İçeriğe geç

TORA’DA TEMEL KELİME

אֶל

-e/-a; ...e doğru, ...e yönelerek

Bu temel kelime (lemma) Tora’da 1682 kez, 1301 farklı ayette görülür.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit475 kullanım376 ayet
  • Şemot398 kullanım300 ayet
  • Vayikra244 kullanım180 ayet
  • Bamidbar358 kullanım274 ayet
  • Devarim207 kullanım171 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 38:8

    Vayomer yehuda leonan bo el eşet ahiha veyabem otah vehakem zera leahiha.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוּדָה֙ לְאוֹנָ֔ן בֹּ֛א אֶל־אֵ֥שֶׁת אָחִ֖יךָ וְיַבֵּ֣ם אֹתָ֑הּ וְהָקֵ֥ם זֶ֖רַע לְאָחִֽיךָ׃

    Yehuda, Onan’a, “Kardeşinin eşiyle birlikte ol” dedi. “Kayınbiraderlik görevini yerine getir ve kardeşinin soyunu sürdür.”

  2. Bereşit 38:9

    Vayeda onan ki lo lo yihye hazara vehaya im ba el eşet ahiv veşihet artsa levilti netan zera leahiv.

    וַיֵּ֣דַע אוֹנָ֔ן כִּ֛י לֹּ֥א ל֖וֹ יִהְיֶ֣ה הַזָּ֑רַע וְהָיָ֞ה אִם־בָּ֨א אֶל־אֵ֤שֶׁת אָחִיו֙ וְשִׁחֵ֣ת אַ֔רְצָה לְבִלְתִּ֥י נְתָן־זֶ֖רַע לְאָחִֽיו׃

    Onan, doğacak soyun kendisine ait sayılmayacağını biliyordu. Bu yüzden kardeşinin eşiyle birlikte olduğunda kardeşine soy vermemek için menisini yere boşaltıyordu.

  3. Bereşit 38:16

    Bu ayette 4 eşleşme

    Vayet eleha el hadereh vayomer hava na avo elayih ki lo yada ki halato hi vatomer ma titen li ki tavo elay.

    וַיֵּ֨ט אֵלֶ֜יהָ אֶל־הַדֶּ֗רֶךְ וַיֹּ֙אמֶר֙ הָֽבָה־נָּא֙ אָב֣וֹא אֵלַ֔יִךְ כִּ֚י לֹ֣א יָדַ֔ע כִּ֥י כַלָּת֖וֹ הִ֑וא וַתֹּ֙אמֶר֙ מַה־תִּתֶּן־לִּ֔י כִּ֥י תָב֖וֹא אֵלָֽי׃

    Yoldan onun yanına yönelip, “İzin ver, seninle birlikte olayım” dedi. Onun gelini olduğunu bilmiyordu. Tamar, “Benimle birlikte olman için bana ne vereceksin?” diye sordu.

  4. Bereşit 38:18

    Vayomer ma haeravon aşer eten lah vatomer hotameha ufetileha umateha aşer beyadeha vayiten lah vayavo eleha vatahar lo.

    וַיֹּ֗אמֶר מָ֣ה הָֽעֵרָבוֹן֮ אֲשֶׁ֣ר אֶתֶּן־לָּךְ֒ וַתֹּ֗אמֶר חֹתָֽמְךָ֙ וּפְתִילֶ֔ךָ וּמַטְּךָ֖ אֲשֶׁ֣ר בְּיָדֶ֑ךָ וַיִּתֶּן־לָּ֛הּ וַיָּבֹ֥א אֵלֶ֖יהָ וַתַּ֥הַר לֽוֹ׃

    Yehuda, “Sana ne rehin vereyim?” diye sordu. Tamar, “Mührünü, kordonunu ve elindeki değneğini” dedi. Yehuda bunları ona verdi ve onunla birlikte oldu. Tamar ondan hamile kaldı.

  5. Bereşit 38:22

    Vayaşov el yehuda vayomer lo metsatiha vegam anşe hamakom ameru lo hayeta vaze kedeşa.

    וַיָּ֙שָׁב֙ אֶל־יְהוּדָ֔ה וַיֹּ֖אמֶר לֹ֣א מְצָאתִ֑יהָ וְגַ֨ם אַנְשֵׁ֤י הַמָּקוֹם֙ אָֽמְר֔וּ לֹא־הָיְתָ֥ה בָזֶ֖ה קְדֵשָֽׁה׃

    Yehuda’ya dönüp, “Onu bulamadım” dedi. “Üstelik oranın adamları, ‘Burada fahişe yoktu’ dediler.”

  6. Bereşit 38:25

    Hi mutset vehi şaleha el hamiha lemor leiş aşer ele lo anohi hara vatomer haker na lemi hahotemet vehapetilim vehamate haele.

    הִ֣וא מוּצֵ֗את וְהִ֨יא שָׁלְחָ֤ה אֶל־חָמִ֙יהָ֙ לֵאמֹ֔ר לְאִישׁ֙ אֲשֶׁר־אֵ֣לֶּה לּ֔וֹ אָנֹכִ֖י הָרָ֑ה וַתֹּ֙אמֶר֙ הַכֶּר־נָ֔א לְמִ֞י הַחֹתֶ֧מֶת וְהַפְּתִילִ֛ים וְהַמַּטֶּ֖ה הָאֵֽלֶּה׃

    Tamar dışarı çıkarılırken kayınpederine haber gönderdi: “Bu eşyaların sahibi olan adamdan hamileyim.” Ardından, “Lütfen tanı: Bu mühür, bu kordonlar ve bu değnek kimin?” dedi.

  7. Bereşit 39:7

    Vayehi ahar hadevarim haele vatisa eşet adonav et eneha el yosef vatomer şihva imi.

    וַיְהִ֗י אַחַר֙ הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה וַתִּשָּׂ֧א אֵֽשֶׁת־אֲדֹנָ֛יו אֶת־עֵינֶ֖יהָ אֶל־יוֹסֵ֑ף וַתֹּ֖אמֶר שִׁכְבָ֥ה עִמִּֽי׃

    Bu olaylardan sonra efendisinin karısı Yosef’e göz koydu. “Benimle yat” dedi.

  8. Bereşit 39:8

    Vayemaen vayomer el eşet adonav hen adoni lo yada iti ma babayit vehol aşer yeş lo natan beyadi.

    וַיְמָאֵ֓ן ׀ וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־אֵ֣שֶׁת אֲדֹנָ֔יו הֵ֣ן אֲדֹנִ֔י לֹא־יָדַ֥ע אִתִּ֖י מַה־בַּבָּ֑יִת וְכֹ֥ל אֲשֶׁר־יֶשׁ־ל֖וֹ נָתַ֥ן בְּיָדִֽי׃

    Yosef reddedip efendisinin karısına şöyle dedi: “Bak, ben varken efendim evdeki hiçbir şeyle ilgilenmiyor. Sahip olduğu her şeyi benim elime verdi.

  9. Bereşit 39:10

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayehi kedaberah el yosef yom yom velo şama eleha lişkav etslah lihyot imah.

    וַיְהִ֕י כְּדַבְּרָ֥הּ אֶל־יוֹסֵ֖ף י֣וֹם ׀ י֑וֹם וְלֹא־שָׁמַ֥ע אֵלֶ֛יהָ לִשְׁכַּ֥ב אֶצְלָ֖הּ לִהְי֥וֹת עִמָּֽהּ׃

    Kadın her gün Yosef’le konuşuyordu. Ama Yosef onun yanında yatmayı, onunla birlikte olmayı kabul etmiyordu.

  10. Bereşit 39:14

    Vatikra leanşe vetah vatomer lahem lemor reu hevi lanu ivri letsahek banu ba elay lişkav imi vaekra bekol gadol.

    וַתִּקְרָ֞א לְאַנְשֵׁ֣י בֵיתָ֗הּ וַתֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ לֵאמֹ֔ר רְא֗וּ הֵ֥בִיא לָ֛נוּ אִ֥ישׁ עִבְרִ֖י לְצַ֣חֶק בָּ֑נוּ בָּ֤א אֵלַי֙ לִשְׁכַּ֣ב עִמִּ֔י וָאֶקְרָ֖א בְּק֥וֹל גָּדֽוֹל׃

    ev halkını çağırıp onlara şöyle dedi: “Bakın! Kocam bizi aşağılasın diye şu İbrani adamı getirdi. Benimle yatmak için yanıma geldi; ben de yüksek sesle bağırdım.

  11. Bereşit 39:16

    Vatanah bigdo etslah ad bo adonav el beto.

    וַתַּנַּ֥ח בִּגְד֖וֹ אֶצְלָ֑הּ עַד־בּ֥וֹא אֲדֹנָ֖יו אֶל־בֵּיתֽוֹ׃

    Efendisi eve gelinceye kadar Yosef’in giysisini yanında tuttu.

  12. Bereşit 39:17

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vatedaber elav kadevarim haele lemor ba elay haeved haivri aşer heveta lanu letsahek bi.

    וַתְּדַבֵּ֣ר אֵלָ֔יו כַּדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לֵאמֹ֑ר בָּֽא־אֵלַ֞י הָעֶ֧בֶד הָֽעִבְרִ֛י אֲשֶׁר־הֵבֵ֥אתָ לָּ֖נוּ לְצַ֥חֶק בִּֽי׃

    Ona da aynı sözleri söyleyip, “Bize getirdiğin İbrani köle beni aşağılamak için yanıma geldi” dedi.

  13. Bereşit 39:19

    Vayehi hişmoa adonav et divre işto aşer dibera elav lemor kadevarim haele asah li avdeha vayihar apo.

    וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ אֲדֹנָ֜יו אֶת־דִּבְרֵ֣י אִשְׁתּ֗וֹ אֲשֶׁ֨ר דִּבְּרָ֤ה אֵלָיו֙ לֵאמֹ֔ר כַּדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה עָ֥שָׂהּ לִ֖י עַבְדֶּ֑ךָ וַיִּ֖חַר אַפּֽוֹ׃

    Efendisi karısının, “Kölen bana böyle yaptı” sözlerini duyunca öfkelendi.

  14. Bereşit 39:20

    Vayikah adone yosef oto vayiteneu el bet hasohar mekom aşer asire hameleh asurim vayehi şam bevet hasohar.

    וַיִּקַּח֩ אֲדֹנֵ֨י יוֹסֵ֜ף אֹת֗וֹ וַֽיִּתְּנֵ֙הוּ֙ אֶל־בֵּ֣ית הַסֹּ֔הַר מְק֕וֹם אֲשֶׁר־אסורי [אֲסִירֵ֥י] הַמֶּ֖לֶךְ אֲסוּרִ֑ים וַֽיְהִי־שָׁ֖ם בְּבֵ֥ית הַסֹּֽהַר׃

    Yosef’in efendisi onu alıp kralın tutsaklarının tutulduğu zindana koydu. Yosef orada, zindanda kaldı.

  15. Bereşit 39:21

    Vayehi Adonay et yosef vayet elav hased vayiten hino beene sar bet hasohar.

    וַיְהִ֤י יְהוָה֙ אֶת־יוֹסֵ֔ף וַיֵּ֥ט אֵלָ֖יו חָ֑סֶד וַיִּתֵּ֣ן חִנּ֔וֹ בְּעֵינֵ֖י שַׂ֥ר בֵּית־הַסֹּֽהַר׃

    Ama Adonay, Yosef’leydi. Ona iyilik gösterdi ve zindan yöneticisinin gözünde beğeni bulmasını sağladı.

  16. Bereşit 40:3

    Vayiten otam bemişmar bet sar hatabahim el bet hasohar mekom aşer yosef asur şam.

    וַיִּתֵּ֨ן אֹתָ֜ם בְּמִשְׁמַ֗ר בֵּ֛ית שַׂ֥ר הַטַבָּחִ֖ים אֶל־בֵּ֣ית הַסֹּ֑הַר מְק֕וֹם אֲשֶׁ֥ר יוֹסֵ֖ף אָס֥וּר שָֽׁם׃

    Onları muhafızların başının evinde gözaltına aldırıp Yosef’in tutsak olduğu zindana koydu.

  17. Bereşit 40:6

    Vayavo alehem yosef baboker vayar otam vehinam zoafim.

    וַיָּבֹ֧א אֲלֵיהֶ֛ם יוֹסֵ֖ף בַּבֹּ֑קֶר וַיַּ֣רְא אֹתָ֔ם וְהִנָּ֖ם זֹעֲפִֽים׃

    Yosef sabah yanlarına geldiğinde onları üzgün gördü.

  18. Bereşit 40:8

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomeru elav halom halamnu ufoter en oto vayomer alehem yosef halo lelohim pitronim saperu na li.

    וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֔יו חֲל֣וֹם חָלַ֔מְנוּ וּפֹתֵ֖ר אֵ֣ין אֹת֑וֹ וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֜ם יוֹסֵ֗ף הֲל֤וֹא לֵֽאלֹהִים֙ פִּתְרֹנִ֔ים סַפְּרוּ־נָ֖א לִֽי׃

    “Birer rüya gördük, ama yorumlayacak kimse yok” dediler. Yosef, “Yorumlar Tanrı’ya ait değil mi?” dedi. “Lütfen bana anlatın.”

  19. Bereşit 40:11

    Vehos paro beyadi vaekah et haanavim vaeshat otam el kos paro vaeten et hakos al kaf paro.

    וְכ֥וֹס פַּרְעֹ֖ה בְּיָדִ֑י וָאֶקַּ֣ח אֶת־הָֽעֲנָבִ֗ים וָֽאֶשְׂחַ֤ט אֹתָם֙ אֶל־כּ֣וֹס פַּרְעֹ֔ה וָאֶתֵּ֥ן אֶת־הַכּ֖וֹס עַל־כַּ֥ף פַּרְעֹֽה׃

    Firavun’un kadehi elimdeydi. Üzümleri alıp Firavun’un kadehine sıktım, kadehi Firavun’un eline verdim.”

  20. Bereşit 40:14

    Ki im zehartani iteha kaaşer yitav lah veasita na imadi hased vehizkartani el paro vehotsetani min habayit haze.

    כִּ֧י אִם־זְכַרְתַּ֣נִי אִתְּךָ֗ כַּאֲשֶׁר֙ יִ֣יטַב לָ֔ךְ וְעָשִֽׂיתָ־נָּ֥א עִמָּדִ֖י חָ֑סֶד וְהִזְכַּרְתַּ֙נִי֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה וְהוֹצֵאתַ֖נִי מִן־הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה׃

    Ama durumun iyileştiğinde beni de hatırla. Lütfen bana iyilik et, Firavun’a benden söz et ve beni bu evden çıkar.

  21. Bereşit 40:16

    Vayar sar haofim ki tov patar vayomer el yosef af ani bahalomi vehine şeloşa sale hori al roşi.

    וַיַּ֥רְא שַׂר־הָאֹפִ֖ים כִּ֣י ט֣וֹב פָּתָ֑ר וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אַף־אֲנִי֙ בַּחֲלוֹמִ֔י וְהִנֵּ֗ה שְׁלֹשָׁ֛ה סַלֵּ֥י חֹרִ֖י עַל־רֹאשִֽׁי׃

    Başfırıncı, Yosef’in iyiye yorumladığını görünce, “Benim rüyamda da başımın üzerinde üç örgü sepet vardı” dedi.

  22. Bereşit 41:14

    Vayişlah paro vayikra et yosef vayeritsuu min habor vayegalah vayehalef simlotav vayavo el paro.

    וַיִּשְׁלַ֤ח פַּרְעֹה֙ וַיִּקְרָ֣א אֶת־יוֹסֵ֔ף וַיְרִיצֻ֖הוּ מִן־הַבּ֑וֹר וַיְגַלַּח֙ וַיְחַלֵּ֣ף שִׂמְלֹתָ֔יו וַיָּבֹ֖א אֶל־פַּרְעֹֽה׃

    Firavun haber gönderip Yosef’i çağırttı. Onu çukurdan hızla çıkardılar. Yosef tıraş oldu, giysilerini değiştirdi ve Firavun’un yanına geldi.

  23. Bereşit 41:15

    Vayomer paro el yosef halom halamti ufoter en oto vaani şamati aleha lemor tişma halom liftor oto.

    וַיֹּ֤אמֶר פַּרְעֹה֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף חֲל֣וֹם חָלַ֔מְתִּי וּפֹתֵ֖ר אֵ֣ין אֹת֑וֹ וַאֲנִ֗י שָׁמַ֤עְתִּי עָלֶ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר תִּשְׁמַ֥ע חֲל֖וֹם לִפְתֹּ֥ר אֹתֽוֹ׃

    Firavun, Yosef’e, “Bir rüya gördüm; onu yorumlayan yok” dedi. “Senin hakkında, bir rüya duyduğunda onu yorumlayabildiğini işittim.”

  24. Bereşit 41:17

    Vayedaber paro el yosef bahalomi hinni omed al sefat hayeor.

    וַיְדַבֵּ֥ר פַּרְעֹ֖ה אֶל־יוֹסֵ֑ף בַּחֲלֹמִ֕י הִנְנִ֥י עֹמֵ֖ד עַל־שְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר׃

    Firavun, Yosef’e şöyle anlattı: “Rüyamda Nil’in kıyısında duruyordum.

  25. Bereşit 41:21

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vatavona el kirbena velo noda ki vau el kirbena umarehen ra kaaşer batehila vaikats.

    וַתָּבֹ֣אנָה אֶל־קִרְבֶּ֗נָה וְלֹ֤א נוֹדַע֙ כִּי־בָ֣אוּ אֶל־קִרְבֶּ֔נָה וּמַרְאֵיהֶ֣ן רַ֔ע כַּאֲשֶׁ֖ר בַּתְּחִלָּ֑ה וָאִיקָֽץ׃

    Onları yutmuşlardı, ama yuttukları belli olmuyordu. Görünüşleri başlangıçtaki kadar kötüydü. Sonra uyandım.

  26. Bereşit 41:24

    Vativlana hoşibolim hadakot et şeva haşibolim hatovot vaomar el hahartumim veen magid li.

    וַתִּבְלַ֙עְןָ֙ הָשִׁבֳּלִ֣ים הַדַּקֹּ֔ת אֵ֛ת שֶׁ֥בַע הַֽשִׁבֳּלִ֖ים הַטֹּב֑וֹת וָֽאֹמַר֙ אֶל־הַֽחַרְטֻמִּ֔ים וְאֵ֥ין מַגִּ֖יד לִֽי׃

    İnce başaklar güzel yedi başağı yuttu. Büyücülere anlattım, ama bana açıklayabilen olmadı.”

  27. Bereşit 41:25

    Vayomer yosef el paro halom paro ehad u et aşer haelohim ose higid lefaro.

    וַיֹּ֤אמֶר יוֹסֵף֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה חֲל֥וֹם פַּרְעֹ֖ה אֶחָ֣ד ה֑וּא אֵ֣ת אֲשֶׁ֧ר הָאֱלֹהִ֛ים עֹשֶׂ֖ה הִגִּ֥יד לְפַרְעֹֽה׃

    Yosef, Firavun’a şöyle dedi: “Firavun’un rüyası birdir. Tanrı yapacağını Firavun’a bildirmiştir.

  28. Bereşit 41:28

    U hadavar aşer dibarti el paro aşer haelohim ose hera et paro.

    ה֣וּא הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתִּי אֶל־פַּרְעֹ֑ה אֲשֶׁ֧ר הָאֱלֹהִ֛ים עֹשֶׂ֖ה הֶרְאָ֥ה אֶת־פַּרְעֹֽה׃

    Firavun’a söylediğim şudur: Tanrı yapacağını Firavun’a göstermiştir.

  29. Bereşit 41:32

    Veal hişanot hahalom el paro paamayim ki nahon hadavar meim haelohim umemaher haelohim laasoto.

    וְעַ֨ל הִשָּׁנ֧וֹת הַחֲל֛וֹם אֶל־פַּרְעֹ֖ה פַּעֲמָ֑יִם כִּֽי־נָכ֤וֹן הַדָּבָר֙ מֵעִ֣ם הָאֱלֹהִ֔ים וּמְמַהֵ֥ר הָאֱלֹהִ֖ים לַעֲשֹׂתֽוֹ׃

    Rüyanın Firavun’a iki kez gösterilmesi, bu işin Tanrı tarafından kesinleştirildiğini ve Tanrı’nın onu yakında gerçekleştireceğini gösterir.

  30. Bereşit 41:38

    Vayomer paro el avadav hanimtsa haze aşer ruah Elohim bo.

    וַיֹּ֥אמֶר פַּרְעֹ֖ה אֶל־עֲבָדָ֑יו הֲנִמְצָ֣א כָזֶ֔ה אִ֕ישׁ אֲשֶׁ֛ר ר֥וּחַ אֱלֹהִ֖ים בּֽוֹ׃

    Firavun görevlilerine, “Bunun gibi, içinde Tanrı’nın ruhu bulunan bir adam bulabilir miyiz?” dedi.

  31. Bereşit 41:39

    Vayomer paro el yosef ahare hodia Elohim oteha et kol zot en navon vehaham kamoha.

    וַיֹּ֤אמֶר פַּרְעֹה֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף אַחֲרֵ֨י הוֹדִ֧יעַ אֱלֹהִ֛ים אוֹתְךָ֖ אֶת־כָּל־זֹ֑את אֵין־נָב֥וֹן וְחָכָ֖ם כָּמֽוֹךָ׃

    Yosef’e de, “Tanrı bütün bunları sana bildirdiğine göre senin kadar anlayışlı ve bilge kimse yok” dedi.

  32. Bereşit 41:41

    Vayomer paro el yosef ree natati oteha al kol erets mitsrayim.

    וַיֹּ֥אמֶר פַּרְעֹ֖ה אֶל־יוֹסֵ֑ף רְאֵה֙ נָתַ֣תִּי אֹֽתְךָ֔ עַ֖ל כָּל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Firavun, Yosef’e, “Bak, seni bütün Mısır ülkesinin başına koydum” dedi.

  33. Bereşit 41:44

    Vayomer paro el yosef ani faro uviladeha lo yarim et yado veet raglo behol erets mitsrayim.

    וַיֹּ֧אמֶר פַּרְעֹ֛ה אֶל־יוֹסֵ֖ף אֲנִ֣י פַרְעֹ֑ה וּבִלְעָדֶ֗יךָ לֹֽא־יָרִ֨ים אִ֧ישׁ אֶת־יָד֛וֹ וְאֶת־רַגְל֖וֹ בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם׃

    Firavun, Yosef’e, “Ben Firavun’um” dedi. “Ama bütün Mısır ülkesinde senden izinsiz kimse elini ya da ayağını kaldırmayacak.”

  34. Bereşit 41:55

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vatirav kol erets mitsrayim vayitsak haam el paro lalahem vayomer paro lehol mitsrayim lehu el yosef aşer yomar lahem taasu.

    וַתִּרְעַב֙ כָּל־אֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיִּצְעַ֥ק הָעָ֛ם אֶל־פַּרְעֹ֖ה לַלָּ֑חֶם וַיֹּ֨אמֶר פַּרְעֹ֤ה לְכָל־מִצְרַ֙יִם֙ לְכ֣וּ אֶל־יוֹסֵ֔ף אֲשֶׁר־יֹאמַ֥ר לָכֶ֖ם תַּעֲשֽׂוּ׃

    Bütün Mısır ülkesi açlık çekince halk ekmek için Firavun’a seslendi. Firavun bütün Mısırlılara, “Yosef’e gidin; size ne söylerse yapın” dedi.

  35. Bereşit 41:57

    Vehol haarets bau mitsrayma lişbor el yosef ki hazak haraav behol haarets.

    וְכָל־הָאָ֙רֶץ֙ בָּ֣אוּ מִצְרַ֔יְמָה לִשְׁבֹּ֖ר אֶל־יוֹסֵ֑ף כִּֽי־חָזַ֥ק הָרָעָ֖ב בְּכָל־הָאָֽרֶץ׃

    Bütün ülkelerden insanlar tahıl satın almak için Mısır’a, Yosef’e geliyordu; çünkü kıtlık her yerde ağırlaşmıştı.

  36. Bereşit 42:7

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayar yosef et ehav vayakirem vayitnaker alehem vayedaber itam kaşot vayomer alehem meayin batem vayomeru meerets kenaan lişbar ohel.

    וַיַּ֥רְא יוֹסֵ֛ף אֶת־אֶחָ֖יו וַיַּכִּרֵ֑ם וַיִּתְנַכֵּ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם וַיְדַבֵּ֧ר אִתָּ֣ם קָשׁ֗וֹת וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מֵאַ֣יִן בָּאתֶ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֶ֥רֶץ כְּנַ֖עַן לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל׃

    Yosef kardeşlerini görünce tanıdı ama onlara yabancı gibi davrandı, sert konuştu. “Nereden geldiniz?” diye sordu. “Kenaan ülkesinden, yiyecek satın almaya” dediler.

  37. Bereşit 42:9

    Vayizkor yosef et hahalomot aşer halam lahem vayomer alehem meragelim atem lirot et ervat haarets batem.

    וַיִּזְכֹּ֣ר יוֹסֵ֔ף אֵ֚ת הַחֲלֹמ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר חָלַ֖ם לָהֶ֑ם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ מְרַגְּלִ֣ים אַתֶּ֔ם לִרְא֛וֹת אֶת־עֶרְוַ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּאתֶֽם׃

    Yosef, onlarla ilgili gördüğü rüyaları hatırladı. “Siz casussunuz!” dedi. “Ülkenin savunmasız yerlerini görmeye geldiniz.”

  38. Bereşit 42:10

    Vayomeru elav lo adoni vaavadeha bau lişbar ohel.

    וַיֹּאמְר֥וּ אֵלָ֖יו לֹ֣א אֲדֹנִ֑י וַעֲבָדֶ֥יךָ בָּ֖אוּ לִשְׁבָּר־אֹֽכֶל׃

    “Hayır efendim” dediler. “Biz kulların yiyecek satın almaya geldik.

  39. Bereşit 42:12

    Vayomer alehem lo ki ervat haarets batem lirot.

    וַיֹּ֖אמֶר אֲלֵהֶ֑ם לֹ֕א כִּֽי־עֶרְוַ֥ת הָאָ֖רֶץ בָּאתֶ֥ם לִרְאֽוֹת׃

    Yosef, “Hayır!” dedi. “Ülkenin savunmasız yerlerini görmeye geldiniz.”

  40. Bereşit 42:14

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer alehem yosef u aşer dibarti alehem lemor meragelim atem.

    וַיֹּ֥אמֶר אֲלֵהֶ֖ם יוֹסֵ֑ף ה֗וּא אֲשֶׁ֨ר דִּבַּ֧רְתִּי אֲלֵכֶ֛ם לֵאמֹ֖ר מְרַגְּלִ֥ים אַתֶּֽם׃

    Yosef, “Size dediğim gibi, casussunuz!” diye karşılık verdi.

  41. Bereşit 42:17

    Vayeesof otam el mişmar şeloşet yamim.

    וַיֶּאֱסֹ֥ף אֹתָ֛ם אֶל־מִשְׁמָ֖ר שְׁלֹ֥שֶׁת יָמִֽים׃

    Onları üç gün boyunca tutuklu tuttu.

  42. Bereşit 42:18

    Vayomer alehem yosef bayom haşelişi zot asu viheyu et haelohim ani yare.

    וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֤ם יוֹסֵף֙ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֔י זֹ֥את עֲשׂ֖וּ וִֽחְי֑וּ אֶת־הָאֱלֹהִ֖ים אֲנִ֥י יָרֵֽא׃

    Üçüncü gün Yosef onlara, “Tanrı’dan korkarım” dedi. “Dediğimi yapın, yaşayın.

  43. Bereşit 42:20

    Veet ahihem hakaton taviu elay veyeamenu divrehem velo tamutu vayaasu hen.

    וְאֶת־אֲחִיכֶ֤ם הַקָּטֹן֙ תָּבִ֣יאוּ אֵלַ֔י וְיֵאָמְנ֥וּ דִבְרֵיכֶ֖ם וְלֹ֣א תָמ֑וּתוּ וַיַּעֲשׂוּ־כֵֽן׃

    Sonra en küçük kardeşinizi bana getirin. Böylece sözleriniz doğrulanır ve ölmezsiniz.” Onlar da bunu kabul etti.

  44. Bereşit 42:21

    Bu ayette 3 eşleşme

    Vayomeru el ahiv aval aşemim anahnu al ahinu aşer rainu tsarat nafşo behithaneno elenu velo şamaenu al ken baa elenu hatsara hazot.

    וַיֹּאמְר֞וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֗יו אֲבָל֮ אֲשֵׁמִ֣ים ׀ אֲנַחְנוּ֮ עַל־אָחִינוּ֒ אֲשֶׁ֨ר רָאִ֜ינוּ צָרַ֥ת נַפְשׁ֛וֹ בְּהִתְחַֽנְנ֥וֹ אֵלֵ֖ינוּ וְלֹ֣א שָׁמָ֑עְנוּ עַל־כֵּן֙ בָּ֣אָה אֵלֵ֔ינוּ הַצָּרָ֖ה הַזֹּֽאת׃

    Birbirlerine, “Kardeşimize yaptığımızdan dolayı gerçekten suçluyuz” dediler. “Bize yalvarırken nasıl acı çektiğini gördük ama dinlemedik. Başımıza bu sıkıntı bu yüzden geldi.”

  45. Bereşit 42:22

    Vayaan reuven otam lemor halo amarti alehem lemor al tehetu vayeled velo şematem vegam damo hine nidraş.

    וַיַּעַן֩ רְאוּבֵ֨ן אֹתָ֜ם לֵאמֹ֗ר הֲלוֹא֩ אָמַ֨רְתִּי אֲלֵיכֶ֧ם ׀ לֵאמֹ֛ר אַל־תֶּחֶטְא֥וּ בַיֶּ֖לֶד וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֑ם וְגַם־דָּמ֖וֹ הִנֵּ֥ה נִדְרָֽשׁ׃

    Reuven, “Size ‘Çocuğa karşı suç işlemeyin’ demedim mi?” diye karşılık verdi. “Ama dinlemediniz. Şimdi onun kanının hesabı da soruluyor.”

  46. Bereşit 42:24

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayisov mealehem vayevk vayaşov alehem vayedaber alehem vayikah meitam et şimon vayeesor oto leenehem.

    וַיִּסֹּ֥ב מֵֽעֲלֵיהֶ֖ם וַיֵּ֑בְךְּ וַיָּ֤שָׁב אֲלֵהֶם֙ וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיִּקַּ֤ח מֵֽאִתָּם֙ אֶת־שִׁמְע֔וֹן וַיֶּאֱסֹ֥ר אֹת֖וֹ לְעֵינֵיהֶֽם׃

    Yosef onlardan uzaklaşıp ağladı. Sonra geri dönüp onlarla konuştu. Aralarından Şimon’u aldı ve gözlerinin önünde bağlattı.

  47. Bereşit 42:25

    Vayetsav yosef vayemalu et kelehem bar ulehaşiv kaspehem el sako velatet lahem tseda ladareh vayaas lahem ken.

    וַיְצַ֣ו יוֹסֵ֗ף וַיְמַלְא֣וּ אֶת־כְּלֵיהֶם֮ בָּר֒ וּלְהָשִׁ֤יב כַּסְפֵּיהֶם֙ אִ֣ישׁ אֶל־שַׂקּ֔וֹ וְלָתֵ֥ת לָהֶ֛ם צֵדָ֖ה לַדָּ֑רֶךְ וַיַּ֥עַשׂ לָהֶ֖ם כֵּֽן׃

    Yosef, kaplarının tahılla doldurulmasını, her birinin parasının kendi çuvalına geri konmasını ve yol için onlara yiyecek verilmesini buyurdu. Bunlar onlar için yapıldı.

  48. Bereşit 42:28

    Bu ayette 2 eşleşme

    Vayomer el ehav huşav kaspi vegam hine veamtahti vayetse libam vayeherdu el ahiv lemor ma zot asa Elohim lanu.

    וַיֹּ֤אמֶר אֶל־אֶחָיו֙ הוּשַׁ֣ב כַּסְפִּ֔י וְגַ֖ם הִנֵּ֣ה בְאַמְתַּחְתִּ֑י וַיֵּצֵ֣א לִבָּ֗ם וַיֶּֽחֶרְד֞וּ אִ֤ישׁ אֶל־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר מַה־זֹּ֛את עָשָׂ֥ה אֱלֹהִ֖ים לָֽנוּ׃

    Kardeşlerine, “Param geri verilmiş! İşte torbamda!” dedi. Yürekleri yerinden oynadı; titreyerek birbirlerine, “Tanrı bize ne yaptı böyle?” dediler.

  49. Bereşit 42:29

    Vayavou el yaakov avihem artsa kenaan vayagidu lo et kol hakorot otam lemor.

    וַיָּבֹ֛אוּ אֶל־יַעֲקֹ֥ב אֲבִיהֶ֖ם אַ֣רְצָה כְּנָ֑עַן וַיַּגִּ֣ידוּ ל֔וֹ אֵ֛ת כָּל־הַקֹּרֹ֥ת אֹתָ֖ם לֵאמֹֽר׃

    Kenaan ülkesindeki babaları Yaakov’un yanına geldiler ve başlarına gelen her şeyi anlattılar:

  50. Bereşit 42:31

    Vanomer elav kenim anahenu lo hayinu meragelim.

    וַנֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו כֵּנִ֣ים אֲנָ֑חְנוּ לֹ֥א הָיִ֖ינוּ מְרַגְּלִֽים׃

    Ona, ‘Biz dürüst insanlarız, casus değiliz’ dedik.

Kelimenin yapısı ve biçimleri

Dilbilgisel ve sözlüksel ayrıntılar

Yazılı biçimler

Türkçe okunuş biçimleri

Dilbilgisel yapılar

  • edat (1149 kullanım)
    Teknik kodHR
  • edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (123 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp3ms
  • edat + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (101 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp3mp
  • bağlaç + edat (98 kullanım)
    Teknik kodHC/R
  • edat + zamir eki, 1. kişi, ortak, tekil (85 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp1cs
  • edat + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (60 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp2ms
  • edat + zamir eki, 2. kişi, eril, çoğul (27 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp2mp
  • edat + zamir eki, 3. kişi, dişil, tekil (20 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp3fs
  • edat + zamir eki, 1. kişi, ortak, çoğul (12 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp1cp
  • edat + zamir eki, 3. kişi, dişil, çoğul (3 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp3fp
  • bağlaç + edat + zamir eki, 2. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/R/Sp2ms
  • bağlaç + edat + zamir eki, 3. kişi, eril, çoğul (1 kullanım)
    Teknik kodHC/R/Sp3mp
  • bağlaç + edat + zamir eki, 3. kişi, eril, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHC/R/Sp3ms
  • edat + zamir eki, 2. kişi, dişil, tekil (1 kullanım)
    Teknik kodHR/Sp2fs
Veri ve yöntem

UBS kaynak sözlük anlamları: motion to

Kelime türü teknik kodu: R

Morfoloji ve temel kelime verisi OSHB ile Open Scriptures Hebrew Lexicon’dan gelir. Türkçe anlam, UBS Dictionary of Biblical Hebrew v0.9.2 kaynak anlamlarından hazırlanır ve yalnız editoryal doğrulamadan sonra ana sayfa akışında gösterilir.