İbranice biçim אַתֶּ֑ם
Lemma אַתֶּם
Kök — שורש (şoreş, kök) אנת
Kaynak anlam (İngilizce): you
Biçim: kişi zamiri, 2. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 63 kullanım
Teknik kod
HPp2mpTORA OKUNUŞ DİZİNİ
Bu okunuş biçimi Tora’da 63 kez, 60 ayette geçer.
Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.
İbranice biçim אַתֶּ֑ם
Lemma אַתֶּם
Kök — שורש (şoreş, kök) אנת
Kaynak anlam (İngilizce): you
Biçim: kişi zamiri, 2. kişi, eril, çoğul
Bu çözümleme: 63 kullanım
HPp2mpOkunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Kök: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlam yalnız editoryal olarak doğrulanmışsa gösterilir.
Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.
Vayomer lahem yaakov ahay meayin atem vayomeru meharan anahenu.
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ יַעֲקֹ֔ב אַחַ֖י מֵאַ֣יִן אַתֶּ֑ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵחָרָ֖ן אֲנָֽחְנוּ׃
Yaakov onlara, “Kardeşlerim, nerelisiniz?” diye sordu. “Haranlıyız” dediler.
Vayizkor yosef et hahalomot aşer halam lahem vayomer alehem meragelim atem lirot et ervat haarets batem.
וַיִּזְכֹּ֣ר יוֹסֵ֔ף אֵ֚ת הַחֲלֹמ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר חָלַ֖ם לָהֶ֑ם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מְרַגְּלִ֣ים אַתֶּ֔ם לִרְא֛וֹת אֶת־עֶרְוַ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּאתֶֽם׃
Yosef, onlarla ilgili gördüğü rüyaları hatırladı. “Siz casussunuz!” dedi. “Ülkenin savunmasız yerlerini görmeye geldiniz.”
Vayomer alehem yosef u aşer dibarti alehem lemor meragelim atem.
וַיֹּ֥אמֶר אֲלֵהֶ֖ם יוֹסֵ֑ף ה֗וּא אֲשֶׁ֨ר דִּבַּ֧רְתִּי אֲלֵכֶ֛ם לֵאמֹ֖ר מְרַגְּלִ֥ים אַתֶּֽם׃
Yosef, “Size dediğim gibi, casussunuz!” diye karşılık verdi.
Şilhu mikem ehad veyikah et ahihem veatem heaseru veyibahanu divrehem haemet itehem veim lo he faro ki meragelim atem.
שִׁלְח֨וּ מִכֶּ֣ם אֶחָד֮ וְיִקַּ֣ח אֶת־אֲחִיכֶם֒ וְאַתֶּם֙ הֵאָ֣סְר֔וּ וְיִבָּֽחֲנוּ֙ דִּבְרֵיכֶ֔ם הַֽאֱמֶ֖ת אִתְּכֶ֑ם וְאִם־לֹ֕א חֵ֣י פַרְעֹ֔ה כִּ֥י מְרַגְּלִ֖ים אַתֶּֽם׃
İçinizden birini gönderin, kardeşinizi getirsin. Siz tutuklu kalacaksınız. Söyledikleriniz sınanacak, doğru söyleyip söylemediğiniz anlaşılacak. Doğru değilse, Firavun’un yaşamı üzerine yemin ederim, siz casussunuz!”
İm kenim atem ahihem ehad yeaser bevet mişmarhem veatem lehu haviu şever raavon batehem.
אִם־כֵּנִ֣ים אַתֶּ֔ם אֲחִיכֶ֣ם אֶחָ֔ד יֵאָסֵ֖ר בְּבֵ֣ית מִשְׁמַרְכֶ֑ם וְאַתֶּם֙ לְכ֣וּ הָבִ֔יאוּ שֶׁ֖בֶר רַעֲב֥וֹן בָּתֵּיכֶֽם׃
Dürüst insanlarsanız, kardeşlerinizden biri tutulduğunuz yerde tutuklu kalsın. Siz gidip aç kalan ev halklarınıza tahıl götürün.
Vayomer elenu haiş adone haarets bezot eda ki henim atem ahihem haehad hanihu iti veet raavon batehem kehu valehu.
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֵ֗ינוּ הָאִישׁ֙ אֲדֹנֵ֣י הָאָ֔רֶץ בְּזֹ֣את אֵדַ֔ע כִּ֥י כֵנִ֖ים אַתֶּ֑ם אֲחִיכֶ֤ם הָֽאֶחָד֙ הַנִּ֣יחוּ אִתִּ֔י וְאֶת־רַעֲב֥וֹן בָּתֵּיכֶ֖ם קְח֥וּ וָלֵֽכוּ׃
Ülkenin efendisi olan adam bize şöyle dedi: ‘Dürüst olduğunuzu şu şekilde anlayacağım: Kardeşlerinizden birini yanımda bırakın. Aç kalan ev halklarınız için tahıl alıp gidin.
Bu ayette 2 kez
Vehaviu et ahihem hakaton elay veedea ki lo meragelim atem ki henim atem et ahihem eten lahem veet haarets tisharu.
וְ֠הָבִיאוּ אֶת־אֲחִיכֶ֣ם הַקָּטֹן֮ אֵלַי֒ וְאֵֽדְעָ֗ה כִּ֣י לֹ֤א מְרַגְּלִים֙ אַתֶּ֔ם כִּ֥י כֵנִ֖ים אַתֶּ֑ם אֶת־אֲחִיכֶם֙ אֶתֵּ֣ן לָכֶ֔ם וְאֶת־הָאָ֖רֶץ תִּסְחָֽרוּ׃
En küçük kardeşinizi bana getirin. O zaman casus değil, dürüst insanlar olduğunuzu anlayacağım. Kardeşinizi size geri vereceğim; ülkede ticaret de yapabileceksiniz.’”
Vayomer avdeha avi elenu atem yedatem ki şenayim yaleda li işti.
וַיֹּ֛אמֶר עַבְדְּךָ֥ אָבִ֖י אֵלֵ֑ינוּ אַתֶּ֣ם יְדַעְתֶּ֔ם כִּ֥י שְׁנַ֖יִם יָֽלְדָה־לִּ֥י אִשְׁתִּֽי׃
Kulun olan babam bize şöyle dedi: ‘Biliyorsunuz, karım bana iki oğul doğurdu.
Veata lo atem şelahtem oti hena ki haelohim vayesimeni leav lefaro uleadon lehol beto umoşel behol erets mitsrayim.
וְעַתָּ֗ה לֹֽא־אַתֶּ֞ם שְׁלַחְתֶּ֤ם אֹתִי֙ הֵ֔נָּה כִּ֖י הָאֱלֹהִ֑ים וַיְשִׂימֵ֨נִֽי לְאָ֜ב לְפַרְעֹ֗ה וּלְאָדוֹן֙ לְכָל־בֵּית֔וֹ וּמֹשֵׁ֖ל בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Beni buraya gönderen siz değilsiniz, Tanrı’dır. Beni Firavun’a bir baba gibi, bütün evinin efendisi ve tüm Mısır ülkesinin yöneticisi yaptı.
Atem lehu kehu lahem teven meaşer timtsau ki en nigra meavodathem davar.
אַתֶּ֗ם לְכ֨וּ קְח֤וּ לָכֶם֙ תֶּ֔בֶן מֵאֲשֶׁ֖ר תִּמְצָ֑אוּ כִּ֣י אֵ֥ין נִגְרָ֛ע מֵעֲבֹדַתְכֶ֖ם דָּבָֽר׃
Gidin, nerede bulursanız oradan kendinize saman alın. Ama işinizden hiçbir şey eksilmeyecek.”
Bu ayette 2 kez
Vayomer nirpim atem nirpim al ken atem omerim neleha nizbeha ladonay.
וַיֹּ֛אמֶר נִרְפִּ֥ים אַתֶּ֖ם נִרְפִּ֑ים עַל־כֵּן֙ אַתֶּ֣ם אֹֽמְרִ֔ים נֵלְכָ֖ה נִזְבְּחָ֥ה לַֽיהוָֽה׃
Firavun, “Tembelsiniz, tembel!” dedi. “Bu yüzden, ‘Gidip Adonay’a kurban sunalım’ diyorsunuz.
Lo hen lehu na hagevarim veivdu et Adonay ki otah atem mevakşim vayegareş otam meet pene faro.
לֹ֣א כֵ֗ן לְכֽוּ־נָ֤א הַגְּבָרִים֙ וְעִבְד֣וּ אֶת־יְהוָ֔ה כִּ֥י אֹתָ֖הּ אַתֶּ֣ם מְבַקְשִׁ֑ים וַיְגָ֣רֶשׁ אֹתָ֔ם מֵאֵ֖ת פְּנֵ֥י פַרְעֹֽה׃ (פ)
Hayır, öyle olmaz! Yalnız erkekler gidip Adonay’a kulluk etsin. Zaten istediğiniz buydu.” Ardından onları Firavun’un huzurundan kovdular.
Vehaya hadam lahem leot al habatim aşer atem şam veraiti et hadam ufasahti alehem velo yiheye vahem negef lemaşhit behakoti beerets mitsrayim.
וְהָיָה֩ הַדָּ֨ם לָכֶ֜ם לְאֹ֗ת עַ֤ל הַבָּתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר אַתֶּ֣ם שָׁ֔ם וְרָאִ֙יתִי֙ אֶת־הַדָּ֔ם וּפָסַחְתִּ֖י עֲלֵכֶ֑ם וְלֹֽא־יִֽהְיֶ֨ה בָכֶ֥ם נֶ֙גֶף֙ לְמַשְׁחִ֔ית בְּהַכֹּתִ֖י בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃
Bulunduğunuz evlerin üzerindeki kan sizin için bir işaret olacak. Kanı görünce üzerinizden geçeceğim. Mısır ülkesini vurduğumda size yıkım getiren bir bela dokunmayacak.
Vayikra lemoşe uleaharon layla vayomer kumu tseu mitoh ami gam atem gam bene yisrael ulehu ivdu et Adonay kedaberhem.
וַיִּקְרָא֩ לְמֹשֶׁ֨ה וּֽלְאַהֲרֹ֜ן לַ֗יְלָה וַיֹּ֙אמֶר֙ ק֤וּמוּ צְּאוּ֙ מִתּ֣וֹךְ עַמִּ֔י גַּם־אַתֶּ֖ם גַּם־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּלְכ֛וּ עִבְד֥וּ אֶת־יְהוָ֖ה כְּדַבֶּרְכֶֽם׃
Firavun gece Moşe ile Aaron’u çağırıp şöyle dedi: “Kalkın, hem siz hem de İsrael oğulları halkımın arasından çıkın! Gidin, dediğiniz gibi Adonay’a kulluk edin.
Hayom atem yotseim behodeş haaviv.
הַיּ֖וֹם אַתֶּ֣ם יֹצְאִ֑ים בְּחֹ֖דֶשׁ הָאָבִֽיב׃
Bugün, başak ayında çıkıyorsunuz.
Vayomer moşe betet Adonay lahem baerev basar leehol velehem baboker lisboa bişmoa Adonay et telunotehem aşer atem malinim alav venahnu ma lo alenu telunotehem ki al Adonay.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה בְּתֵ֣ת יְהוָה֩ לָכֶ֨ם בָּעֶ֜רֶב בָּשָׂ֣ר לֶאֱכֹ֗ל וְלֶ֤חֶם בַּבֹּ֙קֶר֙ לִשְׂבֹּ֔עַ בִּשְׁמֹ֤עַ יְהוָה֙ אֶת־תְּלֻנֹּ֣תֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם מַלִּינִ֖ם עָלָ֑יו וְנַ֣חְנוּ מָ֔ה לֹא־עָלֵ֥ינוּ תְלֻנֹּתֵיכֶ֖ם כִּ֥י עַל־יְהוָֽה׃
Moşe şöyle dedi: “Adonay size akşam yiyecek et, sabah doyacağınız kadar ekmek verecek; çünkü kendisine karşı söylenmelerinizi duydu. Biz kimiz? Söylenmeleriniz bize karşı değil, Adonay’a karşıdır.”
Atem reitem aşer asiti lemitsrayim vaesa ethem al kanfe neşarim vaavi ethem elay.
אַתֶּ֣ם רְאִיתֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר עָשִׂ֖יתִי לְמִצְרָ֑יִם וָאֶשָּׂ֤א אֶתְכֶם֙ עַל־כַּנְפֵ֣י נְשָׁרִ֔ים וָאָבִ֥א אֶתְכֶ֖ם אֵלָֽי׃
‘Mısır’a ne yaptığımı gördünüz. Sizi kartal kanatları üzerinde taşıyıp kendime getirdim.
Vayomer Adonay el moşe ko tomar el bene yisrael atem reitem ki min haşamayim dibarti imahem.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה כֹּ֥ה תֹאמַ֖ר אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל אַתֶּ֣ם רְאִיתֶ֔ם כִּ֚י מִן־הַשָּׁמַ֔יִם דִּבַּ֖רְתִּי עִמָּכֶֽם׃
Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “İsrael oğullarına söyle: ‘Sizinle göklerden konuştuğumu kendiniz gördünüz.
Vayehi mimohorat vayomer moşe el haam atem hatatem hataa gedola veata eele el Adonay ulay ahapera bead hatathem.
וַיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־הָעָ֔ם אַתֶּ֥ם חֲטָאתֶ֖ם חֲטָאָ֣ה גְדֹלָ֑ה וְעַתָּה֙ אֶֽעֱלֶ֣ה אֶל־יְהוָ֔ה אוּלַ֥י אֲכַפְּרָ֖ה בְּעַ֥ד חַטַּאתְכֶֽם׃
Ertesi gün Moşe halka, “Büyük bir günah işlediniz” dedi. “Şimdi Adonay’a çıkacağım; belki günahınız için kefaret sağlayabilirim.”
Vayomer Adonay el moşe emor el bene yisrael atem am keşe oref rega ehad eele vekirbeha vehilitiha veata hored edyeha mealeha veedea ma eese lah.
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה אֱמֹ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ אַתֶּ֣ם עַם־קְשֵׁה־עֹ֔רֶף רֶ֧גַע אֶחָ֛ד אֶֽעֱלֶ֥ה בְקִרְבְּךָ֖ וְכִלִּיתִ֑יךָ וְעַתָּ֗ה הוֹרֵ֤ד עֶדְיְךָ֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וְאֵדְעָ֖ה מָ֥ה אֶֽעֱשֶׂה־לָּֽךְ׃
Adonay Moşe’ye şöyle demişti: “İsrael oğullarına söyle: ‘Siz dik başlı bir halksınız. Bir an aranıza gelsem sizi yok ederim. Şimdi üzerinizdeki süsleri çıkarın; size ne yapacağımı belirleyeceğim.’”
Uşemartem atem et hukotay veet mişpatay velo taasu mikol hatoevot haele haezrah vehager hagar betohehem.
וּשְׁמַרְתֶּ֣ם אַתֶּ֗ם אֶת־חֻקֹּתַי֙ וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֔י וְלֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ מִכֹּ֥ל הַתּוֹעֵבֹ֖ת הָאֵ֑לֶּה הָֽאֶזְרָ֔ח וְהַגֵּ֖ר הַגָּ֥ר בְּתוֹכְכֶֽם׃
Siz kurallarımı ve hükümlerimi gözeteceksiniz. Ne ülkenin yerlisi ne de aranızda yaşayan yabancı bu iğrenç eylemlerden herhangi birini yapacak.
Vaomar lahem atem tireşu et admatam vaani etenena lahem lareşet otah erets zavat halav udevaş ani Adonay elohehem aşer hivdalti ethem min haamim.
וָאֹמַ֣ר לָכֶ֗ם אַתֶּם֮ תִּֽירְשׁ֣וּ אֶת־אַדְמָתָם֒ וַאֲנִ֞י אֶתְּנֶ֤נָּה לָכֶם֙ לָרֶ֣שֶׁת אֹתָ֔הּ אֶ֛רֶץ זָבַ֥ת חָלָ֖ב וּדְבָ֑שׁ אֲנִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־הִבְדַּ֥לְתִּי אֶתְכֶ֖ם מִן־הָֽעַמִּֽים׃
Size, ‘Onların toprağını siz miras alacaksınız; süt ve bal akan o ülkeyi mülk edinmeniz için size vereceğim’ dedim. Sizi halklardan ayıran Tanrınız Adonay Benim.
Vehaarets lo timaher litsmitut ki li haarets ki gerim vetoşavim atem imadi.
וְהָאָ֗רֶץ לֹ֤א תִמָּכֵר֙ לִצְמִתֻ֔ת כִּי־לִ֖י הָאָ֑רֶץ כִּֽי־גֵרִ֧ים וְתוֹשָׁבִ֛ים אַתֶּ֖ם עִמָּדִֽי׃
Toprak kesin olarak el değiştirecek biçimde satılmayacak; çünkü toprak Benimdir. Siz Benim yanımda yabancı ve konuksunuz.
İm atem tavou el haarets aşer nasati et yadi leşaken ethem bah ki im kalev ben yefune vihoşua bin nun.
אִם־אַתֶּם֙ תָּבֹ֣אוּ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֙אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לְשַׁכֵּ֥ן אֶתְכֶ֖ם בָּ֑הּ כִּ֚י אִם־כָּלֵ֣ב בֶּן־יְפֻנֶּ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ בִּן־נֽוּן׃
Sizi yerleştirmek için elimi kaldırıp ant içtiğim ülkeye, Yefune oğlu Kalev ve Nun oğlu Yeoşua dışında, sizler asla girmeyeceksiniz.
Ufigrehem atem yipelu bamidbar haze.
וּפִגְרֵיכֶ֖ם אַתֶּ֑ם יִפְּל֖וּ בַּמִּדְבָּ֥ר הַזֶּֽה׃
Sizin cesetleriniz ise bu çölde düşecek.
Vayomer moşe lama ze atem overim et pi Adonay vehi lo titslah.
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה לָ֥מָּה זֶּ֛ה אַתֶּ֥ם עֹבְרִ֖ים אֶת־פִּ֣י יְהוָ֑ה וְהִ֖וא לֹ֥א תִצְלָֽח׃
Moşe, “Adonay’ın buyruğunu neden çiğniyorsunuz?” dedi. “Bu iş başarılı olmayacak.
Vehaya lahem letsitsit ureitem oto uzehartem et kol mitsvot Adonay vaasitem otam velo taturu ahare levavhem veahare enehem aşer atem zonim aharehem.
וְהָיָ֣ה לָכֶם֮ לְצִיצִת֒ וּרְאִיתֶ֣ם אֹת֗וֹ וּזְכַרְתֶּם֙ אֶת־כָּל־מִצְוֺ֣ת יְהוָ֔ה וַעֲשִׂיתֶ֖ם אֹתָ֑ם וְלֹֽא־תָתֻ֜רוּ אַחֲרֵ֤י לְבַבְכֶם֙ וְאַחֲרֵ֣י עֵֽינֵיכֶ֔ם אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם זֹנִ֖ים אַחֲרֵיהֶֽם׃
Bu sizin için tsitsit olacak. Onu görecek, Adonay’ın bütün emirlerini hatırlayacak ve yerine getireceksiniz. Peşlerinden giderek sadakatsizlik ettiğiniz yüreklerinizin ve gözlerinizin ardından dolaşmayacaksınız.
Vayilonu kol adat bene yisrael mimohorat al moşe veal aharon lemor atem hamitem et am Adonay.
וַיִּלֹּ֜נוּ כָּל־עֲדַ֤ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת עַל־מֹשֶׁ֥ה וְעַֽל־אַהֲרֹ֖ן לֵאמֹ֑ר אַתֶּ֥ם הֲמִתֶּ֖ם אֶת־עַ֥ם יְהוָֽה׃
Ertesi gün İsraeloğullarının bütün topluluğu Moşe’ye ve Aaron’a karşı, “Adonay’ın halkını siz öldürdünüz!” diyerek söylendi.
Veşameru mişemarteha umişmeret kol haohel ah el kele hakodeş veel hamizbeah lo yikravu velo yamutu gam hem gam atem.
וְשָֽׁמְרוּ֙ מִֽשְׁמַרְתְּךָ֔ וּמִשְׁמֶ֖רֶת כָּל־הָאֹ֑הֶל אַךְ֩ אֶל־כְּלֵ֨י הַקֹּ֤דֶשׁ וְאֶל־הַמִּזְבֵּ֙חַ֙ לֹ֣א יִקְרָ֔בוּ וְלֹֽא־יָמֻ֥תוּ גַם־הֵ֖ם גַּם־אַתֶּֽם׃
Senin gözetim görevini ve bütün çadırın gözetimini yerine getirecekler. Ama kutsal eşyalara ve sunağa yaklaşmayacaklar ki ne onlar ne de siz ölesiniz.
Ken tarimu gam atem terumat Adonay mikol maserotehem aşer tikhu meet bene yisrael unetatem mimenu et terumat Adonay leaharon hakohen.
כֵּ֣ן תָּרִ֤ימוּ גַם־אַתֶּם֙ תְּרוּמַ֣ת יְהוָ֔ה מִכֹּל֙ מַעְשְׂרֹ֣תֵיכֶ֔ם אֲשֶׁ֣ר תִּקְח֔וּ מֵאֵ֖ת בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וּנְתַתֶּ֤ם מִמֶּ֙נּוּ֙ אֶת־תְּרוּמַ֣ת יְהוָ֔ה לְאַהֲרֹ֖ן הַכֹּהֵֽן׃
Böylece siz de İsraeloğullarından aldığınız bütün ondalıklardan Adonay’ın payını ayıracaksınız. Ondan Adonay’ın payını kâhin Aaron’a vereceksiniz.
Vaahaltem oto behol makom atem uvetehem ki sahar u lahem helef avodathem beohel moed.
וַאֲכַלְתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ בְּכָל־מָק֔וֹם אַתֶּ֖ם וּבֵֽיתְכֶ֑ם כִּֽי־שָׂכָ֥ר הוּא֙ לָכֶ֔ם חֵ֥לֶף עֲבֹֽדַתְכֶ֖ם בְּאֹ֥הֶל מוֹעֵֽד׃
Onu siz ve ev halkınız her yerde yiyebilirsiniz. Çünkü bu, Buluşma Çadırı’ndaki hizmetinizin karşılığı olan ücretinizdir.
Veata şevu na vaze gam atem halayla veedea ma yosef Adonay daber imi.
וְעַתָּ֗ה שְׁב֨וּ נָ֥א בָזֶ֛ה גַּם־אַתֶּ֖ם הַלָּ֑יְלָה וְאֵ֣דְעָ֔ה מַה־יֹּסֵ֥ף יְהוָ֖ה דַּבֵּ֥ר עִמִּֽי׃
Şimdi lütfen siz de bu gece burada kalın; Adonay’ın bana daha ne söyleyeceğini öğreneyim.”
Veatem hanu mihuts lamahane şivat yamim kol horeg nefeş vehol nogea behalal titehateu bayom haşelişi uvayom haşevii atem uşevihem.
וְאַתֶּ֗ם חֲנ֛וּ מִח֥וּץ לַֽמַּחֲנֶ֖ה שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים כֹּל֩ הֹרֵ֨ג נֶ֜פֶשׁ וְכֹ֣ל ׀ נֹגֵ֣עַ בֶּֽחָלָ֗ל תִּֽתְחַטְּא֞וּ בַּיּ֤וֹם הַשְּׁלִישִׁי֙ וּבַיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֔י אַתֶּ֖ם וּשְׁבִיכֶֽם׃
Siz de yedi gün ordugâhın dışında konaklayın. Birini öldüren ya da öldürülmüş birine dokunan herkes, üçüncü gün ve yedinci gün arınsın; hem siz hem esirleriniz.
Daber el bene yisrael veamarta alehem ki atem overim et hayarden el erets kenaan.
דַּבֵּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם כִּ֥י אַתֶּ֛ם עֹבְרִ֥ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֖ן אֶל־אֶ֥רֶץ כְּנָֽעַן׃
“İsraeloğullarına konuş ve onlara şöyle söyle: Yarden’i geçip Kenaan ülkesine girdiğinizde,
Veim lo torişu et yoşeve haarets mipenehem vehaya aşer totiru mehem lesikim beenehem velitsninim betsidehem vetsararu ethem al haarets aşer atem yoşevim bah.
וְאִם־לֹ֨א תוֹרִ֜ישׁוּ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י הָאָרֶץ֮ מִפְּנֵיכֶם֒ וְהָיָה֙ אֲשֶׁ֣ר תּוֹתִ֣ירוּ מֵהֶ֔ם לְשִׂכִּים֙ בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם וְלִצְנִינִ֖ם בְּצִדֵּיכֶ֑ם וְצָרֲר֣וּ אֶתְכֶ֔ם עַל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יֹשְׁבִ֥ים בָּֽהּ׃
Ama ülkenin sakinlerini önünüzden kovmazsanız geride bıraktıklarınız gözlerinizde diken, böğürlerinizde sivri uçlar olacak. Yaşadığınız ülkede size düşmanlık edecekler.
Tsav et bene yisrael veamarta alehem ki atem baim el haarets kenaan zot haarets aşer tipol lahem benahala erets kenaan ligvuloteha.
צַ֞ו אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵהֶ֔ם כִּֽי־אַתֶּ֥ם בָּאִ֖ים אֶל־הָאָ֣רֶץ כְּנָ֑עַן זֹ֣את הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר תִּפֹּ֤ל לָכֶם֙ בְּֽנַחֲלָ֔ה אֶ֥רֶץ כְּנַ֖עַן לִגְבֻלֹתֶֽיהָ׃
“İsraeloğullarına buyur ve onlara şöyle söyle: Kenaan ülkesine girdiğinizde miras olarak payınıza düşecek ülke, sınırlarıyla Kenaan ülkesi şudur:
Daber el bene yisrael veamarta alehem ki atem overim et hayarden artsa kenaan.
דַּבֵּר֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְאָמַרְתָּ֖ אֲלֵהֶ֑ם כִּ֥י אַתֶּ֛ם עֹבְרִ֥ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֖ן אַ֥רְצָה כְּנָֽעַן׃
“İsraeloğullarına konuş ve onlara şöyle söyle: Yarden’i geçip Kenaan ülkesine girdiğinizde,
Velo tahanifu et haarets aşer atem bah ki hadam u yahanif et haarets velaarets lo yehupar ladam aşer şupah bah ki im bedam şofeho.
וְלֹֽא־תַחֲנִ֣יפוּ אֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ בָּ֔הּ כִּ֣י הַדָּ֔ם ה֥וּא יַחֲנִ֖יף אֶת־הָאָ֑רֶץ וְלָאָ֣רֶץ לֹֽא־יְכֻפַּ֗ר לַדָּם֙ אֲשֶׁ֣ר שֻׁפַּךְ־בָּ֔הּ כִּי־אִ֖ם בְּדַ֥ם שֹׁפְכֽוֹ׃
İçinde bulunduğunuz ülkeyi kirletmeyeceksiniz. Çünkü kan ülkeyi kirletir; ülkede dökülen kan için, onu dökenin kanından başka kefaret sağlanamaz.
Velo tetame et haarets aşer atem yoşevim bah aşer ani şohen betohah ki ani Adonay şohen betoh bene yisrael.
וְלֹ֧א תְטַמֵּ֣א אֶת־הָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ יֹשְׁבִ֣ים בָּ֔הּ אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י שֹׁכֵ֣ן בְּתוֹכָ֑הּ כִּ֚י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה שֹׁכֵ֕ן בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)
İçinde yaşadığınız, Benim de ortasında bulunduğum ülkeyi kirletmeyeceksiniz. Çünkü Ben Adonay, İsraeloğullarının arasında bulunuyorum.”
Veet haam tsav lemor atem overim bigvul ahehem bene esav hayoşevim beseir veyireu mikem venişmartem meod.
וְאֶת־הָעָם֮ צַ֣ו לֵאמֹר֒ אַתֶּ֣ם עֹֽבְרִ֗ים בִּגְבוּל֙ אֲחֵיכֶ֣ם בְּנֵי־עֵשָׂ֔ו הַיֹּשְׁבִ֖ים בְּשֵׂעִ֑יר וְיִֽירְא֣וּ מִכֶּ֔ם וְנִשְׁמַרְתֶּ֖ם מְאֹֽד׃
Halka şu buyruğu ver: Seir’de yaşayan kardeşleriniz Esav oğullarının sınırından geçeceksiniz. Sizden korkacaklar; çok dikkatli davranın.
Ree limadti ethem hukim umişpatim kaaşer tsivani Adonay elohay laasot ken bekerev haarets aşer atem baim şama leriştah.
רְאֵ֣ה ׀ לִמַּ֣דְתִּי אֶתְכֶ֗ם חֻקִּים֙ וּמִשְׁפָּטִ֔ים כַּאֲשֶׁ֥ר צִוַּ֖נִי יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑י לַעֲשׂ֣וֹת כֵּ֔ן בְּקֶ֣רֶב הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם בָּאִ֥ים שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
Bakın, Tanrım Adonay’ın bana buyurduğu gibi size kurallar ve hükümler öğrettim. Mülk edinmek için gireceğiniz ülkede bunları uygulayacaksınız.
Vayedaber Adonay alehem mitoh haeş kol devarim atem şomeim utemuna enehem roim zulati kol.
וַיְדַבֵּ֧ר יְהוָ֛ה אֲלֵיכֶ֖ם מִתּ֣וֹךְ הָאֵ֑שׁ ק֤וֹל דְּבָרִים֙ אַתֶּ֣ם שֹׁמְעִ֔ים וּתְמוּנָ֛ה אֵינְכֶ֥ם רֹאִ֖ים זוּלָתִ֥י קֽוֹל׃
Adonay size ateşin içinden konuştu. Sözlerin sesini işittiniz ama hiçbir biçim görmediniz; yalnızca bir ses vardı.
Veoti tsiva Adonay baet hahi lelamed ethem hukim umişpatim laasotehem otam baarets aşer atem overim şama leriştah.
וְאֹתִ֞י צִוָּ֤ה יְהוָה֙ בָּעֵ֣ת הַהִ֔וא לְלַמֵּ֣ד אֶתְכֶ֔ם חֻקִּ֖ים וּמִשְׁפָּטִ֑ים לַעֲשֹׂתְכֶ֣ם אֹתָ֔ם בָּאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם עֹבְרִ֥ים שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
O sırada Adonay bana da, geçip mülk edineceğiniz ülkede uygulamanız için size kurallar ve hükümler öğretmemi buyurdu.
Haidoti vahem hayom et haşamayim veet haarets ki avod tovedun maher meal haarets aşer atem overim et hayarden şama leriştah lo taarihun yamim aleha ki hişamed tişamedun.
הַעִידֹתִי֩ בָכֶ֨ם הַיּ֜וֹם אֶת־הַשָּׁמַ֣יִם וְאֶת־הָאָ֗רֶץ כִּֽי־אָבֹ֣ד תֹּאבֵדוּן֮ מַהֵר֒ מֵעַ֣ל הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֨ר אַתֶּ֜ם עֹבְרִ֧ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֛ן שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּ֑הּ לֹֽא־תַאֲרִיכֻ֤ן יָמִים֙ עָלֶ֔יהָ כִּ֥י הִשָּׁמֵ֖ד תִּשָּׁמֵדֽוּן׃
Bugün göğü ve yeri size karşı tanık tutuyorum: Yarden’i geçip mülk edinmeye gittiğiniz ülkeden hızla yok olacaksınız. Orada uzun yaşamayacak, kesinlikle yok edileceksiniz.
Vezot hamitsva hahukim vehamişpatim aşer tsiva Adonay elohehem lelamed ethem laasot baarets aşer atem overim şama leriştah.
וְזֹ֣את הַמִּצְוָ֗ה הַֽחֻקִּים֙ וְהַמִּשְׁפָּטִ֔ים אֲשֶׁ֥ר צִוָּ֛ה יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם לְלַמֵּ֣ד אֶתְכֶ֑ם לַעֲשׂ֣וֹת בָּאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם עֹבְרִ֥ים שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
Tanrınız Adonay’ın, geçip mülk edineceğiniz ülkede uygulamanız için size öğretmemi buyurduğu emir, kurallar ve hükümler bunlardır.
Lo merubehem mikol haamim haşak Adonay bahem vayivhar bahem ki atem hameat mikol haamim.
לֹ֣א מֵֽרֻבְּכֶ֞ם מִכָּל־הָֽעַמִּ֗ים חָשַׁ֧ק יְהוָ֛ה בָּכֶ֖ם וַיִּבְחַ֣ר בָּכֶ֑ם כִּֽי־אַתֶּ֥ם הַמְעַ֖ט מִכָּל־הָעַמִּֽים׃
Adonay size, bütün halklardan daha kalabalık olduğunuz için bağlanıp sizi seçmedi. Çünkü siz bütün halkların en azıydınız.
Uşemartem et kol hamitsva aşer anohi metsaveha hayom lemaan tehezku uvatem viriştem et haarets aşer atem overim şama leriştah.
וּשְׁמַרְתֶּם֙ אֶת־כָּל־הַמִּצְוָ֔ה אֲשֶׁ֛ר אָנֹכִ֥י מְצַוְּךָ֖ הַיּ֑וֹם לְמַ֣עַן תֶּחֶזְק֗וּ וּבָאתֶם֙ וִֽירִשְׁתֶּ֣ם אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם עֹבְרִ֥ים שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ׃
Bugün sana buyurduğum emrin tamamını koruyun. Böylece güçlenesiniz ve mülk edinmek için geçeceğiniz ülkeye girip onu ele geçiresiniz.
Vehaarets aşer atem overim şama leriştah erets harim uvekaot limtar haşamayim tişte mayim.
וְהָאָ֗רֶץ אֲשֶׁ֨ר אַתֶּ֜ם עֹבְרִ֥ים שָׁ֙מָּה֙ לְרִשְׁתָּ֔הּ אֶ֥רֶץ הָרִ֖ים וּבְקָעֹ֑ת לִמְטַ֥ר הַשָּׁמַ֖יִם תִּשְׁתֶּה־מָּֽיִם׃
Mülk edinmek için geçeceğiniz ülke ise dağlar ve vadiler ülkesidir; göğün yağmurundan su içer.
Ki atem overim et hayarden lavo lareşet et haarets aşer Adonay elohehem noten lahem viriştem otah vişavtem bah.
כִּ֤י אַתֶּם֙ עֹבְרִ֣ים אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן לָבֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם נֹתֵ֣ן לָכֶ֑ם וִֽירִשְׁתֶּ֥ם אֹתָ֖הּ וִֽישַׁבְתֶּם־בָּֽהּ׃
Çünkü Tanrınız Adonay’ın size verdiği ülkeye girip onu ele geçirmek için Yarden’i geçmek üzeresiniz. Onu ele geçirip oraya yerleşeceksiniz.
Ele hahukim vehamişpatim aşer tişmerun laasot baarets aşer natan Adonay elohe avoteha leha leriştah kol hayamim aşer atem hayim al haadama.
אֵ֠לֶּה הַֽחֻקִּ֣ים וְהַמִּשְׁפָּטִים֮ אֲשֶׁ֣ר תִּשְׁמְר֣וּן לַעֲשׂוֹת֒ בָּאָ֕רֶץ אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֧י אֲבֹתֶ֛יךָ לְךָ֖ לְרִשְׁתָּ֑הּ כָּל־הַיָּמִ֔ים אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם חַיִּ֖ים עַל־הָאֲדָמָֽה׃
Atalarının Tanrısı Adonay’ın sana mülk edinmen için verdiği ülkede, yeryüzünde yaşadığınız bütün günler boyunca uygulamaya dikkat edeceğiniz kurallar ve hükümler bunlardır.