İçeriğe geç

TORA LEMMA DİZİNİ

נָתַן

Bu lemma Tora’da 647 kez, 576 ayette kullanılır.

Sözlük bilgisi

Türkçe anlam: vermek

Kök — שורש (şoreş, kök): נתן

Kelime türü kodu: V

UBS kaynak glossları

give

Morfoloji/lemma: OSHB ve Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam varsa UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak glosslarından hazırlanmış ToraOku Türkçe yerelleştirmesidir.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit150 kullanım132 ayet
  • Şemot115 kullanım101 ayet
  • Vayikra86 kullanım77 ayet
  • Bamidbar120 kullanım101 ayet
  • Devarim176 kullanım165 ayet

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel biçimler

  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (75 kullanım · HC/Vqw3ms)
  • fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (53 kullanım · HVqrmsa)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (48 kullanım · HVqp3ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (44 kullanım · HC/Vqq2ms)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (44 kullanım · HVqp1cs)
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı (40 kullanım · HR/Vqc)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (39 kullanım · HVqi3ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (37 kullanım · HC/Vqq3ms)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (27 kullanım · HVqi2ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil (21 kullanım · HC/Vqq1cs)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (21 kullanım · HVqi1cs)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, çoğul (20 kullanım · HVqi2mp)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (14 kullanım · HC/Vqq3cp)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (11 kullanım · HC/Vqw3mp)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (8 kullanım · HC/Vqq2mp)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (8 kullanım · HVqi1cs/Sp3fs)
  • bağlaç + fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, tekil (7 kullanım · HC/Vqh1cs)
  • fiil, Kal, edilgen ortaç, m. kişi (7 kullanım · HVqsmpa)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (5 kullanım · HC/Vqq3ms/Sp3mp)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (5 kullanım · HC/Vqw3fs)
  • fiil, Kal, mastar yapılı (5 kullanım · HVqc)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (4 kullanım · HVqp1cs/Sp3fs)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (4 kullanım · HVqp2ms)
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (4 kullanım · HVqv2mp)
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil + paragogik he (4 kullanım · HVqv2ms/Sh)
  • bağlaç + edat + fiil, Kal, mastar yapılı (3 kullanım · HC/R/Vqc)
  • bağlaç + fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HC/Vqj3ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (3 kullanım · HC/Vqq3ms/Sp3fs)
  • bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HC/Vqv2ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil (3 kullanım · HC/Vqw1cs)
  • fiil, Hofal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HVHi3ms)
  • fiil, Kal, mastar mutlak (3 kullanım · HVqa)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul (3 kullanım · HVqi3mp)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (3 kullanım · HVqp1cs/Sp2ms)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (3 kullanım · HVqp1cs/Sp3mp)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HC/Vqq1cs/Sp2ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım · HC/Vqq3fs)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HC/Vqq3ms/Sp2ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul (2 kullanım · HC/Vqv2mp)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım · HC/Vqw3mp/Sp3mp)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (2 kullanım · HC/Vqw3ms/Sp3mp)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HC/Vqw3ms/Sp3ms)
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (2 kullanım · HR/Vqc/Sp1cs)
  • belirli artikel + fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi (2 kullanım · HTd/Vqrmsa)
  • fiil, Nifal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HVNi3ms)
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (2 kullanım · HVNp3cp)
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HVNp3ms)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil (2 kullanım · HVqi3fs)
  • fiil, Kal, jussif, 2. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HVqj2ms)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (2 kullanım · HVqp1cs/Sp3ms)
  • bağlaç + edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/R/Vqc/Sp2ms)
  • bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul (1 kullanım · HC/VNq2mp)
  • bağlaç + fiil, Nifal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HC/VNq3fs)
  • bağlaç + fiil, Kal, mastar mutlak (1 kullanım · HC/Vqa)
  • bağlaç + fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vqp2ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HC/Vqq1cp)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 1. kişi, ortak, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vqq1cs/Sp3ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vqq3ms/Sp3ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HC/Vqw1cp/Sp3fs)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, tekil + paragogik he (1 kullanım · HC/Vqw1cs/Sh)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HC/Vqw2ms)
  • bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HC/Vqw3ms/Sp3fs)
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HR/Vqc/Sp2ms)
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HR/Vqc/Sp3fs)
  • edat + fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HR/Vqc/Sp3ms)
  • fiil, Nifal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVNp3fs)
  • fiil, Nifal, etken ortaç, m. kişi (1 kullanım · HVNrmsa)
  • fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (1 kullanım · HVqc/Sp1cs)
  • fiil, Kal, mastar yapılı + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqc/Sp3ms)
  • fiil, Kal, kohortatif, 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HVqh1cp)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 1. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HVqi1cp)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVqi2ms/Sp3fs)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqi2ms/Sp3ms)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqi3ms/Sp2ms)
  • fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqi3ms/Sp3ms)
  • fiil, Kal, jussif, 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVqj3ms/Sp3fs)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul (1 kullanım · HVqp3cp)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVqp3fs)
  • fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqp3ms/Sp3ms)
  • fiil, Kal, edilgen ortaç, f. kişi (1 kullanım · HVqsfpa)
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım · HVqv2fs)
  • fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım · HVqv2ms)

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:17

    Vayiten otam Elohim birkia haşamayim lehair al haarets.

    וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛ם אֱלֹהִ֖ים בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמָ֑יִם לְהָאִ֖יר עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Tanrı onları yeryüzünü aydınlatmaları için gök kubbesine yerleştirdi;

  2. Bereşit 1:29

    Vayomer Elohim hine natati lahem et kol esev zorea zera aşer al pene hol haarets veet kol haets aşer bo feri ets zorea zara lahem yiheye leohla.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים הִנֵּה֩ נָתַ֨תִּי לָכֶ֜ם אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב ׀ זֹרֵ֣עַ זֶ֗רַע אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֔רֶץ וְאֶת־כָּל־הָעֵ֛ץ אֲשֶׁר־בּ֥וֹ פְרִי־עֵ֖ץ זֹרֵ֣עַ זָ֑רַע לָכֶ֥ם יִֽהְיֶ֖ה לְאָכְלָֽה׃

    Tanrı, “İşte, bütün yeryüzündeki tohum veren her bitkiyi ve tohumu meyvesinde bulunan her ağacı size verdim. Bunlar sizin yiyeceğiniz olacak.

  3. Bereşit 3:6

    Vatere haişa ki tov haets lemaahal vehi taava u laenayim venehmad haets lehaskil vatikah mipiryo vatohal vatiten gam leişah imah vayohal.

    וַתֵּ֣רֶא הָֽאִשָּׁ֡ה כִּ֣י טוֹב֩ הָעֵ֨ץ לְמַאֲכָ֜ל וְכִ֧י תַֽאֲוָה־ה֣וּא לָעֵינַ֗יִם וְנֶחְמָ֤ד הָעֵץ֙ לְהַשְׂכִּ֔יל וַתִּקַּ֥ח מִפִּרְי֖וֹ וַתֹּאכַ֑ל וַתִּתֵּ֧ן גַּם־לְאִישָׁ֛הּ עִמָּ֖הּ וַיֹּאכַֽל׃

    Kadın ağacın meyvesinin yemeye uygun, gözlere çekici ve anlayış kazandırmak için arzu edilir olduğunu gördü. Meyvesinden aldı ve yedi. Yanındaki kocasına da verdi; o da yedi.

  4. Bereşit 3:12

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer haadam haişa aşer natata imadi hi natena li min haets vaohel.

    וַיֹּ֖אמֶר הָֽאָדָ֑ם הָֽאִשָּׁה֙ אֲשֶׁ֣ר נָתַ֣תָּה עִמָּדִ֔י הִ֛וא נָֽתְנָה־לִּ֥י מִן־הָעֵ֖ץ וָאֹכֵֽל׃

    İnsan, “Yanıma verdiğin kadın, o bana ağaçtan verdi; ben de yedim” dedi.

  5. Bereşit 4:12

    Ki taavod et haadama lo tosef tet kohah lah na vanad tiheye vaarets.

    כִּ֤י תַֽעֲבֹד֙ אֶת־הָ֣אֲדָמָ֔ה לֹֽא־תֹסֵ֥ף תֵּת־כֹּחָ֖הּ לָ֑ךְ נָ֥ע וָנָ֖ד תִּֽהְיֶ֥ה בָאָֽרֶץ׃

    Toprağı işlediğinde artık sana ürününü vermeyecek. Yeryüzünde kaçak ve başıboş dolaşacaksın.”

  6. Bereşit 9:2

    Umoraahem vehitehem yiheye al kol hayat haarets veal kol of haşamayim behol aşer tirmos haadama uvehol dege hayam beyedhem nitanu.

    וּמוֹרַאֲכֶ֤ם וְחִתְּכֶם֙ יִֽהְיֶ֔ה עַ֚ל כָּל־חַיַּ֣ת הָאָ֔רֶץ וְעַ֖ל כָּל־ע֣וֹף הַשָּׁמָ֑יִם בְּכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר תִּרְמֹ֧שׂ הָֽאֲדָמָ֛ה וּֽבְכָל־דְּגֵ֥י הַיָּ֖ם בְּיֶדְכֶ֥ם נִתָּֽנוּ׃

    “Yeryüzündeki bütün yaban hayvanları, göğün bütün kuşları, toprağın üzerinde hareket eden her şey ve denizdeki bütün balıklar sizden korkup ürkecek. Onlar elinize verildi.

  7. Bereşit 9:3

    Kol remes aşer u hay lahem yihye leohla keyerek esev natati lahem et kol.

    כָּל־רֶ֙מֶשׂ֙ אֲשֶׁ֣ר הוּא־חַ֔י לָכֶ֥ם יִהְיֶ֖ה לְאָכְלָ֑ה כְּיֶ֣רֶק עֵ֔שֶׂב נָתַ֥תִּי לָכֶ֖ם אֶת־כֹּֽל׃

    Hareket eden her canlı size yiyecek olacak. Yeşil bitkileri verdiğim gibi bunların hepsini de size verdim.

  8. Bereşit 9:12

    Vayomer Elohim zot ot haberit aşer ani noten beni uvenehem uven kol nefeş haya aşer itehem ledorot olam.

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים זֹ֤את אֽוֹת־הַבְּרִית֙ אֲשֶׁר־אֲנִ֣י נֹתֵ֗ן בֵּינִי֙ וּבֵ֣ינֵיכֶ֔ם וּבֵ֛ין כָּל־נֶ֥פֶשׁ חַיָּ֖ה אֲשֶׁ֣ר אִתְּכֶ֑ם לְדֹרֹ֖ת עוֹלָֽם׃

    Tanrı şöyle dedi: “Benimle sizin ve yanınızdaki bütün canlıların arasına, bütün gelecek kuşaklar için koyduğum antlaşmanın işareti şudur:

  9. Bereşit 9:13

    Et kaşti natati beanan vehayeta leot berit beni uven haarets.

    אֶת־קַשְׁתִּ֕י נָתַ֖תִּי בֶּֽעָנָ֑ן וְהָֽיְתָה֙ לְא֣וֹת בְּרִ֔ית בֵּינִ֖י וּבֵ֥ין הָאָֽרֶץ׃

    Yayımı buluta koydum. Benimle yeryüzü arasındaki antlaşmanın işareti olacak.

  10. Bereşit 12:7

    Vayera Adonay el avram vayomer lezaraha eten et haarets hazot vayiven şam mizbeah ladonay hanire elav.

    וַיֵּרָ֤א יְהוָה֙ אֶל־אַבְרָ֔ם וַיֹּ֕אמֶר לְזַ֨רְעֲךָ֔ אֶתֵּ֖ן אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את וַיִּ֤בֶן שָׁם֙ מִזְבֵּ֔חַ לַיהוָ֖ה הַנִּרְאֶ֥ה אֵלָֽיו׃

    Adonay Avram’a görünüp, “Bu ülkeyi senin soyuna vereceğim” dedi. Avram orada, kendisine görünen Adonay’a bir sunak yaptı.

  11. Bereşit 13:15

    Ki et kol haarets aşer ata roe leha etenena ulezaraha ad olam.

    כִּ֧י אֶת־כָּל־הָאָ֛רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה לְךָ֣ אֶתְּנֶ֑נָּה וּֽלְזַרְעֲךָ֖ עַד־עוֹלָֽם׃

    Çünkü gördüğün bütün ülkeyi sana ve soyuna sonsuza dek vereceğim.

  12. Bereşit 13:17

    Kum hithaleh baarets leorkah ulerohbah ki leha etenena.

    ק֚וּם הִתְהַלֵּ֣ךְ בָּאָ֔רֶץ לְאָרְכָּ֖הּ וּלְרָחְבָּ֑הּ כִּ֥י לְךָ֖ אֶתְּנֶֽנָּה׃

    Kalk, ülkeyi boydan boya ve enine dolaş; çünkü onu sana vereceğim.”

  13. Bereşit 14:20

    Uvaruh el elyon aşer migen tsareha beyadeha vayiten lo maaser mikol.

    וּבָרוּךְ֙ אֵ֣ל עֶלְי֔וֹן אֲשֶׁר־מִגֵּ֥ן צָרֶ֖יךָ בְּיָדֶ֑ךָ וַיִּתֶּן־ל֥וֹ מַעֲשֵׂ֖ר מִכֹּֽל׃

    Düşmanlarını eline teslim eden Yüce Tanrı’ya övgüler olsun!” Avram ona her şeyin onda birini verdi.

  14. Bereşit 14:21

    Vayomer meleh sedom el avram ten li hanefeş veharehuş kah lah.

    וַיֹּ֥אמֶר מֶֽלֶךְ־סְדֹ֖ם אֶל־אַבְרָ֑ם תֶּן־לִ֣י הַנֶּ֔פֶשׁ וְהָרְכֻ֖שׁ קַֽח־לָֽךְ׃

    Sedom kralı Avram’a, “İnsanları bana ver; malları kendine al” dedi.

  15. Bereşit 15:2

    Vayomer avram Adonay Elohim ma titen li veanohi holeh ariri uven meşek beti u damesek eliezer.

    וַיֹּ֣אמֶר אַבְרָ֗ם אֲדֹנָ֤י יֱהוִה֙ מַה־תִּתֶּן־לִ֔י וְאָנֹכִ֖י הוֹלֵ֣ךְ עֲרִירִ֑י וּבֶן־מֶ֣שֶׁק בֵּיתִ֔י ה֖וּא דַּמֶּ֥שֶׂק אֱלִיעֶֽזֶר׃

    Avram, “Efendim Adonay, bana ne vereceksin?” dedi. “Ben çocuksuz gidiyorum; evimin varisi de Damesekli Eliezer.”

  16. Bereşit 15:3

    Vayomer avram hen li lo natata zara vehine ven beti yoreş oti.

    וַיֹּ֣אמֶר אַבְרָ֔ם הֵ֣ן לִ֔י לֹ֥א נָתַ֖תָּה זָ֑רַע וְהִנֵּ֥ה בֶן־בֵּיתִ֖י יוֹרֵ֥שׁ אֹתִֽי׃

    Avram, “Bana soy vermedin; işte, ev halkımdan biri bana mirasçı olacak” dedi.

  17. Bereşit 15:7

    Vayomer elav ani Adonay aşer hotsetiha meur kasdim latet leha et haarets hazot leriştah.

    וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑יו אֲנִ֣י יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֤ר הוֹצֵאתִ֙יךָ֙ מֵא֣וּר כַּשְׂדִּ֔ים לָ֧תֶת לְךָ֛ אֶת־הָאָ֥רֶץ הַזֹּ֖את לְרִשְׁתָּֽהּ׃

    Ona şöyle dedi: “Sana bu ülkeyi miras olarak vermek için seni Ur-Kasdim’den çıkaran Adonay Benim.”

  18. Bereşit 15:10

    Vayikah lo et kol ele vayevater otam bataveh vayiten bitro likrat reeu veet hatsipor lo vatar.

    וַיִּֽקַּֽח־ל֣וֹ אֶת־כָּל־אֵ֗לֶּה וַיְבַתֵּ֤ר אֹתָם֙ בַּתָּ֔וֶךְ וַיִּתֵּ֥ן אִישׁ־בִּתְר֖וֹ לִקְרַ֣את רֵעֵ֑הוּ וְאֶת־הַצִפֹּ֖ר לֹ֥א בָתָֽר׃

    Avram bunların hepsini getirdi; onları ortadan ikiye böldü ve her yarıyı diğerinin karşısına koydu. Kuşları ise bölmedi.

  19. Bereşit 15:18

    Bayom hau karat Adonay et avram berit lemor lezaraha natati et haarets hazot minehar mitsrayim ad hanahar hagadol nehar perat.

    בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא כָּרַ֧ת יְהוָ֛ה אֶת־אַבְרָ֖ם בְּרִ֣ית לֵאמֹ֑ר לְזַרְעֲךָ֗ נָתַ֙תִּי֙ אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִנְּהַ֣ר מִצְרַ֔יִם עַד־הַנָּהָ֥ר הַגָּדֹ֖ל נְהַר־פְּרָֽת׃

    O gün Adonay Avram’la antlaşma yaparak şöyle dedi: “Mısır Irmağı’ndan büyük ırmağa, Perat Irmağı’na kadar bu ülkeyi senin soyuna verdim:

  20. Bereşit 16:3

    Vatikah saray eşet avram et hagar hamitsrit şifhatah mikets eser şanim leşevet avram beerets kenaan vatiten otah leavram işah lo leişa.

    וַתִּקַּ֞ח שָׂרַ֣י אֵֽשֶׁת־אַבְרָ֗ם אֶת־הָגָ֤ר הַמִּצְרִית֙ שִׁפְחָתָ֔הּ מִקֵּץ֙ עֶ֣שֶׂר שָׁנִ֔ים לְשֶׁ֥בֶת אַבְרָ֖ם בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וַתִּתֵּ֥ן אֹתָ֛הּ לְאַבְרָ֥ם אִישָׁ֖הּ ל֥וֹ לְאִשָּֽׁה׃

    Avram Kenaan ülkesinde on yıl yaşadıktan sonra karısı Saray, Mısırlı cariyesi Hagar’ı alıp kocası Avram’a eş olarak verdi.

  21. Bereşit 16:5

    Vatomer saray el avram hamasi aleha anohi natati şifhati behekeha vatere ki harata vaekal beeneha yişpot Adonay beni uveneha.

    וַתֹּ֨אמֶר שָׂרַ֣י אֶל־אַבְרָם֮ חֲמָסִ֣י עָלֶיךָ֒ אָנֹכִ֗י נָתַ֤תִּי שִׁפְחָתִי֙ בְּחֵיקֶ֔ךָ וַתֵּ֙רֶא֙ כִּ֣י הָרָ֔תָה וָאֵקַ֖ל בְּעֵינֶ֑יהָ יִשְׁפֹּ֥ט יְהוָ֖ה בֵּינִ֥י וּבֵינֶֽיׄךָ׃

    Saray Avram’a şöyle dedi: “Uğradığım haksızlığın sorumlusu sensin! Cariyemi senin koynuna ben verdim. Gebe olduğunu görünce beni gözünde küçümsedi. Adonay seninle benim aramda hüküm versin!”

  22. Bereşit 17:2

    Veetena veriti beni uveneha vearbe oteha bimod meod.

    וְאֶתְּנָ֥ה בְרִיתִ֖י בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֑ךָ וְאַרְבֶּ֥ה אוֹתְךָ֖ בִּמְאֹ֥ד מְאֹֽד׃

    Seninle aramda antlaşmamı kuracağım ve seni çok, pek çok çoğaltacağım.”

  23. Bereşit 17:5

    Velo yikare od et şimha avram vehaya şimha avraham ki av hamon goyim netatiha.

    וְלֹא־יִקָּרֵ֥א ע֛וֹד אֶת־שִׁמְךָ֖ אַבְרָ֑ם וְהָיָ֤ה שִׁמְךָ֙ אַבְרָהָ֔ם כִּ֛י אַב־הֲמ֥וֹן גּוֹיִ֖ם נְתַתִּֽיךָ׃

    Artık adın Avram diye anılmayacak; adın Avraam olacak. Çünkü seni birçok halkın babası yaptım.

  24. Bereşit 17:6

    Vehifreti oteha bimod meod unetatiha legoyim umelahim mimeha yetseu.

    וְהִפְרֵתִ֤י אֹֽתְךָ֙ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֔ד וּנְתַתִּ֖יךָ לְגוֹיִ֑ם וּמְלָכִ֖ים מִמְּךָ֥ יֵצֵֽאוּ׃

    Seni çok, pek çok verimli kılacağım. Senden halklar meydana getireceğim; senden krallar çıkacak.

  25. Bereşit 17:8

    Venatati leha ulezaraha ahareha et erets megureha et kol erets kenaan laahuzat olam vehayiti lahem lelohim.

    וְנָתַתִּ֣י לְ֠ךָ וּלְזַרְעֲךָ֨ אַחֲרֶ֜יךָ אֵ֣ת ׀ אֶ֣רֶץ מְגֻרֶ֗יךָ אֵ֚ת כָּל־אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן לַאֲחֻזַּ֖ת עוֹלָ֑ם וְהָיִ֥יתִי לָהֶ֖ם לֵאלֹהִֽים׃

    Yabancı olarak yaşadığın ülkeyi, bütün Kenaan ülkesini sana ve senden sonraki soyuna sonsuz bir mülk olarak vereceğim. Onların Tanrısı olacağım.”

  26. Bereşit 17:16

    Uverahti otah vegam natati mimena leha ben uverahtiha vehayeta legoyim malhe amim mimena yihyu.

    וּבֵרַכְתִּ֣י אֹתָ֔הּ וְגַ֨ם נָתַ֧תִּי מִמֶּ֛נָּה לְךָ֖ בֵּ֑ן וּבֵֽרַכְתִּ֙יהָ֙ וְהָֽיְתָ֣ה לְגוֹיִ֔ם מַלְכֵ֥י עַמִּ֖ים מִמֶּ֥נָּה יִהְיֽוּ׃

    Onu kutsayacağım; sana ondan da bir oğul vereceğim. Onu kutsayacağım, ondan halklar türeyecek; halkların kralları ondan gelecek.”

  27. Bereşit 17:20

    Uleyişmael şematiha hine berahti oto vehifreti oto vehirbeti oto bimod meod şenem asar nesiim yolid unetativ legoy gadol.

    וּֽלְיִשְׁמָעֵ֘אל שְׁמַעְתִּיךָ֒ הִנֵּ֣ה ׀ בֵּרַ֣כְתִּי אֹת֗וֹ וְהִפְרֵיתִ֥י אֹת֛וֹ וְהִרְבֵּיתִ֥י אֹת֖וֹ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֑ד שְׁנֵים־עָשָׂ֤ר נְשִׂיאִם֙ יוֹלִ֔יד וּנְתַתִּ֖יו לְג֥וֹי גָּדֽוֹל׃

    Yişmael konusunda da seni duydum. İşte, onu kutsadım; onu verimli kılıp çok, pek çok çoğaltacağım. On iki önderin babası olacak; onu büyük bir halk yapacağım.

  28. Bereşit 18:7

    Veel habakar rats avraham vayikah ben bakar rah vatov vayiten el hanaar vayemaher laasot oto.

    וְאֶל־הַבָּקָ֖ר רָ֣ץ אַבְרָהָ֑ם וַיִּקַּ֨ח בֶּן־בָּקָ֜ר רַ֤ךְ וָטוֹב֙ וַיִּתֵּ֣ן אֶל־הַנַּ֔עַר וַיְמַהֵ֖ר לַעֲשׂ֥וֹת אֹתֽוֹ׃

    Avraam sığırlara koştu. Körpe ve iyi bir buzağı seçip hizmetkâra verdi. Hizmetkâr onu hazırlamak için acele etti.

  29. Bereşit 18:8

    Vayikah hema vehalav uven habakar aşer asa vayiten lifnehem veu omed alehem tahat haets vayohelu.

    וַיִּקַּ֨ח חֶמְאָ֜ה וְחָלָ֗ב וּבֶן־הַבָּקָר֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וַיִּתֵּ֖ן לִפְנֵיהֶ֑ם וְהֽוּא־עֹמֵ֧ד עֲלֵיהֶ֛ם תַּ֥חַת הָעֵ֖ץ וַיֹּאכֵֽלוּ׃

    Kaymak, süt ve hazırlanan buzağıyı alıp önlerine koydu. Onlar yerken kendisi ağacın altında yanlarında durdu.

  30. Bereşit 20:6

    Vayomer elav haelohim bahalom gam anohi yadati ki vetom levaveha asita zot vaehsoh gam anohi oteha mehato li al ken lo netatiha lingoa eleha.

    וַיֹּאמֶר֩ אֵלָ֨יו הָֽאֱלֹהִ֜ים בַּחֲלֹ֗ם גַּ֣ם אָנֹכִ֤י יָדַ֙עְתִּי֙ כִּ֤י בְתָם־לְבָבְךָ֙ עָשִׂ֣יתָ זֹּ֔את וָאֶחְשֹׂ֧ךְ גַּם־אָנֹכִ֛י אֽוֹתְךָ֖ מֵחֲטוֹ־לִ֑י עַל־כֵּ֥ן לֹא־נְתַתִּ֖יךָ לִנְגֹּ֥עַ אֵלֶֽיהָ׃

    Tanrı düşte ona şöyle dedi: “Bunu temiz bir yürekle yaptığını Ben de biliyorum. Bana karşı günah işlemenden seni Ben alıkoydum. Bu yüzden ona dokunmana izin vermedim.

  31. Bereşit 20:14

    Vayikah avimeleh tson uvakar vaavadim uşefahot vayiten leavraham vayaşev lo et sara işto.

    וַיִּקַּ֨ח אֲבִימֶ֜לֶךְ צֹ֣אן וּבָקָ֗ר וַעֲבָדִים֙ וּשְׁפָחֹ֔ת וַיִּתֵּ֖ן לְאַבְרָהָ֑ם וַיָּ֣שֶׁב ל֔וֹ אֵ֖ת שָׂרָ֥ה אִשְׁתּֽוֹ׃

    Avimeleh koyun, keçi, sığır, köle ve cariyeler alıp Avraam’a verdi. Karısı Sara’yı da ona geri verdi.

  32. Bereşit 20:16

    Ulesara amar hine natati elef kesef leahih hine u lah kesut enayim lehol aşer itah veet kol venohahat.

    וּלְשָׂרָ֣ה אָמַ֗ר הִנֵּ֨ה נָתַ֜תִּי אֶ֤לֶף כֶּ֙סֶף֙ לְאָחִ֔יךְ הִנֵּ֤ה הוּא־לָךְ֙ כְּס֣וּת עֵינַ֔יִם לְכֹ֖ל אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֑ךְ וְאֵ֥ת כֹּ֖ל וְנֹכָֽחַת׃

    Sara’ya da, “İşte, erkek kardeşine bin gümüş verdim” dedi. “Bu, yanındaki herkesin gözünde senin için bir örtü olsun; herkesin önünde aklanmış ol.”

  33. Bereşit 21:14

    Vayaşkem avraham baboker vayikah lehem vehemat mayim vayiten el hagar sam al şihmah veet hayeled vayeşaleheha vateleh vateta bemidbar beer şava.

    וַיַּשְׁכֵּ֣ם אַבְרָהָ֣ם ׀ בַּבֹּ֡קֶר וַיִּֽקַּֽח־לֶחֶם֩ וְחֵ֨מַת מַ֜יִם וַיִּתֵּ֣ן אֶל־הָ֠גָר שָׂ֧ם עַל־שִׁכְמָ֛הּ וְאֶת־הַיֶּ֖לֶד וַֽיְשַׁלְּחֶ֑הָ וַתֵּ֣לֶךְ וַתֵּ֔תַע בְּמִדְבַּ֖ר בְּאֵ֥ר שָֽׁבַע׃

    Avraam sabah erkenden kalktı; ekmek ve bir tulum su alıp Hagar’a verdi, omzuna koydu. Çocuğu da ona verip onu gönderdi. Hagar gidip Beer-Şeva çölünde yolunu kaybetti.

  34. Bereşit 21:27

    Vayikah avraham tson uvakar vayiten laavimeleh vayihretu şenehem berit.

    וַיִּקַּ֤ח אַבְרָהָם֙ צֹ֣אן וּבָקָ֔ר וַיִּתֵּ֖ן לַאֲבִימֶ֑לֶךְ וַיִּכְרְת֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם בְּרִֽית׃

    Avraam koyun, keçi ve sığırlar alıp Avimeleh’e verdi. İkisi antlaşma yaptılar.

  35. Bereşit 23:4

    Ger vetoşav anohi imahem tenu li ahuzat kever imahem veekbera meti milefanay.

    גֵּר־וְתוֹשָׁ֥ב אָנֹכִ֖י עִמָּכֶ֑ם תְּנ֨וּ לִ֤י אֲחֻזַּת־קֶ֙בֶר֙ עִמָּכֶ֔ם וְאֶקְבְּרָ֥ה מֵתִ֖י מִלְּפָנָֽי׃

    “Aranızda yaşayan bir yabancıyım. Aranızda bana mülk olarak bir mezar yeri verin ki ölümü önümden kaldırıp gömeyim.”

  36. Bereşit 23:9

    Bu ayette 2 eşleşme

    Veyiten li et mearat hamahpela aşer lo aşer biktse sadeu behesef male yitenena li betohehem laahuzat kaver.

    וְיִתֶּן־לִ֗י אֶת־מְעָרַ֤ת הַמַּכְפֵּלָה֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ אֲשֶׁ֖ר בִּקְצֵ֣ה שָׂדֵ֑הוּ בְּכֶ֨סֶף מָלֵ֜א יִתְּנֶ֥נָּה לִ֛י בְּתוֹכְכֶ֖ם לַאֲחֻזַּת־קָֽבֶר׃

    Tarlasının ucunda bulunan, kendisine ait Mahpela Mağarası’nı bana versin. Tam bedeli karşılığında onu bana aranızda mezar mülkü olarak versin.”

  37. Bereşit 23:11

    Bu ayette 3 eşleşme

    Lo adoni şemaeni hasade natati lah vehameara aşer bo leha netatiha leene vene ami netatiha lah kevor meteha.

    לֹֽא־אֲדֹנִ֣י שְׁמָעֵ֔נִי הַשָּׂדֶה֙ נָתַ֣תִּי לָ֔ךְ וְהַמְּעָרָ֥ה אֲשֶׁר־בּ֖וֹ לְךָ֣ נְתַתִּ֑יהָ לְעֵינֵ֧י בְנֵי־עַמִּ֛י נְתַתִּ֥יהָ לָּ֖ךְ קְבֹ֥ר מֵתֶֽךָ׃

    “Hayır efendim, beni dinle. Tarlayı sana veriyorum; içindeki mağarayı da sana veriyorum. Halkımın oğullarının gözü önünde sana veriyorum. Ölünü göm.”

  38. Bereşit 23:13

    Vayedaber el efron beozne am haarets lemor ah im ata lu şemaeni natati kesef hasade kah mimeni veekbera et meti şama.

    וַיְדַבֵּ֨ר אֶל־עֶפְר֜וֹן בְּאָזְנֵ֤י עַם־הָאָ֙רֶץ֙ לֵאמֹ֔ר אַ֛ךְ אִם־אַתָּ֥ה ל֖וּ שְׁמָעֵ֑נִי נָתַ֜תִּי כֶּ֤סֶף הַשָּׂדֶה֙ קַ֣ח מִמֶּ֔נִּי וְאֶקְבְּרָ֥ה אֶת־מֵתִ֖י שָֽׁמָּה׃

    Ülke halkının duyacağı biçimde Efron’a, “Ama lütfen beni dinle” dedi. “Tarlanın parasını veriyorum. Benden kabul et de ölümü oraya gömeyim.”

  39. Bereşit 24:7

    Adonay elohe haşamayim aşer lekahani mibet avi umeerets moladti vaaşer diber li vaaşer nişeba li lemor lezaraha eten et haarets hazot u yişlah malaho lefaneha velakahta işa livni mişam.

    יְהוָ֣ה ׀ אֱלֹהֵ֣י הַשָּׁמַ֗יִם אֲשֶׁ֨ר לְקָחַ֜נִי מִבֵּ֣ית אָבִי֮ וּמֵאֶ֣רֶץ מֽוֹלַדְתִּי֒ וַאֲשֶׁ֨ר דִּבֶּר־לִ֜י וַאֲשֶׁ֤ר נִֽשְׁבַּֽע־לִי֙ לֵאמֹ֔ר לְזַ֨רְעֲךָ֔ אֶתֵּ֖ן אֶת־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את ה֗וּא יִשְׁלַ֤ח מַלְאָכוֹ֙ לְפָנֶ֔יךָ וְלָקַחְתָּ֥ אִשָּׁ֛ה לִבְנִ֖י מִשָּֽׁם׃

    “Beni babamın evinden ve doğduğum ülkeden alan, benimle konuşan ve ‘Bu ülkeyi senin soyuna vereceğim’ diye bana ant içen göklerin Tanrısı Adonay, meleğini senin önünden gönderecek. Oğluma oradan bir eş alacaksın.

  40. Bereşit 24:32

    Vayavo haiş habayta vayefatah hagemalim vayiten teven umispo lagemalim umayim lirhots raglav veragle haanaşim aşer ito.

    וַיָּבֹ֤א הָאִישׁ֙ הַבַּ֔יְתָה וַיְפַתַּ֖ח הַגְּמַלִּ֑ים וַיִּתֵּ֨ן תֶּ֤בֶן וּמִסְפּוֹא֙ לַגְּמַלִּ֔ים וּמַ֙יִם֙ לִרְחֹ֣ץ רַגְלָ֔יו וְרַגְלֵ֥י הָאֲנָשִׁ֖ים אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ׃

    Adam eve girdi. Develerin yükleri indirildi; develere saman ve yem, onun ve yanındaki adamların ayaklarını yıkamaları için de su verildi.

  41. Bereşit 24:35

    Vadonay berah et adoni meod vayigdal vayiten lo tson uvakar vehesef vezahav vaavadim uşefahot ugemalim vahamorim.

    וַיהוָ֞ה בֵּרַ֧ךְ אֶת־אֲדֹנִ֛י מְאֹ֖ד וַיִּגְדָּ֑ל וַיִּתֶּן־ל֞וֹ צֹ֤אן וּבָקָר֙ וְכֶ֣סֶף וְזָהָ֔ב וַעֲבָדִם֙ וּשְׁפָחֹ֔ת וּגְמַלִּ֖ים וַחֲמֹרִֽים׃

    “Adonay efendimi çok kutsadı; o da büyük bir kişi oldu. Ona koyunlar, keçiler, sığırlar, gümüş, altın, köleler, cariyeler, develer ve eşekler verdi.

  42. Bereşit 24:36

    Vateled sara eşet adoni ven ladoni ahare ziknatah vayiten lo et kol aşer lo.

    וַתֵּ֡לֶד שָׂרָה֩ אֵ֨שֶׁת אֲדֹנִ֥י בֵן֙ לַֽאדֹנִ֔י אַחֲרֵ֖י זִקְנָתָ֑הּ וַיִּתֶּן־לּ֖וֹ אֶת־כָּל־אֲשֶׁר־לֽוֹ׃

    Efendimin karısı Sara, yaşlandıktan sonra efendime bir oğul doğurdu. Efendim sahip olduğu her şeyi ona verdi.

  43. Bereşit 24:41

    Az tinake mealati ki tavo el mişpahti veim lo yitenu lah vehayita naki mealati.

    אָ֤ז תִּנָּקֶה֙ מֵאָ֣לָתִ֔י כִּ֥י תָב֖וֹא אֶל־מִשְׁפַּחְתִּ֑י וְאִם־לֹ֤א יִתְּנוּ֙ לָ֔ךְ וְהָיִ֥יתָ נָקִ֖י מֵאָלָתִֽי׃

    Ailemin yanına vardığında ant yükümlülüğünden kurtulacaksın. Sana kızı vermezlerse bana ettiğin anttan sorumlu olmayacaksın.’

  44. Bereşit 24:53

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayotse haeved kele hesef uhele zahav uvegadim vayiten lerivka umigdanot natan leahiha uleimah.

    וַיּוֹצֵ֨א הָעֶ֜בֶד כְּלֵי־כֶ֨סֶף וּכְלֵ֤י זָהָב֙ וּבְגָדִ֔ים וַיִּתֵּ֖ן לְרִבְקָ֑ה וּמִ֨גְדָּנֹ֔ת נָתַ֥ן לְאָחִ֖יהָ וּלְאִמָּֽהּ׃

    Hizmetkâr gümüş eşyalar, altın eşyalar ve giysiler çıkarıp Rivka’ya verdi. Erkek kardeşine ve annesine de değerli armağanlar verdi.

  45. Bereşit 25:5

    Vayiten avraham et kol aşer lo leyitshak.

    וַיִּתֵּ֧ן אַבְרָהָ֛ם אֶת־כָּל־אֲשֶׁר־ל֖וֹ לְיִצְחָֽק׃

    Avraam sahip olduğu her şeyi Yitshak’a verdi.

  46. Bereşit 25:6

    Velivne hapilagşim aşer leavraham natan avraham matanot vayeşalehem meal yitshak beno beodenu hay kedema el erets kedem.

    וְלִבְנֵ֤י הַפִּֽילַגְשִׁים֙ אֲשֶׁ֣ר לְאַבְרָהָ֔ם נָתַ֥ן אַבְרָהָ֖ם מַתָּנֹ֑ת וַֽיְשַׁלְּחֵ֞ם מֵעַ֨ל יִצְחָ֤ק בְּנוֹ֙ בְּעוֹדֶ֣נּוּ חַ֔י קֵ֖דְמָה אֶל־אֶ֥רֶץ קֶֽדֶם׃

    Avraam cariyelerinin oğullarına armağanlar verdi. Kendisi henüz hayattayken onları oğlu Yitshak’ın yanından doğuya, doğu ülkesine gönderdi.

  47. Bereşit 25:34

    Veyaakov natan leesav lehem unezid adaşim vayohal vayeşt vayakom vayelah vayivez esav et habehora.

    וְיַעֲקֹ֞ב נָתַ֣ן לְעֵשָׂ֗ו לֶ֚חֶם וּנְזִ֣יד עֲדָשִׁ֔ים וַיֹּ֣אכַל וַיֵּ֔שְׁתְּ וַיָּ֖קָם וַיֵּלַ֑ךְ וַיִּ֥בֶז עֵשָׂ֖ו אֶת־הַבְּכֹרָֽה׃ (ס)

    Yaakov, Esav’a ekmek ve mercimek yemeği verdi. Esav yedi, içti, kalkıp gitti. Böylece Esav ilk oğulluk hakkını küçümsedi.

  48. Bereşit 26:3

    Gur baarets hazot veeheye imeha vaavareheka ki leha ulezaraha eten et kol haaratsot hael vahakimoti et haşevua aşer nişbati leavraham aviha.

    גּ֚וּר בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את וְאֶֽהְיֶ֥ה עִמְּךָ֖ וַאֲבָרְכֶ֑ךָּ כִּֽי־לְךָ֣ וּֽלְזַרְעֲךָ֗ אֶתֵּן֙ אֶת־כָּל־הָֽאֲרָצֹ֣ת הָאֵ֔ל וַהֲקִֽמֹתִי֙ אֶת־הַשְּׁבֻעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖עְתִּי לְאַבְרָהָ֥ם אָבִֽיךָ׃

    Bu ülkede bir yabancı olarak yaşa. Seninle olacağım ve seni kutsayacağım. Bütün bu ülkeleri sana ve soyuna vereceğim; baban Avraam’a içtiğim andı yerine getireceğim.

  49. Bereşit 26:4

    Vehirbeti et zaraha kehoheve haşamayim venatati lezaraha et kol haaratsot hael vehitbarahu vezaraha kol goye haarets.

    וְהִרְבֵּיתִ֤י אֶֽת־זַרְעֲךָ֙ כְּכוֹכְבֵ֣י הַשָּׁמַ֔יִם וְנָתַתִּ֣י לְזַרְעֲךָ֔ אֵ֥ת כָּל־הָאֲרָצֹ֖ת הָאֵ֑ל וְהִתְבָּרֲכ֣וּ בְזַרְעֲךָ֔ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ׃

    Soyunu göğün yıldızları kadar çoğaltacak ve bütün bu ülkeleri soyuna vereceğim. Yeryüzünün bütün ulusları senin soyun aracılığıyla kutsanacak.

  50. Bereşit 27:17

    Vatiten et hamatamim veet halehem aşer asata beyad yaakov benah.

    וַתִּתֵּ֧ן אֶת־הַמַּטְעַמִּ֛ים וְאֶת־הַלֶּ֖חֶם אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑תָה בְּיַ֖ד יַעֲקֹ֥ב בְּנָֽהּ׃

    Hazırladığı lezzetli yemekleri ve ekmeği oğlu Yaakov’un eline verdi.