İbranice biçim וְנָֽתְנ֛וּ
Temel kelime (lemma) נָתַן
Kök — שורש (şoreş) נתן
Türkçe anlam: vermek
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul
Bu yapının kullanımı: 14 kez
Teknik kod
HC/Vqq3cpTORA’DA KELİME
vermek
venatenu okunuşu Tora’da 14 kez, 12 farklı ayette görülür.
Velakehu min hadam venatenu al şete hamezuzot veal hamaşkof al habatim aşer yohelu oto bahem.
וְלָֽקְחוּ֙ מִן־הַדָּ֔ם וְנָֽתְנ֛וּ עַל־שְׁתֵּ֥י הַמְּזוּזֹ֖ת וְעַל־הַמַּשְׁק֑וֹף עַ֚ל הַבָּ֣תִּ֔ים אֲשֶׁר־יֹאכְל֥וּ אֹת֖וֹ בָּהֶֽם׃
Kanından alıp eti yiyecekleri evlerin iki kapı sövesine ve üst eşiğine sürsünler.
Ki tisa et roş bene yisrael lifkudehem venatenu iş kofer nafşo ladonay bifkod otam velo yihye vahem negef bifkod otam.
כִּ֣י תִשָּׂ֞א אֶת־רֹ֥אשׁ בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֘ל לִפְקֻדֵיהֶם֒ וְנָ֨תְנ֜וּ אִ֣ישׁ כֹּ֧פֶר נַפְשׁ֛וֹ לַיהוָ֖ה בִּפְקֹ֣ד אֹתָ֑ם וְלֹא־יִהְיֶ֥ה בָהֶ֛ם נֶ֖גֶף בִּפְקֹ֥ד אֹתָֽם׃
“İsrael oğullarının sayısını belirlemek için onları saydığında, her biri sayım sırasında Adonay’a canı için bir bedel verecek. Böylece sayıldıklarında aralarında bir felaket olmayacak.
Venatenu bene aharon hakohen eş al hamizbeah vearehu etsim al haeş.
וְ֠נָתְנוּ בְּנֵ֨י אַהֲרֹ֧ן הַכֹּהֵ֛ן אֵ֖שׁ עַל־הַמִּזְבֵּ֑חַ וְעָרְכ֥וּ עֵצִ֖ים עַל־הָאֵֽשׁ׃
Kâhin Aaron’un oğulları sunağa ateş koyacak ve ateşin üzerine odunları dizecekler.
Venatenu alav kesuy or tahaş ufaresu veged kelil tehelet milmaela vesamu badav.
וְנָתְנ֣וּ עָלָ֗יו כְּסוּי֙ ע֣וֹר תַּ֔חַשׁ וּפָרְשׂ֧וּ בֶֽגֶד־כְּלִ֛יל תְּכֵ֖לֶת מִלְמָ֑עְלָה וְשָׂמ֖וּ בַּדָּֽיו׃
Üzerine tahaş derisinden bir örtü koyacak, en üste tümüyle mavi bir kumaş serecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.
Veal şulhan hapanim yifresu beged tehelet venatenu alav et hakearot veet hakapot veet hamenakiyot veet kesot hanaseh velehem hatamid alav yihye.
וְעַ֣ל ׀ שֻׁלְחַ֣ן הַפָּנִ֗ים יִפְרְשׂוּ֮ בֶּ֣גֶד תְּכֵלֶת֒ וְנָתְנ֣וּ עָ֠לָיו אֶת־הַקְּעָרֹ֤ת וְאֶת־הַכַּפֹּת֙ וְאֶת־הַמְּנַקִּיֹּ֔ת וְאֵ֖ת קְשׂ֣וֹת הַנָּ֑סֶךְ וְלֶ֥חֶם הַתָּמִ֖יד עָלָ֥יו יִהְיֶֽה׃
Huzur ekmekleri masasının üzerine mavi bir kumaş serecekler. Üzerine ekmek kalıplarını, kaşıkları, destekleri ve ekmeklerin üzerine yerleştirileceği olukları koyacaklar. Sürekli duran ekmek masanın üzerinde kalacak.
Bu ayette 2 kez
Venatenu otah veet kol keleha el mihse or tahaş venatenu al hamot.
וְנָתְנ֤וּ אֹתָהּ֙ וְאֶת־כָּל־כֵּלֶ֔יהָ אֶל־מִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְנָתְנ֖וּ עַל־הַמּֽוֹט׃
Onu ve bütün eşyalarını tahaş derisinden bir örtünün içine koyacak ve taşıma sedyesine yerleştirecekler.
Bu ayette 2 kez
Velakehu et kol kele haşaret aşer yeşaretu vam bakodeş venatenu el beged tehelet vehisu otam bemihse or tahaş venatenu al hamot.
וְלָקְחוּ֩ אֶת־כָּל־כְּלֵ֨י הַשָּׁרֵ֜ת אֲשֶׁ֧ר יְשָֽׁרְתוּ־בָ֣ם בַּקֹּ֗דֶשׁ וְנָֽתְנוּ֙ אֶל־בֶּ֣גֶד תְּכֵ֔לֶת וְכִסּ֣וּ אוֹתָ֔ם בְּמִכְסֵ֖ה ע֣וֹר תָּ֑חַשׁ וְנָתְנ֖וּ עַל־הַמּֽוֹט׃
Kutsal yerde hizmet etmek için kullanılan bütün hizmet eşyalarını alacak, mavi bir kumaşın içine koyacak, tahaş derisinden bir örtüyle örtecek ve taşıma sedyesine yerleştirecekler.
Venatenu alav et kol kelav aşer yeşaretu alav bahem et hamahtot et hamizlagot veet hayaim veet hamizrakot kol kele hamizbeah ufaresu alav kesuy or tahaş vesamu vadav.
וְנָתְנ֣וּ עָ֠לָיו אֶֽת־כָּל־כֵּלָ֞יו אֲשֶׁ֣ר יְֽשָׁרְת֧וּ עָלָ֣יו בָּהֶ֗ם אֶת־הַמַּחְתֹּ֤ת אֶת־הַמִּזְלָגֹת֙ וְאֶת־הַיָּעִ֣ים וְאֶת־הַמִּזְרָקֹ֔ת כֹּ֖ל כְּלֵ֣י הַמִּזְבֵּ֑חַ וּפָרְשׂ֣וּ עָלָ֗יו כְּס֛וּי ע֥וֹר תַּ֖חַשׁ וְשָׂמ֥וּ בַדָּֽיו׃
Üzerinde hizmet etmek için kullanılan bütün eşyalarını, kor kaplarını, çatalları, kürekleri ve kan kaplarını, sunağın bütün eşyalarını üzerine koyacaklar. Üzerine tahaş derisinden bir örtü serecek ve taşıma sırıklarını yerleştirecekler.
Daber el bene yisrael veamarta alehem veasu lahem tsitsit al kanfe vigdehem ledorotam venatenu al tsitsit hakanaf petil tehelet.
דַּבֵּ֞ר אֶל־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם וְעָשׂ֨וּ לָהֶ֥ם צִיצִ֛ת עַל־כַּנְפֵ֥י בִגְדֵיהֶ֖ם לְדֹרֹתָ֑ם וְנָֽתְנ֛וּ עַל־צִיצִ֥ת הַכָּנָ֖ף פְּתִ֥יל תְּכֵֽלֶת׃
İsraeloğullarına konuş ve de ki: Kuşakları boyunca giysilerinin köşelerine tsitsit yapacaklar. Her köşedeki tsitsite mavi bir iplik koyacaklar.
Tsav et bene yisrael venatenu lalviyim minahalat ahuzatam arim laşavet umigraş learim sevivotehem titenu lalviyim.
צַו֮ אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וְנָתְנ֣וּ לַלְוִיִּ֗ם מִֽנַּחֲלַ֛ת אֲחֻזָּתָ֖ם עָרִ֣ים לָשָׁ֑בֶת וּמִגְרָ֗שׁ לֶֽעָרִים֙ סְבִיבֹ֣תֵיהֶ֔ם תִּתְּנ֖וּ לַלְוִיִּֽם׃
“İsraeloğullarına buyur: Miras mülklerinden Levilere yaşamaları için şehirler versinler. Şehirlerin çevresindeki açık alanları da Levilere vereceksiniz.
Veşalehu zikne iro velakehu oto mişam venatenu oto beyad goel hadam vamet.
וְשָֽׁלְחוּ֙ זִקְנֵ֣י עִיר֔וֹ וְלָקְח֥וּ אֹת֖וֹ מִשָּׁ֑ם וְנָתְנ֣וּ אֹת֗וֹ בְּיַ֛ד גֹּאֵ֥ל הַדָּ֖ם וָמֵֽת׃
kentinin ileri gelenleri adam gönderip onu oradan alacak, kanın öcünü alacak yakının eline teslim edecekler ve o kişi ölecek.
Veaneşu oto mea hesef venatenu laavi hanaara ki hotsi şem ra al betulat yisrael velo tihye leişa lo yuhal leşalehah kol yamav.
וְעָנְשׁ֨וּ אֹת֜וֹ מֵ֣אָה כֶ֗סֶף וְנָתְנוּ֙ לַאֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֔ה כִּ֤י הוֹצִיא֙ שֵׁ֣ם רָ֔ע עַ֖ל בְּתוּלַ֣ת יִשְׂרָאֵ֑ל וְלֽוֹ־תִהְיֶ֣ה לְאִשָּׁ֔ה לֹא־יוּכַ֥ל לְשַּׁלְּחָ֖הּ כָּל־יָמָֽיו׃ (ס)
İsrael'den bir bakirenin adını kötüye çıkardığı için onu yüz şekel gümüş para cezasına çarptıracak ve parayı genç kadının babasına verecekler. Kadın onun eşi olarak kalacak; adam yaşamı boyunca onu boşayamayacak.
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim וְנָֽתְנ֛וּ
Temel kelime (lemma) נָתַן
Kök — שורש (şoreş) נתן
Türkçe anlam: vermek
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, veqatal (ardışık tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul
Bu yapının kullanımı: 14 kez
HC/Vqq3cpOkunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve temel kelime: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.