İçeriğe geç

TORA OKUNUŞ DİZİNİ

meat

Bu okunuş biçimi Tora’da 28 kez, 25 ayette geçer.

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit13 kullanım13 ayet
  • Şemot6 kullanım4 ayet
  • Vayikra1 kullanım1 ayet
  • Bamidbar4 kullanım4 ayet
  • Devarim4 kullanım3 ayet

Dilbilgisel ve sözlüksel çözümleme

Aynı Türkçe okunuş farklı İbranice kelimelere karşılık gelebilir. Her çözümleme doğrulanmış ayet ve kelime sırası üzerinden gösterilir.

İbranice biçim מְאַ֣ת

Lemma מֵאָה

Kök — שורש (şoreş, kök) מאה

Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): hundred

Biçim: asıl sayı, dişil, tekil, tamlayan

Bu çözümleme: 8 kullanım

Teknik kodHAcfsc

İbranice biçim מְעַט֩

Lemma מְעַט

Kök — שורש (şoreş, kök) מעט

Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): a little

Biçim: isim, eril, tekil, mutlak

Bu çözümleme: 8 kullanım

Teknik kodHNcmsa

İbranice biçim מְעַט

Lemma מְעַט

Kök — שורש (şoreş, kök) מעט

Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): a little

Biçim: isim, eril, tekil, tamlayan

Bu çözümleme: 6 kullanım

Teknik kodHNcmsc

İbranice biçim מְאַ֨ת

Lemma מֵאָה

Kök — שורש (şoreş, kök) מאה

Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): hundred

Biçim: asıl sayı, iki cins, tekil, tamlayan

Bu çözümleme: 4 kullanım

Teknik kodHAcbsc

İbranice biçim מְעַ֣ט

Lemma מְעַט

Kök — שורש (şoreş, kök) מעט

Sözlük anlamı (kaynak, İngilizce): a little

Biçim: zarf

Bu çözümleme: 2 kullanım

Teknik kodHD

Okunuş: ToraOku Türkçe okunuş katmanı. Morfoloji ve lemma: OSHB v2.2. Lemma–kök ilişkileri ve sözlük glossu: Open Scriptures Hebrew Lexicon. ToraOku kök veya kelime eşleşmesi tahmin etmez.

Okunuş kelimeleri, ayet içindeki kelime sırasıyla doğrulanmış İbranice morfoloji tokenlarına bağlanır. Açık Ketiv/Qere yerlerinde okunan Qere biçimi esas alınır; yazılı Ketiv ayrıca İbranice metinde korunur.

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 11:10

    Ele toledot şem şem ben meat şana vayoled et arpahşad şenatayim ahar hamabul.

    אֵ֚לֶּה תּוֹלְדֹ֣ת שֵׁ֔ם שֵׁ֚ם בֶּן־מְאַ֣ת שָׁנָ֔ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־אַרְפַּכְשָׁ֑ד שְׁנָתַ֖יִם אַחַ֥ר הַמַּבּֽוּל׃

    Şem’in soyu budur. Şem yüz yaşındayken, tufandan iki yıl sonra Arpahşad’ın babası oldu.

  2. Bereşit 18:4

    Yukah na meat mayim verahatsu raglehem vehişaanu tahat haets.

    יֻקַּֽח־נָ֣א מְעַט־מַ֔יִם וְרַחֲצ֖וּ רַגְלֵיכֶ֑ם וְהִֽשָּׁעֲנ֖וּ תַּ֥חַת הָעֵֽץ׃

    “Biraz su getirilsin; ayaklarınızı yıkayın ve ağacın altında dinlenin.

  3. Bereşit 21:5

    Veavraham ben meat şana behivaled lo et yitshak beno.

    וְאַבְרָהָ֖ם בֶּן־מְאַ֣ת שָׁנָ֑ה בְּהִוָּ֣לֶד ל֔וֹ אֵ֖ת יִצְחָ֥ק בְּנֽוֹ׃

    Avraam, oğlu Yitshak doğduğunda yüz yaşındaydı.

  4. Bereşit 24:17

    Vayarats haeved likratah vayomer hagmiini na meat mayim mikadeh.

    וַיָּ֥רָץ הָעֶ֖בֶד לִקְרָאתָ֑הּ וַיֹּ֕אמֶר הַגְמִיאִ֥ינִי נָ֛א מְעַט־מַ֖יִם מִכַּדֵּֽךְ׃

    Hizmetkâr onu karşılamaya koştu ve “Lütfen testinden bana biraz su içir” dedi.

  5. Bereşit 24:43

    Hine anohi nitsav al en hamayim vehaya haalma hayotset lişov veamarti eleha haşkini na meat mayim mikadeh.

    הִנֵּ֛ה אָנֹכִ֥י נִצָּ֖ב עַל־עֵ֣ין הַמָּ֑יִם וְהָיָ֤ה הָֽעַלְמָה֙ הַיֹּצֵ֣את לִשְׁאֹ֔ב וְאָמַרְתִּ֣י אֵלֶ֔יהָ הַשְׁקִֽינִי־נָ֥א מְעַט־מַ֖יִם מִכַּדֵּֽךְ׃

    işte, su pınarının başında duruyorum. Su çekmeye çıkan genç kıza, “Lütfen testinden bana biraz su içir” dediğimde,

  6. Bereşit 25:7

    Veele yeme şene haye avraham aşer hay meat şana veşivim şana vehameş şanim.

    וְאֵ֗לֶּה יְמֵ֛י שְׁנֵֽי־חַיֵּ֥י אַבְרָהָ֖ם אֲשֶׁר־חָ֑י מְאַ֥ת שָׁנָ֛ה וְשִׁבְעִ֥ים שָׁנָ֖ה וְחָמֵ֥שׁ שָׁנִֽים׃

    Avraam’ın yaşadığı yaşam yılları yüz yetmiş beş yıldı.

  7. Bereşit 25:17

    Veele şene haye yişmael meat şana uşeloşim şana veşeva şanim vayigva vayamot vayeasef el amav.

    וְאֵ֗לֶּה שְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י יִשְׁמָעֵ֔אל מְאַ֥ת שָׁנָ֛ה וּשְׁלֹשִׁ֥ים שָׁנָ֖ה וְשֶׁ֣בַע שָׁנִ֑ים וַיִּגְוַ֣ע וַיָּ֔מָת וַיֵּאָ֖סֶף אֶל־עַמָּֽיו׃

    Yişmael’in yaşam yılları yüz otuz yedi yıldı. Son nefesini verip öldü; halkına katıldı.

  8. Bereşit 30:30

    Ki meat aşer haya leha lefanay vayifrots larov vayevareh Adonay oteha leragli veata matay eese gam anohi leveti.

    כִּ֡י מְעַט֩ אֲשֶׁר־הָיָ֨ה לְךָ֤ לְפָנַי֙ וַיִּפְרֹ֣ץ לָרֹ֔ב וַיְבָ֧רֶךְ יְהוָ֛ה אֹתְךָ֖ לְרַגְלִ֑י וְעַתָּ֗ה מָתַ֛י אֶֽעֱשֶׂ֥ה גַם־אָנֹכִ֖י לְבֵיתִֽי׃

    “Ben gelmeden önce sahip olduğun azdı; şimdi çok arttı. Adonay benim gelişimle seni kutsadı. Peki, ben kendi evim için ne zaman çalışacağım?”

  9. Bereşit 35:28

    Vayiheyu yeme yitshak meat şana uşemonim şana.

    וַיִּֽהְי֖וּ יְמֵ֣י יִצְחָ֑ק מְאַ֥ת שָׁנָ֖ה וּשְׁמֹנִ֥ים שָׁנָֽה׃

    Yitshak yüz seksen yıl yaşadı.

  10. Bereşit 43:2

    Vayehi kaaşer kilu leehol et haşever aşer heviu mimitsrayim vayomer alehem avihem şuvu şivru lanu meat ohel.

    וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֤ר כִּלּוּ֙ לֶאֱכֹ֣ל אֶת־הַשֶּׁ֔בֶר אֲשֶׁ֥ר הֵבִ֖יאוּ מִמִּצְרָ֑יִם וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ אֲבִיהֶ֔ם שֻׁ֖בוּ שִׁבְרוּ־לָ֥נוּ מְעַט־אֹֽכֶל׃

    Mısır’dan getirdikleri tahılı yiyip bitirince babaları onlara, “Yeniden gidip bize biraz yiyecek satın alın” dedi.

  11. Bereşit 43:11

    Vayomer alehem yisrael avihem im ken efo zot asu kehu mizimrat haarets bihlehem vehoridu laiş minha meat tsori umeat devaş nehot valot batenim uşekedim.

    וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֜ם יִשְׂרָאֵ֣ל אֲבִיהֶ֗ם אִם־כֵּ֣ן ׀ אֵפוֹא֮ זֹ֣את עֲשׂוּ֒ קְח֞וּ מִזִּמְרַ֤ת הָאָ֙רֶץ֙ בִּכְלֵיכֶ֔ם וְהוֹרִ֥ידוּ לָאִ֖ישׁ מִנְחָ֑ה מְעַ֤ט צֳרִי֙ וּמְעַ֣ט דְּבַ֔שׁ נְכֹ֣את וָלֹ֔ט בָּטְנִ֖ים וּשְׁקֵדִֽים׃

    Babaları İsrael onlara, “Öyleyse şöyle yapın” dedi. “Ülkenin en seçkin ürünlerinden kaplarınıza koyup adama armağan götürün: biraz balsam, biraz bal, baharat, laden reçinesi, fıstık ve badem.

  12. Bereşit 44:25

    Vayomer avinu şuvu şivru lanu meat ohel.

    וַיֹּ֖אמֶר אָבִ֑ינוּ שֻׁ֖בוּ שִׁבְרוּ־לָ֥נוּ מְעַט־אֹֽכֶל׃

    Sonra babamız, ‘Yeniden gidip bize biraz yiyecek satın alın’ dedi.

  13. Bereşit 47:9

    Vayomer yaakov el paro yeme şene meguray şeloşim umeat şana meat veraim hayu yeme şene hayay velo hisigu et yeme şene haye avotay bime megurehem.

    וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י מְגוּרַ֔י שְׁלֹשִׁ֥ים וּמְאַ֖ת שָׁנָ֑ה מְעַ֣ט וְרָעִ֗ים הָיוּ֙ יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י חַיַּ֔י וְלֹ֣א הִשִּׂ֗יגוּ אֶת־יְמֵי֙ שְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י אֲבֹתַ֔י בִּימֵ֖י מְגוּרֵיהֶֽם׃

    Yaakov, Firavun’a şöyle dedi: “Gurbet yıllarım yüz otuz yıl. Ömrümün yılları az ve çileli geçti. Atalarımın gurbette geçirdikleri ömür kadar uzun olmadı.”

  14. Şemot 17:4

    Vayitsak moşe el Adonay lemor ma eese laam haze od meat usekaluni.

    וַיִּצְעַ֤ק מֹשֶׁה֙ אֶל־יְהוָ֣ה לֵאמֹ֔ר מָ֥ה אֶעֱשֶׂ֖ה לָעָ֣ם הַזֶּ֑ה ע֥וֹד מְעַ֖ט וּסְקָלֻֽנִי׃

    Moşe, Adonay’a, “Bu halka ne yapayım?” diye haykırdı. “Az kaldı beni taşlayacaklar!”

  15. Şemot 23:30

    Bu ayette 2 kez

    Meat meat agareşenu mipaneha ad aşer tifre venahalta et haarets.

    מְעַ֥ט מְעַ֛ט אֲגָרְשֶׁ֖נּוּ מִפָּנֶ֑יךָ עַ֚ד אֲשֶׁ֣ר תִּפְרֶ֔ה וְנָחַלְתָּ֖ אֶת־הָאָֽרֶץ׃

    Sen çoğalıp ülkeyi mülk edininceye kadar onları önünden yavaş yavaş kovacağım.

  16. Şemot 38:25

    Vehesef pekude haeda meat kikar veelef uşeva meot vahamişa veşivim şekel beşekel hakodeş.

    וְכֶ֛סֶף פְּקוּדֵ֥י הָעֵדָ֖ה מְאַ֣ת כִּכָּ֑ר וְאֶלֶף֩ וּשְׁבַ֨ע מֵא֜וֹת וַחֲמִשָּׁ֧ה וְשִׁבְעִ֛ים שֶׁ֖קֶל בְּשֶׁ֥קֶל הַקֹּֽדֶשׁ׃

    Toplulukta sayılanların gümüşü, kutsal şekel ölçüsüne göre yüz kikar ve bin yedi yüz yetmiş beş şekeldi.

  17. Şemot 38:27

    Bu ayette 2 kez

    Vayehi meat kikar hakesef latseket et adne hakodeş veet adne haparohet meat adanim limat hakikar kikar laaden.

    וַיְהִ֗י מְאַת֙ כִּכַּ֣ר הַכֶּ֔סֶף לָצֶ֗קֶת אֵ֚ת אַדְנֵ֣י הַקֹּ֔דֶשׁ וְאֵ֖ת אַדְנֵ֣י הַפָּרֹ֑כֶת מְאַ֧ת אֲדָנִ֛ים לִמְאַ֥ת הַכִּכָּ֖ר כִּכָּ֥ר לָאָֽדֶן׃

    Yüz kikar gümüş, Kutsal Yer’in tabanlarını ve ayırma perdesinin tabanlarını dökmek için kullanıldı. Yüz kikarla yüz taban yapıldı; her taban için bir kikar.

  18. Vayikra 25:52

    Veim meat nişar başanim ad şenat hayovel vehişav lo kefi şanav yaşiv et geulato.

    וְאִם־מְעַ֞ט נִשְׁאַ֧ר בַּשָּׁנִ֛ים עַד־שְׁנַ֥ת הַיֹּבֵ֖ל וְחִשַּׁב־ל֑וֹ כְּפִ֣י שָׁנָ֔יו יָשִׁ֖יב אֶת־גְּאֻלָּתֽוֹ׃

    Yovel yılına az yıl kalmışsa buna göre hesap yapacak ve kalan yıllar kadar kurtarma bedeli ödeyecek.

  19. Bamidbar 2:9

    Kal hapekudim lemahane yehuda meat elef uşemonim elef veşeşet alafim vearba meot letsivotam rişona yisau.

    כָּֽל־הַפְּקֻדִ֞ים לְמַחֲנֵ֣ה יְהוּדָ֗ה מְאַ֨ת אֶ֜לֶף וּשְׁמֹנִ֥ים אֶ֛לֶף וְשֵֽׁשֶׁת־אֲלָפִ֥ים וְאַרְבַּע־מֵא֖וֹת לְצִבְאֹתָ֑ם רִאשֹׁנָ֖ה יִסָּֽעוּ׃ (ס)

    Yehuda ordugâhında birliklerine göre sayılanların toplamı yüz seksen altı bin dört yüz kişidir. İlk olarak onlar yola çıkacak.

  20. Bamidbar 2:16

    Kal hapekudim lemahane reuven meat elef veehad vahamişim elef vearba meot vahamişim letsivotam uşeniyim yisau.

    כָּֽל־הַפְּקֻדִ֞ים לְמַחֲנֵ֣ה רְאוּבֵ֗ן מְאַ֨ת אֶ֜לֶף וְאֶחָ֨ד וַחֲמִשִּׁ֥ים אֶ֛לֶף וְאַרְבַּע־מֵא֥וֹת וַחֲמִשִּׁ֖ים לְצִבְאֹתָ֑ם וּשְׁנִיִּ֖ם יִסָּֽעוּ׃ (ס)

    Reuven ordugâhında birliklerine göre sayılanların toplamı yüz elli bir bin dört yüz elli kişidir. İkinci olarak onlar yola çıkacak.

  21. Bamidbar 2:24

    Kal hapekudim lemahane efrayim meat elef uşemonat alafim umea letsivotam uşelişim yisau.

    כָּֽל־הַפְּקֻדִ֞ים לְמַחֲנֵ֣ה אֶפְרַ֗יִם מְאַ֥ת אֶ֛לֶף וּשְׁמֹֽנַת־אֲלָפִ֥ים וּמֵאָ֖ה לְצִבְאֹתָ֑ם וּשְׁלִשִׁ֖ים יִסָּֽעוּ׃ (ס)

    Efrayim ordugâhında birliklerine göre sayılanların toplamı yüz sekiz bin yüz kişidir. Üçüncü olarak onlar yola çıkacak.

  22. Bamidbar 2:31

    Kol hapekudim lemahane dan meat elef veşiva vahamişim elef veşeş meot laaharona yisu lediglehem.

    כָּל־הַפְּקֻדִים֙ לְמַ֣חֲנֵה דָ֔ן מְאַ֣ת אֶ֗לֶף וְשִׁבְעָ֧ה וַחֲמִשִּׁ֛ים אֶ֖לֶף וְשֵׁ֣שׁ מֵא֑וֹת לָאַחֲרֹנָ֥ה יִסְע֖וּ לְדִגְלֵיהֶֽם׃ (פ)

    Dan ordugâhında sayılanların toplamı yüz elli yedi bin altı yüz kişidir. Sancaklarına göre en son onlar yola çıkacak.

  23. Devarim 7:22

    Bu ayette 2 kez

    Venaşal Adonay eloheha et hagoyim hael mipaneha meat meat lo tuhal kalotam maher pen tirbe aleha hayat hasade.

    וְנָשַׁל֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֶת־הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֛ל מִפָּנֶ֖יךָ מְעַ֣ט מְעָ֑ט לֹ֤א תוּכַל֙ כַּלֹּתָ֣ם מַהֵ֔ר פֶּן־תִּרְבֶּ֥ה עָלֶ֖יךָ חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה׃

    Tanrın Adonay bu ulusları önünden azar azar kovacak. Onları hızla bitiremezsin; yoksa yaban hayvanları sana karşı çoğalır.

  24. Devarim 26:5

    Veanita veamarta lifne Adonay eloheha arami oved avi vayered mitsrayma vayagar şam bimte meat vayehi şam legoy gadol atsum varav.

    וְעָנִ֨יתָ וְאָמַרְתָּ֜ לִפְנֵ֣י ׀ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ אֲרַמִּי֙ אֹבֵ֣ד אָבִ֔י וַיֵּ֣רֶד מִצְרַ֔יְמָה וַיָּ֥גָר שָׁ֖ם בִּמְתֵ֣י מְעָ֑ט וַֽיְהִי־שָׁ֕ם לְג֥וֹי גָּד֖וֹל עָצ֥וּם וָרָֽב׃

    Tanrın Adonay'ın önünde yüksek sesle şöyle diyeceksin: 'Bir Aramlı atamı yok etmek istedi. Atam Mısır'a indi ve orada az sayıda insanla yabancı olarak yaşadı. Orada büyük, güçlü ve kalabalık bir ulus oldu.

  25. Devarim 28:62

    Venişartem bimte meat tahat aşer heyitem kehoheve haşamayim larov ki lo şamata bekol Adonay eloheha.

    וְנִשְׁאַרְתֶּם֙ בִּמְתֵ֣י מְעָ֔ט תַּ֚חַת אֲשֶׁ֣ר הֱיִיתֶ֔ם כְּכוֹכְבֵ֥י הַשָּׁמַ֖יִם לָרֹ֑ב כִּי־לֹ֣א שָׁמַ֔עְתָּ בְּק֖וֹל יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ׃

    Gökteki yıldızlar kadar çokken geride az sayıda kişi kalacaksınız; çünkü Tanrın Adonay'ın sesini dinlemedin.