İbranice biçim בְּתוֹכְכֶ֖ם
Lemma תָּ֫וֶךְ
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): midst
Biçim: edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 10 kullanım
Teknik kod
HR/Ncmsc/Sp2mpTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 11 kez, 11 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim בְּתוֹכְכֶ֖ם
Lemma תָּ֫וֶךְ
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): midst
Biçim: edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 10 kullanım
HR/Ncmsc/Sp2mpİbranice biçim בְּתֹכְכֶ֔ם
Lemma תָּ֫וֶךְ
Kök: Kaynakta açık kök kaydı yok.
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): midst
Biçim: edat + isim, eril, tekil, tamlayan + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 1 kullanım
HR/Ncmsc/Sp2mpOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Veyiten li et mearat hamahpela aşer lo aşer biktse sadeu behesef male yitenena li betohehem laahuzat kaver.
וְיִתֶּן־לִ֗י אֶת־מְעָרַ֤ת הַמַּכְפֵּלָה֙ אֲשֶׁר־ל֔וֹ אֲשֶׁ֖ר בִּקְצֵ֣ה שָׂדֵ֑הוּ בְּכֶ֨סֶף מָלֵ֜א יִתְּנֶ֥נָּה לִ֛י בְּתוֹכְכֶ֖ם לַאֲחֻזַּת־קָֽבֶר׃
Tarlasının ucunda bulunan, kendisine ait Mahpela Mağarası’nı bana versin. Tam bedeli karşılığında onu bana aranızda mezar mülkü olarak versin.”
Vayomer yaakov el beto veel kol aşer imo hasiru et elohe hanehar aşer betohehem vehitaharu vehahalifu simlotehem.
וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־בֵּית֔וֹ וְאֶ֖ל כָּל־אֲשֶׁ֣ר עִמּ֑וֹ הָסִ֜רוּ אֶת־אֱלֹהֵ֤י הַנֵּכָר֙ אֲשֶׁ֣ר בְּתֹכְכֶ֔ם וְהִֽטַּהֲר֔וּ וְהַחֲלִ֖יפוּ שִׂמְלֹתֵיכֶֽם׃
Yaakov ev halkına ve yanındaki herkese şöyle dedi: “Aranızdaki yabancı tanrıları kaldırın. Arının ve giysilerinizi değiştirin.
Tora ahat yihye laezrah velager hagar betohehem.
תּוֹרָ֣ה אַחַ֔ת יִהְיֶ֖ה לָֽאֶזְרָ֑ח וְלַגֵּ֖ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶֽם׃
Ülkenin yerlisi için de aranızda yaşayan yabancı için de tek bir yasa olacak.”
Vehayeta lahem lehukat olam bahodeş haşevii beasor lahodeş teanu et nafşotehem vehol melaha lo taasu haezrah vehager hagar betohehem.
וְהָיְתָ֥ה לָכֶ֖ם לְחֻקַּ֣ת עוֹלָ֑ם בַּחֹ֣דֶשׁ הַ֠שְּׁבִיעִי בֶּֽעָשׂ֨וֹר לַחֹ֜דֶשׁ תְּעַנּ֣וּ אֶת־נַפְשֹֽׁתֵיכֶ֗ם וְכָל־מְלָאכָה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ הָֽאֶזְרָ֔ח וְהַגֵּ֖ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶֽם׃
Bu sizin için kalıcı bir kural olacak: Yedinci ayın onuncu günü kendinizi yoksun bırakacak ve hiçbir iş yapmayacaksınız; hem ülkenin yerlisi hem de aranızda yaşayan yabancı buna uyacak.
Al ken amarti livne yisrael kol nefeş mikem lo tohal dam vehager hagar betohehem lo yohal dam.
עַל־כֵּ֤ן אָמַ֙רְתִּי֙ לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כָּל־נֶ֥פֶשׁ מִכֶּ֖ם לֹא־תֹ֣אכַל דָּ֑ם וְהַגֵּ֛ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶ֖ם לֹא־יֹ֥אכַל דָּֽם׃ (ס)
Bu nedenle İsraeloğullarına, ‘Hiçbiriniz kan yemeyecek; aranızda yaşayan yabancı da kan yemeyecek’ dedim.
Uşemartem atem et hukotay veet mişpatay velo taasu mikol hatoevot haele haezrah vehager hagar betohehem.
וּשְׁמַרְתֶּ֣ם אַתֶּ֗ם אֶת־חֻקֹּתַי֙ וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֔י וְלֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ מִכֹּ֥ל הַתּוֹעֵבֹ֖ת הָאֵ֑לֶּה הָֽאֶזְרָ֔ח וְהַגֵּ֖ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶֽם׃
Siz kurallarımı ve hükümlerimi gözeteceksiniz. Ne ülkenin yerlisi ne de aranızda yaşayan yabancı bu iğrenç eylemlerden herhangi birini yapacak.
Veiş aşer yikah et işa veet imah zima hi baeş yisrefu oto veethen velo tihye zima betohehem.
וְאִ֗ישׁ אֲשֶׁ֨ר יִקַּ֧ח אֶת־אִשָּׁ֛ה וְאֶת־אִמָּ֖הּ זִמָּ֣ה הִ֑וא בָּאֵ֞שׁ יִשְׂרְפ֤וּ אֹתוֹ֙ וְאֶתְהֶ֔ן וְלֹא־תִהְיֶ֥ה זִמָּ֖ה בְּתוֹכְכֶֽם׃
Bir erkek bir kadını ve onun annesini alırsa bu ahlaksızlıktır. Onu ve onları ateşte yakacaklar; aranızda ahlaksızlık olmayacak.
Venatati mişkani betohehem velo tigal nafşi ethem.
וְנָתַתִּ֥י מִשְׁכָּנִ֖י בְּתוֹכְכֶ֑ם וְלֹֽא־תִגְעַ֥ל נַפְשִׁ֖י אֶתְכֶֽם׃
Mişkan’ımı aranıza yerleştireceğim ve sizden tiksinmeyeceğim.
Vehithalahti betohehem vehayiti lahem lelohim veatem tihyu li leam.
וְהִתְהַלַּכְתִּי֙ בְּת֣וֹכְכֶ֔ם וְהָיִ֥יתִי לָכֶ֖ם לֵֽאלֹהִ֑ים וְאַתֶּ֖ם תִּהְיוּ־לִ֥י לְעָֽם׃
Aranızda yürüyeceğim. Ben sizin Tanrınız olacağım; siz de Benim halkım olacaksınız.
Veheveti alehem herev nokemet nekam berit veneesaftem el arehem veşilahti dever betohehem venitatem beyad oyev.
וְהֵבֵאתִ֨י עֲלֵיכֶ֜ם חֶ֗רֶב נֹקֶ֙מֶת֙ נְקַם־בְּרִ֔ית וְנֶאֱסַפְתֶּ֖ם אֶל־עָרֵיכֶ֑ם וְשִׁלַּ֤חְתִּי דֶ֙בֶר֙ בְּת֣וֹכְכֶ֔ם וְנִתַּתֶּ֖ם בְּיַד־אוֹיֵֽב׃
Antlaşmanın öcünü alan kılıcı üzerinize getireceğim. Şehirlerinize toplandığınızda aranıza salgın göndereceğim ve düşmanın eline verileceksiniz.
Vehi yagur itehem ger o aşer betohehem ledorotehem veasa işe reah nihoah ladonay kaaşer taasu ken yaase.
וְכִֽי־יָגוּר֩ אִתְּכֶ֨ם גֵּ֜ר א֤וֹ אֲשֶֽׁר־בְּתֽוֹכְכֶם֙ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם וְעָשָׂ֛ה אִשֵּׁ֥ה רֵֽיחַ־נִיחֹ֖חַ לַיהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֥ר תַּעֲשׂ֖וּ כֵּ֥ן יַעֲשֶֽׂה׃
Aranızda yaşayan bir yabancı ya da kuşaklarınız boyunca aranızda bulunacak biri Adonay’a ateşte sunulan, hoş kokulu bir sunu getirirse sizin yaptığınız gibi yapacak.