Kaynak sözlük anlamı (İngilizce)
fall out
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul
Bu yapının kullanımı: 31 kez
Teknik kod
HVqp3cpTORA’DA KELİME
olmak; meydana gelmek, gerçekleşmek; hâle gelmek
Bu İbranice biçim Tora’da 35 kez, 35 farklı ayette görülür.
Hanefilim hayu vaarets bayamim hahem vegam ahare hen aşer yavou bene haelohim el benot haadam veyaledu lahem hema hagiborim aşer meolam anşe haşem.
הַנְּפִלִ֞ים הָי֣וּ בָאָרֶץ֮ בַּיָּמִ֣ים הָהֵם֒ וְגַ֣ם אַֽחֲרֵי־כֵ֗ן אֲשֶׁ֨ר יָבֹ֜אוּ בְּנֵ֤י הָֽאֱלֹהִים֙ אֶל־בְּנ֣וֹת הָֽאָדָ֔ם וְיָלְד֖וּ לָהֶ֑ם הֵ֧מָּה הַגִּבֹּרִ֛ים אֲשֶׁ֥ר מֵעוֹלָ֖ם אַנְשֵׁ֥י הַשֵּֽׁם׃ (פ)
O günlerde yeryüzünde Nefilim vardı; daha sonra da, yöneticilerin oğulları insanların kızlarıyla birlikte olup onlardan çocukları olduğunda da vardılar. Bunlar eski zamanların güçlü, ünlü adamlarıydı.
Vayehi leşivat hayamim ume hamabul hayu al haarets.
וַֽיְהִ֖י לְשִׁבְעַ֣ת הַיָּמִ֑ים וּמֵ֣י הַמַּבּ֔וּל הָי֖וּ עַל־הָאָֽרֶץ׃
Yedi günün sonunda tufanın suları yeryüzüne geldi.
Vehamayim hayu haloh vehasor ad hahodeş haasiri baasiri beehad lahodeş niru raşe heharim.
וְהַמַּ֗יִם הָיוּ֙ הָל֣וֹךְ וְחָס֔וֹר עַ֖ד הַחֹ֣דֶשׁ הָֽעֲשִׂירִ֑י בָּֽעֲשִׂירִי֙ בְּאֶחָ֣ד לַחֹ֔דֶשׁ נִרְא֖וּ רָאשֵׁ֥י הֶֽהָרִֽים׃
Sular onuncu aya kadar giderek azaldı. Onuncu ayın birinci gününde dağların tepeleri göründü.
Veavraham hayo yiheye legoy gadol veatsum venivrehu vo kol goye haarets.
וְאַ֨בְרָהָ֔ם הָי֧וֹ יִֽהְיֶ֛ה לְג֥וֹי גָּד֖וֹל וְעָצ֑וּם וְנִ֨בְרְכוּ ב֔וֹ כֹּ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ׃
Avraam mutlaka büyük ve güçlü bir halk olacak; yeryüzünün bütün halkları onun aracılığıyla kutsanacak.
Veyakeşan yalad et şeva veet dedan uvene dedan hayu aşurim uletuşim uleumim.
וְיָקְשָׁ֣ן יָלַ֔ד אֶת־שְׁבָ֖א וְאֶת־דְּדָ֑ן וּבְנֵ֣י דְדָ֔ן הָי֛וּ אַשּׁוּרִ֥ם וּלְטוּשִׁ֖ים וּלְאֻמִּֽים׃
Yokşan, Şeva’nın ve Dedan’ın babası oldu. Dedan’ın oğulları Aşurim, Letuşim ve Leumim’di.
Velo hikiro ki hayu yadav kide esav ahiv seirot vayevareheu.
וְלֹ֣א הִכִּיר֔וֹ כִּֽי־הָי֣וּ יָדָ֗יו כִּידֵ֛י עֵשָׂ֥ו אָחִ֖יו שְׂעִרֹ֑ת וַֽיְבָרְכֵֽהוּ׃
Elleri kardeşi Esav’ın elleri gibi kıllı olduğu için onu tanıyamadı ve onu kutsadı.
Veyaakov şama ki time et dina vito uvanav hayu et mikneu basade veheheriş yaakov ad boam.
וְיַעֲקֹ֣ב שָׁמַ֗ע כִּ֤י טִמֵּא֙ אֶת־דִּינָ֣ה בִתּ֔וֹ וּבָנָ֛יו הָי֥וּ אֶת־מִקְנֵ֖הוּ בַּשָּׂדֶ֑ה וְהֶחֱרִ֥שׁ יַעֲקֹ֖ב עַד־בֹּאָֽם׃
Yaakov, Şehem’in kızı Dina’yı kirlettiğini duydu. Oğulları hayvanlarıyla kırdaydı. Yaakov onlar gelinceye kadar sessiz kaldı.
Veele bene reuel nahat vazerah şama umiza ele hayu bene vasemat eşet esav.
וְאֵ֙לֶּה֙ בְּנֵ֣י רְעוּאֵ֔ל נַ֥חַת וָזֶ֖רַח שַׁמָּ֣ה וּמִזָּ֑ה אֵ֣לֶּ֣ה הָי֔וּ בְּנֵ֥י בָשְׂמַ֖ת אֵ֥שֶׁת עֵשָֽׂו׃
Reuel’in oğulları: Nahat, Zerah, Şamma ve Mizza. Bunlar Esav’ın eşi Basmat’ın soyundandır.
Veele hayu bene oholivama vat ana bat tsivon eşet esav vateled leesav et yeuş veet yalam veet korah.
וְאֵ֣לֶּה הָי֗וּ בְּנֵ֨י אָהֳלִיבָמָ֧ה בַת־עֲנָ֛ה בַּת־צִבְע֖וֹן אֵ֣שֶׁת עֵשָׂ֑ו וַתֵּ֣לֶד לְעֵשָׂ֔ו אֶת־יעיש [יְע֥וּשׁ] וְאֶת־יַעְלָ֖ם וְאֶת־קֹֽרַח׃
Esav’ın eşi, Tsivon’un torunu, Ana’nın kızı Oholivama’nın oğulları şunlardır: Esav’a Yeuş’u, Yalam’ı ve Korah’ı doğurdu.
Vayikbots et kol ohel şeva şanim aşer hayu beerets mitsrayim vayiten ohel bearim ohel sede hair aşer sevivoteha natan betohah.
וַיִּקְבֹּ֞ץ אֶת־כָּל־אֹ֣כֶל ׀ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר הָיוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם וַיִּתֶּן־אֹ֖כֶל בֶּעָרִ֑ים אֹ֧כֶל שְׂדֵה־הָעִ֛יר אֲשֶׁ֥ר סְבִיבֹתֶ֖יהָ נָתַ֥ן בְּתוֹכָֽהּ׃
Yosef, Mısır ülkesindeki yedi yılın bütün yiyeceğini topladı ve kentlerde depoladı. Her kentin çevresindeki tarlaların yiyeceğini o kentin içine koydu.
Kulanu bene iş ehad nahenu kenim anahnu lo hayu avadeha meragelim.
כֻּלָּ֕נוּ בְּנֵ֥י אִישׁ־אֶחָ֖ד נָ֑חְנוּ כֵּנִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ לֹא־הָי֥וּ עֲבָדֶ֖יךָ מְרַגְּלִֽים׃
Hepimiz aynı babanın oğullarıyız. Dürüst insanlarız; biz kulların casus değiliz.”
Vayomer alehem yaakov avihem oti şikaltem yosef enenu veşimon enenu veet binyamin tikahu alay hayu hulana.
וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ יַעֲקֹ֣ב אֲבִיהֶ֔ם אֹתִ֖י שִׁכַּלְתֶּ֑ם יוֹסֵ֤ף אֵינֶ֙נּוּ֙ וְשִׁמְע֣וֹן אֵינֶ֔נּוּ וְאֶת־בִּנְיָמִ֣ן תִּקָּ֔חוּ עָלַ֖י הָי֥וּ כֻלָּֽנָה׃
Babaları Yaakov, “Beni çocuklarımdan ettiniz!” dedi. “Yosef yok, Şimon yok; şimdi Binyamin’i de alacaksınız. Bütün bunlar benim başıma geliyor!”
Vehaanaşim roe tson ki anşe mikne hayu vetsonam uvekaram vehol aşer lahem heviu.
וְהָאֲנָשִׁים֙ רֹ֣עֵי צֹ֔אן כִּֽי־אַנְשֵׁ֥י מִקְנֶ֖ה הָי֑וּ וְצֹאנָ֧ם וּבְקָרָ֛ם וְכָל־אֲשֶׁ֥ר לָהֶ֖ם הֵבִֽיאוּ׃
‘Bu adamlar davar çobanıdır; hayvan yetiştirirler. Davarlarını, sığırlarını ve sahip oldukları her şeyi getirdiler.’
Vaamartem anşe mikne hayu avadeha mineurenu vead ata gam anahnu gam avotenu baavur teşevu beerets goşen ki toavat mitsrayim kol roe tson.
וַאֲמַרְתֶּ֗ם אַנְשֵׁ֨י מִקְנֶ֜ה הָי֤וּ עֲבָדֶ֙יךָ֙ מִנְּעוּרֵ֣ינוּ וְעַד־עַ֔תָּה גַּם־אֲנַ֖חְנוּ גַּם־אֲבֹתֵ֑ינוּ בַּעֲב֗וּר תֵּשְׁבוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן כִּֽי־תוֹעֲבַ֥ת מִצְרַ֖יִם כָּל־רֹ֥עֵה צֹֽאן׃
‘Biz kulların gençliğimizden bugüne kadar hayvan yetiştiririz; atalarımız da böyle yapardı’ deyin. Böylece Goşen bölgesinde oturabilirsiniz. Çünkü Mısırlılar bütün davar çobanlarını iğrenç sayar.”
Vayomer yaakov el paro yeme şene meguray şeloşim umeat şana meat veraim hayu yeme şene hayay velo hisigu et yeme şene haye avotay bime megurehem.
וַיֹּ֤אמֶר יַעֲקֹב֙ אֶל־פַּרְעֹ֔ה יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י מְגוּרַ֔י שְׁלֹשִׁ֥ים וּמְאַ֖ת שָׁנָ֑ה מְעַ֣ט וְרָעִ֗ים הָיוּ֙ יְמֵי֙ שְׁנֵ֣י חַיַּ֔י וְלֹ֣א הִשִּׂ֗יגוּ אֶת־יְמֵי֙ שְׁנֵי֙ חַיֵּ֣י אֲבֹתַ֔י בִּימֵ֖י מְגוּרֵיהֶֽם׃
Yaakov, Firavun’a şöyle dedi: “Gurbet yıllarım yüz otuz yıl. Ömrümün yılları az ve çileli geçti. Atalarımın gurbette geçirdikleri ömür kadar uzun olmadı.”
Vayomer el haam heyu nehonim lişloşet yamim al tigeşu el işa.
וַיֹּ֙אמֶר֙ אֶל־הָעָ֔ם הֱי֥וּ נְכֹנִ֖ים לִשְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים אַֽל־תִּגְּשׁ֖וּ אֶל־אִשָּֽׁה׃
Halka, “Üçüncü güne hazır olun; kadınla cinsel ilişkiye girmeyin” dedi.
Vayomer Adonay el moşe pesal leha şene luhot avanim karişonim vehatavti al haluhot et hadevarim aşer hayu al haluhot harişonim aşer şibarta.
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה פְּסָל־לְךָ֛ שְׁנֵֽי־לֻחֹ֥ת אֲבָנִ֖ים כָּרִאשֹׁנִ֑ים וְכָתַבְתִּי֙ עַל־הַלֻּחֹ֔ת אֶת־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הָי֛וּ עַל־הַלֻּחֹ֥ת הָרִאשֹׁנִ֖ים אֲשֶׁ֥ר שִׁבַּֽרְתָּ׃
Adonay Moşe’ye şöyle dedi: “Kendin için öncekiler gibi iki taş levha yont. Kırdığın ilk levhalardaki sözleri bu levhaların üzerine yazacağım.
Vayihyu hakeruvim porese henafayim lemala sohehim behanfehem al hakaporet ufenehem iş el ahiv el hakaporet hayu pene hakeruvim.
וַיִּהְי֣וּ הַכְּרֻבִים֩ פֹּרְשֵׂ֨י כְנָפַ֜יִם לְמַ֗עְלָה סֹֽכְכִ֤ים בְּכַנְפֵיהֶם֙ עַל־הַכַּפֹּ֔רֶת וּפְנֵיהֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֑יו אֶל־הַכַּפֹּ֔רֶת הָי֖וּ פְּנֵ֥י הַכְּרֻבִֽים׃ (פ)
Keruvlar kanatlarını yukarıya doğru açmış, kapağı kanatlarıyla örtüyorlardı. Yüzleri birbirine dönüktü; keruvların yüzleri kapağa doğru bakıyordu.
Leumat hamisgeret hayu hatabaot batim labadim laset et haşulhan.
לְעֻמַּת֙ הַמִּסְגֶּ֔רֶת הָי֖וּ הַטַּבָּעֹ֑ת בָּתִּים֙ לַבַּדִּ֔ים לָשֵׂ֖את אֶת־הַשֻּׁלְחָֽן׃
Halkalar çerçeveyle aynı hizadaydı. Masayı taşımak için kullanılan sırıklara yuva oluyorlardı.
Vayaas et hamenora zahav tahor mikşa asa et hamenora yerehah vekanah gevieha kaftoreha uferaheha mimena hayu.
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַמְּנֹרָ֖ה זָהָ֣ב טָה֑וֹר מִקְשָׁ֞ה עָשָׂ֤ה אֶת־הַמְּנֹרָה֙ יְרֵכָ֣הּ וְקָנָ֔הּ גְּבִיעֶ֛יהָ כַּפְתֹּרֶ֥יהָ וּפְרָחֶ֖יהָ מִמֶּ֥נָּה הָיֽוּ׃
Menorayı saf altından yaptı. Menorayı dövme işiyle yaptı; tabanı, gövdesi, kadeh biçimindeki süsleri, yumruları ve çiçekleri onunla tek parçaydı.
Kaftorehem ukenotam mimena hayu kulah mikşa ahat zahav tahor.
כַּפְתֹּרֵיהֶ֥ם וּקְנֹתָ֖ם מִמֶּ֣נָּה הָי֑וּ כֻּלָּ֛הּ מִקְשָׁ֥ה אַחַ֖ת זָהָ֥ב טָהֽוֹר׃
Yumruları ve kolları onunla tek parçaydı. Tamamı saf altından, tek parça dövme işiydi.
Vayaas et mizbah haketoret atse şitim ama orko veama rohbo ravua veamatayim komato mimenu hayu karnotav.
וַיַּ֛עַשׂ אֶת־מִזְבַּ֥ח הַקְּטֹ֖רֶת עֲצֵ֣י שִׁטִּ֑ים אַמָּ֣ה אָרְכּוֹ֩ וְאַמָּ֨ה רָחְבּ֜וֹ רָב֗וּעַ וְאַמָּתַ֙יִם֙ קֹֽמָת֔וֹ מִמֶּ֖נּוּ הָי֥וּ קַרְנֹתָֽיו׃
Tütsü sunağını akasya ağacından yaptı. Uzunluğu bir arşın, genişliği bir arşındı; kareydi. Yüksekliği iki arşındı. Boynuzları onunla tek parçaydı.
Vayaas karnotav al arba pinotav mimenu hayu karnotav vayetsaf oto nehoşet.
וַיַּ֣עַשׂ קַרְנֹתָ֗יו עַ֚ל אַרְבַּ֣ע פִּנֹּתָ֔יו מִמֶּ֖נּוּ הָי֣וּ קַרְנֹתָ֑יו וַיְצַ֥ף אֹת֖וֹ נְחֹֽשֶׁת׃
Dört köşesine boynuzlar yaptı. Boynuzları onunla tek parçaydı. Onu bakırla kapladı.
Ele hapekudim aşer pakad moşe veaharon unesie yisrael şenem asar iş iş ehad levet avotav hayu.
אֵ֣לֶּה הַפְּקֻדִ֡ים אֲשֶׁר֩ פָּקַ֨ד מֹשֶׁ֤ה וְאַהֲרֹן֙ וּנְשִׂיאֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שְׁנֵ֥ים עָשָׂ֖ר אִ֑ישׁ אִישׁ־אֶחָ֥ד לְבֵית־אֲבֹתָ֖יו הָיֽוּ׃
Moşe, Aaron ve İsrael’in on iki önderinin saydığı kişiler bunlardı. Önderlerin her biri kendi baba evini temsil ediyordu.
Vayamot nadav vaaviu lifne Adonay behakrivam eş zara lifne Adonay bemidbar sinay uvanim lo hayu lahem vayehahen elazar veitamar al pene aharon avihem.
וַיָּ֣מָת נָדָ֣ב וַאֲבִיה֣וּא לִפְנֵ֣י יְהוָ֡ה בְּֽהַקְרִבָם֩ אֵ֨שׁ זָרָ֜ה לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ בְּמִדְבַּ֣ר סִינַ֔י וּבָנִ֖ים לֹא־הָי֣וּ לָהֶ֑ם וַיְכַהֵ֤ן אֶלְעָזָר֙ וְאִ֣יתָמָ֔ר עַל־פְּנֵ֖י אַהֲרֹ֥ן אֲבִיהֶֽם׃ (פ)
Nadav ve Avihu, Sinay Çölü’nde Adonay’ın huzuruna yabancı ateş getirdikleri zaman Adonay’ın huzurunda öldüler. Çocukları yoktu. Elazar ve İtamar ise babaları Aaron hayattayken kâhinlik yaptılar.
Vayehi anaşim aşer hayu temeim lenefeş adam velo yahelu laasot hapesah bayom hau vayikrevu lifne moşe velifne aharon bayom hau.
וַיְהִ֣י אֲנָשִׁ֗ים אֲשֶׁ֨ר הָי֤וּ טְמֵאִים֙ לְנֶ֣פֶשׁ אָדָ֔ם וְלֹא־יָכְל֥וּ לַעֲשֹׂת־הַפֶּ֖סַח בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וַֽיִּקְרְב֞וּ לִפְנֵ֥י מֹשֶׁ֛ה וְלִפְנֵ֥י אַהֲרֹ֖ן בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא׃
Ama insan ölüsü nedeniyle arınmamış durumda bulunan ve o gün Pesah kurbanını yerine getiremeyen adamlar vardı. O gün Moşe’nin ve Aaron’un önüne geldiler.
Vayomer moşe el korah ata vehol adateha heyu lifne Adonay ata vahem veaharon mahar.
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־קֹ֔רַח אַתָּה֙ וְכָל־עֲדָ֣תְךָ֔ הֱי֖וּ לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה אַתָּ֥ה וָהֵ֛ם וְאַהֲרֹ֖ן מָחָֽר׃
Moşe Korah’a, “Yarın sen ve bütün topluluğun Adonay’ın huzurunda olun; sen, onlar ve Aaron” dedi.
Velakah ezov vetaval bamayim iş tahor vehiza al haohel veal kol hakelim veal hanefaşot aşer hayu şam veal hanogea baetsem o vehalal o vamet o vakaver.
וְלָקַ֨ח אֵז֜וֹב וְטָבַ֣ל בַּמַּיִם֮ אִ֣ישׁ טָהוֹר֒ וְהִזָּ֤ה עַל־הָאֹ֙הֶל֙ וְעַל־כָּל־הַכֵּלִ֔ים וְעַל־הַנְּפָשׁ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר הָֽיוּ־שָׁ֑ם וְעַל־הַנֹּגֵ֗עַ בַּעֶ֙צֶם֙ א֣וֹ בֶֽחָלָ֔ל א֥וֹ בַמֵּ֖ת א֥וֹ בַקָּֽבֶר׃
Arınmış bir kişi ezov otu alıp suya batıracak. Çadıra, bütün kaplara, orada bulunan kişilere ve kemiğe, öldürülmüş birine, ölüye ya da mezara dokunmuş olana serpecek.
Utselafehad ben hefer lo hayu lo banim ki im banot veşem benot tselafehad mahla venoa hagela milka vetirtsa.
וּצְלָפְחָ֣ד בֶּן־חֵ֗פֶר לֹא־הָ֥יוּ ל֛וֹ בָּנִ֖ים כִּ֣י אִם־בָּנ֑וֹת וְשֵׁם֙ בְּנ֣וֹת צְלָפְחָ֔ד מַחְלָ֣ה וְנֹעָ֔ה חָגְלָ֥ה מִלְכָּ֖ה וְתִרְצָֽה׃
Hefer oğlu Tselofhad’ın oğulları yoktu, yalnız kızları vardı. Tselofhad’ın kızlarının adları Mahla, Noa, Hogla, Milka ve Tirtsa’ydı.
Avinu met bamidbar veu lo haya betoh haeda hanoadim al Adonay baadat korah ki veheto met uvanim lo hayu lo.
אָבִינוּ֮ מֵ֣ת בַּמִּדְבָּר֒ וְה֨וּא לֹא־הָיָ֜ה בְּת֣וֹךְ הָעֵדָ֗ה הַנּוֹעָדִ֛ים עַל־יְהוָ֖ה בַּעֲדַת־קֹ֑רַח כִּֽי־בְחֶטְא֣וֹ מֵ֔ת וּבָנִ֖ים לֹא־הָ֥יוּ לֽוֹ׃
“Babamız çölde öldü. Adonay’a karşı toplanan Korah topluluğunun içinde değildi; kendi günahı yüzünden öldü. Oğulları yoktu.
Veim hayo tiheye leiş unedareha aleha o mivta sefateha aşer asera al nafşah.
וְאִם־הָי֤וֹ תִֽהְיֶה֙ לְאִ֔ישׁ וּנְדָרֶ֖יהָ עָלֶ֑יהָ א֚וֹ מִבְטָ֣א שְׂפָתֶ֔יהָ אֲשֶׁ֥ר אָסְרָ֖ה עַל־נַפְשָֽׁהּ׃
Üzerinde adakları ya da kendisini bağladığı düşünmeden söylenmiş bir söz varken bir adama eş olursa,
Hen hena hayu livne yisrael bidvar bilam limsar maal badonay al devar peor vatehi hamagefa baadat Adonay.
הֵ֣ן הֵ֜נָּה הָי֨וּ לִבְנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ בִּדְבַ֣ר בִּלְעָ֔ם לִמְסָר־מַ֥עַל בַּיהוָ֖ה עַל־דְּבַר־פְּע֑וֹר וַתְּהִ֥י הַמַּגֵּפָ֖ה בַּעֲדַ֥ת יְהוָֽה׃
Bilam’ın sözüyle Peor olayında İsraeloğullarının Adonay’a ihanet etmesine neden olanlar bunlardı. Bu yüzden Adonay’ın topluluğunda salgın çıkmıştı.
Mimişpehot bene menaşe ven yosef hayu lenaşim vatehi nahalatan al mate mişpahat avihen.
מִֽמִּשְׁפְּחֹ֛ת בְּנֵֽי־מְנַשֶּׁ֥ה בֶן־יוֹסֵ֖ף הָי֣וּ לְנָשִׁ֑ים וַתְּהִי֙ נַחֲלָתָ֔ן עַל־מַטֵּ֖ה מִשְׁפַּ֥חַת אֲבִיהֶֽן׃
Yosef oğlu Menaşe’nin oğullarının boylarından kişilerle evlendiler. Mirasları, babalarının boyunun kabilesinde kaldı.
Ki şeal na leyamim rişonim aşer hayu lefaneha lemin hayom aşer bara Elohim adam al haarets ulemiktse haşamayim vead ketse haşamayim haniheya kadavar hagadol haze o hanişma kamou.
כִּ֣י שְׁאַל־נָא֩ לְיָמִ֨ים רִֽאשֹׁנִ֜ים אֲשֶׁר־הָי֣וּ לְפָנֶ֗יךָ לְמִן־הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ בָּרָ֨א אֱלֹהִ֤ים ׀ אָדָם֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וּלְמִקְצֵ֥ה הַשָּׁמַ֖יִם וְעַד־קְצֵ֣ה הַשָּׁמָ֑יִם הֲנִֽהְיָ֗ה כַּדָּבָ֤ר הַגָּדוֹל֙ הַזֶּ֔ה א֖וֹ הֲנִשְׁמַ֥ע כָּמֹֽהוּ׃
Senden önceki eski günleri araştır: Tanrı’nın yeryüzünde insanı yarattığı günden başlayarak, göğün bir ucundan öteki ucuna kadar sor. Bunun gibi büyük bir olay oldu mu, benzeri duyuldu mu?
Veehtov al haluhot et hadevarim aşer hayu al haluhot harişonim aşer şibarta vesamtam baaron.
וְאֶכְתֹּב֙ עַל־הַלֻּחֹ֔ת אֶת־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הָי֛וּ עַל־הַלֻּחֹ֥ת הָרִאשֹׁנִ֖ים אֲשֶׁ֣ר שִׁבַּ֑רְתָּ וְשַׂמְתָּ֖ם בָּאָרֽוֹן׃
Kırdığın ilk levhaların üzerinde olan sözleri bu levhaların üzerine yazacağım; onları sandığa koyacaksın.’
Dilbilgisel çözümleme
Aynı yazılı biçim bağlama göre birden fazla temel kelimeye veya dilbilgisel yapıya sahip olabilir. Aşağıdaki çözümlemelerin tamamı Tora’daki gerçek kullanımlardan gelir.
fall out
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, qatal (tamamlanmış), 3. kişi, ortak, çoğul
Bu yapının kullanımı: 31 kez
HVqp3cpfall out
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, mastar mutlak
Bu yapının kullanımı: 2 kez
HVqafall out
Dilbilgisel yapı: fiil, Kal, emir, 2. kişi, eril, çoğul
Bu yapının kullanımı: 2 kez
HVqv2mpKelime dizini, nikud ve teamim işaretlerini yazılı kelime kimliğine katmaz. Kök, temel kelime ve Türkçe okunuş bağlantıları yalnız doğrulanmış kelime eşlemelerinden gelir; ToraOku eksik bağlantıları tahmin etmez.
Morfoloji ve temel kelime: Open Scriptures Hebrew Bible (OSHB) v2.2. Temel kelime–kök ilişkileri: Open Scriptures Hebrew Lexicon. Türkçe anlamlar yalnız editoryal olarak doğrulandıktan sonra gösterilir.