Lemma אִישׁ
Kök — שורש (şoreş, kök) איש
Biçim: edat + isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 14 kullanım
Teknik kod
HR/NcmsaTORA KELİME DİZİNİ
Bu yazılı biçim Tora’da 23 kez, 23 ayette geçer.
Bu İbranice yazılı biçime doğrulanmış kelime sırası üzerinden bağlı okunuşlar:
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla lemma veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
Lemma אִישׁ
Kök — שורש (şoreş, kök) איש
Biçim: edat + isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 14 kullanım
HR/NcmsaLemma אִישׁ
Kök — שורש (şoreş, kök) איש
Biçim: edat (belirli artikel içerir) + isim, eril, tekil, mutlak
Bu çözümleme: 8 kullanım
HRd/NcmsaLemma אִישׁ
Kök — שורש (şoreş, kök) איש
Biçim: edat + isim, eril, tekil, tamlayan
Bu çözümleme: 1 kullanım
HR/NcmscMorfoloji ve lemma: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Lemma–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Her iki veri kümesi CC BY 4.0 lisanslıdır.
Kelime dizini nikud ve teamim işaretlerini yazılı biçim kimliğine katmaz. Kök — שורש (şoreş, kök), lemma ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik kökü veya okunuş eşleşmesini tahmin etmez.
וַיֹּ֣אמֶר לָבָ֗ן ט֚וֹב תִּתִּ֣י אֹתָ֣הּ לָ֔ךְ מִתִּתִּ֥י אֹתָ֖הּ לְאִ֣ישׁ אַחֵ֑ר שְׁבָ֖ה עִמָּדִֽי׃
Lavan, “Onu sana vermem başka bir adama vermemden iyidir” dedi. “Yanımda kal.”
וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵיהֶ֗ם לֹ֤א נוּכַל֙ לַעֲשׂוֹת֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה לָתֵת֙ אֶת־אֲחֹתֵ֔נוּ לְאִ֖ישׁ אֲשֶׁר־ל֣וֹ עָרְלָ֑ה כִּֽי־חֶרְפָּ֥ה הִ֖וא לָֽנוּ׃
Onlara şöyle dediler: “Kız kardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz. Bu bizim için utançtır.
הִ֣וא מוּצֵ֗את וְהִ֨יא שָׁלְחָ֤ה אֶל־חָמִ֙יהָ֙ לֵאמֹ֔ר לְאִישׁ֙ אֲשֶׁר־אֵ֣לֶּה לּ֔וֹ אָנֹכִ֖י הָרָ֑ה וַתֹּ֙אמֶר֙ הַכֶּר־נָ֔א לְמִ֞י הַחֹתֶ֧מֶת וְהַפְּתִילִ֛ים וְהַמַּטֶּ֖ה הָאֵֽלֶּה׃
Tamar dışarı çıkarılırken kayınpederine haber gönderdi: “Bu eşyaların sahibi olan adamdan hamileyim.” Ardından, “Lütfen tanı: Bu mühür, bu kordonlar ve bu değnek kimin?” dedi.
וַיֹּ֙אמֶר֙ יִשְׂרָאֵ֔ל לָמָ֥ה הֲרֵעֹתֶ֖ם לִ֑י לְהַגִּ֣יד לָאִ֔ישׁ הַע֥וֹד לָכֶ֖ם אָֽח׃
İsrael, “Adama başka bir kardeşiniz olduğunu söyleyerek neden başıma iş açtınız?” dedi.
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֜ם יִשְׂרָאֵ֣ל אֲבִיהֶ֗ם אִם־כֵּ֣ן ׀ אֵפוֹא֮ זֹ֣את עֲשׂוּ֒ קְח֞וּ מִזִּמְרַ֤ת הָאָ֙רֶץ֙ בִּכְלֵיכֶ֔ם וְהוֹרִ֥ידוּ לָאִ֖ישׁ מִנְחָ֑ה מְעַ֤ט צֳרִי֙ וּמְעַ֣ט דְּבַ֔שׁ נְכֹ֣את וָלֹ֔ט בָּטְנִ֖ים וּשְׁקֵדִֽים׃
Babaları İsrael onlara, “Öyleyse şöyle yapın” dedi. “Ülkenin en seçkin ürünlerinden kaplarınıza koyup adama armağan götürün: biraz balsam, biraz bal, baharat, laden reçinesi, fıstık ve badem.
לְכֻלָּ֥ם נָתַ֛ן לָאִ֖ישׁ חֲלִפ֣וֹת שְׂמָלֹ֑ת וּלְבִנְיָמִ֤ן נָתַן֙ שְׁלֹ֣שׁ מֵא֣וֹת כֶּ֔סֶף וְחָמֵ֖שׁ חֲלִפֹ֥ת שְׂמָלֹֽת׃
Her birine birer takım giysi verdi. Binyamin’e ise üç yüz gümüş ve beş takım giysi verdi.
וַ֠יֹּאמֶר מִ֣י שָֽׂמְךָ֞ לְאִ֨ישׁ שַׂ֤ר וְשֹׁפֵט֙ עָלֵ֔ינוּ הַלְהָרְגֵ֙נִי֙ אַתָּ֣ה אֹמֵ֔ר כַּאֲשֶׁ֥ר הָרַ֖גְתָּ אֶת־הַמִּצְרִ֑י וַיִּירָ֤א מֹשֶׁה֙ וַיֹּאמַ֔ר אָכֵ֖ן נוֹדַ֥ע הַדָּבָֽר׃
Adam, “Seni başımıza yönetici ve yargıç kim koydu?” dedi. “Mısırlıyı öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun?” Moşe korktu. “Demek olay duyulmuş!” diye düşündü.
וְאֶל־פֶּ֜תַח אֹ֣הֶל מוֹעֵד֮ לֹ֣א הֱבִיאוֹ֒ לְהַקְרִ֤יב קָרְבָּן֙ לַֽיהוָ֔ה לִפְנֵ֖י מִשְׁכַּ֣ן יְהוָ֑ה דָּ֣ם יֵחָשֵׁ֞ב לָאִ֤ישׁ הַהוּא֙ דָּ֣ם שָׁפָ֔ךְ וְנִכְרַ֛ת הָאִ֥ישׁ הַה֖וּא מִקֶּ֥רֶב עַמּֽוֹ׃
ama onu Adonay’a sunu olarak sunmak üzere Buluşma Çadırı’nın girişine, Adonay’ın Mişkan’ının önüne getirmezse o kişi kan dökmüş sayılacak. Kan dökmüştür; halkının arasından kesilip atılacak.
וְ֠אִישׁ כִּֽי־יִשְׁכַּ֨ב אֶת־אִשָּׁ֜ה שִׁכְבַת־זֶ֗רַע וְהִ֤וא שִׁפְחָה֙ נֶחֱרֶ֣פֶת לְאִ֔ישׁ וְהָפְדֵּה֙ לֹ֣א נִפְדָּ֔תָה א֥וֹ חֻפְשָׁ֖ה לֹ֣א נִתַּן־לָ֑הּ בִּקֹּ֧רֶת תִּהְיֶ֛ה לֹ֥א יוּמְת֖וּ כִּי־לֹ֥א חֻפָּֽשָׁה׃
Bir erkek, başka bir erkeğe ayrılmış ama bedeli ödenerek tam olarak kurtarılmamış ya da özgürlüğü verilmemiş bir cariyeyle cinsel ilişkide bulunursa durum soruşturulacak. Ölüm cezasına çarptırılmayacaklar; çünkü kadın özgür bırakılmamıştır.
וְלַאֲחֹת֤וֹ הַבְּתוּלָה֙ הַקְּרוֹבָ֣ה אֵלָ֔יו אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־הָיְתָ֖ה לְאִ֑ישׁ לָ֖הּ יִטַּמָּֽא׃
bir erkekle birlikte olmamış, kendisine yakın bakire kız kardeşi için arınmamış duruma gelecek.
וּבַת־כֹּהֵ֔ן כִּ֥י תִהְיֶ֖ה לְאִ֣ישׁ זָ֑ר הִ֕וא בִּתְרוּמַ֥ת הַקֳּדָשִׁ֖ים לֹ֥א תֹאכֵֽל׃
Bir kâhinin kızı kâhin olmayan biriyle evlenirse kutsal sunulardan ayrılan payı yiyemez.
וְחִשַּׁב֙ אֶת־שְׁנֵ֣י מִמְכָּר֔וֹ וְהֵשִׁיב֙ אֶת־הָ֣עֹדֵ֔ף לָאִ֖ישׁ אֲשֶׁ֣ר מָֽכַר־ל֑וֹ וְשָׁ֖ב לַאֲחֻזָּתֽוֹ׃
satıştan sonra geçen yılları hesaplayacak, bedelin kalan kısmını alıcıya geri verecek ve mülküne dönecek.
וְאִם־לֹ֤א יִגְאַל֙ אֶת־הַשָּׂדֶ֔ה וְאִם־מָכַ֥ר אֶת־הַשָּׂדֶ֖ה לְאִ֣ישׁ אַחֵ֑ר לֹ֥א יִגָּאֵ֖ל עֽוֹד׃
Tarlayı geri almaz ve tarla başka bir kişiye satılırsa artık geri alınamayacak.
וְאִם־אֵ֨ין לָאִ֜ישׁ גֹּאֵ֗ל לְהָשִׁ֤יב הָאָשָׁם֙ אֵלָ֔יו הָאָשָׁ֛ם הַמּוּשָׁ֥ב לַיהוָ֖ה לַכֹּהֵ֑ן מִלְּבַ֗ד אֵ֚יל הַכִּפֻּרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יְכַפֶּר־בּ֖וֹ עָלָֽיו׃
Ama o kişinin bedeli alacak bir yakın mirasçısı yoksa Adonay’a geri verilen bedel kâhinin olacak. Bu, suçlu için bağışlanma sağlamak üzere sunulan kefaret koçundan ayrıdır.
וְאִם־הָי֤וֹ תִֽהְיֶה֙ לְאִ֔ישׁ וּנְדָרֶ֖יהָ עָלֶ֑יהָ א֚וֹ מִבְטָ֣א שְׂפָתֶ֔יהָ אֲשֶׁ֥ר אָסְרָ֖ה עַל־נַפְשָֽׁהּ׃
Üzerinde adakları ya da kendisini bağladığı düşünmeden söylenmiş bir söz varken bir adama eş olursa,
כִּֽי־תִהְיֶ֨יןָ לְאִ֜ישׁ שְׁתֵּ֣י נָשִׁ֗ים הָאַחַ֤ת אֲהוּבָה֙ וְהָאַחַ֣ת שְׂנוּאָ֔ה וְיָֽלְדוּ־ל֣וֹ בָנִ֔ים הָאֲהוּבָ֖ה וְהַשְּׂנוּאָ֑ה וְהָיָ֛ה הַבֵּ֥ן הַבְּכ֖וֹר לַשְּׂנִיאָֽה׃
Bir adamın biri sevilen, öteki sevilmeyen iki eşi olur, ikisi de ona oğullar doğurur ve ilk doğan oğul sevilmeyen eşten olursa,
כִּֽי־יִהְיֶ֣ה לְאִ֗ישׁ בֵּ֚ן סוֹרֵ֣ר וּמוֹרֶ֔ה אֵינֶ֣נּוּ שֹׁמֵ֔עַ בְּק֥וֹל אָבִ֖יו וּבְק֣וֹל אִמּ֑וֹ וְיסְּר֣וּ אֹת֔וֹ וְלֹ֥א יִשְׁמַ֖ע אֲלֵיהֶֽם׃
Bir adamın, babasının ve annesinin sesini dinlemeyen, kendisini terbiye ettiklerinde de onları dinlemeyen dik başlı ve asi bir oğlu olursa,
וְאָמַ֛ר אֲבִ֥י הנער [הַֽנַּעַרָ֖ה] אֶל־הַזְּקֵנִ֑ים אֶת־בִּתִּ֗י נָתַ֜תִּי לָאִ֥ישׁ הַזֶּ֛ה לְאִשָּׁ֖ה וַיִּשְׂנָאֶֽהָ׃
Genç kadının babası ileri gelenlere şöyle diyecek: 'Kızımı bu adama eş olarak verdim; o ise ondan nefret etti.
כִּ֤י יִהְיֶה֙ נער [נַעֲרָ֣ה] בְתוּלָ֔ה מְאֹרָשָׂ֖ה לְאִ֑ישׁ וּמְצָאָ֥הּ אִ֛ישׁ בָּעִ֖יר וְשָׁכַ֥ב עִמָּֽהּ׃
Bir erkekle nişanlı bakire bir genç kadın varsa ve başka bir adam kentte ona rastlayıp onunla yatarsa,
וְיָצְאָ֖ה מִבֵּית֑וֹ וְהָלְכָ֖ה וְהָיְתָ֥ה לְאִישׁ־אַחֵֽר׃
kadın onun evinden ayrılıp gider, başka bir adamın eşi olursa,
כִּֽי־יֵשְׁב֨וּ אַחִ֜ים יַחְדָּ֗ו וּמֵ֨ת אַחַ֤ד מֵהֶם֙ וּבֵ֣ן אֵֽין־ל֔וֹ לֹֽא־תִהְיֶ֧ה אֵֽשֶׁת־הַמֵּ֛ת הַח֖וּצָה לְאִ֣ישׁ זָ֑ר יְבָמָהּ֙ יָבֹ֣א עָלֶ֔יהָ וּלְקָחָ֥הּ ל֛וֹ לְאִשָּׁ֖ה וְיִבְּמָֽהּ׃
Kardeşler birlikte yaşarken onlardan biri çocuksuz ölürse, ölenin eşi dışarıdan yabancı bir adamla evlenmeyecek. Kayınbiraderi onunla birlikte olacak, onu kendisine eş alıp kayınbiraderlik görevini yerine getirecek.
וְנִגְּשָׁ֨ה יְבִמְתּ֣וֹ אֵלָיו֮ לְעֵינֵ֣י הַזְּקֵנִים֒ וְחָלְצָ֤ה נַעֲלוֹ֙ מֵעַ֣ל רַגְל֔וֹ וְיָרְקָ֖ה בְּפָנָ֑יו וְעָֽנְתָה֙ וְאָ֣מְרָ֔ה כָּ֚כָה יֵעָשֶׂ֣ה לָאִ֔ישׁ אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִבְנֶ֖ה אֶת־בֵּ֥ית אָחִֽיו
yengesi ileri gelenlerin gözleri önünde ona yaklaşacak, ayağından çarığını çıkaracak ve önüne tükürecek. Ardından, 'Kardeşinin evini kurmayan adama böyle yapılır' diyecek.
וּלְלֵוִ֣י אָמַ֔ר תֻּמֶּ֥יךָ וְאוּרֶ֖יךָ לְאִ֣ישׁ חֲסִידֶ֑ךָ אֲשֶׁ֤ר נִסִּיתוֹ֙ בְּמַסָּ֔ה תְּרִיבֵ֖הוּ עַל־מֵ֥י מְרִיבָֽה׃
Levi için şöyle dedi: 'Tumim'in ve Urim'in, Massa'da sınadığın, Meriva sularında kendisiyle çekiştiğin sadık adamında olsun.