İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

אֶל

-e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 1682 kez, 1301 farklı ayette görülür.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit475 kullanım376 ayet
  • Şemot398 kullanım300 ayet
  • Vayikra244 kullanım180 ayet
  • Bamidbar358 kullanım274 ayet
  • Devarim207 kullanım171 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 42:33

    Vayomer elenu haiş adone haarets bezot eda ki henim atem ahihem haehad hanihu iti veet raavon batehem kehu valehu.

    וַיֹּ֣אמֶר אֵלֵ֗ינוּ הָאִישׁ֙ אֲדֹנֵ֣י הָאָ֔רֶץ בְּזֹ֣את אֵדַ֔ע כִּ֥י כֵנִ֖ים אַתֶּ֑ם אֲחִיכֶ֤ם הָֽאֶחָד֙ הַנִּ֣יחוּ אִתִּ֔י וְאֶת־רַעֲב֥וֹן בָּתֵּיכֶ֖ם קְח֥וּ וָלֵֽכוּ׃

    Ülkenin efendisi olan adam bize şöyle dedi: ‘Dürüst olduğunuzu şu şekilde anlayacağım: Kardeşlerinizden birini yanımda bırakın. Aç kalan ev halklarınız için tahıl alıp gidin.

  2. Bereşit 42:34

    Vehaviu et ahihem hakaton elay veedea ki lo meragelim atem ki henim atem et ahihem eten lahem veet haarets tisharu.

    וְ֠הָבִיאוּ אֶת־אֲחִיכֶ֣ם הַקָּטֹן֮ אֵלַי֒ וְאֵֽדְעָ֗ה כִּ֣י לֹ֤א מְרַגְּלִים֙ אַתֶּ֔ם כִּ֥י כֵנִ֖ים אַתֶּ֑ם אֶת־אֲחִיכֶם֙ אֶתֵּ֣ן לָכֶ֔ם וְאֶת־הָאָ֖רֶץ תִּסְחָֽרוּ׃

    En küçük kardeşinizi bana getirin. O zaman casus değil, dürüst insanlar olduğunuzu anlayacağım. Kardeşinizi size geri vereceğim; ülkede ticaret de yapabileceksiniz.’”

  3. Bereşit 42:36

    Vayomer alehem yaakov avihem oti şikaltem yosef enenu veşimon enenu veet binyamin tikahu alay hayu hulana.

    וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ יַעֲקֹ֣ב אֲבִיהֶ֔ם אֹתִ֖י שִׁכַּלְתֶּ֑ם יוֹסֵ֤ף אֵינֶ֙נּוּ֙ וְשִׁמְע֣וֹן אֵינֶ֔נּוּ וְאֶת־בִּנְיָמִ֣ן תִּקָּ֔חוּ עָלַ֖י הָי֥וּ כֻלָּֽנָה׃

    Babaları Yaakov, “Beni çocuklarımdan ettiniz!” dedi. “Yosef yok, Şimon yok; şimdi Binyamin’i de alacaksınız. Bütün bunlar benim başıma geliyor!”

  4. Bereşit 42:37

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vayomer reuven el aviv lemor et şene vanay tamit im lo avienu eleha tena oto al yadi vaani aşivenu eleha.

    וַיֹּ֤אמֶר רְאוּבֵן֙ אֶל־אָבִ֣יו לֵאמֹ֔ר אֶת־שְׁנֵ֤י בָנַי֙ תָּמִ֔ית אִם־לֹ֥א אֲבִיאֶ֖נּוּ אֵלֶ֑יךָ תְּנָ֤ה אֹתוֹ֙ עַל־יָדִ֔י וַאֲנִ֖י אֲשִׁיבֶ֥נּוּ אֵלֶֽיךָ׃

    Reuven babasına, “Onu sana geri getirmezsem iki oğlumu öldürebilirsin” dedi. “Onu bana emanet et; sana geri getireceğim.”

  5. Bereşit 43:2

    Vayehi kaaşer kilu leehol et haşever aşer heviu mimitsrayim vayomer alehem avihem şuvu şivru lanu meat ohel.

    וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֤ר כִּלּוּ֙ לֶאֱכֹ֣ל אֶת־הַשֶּׁ֔בֶר אֲשֶׁ֥ר הֵבִ֖יאוּ מִמִּצְרָ֑יִם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ אֲבִיהֶ֔ם שֻׁ֖בוּ שִׁבְרוּ־לָ֥נוּ מְעַט־אֹֽכֶל׃

    Mısır’dan getirdikleri tahılı yiyip bitirince babaları onlara, “Yeniden gidip bize biraz yiyecek satın alın” dedi.

  6. Bereşit 43:3

    Vayomer elav yehuda lemor haed heid banu haiş lemor lo tiru fanay bilti ahihem itehem.

    וַיֹּ֧אמֶר אֵלָ֛יו יְהוּדָ֖ה לֵאמֹ֑ר הָעֵ֣ד הֵעִד֩ בָּ֨נוּ הָאִ֤ישׁ לֵאמֹר֙ לֹֽא־תִרְא֣וּ פָנַ֔י בִּלְתִּ֖י אֲחִיכֶ֥ם אִתְּכֶֽם׃

    Yehuda ona şöyle karşılık verdi: “Adam bizi kesin bir dille uyardı: ‘Kardeşiniz yanınızda olmadan karşıma çıkmayın!’ dedi.

  7. Bereşit 43:5

    Veim eneha meşaleah lo nered ki haiş amar elenu lo tiru fanay bilti ahihem itehem.

    וְאִם־אֵינְךָ֥ מְשַׁלֵּ֖חַ לֹ֣א נֵרֵ֑ד כִּֽי־הָאִ֞ישׁ אָמַ֤ר אֵלֵ֙ינוּ֙ לֹֽא־תִרְא֣וּ פָנַ֔י בִּלְתִּ֖י אֲחִיכֶ֥ם אִתְּכֶֽם׃

    Ama göndermezsen inmeyiz. Çünkü adam bize, ‘Kardeşiniz yanınızda olmadan karşıma çıkmayın!’ dedi.”

  8. Bereşit 43:8

    Vayomer yehuda el yisrael aviv şilha hanaar iti venakuma veneleha veniheye velo namut gam anahnu gam ata gam tapenu.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוּדָ֜ה אֶל־יִשְׂרָאֵ֣ל אָבִ֗יו שִׁלְחָ֥ה הַנַּ֛עַר אִתִּ֖י וְנָק֣וּמָה וְנֵלֵ֑כָה וְנִֽחְיֶה֙ וְלֹ֣א נָמ֔וּת גַּם־אֲנַ֥חְנוּ גַם־אַתָּ֖ה גַּם־טַפֵּֽנוּ׃

    Yehuda, babası İsrael’e, “Delikanlıyı benimle gönder de kalkıp gidelim” dedi. “Böylece biz de sen de çocuklarımız da ölmeyiz, yaşarız.

  9. Bereşit 43:9

    Anohi eervenu miyadi tevakşenu im lo haviotiv eleha vehitsagtiv lefaneha vehatati leha kol hayamim.

    אָֽנֹכִי֙ אֶֽעֶרְבֶ֔נּוּ מִיָּדִ֖י תְּבַקְשֶׁ֑נּוּ אִם־לֹ֨א הֲבִיאֹתִ֤יו אֵלֶ֙יךָ֙ וְהִצַּגְתִּ֣יו לְפָנֶ֔יךָ וְחָטָ֥אתִֽי לְךָ֖ כָּל־הַיָּמִֽים׃

    Ona ben kefilim; hesabını benden sorabilirsin. Onu sana geri getirip karşına çıkarmazsam, ömür boyu sana karşı suçlu kalayım.

  10. Bereşit 43:11

    Vayomer alehem yisrael avihem im ken efo zot asu kehu mizimrat haarets bihlehem vehoridu laiş minha meat tsori umeat devaş nehot valot batenim uşekedim.

    וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֜ם יִשְׂרָאֵ֣ל אֲבִיהֶ֗ם אִם־כֵּ֣ן ׀ אֵפוֹא֮ זֹ֣את עֲשׂוּ֒ קְח֞וּ מִזִּמְרַ֤ת הָאָ֙רֶץ֙ בִּכְלֵיכֶ֔ם וְהוֹרִ֥ידוּ לָאִ֖ישׁ מִנְחָ֑ה מְעַ֤ט צֳרִי֙ וּמְעַ֣ט דְּבַ֔שׁ נְכֹ֣את וָלֹ֔ט בָּטְנִ֖ים וּשְׁקֵדִֽים׃

    Babaları İsrael onlara, “Öyleyse şöyle yapın” dedi. “Ülkenin en seçkin ürünlerinden kaplarınıza koyup adama armağan götürün: biraz balsam, biraz bal, baharat, laden reçinesi, fıstık ve badem.

  11. Bereşit 43:13

    Veet ahihem kahu vekumu şuvu el haiş.

    וְאֶת־אֲחִיכֶ֖ם קָ֑חוּ וְק֖וּמוּ שׁ֥וּבוּ אֶל־הָאִֽישׁ׃

    Kardeşinizi alın, kalkıp adamın yanına dönün.

  12. Bereşit 43:19

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayigeşu el haiş aşer al bet yosef vayedaberu elav petah habayit.

    וַֽיִּגְּשׁוּ֙ אֶל־הָאִ֔ישׁ אֲשֶׁ֖ר עַל־בֵּ֣ית יוֹסֵ֑ף וַיְדַבְּר֥וּ אֵלָ֖יו פֶּ֥תַח הַבָּֽיִת׃

    Yosef’in evinin sorumlusuna yaklaşıp evin girişinde onunla konuştular.

  13. Bereşit 43:21

    Vayehi ki vanu el hamalon vanifteha et amtehotenu vehine hesef befi amtahto kaspenu bemişkalo vanaşev oto beyadenu.

    וַֽיְהִ֞י כִּי־בָ֣אנוּ אֶל־הַמָּל֗וֹן וַֽנִּפְתְּחָה֙ אֶת־אַמְתְּחֹתֵ֔ינוּ וְהִנֵּ֤ה כֶֽסֶף־אִישׁ֙ בְּפִ֣י אַמְתַּחְתּ֔וֹ כַּסְפֵּ֖נוּ בְּמִשְׁקָל֑וֹ וַנָּ֥שֶׁב אֹת֖וֹ בְּיָדֵֽנוּ׃

    Konakladığımız yere varıp torbalarımızı açtığımızda, her birimizin parası kendi torbasının ağzındaydı. Paramızın ağırlığı eksiksizdi. Onu geri getirdik.

  14. Bereşit 43:23

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer şalom lahem al tirau elohehem velohe avihem natan lahem matmon beamtehotehem kaspehem ba elay vayotse alehem et şimon.

    וַיֹּאמֶר֩ שָׁל֨וֹם לָכֶ֜ם אַל־תִּירָ֗אוּ אֱלֹ֨הֵיכֶ֜ם וֵֽאלֹהֵ֤י אֲבִיכֶם֙ נָתַ֨ן לָכֶ֤ם מַטְמוֹן֙ בְּאַמְתְּחֹ֣תֵיכֶ֔ם כַּסְפְּכֶ֖ם בָּ֣א אֵלָ֑י וַיּוֹצֵ֥א אֲלֵהֶ֖ם אֶת־שִׁמְעֽוֹן׃

    Adam, “İçiniz rahat olsun, korkmayın” dedi. “Tanrınız, babanızın Tanrısı, torbalarınıza bir hazine koymuş. Paranız bana ulaştı.” Sonra Şimon’u yanlarına çıkardı.

  15. Bereşit 43:29

    Vayisa enav vayar et binyamin ahiv ben imo vayomer haze ahihem hakaton aşer amartem elay vayomar Elohim yaheneha beni.

    וַיִּשָּׂ֣א עֵינָ֗יו וַיַּ֞רְא אֶת־בִּנְיָמִ֣ין אָחִיו֮ בֶּן־אִמּוֹ֒ וַיֹּ֗אמֶר הֲזֶה֙ אֲחִיכֶ֣ם הַקָּטֹ֔ן אֲשֶׁ֥ר אֲמַרְתֶּ֖ם אֵלָ֑י וַיֹּאמַ֕ר אֱלֹהִ֥ים יָחְנְךָ֖ בְּנִֽי׃

    Yosef gözlerini kaldırıp öz kardeşi, annesinin oğlu Binyamin’i gördü. “Bana sözünü ettiğiniz en küçük kardeşiniz bu mu?” diye sordu. Ardından, “Tanrı sana iyilik göstersin, oğlum” dedi.

  16. Bereşit 43:30

    Vayemaher yosef ki nihmeru rahamav el ahiv vayevakeş livkot vayavo hahadra vayevk şama.

    וַיְמַהֵ֣ר יוֹסֵ֗ף כִּֽי־נִכְמְר֤וּ רַחֲמָיו֙ אֶל־אָחִ֔יו וַיְבַקֵּ֖שׁ לִבְכּ֑וֹת וַיָּבֹ֥א הַחַ֖דְרָה וַיֵּ֥בְךְּ שָֽׁמָּה׃

    Kardeşine duyduğu sevgiyle yüreği dolan Yosef, ağlayacak gibi olunca aceleyle uzaklaştı. İç odaya girip orada ağladı.

  17. Bereşit 43:33

    Vayeşevu lefanav habehor kivhorato vehatsair kitsirato vayitmeu haanaşim el reeu.

    וַיֵּשְׁב֣וּ לְפָנָ֔יו הַבְּכֹר֙ כִּבְכֹ֣רָת֔וֹ וְהַצָּעִ֖יר כִּצְעִרָת֑וֹ וַיִּתְמְה֥וּ הָאֲנָשִׁ֖ים אִ֥ישׁ אֶל־רֵעֵֽהוּ׃

    Kardeşler, en büyükten en küçüğe, doğum sıralarına göre onun karşısına oturtuldular. Şaşkınlıkla birbirlerine baktılar.

  18. Bereşit 43:34

    Vayisa masot meet panav alehem vaterev masat binyamin mimasot kulam hameş yadot vayiştu vayişkeru imo.

    וַיִּשָּׂ֨א מַשְׂאֹ֜ת מֵאֵ֣ת פָּנָיו֮ אֲלֵהֶם֒ וַתֵּ֜רֶב מַשְׂאַ֧ת בִּנְיָמִ֛ן מִמַּשְׂאֹ֥ת כֻּלָּ֖ם חָמֵ֣שׁ יָד֑וֹת וַיִּשְׁתּ֥וּ וַֽיִּשְׁכְּר֖וּ עִמּֽוֹ׃

    Yosef’in önünden onlara yemek payları götürüldü. Binyamin’in payı ötekilerin her birininkinden beş kat fazlaydı. Onunla birlikte içtiler, sarhoş oldular.

  19. Bereşit 44:4

    Hem yatseu et hair lo hirhiku veyosef amar laaşer al beto kum redof ahare haanaşim vehisagtam veamarta alehem lama şilamtem raa tahat tova.

    הֵ֠ם יָֽצְא֣וּ אֶת־הָעִיר֮ לֹ֣א הִרְחִיקוּ֒ וְיוֹסֵ֤ף אָמַר֙ לַֽאֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּית֔וֹ ק֥וּם רְדֹ֖ף אַחֲרֵ֣י הָֽאֲנָשִׁ֑ים וְהִשַּׂגְתָּם֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם לָ֛מָּה שִׁלַּמְתֶּ֥ם רָעָ֖ה תַּ֥חַת טוֹבָֽה׃

    Kentten çıkmış, henüz fazla uzaklaşmamışlardı ki Yosef evinin sorumlusuna, “Kalk, adamların peşinden git” dedi. “Onlara yetişince şöyle söyle: ‘Neden iyiliğe kötülükle karşılık verdiniz?

  20. Bereşit 44:6

    Vayasigem vayedaber alehem et hadevarim haele.

    וַֽיַּשִּׂגֵ֑ם וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם אֶת־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה׃

    Adam onlara yetişip bu sözleri söyledi.

  21. Bereşit 44:7

    Vayomeru elav lama yedaber adoni kadevarim haele halila laavadeha measot kadavar haze.

    וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֔יו לָ֚מָּה יְדַבֵּ֣ר אֲדֹנִ֔י כַּדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה חָלִ֙ילָה֙ לַעֲבָדֶ֔יךָ מֵעֲשׂ֖וֹת כַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה׃

    Ona, “Efendimiz neden böyle konuşuyor?” dediler. “Biz kullarının böyle bir şey yapması düşünülemez!

  22. Bereşit 44:8

    Hen kesef aşer matsanu befi amtehotenu heşivonu eleha meerets kenaan veeh nignov mibet adoneha kesef o zahav.

    הֵ֣ן כֶּ֗סֶף אֲשֶׁ֤ר מָצָ֙אנוּ֙ בְּפִ֣י אַמְתְּחֹתֵ֔ינוּ הֱשִׁיבֹ֥נוּ אֵלֶ֖יךָ מֵאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְאֵ֗יךְ נִגְנֹב֙ מִבֵּ֣ית אֲדֹנֶ֔יךָ כֶּ֖סֶף א֥וֹ זָהָֽב׃

    Torbalarımızın ağzında bulduğumuz parayı Kenaan ülkesinden sana geri getirdik. Efendinin evinden nasıl gümüş ya da altın çalabiliriz?

  23. Bereşit 44:17

    Vayomer halila li measot zot haiş aşer nimtsa hagavia beyado u yihye li aved veatem alu leşalom el avihem.

    וַיֹּ֕אמֶר חָלִ֣ילָה לִּ֔י מֵעֲשׂ֖וֹת זֹ֑את הָאִ֡ישׁ אֲשֶׁר֩ נִמְצָ֨א הַגָּבִ֜יעַ בְּיָד֗וֹ ה֚וּא יִהְיֶה־לִּ֣י עָ֔בֶד וְאַתֶּ֕ם עֲל֥וּ לְשָׁל֖וֹם אֶל־אֲבִיכֶֽם׃ (פ)

    Yosef, “Böyle bir şey yapmam!” dedi. “Yalnız kâse kendisinde bulunan adam benim kölem olacak. Siz esenlikle babanıza dönün.”

  24. Bereşit 44:18

    Vayigaş elav yehuda vayomer bi adoni yedaber na avdeha davar beozne adoni veal yihar apeha beavdeha ki hamoha kefaro.

    וַיִּגַּ֨שׁ אֵלָ֜יו יְהוּדָ֗ה וַיֹּאמֶר֮ בִּ֣י אֲדֹנִי֒ יְדַבֶּר־נָ֨א עַבְדְּךָ֤ דָבָר֙ בְּאָזְנֵ֣י אֲדֹנִ֔י וְאַל־יִ֥חַר אַפְּךָ֖ בְּעַבְדֶּ֑ךָ כִּ֥י כָמ֖וֹךָ כְּפַרְעֹֽה׃

    Yehuda ona yaklaşıp, “Efendim, lütfen kulunun sana bir söz söylemesine izin ver” dedi. “Kuluna öfkelenme; çünkü sen benim için Firavun gibisin.

  25. Bereşit 44:20

    Vanomer el adoni yeş lanu av zaken veyeled zekunim katan veahiv met vayivater u levado leimo veaviv ahevo.

    וַנֹּ֙אמֶר֙ אֶל־אֲדֹנִ֔י יֶשׁ־לָ֙נוּ֙ אָ֣ב זָקֵ֔ן וְיֶ֥לֶד זְקֻנִ֖ים קָטָ֑ן וְאָחִ֨יו מֵ֜ת וַיִּוָּתֵ֨ר ה֧וּא לְבַדּ֛וֹ לְאִמּ֖וֹ וְאָבִ֥יו אֲהֵבֽוֹ׃

    Biz de efendime, ‘Yaşlı bir babamız ve onun yaşlılığında doğmuş küçük bir oğlu var’ demiştik. ‘Çocuğun kardeşi öldü; annesinden geriye yalnız o kaldı. Babası onu seviyor.’

  26. Bereşit 44:21

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vatomer el avadeha horiduu elay veasima eni alav.

    וַתֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עֲבָדֶ֔יךָ הוֹרִדֻ֖הוּ אֵלָ֑י וְאָשִׂ֥ימָה עֵינִ֖י עָלָֽיו׃

    Kullarına, ‘Onu buraya, yanıma getirin; onu görmek istiyorum’ dedin.

  27. Bereşit 44:22

    Vanomer el adoni lo yuhal hanaar laazov et aviv veazav et aviv vamet.

    וַנֹּ֙אמֶר֙ אֶל־אֲדֹנִ֔י לֹא־יוּכַ֥ל הַנַּ֖עַר לַעֲזֹ֣ב אֶת־אָבִ֑יו וְעָזַ֥ב אֶת־אָבִ֖יו וָמֵֽת׃

    Biz de efendime, ‘Delikanlı babasını bırakamaz; babasından ayrılırsa babası ölür’ dedik.

  28. Bereşit 44:23

    Vatomer el avadeha im lo yered ahihem hakaton itehem lo tosifun lirot panay.

    וַתֹּ֙אמֶר֙ אֶל־עֲבָדֶ֔יךָ אִם־לֹ֥א יֵרֵ֛ד אֲחִיכֶ֥ם הַקָּטֹ֖ן אִתְּכֶ֑ם לֹ֥א תֹסִפ֖וּן לִרְא֥וֹת פָּנָֽי׃

    Ama kullarına, ‘En küçük kardeşiniz sizinle gelmezse bir daha karşıma çıkmayın’ dedin.

  29. Bereşit 44:24

    Vayehi ki alinu el avdeha avi vanaged lo et divre adoni.

    וַיְהִי֙ כִּ֣י עָלִ֔ינוּ אֶֽל־עַבְדְּךָ֖ אָבִ֑י וַנַּ֨גֶּד־ל֔וֹ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י אֲדֹנִֽי׃

    Kulun olan babamıza döndüğümüzde efendimin sözlerini ona anlattık.

  30. Bereşit 44:27

    Vayomer avdeha avi elenu atem yedatem ki şenayim yaleda li işti.

    וַיֹּ֛אמֶר עַבְדְּךָ֥ אָבִ֖י אֵלֵ֑ינוּ אַתֶּ֣ם יְדַעְתֶּ֔ם כִּ֥י שְׁנַ֖יִם יָֽלְדָה־לִּ֥י אִשְׁתִּֽי׃

    Kulun olan babam bize şöyle dedi: ‘Biliyorsunuz, karım bana iki oğul doğurdu.

  31. Bereşit 44:30

    Veata kevoi el avdeha avi vehanaar enenu itanu venafşo keşura venafşo.

    וְעַתָּ֗ה כְּבֹאִי֙ אֶל־עַבְדְּךָ֣ אָבִ֔י וְהַנַּ֖עַר אֵינֶ֣נּוּ אִתָּ֑נוּ וְנַפְשׁ֖וֹ קְשׁוּרָ֥ה בְנַפְשֽׁוֹ׃

    Şimdi kulun olan babama döndüğümde delikanlı yanımızda olmazsa —babamın canı onun canına bağlıdır—

  32. Bereşit 44:32

    Ki avdeha arav et hanaar meim avi lemor im lo avienu eleha vehatati leavi kol hayamim.

    כִּ֤י עַבְדְּךָ֙ עָרַ֣ב אֶת־הַנַּ֔עַר מֵעִ֥ם אָבִ֖י לֵאמֹ֑ר אִם־לֹ֤א אֲבִיאֶ֙נּוּ֙ אֵלֶ֔יךָ וְחָטָ֥אתִי לְאָבִ֖י כָּל־הַיָּמִֽים׃

    Çünkü ben kulun, babama delikanlı için kefil oldum. ‘Onu sana geri getirmezsem, ömür boyu babama karşı suçlu kalayım’ dedim.

  33. Bereşit 44:34

    Ki eh eele el avi vehanaar enenu iti pen ere vara aşer yimtsa et avi.

    כִּי־אֵיךְ֙ אֶֽעֱלֶ֣ה אֶל־אָבִ֔י וְהַנַּ֖עַר אֵינֶ֣נּוּ אִתִּ֑י פֶּ֚ן אֶרְאֶ֣ה בָרָ֔ע אֲשֶׁ֥ר יִמְצָ֖א אֶת־אָבִֽי׃

    Delikanlı yanımda olmadan babama nasıl dönebilirim? Babamın başına gelecek felaketi görmeye dayanamam.”

  34. Bereşit 45:1

    Velo yahol yosef lehitapek lehol hanitsavim alav vayikra hotsiu hol mealay velo amad ito behitvada yosef el ehav.

    וְלֹֽא־יָכֹ֨ל יוֹסֵ֜ף לְהִתְאַפֵּ֗ק לְכֹ֤ל הַנִּצָּבִים֙ עָלָ֔יו וַיִּקְרָ֕א הוֹצִ֥יאוּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָ֑י וְלֹא־עָ֤מַד אִישׁ֙ אִתּ֔וֹ בְּהִתְוַדַּ֥ע יוֹסֵ֖ף אֶל־אֶחָֽיו׃

    Yosef, yanında duran herkesin önünde artık kendini tutamadı. “Herkesi yanımdan çıkarın!” diye seslendi. Kardeşlerine kim olduğunu açıkladığında yanında başka kimse yoktu.

  35. Bereşit 45:3

    Vayomer yosef el ehav ani yosef haod avi hay velo yahelu ehav laanot oto ki nivhalu mipanav.

    וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֤ף אֶל־אֶחָיו֙ אֲנִ֣י יוֹסֵ֔ף הַע֥וֹד אָבִ֖י חָ֑י וְלֹֽא־יָכְל֤וּ אֶחָיו֙ לַעֲנ֣וֹת אֹת֔וֹ כִּ֥י נִבְהֲל֖וּ מִפָּנָֽיו׃

    Yosef kardeşlerine, “Ben Yosef’im!” dedi. “Babam hâlâ yaşıyor mu?” Kardeşleri ona cevap veremedi; karşısında dehşete düşmüşlerdi.

  36. Bereşit 45:4

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer yosef el ehav geşu na elay vayigaşu vayomer ani yosef ahihem aşer mehartem oti mitsrayema.

    וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֧ף אֶל־אֶחָ֛יו גְּשׁוּ־נָ֥א אֵלַ֖י וַיִּגָּ֑שׁוּ וַיֹּ֗אמֶר אֲנִי֙ יוֹסֵ֣ף אֲחִיכֶ֔ם אֲשֶׁר־מְכַרְתֶּ֥ם אֹתִ֖י מִצְרָֽיְמָה׃

    Yosef, “Lütfen yanıma yaklaşın” dedi. Onlar yaklaşınca şöyle konuştu: “Ben Mısır’a sattığınız kardeşiniz Yosef’im.

  37. Bereşit 45:9

    Bu ayette 3 eşleşme

    Maharu vaalu el avi vaamartem elav ko amar binha yosef samani Elohim leadon lehol mitsrayim reda elay al taamod.

    מַהֲרוּ֮ וַעֲל֣וּ אֶל־אָבִי֒ וַאֲמַרְתֶּ֣ם אֵלָ֗יו כֹּ֤ה אָמַר֙ בִּנְךָ֣ יוֹסֵ֔ף שָׂמַ֧נִי אֱלֹהִ֛ים לְאָד֖וֹן לְכָל־מִצְרָ֑יִם רְדָ֥ה אֵלַ֖י אַֽל־תַּעֲמֹֽד׃

    Çabuk babama gidin ve ona şöyle söyleyin: ‘Oğlun Yosef diyor ki: Tanrı beni bütün Mısır’ın efendisi yaptı. Hiç oyalanmadan yanıma gel.

  38. Bereşit 45:10

    Veyaşavta veerets goşen vehayita karov elay ata uvaneha uvene vaneha vetsoneha uvekareha vehol aşer lah.

    וְיָשַׁבְתָּ֣ בְאֶֽרֶץ־גֹּ֗שֶׁן וְהָיִ֤יתָ קָרוֹב֙ אֵלַ֔י אַתָּ֕ה וּבָנֶ֖יךָ וּבְנֵ֣י בָנֶ֑יךָ וְצֹאנְךָ֥ וּבְקָרְךָ֖ וְכָל־אֲשֶׁר־לָֽךְ׃

    Goşen bölgesinde oturacaksın; sen, oğulların, torunların, davarların, sığırların ve sahip olduğun her şeyle bana yakın olacaksın.

  39. Bereşit 45:12

    Vehine enehem root veene ahi vinyamin ki fi hamedaber alehem.

    וְהִנֵּ֤ה עֵֽינֵיכֶם֙ רֹא֔וֹת וְעֵינֵ֖י אָחִ֣י בִנְיָמִ֑ין כִּי־פִ֖י הַֽמְדַבֵּ֥ר אֲלֵיכֶֽם׃

    İşte, sizin gözleriniz de kardeşim Binyamin’in gözleri de görüyor: Sizinle konuşan benim.

  40. Bereşit 45:17

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer paro el yosef emor el aheha zot asu taanu et beirehem ulehu vou artsa kenaan.

    וַיֹּ֤אמֶר פַּרְעֹה֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אֱמֹ֥ר אֶל־אַחֶ֖יךָ זֹ֣את עֲשׂ֑וּ טַֽעֲנוּ֙ אֶת־בְּעִ֣ירְכֶ֔ם וּלְכוּ־בֹ֖אוּ אַ֥רְצָה כְּנָֽעַן׃

    Firavun, Yosef’e, “Kardeşlerine şöyle söyle” dedi. “‘Hayvanlarınızı yükleyip Kenaan ülkesine gidin.

  41. Bereşit 45:18

    Ukehu et avihem veet batehem uvou elay veetena lahem et tuv erets mitsrayim veihlu et helev haarets.

    וּקְח֧וּ אֶת־אֲבִיכֶ֛ם וְאֶת־בָּתֵּיכֶ֖ם וּבֹ֣אוּ אֵלָ֑י וְאֶתְּנָ֣ה לָכֶ֗ם אֶת־טוּב֙ אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וְאִכְל֖וּ אֶת־חֵ֥לֶב הָאָֽרֶץ׃

    Babanızı ve ev halklarınızı alıp yanıma gelin. Mısır ülkesinin en iyi yerini size vereceğim; ülkenin en güzel ürünlerini yiyeceksiniz.’

  42. Bereşit 45:24

    Vayeşalah et ehav vayelehu vayomer alehem al tirgezu badareh.

    וַיְשַׁלַּ֥ח אֶת־אֶחָ֖יו וַיֵּלֵ֑כוּ וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֔ם אַֽל־תִּרְגְּז֖וּ בַּדָּֽרֶךְ׃

    Kardeşlerini yolcu etti. Onlar yola çıkarken, “Yolda birbirinizle çekişmeyin” dedi.

  43. Bereşit 45:25

    Vayaalu mimitsrayim vayavou erets kenaan el yaakov avihem.

    וַֽיַּעֲל֖וּ מִמִּצְרָ֑יִם וַיָּבֹ֙אוּ֙ אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן אֶֽל־יַעֲקֹ֖ב אֲבִיהֶֽם׃

    Mısır’dan çıkıp Kenaan ülkesine, babaları Yaakov’un yanına geldiler.

  44. Bereşit 45:27

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayedaberu elav et kol divre yosef aşer diber alehem vayar et haagalot aşer şalah yosef laset oto vatehi ruah yaakov avihem.

    וַיְדַבְּר֣וּ אֵלָ֗יו אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֤י יוֹסֵף֙ אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיַּרְא֙ אֶת־הָ֣עֲגָל֔וֹת אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יוֹסֵ֖ף לָשֵׂ֣את אֹת֑וֹ וַתְּחִ֕י ר֖וּחַ יַעֲקֹ֥ב אֲבִיהֶֽם׃

    Yosef’in kendilerine söylediği bütün sözleri ona anlattılar. Babaları Yaakov, Yosef’in kendisini taşımak için gönderdiği arabaları görünce yeniden canlandı.

  45. Bereşit 46:28

    Veet yehuda şalah lefanav el yosef lehorot lefanav goşena vayavou artsa goşen.

    וְאֶת־יְהוּדָ֞ה שָׁלַ֤ח לְפָנָיו֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף לְהוֹרֹ֥ת לְפָנָ֖יו גֹּ֑שְׁנָה וַיָּבֹ֖אוּ אַ֥רְצָה גֹּֽשֶׁן׃

    Yaakov, Goşen’e giden yolu kendisi için hazırlasın diye Yehuda’yı önden Yosef’e gönderdi. Sonra Goşen bölgesine geldiler.

  46. Bereşit 46:29

    Vayesor yosef merkavto vayaal likrat yisrael aviv goşena vayera elav vayipol al tsavarav vayevk al tsavarav od.

    וַיֶּאְסֹ֤ר יוֹסֵף֙ מֶרְכַּבְתּ֔וֹ וַיַּ֛עַל לִקְרַֽאת־יִשְׂרָאֵ֥ל אָבִ֖יו גֹּ֑שְׁנָה וַיֵּרָ֣א אֵלָ֗יו וַיִּפֹּל֙ עַל־צַוָּארָ֔יו וַיֵּ֥בְךְּ עַל־צַוָּארָ֖יו עֽוֹד׃

    Yosef arabasını hazırlatıp babası İsrael’i karşılamaya Goşen’e gitti. Babasının karşısına çıkınca boynuna sarıldı ve uzun süre boynunda ağladı.

  47. Bereşit 46:30

    Vayomer yisrael el yosef amuta hapaam ahare reoti et paneha ki odeha hay.

    וַיֹּ֧אמֶר יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־יוֹסֵ֖ף אָמ֣וּתָה הַפָּ֑עַם אַחֲרֵי֙ רְאוֹתִ֣י אֶת־פָּנֶ֔יךָ כִּ֥י עוֹדְךָ֖ חָֽי׃

    İsrael, Yosef’e, “Artık ölebilirim” dedi. “Çünkü yüzünü gördüm; hâlâ yaşıyorsun!”

  48. Bereşit 46:31

    Bu ayette 4 eşleşme

    Vayomer yosef el ehav veel bet aviv eele veagida lefaro veomera elav ahay uvet avi aşer beerets kenaan bau elay.

    וַיֹּ֨אמֶר יוֹסֵ֤ף אֶל־אֶחָיו֙ וְאֶל־בֵּ֣ית אָבִ֔יו אֶעֱלֶ֖ה וְאַגִּ֣ידָה לְפַרְעֹ֑ה וְאֹֽמְרָ֣ה אֵלָ֔יו אַחַ֧י וּבֵית־אָבִ֛י אֲשֶׁ֥ר בְּאֶֽרֶץ־כְּנַ֖עַן בָּ֥אוּ אֵלָֽי׃

    Yosef kardeşlerine ve babasının ev halkına şöyle dedi: “Gidip Firavun’a haber vereceğim. Ona, ‘Kenaan ülkesindeki kardeşlerim ve babamın ev halkı yanıma geldiler’ diyeceğim.

  49. Bereşit 47:3

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer paro el ehav ma maasehem vayomeru el paro roe tson avadeha gam anahnu gam avotenu.

    וַיֹּ֧אמֶר פַּרְעֹ֛ה אֶל־אֶחָ֖יו מַה־מַּעֲשֵׂיכֶ֑ם וַיֹּאמְר֣וּ אֶל־פַּרְעֹ֗ה רֹעֵ֥ה צֹאן֙ עֲבָדֶ֔יךָ גַּם־אֲנַ֖חְנוּ גַּם־אֲבוֹתֵֽינוּ׃

    Firavun, Yosef’in kardeşlerine, “İşiniz nedir?” diye sordu. “Biz kulların davar çobanıyız” dediler. “Atalarımız da öyleydi.”

  50. Bereşit 47:4

    Vayomeru el paro lagur baarets banu ki en mire latson aşer laavadeha ki haved haraav beerets kenaan veata yeşevu na avadeha beerets goşen.

    וַיֹּאמְר֣וּ אֶל־פַּרְעֹ֗ה לָג֣וּר בָּאָרֶץ֮ בָּאנוּ֒ כִּי־אֵ֣ין מִרְעֶ֗ה לַצֹּאן֙ אֲשֶׁ֣ר לַעֲבָדֶ֔יךָ כִּֽי־כָבֵ֥ד הָרָעָ֖ב בְּאֶ֣רֶץ כְּנָ֑עַן וְעַתָּ֛ה יֵֽשְׁבוּ־נָ֥א עֲבָדֶ֖יךָ בְּאֶ֥רֶץ גֹּֽשֶׁן׃

    Firavun’a şöyle dediler: “Bu ülkede bir süre kalmaya geldik. Çünkü Kenaan ülkesinde kıtlık çok ağır; kullarının davarlarına otlak kalmadı. Lütfen kullarının Goşen bölgesinde oturmasına izin ver.”

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • edat (1149 kullanım)
    Teknik kodHR
  • edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (123 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp3ms
  • edat + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (101 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp3mp
  • bağlaç + edat (98 kullanım)
    Teknik kodHC/R
  • edat + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (85 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp1cs
  • edat + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (60 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp2ms
  • edat + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (27 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp2mp
  • edat + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (20 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp3fs
  • edat + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (12 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp1cp
  • edat + zamir eki, 3. kişi, dişil, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp3fp
  • bağlaç + edat + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/R/Sp2ms
  • bağlaç + edat + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/R/Sp3mp
  • bağlaç + edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/R/Sp3ms
  • edat + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp2fs
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: motion to

Kelime türü teknik kodu: R

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.