İçeriğe geç

TORA KELİME DİZİNİ

שניהם

Bu yazılı biçim Tora’da 33 kez, 33 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit9 kullanım9 ayet
  • Şemot2 kullanım2 ayet
  • Vayikra4 kullanım4 ayet
  • Bamidbar15 kullanım15 ayet
  • Devarim3 kullanım3 ayet

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Lemma שְׁנַ֫יִם

Kök — שורש (şoreş, kök) שנה

Biçim: asıl sayı, eril, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul

Bu çözümleme: 32 kullanım

Teknik kodHAcmdc/Sp3mp

Lemma שֵׁן

Kök — שורש (şoreş, kök) שנן

Biçim: isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul

Bu çözümleme: 1 kullanım

Teknik kodHNcbdc/Sp3mp

Morfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.

Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 2:25

    וַיִּֽהְי֤וּ שְׁנֵיהֶם֙ עֲרוּמִּ֔ים הָֽאָדָ֖ם וְאִשְׁתּ֑וֹ וְלֹ֖א יִתְבֹּשָֽׁשׁוּ׃

    İnsan ve karısı, ikisi de çıplaktı; bundan utanmıyorlardı.

  2. Bereşit 3:7

    וַתִּפָּקַ֙חְנָה֙ עֵינֵ֣י שְׁנֵיהֶ֔ם וַיֵּ֣דְע֔וּ כִּ֥י עֵֽירֻמִּ֖ם הֵ֑ם וַֽיִּתְפְּרוּ֙ עֲלֵ֣ה תְאֵנָ֔ה וַיַּעֲשׂ֥וּ לָהֶ֖ם חֲגֹרֹֽת׃

    İkisinin de gözleri açıldı ve çıplak olduklarını anladılar. İncir yapraklarını birbirine dikerek kendilerine bel örtüleri yaptılar.

  3. Bereşit 9:23

    וַיִּקַּח֩ שֵׁ֨ם וָיֶ֜פֶת אֶת־הַשִּׂמְלָ֗ה וַיָּשִׂ֙ימוּ֙ עַל־שְׁכֶ֣ם שְׁנֵיהֶ֔ם וַיֵּֽלְכוּ֙ אֲחֹ֣רַנִּ֔ית וַיְכַסּ֕וּ אֵ֖ת עֶרְוַ֣ת אֲבִיהֶ֑ם וּפְנֵיהֶם֙ אֲחֹ֣רַנִּ֔ית וְעֶרְוַ֥ת אֲבִיהֶ֖ם לֹ֥א רָאֽוּ׃

    Şem ile Yefet bir giysi alıp ikisinin omzuna koydular. Geri geri yürüyerek babalarının çıplaklığını örttüler. Yüzleri arkaya dönük olduğu için babalarının çıplaklığını görmediler.

  4. Bereşit 21:27

    וַיִּקַּ֤ח אַבְרָהָם֙ צֹ֣אן וּבָקָ֔ר וַיִּתֵּ֖ן לַאֲבִימֶ֑לֶךְ וַיִּכְרְת֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם בְּרִֽית׃

    Avraam koyun, keçi ve sığırlar alıp Avimeleh’e verdi. İkisi antlaşma yaptılar.

  5. Bereşit 21:31

    עַל־כֵּ֗ן קָרָ֛א לַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בְּאֵ֣ר שָׁ֑בַע כִּ֛י שָׁ֥ם נִשְׁבְּע֖וּ שְׁנֵיהֶֽם׃

    Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi; çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.

  6. Bereşit 22:6

    וַיִּקַּ֨ח אַבְרָהָ֜ם אֶת־עֲצֵ֣י הָעֹלָ֗ה וַיָּ֙שֶׂם֙ עַל־יִצְחָ֣ק בְּנ֔וֹ וַיִּקַּ֣ח בְּיָד֔וֹ אֶת־הָאֵ֖שׁ וְאֶת־הַֽמַּאֲכֶ֑לֶת וַיֵּלְכ֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם יַחְדָּֽו׃

    Avraam yakmalık sununun odunlarını alıp oğlu Yitshak’ın üzerine koydu. Ateşi ve bıçağı da kendi eline aldı. İkisi birlikte yürüdüler.

  7. Bereşit 22:8

    וַיֹּ֙אמֶר֙ אַבְרָהָ֔ם אֱלֹהִ֞ים יִרְאֶה־לּ֥וֹ הַשֶּׂ֛ה לְעֹלָ֖ה בְּנִ֑י וַיֵּלְכ֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם יַחְדָּֽו׃

    Avraam, “Oğlum, yakmalık sununun kuzusunu Tanrı Kendisi sağlayacak” dedi. İkisi birlikte yürüdüler.

  8. Bereşit 40:5

    וַיַּֽחַלְמוּ֩ חֲל֨וֹם שְׁנֵיהֶ֜ם אִ֤ישׁ חֲלֹמוֹ֙ בְּלַ֣יְלָה אֶחָ֔ד אִ֖ישׁ כְּפִתְר֣וֹן חֲלֹמ֑וֹ הַמַּשְׁקֶ֣ה וְהָאֹפֶ֗ה אֲשֶׁר֙ לְמֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁ֥ר אֲסוּרִ֖ים בְּבֵ֥ית הַסֹּֽהַר׃

    Mısır kralının zindanda tutulan sakisiyle fırıncısı aynı gece birer rüya gördüler. Her birinin rüyasının kendine özgü bir anlamı vardı.

  9. Bereşit 48:13

    וַיִּקַּ֣ח יוֹסֵף֮ אֶת־שְׁנֵיהֶם֒ אֶת־אֶפְרַ֤יִם בִּֽימִינוֹ֙ מִשְּׂמֹ֣אל יִשְׂרָאֵ֔ל וְאֶת־מְנַשֶּׁ֥ה בִשְׂמֹאל֖וֹ מִימִ֣ין יִשְׂרָאֵ֑ל וַיַּגֵּ֖שׁ אֵלָֽיו׃

    Yosef ikisini de tuttu: Efrayim’i sağ eliyle, İsrael’in soluna; Menaşe’yi sol eliyle, İsrael’in sağına getirdi ve ona yaklaştırdı.

  10. Şemot 22:8

    עַֽל־כָּל־דְּבַר־פֶּ֡שַׁע עַל־שׁ֡וֹר עַל־חֲ֠מוֹר עַל־שֶׂ֨ה עַל־שַׂלְמָ֜ה עַל־כָּל־אֲבֵדָ֗ה אֲשֶׁ֤ר יֹאמַר֙ כִּי־ה֣וּא זֶ֔ה עַ֚ד הָֽאֱלֹהִ֔ים יָבֹ֖א דְּבַר־שְׁנֵיהֶ֑ם אֲשֶׁ֤ר יַרְשִׁיעֻן֙ אֱלֹהִ֔ים יְשַׁלֵּ֥ם שְׁנַ֖יִם לְרֵעֵֽהוּ׃ (ס)

    Öküz, eşek, davar, giysi ya da hakkında ‘İşte bu’ denilen herhangi bir kayıp eşya konusunda, her türlü hak ihlalinde, iki tarafın meselesi yargıçlara gelecek. Yargıçların suçlu bulduğu kişi komşusuna iki katını ödeyecek.

  11. Şemot 22:10

    שְׁבֻעַ֣ת יְהוָ֗ה תִּהְיֶה֙ בֵּ֣ין שְׁנֵיהֶ֔ם אִם־לֹ֥א שָׁלַ֛ח יָד֖וֹ בִּמְלֶ֣אכֶת רֵעֵ֑הוּ וְלָקַ֥ח בְּעָלָ֖יו וְלֹ֥א יְשַׁלֵּֽם׃

    komşusunun malına el uzatmadığına dair Adonay adına edeceği yemin, ikisi arasındaki meseleyi çözecek. Mal sahibi bunu kabul edecek; emaneti alan ödeme yapmayacak.

  12. Vayikra 20:11

    וְאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר יִשְׁכַּב֙ אֶת־אֵ֣שֶׁת אָבִ֔יו עֶרְוַ֥ת אָבִ֖יו גִּלָּ֑ה מֽוֹת־יוּמְת֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם דְּמֵיהֶ֥ם בָּֽם׃

    Babasının karısıyla yatan erkek babasının çıplaklığını açmıştır. İkisi de kesinlikle ölüm cezasına çarptırılacak; kanlarının sorumluluğu kendilerine aittir.

  13. Vayikra 20:12

    וְאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֤ר יִשְׁכַּב֙ אֶת־כַּלָּת֔וֹ מ֥וֹת יוּמְת֖וּ שְׁנֵיהֶ֑ם תֶּ֥בֶל עָשׂ֖וּ דְּמֵיהֶ֥ם בָּֽם׃

    Geliniyle yatan erkek ve kadın, ikisi de kesinlikle ölüm cezasına çarptırılacak. Sapkınlık yapmışlardır; kanlarının sorumluluğu kendilerine aittir.

  14. Vayikra 20:13

    וְאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֨ר יִשְׁכַּ֤ב אֶת־זָכָר֙ מִשְׁכְּבֵ֣י אִשָּׁ֔ה תּוֹעֵבָ֥ה עָשׂ֖וּ שְׁנֵיהֶ֑ם מ֥וֹת יוּמָ֖תוּ דְּמֵיהֶ֥ם בָּֽם׃

    Bir erkek başka bir erkekle kadınla yatar gibi yatarsa ikisi de iğrenç bir eylem yapmışlardır. Kesinlikle ölüm cezasına çarptırılacaklar; kanlarının sorumluluğu kendilerine aittir.

  15. Vayikra 20:18

    וְ֠אִישׁ אֲשֶׁר־יִשְׁכַּ֨ב אֶת־אִשָּׁ֜ה דָּוָ֗ה וְגִלָּ֤ה אֶת־עֶרְוָתָהּ֙ אֶת־מְקֹרָ֣הּ הֶֽעֱרָ֔ה וְהִ֕יא גִּלְּתָ֖ה אֶת־מְק֣וֹר דָּמֶ֑יהָ וְנִכְרְת֥וּ שְׁנֵיהֶ֖ם מִקֶּ֥רֶב עַמָּֽם׃

    Bir erkek âdet gören bir kadınla yatar ve onun çıplaklığını açarsa kadının kan kaynağını açığa çıkarmıştır; kadın da kendi kan kaynağını açmıştır. İkisi de halklarının arasından kesilip atılacak.

  16. Bamidbar 7:13

    וְקָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃

    Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.

  17. Bamidbar 7:19

    הִקְרִ֨ב אֶת־קָרְבָּנ֜וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃

    Şu sunuyu getirdi: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.

  18. Bamidbar 7:25

    קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃

    Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.

  19. Bamidbar 7:31

    קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃

    Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.

  20. Bamidbar 7:37

    קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃

    Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.

  21. Bamidbar 7:43

    קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃

    Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.

  22. Bamidbar 7:49

    קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃

    Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.

  23. Bamidbar 7:55

    קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה

    Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.

  24. Bamidbar 7:61

    קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃

    Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.

  25. Bamidbar 7:67

    קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃

    Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.

  26. Bamidbar 7:73

    קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃

    Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.

  27. Bamidbar 7:79

    קָרְבָּנ֞וֹ קַֽעֲרַת־כֶּ֣סֶף אַחַ֗ת שְׁלֹשִׁ֣ים וּמֵאָה֮ מִשְׁקָלָהּ֒ מִזְרָ֤ק אֶחָד֙ כֶּ֔סֶף שִׁבְעִ֥ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֣קֶל הַקֹּ֑דֶשׁ שְׁנֵיהֶ֣ם ׀ מְלֵאִ֗ים סֹ֛לֶת בְּלוּלָ֥ה בַשֶּׁ֖מֶן לְמִנְחָֽה׃

    Sunusu şuydu: Ağırlığı yüz otuz şekel olan bir gümüş tabak ve kutsal şekel ölçüsüyle yetmiş şekel ağırlığında bir gümüş tas. İkisi de tahıl sunusu için yağla yoğrulmuş ince unla doluydu.

  28. Bamidbar 11:33

    הַבָּשָׂ֗ר עוֹדֶ֙נּוּ֙ בֵּ֣ין שִׁנֵּיהֶ֔ם טֶ֖רֶם יִכָּרֵ֑ת וְאַ֤ף יְהוָה֙ חָרָ֣ה בָעָ֔ם וַיַּ֤ךְ יְהוָה֙ בָּעָ֔ם מַכָּ֖ה רַבָּ֥ה מְאֹֽד׃

    Et daha dişlerinin arasındayken, henüz bitmeden, Adonay’ın halka karşı öfkesi alevlendi. Adonay halkı çok ağır bir belayla vurdu.

  29. Bamidbar 12:5

    וַיֵּ֤רֶד יְהוָה֙ בְּעַמּ֣וּד עָנָ֔ן וַֽיַּעֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וַיִּקְרָא֙ אַהֲרֹ֣ן וּמִרְיָ֔ם וַיֵּצְא֖וּ שְׁנֵיהֶֽם׃

    Adonay bulut sütununda indi, çadırın girişinde durdu ve Aaron’la Miryam’ı çağırdı. İkisi öne çıktı.

  30. Bamidbar 25:8

    וַ֠יָּבֹא אַחַ֨ר אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־הַקֻּבָּ֗ה וַיִּדְקֹר֙ אֶת־שְׁנֵיהֶ֔ם אֵ֚ת אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל וְאֶת־הָאִשָּׁ֖ה אֶל־קֳבָתָ֑הּ וַתֵּֽעָצַר֙ הַמַּגֵּפָ֔ה מֵעַ֖ל בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃

    İsraelli adamın ardından çadıra girdi ve ikisini, İsraelli adamı ve kadını karnından delip geçti. İsraeloğullarının üzerindeki salgın durdu.

  31. Devarim 22:22

    כִּֽי־יִמָּצֵ֨א אִ֜ישׁ שֹׁכֵ֣ב ׀ עִם־אִשָּׁ֣ה בְעֻֽלַת־בַּ֗עַל וּמֵ֙תוּ֙ גַּם־שְׁנֵיהֶ֔ם הָאִ֛ישׁ הַשֹּׁכֵ֥ב עִם־הָאִשָּׁ֖ה וְהָאִשָּׁ֑ה וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִיִּשְׂרָאֵֽל׃ (ס)

    Bir adam evli bir kadınla yatarken bulunursa, hem kadınla yatan adam hem de kadın, ikisi de ölecek. Böylece İsrael'den kötülüğü ortadan kaldıracaksın.

  32. Devarim 22:24

    וְהוֹצֵאתֶ֨ם אֶת־שְׁנֵיהֶ֜ם אֶל־שַׁ֣עַר ׀ הָעִ֣יר הַהִ֗וא וּסְקַלְתֶּ֨ם אֹתָ֥ם בָּאֲבָנִים֮ וָמֵתוּ֒ אֶת־הנער [הַֽנַּעֲרָ֗ה] עַל־דְּבַר֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־צָעֲקָ֣ה בָעִ֔יר וְאֶ֨ת־הָאִ֔ישׁ עַל־דְּבַ֥ר אֲשֶׁר־עִנָּ֖ה אֶת־אֵ֣שֶׁת רֵעֵ֑הוּ וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃ (ס)

    ikisini de o kentin kapısına çıkarıp taşlayacaksınız ve ölecekler. Genç kadın kentte bağırmadığı için, adam da komşusunun eşini küçük düşürdüğü için. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.

  33. Devarim 23:19

    לֹא־תָבִיא֩ אֶתְנַ֨ן זוֹנָ֜ה וּמְחִ֣יר כֶּ֗לֶב בֵּ֛ית יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ לְכָל־נֶ֑דֶר כִּ֧י תוֹעֲבַ֛ת יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ גַּם־שְׁנֵיהֶֽם׃

    Herhangi bir adak için Tanrın Adonay'ın evine fahişelik karşılığı alınan ücreti ya da bir köpeğin satış bedelini getirmeyeceksin. Çünkü ikisi de Tanrın Adonay için iğrençtir.