İbranice biçim תִּֽהְיֶה
Lemma הָיָה
Kök — שורש (şoreş, kök) היה
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): fall out
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil
Bu çözümleme: 9 kullanım
Teknik kod
HVqi3fsTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 16 kez, 16 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim תִּֽהְיֶה
Lemma הָיָה
Kök — שורש (şoreş, kök) היה
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): fall out
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil
Bu çözümleme: 9 kullanım
HVqi3fsİbranice biçim תִּֽהְיֶ֥ה
Lemma הָיָה
Kök — שורש (şoreş, kök) היה
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): fall out
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 5 kullanım
HVqi2msİbranice biçim תִֽחְיֶ֔ה
Lemma חָיָה
Kök — שורש (şoreş, kök) חיה
Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): live
Biçim: fiil, Kal, yiqtol (tamamlanmamış), 2. kişi, eril, tekil
Bu çözümleme: 2 kullanım
HVqi2msOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Ki taavod et haadama lo tosef tet kohah lah na vanad tiheye vaarets.
כִּ֤י תַֽעֲבֹד֙ אֶת־הָ֣אֲדָמָ֔ה לֹֽא־תֹסֵ֥ף תֵּת־כֹּחָ֖הּ לָ֑ךְ נָ֥ע וָנָ֖ד תִּֽהְיֶ֥ה בָאָֽרֶץ׃
Toprağı işlediğinde artık sana ürününü vermeyecek. Yeryüzünde kaçak ve başıboş dolaşacaksın.”
Vayomer ki et şeva kevasot tikah miyadi baavur tiheye li leeda ki hafarti et habeer hazot.
וַיֹּ֕אמֶר כִּ֚י אֶת־שֶׁ֣בַע כְּבָשֹׂ֔ת תִּקַּ֖ח מִיָּדִ֑י בַּעֲבוּר֙ תִּֽהְיֶה־לִּ֣י לְעֵדָ֔ה כִּ֥י חָפַ֖רְתִּי אֶת־הַבְּאֵ֥ר הַזֹּֽאת׃
Avraam, “Bu yedi dişi kuzuyu elimden alacaksın; bu kuyuyu benim kazdığıma tanıklık edecekler” dedi.
Veal harbeha tiheye veet ahiha taavod vehaya kaaşer tarid ufarakta ulo meal tsavareha.
וְעַל־חַרְבְּךָ֣ תִֽחְיֶ֔ה וְאֶת־אָחִ֖יךָ תַּעֲבֹ֑ד וְהָיָה֙ כַּאֲשֶׁ֣ר תָּרִ֔יד וּפָרַקְתָּ֥ עֻלּ֖וֹ מֵעַ֥ל צַוָּארֶֽךָ׃
Kılıcınla yaşayacak, kardeşine hizmet edeceksin. Ama bunun acısını duyduğunda onun boyunduruğunu boynundan çıkarıp atacaksın.”
Vediber u leha el haam vehaya u yiheye leha lefe veata tiheye lo lelohim.
וְדִבֶּר־ה֥וּא לְךָ֖ אֶל־הָעָ֑ם וְהָ֤יָה הוּא֙ יִֽהְיֶה־לְּךָ֣ לְפֶ֔ה וְאַתָּ֖ה תִּֽהְיֶה־לּ֥וֹ לֵֽאלֹהִֽים׃
Halka senin adına o konuşacak. O senin sözcün olacak, sen de ona yol göstereceksin.
Vehol minha aşer teafe batanur vehol naasa vamarheşet veal mahavat lakohen hamakriv otah lo tiheye.
וְכָל־מִנְחָ֗ה אֲשֶׁ֤ר תֵּֽאָפֶה֙ בַּתַּנּ֔וּר וְכָל־נַעֲשָׂ֥ה בַמַּרְחֶ֖שֶׁת וְעַֽל־מַחֲבַ֑ת לַכֹּהֵ֛ן הַמַּקְרִ֥יב אֹתָ֖הּ ל֥וֹ תִֽהְיֶֽה׃
Fırında pişirilen, derin kapta ya da sac üzerinde hazırlanan her tahıl sunusu, onu sunan kâhinin olacak.
Zot tiheye torat hametsora beyom tohorato vehuva el hakohen.
זֹ֤את תִּֽהְיֶה֙ תּוֹרַ֣ת הַמְּצֹרָ֔ע בְּי֖וֹם טָהֳרָת֑וֹ וְהוּבָ֖א אֶל־הַכֹּהֵֽן׃
“Tsaraatlı kişinin arınacağı gün için kural şu olacak: O kişi kâhine getirilecek.
Velo yizbehu od et zivhehem laseirim aşer hem zonim aharehem hukat olam tiheye zot lahem ledorotam.
וְלֹא־יִזְבְּח֥וּ עוֹד֙ אֶת־זִבְחֵיהֶ֔ם לַשְּׂעִירִ֕ם אֲשֶׁ֛ר הֵ֥ם זֹנִ֖ים אַחֲרֵיהֶ֑ם חֻקַּ֥ת עוֹלָ֛ם תִּֽהְיֶה־זֹּ֥את לָהֶ֖ם לְדֹרֹתָֽם׃
Artık peşlerine düşüp sadakatsizlik ettikleri keçi biçimli cinlere kurban kesmeyecekler. Bu onlar için kuşakları boyunca kalıcı bir kural olacak.
Vehaşelu iş beahiv kemipene herev verodef ayin velo tiheye lahem tekuma lifne oyevehem.
וְכָשְׁל֧וּ אִישׁ־בְּאָחִ֛יו כְּמִפְּנֵי־חֶ֖רֶב וְרֹדֵ֣ף אָ֑יִן וְלֹא־תִֽהְיֶ֤ה לָכֶם֙ תְּקוּמָ֔ה לִפְנֵ֖י אֹֽיְבֵיכֶֽם׃
Kovalayan olmadığı hâlde kılıç önündeymiş gibi birbirlerine takılıp düşecekler. Düşmanlarınızın karşısında ayakta duramayacaksınız.
Veim hayo tiheye leiş unedareha aleha o mivta sefateha aşer asera al nafşah.
וְאִם־הָי֤וֹ תִֽהְיֶה֙ לְאִ֔ישׁ וּנְדָרֶ֖יהָ עָלֶ֑יהָ א֚וֹ מִבְטָ֣א שְׂפָתֶ֔יהָ אֲשֶׁ֥ר אָסְרָ֖ה עַל־נַפְשָֽׁהּ׃
Üzerinde adakları ya da kendisini bağladığı düşünmeden söylenmiş bir söz varken bir adama eş olursa,
Utsedaka tiheye lanu ki nişmor laasot et kol hamitsva hazot lifne Adonay elohenu kaaşer tsivanu.
וּצְדָקָ֖ה תִּֽהְיֶה־לָּ֑נוּ כִּֽי־נִשְׁמֹ֨ר לַעֲשׂ֜וֹת אֶת־כָּל־הַמִּצְוָ֣ה הַזֹּ֗את לִפְנֵ֛י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵ֖ינוּ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּֽנוּ׃ (ס)
Tanrımız Adonay’ın önünde, bize buyurduğu gibi bu emrin tamamını yerine getirmeye dikkat edersek bu bizim için doğruluk sayılacaktır.’
Baruh tiheye mikol haamim lo yihye veha akar vaakara uvivhemteha.
בָּר֥וּךְ תִּֽהְיֶ֖ה מִכָּל־הָעַמִּ֑ים לֹא־יִהְיֶ֥ה בְךָ֛ עָקָ֥ר וַֽעֲקָרָ֖ה וּבִבְהֶמְתֶּֽךָ׃
Bütün halklardan daha kutsanmış olacaksın. Aranızda kısır erkek ya da kadın olmayacak; hayvanların arasında da olmayacak.
Ki harog tahargenu yadeha tiheye bo varişona lahamito veyad kol haam baaharona.
כִּ֤י הָרֹג֙ תַּֽהַרְגֶ֔נּוּ יָֽדְךָ֛ תִּֽהְיֶה־בּ֥וֹ בָרִֽאשׁוֹנָ֖ה לַהֲמִית֑וֹ וְיַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם בָּאַחֲרֹנָֽה׃
Onu kesinlikle öldüreceksin. Onu öldürmek için önce senin elin, ardından bütün halkın eli onun üzerinde olacak.
Tsedek tsedek tirdof lemaan tiheye veyaraşta et haarets aşer Adonay eloheha noten lah.
צֶ֥דֶק צֶ֖דֶק תִּרְדֹּ֑ף לְמַ֤עַן תִּֽחְיֶה֙ וְיָרַשְׁתָּ֣ אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ נֹתֵ֥ן לָֽךְ׃ (ס)
Adaletin, yalnız adaletin peşinden git ki yaşayasın ve Tanrın Adonay'ın sana verdiği ülkeyi mülk edinesin.
Yad haedim tiheye bo varişona lahamito veyad kol haam baaharona uviarta hara mikirbeha.
יַ֣ד הָעֵדִ֞ים תִּֽהְיֶה־בּ֤וֹ בָרִאשֹׁנָה֙ לַהֲמִית֔וֹ וְיַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם בָּאַחֲרֹנָ֑ה וּבִֽעַרְתָּ֥ הָרָ֖ע מִקִּרְבֶּֽךָ׃ (פ)
Onu öldürmek için ilk önce tanıkların eli, ardından bütün halkın eli ona kalkacak. Böylece aranızdaki kötülüğü ortadan kaldıracaksın.
Tamim tiheye im Adonay eloheha.
תָּמִ֣ים תִּֽהְיֶ֔ה עִ֖ם יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃ (ס)
Tanrın Adonay'a yürekten, eksiksiz bağlı olacaksın.
U yalveha veata lo talvenu u yihye leroş veata tiheye lezanav.
ה֣וּא יַלְוְךָ֔ וְאַתָּ֖ה לֹ֣א תַלְוֶ֑נּוּ ה֚וּא יִהְיֶ֣ה לְרֹ֔אשׁ וְאַתָּ֖ה תִּֽהְיֶ֥ה לְזָנָֽב׃
O sana borç verecek, sen ona veremeyeceksin. O baş olacak, sen kuyruk olacaksın.