Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
hand; wrist; forearm; arm; body; back; chest; discouraged
Dilbilgisel yapı: isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 13 kez
Teknik kod
HNcbsc/Sp1csTORA’DA KELİME
el; bilek, kol; mecazen güç, yetki, kontrol, sorumluluk, sahiplik veya aracılık; taraf/yan; pay; anıt; araç veya uygulama gücü
Bu İbranice biçim Tora’da 20 kez, 20 farklı ayette görülür.
Vayomer avram el meleh sedom harimoti yadi el Adonay el elyon kone şamayim vaarets.
וַיֹּ֥אמֶר אַבְרָ֖ם אֶל־מֶ֣לֶךְ סְדֹ֑ם הֲרִימֹ֨תִי יָדִ֤י אֶל־יְהוָה֙ אֵ֣ל עֶלְי֔וֹן קֹנֵ֖ה שָׁמַ֥יִם וָאָֽרֶץ׃
Avram Sedom kralına şöyle dedi: “Göklerin ve yerin sahibi Yüce Tanrı Adonay’a elimi kaldırıp ant içtim:
Vayehi kirot et hanezem veet hatsemidim al yede ahoto uheşameo et divre rivka ahoto lemor ko diber elay haiş vayavo el haiş vehine omed al hagemalim al haayin.
וַיְהִ֣י ׀ כִּרְאֹ֣ת אֶת־הַנֶּ֗זֶם וְֽאֶת־הַצְּמִדִים֮ עַל־יְדֵ֣י אֲחֹתוֹ֒ וּכְשָׁמְע֗וֹ אֶת־דִּבְרֵ֞י רִבְקָ֤ה אֲחֹתוֹ֙ לֵאמֹ֔ר כֹּֽה־דִבֶּ֥ר אֵלַ֖י הָאִ֑ישׁ וַיָּבֹא֙ אֶל־הָאִ֔ישׁ וְהִנֵּ֛ה עֹמֵ֥ד עַל־הַגְּמַלִּ֖ים עַל־הָעָֽיִן׃
Kız kardeşinin burnundaki halkayı ve kollarındaki bilezikleri görünce, kız kardeşi Rivka’nın “Adam bana böyle söyledi” sözlerini duyunca adamın yanına gitti. Adam pınarın başında develerin yanında duruyordu.
Vayigaş yaakov el yitshak aviv vayemuşeu vayomer hakol kol yaakov vehayadayim yede esav.
וַיִּגַּ֧שׁ יַעֲקֹ֛ב אֶל־יִצְחָ֥ק אָבִ֖יו וַיְמֻשֵּׁ֑הוּ וַיֹּ֗אמֶר הַקֹּל֙ ק֣וֹל יַעֲקֹ֔ב וְהַיָּדַ֖יִם יְדֵ֥י עֵשָֽׂו׃
Yaakov babası Yitshak’a yaklaştı. Yitshak ona dokunup, “Ses Yaakov’un sesi, ama eller Esav’ın elleri” dedi.
Yeş leel yadi laasot imahem ra velohe avihem emeş amar elay lemor hişamer leha midaber im yaakov mitov ad ra.
יֶשׁ־לְאֵ֣ל יָדִ֔י לַעֲשׂ֥וֹת עִמָּכֶ֖ם רָ֑ע וֵֽאלֹהֵ֨י אֲבִיכֶ֜ם אֶ֣מֶשׁ ׀ אָמַ֧ר אֵלַ֣י לֵאמֹ֗ר הִשָּׁ֧מֶר לְךָ֛ מִדַּבֵּ֥ר עִֽם־יַעֲקֹ֖ב מִטּ֥וֹב עַד־רָֽע׃
Size kötülük yapacak gücüm var. Ama dün gece babanızın Tanrısı bana, ‘Dikkat et! Yaakov’a iyi ya da kötü bir söz söyleme’ dedi.
Vayomer reuven el aviv lemor et şene vanay tamit im lo avienu eleha tena oto al yadi vaani aşivenu eleha.
וַיֹּ֤אמֶר רְאוּבֵן֙ אֶל־אָבִ֣יו לֵאמֹ֔ר אֶת־שְׁנֵ֤י בָנַי֙ תָּמִ֔ית אִם־לֹ֥א אֲבִיאֶ֖נּוּ אֵלֶ֑יךָ תְּנָ֤ה אֹתוֹ֙ עַל־יָדִ֔י וַאֲנִ֖י אֲשִׁיבֶ֥נּוּ אֵלֶֽיךָ׃
Reuven babasına, “Onu sana geri getirmezsem iki oğlumu öldürebilirsin” dedi. “Onu bana emanet et; sana geri getireceğim.”
Veşalahti et yadi vehiketi et mitsrayim behol nifleotay aşer eese bekirbo veahare hen yeşalah ethem.
וְשָׁלַחְתִּ֤י אֶת־יָדִי֙ וְהִכֵּיתִ֣י אֶת־מִצְרַ֔יִם בְּכֹל֙ נִפְלְאֹתַ֔י אֲשֶׁ֥ר אֶֽעֱשֶׂ֖ה בְּקִרְבּ֑וֹ וְאַחֲרֵי־כֵ֖ן יְשַׁלַּ֥ח אֶתְכֶֽם׃
Elimi uzatıp Mısır’ı, içinde yapacağım bütün olağanüstü işlerle vuracağım. Bundan sonra sizi salıverecek.
Veheveti ethem el haarets aşer nasati et yadi latet otah leavraham leyitshak uleyaakov venatati otah lahem moraşa ani Adonay.
וְהֵבֵאתִ֤י אֶתְכֶם֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֙אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לָתֵ֣ת אֹתָ֔הּ לְאַבְרָהָ֥ם לְיִצְחָ֖ק וּֽלְיַעֲקֹ֑ב וְנָתַתִּ֨י אֹתָ֥הּ לָכֶ֛ם מוֹרָשָׁ֖ה אֲנִ֥י יְהוָֽה׃
Sizi Avraam’a, Yitshak’a ve Yaakov’a vermek için elimi kaldırıp ant içtiğim ülkeye götüreceğim. Onu size miras olarak vereceğim. Ben Adonay’ım.’”
Velo yişma alehem paro venatati et yadi bemitsrayim vehotseti et tsivotay et ami vene yisrael meerets mitsrayim bişfatim gedolim.
וְלֹֽא־יִשְׁמַ֤ע אֲלֵכֶם֙ פַּרְעֹ֔ה וְנָתַתִּ֥י אֶת־יָדִ֖י בְּמִצְרָ֑יִם וְהוֹצֵאתִ֨י אֶת־צִבְאֹתַ֜י אֶת־עַמִּ֤י בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בִּשְׁפָטִ֖ים גְּדֹלִֽים׃
Firavun sizi dinlemeyecek. O zaman elimi Mısır’ın üzerine koyacağım; birliklerimi, halkım İsrael oğullarını büyük yargılarla Mısır ülkesinden çıkaracağım.
Veyadeu mitsrayim ki ani Adonay bintoti et yadi al mitsrayim vehotseti et bene yisrael mitoham.
וְיָדְע֤וּ מִצְרַ֙יִם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בִּנְטֹתִ֥י אֶת־יָדִ֖י עַל־מִצְרָ֑יִם וְהוֹצֵאתִ֥י אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מִתּוֹכָֽם׃
Elimi Mısır’ın üzerine uzatıp İsrael oğullarını aralarından çıkardığımda, Mısırlılar benim Adonay olduğumu bilecekler.”
Ki ata şalahti et yadi vaah oteha veet ameha badaver vatikahed min haarets.
כִּ֤י עַתָּה֙ שָׁלַ֣חְתִּי אֶת־יָדִ֔י וָאַ֥ךְ אוֹתְךָ֛ וְאֶֽת־עַמְּךָ֖ בַּדָּ֑בֶר וַתִּכָּחֵ֖ד מִן־הָאָֽרֶץ׃
Şimdiye kadar elimi uzatıp seni ve halkını salgın hastalıkla vurmuş olsaydım, yeryüzünden silinip gitmiş olurdun.
Amar oyev erdof asig ahalek şalal timlaemo nafşi arik harbi torişemo yadi.
אָמַ֥ר אוֹיֵ֛ב אֶרְדֹּ֥ף אַשִּׂ֖יג אֲחַלֵּ֣ק שָׁלָ֑ל תִּמְלָאֵ֣מוֹ נַפְשִׁ֔י אָרִ֣יק חַרְבִּ֔י תּוֹרִישֵׁ֖מוֹ יָדִֽי׃
Düşman, ‘Peşlerine düşeceğim, yetişeceğim, ganimeti paylaşacağım’ dedi. ‘Onlarla arzuma doyacağım; kılıcımı çekeceğim, elim onları yok edecek.’
İm atem tavou el haarets aşer nasati et yadi leşaken ethem bah ki im kalev ben yefune vihoşua bin nun.
אִם־אַתֶּם֙ תָּבֹ֣אוּ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֙אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לְשַׁכֵּ֥ן אֶתְכֶ֖ם בָּ֑הּ כִּ֚י אִם־כָּלֵ֣ב בֶּן־יְפֻנֶּ֔ה וִיהוֹשֻׁ֖עַ בִּן־נֽוּן׃
Sizi yerleştirmek için elimi kaldırıp ant içtiğim ülkeye, Yefune oğlu Kalev ve Nun oğlu Yeoşua dışında, sizler asla girmeyeceksiniz.
Vehaya lahem peat negev mimidbar tsin al yede edom vehaya lahem gevul negev miktse yam hamelah kedema.
וְהָיָ֨ה לָכֶ֧ם פְּאַת־נֶ֛גֶב מִמִּדְבַּר־צִ֖ן עַל־יְדֵ֣י אֱד֑וֹם וְהָיָ֤ה לָכֶם֙ גְּב֣וּל נֶ֔גֶב מִקְצֵ֥ה יָם־הַמֶּ֖לַח קֵֽדְמָה׃
Güney kesiminiz, Edom’un yanındaki Tsin Çölü’nden başlayacak. Güney sınırınız doğuda Tuz Denizi’nin ucundan başlayacak.
Vaavadtem şam Elohim maase yede adam ets vaeven aşer lo yirun velo yişmeun velo yohelun velo yerihun.
וַעֲבַדְתֶּם־שָׁ֣ם אֱלֹהִ֔ים מַעֲשֵׂ֖ה יְדֵ֣י אָדָ֑ם עֵ֣ץ וָאֶ֔בֶן אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יִרְאוּן֙ וְלֹ֣א יִשְׁמְע֔וּן וְלֹ֥א יֹֽאכְל֖וּן וְלֹ֥א יְרִיחֻֽן׃
Orada insan eliyle yapılmış, görmeyen, işitmeyen, yemeyen, koklamayan ağaç ve taş tanrılara kulluk edeceksiniz.
Veamarta bilvaveha kohi veotsem yadi asa li et hahayil haze.
וְאָמַרְתָּ֖ בִּלְבָבֶ֑ךָ כֹּחִי֙ וְעֹ֣צֶם יָדִ֔י עָ֥שָׂה לִ֖י אֶת־הַחַ֥יִל הַזֶּֽה׃
İçinden, ‘Bu serveti bana kendi gücüm ve elimin kuvveti kazandırdı’ deme.
Vaefen vaered min hahar vehahar boer baeş uşene luhot haberit al şete yaday.
וָאֵ֗פֶן וָֽאֵרֵד֙ מִן־הָהָ֔ר וְהָהָ֖ר בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֑שׁ וּשְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת הַבְּרִ֔ית עַ֖ל שְׁתֵּ֥י יָדָֽי׃
Dönüp dağdan indim. Dağ ateşle yanıyordu; antlaşmanın iki levhası iki elimdeydi.
Vaetpos bişne haluhot vaaşlihem meal şete yaday vaaşaberem leenehem.
וָאֶתְפֹּשׂ֙ בִּשְׁנֵ֣י הַלֻּחֹ֔ת וָֽאַשְׁלִכֵ֔ם מֵעַ֖ל שְׁתֵּ֣י יָדָ֑י וָאֲשַׁבְּרֵ֖ם לְעֵינֵיכֶֽם׃
İki levhayı tuttum, iki elimden fırlatıp gözlerinizin önünde kırdım.
Arur haiş aşer yaase fesel umaseha toavat Adonay maase yede haraş vesam basater veanu hol haam veameru amen.
אָר֣וּר הָאִ֡ישׁ אֲשֶׁ֣ר יַעֲשֶׂה֩ פֶ֨סֶל וּמַסֵּכָ֜ה תּוֹעֲבַ֣ת יְהוָ֗ה מַעֲשֵׂ֛ה יְדֵ֥י חָרָ֖שׁ וְשָׂ֣ם בַּסָּ֑תֶר וְעָנ֧וּ כָל־הָעָ֛ם וְאָמְר֖וּ אָמֵֽן׃ (ס)
"Adonay için iğrenç olan, usta eliyle yapılmış oyma ya da dökme bir put yapıp gizli bir yere koyan kişi lanetlidir." Bütün halk, "Amen" diye karşılık verecek.
Ki esa el şamayim yadi veamarti hay anohi leolam.
כִּֽי־אֶשָּׂ֥א אֶל־שָׁמַ֖יִם יָדִ֑י וְאָמַ֕רְתִּי חַ֥י אָנֹכִ֖י לְעֹלָֽם׃
Elimi göklere kaldırıp, "Sonsuza dek yaşayan Benim" diyorum.
İm şanoti berak harbi vetohez bemişpat yadi aşiv nakam letsaray velimsanay aşalem.
אִם־שַׁנּוֹתִי֙ בְּרַ֣ק חַרְבִּ֔י וְתֹאחֵ֥ז בְּמִשְׁפָּ֖ט יָדִ֑י אָשִׁ֤יב נָקָם֙ לְצָרָ֔י וְלִמְשַׂנְאַ֖י אֲשַׁלֵּֽם׃
Şimşek gibi parlayan kılıcımı bilediğimde, elim yargıyı kavradığında, hasımlarımdan öç alacak, Benden nefret edenlere karşılık vereceğim.
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Bu kelime için kaynakta açık bir kök kaydı bulunmuyor.
hand; wrist; forearm; arm; body; back; chest; discouraged
Dilbilgisel yapı: isim, iki cins, tekil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 13 kez
HNcbsc/Sp1cshand; wrist; forearm; arm; body; back; chest; discouraged
Dilbilgisel yapı: isim, iki cins, ikil, tamlayan
Bu yapının kullanımı: 5 kez
HNcbdchand; wrist; forearm; arm; body; back; chest; discouraged
Dilbilgisel yapı: isim, iki cins, ikil, tamlayan + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil
Bu yapının kullanımı: 2 kez
HNcbdc/Sp1csKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.