İçeriğe geç

TORA’DA KELİME

שלח

göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak · Şelah (özel ad)

Bu İbranice biçim Tora’da 40 kez, 40 farklı ayette görülür.

Türkçe okunuş biçimleri
şalahşelahşilahşoleahŞaleahşaloahşeloah
Temel kelimeler (lemmalar)
שָׁלַחשֶׁ֫לַח
Kök
שלח

Kitaplara göre dağılım

  • Bereşit10 kullanım10 ayet
  • Şemot23 kullanım23 ayet
  • Bamidbar6 kullanım6 ayet
  • Devarim1 kullanım1 ayet

Geçtiği ayetler

  1. Bereşit 8:10

    Vayahel od şivat yamim aherim vayosef şalah et hayona min hateva.

    וַיָּ֣חֶל ע֔וֹד שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים אֲחֵרִ֑ים וַיֹּ֛סֶף שַׁלַּ֥ח אֶת־הַיּוֹנָ֖ה מִן־הַתֵּבָֽה׃

    Yedi gün daha bekledi; sonra güvercini gemiden yeniden saldı.

  2. Bereşit 10:24

    Vearpahşad yalad et şalah veşelah yalad et ever.

    וְאַרְפַּכְשַׁ֖ד יָלַ֣ד אֶת־שָׁ֑לַח וְשֶׁ֖לַח יָלַ֥ד אֶת־עֵֽבֶר׃

    Arpahşad, Şelah’ın babası oldu; Şelah da Ever’in babası oldu.

  3. Bereşit 11:12

    Vearpahşad hay hameş uşeloşim şana vayoled et şalah.

    וְאַרְפַּכְשַׁ֣ד חַ֔י חָמֵ֥שׁ וּשְׁלֹשִׁ֖ים שָׁנָ֑ה וַיּ֖וֹלֶד אֶת־שָֽׁלַח׃

    Arpahşad otuz beş yıl yaşadıktan sonra Şelah’ın babası oldu.

  4. Bereşit 11:13

    Vayehi arpahşad ahare holido et şelah şaloş şanim vearba meot şana vayoled banim uvanot.

    וַֽיְחִ֣י אַרְפַּכְשַׁ֗ד אַֽחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־שֶׁ֔לַח שָׁלֹ֣שׁ שָׁנִ֔ים וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃ (ס)

    Arpahşad, Şelah’ın doğumundan sonra dört yüz üç yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.

  5. Bereşit 11:15

    Vayehi şelah ahare holido et ever şaloş şanim vearba meot şana vayoled banim uvanot.

    וַֽיְחִי־שֶׁ֗לַח אַחֲרֵי֙ הוֹלִיד֣וֹ אֶת־עֵ֔בֶר שָׁלֹ֣שׁ שָׁנִ֔ים וְאַרְבַּ֥ע מֵא֖וֹת שָׁנָ֑ה וַיּ֥וֹלֶד בָּנִ֖ים וּבָנֽוֹת׃ (ס)

    Şelah, Ever’in doğumundan sonra dört yüz üç yıl yaşadı; oğulları ve kızları oldu.

  6. Bereşit 42:4

    Veet binyamin ahi yosef lo şalah yaakov et ehav ki amar pen yikraenu ason.

    וְאֶת־בִּנְיָמִין֙ אֲחִ֣י יוֹסֵ֔ף לֹא־שָׁלַ֥ח יַעֲקֹ֖ב אֶת־אֶחָ֑יו כִּ֣י אָמַ֔ר פֶּן־יִקְרָאֶ֖נּוּ אָסֽוֹן׃

    Ama Yaakov, Yosef’in kardeşi Binyamin’i öbür kardeşleriyle göndermedi. “Başına bir felaket gelebilir” diye düşündü.

  7. Bereşit 45:23

    Uleaviv şalah kezot asara hamorim noseim mituv mitsrayim veeser atonot noseot bar valehem umazon leaviv ladareh.

    וּלְאָבִ֞יו שָׁלַ֤ח כְּזֹאת֙ עֲשָׂרָ֣ה חֲמֹרִ֔ים נֹשְׂאִ֖ים מִטּ֣וּב מִצְרָ֑יִם וְעֶ֣שֶׂר אֲתֹנֹ֡ת נֹֽ֠שְׂאֹת בָּ֣ר וָלֶ֧חֶם וּמָז֛וֹן לְאָבִ֖יו לַדָּֽרֶךְ׃

    Babasına da şunları gönderdi: Mısır’ın en iyi ürünlerini taşıyan on erkek eşek ve babasının yolculuğu için tahıl, ekmek ve yiyecek taşıyan on dişi eşek.

  8. Bereşit 45:27

    Vayedaberu elav et kol divre yosef aşer diber alehem vayar et haagalot aşer şalah yosef laset oto vatehi ruah yaakov avihem.

    וַיְדַבְּר֣וּ אֵלָ֗יו אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֤י יוֹסֵף֙ אֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר אֲלֵהֶ֔ם וַיַּרְא֙ אֶת־הָ֣עֲגָל֔וֹת אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח יוֹסֵ֖ף לָשֵׂ֣את אֹת֑וֹ וַתְּחִ֕י ר֖וּחַ יַעֲקֹ֥ב אֲבִיהֶֽם׃

    Yosef’in kendilerine söylediği bütün sözleri ona anlattılar. Babaları Yaakov, Yosef’in kendisini taşımak için gönderdiği arabaları görünce yeniden canlandı.

  9. Bereşit 46:5

    Vayakom yaakov mibeer şava vayisu vene yisrael et yaakov avihem veet tapam veet neşehem baagalot aşer şalah paro laset oto.

    וַיָּ֥קָם יַעֲקֹ֖ב מִבְּאֵ֣ר שָׁ֑בַע וַיִּשְׂא֨וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־יַעֲקֹ֣ב אֲבִיהֶ֗ם וְאֶת־טַפָּם֙ וְאֶת־נְשֵׁיהֶ֔ם בָּעֲגָל֕וֹת אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח פַּרְעֹ֖ה לָשֵׂ֥את אֹתֽוֹ׃

    Yaakov Beer Şeva’dan ayrıldı. İsrael’in oğulları, babaları Yaakov’u, çocuklarını ve eşlerini, Firavun’un onu taşımak için gönderdiği arabalara bindirdiler.

  10. Bereşit 46:28

    Veet yehuda şalah lefanav el yosef lehorot lefanav goşena vayavou artsa goşen.

    וְאֶת־יְהוּדָ֞ה שָׁלַ֤ח לְפָנָיו֙ אֶל־יוֹסֵ֔ף לְהוֹרֹ֥ת לְפָנָ֖יו גֹּ֑שְׁנָה וַיָּבֹ֖אוּ אַ֥רְצָה גֹּֽשֶׁן׃

    Yaakov, Goşen’e giden yolu kendisi için hazırlasın diye Yehuda’yı önden Yosef’e gönderdi. Sonra Goşen bölgesine geldiler.

  11. Şemot 4:4

    Vayomer Adonay el moşe şelah yadeha veehoz biznavo vayişlah yado vayahazek bo vayehi lemate behapo.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה שְׁלַח֙ יָֽדְךָ֔ וֶאֱחֹ֖ז בִּזְנָב֑וֹ וַיִּשְׁלַ֤ח יָדוֹ֙ וַיַּ֣חֲזֶק בּ֔וֹ וַיְהִ֥י לְמַטֶּ֖ה בְּכַפּֽוֹ׃

    Adonay, Moşe’ye, “Elini uzat, kuyruğundan tut” dedi. Moşe elini uzatıp tuttu; yılan avucunda yeniden değneğe dönüştü.

  12. Şemot 4:13

    Vayomer bi Adonay şelah na beyad tişlah.

    וַיֹּ֖אמֶר בִּ֣י אֲדֹנָ֑י שְֽׁלַֽח־נָ֖א בְּיַד־תִּשְׁלָֽח׃

    Moşe, “Lütfen Efendim, göndereceğin başka birini gönder” dedi.

  13. Şemot 4:23

    Vaomar eleha şalah et beni veyaavdeni vatemaen leşaleho hine anohi horeg et binha behoreha.

    וָאֹמַ֣ר אֵלֶ֗יךָ שַׁלַּ֤ח אֶת־בְּנִי֙ וְיַֽעַבְדֵ֔נִי וַתְּמָאֵ֖ן לְשַׁלְּח֑וֹ הִנֵּה֙ אָנֹכִ֣י הֹרֵ֔ג אֶת־בִּנְךָ֖ בְּכֹרֶֽךָ׃

    Sana, Oğlumu salıver de bana kulluk etsin, dedim. Ama onu salıvermeyi reddettin. Bu yüzden ben de senin ilk oğlunu öldüreceğim.’”

  14. Şemot 5:1

    Veahar bau moşe veaharon vayomeru el paro ko amar Adonay elohe yisrael şalah et ami veyahogu li bamidbar.

    וְאַחַ֗ר בָּ֚אוּ מֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֔ן וַיֹּאמְר֖וּ אֶל־פַּרְעֹ֑ה כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שַׁלַּח֙ אֶת־עַמִּ֔י וְיָחֹ֥גּוּ לִ֖י בַּמִּדְבָּֽר׃

    Sonra Moşe ile Aaron, Firavun’a gidip şöyle dediler: “İsrael’in Tanrısı Adonay diyor ki: Halkımı salıver; çölde benim için bayram yapsınlar.”

  15. Şemot 7:16

    Veamarta elav Adonay elohe haivrim şelahani eleha lemor şalah et ami veyaavduni bamidbar vehine lo şamata ad ko.

    וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י הָעִבְרִים֙ שְׁלָחַ֤נִי אֵלֶ֙יךָ֙ לֵאמֹ֔ר שַׁלַּח֙ אֶת־עַמִּ֔י וְיַֽעַבְדֻ֖נִי בַּמִּדְבָּ֑ר וְהִנֵּ֥ה לֹא־שָׁמַ֖עְתָּ עַד־כֹּֽה׃

    Ona şöyle söyle: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay beni sana gönderip, Halkımı salıver, çölde bana kulluk etsinler, dedi. Ama sen şimdiye kadar dinlemedin.

  16. Şemot 7:26

    Vayomer Adonay el moşe bo el paro veamarta elav ko amar Adonay şalah et ami veyaavduni.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה בֹּ֖א אֶל־פַּרְעֹ֑ה וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שַׁלַּ֥ח אֶת־עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Firavun’a git ve ona söyle: ‘Adonay diyor ki: Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.

  17. Şemot 8:16

    Vayomer Adonay el moşe haşkem baboker vehityatsev lifne faro hine yotse hamayema veamarta elav ko amar Adonay şalah ami veyaavduni.

    וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־מֹשֶׁ֗ה הַשְׁכֵּ֤ם בַּבֹּ֙קֶר֙ וְהִתְיַצֵּב֙ לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֔ה הִנֵּ֖ה יוֹצֵ֣א הַמָּ֑יְמָה וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שַׁלַּ֥ח עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Sabah erkenden kalkıp Firavun’un karşısına dikil. Suya çıkacak. Ona şöyle söyle: ‘Adonay diyor ki: Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.

  18. Şemot 8:25

    Vayomer moşe hine anohi yotse meimah vehatarti el Adonay vesar hearov miparo meavadav umeamo mahar rak al yosef paro hatel levilti şalah et haam lizboah ladonay.

    וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֗ה הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י יוֹצֵ֤א מֵֽעִמָּךְ֙ וְהַעְתַּרְתִּ֣י אֶל־יְהוָ֔ה וְסָ֣ר הֶעָרֹ֗ב מִפַּרְעֹ֛ה מֵעֲבָדָ֥יו וּמֵעַמּ֖וֹ מָחָ֑ר רַ֗ק אַל־יֹסֵ֤ף פַּרְעֹה֙ הָתֵ֔ל לְבִלְתִּי֙ שַׁלַּ֣ח אֶת־הָעָ֔ם לִזְבֹּ֖חַ לַֽיהוָֽה׃

    Moşe şöyle dedi: “Yanından çıkar çıkmaz Adonay’a yakaracağım. Yırtıcı ve zehirli hayvanlar yarın Firavun’dan, görevlilerinden ve halkından uzaklaşacak. Yalnız Firavun, halkın Adonay’a kurban sunmak için gitmesine izin vermeyerek bizi yine aldatmasın.”

  19. Şemot 8:28

    Vayahbed paro et libo gam bapaam hazot velo şilah et haam.

    וַיַּכְבֵּ֤ד פַּרְעֹה֙ אֶת־לִבּ֔וֹ גַּ֖ם בַּפַּ֣עַם הַזֹּ֑את וְלֹ֥א שִׁלַּ֖ח אֶת־הָעָֽם׃ (פ)

    Firavun bu kez de yüreğini ağırlaştırdı ve halkı salıvermedi.

  20. Şemot 9:1

    Vayomer Adonay el moşe bo el paro vedibarta elav ko amar Adonay elohe haivrim şalah et ami veyaavduni.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה בֹּ֖א אֶל־פַּרְעֹ֑ה וְדִבַּרְתָּ֣ אֵלָ֗יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י הָֽעִבְרִ֔ים שַׁלַּ֥ח אֶת־עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Firavun’a git ve ona söyle: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay diyor ki: Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.

  21. Şemot 9:7

    Vayişlah paro vehine lo met mimikne yisrael ad ehad vayihbad lev paro velo şilah et haam.

    וַיִּשְׁלַ֣ח פַּרְעֹ֔ה וְהִנֵּ֗ה לֹא־מֵ֛ת מִמִּקְנֵ֥ה יִשְׂרָאֵ֖ל עַד־אֶחָ֑ד וַיִּכְבַּד֙ לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹ֥א שִׁלַּ֖ח אֶת־הָעָֽם׃ (פ)

    Firavun adam gönderip araştırdı; İsrael’in hayvanlarından bir teki bile ölmemişti. Ama Firavun’un yüreği ağırlaştı ve halkı salıvermedi.

  22. Şemot 9:13

    Vayomer Adonay el moşe haşkem baboker vehityatsev lifne faro veamarta elav ko amar Adonay elohe haivrim şalah et ami veyaavduni.

    וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הַשְׁכֵּ֣ם בַּבֹּ֔קֶר וְהִתְיַצֵּ֖ב לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֗יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י הָֽעִבְרִ֔ים שַׁלַּ֥ח אֶת־עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃

    Adonay, Moşe’ye şöyle dedi: “Sabah erkenden kalkıp Firavun’un karşısına dikil ve ona söyle: ‘İbranilerin Tanrısı Adonay diyor ki: Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.

  23. Şemot 9:14

    Ki bapaam hazot ani şoleah et kol magefotay el libeha uvaavadeha uveameha baavur teda ki en kamoni behol haarets.

    כִּ֣י ׀ בַּפַּ֣עַם הַזֹּ֗את אֲנִ֨י שֹׁלֵ֜חַ אֶת־כָּל־מַגֵּפֹתַי֙ אֶֽל־לִבְּךָ֔ וּבַעֲבָדֶ֖יךָ וּבְעַמֶּ֑ךָ בַּעֲב֣וּר תֵּדַ֔ע כִּ֛י אֵ֥ין כָּמֹ֖נִי בְּכָל־הָאָֽרֶץ׃

    Çünkü bu kez bütün belalarımı senin yüreğine, görevlilerinin ve halkının üzerine göndereceğim. Böylece bütün yeryüzünde benim benzerim olmadığını bileceksin.

  24. Şemot 9:19

    Veata şelah haez et mikneha veet kol aşer leha basade kol haadam vehabehema aşer yimatse vasade velo yeasef habayta veyarad alehem habarad vametu.

    וְעַתָּ֗ה שְׁלַ֤ח הָעֵז֙ אֶֽת־מִקְנְךָ֔ וְאֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר לְךָ֖ בַּשָּׂדֶ֑ה כָּל־הָאָדָ֨ם וְהַבְּהֵמָ֜ה אֲשֶֽׁר־יִמָּצֵ֣א בַשָּׂדֶ֗ה וְלֹ֤א יֵֽאָסֵף֙ הַבַּ֔יְתָה וְיָרַ֧ד עֲלֵהֶ֛ם הַבָּרָ֖ד וָמֵֽתוּ׃

    Şimdi haber gönder, hayvanlarını ve kırda sana ait ne varsa hepsini korunaklı yerlere toplat. Kırda kalıp içeri alınmayan bütün insanların ve hayvanların üzerine dolu yağacak; hepsi ölecek.’”

  25. Şemot 9:35

    Vayehezak lev paro velo şilah et bene yisrael kaaşer diber Adonay beyad moşe.

    וַֽיֶּחֱזַק֙ לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹ֥א שִׁלַּ֖ח אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה בְּיַד־מֹשֶֽׁה׃ (פ)

    Firavun’un yüreği sertleşti. Adonay’ın Moşe aracılığıyla söylediği gibi İsrael oğullarını salıvermedi.

  26. Şemot 10:3

    Vayavo moşe veaharon el paro vayomeru elav ko amar Adonay elohe haivrim ad matay meanta leanot mipanay şalah ami veyaavduni.

    וַיָּבֹ֨א מֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹן֮ אֶל־פַּרְעֹה֒ וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֗יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י הָֽעִבְרִ֔ים עַד־מָתַ֣י מֵאַ֔נְתָּ לֵעָנֹ֖ת מִפָּנָ֑י שַׁלַּ֥ח עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי׃

    Moşe ile Aaron, Firavun’un yanına gelip ona şöyle dediler: “İbranilerin Tanrısı Adonay diyor ki: Önümde boyun eğmeyi daha ne kadar reddedeceksin? Halkımı salıver, bana kulluk etsinler.

  27. Şemot 10:7

    Vayomeru avde faro elav ad matay yihye ze lanu lemokeş şalah et haanaşim veyaavdu et Adonay elohehem haterem teda ki aveda mitsrayim.

    וַיֹּאמְרוּ֩ עַבְדֵ֨י פַרְעֹ֜ה אֵלָ֗יו עַד־מָתַי֙ יִהְיֶ֨ה זֶ֥ה לָ֙נוּ֙ לְמוֹקֵ֔שׁ שַׁלַּח֙ אֶת־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים וְיַֽעַבְד֖וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיהֶ֑ם הֲטֶ֣רֶם תֵּדַ֔ע כִּ֥י אָבְדָ֖ה מִצְרָֽיִם׃

    Firavun’un görevlileri ona, “Bu adam daha ne kadar başımıza dert olacak?” dediler. “Adamları salıver de Tanrıları Adonay’a kulluk etsinler. Mısır’ın mahvolduğunu hâlâ anlamadın mı?”

  28. Şemot 10:20

    Vayehazek Adonay et lev paro velo şilah et bene yisrael.

    וַיְחַזֵּ֥ק יְהוָ֖ה אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֑ה וְלֹ֥א שִׁלַּ֖ח אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל׃ (פ)

    Ama Adonay, Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun İsrael oğullarını salıvermedi.

  29. Şemot 11:10

    Umoşe veaharon asu et kol hamofetim haele lifne faro vayehazek Adonay et lev paro velo şilah et bene yisrael meartso.

    וּמֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹ֗ן עָשׂ֛וּ אֶת־כָּל־הַמֹּפְתִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לִפְנֵ֣י פַרְעֹ֑ה וַיְחַזֵּ֤ק יְהוָה֙ אֶת־לֵ֣ב פַּרְעֹ֔ה וְלֹֽא־שִׁלַּ֥ח אֶת־בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵאַרְצֽוֹ׃ (פ)

    Moşe ile Aaron bütün bu olağanüstü işleri Firavun’un önünde yaptılar. Ama Adonay, Firavun’un yüreğini sertleştirdi; Firavun İsrael oğullarını ülkesinden salıvermedi.

  30. Şemot 22:7

    İm lo yimatse haganav venikrav baal habayit el haelohim im lo şalah yado bimlehet reeu.

    אִם־לֹ֤א יִמָּצֵא֙ הַגַּנָּ֔ב וְנִקְרַ֥ב בַּֽעַל־הַבַּ֖יִת אֶל־הָֽאֱלֹהִ֑ים אִם־לֹ֥א שָׁלַ֛ח יָד֖וֹ בִּמְלֶ֥אכֶת רֵעֵֽהוּ׃

    Hırsız bulunmazsa evin sahibi, komşusunun malına el uzatıp uzatmadığının belirlenmesi için yargıçların önüne gelecek.

  31. Şemot 22:10

    Şevuat Adonay tihye ben şenehem im lo şalah yado bimlehet reeu velakah bealav velo yeşalem.

    שְׁבֻעַ֣ת יְהוָ֗ה תִּהְיֶה֙ בֵּ֣ין שְׁנֵיהֶ֔ם אִם־לֹ֥א שָׁלַ֛ח יָד֖וֹ בִּמְלֶ֣אכֶת רֵעֵ֑הוּ וְלָקַ֥ח בְּעָלָ֖יו וְלֹ֥א יְשַׁלֵּֽם׃

    komşusunun malına el uzatmadığına dair Adonay adına edeceği yemin, ikisi arasındaki meseleyi çözecek. Mal sahibi bunu kabul edecek; emaneti alan ödeme yapmayacak.

  32. Şemot 23:20

    Hine anohi şoleah malah lefaneha lişmareha badareh velahaviaha el hamakom aşer hahinoti.

    הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י שֹׁלֵ֤חַ מַלְאָךְ֙ לְפָנֶ֔יךָ לִשְׁמָרְךָ֖ בַּדָּ֑רֶךְ וְלַהֲבִ֣יאֲךָ֔ אֶל־הַמָּק֖וֹם אֲשֶׁ֥ר הֲכִנֹֽתִי׃

    İşte, seni yolda koruması ve hazırladığım yere getirmesi için önünden bir melek gönderiyorum.

  33. Şemot 24:11

    Veel atsile bene yisrael lo şalah yado vayehezu et haelohim vayohelu vayiştu.

    וְאֶל־אֲצִילֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א שָׁלַ֖ח יָד֑וֹ וַֽיֶּחֱזוּ֙ אֶת־הָ֣אֱלֹהִ֔ים וַיֹּאכְל֖וּ וַיִּשְׁתּֽוּ׃ (ס)

    Tanrı, İsrael oğullarının seçkinlerine el uzatmadı. Tanrı’yı gördüler; yediler ve içtiler.

  34. Bamidbar 13:2

    Şelah leha anaşim veyaturu et erets kenaan aşer ani noten livne yisrael iş ehad iş ehad lemate avotav tişlahu kol nasi vahem.

    שְׁלַח־לְךָ֣ אֲנָשִׁ֗ים וְיָתֻ֙רוּ֙ אֶת־אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן אֲשֶׁר־אֲנִ֥י נֹתֵ֖ן לִבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל אִ֣ישׁ אֶחָד֩ אִ֨ישׁ אֶחָ֜ד לְמַטֵּ֤ה אֲבֹתָיו֙ תִּשְׁלָ֔חוּ כֹּ֖ל נָשִׂ֥יא בָהֶֽם׃

    İsraeloğullarına verdiğim Kenaan ülkesini araştırmaları için adamlar gönder. Atalarının her kabilesinden birer adam göndereceksiniz; her biri aralarında önder olacak.

  35. Bamidbar 13:16

    Ele şemot haanaşim aşer şalah moşe latur et haarets vayikra moşe lehoşea bin nun yehoşua.

    אֵ֚לֶּה שְׁמ֣וֹת הָֽאֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח מֹשֶׁ֖ה לָת֣וּר אֶת־הָאָ֑רֶץ וַיִּקְרָ֥א מֹשֶׁ֛ה לְהוֹשֵׁ֥עַ בִּן־נ֖וּן יְהוֹשֻֽׁעַ׃

    Moşe’nin ülkeyi araştırmak için gönderdiği adamların adları bunlardı. Moşe, Nun oğlu Hoşea’ya Yeoşua adını verdi.

  36. Bamidbar 14:36

    Vehaanaşim aşer şalah moşe latur et haarets vayaşuvu vayalinu alav et kol haeda lehotsi diba al haarets.

    וְהָ֣אֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁר־שָׁלַ֥ח מֹשֶׁ֖ה לָת֣וּר אֶת־הָאָ֑רֶץ וַיָּשֻׁ֗בוּ וילונו [וַיַּלִּ֤ינוּ] עָלָיו֙ אֶת־כָּל־הָ֣עֵדָ֔ה לְהוֹצִ֥יא דִבָּ֖ה עַל־הָאָֽרֶץ׃

    Moşe’nin ülkeyi araştırmaya gönderdiği adamlar dönüp ülke hakkında kötü haber yayarak bütün topluluğun ona karşı söylenmesine yol açmışlardı.

  37. Bamidbar 22:10

    Vayomer bilam el haelohim balak ben tsipor meleh moav şalah elay.

    וַיֹּ֥אמֶר בִּלְעָ֖ם אֶל־הָאֱלֹהִ֑ים בָּלָ֧ק בֶּן־צִפֹּ֛ר מֶ֥לֶךְ מוֹאָ֖ב שָׁלַ֥ח אֵלָֽי׃

    Bilam Tanrı’ya şöyle dedi: “Moav kralı Tsippor oğlu Balak bana şu haberi gönderdi:

  38. Bamidbar 22:15

    Vayosef od balak şeloah sarim rabim venihbadim meele.

    וַיֹּ֥סֶף ע֖וֹד בָּלָ֑ק שְׁלֹ֣חַ שָׂרִ֔ים רַבִּ֥ים וְנִכְבָּדִ֖ים מֵאֵֽלֶּה׃

    Balak yeniden, öncekilerden daha çok ve daha saygın önderler gönderdi.

  39. Bamidbar 22:37

    Vayomer balak el bilam halo şaloah şalahti eleha likro lah lama lo halahta elay haumnam lo uhal kabedeha.

    וַיֹּ֨אמֶר בָּלָ֜ק אֶל־בִּלְעָ֗ם הֲלֹא֩ שָׁלֹ֨חַ שָׁלַ֤חְתִּי אֵלֶ֙יךָ֙ לִקְרֹא־לָ֔ךְ לָ֥מָּה לֹא־הָלַ֖כְתָּ אֵלָ֑י הַֽאֻמְנָ֔ם לֹ֥א אוּכַ֖ל כַּבְּדֶֽךָ׃

    Balak Bilam’a şöyle dedi: “Seni çağırmak için tekrar tekrar haber göndermedim mi? Neden bana gelmedin? Gerçekten seni onurlandıramayacağımı mı düşündün?”

  40. Devarim 22:7

    Şaleah teşalah et haem veet habanim tikah lah lemaan yitav lah vehaarahta yamim.

    שַׁלֵּ֤חַ תְּשַׁלַּח֙ אֶת־הָאֵ֔ם וְאֶת־הַבָּנִ֖ים תִּֽקַּֽח־לָ֑ךְ לְמַ֙עַן֙ יִ֣יטַב לָ֔ךְ וְהַאֲרַכְתָּ֖ יָמִֽים׃ (ס)

    Anneyi mutlaka salıverecek, yavruları kendin için alabileceksin. Böylece senin için iyi olacak ve günlerin uzayacak.

Kelimenin yapısı

Dilbilgisel çözümleme

Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.

Temel kelime (lemma) שָׁלַח

Türkçe anlam: göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone)

Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 11 kez

Teknik kodHVqp3ms

Temel kelime (lemma) שָׁלַח

Türkçe anlam: göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone)

Dilbilgisel yapı: fiil, Piel, emir, 2. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 9 kez

Teknik kodHVpv2ms

Temel kelime (lemma) שָׁלַח

Türkçe anlam: göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone)

Dilbilgisel yapı: fiil, Piel, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 5 kez

Teknik kodHVpp3ms

Temel kelime (lemma) שָׁלַח

Türkçe anlam: göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone)

Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, tekil

Bu yapının kullanımı: 4 kez

Teknik kodHVqv2ms

Temel kelime (lemma) שֶׁ֫לַח

Türkçe anlam: Şelah (özel ad)

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

weapon; shoots > body (and its pleasures); water-conduit; channel; river; Shelah

Dilbilgisel yapı: özel ad

Bu yapının kullanımı: 4 kez

Teknik kodHNp

Temel kelime (lemma) שָׁלַח

Türkçe anlam: göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone)

Dilbilgisel yapı: fiil, Piel, mastar yapılı

Bu yapının kullanımı: 2 kez

Teknik kodHVpc

Temel kelime (lemma) שָׁלַח

Türkçe anlam: göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone)

Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, etken ortaç, m. kişi

Bu yapının kullanımı: 2 kez

Teknik kodHVqrmsa

Temel kelime (lemma) שָׁלַח

Türkçe anlam: göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone)

Dilbilgisel yapı: fiil, Piel, mastar mutlak

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHVpa

Temel kelime (lemma) שָׁלַח

Türkçe anlam: göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone)

Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, mastar mutlak

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHVqa

Temel kelime (lemma) שָׁלַח

Türkçe anlam: göndermek, yollamak; çağırmak; salıvermek, serbest bırakmak; uzaklaştırmak/kovmak; uzatmak; ateşe vermek; teslim etmek veya bırakmak

Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)

to send (a messenger to someone); to send (messengers through an area); to send (messengers among people); to send (messengers) against (someone); to send word (to someone); to send for (someone); to summon; to send (a letter to someone)

Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, mastar yapılı

Bu yapının kullanımı: 1 kez

Teknik kodHVqc
Veri ve yöntem

Kelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.

Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.