İçeriğe geç

TORA KELİME DİZİNİ

זרע

Bu yazılı biçim Tora’da 31 kez, 28 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit17 kullanım14 ayet
  • Vayikra10 kullanım10 ayet
  • Bamidbar3 kullanım3 ayet
  • Devarim1 kullanım1 ayet

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Lemma זֶ֫רַע

Kök — שורש (şoreş, kök) זרע

Biçim: isim, eril, tekil, mutlak

Bu çözümleme: 28 kullanım

Teknik kodHNcmsa

Lemma זָרַע

Kök — שורש (şoreş, kök) זרע

Biçim: fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi

Bu çözümleme: 2 kullanım

Teknik kodHVqrmsa

Lemma זֶ֫רַע

Kök — שורש (şoreş, kök) זרע

Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu çözümleme: 1 kullanım

Teknik kodHNcmsc

Morfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.

Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 1:11

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים תַּֽדְשֵׁ֤א הָאָ֙רֶץ֙ דֶּ֔שֶׁא עֵ֚שֶׂב מַזְרִ֣יעַ זֶ֔רַע עֵ֣ץ פְּרִ֞י עֹ֤שֶׂה פְּרִי֙ לְמִינ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר זַרְעוֹ־ב֖וֹ עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן׃

    Tanrı, “Yeryüzü yeşillik, tohum veren bitkiler ve türlerine göre meyve veren, tohumu kendi meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirsin” dedi. Böyle oldu.

  2. Bereşit 1:12

    וַתּוֹצֵ֨א הָאָ֜רֶץ דֶּ֠שֶׁא עֵ֣שֶׂב מַזְרִ֤יעַ זֶ֙רַע֙ לְמִינֵ֔הוּ וְעֵ֧ץ עֹֽשֶׂה־פְּרִ֛י אֲשֶׁ֥ר זַרְעוֹ־ב֖וֹ לְמִינֵ֑הוּ וַיַּ֥רְא אֱלֹהִ֖ים כִּי־טֽוֹב׃

    Yeryüzü yeşillik, türüne göre tohum veren bitkiler ve türüne göre, tohumu meyvesinde bulunan meyveler veren ağaçlar yetiştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.

  3. Bereşit 1:29

    Bu ayette 4 kez

    וַיֹּ֣אמֶר אֱלֹהִ֗ים הִנֵּה֩ נָתַ֨תִּי לָכֶ֜ם אֶת־כָּל־עֵ֣שֶׂב ׀ זֹרֵ֣עַ זֶ֗רַע אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵ֣י כָל־הָאָ֔רֶץ וְאֶת־כָּל־הָעֵ֛ץ אֲשֶׁר־בּ֥וֹ פְרִי־עֵ֖ץ זֹרֵ֣עַ זָ֑רַע לָכֶ֥ם יִֽהְיֶ֖ה לְאָכְלָֽה׃

    Tanrı, “İşte, bütün yeryüzündeki tohum veren her bitkiyi ve tohumu meyvesinde bulunan her ağacı size verdim. Bunlar sizin yiyeceğiniz olacak.

  4. Bereşit 4:25

    וַיֵּ֨דַע אָדָ֥ם עוֹד֙ אֶת־אִשְׁתּ֔וֹ וַתֵּ֣לֶד בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שֵׁ֑ת כִּ֣י שָֽׁת־לִ֤י אֱלֹהִים֙ זֶ֣רַע אַחֵ֔ר תַּ֣חַת הֶ֔בֶל כִּ֥י הֲרָג֖וֹ קָֽיִן׃

    Adam yine karısıyla birlikte oldu. Karısı bir oğul doğurdu ve ona Şet adını verdi. “Tanrı bana Kayin’in öldürdüğü Hevel’in yerine başka bir çocuk verdi” dedi.

  5. Bereşit 7:3

    גַּ֣ם מֵע֧וֹף הַשָּׁמַ֛יִם שִׁבְעָ֥ה שִׁבְעָ֖ה זָכָ֣ר וּנְקֵבָ֑ה לְחַיּ֥וֹת זֶ֖רַע עַל־פְּנֵ֥י כָל־הָאָֽרֶץ׃

    Göğün kuşlarından da erkek ve dişi olarak yedişer çift al; bütün yeryüzünde soyları yaşasın.

  6. Bereşit 8:22

    עֹ֖ד כָּל־יְמֵ֣י הָאָ֑רֶץ זֶ֡רַע וְ֠קָצִיר וְקֹ֨ר וָחֹ֜ם וְקַ֧יִץ וָחֹ֛רֶף וְי֥וֹם וָלַ֖יְלָה לֹ֥א יִשְׁבֹּֽתוּ׃

    Yeryüzü var oldukça ekim ve hasat, soğuk ve sıcak, yaz ve kış, gündüz ve gece sona ermeyecek.”

  7. Bereşit 15:3

    וַיֹּ֣אמֶר אַבְרָ֔ם הֵ֣ן לִ֔י לֹ֥א נָתַ֖תָּה זָ֑רַע וְהִנֵּ֥ה בֶן־בֵּיתִ֖י יוֹרֵ֥שׁ אֹתִֽי׃

    Avram, “Bana soy vermedin; işte, ev halkımdan biri bana mirasçı olacak” dedi.

  8. Bereşit 19:32

    לְכָ֨ה נַשְׁקֶ֧ה אֶת־אָבִ֛ינוּ יַ֖יִן וְנִשְׁכְּבָ֣ה עִמּ֑וֹ וּנְחַיֶּ֥ה מֵאָבִ֖ינוּ זָֽרַע׃

    Gel, babamıza şarap içirip onunla yatalım. Böylece babamızdan soy sürdürelim.”

  9. Bereşit 19:34

    וַֽיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַתֹּ֤אמֶר הַבְּכִירָה֙ אֶל־הַצְּעִירָ֔ה הֵן־שָׁכַ֥בְתִּי אֶ֖מֶשׁ אֶת־אָבִ֑י נַשְׁקֶ֨נּוּ יַ֜יִן גַּם־הַלַּ֗יְלָה וּבֹ֙אִי֙ שִׁכְבִ֣י עִמּ֔וֹ וּנְחַיֶּ֥ה מֵאָבִ֖ינוּ זָֽרַע׃

    Ertesi gün büyük kız küçüğüne, “Dün gece babamla yattım” dedi. “Bu gece de ona şarap içirelim. Sen gidip onunla yat; böylece babamızdan soy sürdürelim.”

  10. Bereşit 21:12

    וַיֹּ֨אמֶר אֱלֹהִ֜ים אֶל־אַבְרָהָ֗ם אַל־יֵרַ֤ע בְּעֵינֶ֙יךָ֙ עַל־הַנַּ֣עַר וְעַל־אֲמָתֶ֔ךָ כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר תֹּאמַ֥ר אֵלֶ֛יךָ שָׂרָ֖ה שְׁמַ֣ע בְּקֹלָ֑הּ כִּ֣י בְיִצְחָ֔ק יִקָּרֵ֥א לְךָ֖ זָֽרַע׃

    Tanrı Avraam’a şöyle dedi: “Çocuk ve cariyen için üzülme. Sara sana ne söylerse onun sözünü dinle; çünkü senin soyun Yitshak aracılığıyla anılacak.

  11. Bereşit 38:8

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוּדָה֙ לְאוֹנָ֔ן בֹּ֛א אֶל־אֵ֥שֶׁת אָחִ֖יךָ וְיַבֵּ֣ם אֹתָ֑הּ וְהָקֵ֥ם זֶ֖רַע לְאָחִֽיךָ׃

    Yehuda, Onan’a, “Kardeşinin eşiyle birlikte ol” dedi. “Kayınbiraderlik görevini yerine getir ve kardeşinin soyunu sürdür.”

  12. Bereşit 38:9

    וַיֵּ֣דַע אוֹנָ֔ן כִּ֛י לֹּ֥א ל֖וֹ יִהְיֶ֣ה הַזָּ֑רַע וְהָיָ֞ה אִם־בָּ֨א אֶל־אֵ֤שֶׁת אָחִיו֙ וְשִׁחֵ֣ת אַ֔רְצָה לְבִלְתִּ֥י נְתָן־זֶ֖רַע לְאָחִֽיו׃

    Onan, doğacak soyun kendisine ait sayılmayacağını biliyordu. Bu yüzden kardeşinin eşiyle birlikte olduğunda kardeşine soy vermemek için menisini yere boşaltıyordu.

  13. Bereşit 47:19

    לָ֧מָּה נָמ֣וּת לְעֵינֶ֗יךָ גַּם־אֲנַ֙חְנוּ֙ גַּ֣ם אַדְמָתֵ֔נוּ קְנֵֽה־אֹתָ֥נוּ וְאֶת־אַדְמָתֵ֖נוּ בַּלָּ֑חֶם וְנִֽהְיֶ֞ה אֲנַ֤חְנוּ וְאַדְמָתֵ֙נוּ֙ עֲבָדִ֣ים לְפַרְעֹ֔ה וְתֶן־זֶ֗רַע וְנִֽחְיֶה֙ וְלֹ֣א נָמ֔וּת וְהָאֲדָמָ֖ה לֹ֥א תֵשָֽׁם׃

    Gözünün önünde biz neden ölelim, toprağımız neden yok olsun? Yiyecek karşılığında bizi ve toprağımızı satın al. Biz de toprağımız da Firavun’a hizmet edelim. Bize tohum ver de ölmeyelim, yaşayalım; toprak da ıssız kalmasın.”

  14. Bereşit 47:23

    וַיֹּ֤אמֶר יוֹסֵף֙ אֶל־הָעָ֔ם הֵן֩ קָנִ֨יתִי אֶתְכֶ֥ם הַיּ֛וֹם וְאֶת־אַדְמַתְכֶ֖ם לְפַרְעֹ֑ה הֵֽא־לָכֶ֣ם זֶ֔רַע וּזְרַעְתֶּ֖ם אֶת־הָאֲדָמָֽה׃

    Yosef halka, “Bugün sizi ve toprağınızı Firavun için satın aldım” dedi. “İşte size tohum; toprağı ekin.

  15. Vayikra 11:37

    וְכִ֤י יִפֹּל֙ מִנִּבְלָתָ֔ם עַל־כָּל־זֶ֥רַע זֵר֖וּעַ אֲשֶׁ֣ר יִזָּרֵ֑עַ טָה֖וֹר הֽוּא׃

    Leşlerinden bir parça ekilecek tohumun üzerine düşerse tohum arınmış kalır.

  16. Vayikra 11:38

    וְכִ֤י יֻתַּן־מַ֙יִם֙ עַל־זֶ֔רַע וְנָפַ֥ל מִנִּבְלָתָ֖ם עָלָ֑יו טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם׃ (ס)

    Ama tohumun üzerine su konmuşsa ve leşlerinden bir parça üzerine düşerse o tohum sizin için arınmamış olur.

  17. Vayikra 15:16

    וְאִ֕ישׁ כִּֽי־תֵצֵ֥א מִמֶּ֖נּוּ שִׁכְבַת־זָ֑רַע וְרָחַ֥ץ בַּמַּ֛יִם אֶת־כָּל־בְּשָׂר֖וֹ וְטָמֵ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃

    Bir erkekten meni çıkarsa bütün bedenini suyla yıkayacak ve akşama kadar arınmamış olacak.

  18. Vayikra 15:17

    וְכָל־בֶּ֣גֶד וְכָל־ע֔וֹר אֲשֶׁר־יִהְיֶ֥ה עָלָ֖יו שִׁכְבַת־זָ֑רַע וְכֻבַּ֥ס בַּמַּ֖יִם וְטָמֵ֥א עַד־הָעָֽרֶב׃ (פ)

    Üzerine meni gelen her giysi ve her deri suyla yıkanacak ve akşama kadar arınmamış olacak.

  19. Vayikra 15:18

    וְאִשָּׁ֕ה אֲשֶׁ֨ר יִשְׁכַּ֥ב אִ֛ישׁ אֹתָ֖הּ שִׁכְבַת־זָ֑רַע וְרָחֲצ֣וּ בַמַּ֔יִם וְטָמְא֖וּ עַד־הָעָֽרֶב׃

    Bir erkek bir kadınla meni boşalmasına yol açan cinsel ilişkide bulunursa ikisi de suyla yıkanacak ve akşama kadar arınmamış olacaklar.

  20. Vayikra 15:32

    זֹ֥את תּוֹרַ֖ת הַזָּ֑ב וַאֲשֶׁ֨ר תֵּצֵ֥א מִמֶּ֛נּוּ שִׁכְבַת־זֶ֖רַע לְטָמְאָה־בָֽהּ׃

    Akıntısı olan erkeğin ve kendisinden meni çıkarak arınmamış olan kişinin,

  21. Vayikra 19:20

    וְ֠אִישׁ כִּֽי־יִשְׁכַּ֨ב אֶת־אִשָּׁ֜ה שִׁכְבַת־זֶ֗רַע וְהִ֤וא שִׁפְחָה֙ נֶחֱרֶ֣פֶת לְאִ֔ישׁ וְהָפְדֵּה֙ לֹ֣א נִפְדָּ֔תָה א֥וֹ חֻפְשָׁ֖ה לֹ֣א נִתַּן־לָ֑הּ בִּקֹּ֧רֶת תִּהְיֶ֛ה לֹ֥א יוּמְת֖וּ כִּי־לֹ֥א חֻפָּֽשָׁה׃

    Bir erkek, başka bir erkeğe ayrılmış ama bedeli ödenerek tam olarak kurtarılmamış ya da özgürlüğü verilmemiş bir cariyeyle cinsel ilişkide bulunursa durum soruşturulacak. Ölüm cezasına çarptırılmayacaklar; çünkü kadın özgür bırakılmamıştır.

  22. Vayikra 22:4

    אִ֣ישׁ אִ֞ישׁ מִזֶּ֣רַע אַהֲרֹ֗ן וְה֤וּא צָר֙וּעַ֙ א֣וֹ זָ֔ב בַּקֳּדָשִׁים֙ לֹ֣א יֹאכַ֔ל עַ֖ד אֲשֶׁ֣ר יִטְהָ֑ר וְהַנֹּגֵ֙עַ֙ בְּכָל־טְמֵא־נֶ֔פֶשׁ א֣וֹ אִ֔ישׁ אֲשֶׁר־תֵּצֵ֥א מִמֶּ֖נּוּ שִׁכְבַת־זָֽרַע׃

    Aaron’un soyundan tsaraatlı ya da akıntısı olan biri arınıncaya kadar kutsal sunulardan yemeyecek. Ölü nedeniyle arınmamış olan bir şeye dokunan, kendisinden meni çıkan,

  23. Vayikra 26:5

    וְהִשִּׂ֨יג לָכֶ֥ם דַּ֙יִשׁ֙ אֶת־בָּצִ֔יר וּבָצִ֖יר יַשִּׂ֣יג אֶת־זָ֑רַע וַאֲכַלְתֶּ֤ם לַחְמְכֶם֙ לָשֹׂ֔בַע וִֽישַׁבְתֶּ֥ם לָבֶ֖טַח בְּאַרְצְכֶֽם׃

    Harmanınız bağbozumuna, bağbozumunuz ekim zamanına kadar sürecek. Ekmeğinizi doyasıya yiyecek ve ülkenizde güven içinde yaşayacaksınız.

  24. Vayikra 27:16

    וְאִ֣ם ׀ מִשְּׂדֵ֣ה אֲחֻזָּת֗וֹ יַקְדִּ֥ישׁ אִישׁ֙ לַֽיהוָ֔ה וְהָיָ֥ה עֶרְכְּךָ֖ לְפִ֣י זַרְע֑וֹ זֶ֚רַע חֹ֣מֶר שְׂעֹרִ֔ים בַּחֲמִשִּׁ֖ים שֶׁ֥קֶל כָּֽסֶף׃

    Bir kişi miras mülkü olan tarlasından Adonay’a kutsal olarak ayırırsa bedel, ekilebilen tohuma göre belirlenecek: Bir homer arpa tohumu ekilen yer için elli şekel gümüş.

  25. Bamidbar 5:13

    וְשָׁכַ֨ב אִ֣ישׁ אֹתָהּ֮ שִׁכְבַת־זֶרַע֒ וְנֶעְלַם֙ מֵעֵינֵ֣י אִישָׁ֔הּ וְנִסְתְּרָ֖ה וְהִ֣יא נִטְמָ֑אָה וְעֵד֙ אֵ֣ין בָּ֔הּ וְהִ֖וא לֹ֥א נִתְפָּֽשָׂה׃

    başka bir adam onunla cinsel ilişkiye girerse, bu kocasının gözünden gizli kalmışsa, kadın o adamla baş başa kalmış ve arınmamış duruma gelmişse, buna tanık yoksa ve kadın zorlanmamışsa;

  26. Bamidbar 5:28

    וְאִם־לֹ֤א נִטְמְאָה֙ הָֽאִשָּׁ֔ה וּטְהֹרָ֖ה הִ֑וא וְנִקְּתָ֖ה וְנִזְרְעָ֥ה זָֽרַע׃

    Ama kadın arınmamış duruma gelmemiş ve temizse zarar görmeyecek; çocuk sahibi olabilecek.

  27. Bamidbar 20:5

    וְלָמָ֤ה הֶֽעֱלִיתֻ֙נוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם לְהָבִ֣יא אֹתָ֔נוּ אֶל־הַמָּק֥וֹם הָרָ֖ע הַזֶּ֑ה לֹ֣א ׀ מְק֣וֹם זֶ֗רַע וּתְאֵנָ֤ה וְגֶ֙פֶן֙ וְרִמּ֔וֹן וּמַ֥יִם אַ֖יִן לִשְׁתּֽוֹת׃

    Bizi bu kötü yere getirmek için neden Mısır’dan çıkardınız? Burası ekin, incir, üzüm ve nar yetişen bir yer değil; içecek su da yok!”

  28. Devarim 28:38

    זֶ֥רַע רַ֖ב תּוֹצִ֣יא הַשָּׂדֶ֑ה וּמְעַ֣ט תֶּאֱסֹ֔ף כִּ֥י יַחְסְלֶ֖נּוּ הָאַרְבֶּֽה׃

    Tarlaya çok tohum götürecek, az ürün toplayacaksın; çünkü çekirge onu yiyip bitirecek.