TORA OKUNUŞ DİZİNİ
vayotse
Bu okunuş biçimi Tora’da 7 kez, 7 ayette geçer.
Kitaplara göre dağılım
- Bereşit4 kullanım4 ayet
- Şemot1 kullanım1 ayet
- Bamidbar2 kullanım2 ayet
Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim וַיּוֹצֵ֨א
Lemma יָצָא
Kök — שורש (şoreş, kök) יצא
Türkçe anlam: çıkmak, dışarı gitmek, ayrılmak; ortaya çıkmak; çıkarmak; doğmak/ortaya koymak; sona ermek; kaçmak; akmak; serbest bırakılmak; meydana gelmek; duyurulmak veya söylenmek
Biçim: bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 5 kullanım
Teknik kod
HC/Vhw3msİbranice biçim וַיֹּ֤צֵֽא
Lemma יָצָא
Kök — שורש (şoreş, kök) יצא
Türkçe anlam: çıkmak, dışarı gitmek, ayrılmak; ortaya çıkmak; çıkarmak; doğmak/ortaya koymak; sona ermek; kaçmak; akmak; serbest bırakılmak; meydana gelmek; duyurulmak veya söylenmek
Biçim: bağlaç + fiil, Hifil, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 2 kullanım
Teknik kod
HC/Vhw3msOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Geçtiği ayetler
Vayotse oto hahutsa vayomer habet na haşamayma usefor hakohavim im tuhal lispor otam vayomer lo ko yihye zareha.
וַיּוֹצֵ֨א אֹת֜וֹ הַח֗וּצָה וַיֹּ֙אמֶר֙ הַבֶּט־נָ֣א הַשָּׁמַ֗יְמָה וּסְפֹר֙ הַכּ֣וֹכָבִ֔ים אִם־תּוּכַ֖ל לִסְפֹּ֣ר אֹתָ֑ם וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ כֹּ֥ה יִהְיֶ֖ה זַרְעֶֽךָ׃
Onu dışarı çıkarıp, “Göğe bak; sayabilirsen yıldızları say” dedi. Sonra ona, “Senin soyun böyle olacak” dedi.
Vayotse haeved kele hesef uhele zahav uvegadim vayiten lerivka umigdanot natan leahiha uleimah.
וַיּוֹצֵ֨א הָעֶ֜בֶד כְּלֵי־כֶ֨סֶף וּכְלֵ֤י זָהָב֙ וּבְגָדִ֔ים וַיִּתֵּ֖ן לְרִבְקָ֑ה וּמִ֨גְדָּנֹ֔ת נָתַ֥ן לְאָחִ֖יהָ וּלְאִמָּֽהּ׃
Hizmetkâr gümüş eşyalar, altın eşyalar ve giysiler çıkarıp Rivka’ya verdi. Erkek kardeşine ve annesine de değerli armağanlar verdi.
Vayomer şalom lahem al tirau elohehem velohe avihem natan lahem matmon beamtehotehem kaspehem ba elay vayotse alehem et şimon.
וַיֹּאמֶר֩ שָׁל֨וֹם לָכֶ֜ם אַל־תִּירָ֗אוּ אֱלֹ֨הֵיכֶ֜ם וֵֽאלֹהֵ֤י אֲבִיכֶם֙ נָתַ֨ן לָכֶ֤ם מַטְמוֹן֙ בְּאַמְתְּחֹ֣תֵיכֶ֔ם כַּסְפְּכֶ֖ם בָּ֣א אֵלָ֑י וַיּוֹצֵ֥א אֲלֵהֶ֖ם אֶת־שִׁמְעֽוֹן׃
Adam, “İçiniz rahat olsun, korkmayın” dedi. “Tanrınız, babanızın Tanrısı, torbalarınıza bir hazine koymuş. Paranız bana ulaştı.” Sonra Şimon’u yanlarına çıkardı.
Vayotse yosef otam meim birkav vayiştahu leapav aretsa.
וַיּוֹצֵ֥א יוֹסֵ֛ף אֹתָ֖ם מֵעִ֣ם בִּרְכָּ֑יו וַיִּשְׁתַּ֥חוּ לְאַפָּ֖יו אָֽרְצָה׃
Yosef onları babasının dizlerinin yanından çekti ve yüzüstü yere kapandı.
Vayotse moşe et haam likrat haelohim min hamahane vayiteyatsevu betahtit hahar.
וַיּוֹצֵ֨א מֹשֶׁ֧ה אֶת־הָעָ֛ם לִקְרַ֥את הָֽאֱלֹהִ֖ים מִן־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וַיִּֽתְיַצְּב֖וּ בְּתַחְתִּ֥ית הָהָֽר׃
Moşe halkı Tanrı’yı karşılamak üzere ordugâhtan çıkardı; dağın eteğinde durdular.
Vayehi mimohorat vayavo moşe el ohel haedut vehine parah mate aharon levet levi vayotse ferah vayatsets tsits vayigmol şekedim.
וַיְהִ֣י מִֽמָּחֳרָ֗ת וַיָּבֹ֤א מֹשֶׁה֙ אֶל־אֹ֣הֶל הָעֵד֔וּת וְהִנֵּ֛ה פָּרַ֥ח מַטֵּֽה־אַהֲרֹ֖ן לְבֵ֣ית לֵוִ֑י וַיֹּ֤צֵֽא פֶ֙רַח֙ וַיָּ֣צֵֽץ צִ֔יץ וַיִּגְמֹ֖ל שְׁקֵדִֽים׃
Ertesi gün Moşe Tanıklık Çadırı’na girdiğinde Levi evini temsil eden Aaron’un değneğinin filizlendiğini gördü. Filiz vermiş, çiçek açmış ve bademleri olgunlaşmıştı.
Vayotse moşe et kol hamatot milifne Adonay el kol bene yisrael vayiru vayikhu iş mateu.
וַיֹּצֵ֨א מֹשֶׁ֤ה אֶת־כָּל־הַמַּטֹּת֙ מִלִּפְנֵ֣י יְהוָ֔ה אֶֽל־כָּל־בְּנֵ֖י יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּרְא֥וּ וַיִּקְח֖וּ אִ֥ישׁ מַטֵּֽהוּ׃ (ס)
Moşe bütün değnekleri Adonay’ın huzurundan çıkarıp bütün İsraeloğullarına getirdi. Gördüler ve her biri kendi değneğini aldı.