Temel kelime (lemma) אַתֶּם
Kök — שורש (şoreş) אנת
Türkçe anlam: siz (eril çoğul)
Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
you
Dilbilgisel yapı: bağlaç + kişi zamiri, 2. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 19 kez
Teknik kod
HC/Pp2mpTORA’DA KELİME
siz (eril çoğul) · doğrudan nesne belirteci; belirli nesneyi işaretleyen, Türkçede çoğu kez ayrı bir sözcükle çevrilmeyen parçacık
Bu İbranice biçim Tora’da 20 kez, 20 farklı ayette görülür.
Veatem peru urevu şirtsu vaarets urevu vah.
וְאַתֶּ֖ם פְּר֣וּ וּרְב֑וּ שִׁרְצ֥וּ בָאָ֖רֶץ וּרְבוּ־בָֽהּ׃ (ס)
Siz ise üreyip çoğalın; yeryüzüne yayılın ve orada çoğalın.”
Vayomer alehem yitshak madua batem elay veatem senetem oti vateşalehuni meitehem.
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ יִצְחָ֔ק מַדּ֖וּעַ בָּאתֶ֣ם אֵלָ֑י וְאַתֶּם֙ שְׂנֵאתֶ֣ם אֹתִ֔י וַתְּשַׁלְּח֖וּנִי מֵאִתְּכֶֽם׃
Yitshak onlara, “Benden nefret edip beni aranızdan kovduğunuz halde neden yanıma geldiniz?” dedi.
Şilhu mikem ehad veyikah et ahihem veatem heaseru veyibahanu divrehem haemet itehem veim lo he faro ki meragelim atem.
שִׁלְח֨וּ מִכֶּ֣ם אֶחָד֮ וְיִקַּ֣ח אֶת־אֲחִיכֶם֒ וְאַתֶּם֙ הֵאָ֣סְר֔וּ וְיִבָּֽחֲנוּ֙ דִּבְרֵיכֶ֔ם הַֽאֱמֶ֖ת אִתְּכֶ֑ם וְאִם־לֹ֕א חֵ֣י פַרְעֹ֔ה כִּ֥י מְרַגְּלִ֖ים אַתֶּֽם׃
İçinizden birini gönderin, kardeşinizi getirsin. Siz tutuklu kalacaksınız. Söyledikleriniz sınanacak, doğru söyleyip söylemediğiniz anlaşılacak. Doğru değilse, Firavun’un yaşamı üzerine yemin ederim, siz casussunuz!”
İm kenim atem ahihem ehad yeaser bevet mişmarhem veatem lehu haviu şever raavon batehem.
אִם־כֵּנִ֣ים אַתֶּ֔ם אֲחִיכֶ֣ם אֶחָ֔ד יֵאָסֵ֖ר בְּבֵ֣ית מִשְׁמַרְכֶ֑ם וְאַתֶּם֙ לְכ֣וּ הָבִ֔יאוּ שֶׁ֖בֶר רַעֲב֥וֹן בָּתֵּיכֶֽם׃
Dürüst insanlarsanız, kardeşlerinizden biri tutulduğunuz yerde tutuklu kalsın. Siz gidip aç kalan ev halklarınıza tahıl götürün.
Vayomer gam ata hedivrehem ken u aşer yimatse ito yihye li aved veatem tihyu nekiyim.
וַיֹּ֕אמֶר גַּם־עַתָּ֥ה כְדִבְרֵיכֶ֖ם כֶּן־ה֑וּא אֲשֶׁ֨ר יִמָּצֵ֤א אִתּוֹ֙ יִהְיֶה־לִּ֣י עָ֔בֶד וְאַתֶּ֖ם תִּהְי֥וּ נְקִיִּֽם׃
Adam, “Öyle olsun” dedi. “Ama kimde bulunursa yalnız o benim kölem olacak. Siz suçsuz sayılacaksınız.”
Vayomer halila li measot zot haiş aşer nimtsa hagavia beyado u yihye li aved veatem alu leşalom el avihem.
וַיֹּ֕אמֶר חָלִ֣ילָה לִּ֔י מֵעֲשׂ֖וֹת זֹ֑את הָאִ֡ישׁ אֲשֶׁר֩ נִמְצָ֨א הַגָּבִ֜יעַ בְּיָד֗וֹ ה֚וּא יִהְיֶה־לִּ֣י עָ֔בֶד וְאַתֶּ֕ם עֲל֥וּ לְשָׁל֖וֹם אֶל־אֲבִיכֶֽם׃ (פ)
Yosef, “Böyle bir şey yapmam!” dedi. “Yalnız kâse kendisinde bulunan adam benim kölem olacak. Siz esenlikle babanıza dönün.”
Veatem haşavtem alay raa Elohim haşavah letova lemaan aso kayom haze lehahayot am rav.
וְאַתֶּ֕ם חֲשַׁבְתֶּ֥ם עָלַ֖י רָעָ֑ה אֱלֹהִים֙ חֲשָׁבָ֣הּ לְטֹבָ֔ה לְמַ֗עַן עֲשֹׂ֛ה כַּיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לְהַחֲיֹ֥ת עַם־רָֽב׃
Siz bana kötülük tasarladınız; Tanrı ise bugün olduğu gibi birçok insanı hayatta tutmak için bunu iyiliğe yöneltti.
Ulekahtem agudat ezov utevaltem badam aşer basaf vehigatem el hamaşkof veel şete hamezuzot min hadam aşer basaf veatem lo tetseu iş mipetah beto ad boker.
וּלְקַחְתֶּ֞ם אֲגֻדַּ֣ת אֵז֗וֹב וּטְבַלְתֶּם֮ בַּדָּ֣ם אֲשֶׁר־בַּסַּף֒ וְהִגַּעְתֶּ֤ם אֶל־הַמַּשְׁקוֹף֙ וְאֶל־שְׁתֵּ֣י הַמְּזוּזֹ֔ת מִן־הַדָּ֖ם אֲשֶׁ֣ר בַּסָּ֑ף וְאַתֶּ֗ם לֹ֥א תֵצְא֛וּ אִ֥ישׁ מִפֶּֽתַח־בֵּית֖וֹ עַד־בֹּֽקֶר׃
Bir demet ezov otu alın; kaptaki kana batırıp kanı kapının üst eşiğine ve iki sövesine sürün. Hiçbiriniz sabaha kadar evinin kapısından çıkmasın.
Adonay yilahem lahem veatem taharişun.
יְהוָ֖ה יִלָּחֵ֣ם לָכֶ֑ם וְאַתֶּ֖ם תַּחֲרִישֽׁוּן׃ (פ)
Adonay sizin için savaşacak; siz sessiz kalacaksınız.”
Veatem tihyu li mamlehet kohanim vegoy kadoş ele hadevarim aşer tedaber el bene yisrael.
וְאַתֶּ֧ם תִּהְיוּ־לִ֛י מַמְלֶ֥כֶת כֹּהֲנִ֖ים וְג֣וֹי קָד֑וֹשׁ אֵ֚לֶּה הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר תְּדַבֵּ֖ר אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃
Siz benim için bir kâhinler krallığı ve kutsal bir ulus olacaksınız.’ İsrael oğullarına söyleyeceğin sözler bunlardır.”
Veger lo tilhats veatem yedatem et nefeş hager ki gerim heyitem beerets mitsrayim.
וְגֵ֖ר לֹ֣א תִלְחָ֑ץ וְאַתֶּ֗ם יְדַעְתֶּם֙ אֶת־נֶ֣פֶשׁ הַגֵּ֔ר כִּֽי־גֵרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Yabancıya baskı yapmayacaksınız. Yabancının iç dünyasını bilirsiniz; çünkü siz de Mısır ülkesinde yabancıydınız.
Veheemid hakohen hametaher et haiş hamitaher veotam lifne Adonay petah ohel moed.
וְהֶעֱמִ֞יד הַכֹּהֵ֣ן הַֽמְטַהֵ֗ר אֵ֛ת הָאִ֥ישׁ הַמִּטַּהֵ֖ר וְאֹתָ֑ם לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Arındırma işlemini yapan kâhin, arınacak kişiyi ve bunları Adonay’ın önünde, Buluşma Çadırı’nın girişinde durduracak.
Vehithalahti betohehem vehayiti lahem lelohim veatem tihyu li leam.
וְהִתְהַלַּכְתִּי֙ בְּת֣וֹכְכֶ֔ם וְהָיִ֥יתִי לָכֶ֖ם לֵֽאלֹהִ֑ים וְאַתֶּ֖ם תִּהְיוּ־לִ֥י לְעָֽם׃
Aranızda yürüyeceğim. Ben sizin Tanrınız olacağım; siz de Benim halkım olacaksınız.
Az tirtse haarets et şabetoteha kol yeme hoşama veatem beerets oyevehem az tişbat haarets vehirtsat et şabetoteha.
אָז֩ תִּרְצֶ֨ה הָאָ֜רֶץ אֶת־שַׁבְּתֹתֶ֗יהָ כֹּ֚ל יְמֵ֣י הֳשַׁמָּ֔ה וְאַתֶּ֖ם בְּאֶ֣רֶץ אֹיְבֵיכֶ֑ם אָ֚ז תִּשְׁבַּ֣ת הָאָ֔רֶץ וְהִרְצָ֖ת אֶת־שַׁבְּתֹתֶֽיהָ׃
O zaman ülke, siz düşmanlarınızın ülkesindeyken, ıssız kaldığı bütün günler boyunca Şabatlarının karşılığını alacak. O zaman toprak dinlenecek ve Şabatlarını telafi edecek.
Ah badonay al timrodu veatem al tireu et am haarets ki lahmenu hem sar tsilam mealehem vadonay itanu al tiraum.
אַ֣ךְ בַּֽיהוָה֮ אַל־תִּמְרֹדוּ֒ וְאַתֶּ֗ם אַל־תִּֽירְאוּ֙ אֶת־עַ֣ם הָאָ֔רֶץ כִּ֥י לַחְמֵ֖נוּ הֵ֑ם סָ֣ר צִלָּ֧ם מֵעֲלֵיהֶ֛ם וַֽיהוָ֥ה אִתָּ֖נוּ אַל־תִּירָאֻֽם׃
Yalnız Adonay’a başkaldırmayın. Ülkenin halkından korkmayın; onlar bizim için ekmek gibidir. Koruyucu gölgeleri üzerlerinden çekildi; Adonay ise bizimle. Onlardan korkmayın!”
Veatem hanu mihuts lamahane şivat yamim kol horeg nefeş vehol nogea behalal titehateu bayom haşelişi uvayom haşevii atem uşevihem.
וְאַתֶּ֗ם חֲנ֛וּ מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶ֖ה שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים כֹּל֩ הֹרֵ֨ג נֶ֜פֶשׁ וְכֹ֣ל ׀ נֹגֵ֣עַ בֶּֽחָלָ֗ל תִּֽתְחַטְּא֞וּ בַּיּ֤וֹם הַשְּׁלִישִׁי֙ וּבַיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י אַתֶּ֖ם וּשְׁבִיכֶֽם׃
Siz de yedi gün ordugâhın dışında konaklayın. Birini öldüren ya da öldürülmüş birine dokunan herkes, üçüncü gün ve yedinci gün arınsın; hem siz hem esirleriniz.
Vayomer moşe livne gad velivne reuven haahehem yavou lamilhama veatem teşevu fo.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה לִבְנֵי־גָ֖ד וְלִבְנֵ֣י רְאוּבֵ֑ן הַאַֽחֵיכֶ֗ם יָבֹ֙אוּ֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וְאַתֶּ֖ם תֵּ֥שְׁבוּ פֹֽה׃
Moşe, Gad ve Reuven oğullarına şöyle dedi: “Kardeşleriniz savaşa giderken siz burada mı oturacaksınız?
Veatem penu lahem useu hamidbara dereh yam suf.
וְאַתֶּ֖ם פְּנ֣וּ לָכֶ֑ם וּסְע֥וּ הַמִּדְבָּ֖רָה דֶּ֥רֶךְ יַם־סֽוּף׃
Siz ise dönüp Sazlık Denizi yolundan çöle doğru yola çıkın.’
Veatem hadevekim badonay elohehem hayim kulehem hayom.
וְאַתֶּם֙ הַדְּבֵקִ֔ים בַּיהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם חַיִּ֥ים כֻּלְּכֶ֖ם הַיּֽוֹם׃
Ama siz, Tanrınız Adonay’a bağlı kalanlar, bugün hepiniz hayattasınız.
Ki anohi met baarets hazot eneni over et hayarden veatem overim viriştem et haarets hatova hazot.
כִּ֣י אָנֹכִ֥י מֵת֙ בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את אֵינֶ֥נִּי עֹבֵ֖ר אֶת־הַיַּרְדֵּ֑ן וְאַתֶּם֙ עֹֽבְרִ֔ים וִֽירִשְׁתֶּ֕ם אֶת־הָאָ֥רֶץ הַטּוֹבָ֖ה הַזֹּֽאת׃
Ben bu ülkede öleceğim; Yarden’i geçmeyeceğim. Siz ise geçecek ve bu iyi ülkeyi ele geçireceksiniz.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Temel kelime (lemma) אַתֶּם
Kök — שורש (şoreş) אנת
Türkçe anlam: siz (eril çoğul)
you
Dilbilgisel yapı: bağlaç + kişi zamiri, 2. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 19 kez
HC/Pp2mpTemel kelime (lemma) אֵת
Kök — שורש (şoreş) אות
Türkçe anlam: doğrudan nesne belirteci; belirli nesneyi işaretleyen, Türkçede çoğu kez ayrı bir sözcükle çevrilmeyen parçacık
mattock; with; together with; -
Dilbilgisel yapı: bağlaç + doğrudan nesne belirteci + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HC/To/Sp3mpKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.