Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
to learn; to find out; to know; to make oneself known; to make known; to show; to inform; to tell
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 6 kez
Teknik kod
HVqp2mpTORA’DA KELİME
bilmek, öğrenmek, tanımak; bildirmek, öğretmek; deneyimlemek; anlamak; ilgilenmek/gözetmek; yakın veya cinsel ilişki içinde olmak
Bu İbranice biçim Tora’da 7 kez, 7 farklı ayette görülür.
Vayomer lahem yosef ma hamaase haze aşer asitem halo yedatem ki naheş yenaheş iş aşer kamoni.
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ יוֹסֵ֔ף מָֽה־הַמַּעֲשֶׂ֥ה הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עֲשִׂיתֶ֑ם הֲל֣וֹא יְדַעְתֶּ֔ם כִּֽי־נַחֵ֧שׁ יְנַחֵ֛שׁ אִ֖ישׁ אֲשֶׁ֥ר כָּמֹֽנִי׃
Yosef onlara, “Bu yaptığınız nedir?” dedi. “Benim gibi bir adamın fal yoluyla her şeyi öğrenebileceğini bilmiyor muydunuz?”
Vayomer avdeha avi elenu atem yedatem ki şenayim yaleda li işti.
וַיֹּ֛אמֶר עַבְדְּךָ֥ אָבִ֖י אֵלֵ֑ינוּ אַתֶּ֣ם יְדַעְתֶּ֔ם כִּ֥י שְׁנַ֖יִם יָֽלְדָה־לִּ֥י אִשְׁתִּֽי׃
Kulun olan babam bize şöyle dedi: ‘Biliyorsunuz, karım bana iki oğul doğurdu.
Veger lo tilhats veatem yedatem et nefeş hager ki gerim heyitem beerets mitsrayim.
וְגֵ֖ר לֹ֣א תִלְחָ֑ץ וְאַתֶּ֗ם יְדַעְתֶּם֙ אֶת־נֶ֣פֶשׁ הַגֵּ֔ר כִּֽי־גֵרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Yabancıya baskı yapmayacaksınız. Yabancının iç dünyasını bilirsiniz; çünkü siz de Mısır ülkesinde yabancıydınız.
Vehakelala im lo tişmeu el mitsvot Adonay elohehem vesartem min hadereh aşer anohi metsave ethem hayom lalehet ahare Elohim aherim aşer lo yedatem.
וְהַקְּלָלָ֗ה אִם־לֹ֤א תִשְׁמְעוּ֙ אֶל־מִצְוֺת֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם וְסַרְתֶּ֣ם מִן־הַדֶּ֔רֶךְ אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י מְצַוֶּ֥ה אֶתְכֶ֖ם הַיּ֑וֹם לָלֶ֗כֶת אַחֲרֵ֛י אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתֶּֽם׃ (ס)
Lanet: Tanrınız Adonay’ın emirlerini dinlemez, bugün size buyurduğum yoldan sapıp tanımadığınız başka tanrıların ardından giderseniz.
Uva haot vehamofet aşer diber eleha lemor neleha ahare Elohim aherim aşer lo yedatam venaavedem.
וּבָ֤א הָאוֹת֙ וְהַמּוֹפֵ֔ת אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר אֵלֶ֖יךָ לֵאמֹ֑ר נֵֽלְכָ֞ה אַחֲרֵ֨י אֱלֹהִ֧ים אֲחֵרִ֛ים אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתָּ֖ם וְנָֽעָבְדֵֽם׃
Ve ‘Tanımadığın başka tanrıların ardından gidelim, onlara kulluk edelim’ diyerek sana bildirdiği işaret ya da mucize gerçekleşirse,
Yatseu anaşim bene veliyaal mikirbeha vayadihu et yoşeve iram lemor neleha venaavda Elohim aherim aşer lo yedatem.
יָצְא֞וּ אֲנָשִׁ֤ים בְּנֵֽי־בְלִיַּ֙עַל֙ מִקִּרְבֶּ֔ךָ וַיַּדִּ֛יחוּ אֶת־יֹשְׁבֵ֥י עִירָ֖ם לֵאמֹ֑ר נֵלְכָ֗ה וְנַעַבְדָ֛ה אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לֹא־יְדַעְתֶּֽם׃
‘Aranızdan kötü adamlar çıktı ve şehirlerinin sakinlerini, “Gidelim, tanımadığınız başka tanrılara kulluk edelim” diyerek saptırdılar,’
Ki atem yedatem et aşer yaşavnu beerets mitsrayim veet aşer avarnu bekerev hagoyim aşer avartem.
כִּֽי־אַתֶּ֣ם יְדַעְתֶּ֔ם אֵ֥ת אֲשֶׁר־יָשַׁ֖בְנוּ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְאֵ֧ת אֲשֶׁר־עָבַ֛רְנוּ בְּקֶ֥רֶב הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֥ר עֲבַרְתֶּֽם׃
Çünkü Mısır ülkesinde nasıl yaşadığımızı, aralarından geçtiğiniz ulusların içinden nasıl geçtiğimizi siz biliyorsunuz.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
to learn; to find out; to know; to make oneself known; to make known; to show; to inform; to tell
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 6 kez
HVqp2mpto learn; to find out; to know; to make oneself known; to make known; to show; to inform; to tell
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 2. kişi, eril, tekil + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 1 kez
HVqp2ms/Sp3mpKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.