Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to go out; to come out; to go away; to leave; to depart; to bring out; to take out; to carry out
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul
Bu yapının kullanımı: 10 kez
Teknik kod
HVqp3cpTORA’DA KELİME
çıkmak, dışarı gitmek, ayrılmak; ortaya çıkmak; çıkarmak; doğmak/ortaya koymak; sona ermek; kaçmak; akmak; serbest bırakılmak; meydana gelmek; duyurulmak veya söylenmek
Bu İbranice biçim Tora’da 15 kez, 15 farklı ayette görülür.
Kol hahaya kol haremes vehol haof kol romes al haarets lemişpehotehem yatseu min hateva.
כָּל־הַֽחַיָּ֗ה כָּל־הָרֶ֙מֶשׂ֙ וְכָל־הָע֔וֹף כֹּ֖ל רוֹמֵ֣שׂ עַל־הָאָ֑רֶץ לְמִשְׁפְּחֹ֣תֵיהֶ֔ם יָצְא֖וּ מִן־הַתֵּבָֽה׃
Bütün hayvanlar, yerde hareket eden bütün canlılar, bütün kuşlar, yeryüzünde hareket eden her şey, aileleriyle gemiden çıktılar.
Veet patrusim veet kasluhim aşer yatseu mişam peliştim veet kaftorim.
וְֽאֶת־פַּתְרֻסִ֞ים וְאֶת־כַּסְלֻחִ֗ים אֲשֶׁ֨ר יָצְא֥וּ מִשָּׁ֛ם פְּלִשְׁתִּ֖ים וְאֶת־כַּפְתֹּרִֽים׃ (ס)
Patrusim’in, Peliştilerin kendilerinden çıktığı Kasluhim’in ve Kaftorim’in atası oldu.
Vegam et hagoy aşer yaavodu dan anohi veahare hen yetseu birhuş gadol.
וְגַ֧ם אֶת־הַגּ֛וֹי אֲשֶׁ֥ר יַעֲבֹ֖דוּ דָּ֣ן אָנֹ֑כִי וְאַחֲרֵי־כֵ֥ן יֵצְא֖וּ בִּרְכֻ֥שׁ גָּדֽוֹל׃
Hizmet edecekleri halkı da Ben yargılayacağım. Bundan sonra büyük bir servetle çıkacaklar.
Vehifreti oteha bimod meod unetatiha legoyim umelahim mimeha yetseu.
וְהִפְרֵתִ֤י אֹֽתְךָ֙ בִּמְאֹ֣ד מְאֹ֔ד וּנְתַתִּ֖יךָ לְגוֹיִ֑ם וּמְלָכִ֖ים מִמְּךָ֥ יֵצֵֽאוּ׃
Seni çok, pek çok verimli kılacağım. Senden halklar meydana getireceğim; senden krallar çıkacak.
Vayomer lo Elohim ani el şaday pere ureve goy ukehal goyim yihye mimeka umelahim mehalatseha yetseu.
וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ אֱלֹהִ֜ים אֲנִ֨י אֵ֤ל שַׁדַּי֙ פְּרֵ֣ה וּרְבֵ֔ה גּ֛וֹי וּקְהַ֥ל גּוֹיִ֖ם יִהְיֶ֣ה מִמֶּ֑ךָּ וּמְלָכִ֖ים מֵחֲלָצֶ֥יךָ יֵצֵֽאוּ׃
Tanrı ona şöyle dedi: “Ben El Şaday’ım. Verimli ol, çoğal. Senden bir ulus ve bir uluslar topluluğu doğacak; krallar senin soyundan çıkacak.
Hem yatseu et hair lo hirhiku veyosef amar laaşer al beto kum redof ahare haanaşim vehisagtam veamarta alehem lama şilamtem raa tahat tova.
הֵ֠ם יָֽצְא֣וּ אֶת־הָעִיר֮ לֹ֣א הִרְחִיקוּ֒ וְיוֹסֵ֤ף אָמַר֙ לַֽאֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּית֔וֹ ק֥וּם רְדֹ֖ף אַחֲרֵ֣י הָֽאֲנָשִׁ֑ים וְהִשַּׂגְתָּם֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם לָ֛מָּה שִׁלַּמְתֶּ֥ם רָעָ֖ה תַּ֥חַת טוֹבָֽה׃
Kentten çıkmış, henüz fazla uzaklaşmamışlardı ki Yosef evinin sorumlusuna, “Kalk, adamların peşinden git” dedi. “Onlara yetişince şöyle söyle: ‘Neden iyiliğe kötülükle karşılık verdiniz?
Vayehi mikets şeloşim şana vearba meot şana vayehi beetsem hayom haze yatseu kol tsivot Adonay meerets mitsrayim.
וַיְהִ֗י מִקֵּץ֙ שְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֔ה וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיְהִ֗י בְּעֶ֙צֶם֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה יָֽצְא֛וּ כָּל־צִבְא֥וֹת יְהוָ֖ה מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Dört yüz otuz yılın sonunda, tam o gün, Adonay’ın bütün birlikleri Mısır ülkesinden çıktı.
Vayehi bayom haşevii yatseu min haam lilkot velo matsau.
וַֽיְהִי֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י יָצְא֥וּ מִן־הָעָ֖ם לִלְקֹ֑ט וְלֹ֖א מָצָֽאוּ׃ (ס)
Yedinci gün halktan bazıları toplamaya çıktı, ama bir şey bulamadılar.
Vayişaaru şene anaşim bamahane şem haehad eldad veşem haşeni medad vatanah alehem haruah vehema baketuvim velo yatseu haohela vayitenabeu bamahane.
וַיִּשָּׁאֲר֣וּ שְׁנֵֽי־אֲנָשִׁ֣ים ׀ בַּֽמַּחֲנֶ֡ה שֵׁ֣ם הָאֶחָ֣ד ׀ אֶלְדָּ֡ד וְשֵׁם֩ הַשֵּׁנִ֨י מֵידָ֜ד וַתָּ֧נַח עֲלֵיהֶ֣ם הָר֗וּחַ וְהֵ֙מָּה֙ בַּכְּתֻבִ֔ים וְלֹ֥א יָצְא֖וּ הָאֹ֑הֱלָה וַיִּֽתְנַבְּא֖וּ בַּֽמַּחֲנֶֽה׃
İki adam ordugâhta kalmıştı. Birinin adı Eldad, diğerinin adı Medad’dı. Yazılanlar arasındaydılar ama çadıra çıkmamışlardı. Ruh onların üzerine de kondu ve ordugâhta peygamberlik ettiler.
Vayealu meal mişkan koreh datan vaaviram misaviv vedatan vaaviram yatseu nitsavim petah oholehem uneşehem uvenehem vetapam.
וַיֵּעָל֗וּ מֵעַ֧ל מִשְׁכַּן־קֹ֛רֶח דָּתָ֥ן וַאֲבִירָ֖ם מִסָּבִ֑יב וְדָתָ֨ן וַאֲבִירָ֜ם יָצְא֣וּ נִצָּבִ֗ים פֶּ֚תַח אָֽהֳלֵיהֶ֔ם וּנְשֵׁיהֶ֥ם וּבְנֵיהֶ֖ם וְטַפָּֽם׃
Korah’ın, Datan’ın ve Aviram’ın barınaklarının çevresinden uzaklaştılar. Datan ve Aviram ise karıları, oğulları ve küçük çocuklarıyla çıkıp çadırlarının girişinde durdular.
Velifne elazar hakohen yaamod veşaal lo bemişpat haurim lifne Adonay al piv yetseu veal piv yavou u vehol bene yisrael ito vehol haeda.
וְלִפְנֵ֨י אֶלְעָזָ֤ר הַכֹּהֵן֙ יַעֲמֹ֔ד וְשָׁ֥אַל ל֛וֹ בְּמִשְׁפַּ֥ט הָאוּרִ֖ים לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה עַל־פִּ֨יו יֵצְא֜וּ וְעַל־פִּ֣יו יָבֹ֗אוּ ה֛וּא וְכָל־בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֥ל אִתּ֖וֹ וְכָל־הָעֵדָֽה׃
Kohen Elazar’ın önünde dursun; Elazar onun için Adonay’ın önünde Urim’in hükmüne danışsın. O ve yanındaki bütün İsraeloğulları, bütün topluluk, bu söze göre çıkıp bu söze göre girsin.”
Ele mase vene yisrael aşer yatseu meerets mitsrayim letsivotam beyad moşe veaharon.
אֵ֜לֶּה מַסְעֵ֣י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל אֲשֶׁ֥ר יָצְא֛וּ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לְצִבְאֹתָ֑ם בְּיַד־מֹשֶׁ֖ה וְאַהֲרֹֽן׃
Moşe ve Aaron’un yönetiminde birlikler halinde Mısır ülkesinden çıkan İsraeloğullarının yolculukları şunlardır.
Vayisu merameses bahodeş harişon bahamişa asar yom lahodeş harişon mimohorat hapesah yatseu vene yisrael beyad rama leene kol mitsrayim.
וַיִּסְע֤וּ מֵֽרַעְמְסֵס֙ בַּחֹ֣דֶשׁ הָֽרִאשׁ֔וֹן בַּחֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֛ר י֖וֹם לַחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֑וֹן מִֽמָּחֳרַ֣ת הַפֶּ֗סַח יָצְא֤וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ בְּיָ֣ד רָמָ֔ה לְעֵינֵ֖י כָּל־מִצְרָֽיִם׃
Birinci ayda, birinci ayın on beşinci günü Rameses’ten yola çıktılar. Pesah’ın ertesi günü İsraeloğulları bütün Mısır’ın gözü önünde başları dik olarak çıktılar.
Yatseu anaşim bene veliyaal mikirbeha vayadihu et yoşeve iram lemor neleha venaavda Elohim aherim aşer lo yedatem.
יָצְא֞וּ אֲנָשִׁ֤ים בְּנֵֽי־בְלִיַּ֙עַל֙ מִקִּרְבֶּ֔ךָ וַיַּדִּ֛יחוּ אֶת־יֹשְׁבֵ֥י עִירָ֖ם לֵאמֹ֑ר נֵלְכָ֗ה וְנַעַבְדָ֛ה אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לֹא־יְדַעְתֶּֽם׃
‘Aranızdan kötü adamlar çıktı ve şehirlerinin sakinlerini, “Gidelim, tanımadığınız başka tanrılara kulluk edelim” diyerek saptırdılar,’
Yiten Adonay et oyeveha hakamim aleha nigafim lefaneha bedereh ehad yetseu eleha uveşiva derahim yanusu lefaneha.
יִתֵּ֨ן יְהוָ֤ה אֶת־אֹיְבֶ֙יךָ֙ הַקָּמִ֣ים עָלֶ֔יךָ נִגָּפִ֖ים לְפָנֶ֑יךָ בְּדֶ֤רֶךְ אֶחָד֙ יֵצְא֣וּ אֵלֶ֔יךָ וּבְשִׁבְעָ֥ה דְרָכִ֖ים יָנ֥וּסוּ לְפָנֶֽיךָ׃
Adonay sana karşı ayaklanan düşmanlarını önünde yenilgiye uğratacak. Sana bir yoldan gelecek, önünden yedi yoldan kaçacaklar.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
to go out; to come out; to go away; to leave; to depart; to bring out; to take out; to carry out
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul
Bu yapının kullanımı: 10 kez
HVqp3cpto go out; to come out; to go away; to leave; to depart; to bring out; to take out; to carry out
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 5 kez
HVqi3mpKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.