İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

ותלךvateleh

gitmek, yürümek, hareket etmek; gelmek; dolaşmak; götürmek, getirmek, yönlendirmek; davranmak; yaşamak veya sürmek; ayrılmak, geçip gitmek; bağlama göre cinsel ilişkiye gitmek

Bu İbranice biçim Tora’da 9 kez, 9 farklı ayette görülür.

Temel kelime (lemma)
יָלַךְ
Kök
הלך

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit7 kullanım7 ayet
  • Şemot1 kullanım1 ayet
  • Bamidbar1 kullanım1 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 7:18

    Vayigberu hamayim vayirbu meod al haarets vateleh hateva al pene hamayim.

    וַיִּגְבְּר֥וּ הַמַּ֛יִם וַיִּרְבּ֥וּ מְאֹ֖ד עַל־הָאָ֑רֶץ וַתֵּ֥לֶךְ הַתֵּבָ֖ה עַל־פְּנֵ֥י הַמָּֽיִם׃

    Sular güçlenip yeryüzünde iyice çoğaldı. Gemi suların yüzünde ilerliyordu.

  2. Bereşit 21:14

    Vayaşkem avraham baboker vayikah lehem vehemat mayim vayiten el hagar sam al şihmah veet hayeled vayeşaleheha vateleh vateta bemidbar beer şava.

    וַיַּשְׁכֵּ֣ם אַבְרָהָ֣ם ׀ בַּבֹּ֡קֶר וַיִּֽקַּֽח־לֶחֶם֩ וְחֵ֨מַת מַ֜יִם וַיִּתֵּ֣ן אֶל־הָ֠גָר שָׂ֧ם עַל־שִׁכְמָ֛הּ וְאֶת־הַיֶּ֖לֶד וַֽיְשַׁלְּחֶ֑הָ וַתֵּ֣לֶךְ וַתֵּ֔תַע בְּמִדְבַּ֖ר בְּאֵ֥ר שָֽׁבַע׃

    Avraam sabah erkenden kalktı; ekmek ve bir tulum su alıp Hagar’a verdi, omzuna koydu. Çocuğu da ona verip onu gönderdi. Hagar gidip Beer-Şeva çölünde yolunu kaybetti.

  3. Bereşit 21:16

    Vateleh vateşev lah mineged harhek kimtahave keşet ki amera al ere bemot hayaled vateşev mineged vatisa et kolah vatevk.

    וַתֵּלֶךְ֩ וַתֵּ֨שֶׁב לָ֜הּ מִנֶּ֗גֶד הַרְחֵק֙ כִּמְטַחֲוֵ֣י קֶ֔שֶׁת כִּ֣י אָֽמְרָ֔ה אַל־אֶרְאֶ֖ה בְּמ֣וֹת הַיָּ֑לֶד וַתֵּ֣שֶׁב מִנֶּ֔גֶד וַתִּשָּׂ֥א אֶת־קֹלָ֖הּ וַתֵּֽבְךְּ׃

    Sonra gidip karşısına, bir ok atımı kadar uzağa oturdu. Çünkü “Çocuğun ölümünü görmeyeyim” demişti. Karşısına oturup sesini yükselterek ağladı.

  4. Bereşit 21:19

    Vayifkah Elohim et eneha vatere beer mayim vateleh vatemale et hahemet mayim vataşk et hanaar.

    וַיִּפְקַ֤ח אֱלֹהִים֙ אֶת־עֵינֶ֔יהָ וַתֵּ֖רֶא בְּאֵ֣ר מָ֑יִם וַתֵּ֜לֶךְ וַתְּמַלֵּ֤א אֶת־הַחֵ֙מֶת֙ מַ֔יִם וַתַּ֖שְׁקְ אֶת־הַנָּֽעַר׃

    Tanrı Hagar’ın gözlerini açtı; bir su kuyusu gördü. Gidip tulumu suyla doldurdu ve çocuğa içirdi.

  5. Bereşit 25:22

    Vayitrotsatsu habanim bekirbah vatomer im ken lama ze anohi vateleh lidroş et Adonay.

    וַיִּתְרֹֽצֲצ֤וּ הַבָּנִים֙ בְּקִרְבָּ֔הּ וַתֹּ֣אמֶר אִם־כֵּ֔ן לָ֥מָּה זֶּ֖ה אָנֹ֑כִי וַתֵּ֖לֶךְ לִדְרֹ֥שׁ אֶת־יְהוָֽה׃

    Çocuklar onun içinde birbirleriyle itişiyordu. Rivka, “Böyleyse neden bu haldeyim?” dedi ve Adonay’a danışmaya gitti.

  6. Bereşit 38:11

    Vayomer yehuda letamar kalato şevi almana vet avih ad yigdal şela veni ki amar pen yamut gam u keehav vateleh tamar vateşev bet aviha.

    וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְתָמָ֨ר כַּלָּת֜וֹ שְׁבִ֧י אַלְמָנָ֣ה בֵית־אָבִ֗יךְ עַד־יִגְדַּל֙ שֵׁלָ֣ה בְנִ֔י כִּ֣י אָמַ֔ר פֶּן־יָמ֥וּת גַּם־ה֖וּא כְּאֶחָ֑יו וַתֵּ֣לֶךְ תָּמָ֔ר וַתֵּ֖שֶׁב בֵּ֥ית אָבִֽיהָ׃

    Yehuda, gelini Tamar’a, “Oğlum Şela büyüyünceye kadar babanın evinde dul olarak kal” dedi. Çünkü, “O da kardeşleri gibi ölmesin” diye düşünüyordu. Tamar gidip babasının evinde kaldı.

  7. Bereşit 38:19

    Vatakom vateleh vatasar tseifah mealeha vatilbaş bigde almenutah.

    וַתָּ֣קָם וַתֵּ֔לֶךְ וַתָּ֥סַר צְעִיפָ֖הּ מֵעָלֶ֑יהָ וַתִּלְבַּ֖שׁ בִּגְדֵ֥י אַלְמְנוּתָֽהּ׃

    Tamar kalkıp gitti. Örtüsünü çıkardı ve dulluk giysilerini giydi.

  8. Şemot 2:8

    Vatomer lah bat paro lehi vateleh haalma vatikra et em hayaled.

    וַתֹּֽאמֶר־לָ֥הּ בַּת־פַּרְעֹ֖ה לֵ֑כִי וַתֵּ֙לֶךְ֙ הָֽעַלְמָ֔ה וַתִּקְרָ֖א אֶת־אֵ֥ם הַיָּֽלֶד׃

    Firavun’un kızı, “Git” dedi. Genç kız gidip çocuğun annesini çağırdı.

  9. Bamidbar 22:23

    Vatere haaton et malah Adonay nitsav badereh veharbo şelufa beyado vatet haaton min hadereh vateleh basade vayah bilam et haaton lehatotah hadareh.

    וַתֵּ֣רֶא הָאָתוֹן֩ אֶת־מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה נִצָּ֣ב בַּדֶּ֗רֶךְ וְחַרְבּ֤וֹ שְׁלוּפָה֙ בְּיָד֔וֹ וַתֵּ֤ט הָֽאָתוֹן֙ מִן־הַדֶּ֔רֶךְ וַתֵּ֖לֶךְ בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֤ךְ בִּלְעָם֙ אֶת־הָ֣אָת֔וֹן לְהַטֹּתָ֖הּ הַדָּֽרֶךְ׃

    Dişi eşek, Adonay’ın meleğini elinde çekilmiş kılıcıyla yolda dururken gördü. Yoldan sapıp tarlaya girdi. Bilam onu yola döndürmek için dövdü.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to move; to go; to walk; to flow; to come; to walk about; to wander; to roam

Dilbilgisel yapı: bağlaç + fiil, Kal, wayyiqtol (ardışık tamamlanmamış), 3. kişi, dişil, tekil

Bu yapının kullanımı: 9 kez

Teknik kodHC/Vqw3fs
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.