İçeriğe geç

TORA KELİME DİZİNİ

יתן

Bu yazılı biçim Tora’da 42 kez, 40 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit2 kullanım2 ayet
  • Şemot11 kullanım11 ayet
  • Vayikra13 kullanım13 ayet
  • Bamidbar10 kullanım9 ayet
  • Devarim6 kullanım5 ayet

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Lemma נָתַן

Kök — שורש (şoreş, kök) נתן

Türkçe anlam: vermek

Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 39 kullanım

Teknik kodHVqi3ms

Lemma נָתַן

Kök — שורש (şoreş, kök) נתן

Türkçe anlam: vermek

Biçim: fiil, Hofal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil

Bu çözümleme: 3 kullanım

Teknik kodHVHi3ms

Morfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.

Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 43:14

    וְאֵ֣ל שַׁדַּ֗י יִתֵּ֨ן לָכֶ֤ם רַחֲמִים֙ לִפְנֵ֣י הָאִ֔ישׁ וְשִׁלַּ֥ח לָכֶ֛ם אֶת־אֲחִיכֶ֥ם אַחֵ֖ר וְאֶת־בִּנְיָמִ֑ין וַאֲנִ֕י כַּאֲשֶׁ֥ר שָׁכֹ֖לְתִּי שָׁכָֽלְתִּי׃

    El Şaday, adamın size merhamet göstermesini sağlasın da öbür kardeşinizi ve Binyamin’i size geri versin. Bana gelince, çocuklarımdan olacaksam olayım.”

  2. Bereşit 49:20

    מֵאָשֵׁ֖ר שְׁמֵנָ֣ה לַחְמ֑וֹ וְה֥וּא יִתֵּ֖ן מַֽעֲדַנֵּי־מֶֽלֶךְ׃ (ס)

    Aşer’in yiyeceği bereketli olacak; krallara yaraşır lezzetler sunacak.

  3. Şemot 3:19

    וַאֲנִ֣י יָדַ֔עְתִּי כִּ֠י לֹֽא־יִתֵּ֥ן אֶתְכֶ֛ם מֶ֥לֶךְ מִצְרַ֖יִם לַהֲלֹ֑ךְ וְלֹ֖א בְּיָ֥ד חֲזָקָֽה׃

    Ama biliyorum ki Mısır kralı güçlü bir el onu zorlamadıkça gitmenize izin vermeyecek.

  4. Şemot 12:23

    וְעָבַ֣ר יְהוָה֮ לִנְגֹּ֣ף אֶת־מִצְרַיִם֒ וְרָאָ֤ה אֶת־הַדָּם֙ עַל־הַמַּשְׁק֔וֹף וְעַ֖ל שְׁתֵּ֣י הַמְּזוּזֹ֑ת וּפָסַ֤ח יְהוָה֙ עַל־הַפֶּ֔תַח וְלֹ֤א יִתֵּן֙ הַמַּשְׁחִ֔ית לָבֹ֥א אֶל־בָּתֵּיכֶ֖ם לִנְגֹּֽף׃

    Adonay, Mısır’ı vurmak için geçecek. Kapının üst eşiğindeki ve iki sövesindeki kanı görünce o kapının üzerinden geçecek; yok edicinin evlerinize girip sizi vurmasına izin vermeyecek.

  5. Şemot 12:25

    וְהָיָ֞ה כִּֽי־תָבֹ֣אוּ אֶל־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר יִתֵּ֧ן יְהוָ֛ה לָכֶ֖ם כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֵּ֑ר וּשְׁמַרְתֶּ֖ם אֶת־הָעֲבֹדָ֥ה הַזֹּֽאת׃

    Adonay’ın söz verdiği gibi size vereceği ülkeye girdiğinizde bu ibadeti yerine getirin.

  6. Şemot 16:3

    וַיֹּאמְר֨וּ אֲלֵהֶ֜ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל מִֽי־יִתֵּ֨ן מוּתֵ֤נוּ בְיַד־יְהוָה֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּשִׁבְתֵּ֙נוּ֙ עַל־סִ֣יר הַבָּשָׂ֔ר בְּאָכְלֵ֥נוּ לֶ֖חֶם לָשֹׂ֑בַע כִּֽי־הוֹצֵאתֶ֤ם אֹתָ֙נוּ֙ אֶל־הַמִּדְבָּ֣ר הַזֶּ֔ה לְהָמִ֛ית אֶת־כָּל־הַקָּהָ֥ל הַזֶּ֖ה בָּרָעָֽב׃ (ס)

    Onlara şöyle dediler: “Keşke Mısır ülkesinde et kazanlarının başında oturup doyasıya ekmek yerken Adonay’ın eliyle ölseydik! Bütün bu topluluğu açlıktan öldürmek için bizi bu çöle çıkardınız.”

  7. Şemot 21:4

    אִם־אֲדֹנָיו֙ יִתֶּן־ל֣וֹ אִשָּׁ֔ה וְיָלְדָה־ל֥וֹ בָנִ֖ים א֣וֹ בָנ֑וֹת הָאִשָּׁ֣ה וִילָדֶ֗יהָ תִּהְיֶה֙ לַֽאדֹנֶ֔יהָ וְה֖וּא יֵצֵ֥א בְגַפּֽוֹ׃

    Efendisi ona bir eş verir ve kadın ona oğullar ya da kızlar doğurursa, kadın ve çocukları efendisine ait olacak; adam tek başına çıkacak.

  8. Şemot 21:19

    אִם־יָק֞וּם וְהִתְהַלֵּ֥ךְ בַּח֛וּץ עַל־מִשְׁעַנְתּ֖וֹ וְנִקָּ֣ה הַמַּכֶּ֑ה רַ֥ק שִׁבְתּ֛וֹ יִתֵּ֖ן וְרַפֹּ֥א יְרַפֵּֽא׃ (ס)

    kalkıp dışarıda kendi gücüyle yürüyebildiğinde vuran kişi ölüm suçundan kurtulacak. Yalnız çalışamadığı sürenin karşılığını ödeyecek ve tedavisini sağlayacak.

  9. Şemot 21:32

    אִם־עֶ֛בֶד יִגַּ֥ח הַשּׁ֖וֹר א֣וֹ אָמָ֑ה כֶּ֣סֶף ׀ שְׁלֹשִׁ֣ים שְׁקָלִ֗ים יִתֵּן֙ לַֽאדֹנָ֔יו וְהַשּׁ֖וֹר יִסָּקֵֽל׃ (ס)

    Öküz bir köleyi ya da cariyeyi boynuzlarsa sahibi, kölenin efendisine otuz şekel gümüş verecek; öküz taşlanacak.

  10. Şemot 22:6

    כִּֽי־יִתֵּן֩ אִ֨ישׁ אֶל־רֵעֵ֜הוּ כֶּ֤סֶף אֽוֹ־כֵלִים֙ לִשְׁמֹ֔ר וְגֻנַּ֖ב מִבֵּ֣ית הָאִ֑ישׁ אִם־יִמָּצֵ֥א הַגַּנָּ֖ב יְשַׁלֵּ֥ם שְׁנָֽיִם׃

    Bir adam komşusuna saklaması için para ya da eşya verir ve bunlar o adamın evinden çalınırsa, hırsız bulunduğunda iki katını ödeyecek.

  11. Şemot 22:9

    כִּֽי־יִתֵּן֩ אִ֨ישׁ אֶל־רֵעֵ֜הוּ חֲמ֨וֹר אוֹ־שׁ֥וֹר אוֹ־שֶׂ֛ה וְכָל־בְּהֵמָ֖ה לִשְׁמֹ֑ר וּמֵ֛ת אוֹ־נִשְׁבַּ֥ר אוֹ־נִשְׁבָּ֖ה אֵ֥ין רֹאֶֽה׃

    Bir adam komşusuna saklaması için eşek, öküz, davar ya da başka bir hayvan verir de hayvan kimse görmeden ölür, sakatlanır ya da zorla alınırsa,

  12. Şemot 30:14

    כֹּ֗ל הָעֹבֵר֙ עַל־הַפְּקֻדִ֔ים מִבֶּ֛ן עֶשְׂרִ֥ים שָׁנָ֖ה וָמָ֑עְלָה יִתֵּ֖ן תְּרוּמַ֥ת יְהוָֽה׃

    Yirmi yaşından başlayarak sayılanlar arasına giren herkes Adonay’a ayrılan sunuyu verecek.

  13. Şemot 30:33

    אִ֚ישׁ אֲשֶׁ֣ר יִרְקַ֣ח כָּמֹ֔הוּ וַאֲשֶׁ֥ר יִתֵּ֛ן מִמֶּ֖נּוּ עַל־זָ֑ר וְנִכְרַ֖ת מֵעַמָּֽיו׃ (ס)

    Onun benzerini hazırlayan ya da ondan yetkili olmayan birine süren kişi halkından koparılacak.’”

  14. Vayikra 4:18

    וּמִן־הַדָּ֞ם יִתֵּ֣ן ׀ עַל־קַרְנֹ֣ת הַמִּזְבֵּ֗חַ אֲשֶׁר֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֑ד וְאֵ֣ת כָּל־הַדָּ֗ם יִשְׁפֹּךְ֙ אֶל־יְסוֹד֙ מִזְבַּ֣ח הָעֹלָ֔ה אֲשֶׁר־פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃

    Kandan birazını Buluşma Çadırı’nda, Adonay’ın önündeki sunağın boynuzlarına sürecek. Kalan bütün kanı Buluşma Çadırı’nın girişindeki, bütünüyle yakılan sunular için kullanılan sunağın tabanına dökecek.

  15. Vayikra 5:11

    וְאִם־לֹא֩ תַשִּׂ֨יג יָד֜וֹ לִשְׁתֵּ֣י תֹרִ֗ים אוֹ֮ לִשְׁנֵ֣י בְנֵי־יוֹנָה֒ וְהֵבִ֨יא אֶת־קָרְבָּנ֜וֹ אֲשֶׁ֣ר חָטָ֗א עֲשִׂירִ֧ת הָאֵפָ֛ה סֹ֖לֶת לְחַטָּ֑את לֹא־יָשִׂ֨ים עָלֶ֜יהָ שֶׁ֗מֶן וְלֹא־יִתֵּ֤ן עָלֶ֙יהָ֙ לְבֹנָ֔ה כִּ֥י חַטָּ֖את הִֽיא׃

    Gücü iki kumruya ya da iki genç güvercine yetmiyorsa işlediği günah için sunusu olarak efanın onda biri kadar ince unu günah sunusu olarak getirecek. Üzerine yağ koymayacak, günlük de eklemeyecek; çünkü bu bir günah sunusudur.

  16. Vayikra 11:38

    וְכִ֤י יֻתַּן־מַ֙יִם֙ עַל־זֶ֔רַע וְנָפַ֥ל מִנִּבְלָתָ֖ם עָלָ֑יו טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם׃ (ס)

    Ama tohumun üzerine su konmuşsa ve leşlerinden bir parça üzerine düşerse o tohum sizin için arınmamış olur.

  17. Vayikra 14:17

    וּמִיֶּ֨תֶר הַשֶּׁ֜מֶן אֲשֶׁ֣ר עַל־כַּפּ֗וֹ יִתֵּ֤ן הַכֹּהֵן֙ עַל־תְּנ֞וּךְ אֹ֤זֶן הַמִּטַּהֵר֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֤הֶן יָדוֹ֙ הַיְמָנִ֔ית וְעַל־בֹּ֥הֶן רַגְל֖וֹ הַיְמָנִ֑ית עַ֖ל דַּ֥ם הָאָשָֽׁם׃

    Avucunda kalan yağdan, arınacak kişinin sağ kulağının kıkırdağına, sağ elinin başparmağına ve sağ ayağının başparmağına, suç sunusunun kanının üzerine sürecek.

  18. Vayikra 14:18

    וְהַנּוֹתָ֗ר בַּשֶּׁ֙מֶן֙ אֲשֶׁר֙ עַל־כַּ֣ף הַכֹּהֵ֔ן יִתֵּ֖ן עַל־רֹ֣אשׁ הַמִּטַּהֵ֑ר וְכִפֶּ֥ר עָלָ֛יו הַכֹּהֵ֖ן לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃

    Kâhin avucunda kalan yağı arınacak kişinin başına sürecek. Kâhin Adonay’ın önünde onun için kefaret sağlayacak.

  19. Vayikra 14:29

    וְהַנּוֹתָ֗ר מִן־הַשֶּׁ֙מֶן֙ אֲשֶׁר֙ עַל־כַּ֣ף הַכֹּהֵ֔ן יִתֵּ֖ן עַל־רֹ֣אשׁ הַמִּטַּהֵ֑ר לְכַפֵּ֥ר עָלָ֖יו לִפְנֵ֥י יְהוָֽה׃

    Kâhin avucunda kalan yağı, Adonay’ın önünde o kişi için kefaret sağlamak üzere arınacak kişinin başına sürecek.

  20. Vayikra 20:2

    וְאֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֘ל תֹּאמַר֒ אִ֣ישׁ אִישׁ֩ מִבְּנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל וּמִן־הַגֵּ֣ר ׀ הַגָּ֣ר בְּיִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֨ר יִתֵּ֧ן מִזַּרְע֛וֹ לַמֹּ֖לֶךְ מ֣וֹת יוּמָ֑ת עַ֥ם הָאָ֖רֶץ יִרְגְּמֻ֥הוּ בָאָֽבֶן׃

    “İsraeloğullarına şöyle söyle: İsraeloğullarından ya da İsrael’de yaşayan yabancılardan biri çocuklarından birini Moleh’e verirse kesinlikle ölüm cezasına çarptırılacak. Ülkenin halkı onu taşlayacak.

  21. Vayikra 20:15

    וְאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֨ר יִתֵּ֧ן שְׁכָבְתּ֛וֹ בִּבְהֵמָ֖ה מ֣וֹת יוּמָ֑ת וְאֶת־הַבְּהֵמָ֖ה תַּהֲרֹֽגוּ׃

    Bir hayvanla cinsel ilişkide bulunan erkek kesinlikle ölüm cezasına çarptırılacak; hayvanı da öldüreceksiniz.

  22. Vayikra 24:19

    וְאִ֕ישׁ כִּֽי־יִתֵּ֥ן מ֖וּם בַּעֲמִית֑וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה כֵּ֖ן יֵעָ֥שֶׂה לּֽוֹ׃

    Biri başka birini sakatlarsa kendisine de yaptığına karşılık verilecek:

  23. Vayikra 24:20

    שֶׁ֚בֶר תַּ֣חַת שֶׁ֔בֶר עַ֚יִן תַּ֣חַת עַ֔יִן שֵׁ֖ן תַּ֣חַת שֵׁ֑ן כַּאֲשֶׁ֨ר יִתֵּ֥ן מוּם֙ בָּֽאָדָ֔ם כֵּ֖ן יִנָּ֥תֶן בּֽוֹ׃

    Kırığa karşı kırık, göze karşı göz, dişe karşı diş. Bir insana verdiği sakatlığın karşılığını görecek.

  24. Vayikra 26:4

    וְנָתַתִּ֥י גִשְׁמֵיכֶ֖ם בְּעִתָּ֑ם וְנָתְנָ֤ה הָאָ֙רֶץ֙ יְבוּלָ֔הּ וְעֵ֥ץ הַשָּׂדֶ֖ה יִתֵּ֥ן פִּרְיֽוֹ׃

    yağmurlarınızı mevsiminde vereceğim. Toprak ürününü, kırdaki ağaç meyvesini verecek.

  25. Vayikra 26:20

    וְתַ֥ם לָרִ֖יק כֹּחֲכֶ֑ם וְלֹֽא־תִתֵּ֤ן אַרְצְכֶם֙ אֶת־יְבוּלָ֔הּ וְעֵ֣ץ הָאָ֔רֶץ לֹ֥א יִתֵּ֖ן פִּרְיֽוֹ׃

    Gücünüz boş yere tükenecek. Toprağınız ürününü vermeyecek; ülkedeki ağaç meyvesini vermeyecek.

  26. Vayikra 27:9

    וְאִם־בְּהֵמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר יַקְרִ֧יבוּ מִמֶּ֛נָּה קָרְבָּ֖ן לַֽיהוָ֑ה כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר יִתֵּ֥ן מִמֶּ֛נּוּ לַיהוָ֖ה יִֽהְיֶה־קֹּֽדֶשׁ׃

    Adak, Adonay’a kurban olarak sunulabilen bir hayvansa ondan Adonay’a verilen her şey kutsal olacak.

  27. Bamidbar 5:10

    וְאִ֥ישׁ אֶת־קֳדָשָׁ֖יו ל֣וֹ יִהְי֑וּ אִ֛ישׁ אֲשֶׁר־יִתֵּ֥ן לַכֹּהֵ֖ן ל֥וֹ יִהְיֶֽה׃ (פ)

    Herkesin kutsal armağanı kendisine aittir; bir kişinin kâhine verdiği şey o kâhinin olacak.

  28. Bamidbar 5:15

    וְהֵבִ֨יא הָאִ֣ישׁ אֶת־אִשְׁתּוֹ֮ אֶל־הַכֹּהֵן֒ וְהֵבִ֤יא אֶת־קָרְבָּנָהּ֙ עָלֶ֔יהָ עֲשִׂירִ֥ת הָאֵיפָ֖ה קֶ֣מַח שְׂעֹרִ֑ים לֹֽא־יִצֹ֨ק עָלָ֜יו שֶׁ֗מֶן וְלֹֽא־יִתֵּ֤ן עָלָיו֙ לְבֹנָ֔ה כִּֽי־מִנְחַ֤ת קְנָאֹת֙ ה֔וּא מִנְחַ֥ת זִכָּר֖וֹן מַזְכֶּ֥רֶת עָוֺֽן׃

    adam karısını kâhine getirecek. Kadın için sunu olarak bir efanın onda biri kadar arpa unu getirecek. Üzerine yağ dökmeyecek, günlük koymayacak; çünkü bu bir kıskançlık sunusu, suçu hatırlatan bir anma sunusudur.

  29. Bamidbar 5:21

    וְהִשְׁבִּ֨יעַ הַכֹּהֵ֥ן אֶֽת־הָֽאִשָּׁה֮ בִּשְׁבֻעַ֣ת הָאָלָה֒ וְאָמַ֤ר הַכֹּהֵן֙ לָֽאִשָּׁ֔ה יִתֵּ֨ן יְהוָ֥ה אוֹתָ֛ךְ לְאָלָ֥ה וְלִשְׁבֻעָ֖ה בְּת֣וֹךְ עַמֵּ֑ךְ בְּתֵ֨ת יְהוָ֤ה אֶת־יְרֵכֵךְ֙ נֹפֶ֔לֶת וְאֶת־בִּטְנֵ֖ךְ צָבָֽה׃

    Kâhin kadına lanet içeren ant içirecek ve şöyle diyecek: “Adonay uyluğunu çökertip karnını şişirerek seni halkının arasında lanetlerde ve antlarda anılan bir örnek yapsın.

  30. Bamidbar 11:29

    Bu ayette 2 kez

    וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ מֹשֶׁ֔ה הַֽמְקַנֵּ֥א אַתָּ֖ה לִ֑י וּמִ֨י יִתֵּ֜ן כָּל־עַ֤ם יְהוָה֙ נְבִיאִ֔ים כִּי־יִתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־רוּח֖וֹ עֲלֵיהֶֽם׃

    Moşe ona, “Benim için mi kıskanıyorsun?” dedi. “Keşke Adonay’ın bütün halkı peygamber olsa, Adonay ruhunu onların üzerine koysa!”

  31. Bamidbar 22:18

    וַיַּ֣עַן בִּלְעָ֗ם וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עַבְדֵ֣י בָלָ֔ק אִם־יִתֶּן־לִ֥י בָלָ֛ק מְלֹ֥א בֵית֖וֹ כֶּ֣סֶף וְזָהָ֑ב לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔י לַעֲשׂ֥וֹת קְטַנָּ֖ה א֥וֹ גְדוֹלָֽה׃

    Bilam, Balak’ın hizmetkârlarına şöyle cevap verdi: “Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de küçük ya da büyük bir şey yapmak için Tanrım Adonay’ın buyruğunu aşamam.

  32. Bamidbar 24:13

    אִם־יִתֶּן־לִ֨י בָלָ֜ק מְלֹ֣א בֵיתוֹ֮ כֶּ֣סֶף וְזָהָב֒ לֹ֣א אוּכַ֗ל לַעֲבֹר֙ אֶת־פִּ֣י יְהוָ֔ה לַעֲשׂ֥וֹת טוֹבָ֛ה א֥וֹ רָעָ֖ה מִלִּבִּ֑י אֲשֶׁר־יְדַבֵּ֥ר יְהוָ֖ה אֹת֥וֹ אֲדַבֵּֽר׃

    ‘Balak bana evini dolduracak kadar gümüş ve altın verse de kendi isteğimle iyi ya da kötü bir şey yapmak için Adonay’ın buyruğunu aşamam. Adonay ne söylerse onu söyleyeceğim.’

  33. Bamidbar 26:54

    לָרַ֗ב תַּרְבֶּה֙ נַחֲלָת֔וֹ וְלַמְעַ֕ט תַּמְעִ֖יט נַחֲלָת֑וֹ אִ֚ישׁ לְפִ֣י פְקֻדָ֔יו יֻתַּ֖ן נַחֲלָתֽוֹ׃

    Çok olana daha büyük, az olana daha küçük miras payı vereceksin. Her birine sayılanlarının sayısına göre miras payı verilecek.

  34. Bamidbar 32:5

    וַיֹּאמְר֗וּ אִם־מָצָ֤אנוּ חֵן֙ בְּעֵינֶ֔יךָ יֻתַּ֞ן אֶת־הָאָ֧רֶץ הַזֹּ֛את לַעֲבָדֶ֖יךָ לַאֲחֻזָּ֑ה אַל־תַּעֲבִרֵ֖נוּ אֶת־הַיַּרְדֵּֽן׃

    Şöyle dediler: “Gözünde lütuf bulduysak bu ülke kullarına mülk olarak verilsin. Bizi Yarden’den geçirme.”

  35. Bamidbar 35:8

    וְהֶֽעָרִ֗ים אֲשֶׁ֤ר תִּתְּנוּ֙ מֵאֲחֻזַּ֣ת בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֔ל מֵאֵ֤ת הָרַב֙ תַּרְבּ֔וּ וּמֵאֵ֥ת הַמְעַ֖ט תַּמְעִ֑יטוּ אִ֗ישׁ כְּפִ֤י נַחֲלָתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר יִנְחָ֔לוּ יִתֵּ֥ן מֵעָרָ֖יו לַלְוִיִּֽם׃ (פ)

    İsraeloğullarının mülkünden vereceğiniz şehirleri, çok payı olandan çok, az payı olandan az alacaksınız. Her biri, aldığı miras payına göre kendi şehirlerinden Levilere verecek.”

  36. Devarim 5:26

    מִֽי־יִתֵּ֡ן וְהָיָה֩ לְבָבָ֨ם זֶ֜ה לָהֶ֗ם לְיִרְאָ֥ה אֹתִ֛י וְלִשְׁמֹ֥ר אֶת־כָּל־מִצְוֺתַ֖י כָּל־הַיָּמִ֑ים לְמַ֨עַן יִיטַ֥ב לָהֶ֛ם וְלִבְנֵיהֶ֖ם לְעֹלָֽם׃

    Keşke her zaman Benden korkacak ve bütün emirlerimi koruyacak böyle bir yürekleri olsa! Böylece kendilerinin ve çocuklarının sonsuza kadar iyiliğine olurdu.

  37. Devarim 11:25

    לֹא־יִתְיַצֵּ֥ב אִ֖ישׁ בִּפְנֵיכֶ֑ם פַּחְדְּכֶ֨ם וּמֽוֹרַאֲכֶ֜ם יִתֵּ֣ן ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֗ם עַל־פְּנֵ֤י כָל־הָאָ֙רֶץ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּדְרְכוּ־בָ֔הּ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֥ר לָכֶֽם׃ (ס)

    Kimse karşınızda duramayacak. Tanrınız Adonay, size söylediği gibi, ayak basacağınız bütün ülkeye sizin korkunuzu ve dehşetinizi verecek.

  38. Devarim 28:7

    יִתֵּ֨ן יְהוָ֤ה אֶת־אֹיְבֶ֙יךָ֙ הַקָּמִ֣ים עָלֶ֔יךָ נִגָּפִ֖ים לְפָנֶ֑יךָ בְּדֶ֤רֶךְ אֶחָד֙ יֵצְא֣וּ אֵלֶ֔יךָ וּבְשִׁבְעָ֥ה דְרָכִ֖ים יָנ֥וּסוּ לְפָנֶֽיךָ׃

    Adonay sana karşı ayaklanan düşmanlarını önünde yenilgiye uğratacak. Sana bir yoldan gelecek, önünden yedi yoldan kaçacaklar.

  39. Devarim 28:24

    יִתֵּ֧ן יְהוָ֛ה אֶת־מְטַ֥ר אַרְצְךָ֖ אָבָ֣ק וְעָפָ֑ר מִן־הַשָּׁמַ֙יִם֙ יֵרֵ֣ד עָלֶ֔יךָ עַ֖ד הִשָּׁמְדָֽךְ׃

    Adonay ülkenin yağmurunu toza ve toprağa çevirecek. Yok edilinceye kadar göklerden üzerine bunlar yağacak.

  40. Devarim 28:67

    Bu ayette 2 kez

    בַּבֹּ֤קֶר תֹּאמַר֙ מִֽי־יִתֵּ֣ן עֶ֔רֶב וּבָעֶ֥רֶב תֹּאמַ֖ר מִֽי־יִתֵּ֣ן בֹּ֑קֶר מִפַּ֤חַד לְבָֽבְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּפְחָ֔ד וּמִמַּרְאֵ֥ה עֵינֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה׃

    Yüreğini dolduran korku ve gözlerinin gördüğü manzaralar yüzünden sabah, 'Keşke akşam olsa!' diyeceksin; akşam da, 'Keşke sabah olsa!'