Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
out of
Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 21 kez
Teknik kod
HR/Sp2msTORA’DA KELİME
-den/-dan; içinden, arasından, dışından
Bu İbranice biçim Tora’da 22 kez, 21 farklı ayette görülür.
Vehifreti oteha bimod meod unetatiha legoyim umelahim mimeha yetseu.
וְהִפְרֵתִ֤י אֹֽתְךָ֙ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֔ד וּנְתַתִּ֖יךָ לְגוֹיִ֑ם וּמְלָכִ֖ים מִמְּךָ֥ יֵצֵֽאוּ׃
Seni çok, pek çok verimli kılacağım. Senden halklar meydana getireceğim; senden krallar çıkacak.
Şemaenu adoni nesi Elohim ata betohenu bemivhar kevarenu kevor et meteha iş mimenu et kivro lo yihle mimeha mikevor meteha.
שְׁמָעֵ֣נוּ ׀ אֲדֹנִ֗י נְשִׂ֨יא אֱלֹהִ֤ים אַתָּה֙ בְּתוֹכֵ֔נוּ בְּמִבְחַ֣ר קְבָרֵ֔ינוּ קְבֹ֖ר אֶת־מֵתֶ֑ךָ אִ֣ישׁ מִמֶּ֔נּוּ אֶת־קִבְר֛וֹ לֹֽא־יִכְלֶ֥ה מִמְּךָ֖ מִקְּבֹ֥ר מֵתֶֽךָ׃
“Bizi dinle efendimiz. Sen aramızda Tanrı’nın bir önderisin. Ölünü mezarlarımızın en seçkinine göm. Hiçbirimiz ölünü gömmek için kendi mezarını senden esirgemeyecek.”
Ad şuv af ahiha mimeha veşahah et aşer asita lo veşalahti ulekahtiha mişam lama eşkal gam şenehem yom ehad.
עַד־שׁ֨וּב אַף־אָחִ֜יךָ מִמְּךָ֗ וְשָׁכַח֙ אֵ֣ת אֲשֶׁר־עָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ וְשָׁלַחְתִּ֖י וּלְקַחְתִּ֣יךָ מִשָּׁ֑ם לָמָ֥ה אֶשְׁכַּ֛ל גַּם־שְׁנֵיכֶ֖ם י֥וֹם אֶחָֽד׃
Kardeşinin sana karşı öfkesi yatışıp ona yaptığını unutunca haber gönderir, seni oradan getirtirim. Neden ikinizi de aynı gün kaybedeyim?”
Vayihar af yaakov berahel vayomer hatahat Elohim anohi aşer mana mimeh peri vaten.
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יַעֲקֹ֖ב בְּרָחֵ֑ל וַיֹּ֗אמֶר הֲתַ֤חַת אֱלֹהִים֙ אָנֹ֔כִי אֲשֶׁר־מָנַ֥ע מִמֵּ֖ךְ פְּרִי־בָֽטֶן׃
Yaakov, Rahel’e öfkelenip, “Sana rahminin meyvesini vermeyen Tanrı’nın yerinde miyim ben?” dedi.
Vayomer lo Elohim ani el şaday pere ureve goy ukehal goyim yihye mimeka umelahim mehalatseha yetseu.
וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ אֱלֹהִ֜ים אֲנִ֨י אֵ֤ל שַׁדַּי֙ פְּרֵ֣ה וּרְבֵ֔ה גּ֛וֹי וּקְהַ֥ל גּוֹיִ֖ם יִהְיֶ֣ה מִמֶּ֑ךָּ וּמְלָכִ֖ים מֵחֲלָצֶ֥יךָ יֵצֵֽאוּ׃
Tanrı ona şöyle dedi: “Ben El Şaday’ım. Verimli ol, çoğal. Senden bir ulus ve bir uluslar topluluğu doğacak; krallar senin soyundan çıkacak.
Ata tihye al beti veal piha yişak kol ami rak hakise egdal mimeka.
אַתָּה֙ תִּהְיֶ֣ה עַל־בֵּיתִ֔י וְעַל־פִּ֖יךָ יִשַּׁ֣ק כָּל־עַמִּ֑י רַ֥ק הַכִּסֵּ֖א אֶגְדַּ֥ל מִמֶּֽךָּ׃
“Sarayımın başında sen olacaksın; bütün halkım senin buyruğuna uyacak. Yalnız taht bakımından senden üstün olacağım.”
Vayomer moşe lefaro hitpaer alay lematay atir leha velaavadeha uleameha lehahrit hatsafardeim mimeha umibateha rak bayor tişaarna.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֣ה לְפַרְעֹה֮ הִתְפָּאֵ֣ר עָלַי֒ לְמָתַ֣י ׀ אַעְתִּ֣יר לְךָ֗ וְלַעֲבָדֶ֙יךָ֙ וּֽלְעַמְּךָ֔ לְהַכְרִית֙ הַֽצֲפַרְדְּעִ֔ים מִמְּךָ֖ וּמִבָּתֶּ֑יךָ רַ֥ק בַּיְאֹ֖ר תִּשָּׁאַֽרְנָה׃
Moşe, Firavun’a şöyle dedi: “Zamanı belirleme onuru senin olsun. Senin, görevlilerinin ve halkının adına ne zaman için yakarayım ki kurbağalar senden ve evlerinden yok olsun, yalnız Nil’de kalsın?”
Vesaru hatsefardeim mimeha umibateha umeavadeha umeameha rak bayor tişaarna.
וְסָר֣וּ הַֽצְפַרְדְּעִ֗ים מִמְּךָ֙ וּמִבָּ֣תֶּ֔יךָ וּמֵעֲבָדֶ֖יךָ וּמֵעַמֶּ֑ךָ רַ֥ק בַּיְאֹ֖ר תִּשָּׁאַֽרְנָה׃
Kurbağalar senden, evlerinden, görevlilerinden ve halkından uzaklaşacak; yalnız Nil’de kalacaklar.”
Navol tibol gam ata gam haam haze aşer imah ki haved mimeha hadavar lo tuhal asou levadeha.
נָבֹ֣ל תִּבֹּ֔ל גַּם־אַתָּ֕ה גַּם־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עִמָּ֑ךְ כִּֽי־כָבֵ֤ד מִמְּךָ֙ הַדָּבָ֔ר לֹא־תוּכַ֥ל עֲשֹׂ֖הוּ לְבַדֶּֽךָ׃
Hem sen hem de yanındaki bu halk iyice yıpranacaksınız. Bu iş sana fazla ağır geliyor; onu tek başına yapamazsın.
Lehoriş goyim gedolim vaatsumim mimeha mipaneha lahaviaha latet leha et artsam nahala kayom haze.
לְהוֹרִ֗ישׁ גּוֹיִ֛ם גְּדֹלִ֧ים וַעֲצֻמִ֛ים מִמְּךָ֖ מִפָּנֶ֑יךָ לַהֲבִֽיאֲךָ֗ לָֽתֶת־לְךָ֧ אֶת־אַרְצָ֛ם נַחֲלָ֖ה כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה׃
Senden daha büyük ve daha güçlü ulusları önünden kovmak, seni getirmek ve bugün olduğu gibi onların ülkesini sana miras olarak vermek için.
Ki yeviaha Adonay eloheha el haarets aşer ata va şama leriştah venaşal goyim rabim mipaneha hahiti vehagirgaşi vehaemori vehakenaani vehaperizi vehahivi vehayevusi şiva goyim rabim vaatsumim mimeka.
כִּ֤י יְבִֽיאֲךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּ֑הּ וְנָשַׁ֣ל גּֽוֹיִם־רַבִּ֣ים ׀ מִפָּנֶ֡יךָ הַֽחִתִּי֩ וְהַגִּרְגָּשִׁ֨י וְהָאֱמֹרִ֜י וְהַכְּנַעֲנִ֣י וְהַפְּרִזִּ֗י וְהַֽחִוִּי֙ וְהַיְבוּסִ֔י שִׁבְעָ֣ה גוֹיִ֔ם רַבִּ֥ים וַעֲצוּמִ֖ים מִמֶּֽךָּ׃
Tanrın Adonay seni mülk edinmeye gittiğin ülkeye getirdiğinde ve önünden birçok ulusu, senden daha kalabalık ve güçlü yedi ulusu, Hitileri, Girgaşileri, Amorileri, Kenaanlıları, Perizileri, Hivileri ve Yevusileri kovduğunda,
Vehesir Adonay mimeha kol holi vehol madve mitsrayim haraim aşer yadata lo yesimam bah unetanam behol soneeha.
וְהֵסִ֧יר יְהוָ֛ה מִמְּךָ֖ כָּל־חֹ֑לִי וְכָל־מַדְוֵי֩ מִצְרַ֨יִם הָרָעִ֜ים אֲשֶׁ֣ר יָדַ֗עְתָּ לֹ֤א יְשִׂימָם֙ בָּ֔ךְ וּנְתָנָ֖ם בְּכָל־שֹׂנְאֶֽיךָ׃
Adonay bütün hastalıkları senden uzaklaştıracak. Bildiğin Mısır’ın kötü hastalıklarından hiçbirini sana vermeyecek; bunları senden nefret edenlerin hepsinin üzerine getirecek.
Şema yisrael ata over hayom et hayarden lavo lareşet goyim gedolim vaatsumim mimeka arim gedolot uvetsurot başamayim.
שְׁמַ֣ע יִשְׂרָאֵ֗ל אַתָּ֨ה עֹבֵ֤ר הַיּוֹם֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לָבֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת גּוֹיִ֔ם גְּדֹלִ֥ים וַעֲצֻמִ֖ים מִמֶּ֑ךָּ עָרִ֛ים גְּדֹלֹ֥ת וּבְצֻרֹ֖ת בַּשָּׁמָֽיִם׃
Dinle, İsrael! Senden daha büyük ve güçlü ulusları, büyük ve surları göğe uzanan şehirleri ele geçirmek için bugün Yarden’i geçmek üzeresin.
Ki yirhak mimeha hamakom aşer yivhar Adonay eloheha lasum şemo şam vezavahta mibekareha umitsoneha aşer natan Adonay leha kaaşer tsivitiha veahalta bişareha behol avat nafşeha.
כִּֽי־יִרְחַ֨ק מִמְּךָ֜ הַמָּק֗וֹם אֲשֶׁ֨ר יִבְחַ֜ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֶיךָ֮ לָשׂ֣וּם שְׁמ֣וֹ שָׁם֒ וְזָבַחְתָּ֞ מִבְּקָרְךָ֣ וּמִצֹּֽאנְךָ֗ אֲשֶׁ֨ר נָתַ֤ן יְהוָה֙ לְךָ֔ כַּאֲשֶׁ֖ר צִוִּיתִ֑ךָ וְאָֽכַלְתָּ֙ בִּשְׁעָרֶ֔יךָ בְּכֹ֖ל אַוַּ֥ת נַפְשֶֽׁךָ׃
Tanrın Adonay’ın adını koymak için seçeceği yer sana uzaksa, Adonay’ın sana verdiği sığırlarından ve davarından sana buyurduğum gibi kesebilir, şehirlerinde canının istediği kadar yiyebilirsin.
Meelohe haamim aşer sevivotehem hakerovim eleha o harehokim mimeka miktse haarets vead ketse haarets.
מֵאֱלֹהֵ֣י הָֽעַמִּ֗ים אֲשֶׁר֙ סְבִיבֹ֣תֵיכֶ֔ם הַקְּרֹבִ֣ים אֵלֶ֔יךָ א֖וֹ הָרְחֹקִ֣ים מִמֶּ֑ךָּ מִקְצֵ֥ה הָאָ֖רֶץ וְעַד־קְצֵ֥ה הָאָֽרֶץ׃
Çevrenizdeki halkların tanrılarından, sana yakın ya da senden uzak, yeryüzünün bir ucundan öteki ucuna kadar bulunan tanrılardan söz ederse,
Bu ayette 2 kez
Vehi yirbe mimeha hadereh ki lo tuhal seeto ki yirhak mimeha hamakom aşer yivhar Adonay eloheha lasum şemo şam ki yevarehha Adonay eloheha.
וְכִֽי־יִרְבֶּ֨ה מִמְּךָ֜ הַדֶּ֗רֶךְ כִּ֣י לֹ֣א תוּכַ֘ל שְׂאֵתוֹ֒ כִּֽי־יִרְחַ֤ק מִמְּךָ֙ הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֤ר יִבְחַר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לָשׂ֥וּם שְׁמ֖וֹ שָׁ֑ם כִּ֥י יְבָרֶכְךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃
Yol senin için çok uzunsa ve onu taşıyamıyorsan, Tanrın Adonay’ın adını koymak için seçeceği yer sana uzaksa, Tanrın Adonay seni kutsadığında,
Ki yipale mimeha davar lamişpat ben dam ledam ben din ledin uven nega lanega divre rivot bişareha vekamta vealita el hamakom aşer yivhar Adonay eloheha bo.
כִּ֣י יִפָּלֵא֩ מִמְּךָ֨ דָבָ֜ר לַמִּשְׁפָּ֗ט בֵּֽין־דָּ֨ם ׀ לְדָ֜ם בֵּֽין־דִּ֣ין לְדִ֗ין וּבֵ֥ין נֶ֙גַע֙ לָנֶ֔גַע דִּבְרֵ֥י רִיבֹ֖ת בִּשְׁעָרֶ֑יךָ וְקַמְתָּ֣ וְעָלִ֔יתָ אֶל־הַמָּק֔וֹם אֲשֶׁ֥ר יִבְחַ֛ר יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בּֽוֹ׃
Kentlerinde ortaya çıkan anlaşmazlıklarda, kanla kan, davayla dava, belirtiyle belirti arasında karar vermek senin için güç olursa, kalkıp Tanrın Adonay'ın seçeceği yere çıkacaksın.
Ki tetse lamilhama al oyeveha veraita sus varehev am rav mimeha lo tira mehem ki Adonay eloheha imah hamaalha meerets mitsrayim.
כִּֽי־תֵצֵ֨א לַמִּלְחָמָ֜ה עַל־אֹיְבֶ֗יךָ וְֽרָאִ֜יתָ ס֤וּס וָרֶ֙כֶב֙ עַ֚ם רַ֣ב מִמְּךָ֔ לֹ֥א תִירָ֖א מֵהֶ֑ם כִּֽי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֙יךָ֙ עִמָּ֔ךְ הַמַּֽעַלְךָ֖ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Düşmanlarına karşı savaşa çıktığında atlar, savaş arabaları ve senden daha kalabalık bir halk görürsen onlardan korkma. Çünkü seni Mısır ülkesinden çıkaran Tanrın Adonay seninledir.
Ken taase lehol hearim harehokot mimeha meod aşer lo meare hagoyim haele hena.
כֵּ֤ן תַּעֲשֶׂה֙ לְכָל־הֶ֣עָרִ֔ים הָרְחֹקֹ֥ת מִמְּךָ֖ מְאֹ֑ד אֲשֶׁ֛ר לֹא־מֵעָרֵ֥י הַגּֽוֹיִם־הָאֵ֖לֶּה הֵֽנָּה׃
Bu ulusların kentlerinden olmayıp senden çok uzakta bulunan bütün kentlere böyle yapacaksın.
Verau kol ame haarets ki şem Adonay nikra aleha veyareu mimeka.
וְרָאוּ֙ כָּל־עַמֵּ֣י הָאָ֔רֶץ כִּ֛י שֵׁ֥ם יְהוָ֖ה נִקְרָ֣א עָלֶ֑יךָ וְיָֽרְא֖וּ מִמֶּֽךָּ׃
Yeryüzünün bütün halkları Adonay'ın Adının senin üzerinde anıldığını görecek ve senden korkacaklar.
Ki hamitsva hazot aşer anohi metsaveha hayom lo niflet hi mimeha velo rehoka hi.
כִּ֚י הַמִּצְוָ֣ה הַזֹּ֔את אֲשֶׁ֛ר אָנֹכִ֥י מְצַוְּךָ֖ הַיּ֑וֹם לֹֽא־נִפְלֵ֥את הִוא֙ מִמְּךָ֔ וְלֹ֥א רְחֹקָ֖ה הִֽוא׃
Çünkü bugün sana buyurduğum bu buyruk senin için erişilmez değildir; senden uzak da değildir.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Bu kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
out of
Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil
Bu yapının kullanımı: 21 kez
HR/Sp2msout of
Dilbilgisel yapı: edat + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HR/Sp2fsKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.