdu. Bet-El batıda, Ay doğudaydı. Orada Adonay’a bir sunak yaptı ve Adonay’ın adıyla yakardı.
וַיֶּאֱהַ֣ל אַבְרָ֗ם וַיָּבֹ֛א וַיֵּ֛שֶׁב בְּאֵלֹנֵ֥י מַמְרֵ֖א אֲשֶׁ֣ר בְּחֶבְר֑וֹן וַיִּֽבֶן־שָׁ֥ם מִזְבֵּ֖חַ לַֽיהוָֽה׃ (פ)
Avram çadırını taşıdı. Hevron’daki Mamre meşelerine gelip oraya yerleşti. Orada Adonay’a bir sunak yaptı.
וַיִּ֧בֶן שָׁ֣ם מִזְבֵּ֗חַ וַיִּקְרָא֙ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֔ה וַיֶּט־שָׁ֖ם אָהֳל֑וֹ וַיִּכְרוּ־שָׁ֥ם עַבְדֵי־יִצְחָ֖ק בְּאֵֽר׃
Yitshak orada bir sunak yaptı, Adonay’ın adıyla seslendi ve çadırını oraya kurdu. Yitshak’ın hizmetkârları orada bir kuyu kazdılar.
וַיַּצֶּב־שָׁ֖ם מִזְבֵּ֑חַ וַיִּ֨קְרָא־ל֔וֹ אֵ֖ל אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (ס)
Orada bir sunak kurdu ve ona “El, İsrael’in Tanrısı” adını verdi.
וַיֹּ֤אמֶר אֱלֹהִים֙ אֶֽל־יַעֲקֹ֔ב ק֛וּם עֲלֵ֥ה בֵֽית־אֵ֖ל וְשֶׁב־שָׁ֑ם וַעֲשֵׂה־שָׁ֣ם מִזְבֵּ֔חַ לָאֵל֙ הַנִּרְאֶ֣ה אֵלֶ֔יךָ בְּבָרְחֲךָ֔ מִפְּנֵ֖י עֵשָׂ֥ו אָחִֽיךָ׃
Tanrı, Yaakov’a, “Kalk, Bet-El’e çık ve orada yaşa” dedi. “Kardeşin Esav’dan kaçarken sana görünen Tanrı’ya orada bir sunak yap.”
וְנָק֥וּמָה וְנַעֲלֶ֖ה בֵּֽית־אֵ֑ל וְאֶֽעֱשֶׂה־שָּׁ֣ם מִזְבֵּ֗חַ לָאֵ֞ל הָעֹנֶ֤ה אֹתִי֙ בְּי֣וֹם צָֽרָתִ֔י וַיְהִי֙ עִמָּדִ֔י בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר הָלָֽכְתִּי׃
Kalkıp Bet-El’e çıkalım. Sıkıntılı günümde bana cevap veren, yürüdüğüm yolda benimle olan Tanrı’ya orada bir sunak yapacağım.”
וַיִּ֤בֶן שָׁם֙ מִזְבֵּ֔חַ וַיִּקְרָא֙ לַמָּק֔וֹם אֵ֖ל בֵּֽית־אֵ֑ל כִּ֣י שָׁ֗ם נִגְל֤וּ אֵלָיו֙ הָֽאֱלֹהִ֔ים בְּבָרְח֖וֹ מִפְּנֵ֥י אָחִֽיו׃
Orada bir sunak yaptı ve o yere El Bet-El adını verdi. Çünkü kardeşinden kaçarken Tanrı kendisine orada görünmüştü.
וַיִּ֥בֶן מֹשֶׁ֖ה מִזְבֵּ֑חַ וַיִּקְרָ֥א שְׁמ֖וֹ יְהוָ֥ה ׀ נִסִּֽי׃
Moşe bir sunak yaptı ve adını ‘Adonay sancağımdır’ koydu.
מִזְבַּ֣ח אֲדָמָה֮ תַּעֲשֶׂה־לִּי֒ וְזָבַחְתָּ֣ עָלָ֗יו אֶת־עֹלֹתֶ֙יךָ֙ וְאֶת־שְׁלָמֶ֔יךָ אֶת־צֹֽאנְךָ֖ וְאֶת־בְּקָרֶ֑ךָ בְּכָל־הַמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר אַזְכִּ֣יר אֶת־שְׁמִ֔י אָב֥וֹא אֵלֶ֖יךָ וּבֵרַכְתִּֽיךָ׃
Bana topraktan bir sunak yapacaksın. Üzerinde davarlarından ve sığırlarından bütünüyle yakılan sunularını ve esenlik kurbanlarını keseceksin. Adımı andırdığım her yerde sana gelecek ve seni kutsayacağım.
וְאִם־מִזְבַּ֤ח אֲבָנִים֙ תַּֽעֲשֶׂה־לִּ֔י לֹֽא־תִבְנֶ֥ה אֶתְהֶ֖ן גָּזִ֑ית כִּ֧י חַרְבְּךָ֛ הֵנַ֥פְתָּ עָלֶ֖יהָ וַתְּחַֽלְלֶֽהָ׃
Bana taş sunak yaparsan onu yontulmuş taşlarla kurmayacaksın. Çünkü demir aletini onun üzerine kaldırdığında onu kutsallığından çıkarırsın.
וַיִּכְתֹּ֣ב מֹשֶׁ֗ה אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י יְהוָ֔ה וַיַּשְׁכֵּ֣ם בַּבֹּ֔קֶר וַיִּ֥בֶן מִזְבֵּ֖חַ תַּ֣חַת הָהָ֑ר וּשְׁתֵּ֤ים עֶשְׂרֵה֙ מַצֵּבָ֔ה לִשְׁנֵ֥ים עָשָׂ֖ר שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Moşe, Adonay’ın bütün sözlerini yazdı. Sabah erkenden kalkıp dağın eteğinde bir sunak ve İsrael’in on iki kabilesi için on iki dikili taş yaptı.
וְעָשִׂ֥יתָ מִזְבֵּ֖חַ מִקְטַ֣ר קְטֹ֑רֶת עֲצֵ֥י שִׁטִּ֖ים תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתֽוֹ׃
Tütsü yakmak için bir sunak yapacaksın. Onu akasya ağacından yapacaksın.
וְאֶת־הַשֻּׁלְחָן֙ וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֔יו וְאֶת־הַמְּנֹרָ֖ה וְאֶת־כֵּלֶ֑יהָ וְאֵ֖ת מִזְבַּ֥ח הַקְּטֹֽרֶת׃
masayı ve bütün gereçlerini, menorayı ve gereçlerini, tütsü sunağını,
וְאֶת־מִזְבַּ֥ח הָעֹלָ֖ה וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו וְאֶת־הַכִּיֹּ֖ר וְאֶת־כַּנּֽוֹ׃
bütünüyle yakılan sunuların sunağını ve bütün gereçlerini, leğeni ve kaidesini de meshedeceksin.
וְאֶת־הַשֻּׁלְחָן֙ וְאֶת־כֵּלָ֔יו וְאֶת־הַמְּנֹרָ֥ה הַטְּהֹרָ֖ה וְאֶת־כָּל־כֵּלֶ֑יהָ וְאֵ֖ת מִזְבַּ֥ח הַקְּטֹֽרֶת׃
masayı ve gereçlerini, saf menorayı ve bütün gereçlerini, tütsü sunağını;
וְאֶת־מִזְבַּ֥ח הָעֹלָ֖ה וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו וְאֶת־הַכִּיּ֖וֹר וְאֶת־כַּנּֽוֹ׃
bütünüyle yakılan sunuların sunağını ve bütün gereçlerini, leğeni ve kaidesini;
וַיַּ֣רְא אַהֲרֹ֔ן וַיִּ֥בֶן מִזְבֵּ֖חַ לְפָנָ֑יו וַיִּקְרָ֤א אַֽהֲרֹן֙ וַיֹּאמַ֔ר חַ֥ג לַיהוָ֖ה מָחָֽר׃
Aaron bunu görünce onun önüne bir sunak yaptı. Sonra, “Yarın Adonay için bayram var!” diye duyurdu.
וְאֶת־מִזְבַּ֤ח הַקְּטֹ֙רֶת֙ וְאֶת־בַּדָּ֔יו וְאֵת֙ שֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֔ה וְאֵ֖ת קְטֹ֣רֶת הַסַּמִּ֑ים וְאֶת־מָסַ֥ךְ הַפֶּ֖תַח לְפֶ֥תַח הַמִּשְׁכָּֽן׃
tütsü sunağını ve taşıma sırıklarını, meshetme yağını, güzel kokulu tütsüyü ve Mişkan’ın girişine asılacak giriş perdesini;
אֵ֣ת ׀ מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֗ה וְאֶת־מִכְבַּ֤ר הַנְּחֹ֙שֶׁת֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ אֶת־בַּדָּ֖יו וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו אֶת־הַכִּיֹּ֖ר וְאֶת־כַּנּֽוֹ׃
bütünüyle yakılan sunuların sunağını, onun bakır ızgarasını, taşıma sırıklarını ve bütün gereçlerini, leğeni ve kaidesini;
וַיַּ֛עַשׂ אֶת־מִזְבַּ֥ח הַקְּטֹ֖רֶת עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים אַמָּ֣ה אָרְכּוֹ֩ וְאַמָּ֨ה רָחְבּ֜וֹ רָב֗וּעַ וְאַמָּתַ֙יִם֙ קֹֽמָת֔וֹ מִמֶּ֖נּוּ הָי֥וּ קַרְנֹתָֽיו׃
Tütsü sunağını akasya ağacından yaptı. Uzunluğu bir arşın, genişliği bir arşındı; kareydi. Yüksekliği iki arşındı. Boynuzları onunla tek parçaydı.
וַיַּ֛עַשׂ אֶת־מִזְבַּ֥ח הָעֹלָ֖ה עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים חָמֵשׁ֩ אַמּ֨וֹת אָרְכּ֜וֹ וְחָֽמֵשׁ־אַמּ֤וֹת רָחְבּוֹ֙ רָב֔וּעַ וְשָׁלֹ֥שׁ אַמּ֖וֹת קֹמָתֽוֹ׃
Bütünüyle yakılan sunuların sunağını akasya ağacından yaptı. Uzunluğu beş arşın, genişliği beş arşındı; kareydi. Yüksekliği üç arşındı.
וַיַּ֣עַשׂ בָּ֗הּ אֶת־אַדְנֵי֙ פֶּ֚תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֔ד וְאֵת֙ מִזְבַּ֣ח הַנְּחֹ֔שֶׁת וְאֶת־מִכְבַּ֥ר הַנְּחֹ֖שֶׁת אֲשֶׁר־ל֑וֹ וְאֵ֖ת כָּל־כְּלֵ֥י הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Onunla Buluşma Çadırı’nın giriş tabanlarını, bakır sunağı, onun bakır ızgarasını ve sunağın bütün gereçlerini yaptı;
וְאֵת֙ מִזְבַּ֣ח הַזָּהָ֔ב וְאֵת֙ שֶׁ֣מֶן הַמִּשְׁחָ֔ה וְאֵ֖ת קְטֹ֣רֶת הַסַּמִּ֑ים וְאֵ֕ת מָסַ֖ךְ פֶּ֥תַח הָאֹֽהֶל׃
altın sunağı, meshetme yağını, güzel kokulu tütsüyü ve çadırın giriş perdesini;
אֵ֣ת ׀ מִזְבַּ֣ח הַנְּחֹ֗שֶׁת וְאֶת־מִכְבַּ֤ר הַנְּחֹ֙שֶׁת֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ אֶת־בַּדָּ֖יו וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו אֶת־הַכִּיֹּ֖ר וְאֶת־כַּנּֽוֹ׃
bakır sunağı, onun bakır ızgarasını, taşıma sırıklarını, bütün gereçlerini, leğeni ve kaidesini;
וְנָתַתָּ֞ה אֶת־מִזְבַּ֤ח הַזָּהָב֙ לִקְטֹ֔רֶת לִפְנֵ֖י אֲר֣וֹן הָעֵדֻ֑ת וְשַׂמְתָּ֛ אֶת־מָסַ֥ךְ הַפֶּ֖תַח לַמִּשְׁכָּֽן׃
Altın tütsü sunağını Tanıklık Sandığı’nın önüne koyacak, Mişkan’ın giriş perdesini asacaksın.
וְנָ֣תַתָּ֔ה אֵ֖ת מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֑ה לִפְנֵ֕י פֶּ֖תַח מִשְׁכַּ֥ן אֹֽהֶל־מוֹעֵֽד׃
Bütünüyle yakılan sunuların sunağını Mişkan’ın, Buluşma Çadırı’nın girişinin önüne koyacaksın.
וּמָשַׁחְתָּ֛ אֶת־מִזְבַּ֥ח הָעֹלָ֖ה וְאֶת־כָּל־כֵּלָ֑יו וְקִדַּשְׁתָּ֙ אֶת־הַמִּזְבֵּ֔חַ וְהָיָ֥ה הַמִּזְבֵּ֖חַ קֹ֥דֶשׁ קָֽדָשִֽׁים׃
Bütünüyle yakılan sunuların sunağını ve bütün gereçlerini meshedeceksin. Sunağı kutsayacaksın; sunak en kutsal olacak.
וַיָּ֛שֶׂם אֶת־מִזְבַּ֥ח הַזָּהָ֖ב בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד לִפְנֵ֖י הַפָּרֹֽכֶת׃
Altın sunağı Buluşma Çadırı’na, perdenin önüne koydu.
וְאֵת֙ מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֔ה שָׂ֕ם פֶּ֖תַח מִשְׁכַּ֣ן אֹֽהֶל־מוֹעֵ֑ד וַיַּ֣עַל עָלָ֗יו אֶת־הָעֹלָה֙ וְאֶת־הַמִּנְחָ֔ה כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה׃ (ס)
Bütünüyle yakılan sunuların sunağını Mişkan’ın, Buluşma Çadırı’nın girişine koydu. Üzerinde bütünüyle yakılan sunuyu ve tahıl sunusunu sundu. Adonay’ın Moşe’ye buyurduğu gibi yaptı.
וְהִקְרִיב֙ מִזֶּ֣בַח הַשְּׁלָמִ֔ים אִשֶּׁ֖ה לַיהוָ֑ה אֶת־הַחֵ֙לֶב֙ הַֽמְכַסֶּ֣ה אֶת־הַקֶּ֔רֶב וְאֵת֙ כָּל־הַחֵ֔לֶב אֲשֶׁ֖ר עַל־הַקֶּֽרֶב׃
Esenlik kurbanından Adonay’a ateşle sunu olarak iç organları örten içyağını ve iç organların üzerindeki bütün içyağını sunacak;
וְהִקְרִ֨יב מִזֶּ֣בַח הַשְּׁלָמִים֮ אִשֶּׁ֣ה לַיהוָה֒ חֶלְבּוֹ֙ הָאַלְיָ֣ה תְמִימָ֔ה לְעֻמַּ֥ת הֶעָצֶ֖ה יְסִירֶ֑נָּה וְאֶת־הַחֵ֙לֶב֙ הַֽמְכַסֶּ֣ה אֶת־הַקֶּ֔רֶב וְאֵת֙ כָּל־הַחֵ֔לֶב אֲשֶׁ֖ר עַל־הַקֶּֽרֶב׃
Esenlik kurbanından Adonay’a ateşle sunu olarak yağını sunacak: Omurganın dibinden ayıracağı yağlı kuyruğun tamamını, iç organları örten içyağını ve iç organların üzerindeki bütün içyağını;
Bu ayette 2 kez
וְנָתַן֩ הַכֹּהֵ֨ן מִן־הַדָּ֜ם עַל־קַ֠רְנוֹת מִזְבַּ֨ח קְטֹ֤רֶת הַסַּמִּים֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְאֵ֣ת ׀ כָּל־דַּ֣ם הַפָּ֗ר יִשְׁפֹּךְ֙ אֶל־יְסוֹד֙ מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֔ה אֲשֶׁר־פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Kâhin kandan birazını Buluşma Çadırı’nda, Adonay’ın önündeki güzel kokulu tütsü sunağının boynuzlarına sürecek. Boğanın kalan bütün kanını Buluşma Çadırı’nın girişindeki, bütünüyle yakılan sunular için kullanılan sunağın tabanına dökecek.
כַּאֲשֶׁ֣ר יוּרַ֔ם מִשּׁ֖וֹר זֶ֣בַח הַשְּׁלָמִ֑ים וְהִקְטִירָם֙ הַכֹּהֵ֔ן עַ֖ל מִזְבַּ֥ח הָעֹלָֽה׃
Bunları esenlik kurbanı olan sığırdan çıkarıldığı gibi çıkaracak; kâhin bunları bütünüyle yakılan sunuların sunağında yakacak.
וּמִן־הַדָּ֞ם יִתֵּ֣ן ׀ עַל־קַרְנֹ֣ת הַמִּזְבֵּ֗חַ אֲשֶׁר֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְאֵ֣ת כָּל־הַדָּ֗ם יִשְׁפֹּךְ֙ אֶל־יְסוֹד֙ מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֔ה אֲשֶׁר־פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Kandan birazını Buluşma Çadırı’nda, Adonay’ın önündeki sunağın boynuzlarına sürecek. Kalan bütün kanı Buluşma Çadırı’nın girişindeki, bütünüyle yakılan sunular için kullanılan sunağın tabanına dökecek.
Bu ayette 2 kez
וְלָקַ֨ח הַכֹּהֵ֜ן מִדַּ֤ם הַֽחַטָּאת֙ בְּאֶצְבָּע֔וֹ וְנָתַ֕ן עַל־קַרְנֹ֖ת מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֑ה וְאֶת־דָּמ֣וֹ יִשְׁפֹּ֔ךְ אֶל־יְס֖וֹד מִזְבַּ֥ח הָעֹלָֽה׃
Kâhin günah sunusunun kanından parmağıyla alıp bütünüyle yakılan sunuların sunağının boynuzlarına sürecek. Kalan kanını sunağın tabanına dökecek.
וְלָקַ֨ח הַכֹּהֵ֤ן מִדָּמָהּ֙ בְּאֶצְבָּע֔וֹ וְנָתַ֕ן עַל־קַרְנֹ֖ת מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֑ה וְאֶת־כָּל־דָּמָ֣הּ יִשְׁפֹּ֔ךְ אֶל־יְס֖וֹד הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Kâhin onun kanından parmağıyla alıp bütünüyle yakılan sunuların sunağının boynuzlarına sürecek. Kalan bütün kanını sunağın tabanına dökecek.
וְלָקַ֨ח הַכֹּהֵ֜ן מִדַּ֤ם הַֽחַטָּאת֙ בְּאֶצְבָּע֔וֹ וְנָתַ֕ן עַל־קַרְנֹ֖ת מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֑ה וְאֶת־כָּל־דָּמָ֣הּ יִשְׁפֹּ֔ךְ אֶל־יְס֖וֹד הַמִּזְבֵּֽחַ׃
Kâhin günah sunusunun kanından parmağıyla alıp bütünüyle yakılan sunuların sunağının boynuzlarına sürecek. Kalan bütün kanını sunağın tabanına dökecek.
וְאֶת־כָּל־חֶלְבָּ֣ה יָסִ֗יר כַּאֲשֶׁ֨ר יוּסַ֥ר חֵֽלֶב־הַכֶּשֶׂב֮ מִזֶּ֣בַח הַשְּׁלָמִים֒ וְהִקְטִ֨יר הַכֹּהֵ֤ן אֹתָם֙ הַמִּזְבֵּ֔חָה עַ֖ל אִשֵּׁ֣י יְהוָ֑ה וְכִפֶּ֨ר עָלָ֧יו הַכֹּהֵ֛ן עַל־חַטָּאת֥וֹ אֲשֶׁר־חָטָ֖א וְנִסְלַ֥ח לֽוֹ׃ (פ)
Bütün içyağını esenlik kurbanı olan koyundan çıkarıldığı gibi çıkaracak. Kâhin onu sunakta, Adonay’a ateşle sunulan sunuların üzerinde yakacak. Kâhin o kişinin işlediği günah için kefaret sağlayacak ve o kişi bağışlanacak.
וְהַנֶּ֜פֶשׁ אֲשֶׁר־תֹּאכַ֣ל בָּשָׂ֗ר מִזֶּ֤בַח הַשְּׁלָמִים֙ אֲשֶׁ֣ר לַיהוָ֔ה וְטֻמְאָת֖וֹ עָלָ֑יו וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מֵעַמֶּֽיהָ׃
Arınmamış durumu sürerken Adonay’a ait esenlik kurbanının etinden yiyen kişi, halkının arasından kesilip atılacak.
דַּבֵּ֛ר אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר הַמַּקְרִ֞יב אֶת־זֶ֤בַח שְׁלָמָיו֙ לַיהוָ֔ה יָבִ֧יא אֶת־קָרְבָּנ֛וֹ לַיהוָ֖ה מִזֶּ֥בַח שְׁלָמָֽיו׃
“İsraeloğullarına şöyle söyle: Adonay’a esenlik kurbanı sunan kişi, esenlik kurbanından Adonay’a ait sunusunu getirecek.
וְזָרַ֨ק הַכֹּהֵ֤ן אֶת־הַדָּם֙ עַל־מִזְבַּ֣ח יְהוָ֔ה פֶּ֖תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְהִקְטִ֣יר הַחֵ֔לֶב לְרֵ֥יחַ נִיחֹ֖חַ לַיהוָֽה׃
Kâhin kanı Buluşma Çadırı’nın girişindeki Adonay’ın sunağına serpecek; içyağını Adonay’a hoş koku olarak yakacak.
וְעַ֣ל ׀ מִזְבַּ֣ח הַזָּהָ֗ב יִפְרְשׂוּ֙ בֶּ֣גֶד תְּכֵ֔לֶת וְכִסּ֣וּ אֹת֔וֹ בְּמִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְשָׂמ֖וּ אֶת־בַּדָּֽיו׃
Altın sunağın üzerine mavi bir kumaş serecek, onu tahaş derisinden bir örtüyle örtecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.
Bu ayette 2 kez
וְעָשִׂ֤יתָ עֹלֹתֶ֙יךָ֙ הַבָּשָׂ֣ר וְהַדָּ֔ם עַל־מִזְבַּ֖ח יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְדַם־זְבָחֶ֗יךָ יִשָּׁפֵךְ֙ עַל־מִזְבַּח֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ וְהַבָּשָׂ֖ר תֹּאכֵֽל׃
Olah sunularını, etini ve kanını Tanrın Adonay’ın sunağında sunacaksın. Diğer kurbanlarının kanı Tanrın Adonay’ın sunağına dökülecek; etini ise yiyeceksin.
לֹֽא־תִטַּ֥ע לְךָ֛ אֲשֵׁרָ֖ה כָּל־עֵ֑ץ אֵ֗צֶל מִזְבַּ֛ח יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶׂה־לָּֽךְ׃ (ס)
Tanrın Adonay için yapacağın sunağın yanına bir aşera, herhangi bir ağaç dikmeyeceksin.
וְלָקַ֧ח הַכֹּהֵ֛ן הַטֶּ֖נֶא מִיָּדֶ֑ךָ וְהִ֨נִּיח֔וֹ לִפְנֵ֕י מִזְבַּ֖ח יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Kohen sepeti elinden alıp Tanrın Adonay'ın sunağının önüne koyacak.
Bu ayette 2 kez
וּבָנִ֤יתָ שָּׁם֙ מִזְבֵּ֔חַ לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ מִזְבַּ֣ח אֲבָנִ֔ים לֹא־תָנִ֥יף עֲלֵיהֶ֖ם בַּרְזֶֽל׃
Orada Tanrın Adonay için bir sunak, taşlardan bir sunak yapacaksın. Taşların üzerine demir alet vurmayacaksın.
אֲבָנִ֤ים שְׁלֵמוֹת֙ תִּבְנֶ֔ה אֶת־מִזְבַּ֖ח יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְהַעֲלִ֤יתָ עָלָיו֙ עוֹלֹ֔ת לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Tanrın Adonay'ın sunağını bütün taşlardan yapacak, üzerinde Tanrın Adonay'a olah sunuları sunacaksın.
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Temel kelime (lemma) מִזְבֵּחַ
Kök — שורש (şoreş) זבח
Türkçe anlam: sunak, mezbah
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 34 kez
HNcmscTemel kelime (lemma) מִזְבֵּחַ
Kök — שורש (şoreş) זבח
Türkçe anlam: sunak, mezbah
Dilbilgisel yapı: isim, eril, tekil, mutlak
Bu yapının kullanımı: 14 kez
HNcmsaTemel kelime (lemma) זֶ֫בַח
Kök — שורש (şoreş) זבח
sacrifice; Zebah
Dilbilgisel yapı: edat + isim, eril, tekil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 5 kez
HR/NcmscBu İbranice yazılı biçime doğrulanmış kelime sırası üzerinden bağlı okunuşlar:
Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.