Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to settle disputes; arbiter; to correct; to punish; to be vindicated; to rebuke; to refute; to argue
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Nifal, etken ortaç, f. kişi
Bu yapının kullanımı: 1 kez
Teknik kod
HC/VNrfsaTORA’DA KELİME
karar vermek; hüküm vermek; azarlamak
Bu İbranice biçim Tora’da 1 kez, 1 farklı ayette görülür.
Ulesara amar hine natati elef kesef leahih hine u lah kesut enayim lehol aşer itah veet kol venohahat.
וּלְשָׂרָ֣ה אָמַ֗ר הִנֵּ֨ה נָתַ֜תִּי אֶ֤לֶף כֶּ֙סֶף֙ לְאָחִ֔יךְ הִנֵּ֤ה הוּא־לָךְ֙ כְּס֣וּת עֵינַ֔יִם לְכֹ֖ל אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֑ךְ וְאֵ֥ת כֹּ֖ל וְנֹכָֽחַת׃
Sara’ya da, “İşte, erkek kardeşine bin gümüş verdim” dedi. “Bu, yanındaki herkesin gözünde senin için bir örtü olsun; herkesin önünde aklanmış ol.”
Dilbilgisel çözümleme
to settle disputes; arbiter; to correct; to punish; to be vindicated; to rebuke; to refute; to argue
Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Nifal, etken ortaç, f. kişi
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HC/VNrfsaKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.