Vayomer Adonay lenoah bo ata vehol beteha el hateva ki oteha raiti tsadik lefanay bador haze.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ לְנֹ֔חַ בֹּֽא־אַתָּ֥ה וְכָל־בֵּיתְךָ֖ אֶל־הַתֵּבָ֑ה כִּֽי־אֹתְךָ֥ רָאִ֛יתִי צַדִּ֥יק לְפָנַ֖י בַּדּ֥וֹר הַזֶּֽה׃
Adonay Noah’a şöyle dedi: “Sen ve bütün ev halkın gemiye girin. Çünkü bu kuşakta seni önümde dürüst buldum.
Veetena veriti beni uveneha vearbe oteha bimod meod.
וְאֶתְּנָ֥ה בְרִיתִ֖י בֵּינִ֣י וּבֵינֶ֑ךָ וְאַרְבֶּ֥ה אוֹתְךָ֖ בִּמְאֹ֥ד מְאֹֽד׃
Seninle aramda antlaşmamı kuracağım ve seni çok, pek çok çoğaltacağım.”
Vehifreti oteha bimod meod unetatiha legoyim umelahim mimeha yetseu.
וְהִפְרֵתִ֤י אֹֽתְךָ֙ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֔ד וּנְתַתִּ֖יךָ לְגוֹיִ֑ם וּמְלָכִ֖ים מִמְּךָ֥ יֵצֵֽאוּ׃
Seni çok, pek çok verimli kılacağım. Senden halklar meydana getireceğim; senden krallar çıkacak.
Vayomer elav haelohim bahalom gam anohi yadati ki vetom levaveha asita zot vaehsoh gam anohi oteha mehato li al ken lo netatiha lingoa eleha.
וַיֹּאמֶר֩ אֵלָ֨יו הָֽאֱלֹהִ֜ים בַּחֲלֹ֗ם גַּ֣ם אָנֹכִ֤י יָדַ֙עְתִּי֙ כִּ֤י בְתָם־לְבָבְךָ֙ עָשִׂ֣יתָ זֹּ֔את וָאֶחְשֹׂ֧ךְ גַּם־אָנֹכִ֛י אֽוֹתְךָ֖ מֵחֲטוֹ־לִ֑י עַל־כֵּ֥ן לֹא־נְתַתִּ֖יךָ לִנְגֹּ֥עַ אֵלֶֽיהָ׃
Tanrı düşte ona şöyle dedi: “Bunu temiz bir yürekle yaptığını Ben de biliyorum. Bana karşı günah işlemenden seni Ben alıkoydum. Bu yüzden ona dokunmana izin vermedim.
Veel şaday yevareh oteha veyafreha veyarbeha vehayita likhal amim.
וְאֵ֤ל שַׁדַּי֙ יְבָרֵ֣ךְ אֹֽתְךָ֔ וְיַפְרְךָ֖ וְיַרְבֶּ֑ךָ וְהָיִ֖יתָ לִקְהַ֥ל עַמִּֽים׃
El Şaday seni kutsasın, seni verimli kılsın ve çoğaltsın; bir halklar topluluğu olasın.
Tena et naşay veet yeladay aşer avadti oteha bahen veeleha ki ata yadata et avodati aşer avadtiha.
תְּנָ֞ה אֶת־נָשַׁ֣י וְאֶת־יְלָדַ֗י אֲשֶׁ֨ר עָבַ֧דְתִּי אֹֽתְךָ֛ בָּהֵ֖ן וְאֵלֵ֑כָה כִּ֚י אַתָּ֣ה יָדַ֔עְתָּ אֶת־עֲבֹדָתִ֖י אֲשֶׁ֥ר עֲבַדְתִּֽיךָ׃
“Uğurlarına sana hizmet ettiğim eşlerimi ve çocuklarımı ver de gideyim. Sana nasıl hizmet ettiğimi biliyorsun.”
Ki meat aşer haya leha lefanay vayifrots larov vayevareh Adonay oteha leragli veata matay eese gam anohi leveti.
כִּ֡י מְעַט֩ אֲשֶׁר־הָיָ֨ה לְךָ֤ לְפָנַי֙ וַיִּפְרֹ֣ץ לָרֹ֔ב וַיְבָ֧רֶךְ יְהוָ֛ה אֹתְךָ֖ לְרַגְלִ֑י וְעַתָּ֗ה מָתַ֛י אֶֽעֱשֶׂ֥ה גַם־אָנֹכִ֖י לְבֵיתִֽי׃
“Ben gelmeden önce sahip olduğun azdı; şimdi çok arttı. Adonay benim gelişimle seni kutsadı. Peki, ben kendi evim için ne zaman çalışacağım?”
Beod şeloşet yamim yisa faro et roşeha mealeha vetala oteha al ets veahal haof et besareha mealeha.
בְּע֣וֹד ׀ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים יִשָּׂ֨א פַרְעֹ֤ה אֶת־רֹֽאשְׁךָ֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְתָלָ֥ה אוֹתְךָ֖ עַל־עֵ֑ץ וְאָכַ֥ל הָע֛וֹף אֶת־בְּשָׂרְךָ֖ מֵעָלֶֽיךָ׃
Üç gün içinde Firavun başını gövdenden ayıracak ve seni bir ağaca asacak. Kuşlar üzerindeki etini yiyecek.”
Vayomer paro el yosef ahare hodia Elohim oteha et kol zot en navon vehaham kamoha.
וַיֹּ֤אמֶר פַּרְעֹה֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אַחֲרֵ֨י הוֹדִ֧יעַ אֱלֹהִ֛ים אוֹתְךָ֖ אֶת־כָּל־זֹ֑את אֵין־נָב֥וֹן וְחָכָ֖ם כָּמֽוֹךָ׃
Yosef’e de, “Tanrı bütün bunları sana bildirdiğine göre senin kadar anlayışlı ve bilge kimse yok” dedi.
Vayomer paro el yosef ree natati oteha al kol erets mitsrayim.
וַיֹּ֥אמֶר פַּרְעֹ֖ה אֶל־יוֹסֵ֑ף רְאֵה֙ נָתַ֣תִּי אֹֽתְךָ֔ עַ֖ל כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Firavun, Yosef’e, “Bak, seni bütün Mısır ülkesinin başına koydum” dedi.
Vehilkalti oteha şam ki od hameş şanim raav pen tivareş ata uveteha vehol aşer lah.
וְכִלְכַּלְתִּ֤י אֹֽתְךָ֙ שָׁ֔ם כִּי־ע֛וֹד חָמֵ֥שׁ שָׁנִ֖ים רָעָ֑ב פֶּן־תִּוָּרֵ֛שׁ אַתָּ֥ה וּבֵֽיתְךָ֖ וְכָל־אֲשֶׁר־לָֽךְ׃
Orada sana bakacağım. Çünkü beş yıl daha kıtlık olacak. Sen, ev halkın ve sana ait olan herkes yoksulluğa düşmesin.’
Ki ata şalahti et yadi vaah oteha veet ameha badaver vatikahed min haarets.
כִּ֤י עַתָּה֙ שָׁלַ֣חְתִּי אֶת־יָדִ֔י וָאַ֥ךְ אוֹתְךָ֛ וְאֶֽת־עַמְּךָ֖ בַּדָּ֑בֶר וַתִּכָּחֵ֖ד מִן־הָאָֽרֶץ׃
Şimdiye kadar elimi uzatıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinip gitmiş olurdun.
Lo yeşevu beartseha pen yahatiu oteha li ki taavod et elohehem ki yihye leha lemokeş.
לֹ֤א יֵשְׁבוּ֙ בְּאַרְצְךָ֔ פֶּן־יַחֲטִ֥יאוּ אֹתְךָ֖ לִ֑י כִּ֤י תַעֲבֹד֙ אֶת־אֱלֹ֣הֵיהֶ֔ם כִּֽי־יִהְיֶ֥ה לְךָ֖ לְמוֹקֵֽשׁ׃ (פ)
Ülkende yaşamayacaklar; yoksa seni bana karşı günaha sürüklerler. Onların ilahlarına kulluk edersen bu sana tuzak olur.”
Kehol aşer ani mare oteha et tavnit hamişkan veet tavnit kol kelav vehen taasu.
כְּכֹ֗ל אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ מַרְאֶ֣ה אוֹתְךָ֔ אֵ֚ת תַּבְנִ֣ית הַמִּשְׁכָּ֔ן וְאֵ֖ת תַּבְנִ֣ית כָּל־כֵּלָ֑יו וְכֵ֖ן תַּעֲשֽׂוּ׃ (ס)
Sana gösterdiğim her şeye, Mişkan’ın ve bütün eşyalarının örneğine tam olarak uygun yapacaksınız.
Venoadti leha şam vedibarti iteha meal hakaporet miben şene hakeruvim aşer al aron haedut et kol aşer atsave oteha el bene yisrael.
וְנוֹעַדְתִּ֣י לְךָ֮ שָׁם֒ וְדִבַּרְתִּ֨י אִתְּךָ֜ מֵעַ֣ל הַכַּפֹּ֗רֶת מִבֵּין֙ שְׁנֵ֣י הַכְּרֻבִ֔ים אֲשֶׁ֖ר עַל־אֲרֹ֣ן הָעֵדֻ֑ת אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁ֧ר אֲצַוֶּ֛ה אוֹתְךָ֖ אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
Seninle orada buluşacağım. Kapağın üstünden, Tanıklık Sandığı üzerindeki iki keruvun arasından seninle konuşacak, İsrael oğulları için sana bütün buyruklarımı bildireceğim.
Nevuv luhot taase oto kaaşer hera oteha bahar ken yaasu.
נְב֥וּב לֻחֹ֖ת תַּעֲשֶׂ֣ה אֹת֑וֹ כַּאֲשֶׁ֨ר הֶרְאָ֥ה אֹתְךָ֛ בָּהָ֖ר כֵּ֥ן יַעֲשֽׂוּ׃ (ס)
Onu tahtalardan, içi boş olarak yapacaksın. Sana dağda gösterildiği gibi yapacaklar.
Veata haniha li veyihar api vahem vaahalem veeese oteha legoy gadol.
וְעַתָּה֙ הַנִּ֣יחָה לִּ֔י וְיִֽחַר־אַפִּ֥י בָהֶ֖ם וַאֲכַלֵּ֑ם וְאֶֽעֱשֶׂ֥ה אוֹתְךָ֖ לְג֥וֹי גָּדֽוֹל׃
“Şimdi Beni bırak; onlara karşı öfkem alevlensin, onları yok edeyim. Seni ise büyük bir ulus yapacağım.”
Akenu vadever veorişenu veeese oteha legoy gadol veatsum mimenu.
אַכֶּ֥נּוּ בַדֶּ֖בֶר וְאוֹרִשֶׁ֑נּוּ וְאֶֽעֱשֶׂה֙ אֹֽתְךָ֔ לְגוֹי־גָּד֥וֹל וְעָצ֖וּם מִמֶּֽנּוּ׃
Onları salgınla vurup mirastan yoksun bırakacağım. Senden, onlardan daha büyük ve güçlü bir ulus yapacağım.”
Vayakrev oteha veet kol aheha vene levi itah uvikaştem gam kehuna.
וַיַּקְרֵב֙ אֹֽתְךָ֔ וְאֶת־כָּל־אַחֶ֥יךָ בְנֵי־לֵוִ֖י אִתָּ֑ךְ וּבִקַּשְׁתֶּ֖ם גַּם־כְּהֻנָּֽה׃
Seni ve seninle birlikte bütün kardeşlerin olan Levi’nin oğullarını yaklaştırdı. Şimdi kâhinliği de mi istiyorsunuz?
Vatirani haaton vatet lefanay ze şaloş regalim ulay nateta mipanay ki ata gam oteha haragti veotah heheyeti.
וַתִּרְאַ֙נִי֙ הָֽאָת֔וֹן וַתֵּ֣ט לְפָנַ֔י זֶ֖ה שָׁלֹ֣שׁ רְגָלִ֑ים אוּלַי֙ נָטְתָ֣ה מִפָּנַ֔י כִּ֥י עַתָּ֛ה גַּם־אֹתְכָ֥ה הָרַ֖גְתִּי וְאוֹתָ֥הּ הֶחֱיֵֽיתִי׃
Eşek beni gördü ve üç kez önümden saptı. Önümden sapmasaydı şimdi seni öldürmüş, onu ise sağ bırakmış olurdum.”
Heref mimeni veaşmidem veemhe et şemam mitahat haşamayim veeese oteha legoy atsum varav mimenu.
הֶ֤רֶף מִמֶּ֙נִּי֙ וְאַשְׁמִידֵ֔ם וְאֶמְחֶ֣ה אֶת־שְׁמָ֔ם מִתַּ֖חַת הַשָּׁמָ֑יִם וְאֶֽעֱשֶׂה֙ אֽוֹתְךָ֔ לְגוֹי־עָצ֥וּם וָרָ֖ב מִמֶּֽנּוּ׃
Beni bırak da onları yok edeyim ve adlarını göğün altından sileyim. Seni onlardan daha güçlü ve daha kalabalık bir ulus yapayım.’
Yadbek Adonay beha et hadaver ad kaloto oteha meal haadama aşer ata va şama leriştah.
יַדְבֵּ֧ק יְהוָ֛ה בְּךָ֖ אֶת־הַדָּ֑בֶר עַ֚ד כַּלֹּת֣וֹ אֹֽתְךָ֔ מֵעַל֙ הָֽאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
Adonay salgın hastalığı sana yapıştıracak; mülk edinmek için gireceğin toprakta seni bütünüyle yok edinceye kadar sürecek.
Yoleh Adonay oteha veet malkeha aşer takim aleha el goy aşer lo yadata ata vaavoteha veavadta şam Elohim aherim ets vaaven.
יוֹלֵ֨ךְ יְהוָ֜ה אֹֽתְךָ֗ וְאֶֽת־מַלְכְּךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תָּקִ֣ים עָלֶ֔יךָ אֶל־גּ֕וֹי אֲשֶׁ֥ר לֹא־יָדַ֖עְתָּ אַתָּ֣ה וַאֲבֹתֶ֑יךָ וְעָבַ֥דְתָּ שָּׁ֛ם אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים עֵ֥ץ וָאָֽבֶן׃
Adonay seni ve başına koyduğun kralını, ne senin ne de atalarının tanıdığı bir ulusa götürecek. Orada başka tanrılara, ağaca ve taşa kulluk edeceksin.
Lemaan hakim oteha hayom lo leam veu yiheye leha lelohim kaaşer diber lah vehaaşer nişba laavoteha leavraham leyitshak uleyaakov.
לְמַ֣עַן הָקִֽים־אֹתְךָ֩ הַיּ֨וֹם ׀ ל֜וֹ לְעָ֗ם וְה֤וּא יִֽהְיֶה־לְּךָ֙ לֵֽאלֹהִ֔ים כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּר־לָ֑ךְ וְכַאֲשֶׁ֤ר נִשְׁבַּע֙ לַאֲבֹתֶ֔יךָ לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹֽב׃
Sana söylediği ve ataların Avraam'a, Yitshak'a ve Yaakov'a yemin ettiği gibi, bugün seni Kendisine halk olarak kurmak ve senin Tanrın olmak için.